Murat AKSOY
Türkiye zor ve önemli dönemden geçiyor. Bir adım geriye çekilip daha geniş bir tarihsel aralıktan Türkiye'nin değişim çizgisine baktığınızda bu değişimin hem boyutunu hem de niteliğini görebilirsiniz.
Bir noktadan sonra bu değişimi kim/leri/in taşıdığının bir anlamı yok. Çünkü önemli olan değişimin kendisi ve değişimin yaşandığı süreç. Bu süreç içinde iseniz ve değişime fikren katılıyorsanız eleştirilerinize rağmen bu değişimin yanında olmanız kadar normal bir durum yok. Türkiye'de bir grup akademisyen, aydın ve yazar birbirinden bağımsız olarak bu noktada. Bu birbirinden bağımsız insanları grup olarak algılanmasına yol açan şey yaşanan 'değişimin' yanında olmaları.
Bu değişim sürecinin ana referansı 'siyaset'. Yani söz söyleyebilme, bunu kamusal alana taşıma ve karar süreçleri ile buluşturma iradesini savunma. Değişimin yanında olanların esas derdi ve önem verdiği nokta bu. O yüzden kimden gelirse gelsin siyasete sahip çıkan her türlü iyi niyetli girişime sahip çıkıp destekliyor.
Kürt sorunu bağlamında başlayan 'açılım'a destek nedeni budur. Üstelik sonuçsuz görünse bile. Çünkü aslolan süreç ve o süreçte yaşanan karşılıklı etkileşimdir. Siyasete karşılıklı etkileşim kanallarının açılması olarak baktığımız için 'naif' kabul edilsek bile bundan vazgeçmemiz mümkün değil.
Ancak bu durumun yeterince anlaşılır olmadığını gelen tepkilerden görüyoruz. Bazıları bilmedikleri için 'anlamıyor', bazıları ise anlamamayı 'patalojik' duruma dönüştürdüğü için anlamıyor.
Son durumun bir örneğini önceki gün okuma fırsatım oldu. Özgür Gündem gazetesinden 'yaş'ça benden büyük olan Veysi Sarısözen benim bir önceki yazımda sorduğum 'Çatı Partisi'nde kim siyaset yapacak?' sorusuna yazısının bir yerinde cevap vermiş. Yazı esas olarak Hilal Kaplan'ın Nuray Mert ve Ece Temelkuran'ı eleştirdiği iki yazısına cevap veriyor ama beni de Hilal ile 'kafadar' yazar sınıfına sokup cevap vermeyi ihmal etmiyor. Sarısözen'in "... Kürt Özgürlük Hareketi'yle dayanışma içindeki aydınlara karşı yönlendirmekten ve Çatı Partisi'ni doğmadan boğmaya çalışmaktan başka hiçbir anlama gelmiyor" cümlelerinden anlıyorum ki, Hilal'e cevap verse de bir derdi de benim önceki yazımın başlığındaki soru. Bu görüşümü destekleyen cümlelerini Türk aydınlarına çağrı yaparak şöyle bitiriyor Sarısözen; "Ve son bir söz: Ey Türk aydını, eğer bu Çatı Partisi'ni yukarıdaki yazarın (beni kastediyor MA) dediği gibi, gerçekten de Öcalan ve Kandil yönetecekse, bundan siz değil, sizi korkutmak isteyenler korksun. Çünkü onların yönettiği örgütler, biz Türk aydınlarının yönettiği örgütlere hiç mi hiç benzemiyor.".
'Aydın' olmayı kimlik üzerinden ayıran Sarısözen yazısının Türk aydınlarına seslendiği son cümleleri kendi pozisyonunu göstermesi açısından hayli öğretici; "Çünkü onların (Öcalan ve Kandil MA.) yönettiği örgütler, biz Türk aydınlarının yönettiği örgütlere hiç mi hiç benzemiyor.". Eğer benzemiyorsa sorun, kendi ifade ettiği için söyleyeyim Sarısözen ve zihnen Sarısözen gibi olanlardadır.
'Çatı Partisi'nde kim siyaset yapacak?' başlıklı yazımda şu sorunun cevabının aradım, 'Farklı sol partiler, kuruluşlar, aydınlar ve yazarlarla yapılan ve hedefi bir 'çatı partisi' kurmak olan girişimler 2007 ve 2008'de başarısız olmuşken –ki ben o dönem bu girişimin 2 toplantısına davet üzerine katıldım-, 12 Haziran seçimlerinde oluşturulan blok üzerinden aynı deneme başarılı olabilir mi?'. Soru/m bu kadar net.
