Murat AKSOY
Seçim sonuçlarını konuştuğumuz Metropol Araştırma Şirketi Yöneticisi Özer Sencar;“Tayyip Bey şu ana kadar ki yönetimi ile halkın yaklaşık yüzde 50’sinin desteğini aldı. Dolayısıyla şu ana kadar ki sürdürdüğü politikasını devam ettirecektir” dedi ve ekledi“Cemaatin dışındaki muhalefete de sert davranması muhtemeldir.”
Sencar, Demirtaş ile ilgili olarak da; “HDP’de Selahattin Demirtaş onurlu bir şekilde görevden ayrılması sağlanarak iktidarla daha uyumlu bir kişiyi eş başkan yapmaları. Böyle bir HDP, AKP ile yeni anayasa konusunda anlaşabilir” dedi.
Seçimlerde sizin şirketiniz dahil pek çok araştırma şirketi tahminde yanıldı. Neye bağlıyorsunuz bunu?
Türkiye’de parti bağlılığı yüksek bir seçmen kitlesi olduğu bilinir. Bu durum seçim süreçlerinde partilerin yürüttüğü kampanyaların etkileyebileceği seçmen sayısının düşük olmasını da beraberinde getirmektedir. Örneğin daha önceki seçimlerde seçmenlerin karar verme süreçleri incelendiğinde, ancak % 5’inin seçimlere 1 hafta kala hangi partiye oy vereceklerine karar verdikleri görülmektedir. Fakat 1 Kasım seçimleri uzun süredir tekrarladığımız seçim kodlarının birçoğunu olduğu gibi bunu da değiştirdi.
Mesela..
Türkiye’nin Nabzı Kasım araştırmamızın bulgularına göre; seçmenlerin % 9’u hangi partiye oy vereceklerine seçim öncesindeki son haftada karar verdiklerini belirtmişlerdir, hatta bu kitlenin yaklaşık yarısı yani % 4,5 oranında bir seçmen kitlesi kararlarını sandık başında verdiklerini belirtmiştir. Dolayısıyla seçmenin tavrını geç belirlemesi ve bu belirsiz olan tavrını araştırmacılardan gizlemesi tahminlerdeki yanılgının ana eksenini oluşturuyor denilebilir. Sonuçta 4 ayda iki kez parti değiştirmek kolay açıklanabilir bir durum da değil.
SEÇİMİ DAVUTOĞLU DEĞİL ERDOĞAN KAZANDI
Seçmeni ne etkiledi?
Son 1 haftada partilerini belirleyen seçmenlerin yarısının 1 Kasım seçimlerinde AKP’ye oy verdikleri görülmektedir. Yani AKP’ye oy veren yaklaşık 5 puanlık seçmen bu kararını son bir hafta içinde vermiştir. AKP’nin seçim kampanyasının ana eksenini istikrarın sağlanması oluşturuyordu. Son hafta karar veren 5 puanlık bu seçmen grubunun % 53’ü istikrar, % 24’ü ekonominin düzeltilmesi, % 17’si ise teröre karşı mücadele için AKP’ye oy verdiğini belirtmiştir. Görünen o ki; ekonomideki kötüye gidişat ve özellikle artan terör olayları AKP’nin yürütmüş olduğu “istikrar” kampanyasının başarılı olmasını sağlamıştır.
Seçimi kim kazandı?
Seçimin ilk kazananı açık ve net bir şekilde AKP’dir. Ama AKP derken hepimiz biliyor ki asıl kazanan Tayyip beydir. Çünkü bütün stratejiyi hazırlayan, uygulayan Tayyip Erdoğan’dır. AKP içerisindeki organlar değil, Başbakan değil. Dolayısıyla kazanan Tayyip Bey’dir. Doğal olarak Tayyip Bey’in kazanması demek AKP’nin kazanması demektir. Nitekim seçmen de benzer bir algıya sahiptir. İsim belirtmeden açık uçlu biçimde sorduğumuz ‘AKP’nin başarısında en etkili isim kimdir?’ sorusunun karşılığı Erdoğan’a işaret etmektedir. Toplumun % 65’i AKP’nin başarısının arkasındaki ‘lider’in Cumhurbaşkanı Erdoğan olduğunu söylemektedir. Ancak % 17 Davutoğlu’nu etkili bulmaktadır.
