Baskın ORAN
Kalitesi ve tecrübesi Bizans ve Osmanlı’dan süzülerek gelen T.C. Dışişleri Bakanlığı, yaklaşık doksan yıl boyunca TDP’yi (Türk Dış Politikası) inşa etti ve uyguladı. İki temel ilke üzerine:
1) Batıcılık. Çünkü bu politika, 1718 Lale Devri’nden başlayarak 1839 Tanzimat’la kesinleşen temel uygarlık çizgisi;
2) Mevcut sınırları ve Batı-Rusya dengesini koruma politikası. Çünkü Ortadoğu’da taşları yerinden oynatmak fevkalade riskli. Hele de; Arap olmayan, bölgenin doğal lideri Mısır’la sürekli didişen ve üstelik de “eski efendi” olan bir devlet için.
***
Bu TDP yıllardır kayıp. Yerini, 2016’dan sonra dörtnala kalkan EDP (Erdoğan Dış Politikası) aldı. Onun da (TDP’ninkilerin tam zıddı) iki temel ilkesi var:
1) Batı’dan ve özellikle de AB’den uzaklaşıp Rusya’ya yanaşmak. Çünkü Batı kendisinden demokrasi talep ediyor, oysa Rusya’nın hiç böyle bir şartı yok: Hem Batı’yı bölmüş oluyor, hem de kendisi olmadan Ortadoğu’da kımıldaması imkansız bir müşteriye sahip oldu;
2) Dengecilik yerine, şark kurnazlığı yapıp Batı ile Doğu’yu birbirine oynamaya çalışmak. Çünkü artık “dış politika”, sırf Erdoğan iktidarını ayakta tutmaya adanmış iç politikanın, İhvan ideolojisi ve Sünni dünya liderliği amaçlı uzantısından ibaret. İktidarın, bütçesi limitsiz bir Diyanet’in yabancı ülkelerde “yerden ısıtmalı” camiler yaptırmasıyla dinî hisleri, Kürt düşmanı bir yayılmacılık yaparak da yerli ve milli hisleri tahrik aracına dönüştü.
Bu EDP, TDP’nin tam aksine, Ortadoğu’ya balıklama dalmış vaziyette. Sadece TSK’yle değil, silahlandırdığı İslamcıları maaşa bağlayıp vekalet savaşı yürüterek Suriye’ye yerleşmeye çalışıyor. Yetinmiyor, sınır ötesi operasyonlarla muhalif kaçırıyor, hatta “etkisiz hale” getiriyor.
Suriye’de tutunamayınca, bataklıktan sıyrılmak için, yine iç savaşın sürdüğü bir başka bataklığa, bu sefer deniz ötesi Libya’ya atlıyor.
Öyle bişey ki, havsala almaz: İç savaşın taraflarından Sarrac’a asker gönderdiğinden bir hafta sonra arabuluculuğa soyunuyor! Hafter’den derhal tehdit geliyor, neyse ki Rusya imdada yetişip ateşkes sağlıyor. Yandaş medya da “Türkiye Barışı” diye manşet atıp milliyetçileri dolduruşa getiriyor.
Oysa böyle yayılmacılıklar için özel şartlar lazım:
1) Ekonomin kırılgan olmayacak;
2) İçeride kamuoyun ortasından bölünmüş olmayacak;
3) Dışarıda herkesle kavgalı olmayacaksın.
Tek Adam Türkiyesi bunların üçüne de çok yabancı.
***
Bakanlık yıllardır kayıp. Yaklaşık 2010’dan itibaren, yabancı dil hatta doğru Türkçe imla bilmeyen Fethullahçı gençler “kursa yollarız” denilerek sınav soruları dağıtılmak suretiyle alındı. Davutoğlu döneminde Osmanlı’nın eski toprakları için ilan edilen “Komşularla Sıfır Sorun” ve “Yumuşak Güç” ilkelerinin, silahlı Neo-Osmanlı politika için bir kuru dere yatağı oluşturduğu sonradan anlaşılacaktı. Çünkü 15 Temmuz 2016 sonrasında Tek Adam Yönetimi başlamış, KHK’lerle tasfiye edilen Fethullahçıların yerine alınan ve amirlerine “Meraba” diye başlayan mesajlar yazacak kadar usul-erkan yabancısı gençler Bakanlığa doldurulmuştu.
TDP’nin yerini EDP alınca T.C. Dışişleri buharlaştı. Ortadoğu’da akıl almaz şeyler yapılmaya başlandı. Çünkü Bakanlık TDP’yi oluşturup uygularken politikacıları bir umman olan uluslararası ilişkiler tarihi konusunda da bilgilendirir, dış politikaya ilişkin söyleyeceklerini yazıp ellerine verirdi. Üstelik, temel uğraşları arasında, bunların kırdıkları muazzam potları bir biçimde tevil etmek, örtmek gibi son derece önemli bir işlev de vardı.
