Cemil ERTEM
ABD’li referans silah sanayi haberleri yapan Defense News dergisinde 11 Ocak tarihinde; ‘Türkiye’nin Yeni Savunma Anlaşmaları’ başlıkla yayınlanan yazıda, Türkiye’nin başta Çin, Japonya, G. Kore ve Malezya olmak üzere Asya ülkeleriyle, savunma sanayi için flört ettiği yazıyordu. Öte yandan, Başbakan Erdoğan’ın Japonya ziyareti sırasında teslim edilen, TÜRKSAT 4A uydusunun üretiminin, her iki ülkenin ortaklaşa uzay çalışmaları için bir başlangıç olduğunu ve Türkiye’nin 2020 yılına kadar 16 uyduyu yörüngeye oturtmayı planladığını ve önümüzdeki beş yıl içinde Japonya ile yapılacak uydu sözleşmelerinin 2 milyar doları bulacağı da vurgulanıyordu. Aslında Başbakan Erdoğan’ın Asya gezisinin bir teknoloji ve savunma sanayi gezisi olduğu ve buna bağlı olarak da bu ülkelerle serbest ticaret anlaşmalarınının imzalanmasının gündeme geldiğini dergi, çok önemli bir ayrıntıyı yakalamışcasına anlatıyordu.
Jerusalem Post’un ‘hesapları’
Öte yandan Le Monde Diplomatique’in Türkiye baskısında, İsrail’in ‘The Jerusalem Post’ gazetesinden alınmış ‘Hesaplar Değişiyor’ başlıklı yazı, 5 Şubat tarihliydi ve ‘Türkiye, uçak gemisi olarak görev yapacak, çok amaçlı bir gemi anlaşması yaparak, Doğu Akdeniz’de donanma dengesini değiştirecek çok büyük bir adım attı’ cümlesiyle başlıyordu. Türkiye’nin bu adımını, Kıbrıs konusunda atacağı diplomatik adımların izyeyeceğini vurgulayan Jerusalem Post, Doğu Akdeniz kaynakları için, İsrail, Kıbrıs ve Yunanistan’ın, Türkiye’nin dağıtım merkezi olmasına bağlı olarak, kendi çıkarlarına aykırı bir gelişme olursa, çıkarlarını güvenceye almak için kolektif bir güvence geliştirmeleri gerekir diye de fikir yürütüyordu. Tabii burada iki soru sormak gerekiyor; Türkiye NATO üyesi olduğuna göre, bu ‘kolektif’ güvence nasıl olacak; ikinci, belki de daha önemli soru da- Kıbrıs ama hangi Kıbrıs olmalıdır. Şu sıra Kıbrıs’ta işte bu yüzden çözüme-bence- Annan Planı’ndan daha yakınız. Bu arada Jerusalem Post, ‘Türkiye’nin Doğu Akdeniz’de sürgit güçlü bir donanma tutması ekonomisinin kaldıramayacağı bir şeydir’ diye de yorum yapıyor. Aslında enerji habı olmaya kalkan ve yüzyıldan fazla süren bir enerji oyununu bozup yeniden kurmaya kalkan bir ülkenin, en son düşüneneceği maliyet kalemi, bu iş için donanma takviyesidir. İşte burada, hem Defense News dergisinde hem de Jerusalem Post’da çıkan bu iki haberi birleştirdiğimizde, tam şimdi, yaşadığımız çok önemli ekonomik ve siyasi olaylara ışık tutacak bir yere varıyoruz.
Çin yoğun sermaye ihracına başlayacak
Şimdi Asya ve dünya ekonomisinin iki önemli gücü Çin ve Japonya’ya bakalım. Japonya Merkez Bankası (BOJ) ısrarla genişleme politikasına devam ediyor. Başbakan Abe, burada maliye politikalarında da taviz vermeyecek ve Japonya, hem kendi ülkesindeki hem de dışarıya sermaye ihraç eden öncü teknoloji sektörlerini destekleyecek. Tabii bunların başında uzay teknolojileri, nükleer ve buna benzer sektörlere bağlı savunma sanayi geliyor. Japonya’nın şimdiye değin, batı baskısıyla bu alanları yeterince desteklememesi ve bu alanlardaki sermayeyi-yeterince- ihraç etmemesi dönemi kapanıyor. Japonya, bu alanlarda Türkiye ile güçlü bir işbirliği yapacak. Yine Çin’in büyümesi toplamda düşüyor ama büyüme bölgeler arasındaki dengesizlikleri giderecek yeni bir yola da giriyor. Böylece Çin, içeride refahı yukarı çekecek yeni bir yola girerken, ihracatını daha yüksek katma değerli mallara yönlendirecek ve ucuz mal ihracıyla büyüme yerine sermaye ihracı ile büyümeyi öne çıkartacak. Hiç şüphesiz Çin’in yoğun bir şekilde sermaye ihraç etmeye başlaması bize yeni bir dönemi anlatır. Bu daha önce Batı’nın kısıtlı sermaye ihracı gibi olmayacaktır. Teknolojinin sınırsız paylaşımına dayalı yeni bir bütünleşme ve kalkınma paradigmasıdır bu...