ERDOĞAN DEĞİŞMEYECEK
Şimdi yüzde 49’luk bir AKP iktidarı var. Nasıl devam eder?
Tayyip Bey şu ana kadar ki yönetimi ile halkın yaklaşık yüzde 50’sinin desteğini aldı. Dolayısıyla şu ana kadar ki sürdürdüğü politikasını ve davranışını değiştirmeyecektir. Cemaati ve cemaatin elindeki kurumları tasfiye edecektir. Cemaatin dışındaki muhalefete de sert davranması muhtemeldir.
Bu durumda ülke yönetilebilir mi?
2010 referandumuna kadar AKP demokrasinin çıtasını yukarı çıkardı. Ama 2010 referandumundan sonra ülkeyi kendi zihinlerindeki gibi yönetmeyi tercih ettiler. Bu demokrasinin güçlenmesi değil Tayyip Erdoğan’ın güçlenmesi olarak ortaya çıktı. Bu durum bundan sonraki süreçte de devam edecektir.
Buna Tayyip Erdoğan rejimi diyebilir miyiz?
Bunun adının ben değil siyaset bilimciler koysunlar.
ERDOĞAN’IN YENİ ANAYASAYA İHTİYAÇ YOK
Bu yaklaşım devam ederse, uzlaşma, yeni anayasa nasıl mümkün olacak?
Ben yeni anayasanın AKP-HDP işbirliği ile yapılabileceğini düşünüyorum.
Bu mümkün mü?
Mümkün, şöyle. Benim tahminim, HDP’de Selahattin Demirtaş onurlu bir şekilde görevden ayrılması sağlanarak iktidarla daha uyumlu bir kişiyi eş başkan yapmaları. Böyle bir HDP, AKP ile yeni anayasa konusunda anlaşabilir. Eğer bu olmazsa AKP, MHP ile bu imkanı deneyebilir. En azından referanduma götürecek bir sayıyı MHP’den karşılamayı deneyebilir. İlginç bir soru sorayım size.
Buyrun…
Tayyip beyin anayasa değiştirmeye ihtiyacı var mı?
Yok mu?
Bence yok. Eğer gerçekten istiyorsa HDP ya da MHP’yle uzlaşma deneyebilir. Ben açıkçası bir değişiklik ihtiyacı olduğunu düşünmüyorum. Tayyip bey, mevcut yasalar ve mevcut imkânlar içerisinde zaten ülkeyi bir başkan gibi yönetiyor, bundan sonra da yönetmeye devam edecek. Şu anda Tayyip Bey’i engelleyebilecek onun davranışlarını kontrol edebilecek herhangi bir kişi ve güç yok. Tayyip bey aynı şekilde AKP’ye de hakim. Ne başbakan ne de bakanlar onun kontrolü dışında bir adım atabilir. Dolayısıyla yoğun bir anayasa değişikliği ihtiyacı söz konusu olmayabilir.
PKK, HDP VE DEMİRTAŞ’I İTİBARSIZLAŞTIRMAYA ÇALIŞTI
Sçimin başka kazananı var mı?
PKK’dır. Bence 7 Haziran’da oyunu yüzde 13’lere çıkaran HDP ve Selahattin Demirtaş’ın başarısı Kandil’deki PKK liderleri tarafından hoş karşılanmadı. Ben iki polisin evde öldürülmesi, Dağlıca, Iğdır, yerel yönetimlerdeki öz yönetim, demokratik özerklik ilan ve kurma gayretlerinin tamamının PKK tarafından bilinçli olarak yapıldığını düşünüyorum. Hedefleri HDP ve Selahattin Demirtaş’ın itibarın kırmak ve onu elemine etmek amacıyla yapıldığını düşünüyorum. Yani PKK’nın yaptıkları yönetime karşı bir terör hareketinden ziyade Selahattin Demirtaş ve HDP’yi itibarsızlaştırma operasyonuydu. Sonuç olarak HDP ve Demirtaş toplumda ciddi bir güç ve itibar kaybına uğramıştır.
