Elif ÇAKIR
Hukukta “görünürde suç unsuru” olmadan suç, bunun da cezası olur mu? Ama biz de oluyor işte.
İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi “Zaman Gazetesi Davası”nda gazeteci Mustafa Ünal’ı mahkeme dosyasında suç unsuru olmadığı halde 10 yıl 6 ay hapis cezasına çarptırdı. Yargıtay 16. Ceza Dairesi de yerel mahkemenin bu kararını onadı.
Peki, Mustafa Ünal’a verilen bu cezanın siyasi değil hukuki karar olduğunu söylenebilir mi?
Birkaç hafta önce Mustafa Ünal’dan bir mektup aldım. Gündem bir hayli yoğun olduğu için şimdi paylaşıyorum.
Sayın Ünal mektubunda “Yargılamanın hiçbir aşamasında adaleti göremedim. Hatta adaletin kokusunu bile alamadım” diyor.
Zaman gazetesi davasında Ahmet Turan Alkan, Mümtazer Türköne, Nuriye Ural, Şahin Alpay, Orhan Kemal Cengiz, Lalezar Sarıibrahimoğlu, Ali Bulaç gibi isimlerin de aralarında olduğu 11 kişi yargılandı. Ve neredeyse 11 kişi arasında neredeyse cezaevinde sadece bir kişi kaldı, Mustafa Ünal.
Bir mahkemenin “görünürde olmayan suç unsuru olmasa da” diyerek verdiği hapis cezasının hukuki olduğunu söylemek mümkün mü?
O mahkemeye sorulmaz mı? Suç unsuru olarak delil saydığınız 8 köşe yazısında “görünürde suç unsuru” yoktu madem, peki o zaman siz neye göre 10 yıl 6 ay hapis cezası verdiniz?
Dosyaya koyamadığınız, gizlilikteki “görünmeyen suç unsuru” nedir?
Şunu söylemeliyim ki bugün özellikle FETÖ davalarında hangi dosyaya el atılsa, bu dönemde yaşanan adalet sorunlarını anlatan tipik bir dava örneği niteliği taşıyor maalesef. Soralım adalet sorunlarını anlatan kaç tipik dava dosyası olur? Her dosya adalet sorunlarıyla dolu olabilir mi?
Dünyanın hiçbir yerinde hukukta böylesi garabetler yaşanmaz.
Ama bizim ülkemizde yaşanıyor. Yaşanıyor çünkü hukuk sopa olarak kullanıldığında, yargı siyasallaştığında hem hukuk yara alıyor hem de toplumun geniş kesimlerine yayılan adalet mağduriyetleri oluşuyor.
Yargının siyasallaşması sadece bu devrin sorunu değildir, ülkemizin kronik sorunlarından biridir. Her siyasi parti muhalefetteyken yargının siyasallaşmasından şikayet etmiş, iktidara geldiklerinde yargının siyasallaşmasına, hukukun sopa olarak kullanılmasına izin vermeyeceklerini vaat etmişlerdir ama iktidara geldiklerinde ise istisnasız bütün siyasi partiler yargının en çok siyasallaşan halini sevmişlerdir. Yargı her dönem siyasi partileri cezbeden bir güç olmuştur.
19 yıllık AK Parti iktidarı dönemine yine kendi iktidar ama muktedir olmadığı dönemlerinden bir örnek verelim.
2012 yılında dönemin başbakanı Erdoğan Danıştay Binasının açılış töreninde şöyle demişti:
“Yargının siyasallaşmasının karşısında ilk duracak olan biz oluruz. Biz yargının siyasallaşmasının, anayasal ve yasal sınırlarının aşılmasının bedelini bir insan, bir vatandaş, bir siyasetçi olarak da, hükümet olarak da, her türlü keyfilik ve dayatmanın faturasını hayatımızın çeşitli safhalarında ödedik. Erkler arasındaki ilişkinin sağlıksız şekilde kurulmasının, yargının siyasete müdahalesinin de yargıyı siyasallaştırmaya dönük siyasi müdahalelerinin de ülkeye ne büyük zararlar verdiğini gördük, yaşadık.” (4 Nisan 2012)
Evet, bu ülkede yargının siyasallaşmasının, hukukun sopa olarak kullanılmasının, yargının ideolojik kararlar vermesinin ağır bedelini ödeyen isimlerden biridir Sayın Erdoğan. Yargının siyasallaşmasının bir ülkeye nasıl zararlar verdiğini de bilir.