Abdülhamit neden özel mülk edindi...
Tam burada duralım ve yine güncel bir haberden yola çıkarak tarihe bakalım...
Geçenlerde II. Abdülhamid’in torunlarının dedelerinin mülkü olduğu gerekçesiyle, İstanbul’da çok önemli taşınmazlarda hak iddia ettiklerini okudum. Evet doğrudur, Abdülhamit devlet düzeyinde kişisel mülk edinmiştir. Ancak bunun çok önemli bir nedeni vardır; Osmanlı-Rus Harbi öncesi (1875) iflasını açıklayan imparatorluk, yenilgiden sonra ağırlaşan bunalımı aşamayınca, 1881’de Düyun-ı Umumiyye İdaresi’nin kıskacına girmiştir.
İşte Padişahın kişisel mülk edinmesi, önemli mülkleri borçlara karşı koruma girişimidir. Abdülhamit’in bu saikle edindiği kişisel mülkler arasına, bugün enerji zengini Musul vilayeti özellikle olmak üzere Irak’ta girer. Öyle ki Bağdat ve Musul vilayetlerinde tapulanmış toprakların yüzde 44’ü Abdülhamit adına kayıtlıdır. Yani Osmanlı, bu bölgede neft dediği petrolü İngilizlerden önce sahiplenmiş ve borçlardan korumak için de bu değerli toprakları Padişah’ın özel mülkü haline dönüştürmüştür. İşte bölge petrollerinin Padişahın kişisel mülkü haline dönüştürülmesi (emlak-ı hümayun) bir enerji paylaşımı olarak anlaşılmış ve bugün olduğu gibi, Batı’da müthiş bir panik başlamıştır.
Musul ve Bağdat nasıl gitti?
2. Meşrutiyet’in sonuçlarından birisi de, Bağdat-Musul petrol yataklarının kişisel mülkten çıkartılarak devletleştirilmesi olmuştur. Çok garip değil mi; devrim yapıyorsunuz ve haliyle Padişah’ın kişisel mülkiyetini devletleştiriyorsunuz, halbuki millileştirdiğinizi sandığınız topraklar, tam aksi, Batı’ya peşkeş çekilmiş oluyor. İşte bu topraklarda tarih ve güncel, hiç de göründüğü ve resmen anlatıldığı gibi değildir, çok daha ‘derin’ ve karmaşıktır. II. Abdülhamit zamanında ayakta kalmaya çalışan imparatorluk, tam şimdi, içinde bulunduğumuz bütün dondurulmuş ve sıcak çatışma alanlarını içeriyordu. Adriyatik’ten Basra Körfezi’ne, Kafkasya ve Afrika’ya kadar...
Çürüyene tekme atmak ve yeniden kurmak...
Şu an önümüze gelen tüm sorunlar, başka bir biçimde yine vardı. Doğu Akdeniz, Kıbrıs ve Irak enerji meseleleri, Balkanlar ve Rusya şimdi yine başka bir biçimde var. Bu, kesinlikle tarihin tekrar ettiği anlamına gelmiyor, bunun tek bir anlamı var; yüzyıl önce bu topraklardaki zenginliklerin üzerine oturanlar, çok haksız ve yanlış bir düzen kurmuş ve bu düzen zenginliklerin gerçek sahiplerinin işine yaramamış, yanlış bir düzenmiş, sahte ve çürükmüş; şimdi bu yıkılıyor ve oyun yeniden kuruluyor.