***
Yanlış anlaşılmasın, Bakanlık bürokratı tipik bir devlet memuruydu. Hükümet sonunda neye karar verirse onu aynen uyguluyordu. Ama başka bakanlıklardan ufak bir farkla: Nihai karar mekanizmasını dünya gerçeklerine göre her kademede etkilemeye çalışarak.
Sebebi: Bu bürokratlar, kentli orta sınıfın dil bilir ve iyi fakülte mezunu (Mülkiye, Hukuk…) çocuklarıydılar. Büyük titizlikle yapılan bir sınavdan geçmiş olmanın getirdiği özgüvene sahiptiler. Bakanlığa girince, aynı kültürel ve sınıfsal niteliklere sahip amirler tarafından eğitiliyorlardı. Ve dış politika, ciddi uzmanlık ve dünya bilgisi gerektiren, önüne gelenin uluorta fikir serdedemediği bir özel alandı. Bütün bunların sonucunda Bakanlık, kliantelizm belasının (“sen bana oy ver, ben oğlunu işe alayım”) nüfuz edemediği özel bir kurumdu.
Bakanlık bu tartışarak politika oluşturma işine kendi iç bünyesinden başlar ve siyaset makamına kadar ulaştırırdı. Amirlerinin yetiştirdiği gençler gerekli metni yazar, yukarıya götürür, görüşünü orada rahatça savunurdu. Aynı ilke uygulanarak bu metin başkatip, daire başkanı, genel müdür yardımcısı (= büyükelçi adayı), genel müdür derken en yukarıya, yani genel sekreter’e (eskiden: katib-i umumi) kadar giderdi. Adı 12 Eylül darbesinde “müsteşar”a dönüştürülen (ve tüm bakanlık müsteşarları arasında Gazi’nin imzasıyla tek kırmızı plakalı makam arabasına sahip kılınmış) bu en yüksek bürokrat da karar vericilere (bakan ve başbakan) çıkar, Bakanlık’ın gerekçeli görüşünü anlatırdı.
Kontrol edilemez bir sınıf hasedi sonucu “monşer” diye anılan T.C. Dışişleri artık tamamen devre dışı. Zaten T.C. Hükümeti kaldırıldı, TBMM ise konu mankeni. Artık sadece Tek Adam var.
Ama önemli değil. Cumhurbaşkanımız içimizi rahatlatıyor: “Montrö’yü kafaya takmayın yaaa”. Ulaştırma bakanımız sevince boğuyor: “Kanal İstanbul’dan yılda 5 milyar dolar bekleniyor.”
***
EDP başlayınca Bakanlık bitti ama sadece bu yüzden değil:
Tüm mekanizmasını bozdular. Usta-çırak ilişkisi ve yetişmiş orta kademe kalmadı; artık metinleri doğrudan daire başkanı yazıyor çünkü 2010’dan sonra liyakatli çırak, Fethullahçıların tasfiyesinden sonra ise çırak kalmadı. Zaten Fethullahçılar döneminde 100 dakikada 100 soruluk “ön eleme” sınavı konmuş, hatta şaka yapar gibi 100 kişi birden alınmıştı; mühendisler dahil.
En basit görüşmede bile not tutma âdeti kaldırıldığı için, kurumsal bellek hepten yitirildi.
TDP varken, Bakanlık içinde eşgüdümü sağlayan 3 kademe vardı ve yapılan her şey bunlardan geçerdi:
1) Genel Müdürlükler içi eşgüdüm;
2) Altı genel sekreter (müsteşar) yardımcısından oluşan üst eşgüdüm;
3) Bakanlık görüşünü politikacılara ulaştıran genel sekreter.
Bunların hepsinin yerine artık üç bakan yardımcısı geldi. Şimdi Bakanlık dışından akla ziyan siyasiler “en yukarıdan” emirle büyükelçi yapılıyor. (isimleri lazım değil) Zaten Bakanlık personel genel müdürü de Bakanlık dışından artık.
Bu arada TİKA, MİT ve özellikle de Diyanet dış politikayı ele geçirmiş durumda. Ve bunların yapıp ediverdiklerini yabancı ülkeler (ör. Almanya, İsviçre) Bakanlık’a fatura ediyor.
***
T.C. Dışişleri ve TDP bu travmadan kurtulabilir mi?
1) Teşkilatı ve geleneklerini iyi bilen bir bakanın gelmesi, Tek Adam Rejimi’nin sona ermesi lazım; 2) Tamamen eski liyakat kurallarına uyarak peyderpey 300 kadar kalifiye eleman almak lazım.
Şimdilik halam ile amcam esprisine benzedi ama bu ülkede hiç belli olmaz; bunlar sağlanırsa?
