Ergün Diler
AMERİKA uzaktaki bir kale! Bunun yaşaması için içindekilerin rahat etmesi için DOLAR'ın, paranın imparatoru olarak kalabilmesi için ORTADOĞU'nun yanlarında olması şart.
Bu nedenle oyunu burada kurdular. Yeni de değil!
İKİZ KULE saldırıları, PENTAGON-CIA işbirliğiydi.
Amaç ORTADOĞU'nun kalbine girmek, ÇİN'in ve arka plandaki İnglizler'in yürüyüşünü kesmekti.
Şimdilik büyük bir başarı ile bunu yaptılar... Bu planın devamı olarak KUZEY IRAK'ta yeni bir kartla oyunu genişlettiler.
REFERANDUM asla ve kat'a BARZANİ'nin tek başına alabileceği bir karar değildi. Washington istedi o da yaptı! Kutlamalardaki ABD ve İSRAİL bayraklarına bakın, gerçeği anlarsınız!
Pentagon yıllar önce planlanan oyunda hızla yol alıyor. Ortadoğu'da kendilerinin bile beklemediği kadar mesafe kat ettiler!
Öncelikli olarak İngiliz petrol devlerinin Kuzey Irak'tan atılması gerekiyordu.
Bunun için ilk adım geldi ve Barzani, petrol devlerinin yöneticilerine açık şekilde gelecekte olmayacaklarını söyledi.
Londra'nın bu konuda ağır davranması, Pentagon'un daha güçlü adımlar atmasını sağladı.
Referandumun yapılması Amerika Birleşik Devletleri için çok önemliydi. Yapıldı...
Bundan sonra referandum hakkında kimin ne söyleyeceğinin hiçbir önemi yok... Şaibeli denilse de denilmese de KUZEY IRAK referandumla birlikte BAĞDAT'tan ayrıldı.
Üzerinde durulması gereken gerçek bu!
Bu da kolay kolay değişecek gibi durmuyor!
Geçmişte sadece petrol evliliği olan Kuzey Irak ve Bağdat sandıkla ayrıldı!
Barzani'nin referandum öncesinde aldığı güvence vardı! Geçtiğimiz hafta yazılarımda ihtimalleri düşünüp keskin ifadeler kullanmadım ama Pentagon KUZEY IRAK'taki 5 ÜS'te kırmızı alarm durumuna geçti. Teyakkuz hali günlerce sürdü.
Referandumun iptaline yönelik bir hareketi bertaraf etmek için hazır bekleyen çok önemli birlikler bulunuyordu!
Silahlar da... Ama Ortadoğu'da 24 saat uzun zamandı.
Bekleyip görmek, en iyi yoldu!
Neyse... Sonuçta yapıldı!
Ama nasıl?
Amerikan askerlerinin korumasında!
Erbil'de 3 bin, Kerkük'te 2.700, Duhok'ta 1.200, Akre'de 900, Mahmur'da 1100, Cebare'de 400, Zaho'da 1.100, Amediye'de 1.300 Amerikan askeri resmen görev yaptı.
Diğer bölgelerdeki askerleri de yan yana getirince rakam 15 BİN'i buldu!
Yani BARZANİ "Sonuçta ölüm de olsa referandumdan dönüş yok!" demişti. Neye güvendiği şimdi daha iyi anlaşılmakta...
Devam...
Amerika Birleşik Devletleri, Trump'la birlikte yeni rotasına çok çabuk uyum sağladı.
Asya kıtasıyla ilgili önemli adımlar atan Pentagon, Afrika ve Ortadoğu'yu da hiç bırakmadı. Suudi Arabistan, Birleşik Arap Emirlikleri (BAE), Bahreyn ve Mısır, güne Amerika'dan aldığı emirlerle başlıyor.
Bu durum, Pentagon'un elini ve hamle gücünü genişletirken Londra'nın güç kaybını arttırıyor. Amerika'nın KATAR ablukası, Afganistan'daki yoğun operasyonları ve Kuzey Irak referandumu! Bunlar bir zincirin halkaları! Kuzey Irak, yeni kimliğiyle yeni bir devlet kurabilecek mi göreceğiz. Şimdilik bilmiyoruz! Ama Türkiye'nin hedefte olduğu bir gerçek! Türkiye bunu aşacak güce sahip!
