Fehim TAŞTEKİN
Tozu dumanı eksik olmayan Irak topraklarının yası da intikamı da toz tutmuyor. Ekim 2021’deki seçimlerden beri hükümet kuramayan Irak, Şii-Sünni çatışmalarından sonra Şii-Şii gerilimiyle iç savaş korkusu yaşıyor. Krizin bir tarafında da Kürtler arası uzlaşmazlık var.
Irak’ın işgal yıllarıydı. Başbakan İbrahim el Caferi’yi yumuşak bulan ABD Başkanı George W. Bush daha sert bir adam arıyordu. Parçaladıkları Irak’ta direngen unsurların tepesine binecek, herkesi hizalayacak. Saddam’dan sonra bir Saddam. Amerikan projesine uygun bir Saddam.
Bush, ABD’nin Bağdat Büyükelçisi Zalmay Khalilzad’dan Caferi’yi bertaraf etmesini istiyordu. CIA’in bulduğu alternatif, babası İranlı olan Ali el Edib idi. Khalilzad, CIA’e çıkışıyordu: “30 milyonluk bir ülkede yeteneksiz Cafer ve İranlı Edib’ten başkası yok mu?”
CIA’in aklında biri daha vardı: “Nuri el Maliki.”
Khalilzad sicilini soruyordu. Yanıt aranan adamı tarif ediyordu: “Temiz. Aleyhine kayıt yok. Caferi’den daha sert. İran rejimine karşı koyabilecek gibi duruyor.”
Maliki, Saddam döneminde Dava (Davet) Partisi’nin hücre lideriydi. İran’da üslenip Saddam’la savaşan, Sünniler arasında “İran’ın ajanları” diye bakılan Davetçilerdendi.
Khalilzad, Maliki’nin başbakanlığı için Şii, Sünni ve Kürt liderlerin yanı sıra İran’ın da onayını almıştı.
Maliki’den elimine etmesi beklenen grupların başında Amerikan ve İngiliz güçlerine kafa tutan Şii din adamı Mukteda el Sadr’ın Mehdi Ordusu geliyordu. Maliki 2008’de Irak ordusunu Mehdi Ordusu’nun üzerine salarak dağıttığında Amerikalılar bile şaşırmıştı. Beri tarafta Sünnileri El Kaide ve IŞİD’e iten mezhepçi politikalardan da sorumluydu. Sünnileri, Baas’ın yeniden örgütlenip iktidara döneceği bir nüfuz alanı olarak görüyordu. Sünniler de Maliki’yi hala İran’ın adamı sayıyordu. Aslında değildi. İran’ın, Şiilerin başbakanlık koltuğunda olmasının hatırına rıza gösterdiği bir adamdı. Maliki, İran’la bağlantıları Ketaib Hizbullah’ın lideri Mehdi el Mühendis ve Asaib Ehl’ül Hak’ın lideri Kays el Hazali gibi isimlerle kuruyordu. Maliki’nin başbakanlığına öteki Şiileri ikna eden de Kudüs Gücü Komutanı Kasım Süleymani idi. Amerikalılara göre Süleymani Amerikan askerlerini öldürmek için hiçbir fırsatı kaçırmasa da Irak’ta düğümleri çözen kişiydi.
Maliki asi Şiileri hizaya sokarken küskün Sünnilerin yeni rejimle barışını bozacak bir istikametteydi. Amerikalıların Sünni aşiretlerden örgütlediği Sehva (Uyanış) milislerinin orduya entegre edilmesine karşıydı. Bunların ilk fırsatta darbe yapmasından korkuyordu. Khalilzad’ın ardından Bağdat’a büyükelçi atanan Ryan Crocker’e göre, Maliki, 1958’de Kral Faysal’ı devirip monarşi dönemini kapatan, 1963’de Baasçı darbenin ardından asılan General Abdulkerim Kasım’a hayrandı ama onu ipe götüren zayıflıklarından da dersler çıkarmıştı:
“(Maliki) Bir gruba karşı ötekini destekliyordu, kirli oyun işe yaradığında bu kez desteklediği grubun üzerine gidiyordu ki çok fazla güçlenmesinler. Gözünü korkut, baskı yap, rüşvet ver, aldat ve sonra tersini yap.”
