Mahmut ÖVÜR
Öncesinde kopan fırtınalar, itibarsızlaştırmalar, ihraçlar ve sonunda kurultayda yaşananlar işin sadece görünen yüzü. İşin bir de öteki yüzü var. Öteki yüzünde çok daha derin siyasi ayrışmalar yer alıyor.
CHP'den söz ediyorum, CHP, tarihinde yaşanan Güven Partisi ya da Ecevit'in DSP'si gibi ciddi bir yol ayrımında.
Bu konuda Yılmaz Ateş, Onur Öymen, Yıldıray Sapan gibi eski CHP'liler uzun zamandır siyaseten CHP'nin yürüyüşünü kaygıyla izliyordu. Daha çok da Doğu Akdeniz ve Libya gibi dış politika konularında Kılıçdaroğlu yönetiminin savrulduğunu ve "yerli-milli" bir duruş sergilemediğini söylüyorlardı.
İlginçtir geleneksel CHP'lileri rahatsız eden bu durum, "Çukur medyası"yla birlikte organize edilen "Saray'a giden CHP'li" haberine kadar, Muharrem İnce'yi hiç rahatsız etmedi. Böyle bir eleştiri de yoktu.
Dahası İnce, o ana kadar CHP'nin izlediği "HDP-PYD hattına ve FETÖ'ye selam siyaseti"ni bir adım daha ileri götürmüş ve FETÖ konusunda ABD'den arayanların mesajını meydanlarda seslendirerek küresel mahfillere selamı bile göndermişti.
Şimdi durum çok farklı ki İnce, CHP tabanında yaşanan rahatsızlığı dikkate alarak dolaylı da olsa çok çarpıcı bir tespit yapıyor: "Partinin bir ayağı Kandil, diğer ayağı Brüksel'de olmayacak. İki ayağı da Ankara'da olacak"
Bundan daha ağır bir eleştiri olamaz ama şu sorunun cevabı da merak ediliyor: Peki, CHP yönetiminin Kandil-Brüksel hattı arasındaki siyaseti yeni mi ortaya çıktı?
Elbette hayır, İnce de bunu iyi biliyor ama o "pozisyonunu" sürdürmek uğruna hep sustu.
Şimdi konuşuyor çünkü son kurultayda yolun sonu göründü. Ayrıca CHP tabanında dış politika nedeniyle yaşanan rahatsızlık da son 10 yılın en yüksek noktasında.
İşte İnce bu zemini bir fırsata çevirmek istiyor. Biraz da hızlı davranarak CHP'yi, küreselcilerin ve küreselci solun yönetmesine itiraz ederek doğru bir yerde pozisyon alıyor. Hatta bu tavrıyla, daha "milli ve yerli bir CHP" hazırlığı yapan eski CHP'lilerin çıkışının da önünü kesiyor. Onları bir anlamda kendisine "mahkum" ediyor.
Çünkü İnce bu çıkışı yapmasa -etkili olur veya olmaz- Onur Öymen ve Yılmaz Ateş gibi isimlerin içinde olduğu eski CHP'liler 37'nci Kurultay'dan sonra yol ayrımına gelmiş hatta üç seçenekli bir yol haritası bile hazırlamışlardı.
Parti içinde açık ve sert bir mücadele başlatmak,
Yeni bir parti kurmak veya
DSP ile görüşüp ortak bir yol haritası çizmek.
Gördüğüm kadarıyla bu hesabın içinde Muharrem İnce yoktu. Sanıyorum o da bunu gördü ve hızla hareket ederek öne geçti.
Aslında İnce'nin harekete geçişi eski CHP'liler için de iyi bir fırsat. Çünkü eski CHP'liler ortaya yeni bir isim çıkaramadı. Ayrıca hem rahatsız olan parti kadroları arasında hem de CHP'nin değiştiğini düşünen sosyolojide İnce'nin çok daha büyük bir karşılığı var.
Bu da öyle "çukur medyası"nın dediği gibi yüzde 1 veya 2-3 değil, çok daha fazla. Bunun bir nedeni de İnce'ye sadece CHP içindeki memnuniyetsizler değil, İYİ Parti ve Deva Partisi'ne gideceklerin de oy verebilir olması.
Kılıçdaroğlu, ABD'li Rand Corporation Raporu'nu dinleyerek yeni "dostları"na kucak açarken, parti içindeki dostlarını kaybetti daha da kaybedecek gibi görünüyor.
Yazarlar
-
Mehmet Ali ALÇINKAYA2026’ya Girerken; Barış, Demokratik Toplum ve Enternasyonal Özgürlük Yürüyüşü... 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünGemini’ye göre 2026’da Türkiye… 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİVicdansız senenin kelimesi dijital vicdanmış 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Taha AkyolKara bir yıl 2025 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciOkudukça yoksullaşan bir ülkeyiz 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEBölücüler ve Ülkücüler 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ocaktan2026’da deliler çağına karşı bir umut ışığı yanar mı? 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKErken Cumhuriyet dönemi eleştirileri: Revizyonizm mi, Türk usülü “woke” mu? 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURHavf ve reca arasında yeni bir yıla... 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİNAfrika Boynuzu’ndaki oyun: İsrail kime şah çekti? 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZTürkiye’ye özgü sürecin muhasebesi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORU2026: Beklentiler, beklentiler… 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENNasıl anılmak isterdiniz? 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUÇözüm için mücadele demokrasi için mücadeledir 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRTürkiye'de davaların portresine kısa bir bakış: Hâlâ en güçlü ortak talep neden adalet? 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçLeyla Zana ve Gözde Şeker ne yaptı? 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRUyuşturucu dosyasındaki sürpriz isim! "Cumhurbaşkanımızın tensipleri ile…" 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞYENİ YILDA DA KURU EKMEK BİZİ BEKLİYOR… 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇER23 yılın en kötüsü 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKANİktidar medyası infilak etti 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞUlus devlet, milli egemenlik, çevre, insan hakları, uyuşturucu ve Venezuela 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRTBir fotoğraf karesinden çok daha ötesi... 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Kemal CAN2025 giderken 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALRTÜK ve basın özgürlüğüne geçit yok… 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENRaporların Gösterdiği 28.12.2025 Tüm Yazıları



























Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
6.08.2020
28.05.2019
6.05.2019
3.05.2019
2.05.2019
28.04.2019
21.04.2019
19.04.2019
18.04.2019
13.04.2019