Siyasallaşmış bir yargı demek hukuk devletinin sonu demektir, bedelini bütün bir toplum öder.
Ödüyoruz da nitekim. Ekonomi çöküyor. Demokrasi yok oluyor. Ülkemizin itibarı zarar görüyor. İktidar yetkilileri her platformda, her fırsatta “itibardan tasarruf olmaz” diyorlar. Onlar tabii ki “itibardan tasarruf olmaz” diyerek başka şeylerden bahsediyorlar. Ancak yaşanan hukuksuzluklarla ülkemizin itibarı yerle yeksan oluyor.
***
Yargının gücünün ele geçmesi kimseye bir fayda sağlamamıştır. Bugün güçlü iktidar partisi AK Parti olur yargıyı ele geçiren yarın başka siyasi iktidar partisi olur. Sonuçta aklını ve vicdanını bugünün siyasi gücüne kiralayan yarın farklı mı davranacaktır? İradesine ipotek konulmasına müsaade ederek yasaları kendisine çizdiği sınırları aşan yarın aşmayacak mı?
Yassıada Mahkemelerinden bu yana yargının siyasallaşmasının ceremesini çekiyoruz. Öyle görünüyor ki çekmeye de devam edeceğiz.
Bugün yargıdaki siyasallaşmanın boyutunu anlatmak, geçmişle mukayese etmek mümkün mü? Değil, çünkü hiçbir dönemde böylesi yaşanmadı.
Yerel mahkemelerin AYM kararlarını, AİHM kararlarını uygulamadıkları, açıkça kafa tuttukları, direndikleri başka bir dönem var mı?
Mahkemelerin verdikleri kararların bir uçtan başka bir uca savrulduğu başka bir dönem var mı? Dün aynı dosya aynı kişi hakkında ağırlaştırılmış müebbet hapis cezaları veren yargı sistemi yarın aynı dosya, aynı kişi hakkında bu kez beş altı yıl hapis cezası verebiliyor.
Aynı dosyada yargılanan ve dosyadaki en hafif suçlamalara sahip biri hakkında ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası kararı çıkıyor, daha ağır suçlamaların olduğu dosyada ise tahliye kararı çıkıyor.
***
Ünal mektubunda altını çizdiğim satırlar şöyleydi, paylaşmak isterim:
“Yıllarca Ankara gazeteciliği yaptım. Herkesi tanırım. Ankara’da derdiğimi anlatacağım bir muhatap bulamadım. Bulamıyorum. Tanıdıklarım adalete karşı kör ve sağır. Benim de adaletten başka talebim yok. Kimseden merhamet, acıma beklemiyorum. Suçsuz olduğumu en iyi Ankara’dakiler biliyor. Yargılama sürecinde hiçbir somut suçlamanın muhatabı olmadım, ‘Değil mi ki Zaman’da yöneticilik yaptı. Elbette vardır bir suçu’ diye bakıldı. İddianamede savcı “görünürde suç unsuruna rastlanmayan yazılar” tespiti yaptı. 8 yazımın başlığı verildi. Ek klasörlerde yazılarımın metinleri dahi yoktu. Sözlü ve yazılı taleplerime rağmen yazı metinleri dosyaya konulmadı. Şaka değil, gerçek. Suç yok, şüphe yok, delil yok. Ama ceza var. Hem de en yükseğinden.”
Sayın Ünal durumunu uzun uzun anlatıyor. İçim acıdı. Yüreğim sızladı. Şunu söylemeliyim ki her gün cezaevlerinden mektuplar alıyorum. Her bir mektup yürek sızısı.
Yazıların sadece başlıklarının girdiği bir dava dosyası!
Savcı Ünal’ın yazılarını “darbeye teşebbüs” suçu iddiasıyla iddianameye koyuyor ama sadece yazıların başlıklarını. Yazıların içerikleri yok.