Baasçılar geri döner korkusuyla sürekli düşman üretiyordu. IŞİD’in palazlanıp Musul dahil Sünni ağırlıklı kentleri domino taşı gibi düşürmesinin birincil sorumlusuydu. Ve iktidarı 2014’te feci bir Irak tablosuyla bıraktı.
SADR’IN KODLARI
Şimdi Maliki yeniden iktidara oynuyor. Geçmişin hiçbir günahından etkilenmeden. Karşısında duran da 2008’de silah çektiği Sadr. Sadr, 2019’dan beri İran etkisine, Haşd el Şaabi’ye, beceriksiz, yağmacı ve yolsuz hakim partilere karşı yükselen itiraz üzerinde sörf yaparak 2021’deki seçimin galibi oldu.
Tahran’ın yol haritasına meydan okuduğu halde Sadr’a “İran düşmanı” demek abartılı olabilir. Ayrışmayı tanımlayan iki önemli husustan söz edilebilir: Reflekslerinde geleneksel Fars Şiiliğine karşı Arap Şiiliği öne çıkıyor. Siyaseten de ‘Irak milliyetçisi’ bir çizgiye oynuyor. Tüm yabancı güçlerin Irak’tan el çekmesi gerektiğini söylerken işaret ettiği; İran’ın müdahale unsurları, eğitim-danışmanlık adı altında tutulan Amerikan güçleri ve PKK gerekçesiyle genişleyen Türk askeri varlığı. Sadr bu ruh haline uygun olarak mecliste Kürtler ve Sünnilerle oluşturduğu bloka da Vatanı Kurtarma İttifakı adını verdi. Bunun alt metninde “Irak’ı geri alma” önermesi yatıyor.
Sadr mecliste en kalabalık grubun lideri olarak 2005’ten bu yana cari uygulamanın aksine çoğunluk hükümeti kurmak isteyince Şii grupların çatısı Koordinasyon Çerçevesi’ni karşısına almış oldu. Şimdiye kadarki hükümetlerde belli başlı tüm partiler pay alıyordu. Koordinasyon Çerçevesi’ne göre Sadr seçimin galibi olabilir ama mezhepçi kotalara göre Sünniler meclis başkanı, Kürtler cumhurbaşkanını belirlerken başbakan adayını tayin etmek de meclisteki bütün Şii grupların ortak kararı olmalı. İranlılar da Şiilerin ortak bir aday üzerinde anlaşmalarından sonra Sünniler ve Kürtlerle masaya oturulması gerektiğini söylüyor.
Koordinasyon Çerçevesi’nde Maliki’nin Kanun Devleti, Hadi el Amiri’nin Fetih Koalisyonu, Kays el Hazeli’nin Asayib Ehl’ül Hak Hareketi, Ammar el Hekim’in Ulusal Hikmet Akımı ve eski Başbakan Haydar el İbadi’nin Nasr Koalisyonu yer alıyor. Bu dizinde İran’la ilişkileriyle öne çıkanlar Amiri ve Hazeli.