Hem de fazlasıyla...
Ankara atılacak adımları henüz atmış değil!
Hepimizin bildiği gibi OBAMA döneminde Türkiye, Barzani ile Kuzey Irak ile iyi ve yakın ilişkiler kurdu. Petrol alındı pazarlandı satıldı! Belki de tarihin en iyi dönemiydi. Sınırlar kalkmış iç içe geçmişlik hali oluşmuştu!
Türk işadamları oraya gidiyor Barzani ve ailesi Türkiye'ye geliyordu! Yatırımlar yapılıyordu! Bu ilişki en çok LONDRA'nın işine geliyordu! Obama'nın İngiltere'de PRENS tarafından bornozla karşılandığını düşünecek olursak durumu daha iyi kavrarız!
Eğer 8 KASIM'da zaferi TRUMP değil de Hillary Clinton kazansaydı tablo bambaşka olacaktı! Amerika'daki tartışma bu! Bize ulaşmasa da kendi aralarındaki kavgada masada BARZANİ var! Hillary gelseydi Kuzey Irak'ta yine referandum olacaktı. Tek bir farkla. 15 bin Amerikan askerinin sağladığı güvenliği, İngiliz güvenlik şirketleri sağlayacaktı.
O zaman oyunu İNGİLİZLER kuracak bize de yine başka bir senaryo ile uğraşmak kalacaktı! Bakın! Açılım süreci, OSLO sızıntıları, MİT'çiler için çıkartılan yakalama emri, Gezi, 17-25 Aralık'ın nedenlerinden biri her zaman KUZEY IRAK'tı!
Biz bilmesek de görmesek de Amerika ile İngiltere Türkiye içinde kendimizden sandığımız unsurlarla kavga ediyordu...
Üzerimize geliyordu!
Öyle böyle değil hem de!
Kabul etmemiz gerekiyor ki; Amerika da İngiltere de hem Türkiye'yi hem bölgeyi çok iyi biliyor. İki büyük güç de tek bir ortak payda da birleşti:
TÜRKİYE GÜÇLÜ OLMASIN!
Iskaladığımız buydu!
Bunu değiştirecek enstrümanımız fazlasıyla vardı. Ama şimdiye kadar kullanmakta sıkıntı yaşadık! Bölgede GÜÇLÜ TÜRKİYE herkesin planını bozmakta! Bu nedenle Kuzey Irak'tan sonra Kuzey Suriye rüzgarı çıkartılacak.
Tıpkı KATAR gibi bizi çevrelemek için!
Kuzey Irak giderek değişik bir tabloya bürünecek! Çok değil birkaç hafta sonra bölge tamamen Amerikan askerleriyle dolacak. Türkiye askeri harekat kararı alırsa ABD askerlerinin de içinde olduğu bölgeyi vuracak!
Suriye'de de işler değişmekte...
Esad'a ne dersek diyelim ama giderek güçlenmekte olduğu bir gerçek. Ve bu güç Kuzey Suriye'yi Kürtler'e teslim etti.
Hatta destek vereceklerini de açıkladılar!
Bütün bunlar Türkiye'ye karşı adımlar...
Elbette işin içinde İRAN da var! Kuzey Irak, İRAN'a şarj etme noktası artık! Bütün örtülü açık operasyonlar KUZEY IRAK'tan yürütülecek. İsrail de ABD de orada vızır vızır çalışacak! İRAN'a karşı!
Anlayacağınız dış politikada akıllı davranan ABD, yine bölgede öne çıktı.
Bunu engelleyebilecek güç Rusya veya İngiltere'ydi. Onlar da dış politika konularında hep doğru karar almışlardır. Ne İngiltere ne de Rusya, Kuzey Irak konusunda şu an ABD ile savaşa girmeye niyetli değil.
Onlar da izleyiciler arasında!
