Murat BELGE
Türkiye her gün geçen biraz daha "zenofobik" bir toplum olmayı başarıyor. Bu "Frenkçe" terim Yunanca "xeno-" yani "yabancı" ile "phobia" yani korku kelimelerinin birleştirilmesiyle türetilmiştir. Buna "ecnebilerden hoşlanmamak" ya da "ecnebiye güvenmemek" de diyebilirsiniz. Bizim ülkede bu "ecnebi" kelimesi gerçekten de ciddi olumsuz anlamlar yüklenmiştir: Bir şey yabancıysa kötüdür!
Türkiye gitgide "zenofobik" oluyor. "Zenofobi"nin en gür kanalları da Cumhurbaşkanı'nın konuşmalarından doğuyor. Olaylar da bu kanalları büyütüyor, besliyor. İşin "fobya" tarafı güçleniyor. "Oraya gitmeyin! Falanca taşıta binmeyin!" vb. Ama "fobya" güçlenirken, "zeno"" kısmı da daralıyor.
Bu "zeno" için çeşitli terimler icat edildi. Önde gelen "mucit" gene Cumhurbaşkanı. Bu yeni sürecin başında Gezi direnişi vardı: Bu direnişi perde arkasından yönlendiren de "faiz lobisi" adında, çoğumuz açısından bilinmedik bir düşmandı. Derken "Üst Akıl" adında, bir başka korkunç düşman peyda oldu. Uzun süre "Kimdir bu? Nerede oturur? Ne yer, ne içer?" diye düşünmemize gerek kalmadı. Bizim "Emperyalizm," "Batı" gibi adlarla tanıdığımız (ve bazılarımızın çoktan beri "düşman" ilân ettiği) dünyanın "yeni adı" olduğu ima edildi - "ima edilmek"ten öteye, tekrarlana tekrarlana toplumsal zihne nakşedildi.
Bu "zeno"lar "ecnebi" olmaktan çıktılar. Şimdi bu kötü işleri yapanlar komşularımız. "FETÖ"nün "gerçek mahiyeti"nin anlaşılmasıyla başladı yeni süreç, "fetöfobi" süreç. Bu "kötü komşular" kendilerini belli etmiyorlar, ama her köşe bucakta varlar. "FETÖ'cü" diye tutuklanıp bir yerlere tıkılanlara bakın, durumu anlarsınız. Hiç aklınıza gelir miydi, yazılarıyla, entelektüel emekleri ve ürünleriyle tanıdığımız bu kişilerin "FETÖ'cü" olacağı? Hem de, hapse atıldıklarına göre, "tehlikeli" FETÖ'cüler olacakları?
Gitgide yanımıza sokulmakta olan "zeno"lar dün bir adım daha attılar. "Döviz teröristleri" çıktı karşımıza. Kim bunlar? Nedir eylemleri? Doğrusu, bunların hiçbirinin kesin bir tanımı yok. Onun için kim olduklarını da iyi bilmiyoruz. Döviz fiyatlarını yükseltenler, bunlar olmalı, mantıken. Ama bunu nasıl yapıyorlar, bilmiyorum. Cumhurbaşkanı bir konuşuyor, döviz fiyatları yükseliyor. Demek işte orada, tam o anda bir şey yapıyorlar. Neyse o yaptıkları, Cumhurbaşkanı konuşur konuşmaz başlıyor "Dolar oldu bilmem kaç lira" teraneleri.
Ama bir eylemlerinin daha olduğunu tahmin edebiliriz. Bu bir "eylem"den çok bir "yok-eylem"; Cumhurbaşkanı "Dolarınızı bozdurun" demişti. Bunlar, bozdurmadılar. Bozdurmuyorlar. Neden? Çünkü, söylendiğine göre, bozdurmayarak terör yapıyorlar. elde silâh terör yapacaklarına, "cepte dolar terörü" yapıyorlar. Ve gene söylendiğine göre, öteki, "elde silâh" terör yapanlardan bir farkları yok.
Bir "aynılaştırma" süreci devam etmekte: "Bunu PKK yaptı, şunu da IŞİD yaptı" demek yok! Neden? Çünkü hepsi "aynı." FETÖ? O da "aynı." Bir zaman "Barış Süreci" denen bir şey vardı. Başlamış giderken birdenbire yığınla Kürt tutuklandı. Kürt kimliğiyle siyaset yapan herkes içeri girmediyse de bir belirsizliğe girdi. O zaman anladık ki - bize anlatıldı - bu tutuklamaları yapanlar Gülen hareketine bağlı savcı ve polisler. Milliyetçi oldukları için "Barış Süreci"ni baltalamak istiyorlar, bu tutuklamalar da bunun için. Bakındık çevremize, doğru olabilir mi? Evet, olabilir gibi görünüyor - "olabilir" değil, "oldu" gibi görünüyor.
Ama şu kısa sürede görüyoruz ki (ya da görmüyoruz" ama bize öyle söyleniyor) PKK ve FETÖ "aynı" şeydir. Bunlar zaten birlikte çalışırlar... diye durumu anlamaya çalışırken "Ben de! Ben de!" diye haykırarak IŞİD gelip katılıyor! Yahu, bunlar Kobane'de birbirlerini öldürmüyorlar mıydı? Amerika "IŞİD'e karşı güvenebileceğim kara gücü" demiyor mu? Ve biz bu nedenle Amerika'ya fena halde gıcık olmuyor muyuz?