ÖNCELİK EKONOMİDEN TERÖRE DÖNDÜ AKP KAZANDI
1 Kasım seçiminde ne değişti, 7 Haziran’a göre?
7 Haziran seçimlerinde halk iktidara bir uyarı mesajı verdi. AKP’yi tek başına iktidar yapmadı. Halk, tek başına iktidar yerine bir koalisyonun daha sağlıklı olabileceğini düşündü. Bunun bir başka sonucu şu idi: muhalefet partileri de kendi arasında bir hükümet kurabilir çoğunluğa sahip oldu. Ama MHP’nin özel tavrı nedeni ile üç muhalefet partisi bir araya gelip bir koalisyon kuramadı.
Bu süreçte ilk kırılma nerede yaşandı?
Meclis başkanlığı seçiminde. Cumhurbaşkanı Erdoğan, Deniz Baykal’ı kullanarak muhalefetin kendi arasında bir meclis başkanı çıkaramayacağı bir pozisyon üretti ve AKP’li bir vekil Meclis Başkanı oldu. Meclis Başkanlığı AKP’ye geçtikten sonra Tayyip Bey erken seçime gidebiliriz demiştir kanaatindeyim. Sonuç olarak MHP, koalisyona uzak duruyordu. CHP çok arzulu ve hevesleydi hatta Davutoğlu da koalisyon yapmak istiyordu ama Tayyip Bey ustaca taktiklerle süreyi doldurup seçim kararı aldı.
Ülkede de çok şey yaşandı…
Elbette; Türkiye’de dört ay içerisinde pek çok olay yaşandı. Özellikle terör olayları halkı bunalttı. Burada halk şöyle düşündü sanıyorum: “Seçim yaptık ve muhalefete iktidar olma şansı tanıdık. Muhalefet bu şansı, çok basit nedenler ve inanılmaz öngörüsüzlüklerle kullanamadı”. Halk bu sefer açık ve net bir şekilde tekrar AKP’ye yöneldi. Bizim halkımız hem sağduyulu hem de pragmatisttir. AKP’nin koalisyon belirsizliği, terör ve ekonomide görülen belirsizlikleri ‘istikrar’ parantezine alarak topluma sunması karşılık bulmuştur.
AKP KAYBETTİĞİ TÜM OYLARI ALDI
Peki partileri ele alalım. Oy değişimleri nasıl ve neden yaşandı?
Partilerin oy değişimlerinin rotalarını detaylı olarak Türkiye’nin Nabzı abonelerimizle paylaşmaktayız, fakat kısaca, özellikle AKP’nin oy kaynaklarına değinecek olursak; 1 Kasım’da kararını değiştirerek AKP’ye oy vermiş en büyük kitle 7 Haziran’da MHP’ye oy vermiş seçmenlerdir. Seçim sonrası araştırma sonuçlarındaki partiler arası oy geçişlerindeki net rakamlara baktığımızda; AKP’nin %49,5 seviyesindeki oyunun 3,6 puanı 7 Haziran’da MHP’ye oy verdiği görülmektedir. Nitekim MHP 1 Kasım’da 4,4 puan oy kaybetmiştir. 1 Kasım’da AKP’ye oy geçişi görünen en ilginç adres CHP’dir. İstatistiksel olarak anlamlı seviyede olmasa da 7 Haziran’da CHP’yi tercih eden 1,8 puanlık bir seçmen grubunun 1 Kasım’da AKP’ye oy verdiği görülmektedir. AKP’nin bir diğer oy kaynağı ise, HDP’dir. Tahmin edilenin aksine 1 Kasım’da HDP’den AKP’ye geçen seçmen sadece 0,6 puanlık bir kitledir. Ayrıca AKP’ye yaklaşık 1 puanlık diğer partilerden (daha çok SP tabanından) ve 1,6 puan 7 Haziran’da sandığa gitmeyen küskün AKP’lilerden geldiği görülmektedir.