HÜKÜMETİ KURMA SAVAŞLARI
Sadr başından beri Maliki’nin yanı sıra Amiri ve Hazeli ile hükümet kurmaya yanaşmadı. Sadr Şii partilerle ortaklaşmak yerine Kürt cephesinden Kürdistan Demokrat Partisi (KDP) ve Sünni bloktan Muhammed el Halbusi ve Hamis Harçer ile anlaşarak çoğunluk hükümeti kurmayı denedi. Sünni blokla uzlaşma gereği Meclis Başkanlığı’na Halbusi seçildi. Fakat Kürtlere tahsis edilen cumhurbaşkanlığına sıra gelince iş bozuldu. Kürtlerin iki yakası ortak aday çıkaramadı. Kürdistan Başkanlığı, Kürdistan Demokrat Partisi’ndeyken (KDP) Irak Cumhurbaşkanlığı’nın Kürdistan Yurtseverler Birliği’ne (KYB) verilmesi yönündeki uzlaşma önceki seçimde bozulmuştu. KDP artık Irak Cumhurbaşkanlığı'nı da istiyor. Bu ısrarın arkasında Türkiye’nin yönlendirmesi de var. Ankara, İran’a yakın duran ve PKK’ye karşı işbirliğine yanaşmayan KYB’nin üzerini çizmiş durumda. KYB ise Berhem Salih’in yeniden seçilmesinde ısrar ediyor. KDP, Sadr’la uzlaştıktan sonra Hoşyar Zebari’yi öne sürdü. Zebari yargı marifetiyle diskalifiye edilince bu sefer Reber Ahmed aday gösterildi. Koordinasyon Çerçevesi, Sadr’ın hükümet kurmasını bloke etti. Mecliste toplanma sayısı için gerekli üçte ikilik çoğunluk sağlanamadığı için üç denemede de seçim yapılamadı. Bu sefer Sadr “Buyurun siz deneyin” dedi. Karşı taraf da kuramadı. Restleşmeler sürerken Sadr haziranda kendine bağlı 74 vekili istifa ettirerek rest çekti. Yasa gereği en çok oy alan ikinci sıradaki vekiller boşluğu doldurunca bundan en fazla Kanun Devleti yararlandı. Maliki yeniden el yükseltti. Sadr bir tweet mesajıyla Maliki’nin başbakanlık heveslerini gömdü.
MALİKİ’NİN BOMBA GİBİ DÜŞEN SES KAYITLARI
Hükümet çıkmazının tam ortasında 13 Temmuz’da Maliki’nin ses kaydı sızdırıldı. Kızılca kıyamet koptu. Maliki geniş bir cephe açıyordu: Sadr’a korkak, hain, vahşi, cahil, komplocu ve yolsuz diyordu. Sadr ülkenin lideri olursa Şiiliğin kaybolacağını savunuyordu. Sadr’ın önce İranlılar tarafından silahlandırıldığını, sonra İngiliz ajanı olduğunu iddia ediyordu. Haşd el Şaabi’yi “Korkaklar kümesi” diye aşağılarken gruptaki Ketaib Hizbullah ve Asaib Ehl’ul Hak’ın İran’ın kontrolünde olduğunu söylüyordu. Bir İngiliz komplosu olarak Şiileri iktidardan uzaklaştırmak için farklı partiler içinden Baasçıların devlete sızdırıldığını öne sürüyordu. “Bütün Sünniler korkunç, yani, çoğu” ifadesini kullanıyordu. Maliki sıradaki sahnenin savaş olacağını öngörürken sadece kendi kabilesi Beni Malik’e güvendiğini vurguluyordu.
Sadr önce taraftarlarını öfke cumasına çağırdı, ardından Maliki’ye “Tevbe et, siyasetten çekil” diye seslendi.
Irak skandal ses dosyalarıyla çalkalanırken Koordinasyon Çerçevesi 25 Temmuz’da eski bakan Muhammed Şiya el Sudani’yi aday gösterdi. Sadr 27 Temmuz’da taraftarlarını meclise göndererek yanıt verdi. “Mesaj yerine ulaştı, iki rekât namaz kılın, evlerinize dönün” diyerek eylemi bitirdi. Sadr, Sudani’yi Maliki’nin adamı olarak görüyor. Iraklı kaynaklara göre Sudani, İran’ın da seçimi değil. İran’ın karşı çıkmadığı bir aday.
Krizde son perde, Koordinasyon Çerçevesi’nin KYB ve Sünni bloktan Hamis Harçer’i yanına alarak 30 Temmuz’da cumhurbaşkanı seçimi için meclisi toplamaya karar vermesiyle açıldı. Koordinasyon Çerçevesi’nin Kürtlerle ilgili tutumu şuydu:
“KDP ve KYB ortak adayda anlaşırsa itirazımız olmaz. Uzlaşma olmazsa KYB’nin adayını destekleriz.”
