Cengiz AKTAR
Tam bir yılan hikâyesine dönen vize muafiyeti meselesi yeniden gündemde. Hükümet bir kez daha şansını deniyor ve sorumluluğu Avrupa tarafına atmak amacı taşıyor intibaı uyandıran bir hamle yapıyor. Kriterleri karşılamak üzere, hiçbir inandırıcılığı olmayan “terör tanımında yumuşama” iddiasıyla Brüksel’e başvuruyor. Bu vesileyle iki seferde yayımlanacak olan bu yazı, hükümetlerin bencil, fırsatçı ve beceriksiz girişimlerinin hikâyesini ele alıyor.
Vizesiz seyahat her şeyden önce dolaşım özgürlüğü kapsamında ele alındığında bir insan hakkıdır. Türkiyeliler onyıllardır bu haktan devletin kötü yönetimi dolayısıyla men edildi. Türkiye vatandaşlarına vizeyi ilk önce Almanya, 12 Eylül 1980 darbesi öncesindeki yaygın şiddet ortamı sonucunda Avrupa’ya iltica eden Türkiyelileri engellemek için koydu. Darbe ile birlikte vize kalıcılaştı. Vize uygulamasının başında, devlet temsilcileri Avrupa’ya şikâyetlerde bulunsalar da, bunun arkası gelmedi. Hatta Almanya Dışişleri eski Bakanı Hans-Dietrich Genscher’e atfen rivayet olunur ki, 12 Eylül cuntası vizeden rahatsız değilmiş. Siyasî kaosla gelen vizenin kalıcılaşması karşısında, zaman içerisinde hükümetler kıllarını kıpırdatmadılar.
Türkiyelilerin olur olmaz nedenlerden reddedilen vize başvuruları, fahiş vize fiyatları, gülünç vize süreleri, konsolosluklarda memurların tavırları, vatandaş için bitmez tükenmez eziyet ve hakaret vesileleri olduğunu biliyoruz. Gümrük birliği içinde olduğumuz AB ülkeleriyle bağlantıda olan iş dünyasının vize engeli dolayısıyla yaşadığı haksız rekabet üzerine akademik çalışmalar yapılıyor. Öğrenci değişim programı Erasmus’a katılıp üniversitesine gidemeyen öğrenci, ortak olduğu araştırma projesi bağlamındaki toplantıya katılamayan araştırmacı, uçağa atlayıp habere gidemeyen gazeteci, özlediği akrabasını istediğinde ziyaret etmekten aciz vatandaş… Türkiyelilerin mağduriyeti hakikaten akıl alır gibi değildir. İktisadi Kalkınma Vakfı ve TOBB’un bir Brükselli sivil toplum kuruluşu ECAS (European Citizen Action Services) ile birlikte Kasım 2009 ilâ Ocak 2010 arasında işleme koyduğu Visa Hotline şikâyet masası iki ayda bin başvuruya ulaşmıştı. Hakaret boyutlarına erişmiş bu adaletsizliğin çaresi yıllarca bulunamadı.
Devletin umursamazlığı karşısında vatandaşlar kendi başlarının çaresine baktılar. 1963 Ankara Anlaşmasının 1973 Katma Protokolüyle elde edilen hizmet sağlama ve iş kurma haklarında 1980’de getirilen vize mecburiyetiyle yaşanan kötüleşmeye aynı Protokolün 41. Maddesi uyarınca itiraz edip, binlerce dava açtılar. Davaları Avrupa mahkemelerinde çoğu zaman kazandılar. Kararlar emsal teşkil etti. Ne var ki muhatap oldukları Avrupa ülkeleri kararları uygulamadı, diğer benzer mağduriyetlere teşmil etmedi. Devlet de bu kazanımların arkasında durmadı. Ta ki 2013’te AKP hükümeti işe el atana kadar…
2013 sonunda Avrupa Komisyonu ile vize muafiyeti müzakeresinin başlamasını sağlayacak adım atıldı ve “Vize Serbestîsi Mutabakat Metni” ile “İade ve Geri Kabul Anlaşması” imzalandı. Türkiye, Ankara Anlaşması’nın Katma Protokolüne binaen ve AB’nin Batı Balkan ülkelerine tanıdığı muafiyeti dikkate alarak, tam muafiyet yolunu seçti. Bu hamle hukuken doğru ve haklı olsa da, şimdinin koşullarında gerçekleşmesi siyaseten imkânsız bir adımdı. Çok daha gerçekçi olan “belli gruplara kolaylık veya muafiyet” seçeneği dikkate alınmadı.