Türk askeri KUZEY IRAK'a operasyon yapar mı?
Elbette yapar! Ama bence bunu referandumdan önce yapmak gerekirdi!
Sonuç almak açısından daha isabetli olurdu.
Şimdi atacağımız adımlardan sonra karşımıza yine ABD ve AVRUPA çıkacak...
Yani sorun daha da büyüyecek...
Ama önemli kartlar hala ANKARA'nın elinde! Bunu en iyi PENTAGON bilir!
Göreceksiniz yakında pek çok devlet REFERADUMU onaylayacak.
Barzani'nin arkasında yer alacak... Kuzey Irak sokaklarında birkaç dil konuşuluyor.
Amerikan İngilizcesi son dönemde çok öne çıktı. Amerikan vaatleri, Kuzey Irak'ta umudun en büyük noktası oldu.
AMERİKAN PASAPORTU cazibe merkezi haline geliverdi. Ancak orada 2 binden fazla TÜRK ŞİRKETİ var!
Kolumuzu uzatsak oradayız yani...
Bu çok ama çok önemli bir ayrıntı!
Pentagon oraya asker de silah da verebilir!
Ama hayat silahtan ibaret değil.
Paranın, mal ve hizmetlerin akışının hızı önemli. Bunu da bizden başka kimse yapamaz... Türkiye büyük ve güçlü kaldığı sürece bölgedeki herkesin bakışı buraya dönecektir... Öyledir de. Tarihi bağlarımıza girmiyorum bile... Erbil'deki Kerkük'teki herkes İstanbul'a Bodrum'a gelip parasını harcamak ister...
Bu dün de böyleydi bugün de böyle. Yarın da böyle olacak... Dışarıdan müdahalelerle açılan gedikleri kapatacağız...
Kuzey Irak'ın PORTO RİKO olmasını beklemeden KIBRIS olmasını sağlamak için adımlar atılmalı.
Zaten atılmış olan adımların sıklaştırılması gerekmekte...
Ülkeleri silahla alabilirsin ama parasız yönetemezsin! PARAYI biz yönetirsek bölge dün olduğu gibi yine bize yönelir!
Bazılarında "Eyvah bölünecek miyiz!" korkusu var!
YOK ÖYLE BİR ŞEY!
Bölünmek küçük ve zayıf ülkelerin gündemidir! TÜRKİYE hiç olmadığı kadar güçlü ve kuvvetlidir...
Bu nedenle silaha sarılmamalı kendine olan güvenini gösterip küçük oyunculara sadece gülümsemelidir! Bu bölgede bir KÜRT'e bir ARAP'a zarar vermediğimiz sürece hepsi kardeşimizdir.
Ve hepsi bize gelecektir...
"Devlet kuruyoruz" demekle DEVLET kurulmaz! İnanın içecek su bile bulamazlar!
Türkiye'nin kardeşliği her zaman herkes için önemlidir! Bunu en iyi PENTAGON bilir. Hatta Pentagon "Türkiye büyük devlettir hangi oyunla karşımıza çıkacaktır!" diye gece gündüz düşünmektedir!.