Tabii bu arada KDP, Sadr ile ortaklıktan dolayı eli boş döndüğü için pozisyonunu gözden geçirmek durumunda kalabilir. Neyse Sadr, rakiplerin meclisi toplama hamlesine aynı gün meclisi işgal ederek yanıt verdi.
İÇ SAVAŞ KORKUSU
Meclis işgalinin ardından korkulan şuydu: Sadr’a karşı Yeşil Bölge’de silahla poz veren Maliki, milisleri sokağa dökerek ülkeyi iç savaşa sürükleyebilir. Haşd el Şaabi’nin göstericilere karşı devreye girmesi felaketle sonuçlanabilir. Fakat Koordinasyon Çerçevesi’nin devleti ve kurumları savunmak için barışçıl gösteri çağrısı ivedilikle geri çekildi. Bu, Şii blokta herkesin Maliki ile aynı fikirde olmadığı çıkarımlarına neden oldu. Amiri ve Hekim gibi liderler diyalog çağrısı yaptı. Belki frene basılmasında İran’ın müdahalesi etkili oldu. Kasım Süleymani’nin halefi İsmail Kaani, 27 Temmuz’da Bağdat’a gitmişti. Fakat anayasa değişikliği ve devrim diye tutturan Sadr geri adım atmayınca Koalisyon Çerçevesi bugün için halkı barışçıl gösterilere çağırdı. Tehlikeli bir restleşme hali sürüyor. İran’ın tavrı kadar bu tür gerilimlerin alacağı istikamette Necef Havzası’nın en büyük dini mercii Büyük Ayetullah Ali Sistani’nin vereceği işaretleri görmek gerekir.
Bu krizin nasıl aşılacağı konusunda kimsede sihirli bir formül yok. Kürdistan Yönetimi tarafları Erbil’e davet etti. Tarafların pozisyonu değişmediği sürece erken seçim de aynı çıkmaza gebe. Dış müdahale akla geliyor. Eskiden ABD ve İran’ın birlikte devreye girmesi işleyen bir yoldu. ABD, Süleymani’yi öldürerek bu zemini yok etti. 10 aydır Şiilerin ortaklaşamaması ve işin bu noktaya gelmesi Kaani’nin selefinin çizmelerini dolduramadığını gösteriyor.
Ayrıca Irak’ta eli olan tüm güçlerin kapasitesi aşındı. İşin içine bu denli giren İran eskisi kadar tayin edici olamıyor. ABD ve Türkiye de bu krizi sonlandıracak ya da yönlendirecek güçlü araçlara sahip değil. Ankara, Irak sınırları içindeki askeri operasyonlar, sayıları artan üsler ve son olarak Zaho katliamı nedeniyle Bağdat’ta ‘istenmeyen aktör’ konumuna düştü. Başbakan Mustafa el Kazımi ile iyi ilişkilere rağmen ABD de bugün birbirine bilenen gruplar üzerinde etkili olamıyor. Aslanların ülkesinde kırk haramiler zamanı. Aslan yokluğundan mıdır nedir?