AKP hükümeti siyaseten imkânsız olanı isteyerek oy devşirme hesabı yaptı. Ne var ki eğer mucize olur koşulların tümü yerine getirilir, AB ülkelerinde İslâm ve Türkiye fobisiyle beslenen siyasî koşullar ansızın değişir ve vize muafiyeti başlarsa, bu sefer girişte Türkiyelileri olabildiği kadar Schengen bölgesine sokmamak için kurulacak özel Türkiye kapılarında vize kuyruklarını aratacak kuyruklar oluşma ihtimalini göz ardı etmemek gerekir. Eğer muafiyet gerçekleşmezse, gerçekten ihtiyacı olan grupların mağduriyeti artarak sürer- ki şu sırada olan budur. Her iki durumda da kaybeden vatandaş, kazanan ise “vize fatihi” veyahut “mugalâtacı Avrupa” sloganları üzerinden devlet ve iktidardır.
Vize anlaşması nedir?
Avrupa’ya vizesiz seyahate hazırlanan ve bu sayede hayatını orada sürdürmenin hayallerini kuran vatandaşlar konu hakkında ne biliyor? Elde birkaç uzman kuruluşun anlaşılması kolay olmayan teknik bilgileri dışında Türkçe hiçbir bilgi yok. 29 Kasım 2015 toplantısı münasebetiyle vizenin kalkabilmesi için gereken 72 teknik kriterden söz edildi ama bunların tam olarak ne olduklarına, eğer bir AB dili bilinmiyorsa, ulaşmak hâlâ mümkün değil. Zira bu kriterleri uygulama taahhüdü veren bürokrasinin websitelerinde 72 kriterin Türkçesi yok! Bilgi açısından AB Bakanlığı websitesinde vize muafiyeti konusunda temel sorular başlıklı kitapçığın üçüncü sayfasında dört yuvarlak ifade mevcut.
link
Vize muafiyeti müzakereleri, AB’nin Schengen bölgesi uzmanlarının danışmanlığı ile Avrupa Komisyonu tarafından hazırlanan “Türkiye ile vize serbestliğine yönelik yol haritası” belgesi kapsamında yürütülüyor. Yol haritasındaki koşullar beş bölüme ayrılıyor: Belge Güvenliği, Göç Yönetimi, Kamu Düzeni ve Güvenliği, Temel Haklar ile Düzensiz Göçmenlerin Geri Kabulü. Bu beş bölüm altında Türkiye’nin yerine getirmesi gereken 72 kriteri 29 maddede özetlemek mümkün:
-Türkiyeli ve üçüncü ülke vatandaşı olan düzensiz göçmenleri Geri Kabul Anlaşmasının etkin bir şekilde uygulanması ve AB ülkeleriyle imzalanan geri kabul anlaşmalarının yükümlülüklerinin yerine getirilmesi;
-Kullanımda olan pasaportların AB standartlarında, parmak izi de içeren biyometrik hale dönüştürülmesi; pasaport ve vizelerde belge güvenliğinin sağlanması ve bu alanda AB ile işbirliğinin artırılması;
-Yasadışı geçişleri engelleyecek şekilde sınır kontrollerinin etkin şekilde yapılması ve bu konuda üye ülkeler ve ilgili AB kurumları ile işbirliğine gidilmesi;
-Entegre sınır yönetimi stratejisinin uygulanması; Schengen Kataloğu ve Schengen Sınır Kodu ile uyumlu entegre sınır yönetiminin benimsenmesi; sınır yönetiminden sorumlu kurumlarının karşılıklı etkin veri paylaşımı ve işbirliği gerçekleştirmesi;
-Türkiye ve AB’ye düzensiz göçün kaynağı ülkelerle geri kabul anlaşmalarının imzalanması ve bu anlaşmaların etkin işletilmesi;
-Sınır yönetimi, vize, gümrükler, geçiş belgeleri gibi alanlarda yolsuzlukla etkin mücadele edilmesi;