Şimdi yeniden Defense News ve Jerusalem Post’un haberlerine dönelim; evet, Türkiye, tam yüz yıl sonra, çürüyen bu sahte düzeni tekmelemeye başladı. Hesaplar değişiyor. Türkiye, Asya ile yeniden buluşuyor ama bu sefer Ertuğrul Gemisi’nin yaptığından çok daha köklü ve sahici bir buluşma bu. Adriyatik’ten Basra’ya ve Kafkaslar’a kadar kurulmuş bütün enerji, pazar ve savunma teknolojisini, ekonomisini değiştirecek ancak Avrupa Birliği’ni de dışlamayan, tam aksine, oradaki krizi de aşacak yeni bir ekonomi ve siyaset geliyor. Peki bu, kolay mı olacak, bu değişimi kazasız belasız yapmamıza izin verecekler mi; görüyorsunuz ki hayır, ancak olacak...
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarKürtleri kazanmanın vaktidir 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakÇirkin Amerikalı geldi aşka! 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTANToplumsal Fakirleşmeye Siyasetin Katkısı 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNÜç kırılma 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUKürt Sorunu ve demokrasi ilişkisi üzerine 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet İNSELYitirileni Değil Yeniyi Ararken 27.01.2026 Tüm Yazıları
-
Baskın ORANSuriye olayı ve Türkiye’deki “Süreç” 23.01.2026 Tüm Yazıları
-
DOĞAN ÖZGÜDENTam 80 yıl sonra aynı komplo, aynı ihanet! 22.01.2026 Tüm Yazıları
-
Melih ALTINOKBarzaniler Suriye’de PKK’yı niçin gazlıyor? 21.01.2026 Tüm Yazıları
-
Taner AKÇAMHrant 19 yıldır bizimle bir başka yaşıyor 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Kemal CANSuriye’de olanın adını koymak 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan AlbayrakSadece “Suriye Cumhuriyeti” 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEŞara’nın sakalı 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Doğu Ergilİnanç, siyaset ve şiddet üzerine bir manifesto 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Sedat KAYABarbarlık Çağı 5.01.2026 Tüm Yazıları
-
Berrin SönmezŞalvar sevdası “yeni gömlek” ölçütünün habercisi mi? 1.01.2026 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdulmenaf KIRAN11. YARGI PAKETİ, YENİ ADALETSİZLİK VE EŞİTSİZLİKLER YARATTI 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet İlhanKararsızlığın Erdemi: Kesinliğin Gölgesinde Düşünmek 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nuray MERTİslamcılık Öldü mü? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat BELGEYüzdük yüzdük 22.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BULAÇHakim sınıfın iki zümresi 11.12.2025 Tüm Yazıları
-
SİBEL HÜRTAŞCHP programı halka ne vadediyor? Nasıl bir parlamenter sistem? 9.12.2025 Tüm Yazıları
-
Galip DALAYOrta Doğu, Trump Amerika’sına Uyum Sağlıyor 3.12.2025 Tüm Yazıları
-
Zekeriya KurşunDağıstan Cumhuriyeti ve Ayna Gamzatova 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Sezin ÖNEYŞu meşhur “İznik Konsili” 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fikret BilaAK Parti çekingen 26.11.2025 Tüm Yazıları
-
Necati KURÇOCUK HAKLARI EVRENSEL BİLDİRGESİ 19.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zeki ALPTEKİNEmeğin Sosyolojisi ve Kapitalizmin Geleceği: Marx vs. Marx 16.11.2025 Tüm Yazıları
-
Mehveş EVİNYerel yönetimlerle işbirliği kültür politikası için hayati 13.11.2025 Tüm Yazıları
-