Ben birçok sebep ileri sürebilecekken iki temel nedenden dolayı 'çatı partisi' girişiminin başarılı olamayacağını söyledim. Neydi bunlar;
n Çatı Partisi'nin ana gövdesini 'kimlik siyaseti' yapan Kürt siyasetinin oluşturmasıdır.
n Bu girişimin toplumsal bir talep değil yani 'siyaset yapanlardan' değil, bizatihi Öcalan'dan gelmiş olmasıdır. Bu iki nedenden dolayı bu girişimin parti kurulsa dahi hedeflediği başarıyı (Türkiye Partisi olma) yakalayamayacağını ifade ettim.
Aslında ileri sürdüğüm bu iki nedenin içinde, böyle bir girişimin nasıl başarılı olabileceğinin formülü de gizli. Ama Sarısözen'in deyimiyle 'Kürt Özgürlük Hareketi'ne dayanışma içinde olan Türk aydınları - Sarısözen dahil-, dimağlarını o kadar teslim etmişler ki gerçekle bağları kopmuş adeta.
Eğer Sarısözen benim yukarda cevabını aradığım soruya 'çatı partisi neden başarılı olabilir' diye bir yazı ile cevap verseydi Kürt sorununun çözülmesine, siyasete daha önemli bir katkı yapmış olurdu. Sarısözen'in ifade ettiği gibi derdim Türk aydınlarının –artık kimse onlar- Kürt sorununa duyarlılıklarını törpülemek ya da azaltmak değil tersine, sorunun çözülmesine yapabilirsem katkı yapmaktır. Elbette Sarısözen'in "bu yazmayarak yapabilirisin" dediğini duyar gibiyim. Ama önemi yok.
Benden 'yaş'ça büyük bu Türk aydınlarının –ki bunların çoğu Marksist soldan geliyor- temel sorunları şu; hayatları boyunca yaşadıkları hayal kırıklığını hayatlarının son demlerinde kendi içinde homojen hale gelen Kürt siyasetinde itibar görmek. Bunun için Kürt siyasetine sadece akıl vermekle kalmıyorlar, sözcülüğe de soyunuyorlar. Kısaca kendilerini 'özel', 'önemli' hissettikleri için Kürt muhipliğe soyunuyorlar. Bu onlara yetiyorsa aynen devam edebilirler. Ama böyle davranarak Kürt siyasetine ve Kürtlere kötülük yaptıklarını fark etmelerinde fayda var.
Türkiye'nin yaşadığı değişim süreci, sadece siyasette değil gündelik hayatın her alanında büyük değişimlere yol açıyor. Entelektüel alandan medyaya kadar birçok alan bu değişimden nasibini alıyor. Her alanda yepyeni insanlar ortaya çıkıyor. 'Eski Türkiye'de elde ettekleri konumları, imtiyazları 'yeni Türkiye' koşullarında kaybedenler, kaybettiklerinin sorumlusu olarak AK Parti'yi görüyorlar. AK Parti'yi 'öteki' yapan her şeye neredeyse koşulsuz destek veriyorlar. Sorun sadece Kürt sorununa duyarlı olanların fikirlerini değiştirmesi değil, hiç fikri olmayanların bile Kürt soru üzerinden AK Parti'yi hedef almalarının nedeni bu.
Son olarak Sarısözen o soruma bir cevap vermeyip kafasında kurduğu 'Türk aydınlarının Kürtlere desteğinin önünü kesme' teorisini yazdı. Ama ben 'Çatı Partisi nasıl başarılı olur?' sorusuna kendi cevabımı vereyim;
* Bu girişim BDP'den değil, gerçek sol parti, kurum, aydın ve yazarlardan gelir ve söylem ve eylem olarak esas gövdeyi oluşturdukları zaman.
* Türk ya da Kürt fark etmeden aydın olmanın vasfının en başta şiddete de, üst iradeye de eleştirel bakacak kadar özgür olduğu hatırlayıp, sorunun çözümüne katkı sağladığı zaman.
Kendisini de 'Türk aydın' sınıfına koyan Sarısözen benim derdimi anlayacak mı önümüzdeki yazılarında göreceğiz.