Derken, bir sabah uyanınca görüyoruz ki doları bozdurmayanlar da bütün bu silâhlı terör örgütleriyle aynı safta, aynı hain amaçlar çevresinde örgütlenmişler. Onlar da "aynı!" Ha Reina'yı tarayan adam, ha dolarını bozdurmayan (ve esrarengiz yöntemlerle doların değerini artıran) adam, hepsi bir.. Hepsi aynı kapıya çıkar...
Neresi bu kapı? Kimin kapısı?
Tabii Üst-Akıl'ın ve ona benzer çeşitli adlar, sıfatlarla donattığımız "düşman"ın kapısı.
"Aynılaştırmak" demiştim. Böyle bir "aynılaştırma"nın bir yöntemi olmalı. Niçin, birbirinin gözünü oyacağını düşündüğümüz kişiler "aynı" kapta son buluyor? Bu yöntem, "ötekileştirme" olabilir. Herkes öyle bir "ötekileştirirsin" ki, herkes "aynılaşır."
Burada olan bu mu, böyle bir şey mi? Galiba öyle.
Dolayısıyla bu iki işlem, ister istemez tek bir merkezin yapabileceği bir şey. Bir "merkez" diyorum. Ortada bunları düşünen ve böyle adlandıran bir "merkez," bir "ben" olmalı ki, o "ben" çevresinde kim ondan yana, kim değil, buna karar versin. Ondan olmayanları önce "öteki"leştirsin; "bunlar benden değil, bana karşı" desin; öyle olduğuna karar verince de, hepsini "aynı"laştırsın. "Bana karşı olduklarına göre, hepsi aynı, hepsi birbiriyle özdeş!"
İmkânımız olsa da gidip bu "düşman"lara sorsak. "Siz birbirinizle iyi geçinebiliyor musunuz? Birlikte iş yapabiliyor musunuz?" diye sorsak, olumlu cevap almamız mümkün değil gibi görünüyor bana. IŞİD falan filan nedenlerle Türkiye'ye kızıyor ve Türkiye'yi cezalandırmak istiyor olabilir: PKK da filan falan nedenlerle Türkiye'ye kızıyor ve Türkiye'yi cezalandırmak istiyor olabilir. Bunları ve ötekileri aynı torbaya atmamız ve "hepsi aynıdır" mantığı üstünden gitmemiz için neden değil bunlar.
Bunun adı da artık "zenfobi" falan değil. "Bütün dünya bana düşman" kompleksinin topta farklı bir adı var. Ancak ben bunun -sadece- bir kompleks olduğu kanısında değilim, çünkü bu düşünce tarzının siyasî faydası var. Bu mantığa göre kötü giden hiçbir şeyden sen sorumlu değilsin. Kötü giden her şey düşmanlardan ötürü kötü gidiyor. Peki niye bu kadar çok düşman var? Çünkü sen iyisin, onlar kötü. Dolayısıyla ben ne yapsam iyidir, onlar ne yapsa kötüdür.
Her "ben"in bir "biz"i vardır-hayali de olsa. "Ben," bu mantığı "biz"e kabul ettirebiliyorsa, ettirebildiği sürece, ne kadar işe yarar, her derde deva bir açıklama bu! Kabul ettirebildiklerin azalınca, gene aynı mekanizma çalıştırılır: Önce "öteki"leştirilir, sonra "aynı"laştırılırlar...
Sonra...
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakÇirkin Amerikalı geldi aşka! 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarKürtleri kazanmanın vaktidir 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNÜç kırılma 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUKürt Sorunu ve demokrasi ilişkisi üzerine 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTANToplumsal Fakirleşmeye Siyasetin Katkısı 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet İNSELYitirileni Değil Yeniyi Ararken 27.01.2026 Tüm Yazıları
-
Baskın ORANSuriye olayı ve Türkiye’deki “Süreç” 23.01.2026 Tüm Yazıları
-
DOĞAN ÖZGÜDENTam 80 yıl sonra aynı komplo, aynı ihanet! 22.01.2026 Tüm Yazıları
-
Melih ALTINOKBarzaniler Suriye’de PKK’yı niçin gazlıyor? 21.01.2026 Tüm Yazıları
-
Taner AKÇAMHrant 19 yıldır bizimle bir başka yaşıyor 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Kemal CANSuriye’de olanın adını koymak 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Doğu Ergilİnanç, siyaset ve şiddet üzerine bir manifesto 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan AlbayrakSadece “Suriye Cumhuriyeti” 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEŞara’nın sakalı 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Sedat KAYABarbarlık Çağı 5.01.2026 Tüm Yazıları
-