--Türkiye’nin vize politikası ve mevzuatının AB ile uyumlaştırılması; özellikle göç veren ülkeler için sınırda vize uygulamasının kaldırılması; damga vize yerine sticker (yapışkan) vize uygulamasına geçilmesi, havaalanı transit vize uygulamasının başlatılması;
-Sınır kontrol noktalarında, yeterli oranda eğitimli sınır güvenlik personeli, araç ve teknik altyapı ile bilgi teknolojilerinin tesisine yönelik bütçesel ve diğer önlemlerin alınması;
-Uluslararası mülteci hukukuna uyum sağlanması, BM Cenevre Mülteci Sözleşmesine getirdiği coğrafi çekincenin kaldırılması ve uluslararası koruma sağlanması; mülteci statüsünün belirlenmesi için uzmanlaşmış bir birim oluşturulması; mülteci statüsü verilen kişilerin kendi kendilerine yetebilmeleri, kamu hizmetlerine erişimi, sosyal hakları ve entegrasyonlarının sağlanması;
-Yabancıların ülkeye girişi, kalışı ve çıkışı ile ilgili kuralların AB ile uyumlaştırılması;
-Hukuk dışı yollarla giriş yapan veya ikamet eden üçüncü ülke vatandaşlarının insani tutukluluk şartları ve etkin hukuki yardım sağlanarak geri gönderimini garanti altına alacak yetkili birimlerin güçlendirilmesi;
-Düzenli ve yasadışı göç ile ilgili veri toplanması ve göç akınları gözetim mekanizması oluşturulması; organize yasadışı göçün soruşturulma kapasitesinin oluşturulması;
-Yasadışı olarak kalan veya transit yapan göçmenlerin sınır dışı edilmesi ve AB tarafından iade edilenlerin kalışları ve geri gönderilmeleri için uygun kapasitenin oluşturulması;
-Organize suç ile mücadele ulusal stratejisi ve eylem planının uygulanması; ilgili birimler arası kolluk işbirliğinin artırılması;
-Avrupa Konseyi Sözleşmesi ve AB standartları uyarınca insan kaçakçılığı ile etkin mücadele edilmesi;
-Yolsuzlukla Mücadele Eylem Planı ve Ulusal Stratejisi ile Avrupa Konseyi GRECO tavsiyelerinin uygulanması;
-Çocuklara uluslararası ölçekte koruma sağlanmasına yönelik Lahey Sözleşmelerinin imzalanması ve uygulanması;
-Adli ve cezai konularda bütün AB ülkeleriyle etkin işbirliğini sağlayacak önlemlerin alınması;
-Uyuşturucu ve uyuşturucu bağımlılığıyla mücadeleye yönelik ulusal stratejiler ile eylem planları uygulanması; bu alanda ilgili AB kurumlarıyla işbirliği sağlanması;
-Siber suçlar ve terörün finansmanı ile ilgili Avrupa Konseyi sözleşmelerinin imzalanması;
-Cezai konularda adli işbirliği ile ilgili uluslararası sözleşmelerin imzalanması;
-Kolluk birimleri arası bölgesel operasyonel işbirliğinin artırılması ve bu alanda AB üye ülke yetkili makamları ile veri paylaşımı sağlanması;
-Ortak para birimi Avronun sahteciliğe karşı korunması da dâhil olmak üzere OLAF, EUROPOL, EUROJUST gibi AB kurumları ile işbirliği, MASAK’ın ilgili AB ajansları ile işbirliği;
-AB standartları uyarınca kişisel veri koruma mevzuatının oluşturulması ve bu alandaki uluslararası sözleşmelerin onaylanması;
-Türkiye vatandaşlarının hiçbir ayrım ve kısıtlama olmaksızın seyahat haklarının sağlanması;
-Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlığı edinme koşulları ile ilgili bilgi sağlanması.