Sözlü ve yazılı taleplere rağmen yazılar dava dosyasına konulmamış!
Mahkeme Mustafa Ünal’ın Zaman gazetesinin temsilci olmasını suç delili saymış!
Yerel mahkeme yazı başlıklarına bakarak 10 yıl 6 ay hapis cezası veriyor, Yargıtay 16. Ceza Dairesi de mahkumiyet kararını onuyor!
Şimdi soruyorum. Yargı bağımsız ve tarafsız olsaydı. Hakimler başlarına bir iş gelmeyeceğinden emin olsalardı…
Ceza hukukçusu Prof. Dr. İzzet Özgenç yaşanan hukuksuzların sebebini şöyle anlatmıştı:
“Hakim güvencesinin mevzuat temeli yürürlükten kaldırılınca, bir hakim verdiği karar nedeniyle, hukuken sorunlu olup olmadığına bakmaksızın, sadece siyasetin duyarlılığı ile bağdaşmadığı için, hemen yer değiştirme işlemine tabi tutulabilmektedir. Hakimlerle ilgili yer değiştirme işleminin kolaylaştırılması, hakimden istenen kararın alınmasının önünü açtı. Yer değiştirme işlemine tabi tutulma endişesi, hakimlerin, siyasetin beklentileri doğrultusunda karar vermeye itmektedir. Vicdanının sesini dinleyerek karar vermekten uzaklaştırılan hakim, karakter olarak rahatlıkla satın alınabilir bir kişilik kazanmaktadır. Bu da toplumda yargıya olan güveni sarsmaktadır.” (19.10.2020)
Şimdi hakimler kendilerini güvencede hissetselerdi, vicdanlarının sesini dinleyebilselerdi hukuka uygun kararlar verebilselerdi Mustafa Ünal ve Mustafa Ünal’ların davalarından mahkumiyet kararları çıkar mıydı?
Bir yanda bu hukuksuzluklar yaşanırken, iktidar yetkilileri içeride ve dışarıda ülkemize saygı duyulmasını istiyorlar ve Türkiye’nin bir hukuk devleti olduğunu söylüyorlar.
Bu hukuksuzluklar yaşanırken iktidar Türkiye’nin hukuk devleti olduğuna inandırabilir mi?
Ne demişti Sayın Erdoğan 2012 yılında yargının siyasete, siyasetin yargıya müdahalesinin ülkeye büyük zararlar verdiğini gördük, yaşadık.
Peki, ama bütün bunlar neden yaşanıyor o zaman?
Yazarlar
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRT“Birden dursun istersin seneler olunca mazi. Öyle bir geçer zaman ki…” 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarKürtleri kazanmanın vaktidir 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakÇirkin Amerikalı geldi aşka! 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUKürt Sorunu ve demokrasi ilişkisi üzerine 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNÜç kırılma 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTANToplumsal Fakirleşmeye Siyasetin Katkısı 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet İNSELYitirileni Değil Yeniyi Ararken 27.01.2026 Tüm Yazıları
-
Baskın ORANSuriye olayı ve Türkiye’deki “Süreç” 23.01.2026 Tüm Yazıları
-
DOĞAN ÖZGÜDENTam 80 yıl sonra aynı komplo, aynı ihanet! 22.01.2026 Tüm Yazıları
-
Melih ALTINOKBarzaniler Suriye’de PKK’yı niçin gazlıyor? 21.01.2026 Tüm Yazıları
-