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakÇirkin Amerikalı geldi aşka! 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarKürtleri kazanmanın vaktidir 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUKürt Sorunu ve demokrasi ilişkisi üzerine 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNÜç kırılma 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTANToplumsal Fakirleşmeye Siyasetin Katkısı 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet İNSELYitirileni Değil Yeniyi Ararken 27.01.2026 Tüm Yazıları
-
Baskın ORANSuriye olayı ve Türkiye’deki “Süreç” 23.01.2026 Tüm Yazıları
-
DOĞAN ÖZGÜDENTam 80 yıl sonra aynı komplo, aynı ihanet! 22.01.2026 Tüm Yazıları
-
Melih ALTINOKBarzaniler Suriye’de PKK’yı niçin gazlıyor? 21.01.2026 Tüm Yazıları
-
Kemal CANSuriye’de olanın adını koymak 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Taner AKÇAMHrant 19 yıldır bizimle bir başka yaşıyor 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEŞara’nın sakalı 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Doğu Ergilİnanç, siyaset ve şiddet üzerine bir manifesto 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan AlbayrakSadece “Suriye Cumhuriyeti” 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Sedat KAYABarbarlık Çağı 5.01.2026 Tüm Yazıları
-
Berrin SönmezŞalvar sevdası “yeni gömlek” ölçütünün habercisi mi? 1.01.2026 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdulmenaf KIRAN11. YARGI PAKETİ, YENİ ADALETSİZLİK VE EŞİTSİZLİKLER YARATTI 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet İlhanKararsızlığın Erdemi: Kesinliğin Gölgesinde Düşünmek 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nuray MERTİslamcılık Öldü mü? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat BELGEYüzdük yüzdük 22.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BULAÇHakim sınıfın iki zümresi 11.12.2025 Tüm Yazıları
-
SİBEL HÜRTAŞCHP programı halka ne vadediyor? Nasıl bir parlamenter sistem? 9.12.2025 Tüm Yazıları
-
Galip DALAYOrta Doğu, Trump Amerika’sına Uyum Sağlıyor 3.12.2025 Tüm Yazıları
-
Sezin ÖNEYŞu meşhur “İznik Konsili” 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Zekeriya KurşunDağıstan Cumhuriyeti ve Ayna Gamzatova 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fikret BilaAK Parti çekingen 26.11.2025 Tüm Yazıları
-
Necati KURÇOCUK HAKLARI EVRENSEL BİLDİRGESİ 19.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zeki ALPTEKİNEmeğin Sosyolojisi ve Kapitalizmin Geleceği: Marx vs. Marx 16.11.2025 Tüm Yazıları
-
Mehveş EVİNYerel yönetimlerle işbirliği kültür politikası için hayati 13.11.2025 Tüm Yazıları
-
M.Latif YILDIZÇÖZÜM SÜRECİ KOMİSYON VE EKMEN 12.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zülfü DİCLELİKeşke… 4.11.2025 Tüm Yazıları
-
Etyen MAHÇUPYANKemalizm mi daha ‘iyi’, (Yeni) İttihatçılık mı? (3) 25.10.2025 Tüm Yazıları
-
Hasan Bülent KAHRAMAN‘Parlak gelecek’ ve sol gelecek... 12.10.2025 Tüm Yazıları
-
Metin Karabaşoğluİnsanların devletlerle savaşı 9.10.2025 Tüm Yazıları
-
İlnur ÇEVİKTrump’ın dünyasına hoşgeldiniz… 3.10.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ata UÇUMTERÖRSÜZ TÜRKİYE’YE GEÇİŞ SÜRECİ! 14.09.2025 Tüm Yazıları