-Roman kökenli vatandaşların sosyal ve ekonomik entegrasyonuna yönelik kapsayıcı politikalar üretilmesi;
-Organize suçla ve terörle mücadeleye ilişkin yasal mevzuatın AİHM içtihadına ve AİHS standartlarına uygun hale getirilmesi ve etkin uygulamanın sağlanması;
-Türkiye’de ikamet etmekte olan göçmenlere ve vatansız kişilere kimlik belgelerinin sağlanması.
29 maddede özetlemeye çalıştığımız bu kriterlerin en çetin olanları, 3 ve 4. Bölümler “Kamu Düzeni ve Güvenliği” ile “Temel Haklar”dır. Bunların içeriğine yazının ikinci bölümünde ele alıp, vize muafiyeti talebine olumlu yanıt beklemenin ne kadar gerçekçi olduğunu değerlendireceğim.
BİRİKİM
Yazarlar
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakÇirkin Amerikalı geldi aşka! 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarKürtleri kazanmanın vaktidir 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTANToplumsal Fakirleşmeye Siyasetin Katkısı 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUKürt Sorunu ve demokrasi ilişkisi üzerine 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNÜç kırılma 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet İNSELYitirileni Değil Yeniyi Ararken 27.01.2026 Tüm Yazıları
-
Baskın ORANSuriye olayı ve Türkiye’deki “Süreç” 23.01.2026 Tüm Yazıları
-
DOĞAN ÖZGÜDENTam 80 yıl sonra aynı komplo, aynı ihanet! 22.01.2026 Tüm Yazıları
-
Melih ALTINOKBarzaniler Suriye’de PKK’yı niçin gazlıyor? 21.01.2026 Tüm Yazıları
-
Kemal CANSuriye’de olanın adını koymak 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Taner AKÇAMHrant 19 yıldır bizimle bir başka yaşıyor 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan AlbayrakSadece “Suriye Cumhuriyeti” 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Doğu Ergilİnanç, siyaset ve şiddet üzerine bir manifesto 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEŞara’nın sakalı 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Sedat KAYABarbarlık Çağı 5.01.2026 Tüm Yazıları
-
Berrin SönmezŞalvar sevdası “yeni gömlek” ölçütünün habercisi mi? 1.01.2026 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdulmenaf KIRAN11. YARGI PAKETİ, YENİ ADALETSİZLİK VE EŞİTSİZLİKLER YARATTI 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet İlhanKararsızlığın Erdemi: Kesinliğin Gölgesinde Düşünmek 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nuray MERTİslamcılık Öldü mü? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat BELGEYüzdük yüzdük 22.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BULAÇHakim sınıfın iki zümresi 11.12.2025 Tüm Yazıları
-
SİBEL HÜRTAŞCHP programı halka ne vadediyor? Nasıl bir parlamenter sistem? 9.12.2025 Tüm Yazıları
-
Galip DALAYOrta Doğu, Trump Amerika’sına Uyum Sağlıyor 3.12.2025 Tüm Yazıları
-
Zekeriya KurşunDağıstan Cumhuriyeti ve Ayna Gamzatova 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Sezin ÖNEYŞu meşhur “İznik Konsili” 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fikret BilaAK Parti çekingen 26.11.2025 Tüm Yazıları
-