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarKürtleri kazanmanın vaktidir 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakÇirkin Amerikalı geldi aşka! 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTANToplumsal Fakirleşmeye Siyasetin Katkısı 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUKürt Sorunu ve demokrasi ilişkisi üzerine 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNÜç kırılma 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet İNSELYitirileni Değil Yeniyi Ararken 27.01.2026 Tüm Yazıları
-
Baskın ORANSuriye olayı ve Türkiye’deki “Süreç” 23.01.2026 Tüm Yazıları
-
DOĞAN ÖZGÜDENTam 80 yıl sonra aynı komplo, aynı ihanet! 22.01.2026 Tüm Yazıları
-
Melih ALTINOKBarzaniler Suriye’de PKK’yı niçin gazlıyor? 21.01.2026 Tüm Yazıları
-
Kemal CANSuriye’de olanın adını koymak 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Taner AKÇAMHrant 19 yıldır bizimle bir başka yaşıyor 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEŞara’nın sakalı 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan AlbayrakSadece “Suriye Cumhuriyeti” 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Doğu Ergilİnanç, siyaset ve şiddet üzerine bir manifesto 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Sedat KAYABarbarlık Çağı 5.01.2026 Tüm Yazıları
-
Berrin SönmezŞalvar sevdası “yeni gömlek” ölçütünün habercisi mi? 1.01.2026 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdulmenaf KIRAN11. YARGI PAKETİ, YENİ ADALETSİZLİK VE EŞİTSİZLİKLER YARATTI 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet İlhanKararsızlığın Erdemi: Kesinliğin Gölgesinde Düşünmek 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nuray MERTİslamcılık Öldü mü? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat BELGEYüzdük yüzdük 22.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BULAÇHakim sınıfın iki zümresi 11.12.2025 Tüm Yazıları
-
SİBEL HÜRTAŞCHP programı halka ne vadediyor? Nasıl bir parlamenter sistem? 9.12.2025 Tüm Yazıları
-
Galip DALAYOrta Doğu, Trump Amerika’sına Uyum Sağlıyor 3.12.2025 Tüm Yazıları
-
Sezin ÖNEYŞu meşhur “İznik Konsili” 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Zekeriya KurşunDağıstan Cumhuriyeti ve Ayna Gamzatova 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fikret BilaAK Parti çekingen 26.11.2025 Tüm Yazıları
-
Necati KURÇOCUK HAKLARI EVRENSEL BİLDİRGESİ 19.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zeki ALPTEKİNEmeğin Sosyolojisi ve Kapitalizmin Geleceği: Marx vs. Marx 16.11.2025 Tüm Yazıları
-
Mehveş EVİNYerel yönetimlerle işbirliği kültür politikası için hayati 13.11.2025 Tüm Yazıları
-
M.Latif YILDIZÇÖZÜM SÜRECİ KOMİSYON VE EKMEN 12.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zülfü DİCLELİKeşke… 4.11.2025 Tüm Yazıları
-
Etyen MAHÇUPYANKemalizm mi daha ‘iyi’, (Yeni) İttihatçılık mı? (3) 25.10.2025 Tüm Yazıları
-
Hasan Bülent KAHRAMAN‘Parlak gelecek’ ve sol gelecek... 12.10.2025 Tüm Yazıları
-
Metin Karabaşoğluİnsanların devletlerle savaşı 9.10.2025 Tüm Yazıları
-
İlnur ÇEVİKTrump’ın dünyasına hoşgeldiniz… 3.10.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ata UÇUMTERÖRSÜZ TÜRKİYE’YE GEÇİŞ SÜRECİ! 14.09.2025 Tüm Yazıları
-
Hakan AKSAYPutin, Trump’ı parmağında oynatmaya devam ediyor 17.08.2025 Tüm Yazıları