Aynen “Zamanın Ruhu” (zeitgeist) gibi, tarihsel ve geleneksel kurumların da bir “Kurumsal Ruhu” vardır. Yukarıdaki iki şart oluşunca, Dışişleri yaklaşık 5 yıl sonra kendini toparlayabilir.
Aynen, her askerî darbeden sonra tarumar edilmiş Mülkiye’nin kendini toparladığı gibi.
Ve fakülte binasına tabanca doğrultup fotoğraf çektiren, sonra da “Şaka yaptım” diyen bir Ülkücü tosunu asistan yapan bu dinî darbe sona erdiğinde de, SÖKE SÖKE toparlayacağı gibi.
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarKürtleri kazanmanın vaktidir 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakÇirkin Amerikalı geldi aşka! 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUKürt Sorunu ve demokrasi ilişkisi üzerine 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTANToplumsal Fakirleşmeye Siyasetin Katkısı 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNÜç kırılma 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet İNSELYitirileni Değil Yeniyi Ararken 27.01.2026 Tüm Yazıları
-
Baskın ORANSuriye olayı ve Türkiye’deki “Süreç” 23.01.2026 Tüm Yazıları
-
DOĞAN ÖZGÜDENTam 80 yıl sonra aynı komplo, aynı ihanet! 22.01.2026 Tüm Yazıları
-
Melih ALTINOKBarzaniler Suriye’de PKK’yı niçin gazlıyor? 21.01.2026 Tüm Yazıları
-
Kemal CANSuriye’de olanın adını koymak 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Taner AKÇAMHrant 19 yıldır bizimle bir başka yaşıyor 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEŞara’nın sakalı 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Doğu Ergilİnanç, siyaset ve şiddet üzerine bir manifesto 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan AlbayrakSadece “Suriye Cumhuriyeti” 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Sedat KAYABarbarlık Çağı 5.01.2026 Tüm Yazıları
-
Berrin SönmezŞalvar sevdası “yeni gömlek” ölçütünün habercisi mi? 1.01.2026 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdulmenaf KIRAN11. YARGI PAKETİ, YENİ ADALETSİZLİK VE EŞİTSİZLİKLER YARATTI 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet İlhanKararsızlığın Erdemi: Kesinliğin Gölgesinde Düşünmek 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nuray MERTİslamcılık Öldü mü? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat BELGEYüzdük yüzdük 22.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BULAÇHakim sınıfın iki zümresi 11.12.2025 Tüm Yazıları
-
SİBEL HÜRTAŞCHP programı halka ne vadediyor? Nasıl bir parlamenter sistem? 9.12.2025 Tüm Yazıları
-
Galip DALAYOrta Doğu, Trump Amerika’sına Uyum Sağlıyor 3.12.2025 Tüm Yazıları
-
Zekeriya KurşunDağıstan Cumhuriyeti ve Ayna Gamzatova 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Sezin ÖNEYŞu meşhur “İznik Konsili” 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fikret BilaAK Parti çekingen 26.11.2025 Tüm Yazıları
-
Necati KURÇOCUK HAKLARI EVRENSEL BİLDİRGESİ 19.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zeki ALPTEKİNEmeğin Sosyolojisi ve Kapitalizmin Geleceği: Marx vs. Marx 16.11.2025 Tüm Yazıları
-
Mehveş EVİNYerel yönetimlerle işbirliği kültür politikası için hayati 13.11.2025 Tüm Yazıları
-
M.Latif YILDIZÇÖZÜM SÜRECİ KOMİSYON VE EKMEN 12.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zülfü DİCLELİKeşke… 4.11.2025 Tüm Yazıları
-
Etyen MAHÇUPYANKemalizm mi daha ‘iyi’, (Yeni) İttihatçılık mı? (3) 25.10.2025 Tüm Yazıları
-
Hasan Bülent KAHRAMAN‘Parlak gelecek’ ve sol gelecek... 12.10.2025 Tüm Yazıları
-
Metin Karabaşoğluİnsanların devletlerle savaşı 9.10.2025 Tüm Yazıları