Necati KURÇOCUK HAKLARI EVRENSEL BİLDİRGESİ 19.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zeki ALPTEKİNEmeğin Sosyolojisi ve Kapitalizmin Geleceği: Marx vs. Marx 16.11.2025 Tüm Yazıları
-
Mehveş EVİNYerel yönetimlerle işbirliği kültür politikası için hayati 13.11.2025 Tüm Yazıları
-
M.Latif YILDIZÇÖZÜM SÜRECİ KOMİSYON VE EKMEN 12.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zülfü DİCLELİKeşke… 4.11.2025 Tüm Yazıları
-
Etyen MAHÇUPYANKemalizm mi daha ‘iyi’, (Yeni) İttihatçılık mı? (3) 25.10.2025 Tüm Yazıları
-
Hasan Bülent KAHRAMAN‘Parlak gelecek’ ve sol gelecek... 12.10.2025 Tüm Yazıları
-
Metin Karabaşoğluİnsanların devletlerle savaşı 9.10.2025 Tüm Yazıları
-
İlnur ÇEVİKTrump’ın dünyasına hoşgeldiniz… 3.10.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ata UÇUMTERÖRSÜZ TÜRKİYE’YE GEÇİŞ SÜRECİ! 14.09.2025 Tüm Yazıları
-
Hakan AKSAYPutin, Trump’ı parmağında oynatmaya devam ediyor 17.08.2025 Tüm Yazıları
-
Gülçin AVŞARSorumluktan kaçmak umuttan kaçmaktır 12.08.2025 Tüm Yazıları
-
Alper GÖRMÜŞZora girmiş bir anlatı: “ABD emperyalizminin değişmez stratejik hedefi bağımsız Kürt devleti” 1.08.2025 Tüm Yazıları
-
Abdullah KıranYeni süreç ve Suriye denklemi 27.07.2025 Tüm Yazıları
-
Cihan AKTAŞTahran bir kez daha bombalanırken 23.06.2025 Tüm Yazıları
-
Aydın SelcenDemokrasiye giderken cumhuriyetten olmak 17.06.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet ÖZTÜRKÇetin Uygur bir kitaba sığar mı? 10.05.2025 Tüm Yazıları
-
Yüksel TAŞKINİktidar milli iradeyi “tapulu arazisi” sandığı için büyük bir bedel ödeyecek 22.04.2025 Tüm Yazıları
-
Ayhan ONGUNDEMOKRATİK EĞİTİM MÜCADELESİNE ADANMIŞ YAŞAMLAR 21.04.2025 Tüm Yazıları
-
Pelin CENGİZTrump’ın yeni vergileri diye yazılır, ‘post modern merkantilizm’ diye okunur 7.04.2025 Tüm Yazıları
-
Cennet USLUİktidar neden umduğunu bulamadı? 2.04.2025 Tüm Yazıları
-
Hayko BAĞDATSokaklarda yükselen ses 28.03.2025 Tüm Yazıları
-
Halil BERKTAYPKK ve Türk solcuları (4) “Dağlarında gerilla var memleketimin” 16.03.2025 Tüm Yazıları
-
Haluk YurtseverKaosta 'hegemonya' arayışı 11.03.2025 Tüm Yazıları
-
Arzu YILMAZHodri Meydan 10.03.2025 Tüm Yazıları
-
Aydın ÜnalParti ve iktidar 25.02.2025 Tüm Yazıları
-
Ümit KIVANÇİç duvarlar 10.02.2025 Tüm Yazıları
-
İhsan DAĞIİmamoğlu nasıl kurtulur? 1.02.2025 Tüm Yazıları
-
Kemal ÖZTÜRKKürt meselesindeki psikolojik bariyerler 17.01.2025 Tüm Yazıları
-
Münir AKTOLGABATI’DAN FARKLI BİR ÖRNEK OLARAK TÜRKİYE’DE VE ARAP ÜLKELERİNDE DEVRİMCİ DÖNÜŞÜM DİYALEKTİĞİ... 16.12.2024 Tüm Yazıları
-
Cenk DoğanÜRETİCİLERE İLK OLARAK KOOPERATİF LAZIM 4.12.2024 Tüm Yazıları
-
Cevat KORKMAZFiller ve Çimen... 22.11.2024 Tüm Yazıları
-
Tuncer KÖSEOĞLUTamirhanelere giden toplar… 4.11.2024 Tüm Yazıları
-
Ayşe HÜRDevletin Muhteşem Örgütlenmesi: 6-7 Eylül 1955 Pogromu 9.09.2024 Tüm Yazıları
-
Ferhat KENTEL“Maarif” marifetiyle yeni “makbul vatandaş” kurma çabaları 26.07.2024 Tüm Yazıları




















































































































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
24.01.2026
1.03.2022
4.01.2022
18.05.2021
10.05.2021
24.04.2021
24.03.2021
23.02.2021
20.01.2021
12.01.2021