-
Gülçin AVŞARSorumluktan kaçmak umuttan kaçmaktır 12.08.2025 Tüm Yazıları
-
Alper GÖRMÜŞZora girmiş bir anlatı: “ABD emperyalizminin değişmez stratejik hedefi bağımsız Kürt devleti” 1.08.2025 Tüm Yazıları
-
Abdullah KıranYeni süreç ve Suriye denklemi 27.07.2025 Tüm Yazıları
-
Cihan AKTAŞTahran bir kez daha bombalanırken 23.06.2025 Tüm Yazıları
-
Aydın SelcenDemokrasiye giderken cumhuriyetten olmak 17.06.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet ÖZTÜRKÇetin Uygur bir kitaba sığar mı? 10.05.2025 Tüm Yazıları
-
Yüksel TAŞKINİktidar milli iradeyi “tapulu arazisi” sandığı için büyük bir bedel ödeyecek 22.04.2025 Tüm Yazıları
-
Ayhan ONGUNDEMOKRATİK EĞİTİM MÜCADELESİNE ADANMIŞ YAŞAMLAR 21.04.2025 Tüm Yazıları
-
Pelin CENGİZTrump’ın yeni vergileri diye yazılır, ‘post modern merkantilizm’ diye okunur 7.04.2025 Tüm Yazıları
-
Cennet USLUİktidar neden umduğunu bulamadı? 2.04.2025 Tüm Yazıları
-
Hayko BAĞDATSokaklarda yükselen ses 28.03.2025 Tüm Yazıları
-
Halil BERKTAYPKK ve Türk solcuları (4) “Dağlarında gerilla var memleketimin” 16.03.2025 Tüm Yazıları
-
Haluk YurtseverKaosta 'hegemonya' arayışı 11.03.2025 Tüm Yazıları
-
Arzu YILMAZHodri Meydan 10.03.2025 Tüm Yazıları
-
Aydın ÜnalParti ve iktidar 25.02.2025 Tüm Yazıları
-
Ümit KIVANÇİç duvarlar 10.02.2025 Tüm Yazıları
-
İhsan DAĞIİmamoğlu nasıl kurtulur? 1.02.2025 Tüm Yazıları
-
Kemal ÖZTÜRKKürt meselesindeki psikolojik bariyerler 17.01.2025 Tüm Yazıları
-
Münir AKTOLGABATI’DAN FARKLI BİR ÖRNEK OLARAK TÜRKİYE’DE VE ARAP ÜLKELERİNDE DEVRİMCİ DÖNÜŞÜM DİYALEKTİĞİ... 16.12.2024 Tüm Yazıları
-
Cenk DoğanÜRETİCİLERE İLK OLARAK KOOPERATİF LAZIM 4.12.2024 Tüm Yazıları
-
Cevat KORKMAZFiller ve Çimen... 22.11.2024 Tüm Yazıları
-
Tuncer KÖSEOĞLUTamirhanelere giden toplar… 4.11.2024 Tüm Yazıları
-
Ayşe HÜRDevletin Muhteşem Örgütlenmesi: 6-7 Eylül 1955 Pogromu 9.09.2024 Tüm Yazıları
-
Ferhat KENTEL“Maarif” marifetiyle yeni “makbul vatandaş” kurma çabaları 26.07.2024 Tüm Yazıları
-
Banu Güven“Bozkurt” Almanya’da sahaya indi 4.07.2024 Tüm Yazıları
-
İBRAHİM Ö. KABOĞLUDevlet ve yürütme kaç başlı? 27.06.2024 Tüm Yazıları
-
Gürbüz ÖZALTINLICHP’nin normalleşme politikası Erdoğan’a mı yarar? 21.06.2024 Tüm Yazıları
-
Oya BAYDARBir yazamama yazısı 14.06.2024 Tüm Yazıları
-
Bayram ZİLANAK Parti’de değişim gecikiyor mu? 4.06.2024 Tüm Yazıları
-
Soli ÖzelBetül Tanbay'ın gözünden "Gezi"nin tarihi 30.05.2024 Tüm Yazıları
-
Reha RUHAVİOĞLUTürkiye’de Kürtçenin Durumu: Gidişat, İmkânlar ve Fırsatlar 18.05.2024 Tüm Yazıları
-
Atilla AytemurBingöl Erdumlu Kitabı: Film gibi hayat* 24.01.2024 Tüm Yazıları
-
Şahin ALPAY"Ergun Abi"ye veda 10.11.2023 Tüm Yazıları
-
Ahmet ALTANYüzyıllık cumhuriyet başarılı mı başarısız mı? 29.10.2023 Tüm Yazıları
-
Levent GültekinDin, insanları kardeş yapar mı? 26.09.2023 Tüm Yazıları
-
Ayhan AKTARŞair Roni Margulies’in ardından… 7.08.2023 Tüm Yazıları
-
Ceyda KaranBiden ve iki cephede birden yenilgi 30.06.2023 Tüm Yazıları
































































































































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
8.02.2019
23.11.2018
20.11.2018
16.11.2018
13.11.2018
10.11.2018
6.01.2018
3.01.2018
30.10.2018
26.10.2018