Berrin SönmezŞalvar sevdası “yeni gömlek” ölçütünün habercisi mi? 1.01.2026 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdulmenaf KIRAN11. YARGI PAKETİ, YENİ ADALETSİZLİK VE EŞİTSİZLİKLER YARATTI 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet İlhanKararsızlığın Erdemi: Kesinliğin Gölgesinde Düşünmek 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nuray MERTİslamcılık Öldü mü? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat BELGEYüzdük yüzdük 22.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BULAÇHakim sınıfın iki zümresi 11.12.2025 Tüm Yazıları
-
SİBEL HÜRTAŞCHP programı halka ne vadediyor? Nasıl bir parlamenter sistem? 9.12.2025 Tüm Yazıları
-
Galip DALAYOrta Doğu, Trump Amerika’sına Uyum Sağlıyor 3.12.2025 Tüm Yazıları
-
Zekeriya KurşunDağıstan Cumhuriyeti ve Ayna Gamzatova 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Sezin ÖNEYŞu meşhur “İznik Konsili” 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fikret BilaAK Parti çekingen 26.11.2025 Tüm Yazıları
-
Necati KURÇOCUK HAKLARI EVRENSEL BİLDİRGESİ 19.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zeki ALPTEKİNEmeğin Sosyolojisi ve Kapitalizmin Geleceği: Marx vs. Marx 16.11.2025 Tüm Yazıları
-
Mehveş EVİNYerel yönetimlerle işbirliği kültür politikası için hayati 13.11.2025 Tüm Yazıları
-
M.Latif YILDIZÇÖZÜM SÜRECİ KOMİSYON VE EKMEN 12.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zülfü DİCLELİKeşke… 4.11.2025 Tüm Yazıları
-
Etyen MAHÇUPYANKemalizm mi daha ‘iyi’, (Yeni) İttihatçılık mı? (3) 25.10.2025 Tüm Yazıları
-
Hasan Bülent KAHRAMAN‘Parlak gelecek’ ve sol gelecek... 12.10.2025 Tüm Yazıları
-
Metin Karabaşoğluİnsanların devletlerle savaşı 9.10.2025 Tüm Yazıları
-
İlnur ÇEVİKTrump’ın dünyasına hoşgeldiniz… 3.10.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ata UÇUMTERÖRSÜZ TÜRKİYE’YE GEÇİŞ SÜRECİ! 14.09.2025 Tüm Yazıları
-
Hakan AKSAYPutin, Trump’ı parmağında oynatmaya devam ediyor 17.08.2025 Tüm Yazıları
-
Gülçin AVŞARSorumluktan kaçmak umuttan kaçmaktır 12.08.2025 Tüm Yazıları
-
Alper GÖRMÜŞZora girmiş bir anlatı: “ABD emperyalizminin değişmez stratejik hedefi bağımsız Kürt devleti” 1.08.2025 Tüm Yazıları
-
Abdullah KıranYeni süreç ve Suriye denklemi 27.07.2025 Tüm Yazıları
-
Cihan AKTAŞTahran bir kez daha bombalanırken 23.06.2025 Tüm Yazıları
-
Aydın SelcenDemokrasiye giderken cumhuriyetten olmak 17.06.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet ÖZTÜRKÇetin Uygur bir kitaba sığar mı? 10.05.2025 Tüm Yazıları
-
Yüksel TAŞKINİktidar milli iradeyi “tapulu arazisi” sandığı için büyük bir bedel ödeyecek 22.04.2025 Tüm Yazıları
-
Ayhan ONGUNDEMOKRATİK EĞİTİM MÜCADELESİNE ADANMIŞ YAŞAMLAR 21.04.2025 Tüm Yazıları
-
Pelin CENGİZTrump’ın yeni vergileri diye yazılır, ‘post modern merkantilizm’ diye okunur 7.04.2025 Tüm Yazıları
-
Cennet USLUİktidar neden umduğunu bulamadı? 2.04.2025 Tüm Yazıları
-
Hayko BAĞDATSokaklarda yükselen ses 28.03.2025 Tüm Yazıları
-
Halil BERKTAYPKK ve Türk solcuları (4) “Dağlarında gerilla var memleketimin” 16.03.2025 Tüm Yazıları
-
Haluk YurtseverKaosta 'hegemonya' arayışı 11.03.2025 Tüm Yazıları
-
Arzu YILMAZHodri Meydan 10.03.2025 Tüm Yazıları
-
Aydın ÜnalParti ve iktidar 25.02.2025 Tüm Yazıları
-
Ümit KIVANÇİç duvarlar 10.02.2025 Tüm Yazıları
-
İhsan DAĞIİmamoğlu nasıl kurtulur? 1.02.2025 Tüm Yazıları
-
Kemal ÖZTÜRKKürt meselesindeki psikolojik bariyerler 17.01.2025 Tüm Yazıları
-
Münir AKTOLGABATI’DAN FARKLI BİR ÖRNEK OLARAK TÜRKİYE’DE VE ARAP ÜLKELERİNDE DEVRİMCİ DÖNÜŞÜM DİYALEKTİĞİ... 16.12.2024 Tüm Yazıları















































































































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
8.12.2025
1.12.2025
24.11.2025
25.08.2025
6.08.2025
1.08.2025
28.07.2025
22.07.2025
30.06.2025
16.06.2025