AŞİRET VE DİNİ LİDERLERİN GÜCÜ
HDP’den nasıl oy aldı AKP?
Az önce de bahsettiğim gibi; tahmin edilenin aksine 1 Kasım’da HDP’den AKP’ye geçen seçmen sadece 0,6 puanlık bir kitledir. Güneydoğu’daki operasyonlar devam ederken Tayyip Bey’in bölgedeki feodal aşiret ve dini liderlerle birebir toplantı yaparak görüştüğü haberi sızdı kamuoyuna. Bu, milliyetçi olmayan muhafazakar dindar ve inançları nedeniyle PKK’yı hiçbir zaman benimsememiş olan muhafazakar dindar seçmenlere yönelik çok güçlü bir mesajdı. Bu mesajı, HDP’den AKP’ye geçen bu kısıtlı oy desteğinin açıklaması olarak okumak da mümkün.
Araştırma sonuçları ne diyor?
7 Haziran’dan 1 Kasım’a HDP’den AKP’ye yönelen seçmenlerin neden parti tercihlerini değiştirdiklerine baktığımızda ise “terörün son bulması” söyleminin öne çıktığı tespit edilmiştir. Ama HDP’nin 1 Kasım’da kaybettiği oy desteğinin yöneldiği tek veya en önemli adres AKP değildi. 7 Haziran’da HDP’ye oy veren 0,8 puanlık bir seçmen kitlesinin 1 Kasım’da CHP’ye oy verdiği anlaşılmaktadır. HDP’nin 7 Haziran’da sıkça belirtilen “emanet oyların” bir kısmını muhafaza edebildiği, fakat bir kısmını kaybettiği görülmektedir. Bunun yanı sıra, HDP’nin sandığa gitmeyen seçmenin bulunduğu ve bu kitlenin %0,9 seviyesinde olduğu tespit edilmiştir. Bu durum bize HDP’nin 1 Kasım’da seçmenini sandığa taşımakta sorun yaşadığını ve kaybettiği 2 puanın yarısının adresini açıklamaktadır.
MHP’DE DEĞİŞİM OLMAZ
MHP liderlik tartışmaları başladı. Mümkün mü bir değişim?
O partinin kararı. Eğer liderlerinden memnunlarsa tutsunlar değillerse değiştirsinler. Ama ben MHP’de bir değişim yapılabileceğini zannetmiyorum. Devlet Bahçeli istifa etmediği sürece MHP’de lider değişikliği yapılabilmesinin dış dinamiklerin de etkisiyle çok zor olacağını düşünüyorum.
http://yeniarayis.com/roportaj/2015/11/demirtas-tasfiye-edilebilir/
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarKürtleri kazanmanın vaktidir 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakÇirkin Amerikalı geldi aşka! 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUKürt Sorunu ve demokrasi ilişkisi üzerine 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTANToplumsal Fakirleşmeye Siyasetin Katkısı 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNÜç kırılma 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet İNSELYitirileni Değil Yeniyi Ararken 27.01.2026 Tüm Yazıları
-
Baskın ORANSuriye olayı ve Türkiye’deki “Süreç” 23.01.2026 Tüm Yazıları
-
DOĞAN ÖZGÜDENTam 80 yıl sonra aynı komplo, aynı ihanet! 22.01.2026 Tüm Yazıları
-
Melih ALTINOKBarzaniler Suriye’de PKK’yı niçin gazlıyor? 21.01.2026 Tüm Yazıları
-