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakÇirkin Amerikalı geldi aşka! 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarKürtleri kazanmanın vaktidir 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUKürt Sorunu ve demokrasi ilişkisi üzerine 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNÜç kırılma 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTANToplumsal Fakirleşmeye Siyasetin Katkısı 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet İNSELYitirileni Değil Yeniyi Ararken 27.01.2026 Tüm Yazıları
-
Baskın ORANSuriye olayı ve Türkiye’deki “Süreç” 23.01.2026 Tüm Yazıları
-
DOĞAN ÖZGÜDENTam 80 yıl sonra aynı komplo, aynı ihanet! 22.01.2026 Tüm Yazıları
-
Melih ALTINOKBarzaniler Suriye’de PKK’yı niçin gazlıyor? 21.01.2026 Tüm Yazıları
-
Kemal CANSuriye’de olanın adını koymak 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Taner AKÇAMHrant 19 yıldır bizimle bir başka yaşıyor 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEŞara’nın sakalı 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Doğu Ergilİnanç, siyaset ve şiddet üzerine bir manifesto 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan AlbayrakSadece “Suriye Cumhuriyeti” 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Sedat KAYABarbarlık Çağı 5.01.2026 Tüm Yazıları
-
Berrin SönmezŞalvar sevdası “yeni gömlek” ölçütünün habercisi mi? 1.01.2026 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdulmenaf KIRAN11. YARGI PAKETİ, YENİ ADALETSİZLİK VE EŞİTSİZLİKLER YARATTI 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet İlhanKararsızlığın Erdemi: Kesinliğin Gölgesinde Düşünmek 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nuray MERTİslamcılık Öldü mü? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat BELGEYüzdük yüzdük 22.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BULAÇHakim sınıfın iki zümresi 11.12.2025 Tüm Yazıları
-
SİBEL HÜRTAŞCHP programı halka ne vadediyor? Nasıl bir parlamenter sistem? 9.12.2025 Tüm Yazıları
-
Galip DALAYOrta Doğu, Trump Amerika’sına Uyum Sağlıyor 3.12.2025 Tüm Yazıları
-
Sezin ÖNEYŞu meşhur “İznik Konsili” 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Zekeriya KurşunDağıstan Cumhuriyeti ve Ayna Gamzatova 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fikret BilaAK Parti çekingen 26.11.2025 Tüm Yazıları
-
Necati KURÇOCUK HAKLARI EVRENSEL BİLDİRGESİ 19.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zeki ALPTEKİNEmeğin Sosyolojisi ve Kapitalizmin Geleceği: Marx vs. Marx 16.11.2025 Tüm Yazıları
-
Mehveş EVİNYerel yönetimlerle işbirliği kültür politikası için hayati 13.11.2025 Tüm Yazıları
-
M.Latif YILDIZÇÖZÜM SÜRECİ KOMİSYON VE EKMEN 12.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zülfü DİCLELİKeşke… 4.11.2025 Tüm Yazıları
-
Etyen MAHÇUPYANKemalizm mi daha ‘iyi’, (Yeni) İttihatçılık mı? (3) 25.10.2025 Tüm Yazıları
-
Hasan Bülent KAHRAMAN‘Parlak gelecek’ ve sol gelecek... 12.10.2025 Tüm Yazıları
-
Metin Karabaşoğluİnsanların devletlerle savaşı 9.10.2025 Tüm Yazıları
-
İlnur ÇEVİKTrump’ın dünyasına hoşgeldiniz… 3.10.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ata UÇUMTERÖRSÜZ TÜRKİYE’YE GEÇİŞ SÜRECİ! 14.09.2025 Tüm Yazıları