-
İlnur ÇEVİKTrump’ın dünyasına hoşgeldiniz… 3.10.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ata UÇUMTERÖRSÜZ TÜRKİYE’YE GEÇİŞ SÜRECİ! 14.09.2025 Tüm Yazıları
-
Hakan AKSAYPutin, Trump’ı parmağında oynatmaya devam ediyor 17.08.2025 Tüm Yazıları
-
Gülçin AVŞARSorumluktan kaçmak umuttan kaçmaktır 12.08.2025 Tüm Yazıları
-
Alper GÖRMÜŞZora girmiş bir anlatı: “ABD emperyalizminin değişmez stratejik hedefi bağımsız Kürt devleti” 1.08.2025 Tüm Yazıları
-
Abdullah KıranYeni süreç ve Suriye denklemi 27.07.2025 Tüm Yazıları
-
Cihan AKTAŞTahran bir kez daha bombalanırken 23.06.2025 Tüm Yazıları
-
Aydın SelcenDemokrasiye giderken cumhuriyetten olmak 17.06.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet ÖZTÜRKÇetin Uygur bir kitaba sığar mı? 10.05.2025 Tüm Yazıları
-
Yüksel TAŞKINİktidar milli iradeyi “tapulu arazisi” sandığı için büyük bir bedel ödeyecek 22.04.2025 Tüm Yazıları
-
Ayhan ONGUNDEMOKRATİK EĞİTİM MÜCADELESİNE ADANMIŞ YAŞAMLAR 21.04.2025 Tüm Yazıları
-
Pelin CENGİZTrump’ın yeni vergileri diye yazılır, ‘post modern merkantilizm’ diye okunur 7.04.2025 Tüm Yazıları
-
Cennet USLUİktidar neden umduğunu bulamadı? 2.04.2025 Tüm Yazıları
-
Hayko BAĞDATSokaklarda yükselen ses 28.03.2025 Tüm Yazıları
-
Halil BERKTAYPKK ve Türk solcuları (4) “Dağlarında gerilla var memleketimin” 16.03.2025 Tüm Yazıları
-
Haluk YurtseverKaosta 'hegemonya' arayışı 11.03.2025 Tüm Yazıları
-
Arzu YILMAZHodri Meydan 10.03.2025 Tüm Yazıları
-
Aydın ÜnalParti ve iktidar 25.02.2025 Tüm Yazıları
-
Ümit KIVANÇİç duvarlar 10.02.2025 Tüm Yazıları
-
İhsan DAĞIİmamoğlu nasıl kurtulur? 1.02.2025 Tüm Yazıları
-
Kemal ÖZTÜRKKürt meselesindeki psikolojik bariyerler 17.01.2025 Tüm Yazıları
-
Münir AKTOLGABATI’DAN FARKLI BİR ÖRNEK OLARAK TÜRKİYE’DE VE ARAP ÜLKELERİNDE DEVRİMCİ DÖNÜŞÜM DİYALEKTİĞİ... 16.12.2024 Tüm Yazıları
-
Cenk DoğanÜRETİCİLERE İLK OLARAK KOOPERATİF LAZIM 4.12.2024 Tüm Yazıları
-
Cevat KORKMAZFiller ve Çimen... 22.11.2024 Tüm Yazıları
-
Tuncer KÖSEOĞLUTamirhanelere giden toplar… 4.11.2024 Tüm Yazıları
-
Ayşe HÜRDevletin Muhteşem Örgütlenmesi: 6-7 Eylül 1955 Pogromu 9.09.2024 Tüm Yazıları
-
Ferhat KENTEL“Maarif” marifetiyle yeni “makbul vatandaş” kurma çabaları 26.07.2024 Tüm Yazıları
-
Banu Güven“Bozkurt” Almanya’da sahaya indi 4.07.2024 Tüm Yazıları
-
İBRAHİM Ö. KABOĞLUDevlet ve yürütme kaç başlı? 27.06.2024 Tüm Yazıları
-
Gürbüz ÖZALTINLICHP’nin normalleşme politikası Erdoğan’a mı yarar? 21.06.2024 Tüm Yazıları
-
Oya BAYDARBir yazamama yazısı 14.06.2024 Tüm Yazıları
-
Bayram ZİLANAK Parti’de değişim gecikiyor mu? 4.06.2024 Tüm Yazıları
-
Soli ÖzelBetül Tanbay'ın gözünden "Gezi"nin tarihi 30.05.2024 Tüm Yazıları
-
Reha RUHAVİOĞLUTürkiye’de Kürtçenin Durumu: Gidişat, İmkânlar ve Fırsatlar 18.05.2024 Tüm Yazıları
-
Atilla AytemurBingöl Erdumlu Kitabı: Film gibi hayat* 24.01.2024 Tüm Yazıları
-
Şahin ALPAY"Ergun Abi"ye veda 10.11.2023 Tüm Yazıları
-
Ahmet ALTANYüzyıllık cumhuriyet başarılı mı başarısız mı? 29.10.2023 Tüm Yazıları
-
Levent GültekinDin, insanları kardeş yapar mı? 26.09.2023 Tüm Yazıları
-
Ayhan AKTARŞair Roni Margulies’in ardından… 7.08.2023 Tüm Yazıları































































































































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
1.09.2025
25.04.2025
4.04.2025
28.03.2025
14.03.2025
27.02.2025
27.12.2024
14.11.2024
1.11.2024
25.10.2024