Kemal CANSuriye’de olanın adını koymak 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Taner AKÇAMHrant 19 yıldır bizimle bir başka yaşıyor 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEŞara’nın sakalı 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Doğu Ergilİnanç, siyaset ve şiddet üzerine bir manifesto 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan AlbayrakSadece “Suriye Cumhuriyeti” 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Sedat KAYABarbarlık Çağı 5.01.2026 Tüm Yazıları
-
Berrin SönmezŞalvar sevdası “yeni gömlek” ölçütünün habercisi mi? 1.01.2026 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdulmenaf KIRAN11. YARGI PAKETİ, YENİ ADALETSİZLİK VE EŞİTSİZLİKLER YARATTI 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet İlhanKararsızlığın Erdemi: Kesinliğin Gölgesinde Düşünmek 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nuray MERTİslamcılık Öldü mü? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat BELGEYüzdük yüzdük 22.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BULAÇHakim sınıfın iki zümresi 11.12.2025 Tüm Yazıları
-
SİBEL HÜRTAŞCHP programı halka ne vadediyor? Nasıl bir parlamenter sistem? 9.12.2025 Tüm Yazıları
-
Galip DALAYOrta Doğu, Trump Amerika’sına Uyum Sağlıyor 3.12.2025 Tüm Yazıları
-
Zekeriya KurşunDağıstan Cumhuriyeti ve Ayna Gamzatova 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Sezin ÖNEYŞu meşhur “İznik Konsili” 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fikret BilaAK Parti çekingen 26.11.2025 Tüm Yazıları
-
Necati KURÇOCUK HAKLARI EVRENSEL BİLDİRGESİ 19.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zeki ALPTEKİNEmeğin Sosyolojisi ve Kapitalizmin Geleceği: Marx vs. Marx 16.11.2025 Tüm Yazıları
-
Mehveş EVİNYerel yönetimlerle işbirliği kültür politikası için hayati 13.11.2025 Tüm Yazıları
-
M.Latif YILDIZÇÖZÜM SÜRECİ KOMİSYON VE EKMEN 12.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zülfü DİCLELİKeşke… 4.11.2025 Tüm Yazıları
-
Etyen MAHÇUPYANKemalizm mi daha ‘iyi’, (Yeni) İttihatçılık mı? (3) 25.10.2025 Tüm Yazıları
-
Hasan Bülent KAHRAMAN‘Parlak gelecek’ ve sol gelecek... 12.10.2025 Tüm Yazıları
-
Metin Karabaşoğluİnsanların devletlerle savaşı 9.10.2025 Tüm Yazıları
-
İlnur ÇEVİKTrump’ın dünyasına hoşgeldiniz… 3.10.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ata UÇUMTERÖRSÜZ TÜRKİYE’YE GEÇİŞ SÜRECİ! 14.09.2025 Tüm Yazıları
-
Hakan AKSAYPutin, Trump’ı parmağında oynatmaya devam ediyor 17.08.2025 Tüm Yazıları
-
Gülçin AVŞARSorumluktan kaçmak umuttan kaçmaktır 12.08.2025 Tüm Yazıları
-
Alper GÖRMÜŞZora girmiş bir anlatı: “ABD emperyalizminin değişmez stratejik hedefi bağımsız Kürt devleti” 1.08.2025 Tüm Yazıları
-
Abdullah KıranYeni süreç ve Suriye denklemi 27.07.2025 Tüm Yazıları
-
Cihan AKTAŞTahran bir kez daha bombalanırken 23.06.2025 Tüm Yazıları
-