M.Latif YILDIZÇÖZÜM SÜRECİ KOMİSYON VE EKMEN 12.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zülfü DİCLELİKeşke… 4.11.2025 Tüm Yazıları
-
Etyen MAHÇUPYANKemalizm mi daha ‘iyi’, (Yeni) İttihatçılık mı? (3) 25.10.2025 Tüm Yazıları
-
Hasan Bülent KAHRAMAN‘Parlak gelecek’ ve sol gelecek... 12.10.2025 Tüm Yazıları
-
Metin Karabaşoğluİnsanların devletlerle savaşı 9.10.2025 Tüm Yazıları
-
İlnur ÇEVİKTrump’ın dünyasına hoşgeldiniz… 3.10.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ata UÇUMTERÖRSÜZ TÜRKİYE’YE GEÇİŞ SÜRECİ! 14.09.2025 Tüm Yazıları
-
Hakan AKSAYPutin, Trump’ı parmağında oynatmaya devam ediyor 17.08.2025 Tüm Yazıları
-
Gülçin AVŞARSorumluktan kaçmak umuttan kaçmaktır 12.08.2025 Tüm Yazıları
-
Alper GÖRMÜŞZora girmiş bir anlatı: “ABD emperyalizminin değişmez stratejik hedefi bağımsız Kürt devleti” 1.08.2025 Tüm Yazıları
-
Abdullah KıranYeni süreç ve Suriye denklemi 27.07.2025 Tüm Yazıları
-
Cihan AKTAŞTahran bir kez daha bombalanırken 23.06.2025 Tüm Yazıları
-
Aydın SelcenDemokrasiye giderken cumhuriyetten olmak 17.06.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet ÖZTÜRKÇetin Uygur bir kitaba sığar mı? 10.05.2025 Tüm Yazıları
-
Yüksel TAŞKINİktidar milli iradeyi “tapulu arazisi” sandığı için büyük bir bedel ödeyecek 22.04.2025 Tüm Yazıları
-
Ayhan ONGUNDEMOKRATİK EĞİTİM MÜCADELESİNE ADANMIŞ YAŞAMLAR 21.04.2025 Tüm Yazıları
-
Pelin CENGİZTrump’ın yeni vergileri diye yazılır, ‘post modern merkantilizm’ diye okunur 7.04.2025 Tüm Yazıları
-
Cennet USLUİktidar neden umduğunu bulamadı? 2.04.2025 Tüm Yazıları
-
Hayko BAĞDATSokaklarda yükselen ses 28.03.2025 Tüm Yazıları
-
Halil BERKTAYPKK ve Türk solcuları (4) “Dağlarında gerilla var memleketimin” 16.03.2025 Tüm Yazıları
-
Haluk YurtseverKaosta 'hegemonya' arayışı 11.03.2025 Tüm Yazıları
-
Arzu YILMAZHodri Meydan 10.03.2025 Tüm Yazıları
-
Aydın ÜnalParti ve iktidar 25.02.2025 Tüm Yazıları
-
Ümit KIVANÇİç duvarlar 10.02.2025 Tüm Yazıları
-
İhsan DAĞIİmamoğlu nasıl kurtulur? 1.02.2025 Tüm Yazıları
-
Kemal ÖZTÜRKKürt meselesindeki psikolojik bariyerler 17.01.2025 Tüm Yazıları
-
Münir AKTOLGABATI’DAN FARKLI BİR ÖRNEK OLARAK TÜRKİYE’DE VE ARAP ÜLKELERİNDE DEVRİMCİ DÖNÜŞÜM DİYALEKTİĞİ... 16.12.2024 Tüm Yazıları
-
Cenk DoğanÜRETİCİLERE İLK OLARAK KOOPERATİF LAZIM 4.12.2024 Tüm Yazıları
-
Cevat KORKMAZFiller ve Çimen... 22.11.2024 Tüm Yazıları
-
Tuncer KÖSEOĞLUTamirhanelere giden toplar… 4.11.2024 Tüm Yazıları
-
Ayşe HÜRDevletin Muhteşem Örgütlenmesi: 6-7 Eylül 1955 Pogromu 9.09.2024 Tüm Yazıları
-
Ferhat KENTEL“Maarif” marifetiyle yeni “makbul vatandaş” kurma çabaları 26.07.2024 Tüm Yazıları
-
Banu Güven“Bozkurt” Almanya’da sahaya indi 4.07.2024 Tüm Yazıları
-
İBRAHİM Ö. KABOĞLUDevlet ve yürütme kaç başlı? 27.06.2024 Tüm Yazıları
-
Gürbüz ÖZALTINLICHP’nin normalleşme politikası Erdoğan’a mı yarar? 21.06.2024 Tüm Yazıları
-
Oya BAYDARBir yazamama yazısı 14.06.2024 Tüm Yazıları
-
Bayram ZİLANAK Parti’de değişim gecikiyor mu? 4.06.2024 Tüm Yazıları
-
Soli ÖzelBetül Tanbay'ın gözünden "Gezi"nin tarihi 30.05.2024 Tüm Yazıları
-
Reha RUHAVİOĞLUTürkiye’de Kürtçenin Durumu: Gidişat, İmkânlar ve Fırsatlar 18.05.2024 Tüm Yazıları


























































































































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
25.10.2018
24.10.2018
18.10.2018
17.10.2018
25.09.2018
21.09.2018
18.09.2018
11.09.2018