Kemal CANSuriye’de olanın adını koymak 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Taner AKÇAMHrant 19 yıldır bizimle bir başka yaşıyor 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan AlbayrakSadece “Suriye Cumhuriyeti” 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Doğu Ergilİnanç, siyaset ve şiddet üzerine bir manifesto 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEŞara’nın sakalı 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Sedat KAYABarbarlık Çağı 5.01.2026 Tüm Yazıları
-
Berrin SönmezŞalvar sevdası “yeni gömlek” ölçütünün habercisi mi? 1.01.2026 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdulmenaf KIRAN11. YARGI PAKETİ, YENİ ADALETSİZLİK VE EŞİTSİZLİKLER YARATTI 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet İlhanKararsızlığın Erdemi: Kesinliğin Gölgesinde Düşünmek 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nuray MERTİslamcılık Öldü mü? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat BELGEYüzdük yüzdük 22.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BULAÇHakim sınıfın iki zümresi 11.12.2025 Tüm Yazıları
-
SİBEL HÜRTAŞCHP programı halka ne vadediyor? Nasıl bir parlamenter sistem? 9.12.2025 Tüm Yazıları
-
Galip DALAYOrta Doğu, Trump Amerika’sına Uyum Sağlıyor 3.12.2025 Tüm Yazıları
-
Zekeriya KurşunDağıstan Cumhuriyeti ve Ayna Gamzatova 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Sezin ÖNEYŞu meşhur “İznik Konsili” 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fikret BilaAK Parti çekingen 26.11.2025 Tüm Yazıları
-
Necati KURÇOCUK HAKLARI EVRENSEL BİLDİRGESİ 19.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zeki ALPTEKİNEmeğin Sosyolojisi ve Kapitalizmin Geleceği: Marx vs. Marx 16.11.2025 Tüm Yazıları
-
Mehveş EVİNYerel yönetimlerle işbirliği kültür politikası için hayati 13.11.2025 Tüm Yazıları
-
M.Latif YILDIZÇÖZÜM SÜRECİ KOMİSYON VE EKMEN 12.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zülfü DİCLELİKeşke… 4.11.2025 Tüm Yazıları
-
Etyen MAHÇUPYANKemalizm mi daha ‘iyi’, (Yeni) İttihatçılık mı? (3) 25.10.2025 Tüm Yazıları
-
Hasan Bülent KAHRAMAN‘Parlak gelecek’ ve sol gelecek... 12.10.2025 Tüm Yazıları
-
Metin Karabaşoğluİnsanların devletlerle savaşı 9.10.2025 Tüm Yazıları
-
İlnur ÇEVİKTrump’ın dünyasına hoşgeldiniz… 3.10.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ata UÇUMTERÖRSÜZ TÜRKİYE’YE GEÇİŞ SÜRECİ! 14.09.2025 Tüm Yazıları
-
Hakan AKSAYPutin, Trump’ı parmağında oynatmaya devam ediyor 17.08.2025 Tüm Yazıları
-
Gülçin AVŞARSorumluktan kaçmak umuttan kaçmaktır 12.08.2025 Tüm Yazıları
-
Alper GÖRMÜŞZora girmiş bir anlatı: “ABD emperyalizminin değişmez stratejik hedefi bağımsız Kürt devleti” 1.08.2025 Tüm Yazıları
-
Abdullah KıranYeni süreç ve Suriye denklemi 27.07.2025 Tüm Yazıları
-
Cihan AKTAŞTahran bir kez daha bombalanırken 23.06.2025 Tüm Yazıları
-
Aydın SelcenDemokrasiye giderken cumhuriyetten olmak 17.06.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet ÖZTÜRKÇetin Uygur bir kitaba sığar mı? 10.05.2025 Tüm Yazıları
-