Aydın SelcenDemokrasiye giderken cumhuriyetten olmak 17.06.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet ÖZTÜRKÇetin Uygur bir kitaba sığar mı? 10.05.2025 Tüm Yazıları
-
Yüksel TAŞKINİktidar milli iradeyi “tapulu arazisi” sandığı için büyük bir bedel ödeyecek 22.04.2025 Tüm Yazıları
-
Ayhan ONGUNDEMOKRATİK EĞİTİM MÜCADELESİNE ADANMIŞ YAŞAMLAR 21.04.2025 Tüm Yazıları
-
Pelin CENGİZTrump’ın yeni vergileri diye yazılır, ‘post modern merkantilizm’ diye okunur 7.04.2025 Tüm Yazıları
-
Cennet USLUİktidar neden umduğunu bulamadı? 2.04.2025 Tüm Yazıları
-
Hayko BAĞDATSokaklarda yükselen ses 28.03.2025 Tüm Yazıları
-
Halil BERKTAYPKK ve Türk solcuları (4) “Dağlarında gerilla var memleketimin” 16.03.2025 Tüm Yazıları
-
Haluk YurtseverKaosta 'hegemonya' arayışı 11.03.2025 Tüm Yazıları
-
Arzu YILMAZHodri Meydan 10.03.2025 Tüm Yazıları
-
Aydın ÜnalParti ve iktidar 25.02.2025 Tüm Yazıları
-
Ümit KIVANÇİç duvarlar 10.02.2025 Tüm Yazıları
-
İhsan DAĞIİmamoğlu nasıl kurtulur? 1.02.2025 Tüm Yazıları
-
Kemal ÖZTÜRKKürt meselesindeki psikolojik bariyerler 17.01.2025 Tüm Yazıları
-
Münir AKTOLGABATI’DAN FARKLI BİR ÖRNEK OLARAK TÜRKİYE’DE VE ARAP ÜLKELERİNDE DEVRİMCİ DÖNÜŞÜM DİYALEKTİĞİ... 16.12.2024 Tüm Yazıları
-
Cenk DoğanÜRETİCİLERE İLK OLARAK KOOPERATİF LAZIM 4.12.2024 Tüm Yazıları
-
Cevat KORKMAZFiller ve Çimen... 22.11.2024 Tüm Yazıları
-
Tuncer KÖSEOĞLUTamirhanelere giden toplar… 4.11.2024 Tüm Yazıları
-
Ayşe HÜRDevletin Muhteşem Örgütlenmesi: 6-7 Eylül 1955 Pogromu 9.09.2024 Tüm Yazıları
-
Ferhat KENTEL“Maarif” marifetiyle yeni “makbul vatandaş” kurma çabaları 26.07.2024 Tüm Yazıları
-
Banu Güven“Bozkurt” Almanya’da sahaya indi 4.07.2024 Tüm Yazıları
-
İBRAHİM Ö. KABOĞLUDevlet ve yürütme kaç başlı? 27.06.2024 Tüm Yazıları
-
Gürbüz ÖZALTINLICHP’nin normalleşme politikası Erdoğan’a mı yarar? 21.06.2024 Tüm Yazıları
-
Oya BAYDARBir yazamama yazısı 14.06.2024 Tüm Yazıları
-
Bayram ZİLANAK Parti’de değişim gecikiyor mu? 4.06.2024 Tüm Yazıları
-
Soli ÖzelBetül Tanbay'ın gözünden "Gezi"nin tarihi 30.05.2024 Tüm Yazıları
-
Reha RUHAVİOĞLUTürkiye’de Kürtçenin Durumu: Gidişat, İmkânlar ve Fırsatlar 18.05.2024 Tüm Yazıları
-
Atilla AytemurBingöl Erdumlu Kitabı: Film gibi hayat* 24.01.2024 Tüm Yazıları
-
Şahin ALPAY"Ergun Abi"ye veda 10.11.2023 Tüm Yazıları
-
Ahmet ALTANYüzyıllık cumhuriyet başarılı mı başarısız mı? 29.10.2023 Tüm Yazıları
-
Levent GültekinDin, insanları kardeş yapar mı? 26.09.2023 Tüm Yazıları
-
Ayhan AKTARŞair Roni Margulies’in ardından… 7.08.2023 Tüm Yazıları



































































































































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
8.02.2019
23.11.2018
20.11.2018
16.11.2018
13.11.2018
10.11.2018
6.01.2018
3.01.2018
30.10.2018
26.10.2018