-
Hakan AKSAYPutin, Trump’ı parmağında oynatmaya devam ediyor 17.08.2025 Tüm Yazıları
-
Gülçin AVŞARSorumluktan kaçmak umuttan kaçmaktır 12.08.2025 Tüm Yazıları
-
Alper GÖRMÜŞZora girmiş bir anlatı: “ABD emperyalizminin değişmez stratejik hedefi bağımsız Kürt devleti” 1.08.2025 Tüm Yazıları
-
Abdullah KıranYeni süreç ve Suriye denklemi 27.07.2025 Tüm Yazıları
-
Cihan AKTAŞTahran bir kez daha bombalanırken 23.06.2025 Tüm Yazıları
-
Aydın SelcenDemokrasiye giderken cumhuriyetten olmak 17.06.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet ÖZTÜRKÇetin Uygur bir kitaba sığar mı? 10.05.2025 Tüm Yazıları
-
Yüksel TAŞKINİktidar milli iradeyi “tapulu arazisi” sandığı için büyük bir bedel ödeyecek 22.04.2025 Tüm Yazıları
-
Ayhan ONGUNDEMOKRATİK EĞİTİM MÜCADELESİNE ADANMIŞ YAŞAMLAR 21.04.2025 Tüm Yazıları
-
Pelin CENGİZTrump’ın yeni vergileri diye yazılır, ‘post modern merkantilizm’ diye okunur 7.04.2025 Tüm Yazıları
-
Cennet USLUİktidar neden umduğunu bulamadı? 2.04.2025 Tüm Yazıları
-
Hayko BAĞDATSokaklarda yükselen ses 28.03.2025 Tüm Yazıları
-
Halil BERKTAYPKK ve Türk solcuları (4) “Dağlarında gerilla var memleketimin” 16.03.2025 Tüm Yazıları
-
Haluk YurtseverKaosta 'hegemonya' arayışı 11.03.2025 Tüm Yazıları
-
Arzu YILMAZHodri Meydan 10.03.2025 Tüm Yazıları
-
Aydın ÜnalParti ve iktidar 25.02.2025 Tüm Yazıları
-
Ümit KIVANÇİç duvarlar 10.02.2025 Tüm Yazıları
-
İhsan DAĞIİmamoğlu nasıl kurtulur? 1.02.2025 Tüm Yazıları
-
Kemal ÖZTÜRKKürt meselesindeki psikolojik bariyerler 17.01.2025 Tüm Yazıları
-
Münir AKTOLGABATI’DAN FARKLI BİR ÖRNEK OLARAK TÜRKİYE’DE VE ARAP ÜLKELERİNDE DEVRİMCİ DÖNÜŞÜM DİYALEKTİĞİ... 16.12.2024 Tüm Yazıları
-
Cenk DoğanÜRETİCİLERE İLK OLARAK KOOPERATİF LAZIM 4.12.2024 Tüm Yazıları
-
Cevat KORKMAZFiller ve Çimen... 22.11.2024 Tüm Yazıları
-
Tuncer KÖSEOĞLUTamirhanelere giden toplar… 4.11.2024 Tüm Yazıları
-
Ayşe HÜRDevletin Muhteşem Örgütlenmesi: 6-7 Eylül 1955 Pogromu 9.09.2024 Tüm Yazıları
-
Ferhat KENTEL“Maarif” marifetiyle yeni “makbul vatandaş” kurma çabaları 26.07.2024 Tüm Yazıları
-
Banu Güven“Bozkurt” Almanya’da sahaya indi 4.07.2024 Tüm Yazıları
-
İBRAHİM Ö. KABOĞLUDevlet ve yürütme kaç başlı? 27.06.2024 Tüm Yazıları
-
Gürbüz ÖZALTINLICHP’nin normalleşme politikası Erdoğan’a mı yarar? 21.06.2024 Tüm Yazıları
-
Oya BAYDARBir yazamama yazısı 14.06.2024 Tüm Yazıları
-
Bayram ZİLANAK Parti’de değişim gecikiyor mu? 4.06.2024 Tüm Yazıları
-
Soli ÖzelBetül Tanbay'ın gözünden "Gezi"nin tarihi 30.05.2024 Tüm Yazıları
-
Reha RUHAVİOĞLUTürkiye’de Kürtçenin Durumu: Gidişat, İmkânlar ve Fırsatlar 18.05.2024 Tüm Yazıları
-
Atilla AytemurBingöl Erdumlu Kitabı: Film gibi hayat* 24.01.2024 Tüm Yazıları
-
Şahin ALPAY"Ergun Abi"ye veda 10.11.2023 Tüm Yazıları
-
Ahmet ALTANYüzyıllık cumhuriyet başarılı mı başarısız mı? 29.10.2023 Tüm Yazıları
-
Levent GültekinDin, insanları kardeş yapar mı? 26.09.2023 Tüm Yazıları






























































































































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
7.01.2018
31.10.2018
30.10.2018
25.10.2018
24.10.2018
23.10.2018
18.10.2018
12.10.2018
11.10.2018
10.10.2018