Yüksel TAŞKINİktidar milli iradeyi “tapulu arazisi” sandığı için büyük bir bedel ödeyecek 22.04.2025 Tüm Yazıları
-
Ayhan ONGUNDEMOKRATİK EĞİTİM MÜCADELESİNE ADANMIŞ YAŞAMLAR 21.04.2025 Tüm Yazıları
-
Pelin CENGİZTrump’ın yeni vergileri diye yazılır, ‘post modern merkantilizm’ diye okunur 7.04.2025 Tüm Yazıları
-
Cennet USLUİktidar neden umduğunu bulamadı? 2.04.2025 Tüm Yazıları
-
Hayko BAĞDATSokaklarda yükselen ses 28.03.2025 Tüm Yazıları
-
Halil BERKTAYPKK ve Türk solcuları (4) “Dağlarında gerilla var memleketimin” 16.03.2025 Tüm Yazıları
-
Haluk YurtseverKaosta 'hegemonya' arayışı 11.03.2025 Tüm Yazıları
-
Arzu YILMAZHodri Meydan 10.03.2025 Tüm Yazıları
-
Aydın ÜnalParti ve iktidar 25.02.2025 Tüm Yazıları
-
Ümit KIVANÇİç duvarlar 10.02.2025 Tüm Yazıları
-
İhsan DAĞIİmamoğlu nasıl kurtulur? 1.02.2025 Tüm Yazıları
-
Kemal ÖZTÜRKKürt meselesindeki psikolojik bariyerler 17.01.2025 Tüm Yazıları
-
Münir AKTOLGABATI’DAN FARKLI BİR ÖRNEK OLARAK TÜRKİYE’DE VE ARAP ÜLKELERİNDE DEVRİMCİ DÖNÜŞÜM DİYALEKTİĞİ... 16.12.2024 Tüm Yazıları
-
Cenk DoğanÜRETİCİLERE İLK OLARAK KOOPERATİF LAZIM 4.12.2024 Tüm Yazıları
-
Cevat KORKMAZFiller ve Çimen... 22.11.2024 Tüm Yazıları
-
Tuncer KÖSEOĞLUTamirhanelere giden toplar… 4.11.2024 Tüm Yazıları
-
Ayşe HÜRDevletin Muhteşem Örgütlenmesi: 6-7 Eylül 1955 Pogromu 9.09.2024 Tüm Yazıları
-
Ferhat KENTEL“Maarif” marifetiyle yeni “makbul vatandaş” kurma çabaları 26.07.2024 Tüm Yazıları
-
Banu Güven“Bozkurt” Almanya’da sahaya indi 4.07.2024 Tüm Yazıları
-
İBRAHİM Ö. KABOĞLUDevlet ve yürütme kaç başlı? 27.06.2024 Tüm Yazıları
-
Gürbüz ÖZALTINLICHP’nin normalleşme politikası Erdoğan’a mı yarar? 21.06.2024 Tüm Yazıları
-
Oya BAYDARBir yazamama yazısı 14.06.2024 Tüm Yazıları
-
Bayram ZİLANAK Parti’de değişim gecikiyor mu? 4.06.2024 Tüm Yazıları
-
Soli ÖzelBetül Tanbay'ın gözünden "Gezi"nin tarihi 30.05.2024 Tüm Yazıları
-
Reha RUHAVİOĞLUTürkiye’de Kürtçenin Durumu: Gidişat, İmkânlar ve Fırsatlar 18.05.2024 Tüm Yazıları
-
Atilla AytemurBingöl Erdumlu Kitabı: Film gibi hayat* 24.01.2024 Tüm Yazıları
-
Şahin ALPAY"Ergun Abi"ye veda 10.11.2023 Tüm Yazıları
-
Ahmet ALTANYüzyıllık cumhuriyet başarılı mı başarısız mı? 29.10.2023 Tüm Yazıları
-
Levent GültekinDin, insanları kardeş yapar mı? 26.09.2023 Tüm Yazıları
-
Ayhan AKTARŞair Roni Margulies’in ardından… 7.08.2023 Tüm Yazıları
-
Ceyda KaranBiden ve iki cephede birden yenilgi 30.06.2023 Tüm Yazıları
-
Orhan Kemal CENGİZMuhalefetin sınavı asıl şimdi başlıyor 1.06.2023 Tüm Yazıları
-
Roni MARGULIESMutlu bitmiş bir göç öyküsü 20.05.2023 Tüm Yazıları
-
Burhanettin DURANTarihi Yol Ayrımındaki Kritik Seçim 6.05.2023 Tüm Yazıları



































































































































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
11.02.2026
3.02.2026
28.01.2026
16.01.2026
14.01.2026
13.01.2026
6.01.2026
13.12.2025
30.11.2025
19.11.2025