-
Hakan AKSAYPutin, Trump’ı parmağında oynatmaya devam ediyor 17.08.2025 Tüm Yazıları
-
Gülçin AVŞARSorumluktan kaçmak umuttan kaçmaktır 12.08.2025 Tüm Yazıları
-
Alper GÖRMÜŞZora girmiş bir anlatı: “ABD emperyalizminin değişmez stratejik hedefi bağımsız Kürt devleti” 1.08.2025 Tüm Yazıları
-
Abdullah KıranYeni süreç ve Suriye denklemi 27.07.2025 Tüm Yazıları
-
Cihan AKTAŞTahran bir kez daha bombalanırken 23.06.2025 Tüm Yazıları
-
Aydın SelcenDemokrasiye giderken cumhuriyetten olmak 17.06.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet ÖZTÜRKÇetin Uygur bir kitaba sığar mı? 10.05.2025 Tüm Yazıları
-
Yüksel TAŞKINİktidar milli iradeyi “tapulu arazisi” sandığı için büyük bir bedel ödeyecek 22.04.2025 Tüm Yazıları
-
Ayhan ONGUNDEMOKRATİK EĞİTİM MÜCADELESİNE ADANMIŞ YAŞAMLAR 21.04.2025 Tüm Yazıları
-
Pelin CENGİZTrump’ın yeni vergileri diye yazılır, ‘post modern merkantilizm’ diye okunur 7.04.2025 Tüm Yazıları
-
Cennet USLUİktidar neden umduğunu bulamadı? 2.04.2025 Tüm Yazıları
-
Hayko BAĞDATSokaklarda yükselen ses 28.03.2025 Tüm Yazıları
-
Halil BERKTAYPKK ve Türk solcuları (4) “Dağlarında gerilla var memleketimin” 16.03.2025 Tüm Yazıları
-
Haluk YurtseverKaosta 'hegemonya' arayışı 11.03.2025 Tüm Yazıları
-
Arzu YILMAZHodri Meydan 10.03.2025 Tüm Yazıları
-
Aydın ÜnalParti ve iktidar 25.02.2025 Tüm Yazıları
-
Ümit KIVANÇİç duvarlar 10.02.2025 Tüm Yazıları
-
İhsan DAĞIİmamoğlu nasıl kurtulur? 1.02.2025 Tüm Yazıları
-
Kemal ÖZTÜRKKürt meselesindeki psikolojik bariyerler 17.01.2025 Tüm Yazıları
-
Münir AKTOLGABATI’DAN FARKLI BİR ÖRNEK OLARAK TÜRKİYE’DE VE ARAP ÜLKELERİNDE DEVRİMCİ DÖNÜŞÜM DİYALEKTİĞİ... 16.12.2024 Tüm Yazıları
-
Cenk DoğanÜRETİCİLERE İLK OLARAK KOOPERATİF LAZIM 4.12.2024 Tüm Yazıları
-
Cevat KORKMAZFiller ve Çimen... 22.11.2024 Tüm Yazıları
-
Tuncer KÖSEOĞLUTamirhanelere giden toplar… 4.11.2024 Tüm Yazıları
-
Ayşe HÜRDevletin Muhteşem Örgütlenmesi: 6-7 Eylül 1955 Pogromu 9.09.2024 Tüm Yazıları
-
Ferhat KENTEL“Maarif” marifetiyle yeni “makbul vatandaş” kurma çabaları 26.07.2024 Tüm Yazıları
-
Banu Güven“Bozkurt” Almanya’da sahaya indi 4.07.2024 Tüm Yazıları
-
İBRAHİM Ö. KABOĞLUDevlet ve yürütme kaç başlı? 27.06.2024 Tüm Yazıları
-
Gürbüz ÖZALTINLICHP’nin normalleşme politikası Erdoğan’a mı yarar? 21.06.2024 Tüm Yazıları
-
Oya BAYDARBir yazamama yazısı 14.06.2024 Tüm Yazıları
-
Bayram ZİLANAK Parti’de değişim gecikiyor mu? 4.06.2024 Tüm Yazıları
-
Soli ÖzelBetül Tanbay'ın gözünden "Gezi"nin tarihi 30.05.2024 Tüm Yazıları
-
Reha RUHAVİOĞLUTürkiye’de Kürtçenin Durumu: Gidişat, İmkânlar ve Fırsatlar 18.05.2024 Tüm Yazıları
-
Atilla AytemurBingöl Erdumlu Kitabı: Film gibi hayat* 24.01.2024 Tüm Yazıları
-
Şahin ALPAY"Ergun Abi"ye veda 10.11.2023 Tüm Yazıları
-
Ahmet ALTANYüzyıllık cumhuriyet başarılı mı başarısız mı? 29.10.2023 Tüm Yazıları
-
Levent GültekinDin, insanları kardeş yapar mı? 26.09.2023 Tüm Yazıları






























































































































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
28.01.2026
20.01.2026
12.01.2026
5.01.2026
30.12.2025
26.12.2025
15.12.2025
8.12.2025
26.11.2025
11.11.2025