Berrin Sönmez
Adaletsizlikler memleketin boyunu aşmışken, yargısal sorunların her boyası tamamdı da bir fıstıkî yeşili eksikti, onu da Fikri Sağlar buldu, tamam oldu: Başörtülü hakim. Yüz yıl önce kadın hakim olmaz denirdi. Benzer argümanlarla bugün başörtülü kadın hakim olmaz, ön yargısını seslendirmek şerefini üstlenen Fikri Sağlar, üşenmemiş bir de kırılgan erkeklik pozu kesiyor. Neymiş efendim, linç yemiş! Sevsinler!
Kendisi ayrımcılık yaptığı için özür dileyeceğine bir sayfalık açıklamasında, başörtülü hâkimlere tek kelime yer vermemiş ama itirazları linç olarak değerlendirmeyi de ihmal etmemiş. Basit bir özrü dahi içermeyen bu açıklama metninin eksikliklerine rağmen anlattığı şey çok açık. Ona göre başörtülü kadınlar hakları, inançları, tercihleri, onurları olan insanlar değil salt birer nesne ve istediği gibi üzerlerinde tepinilebilir. Bir sayfalık açıklamasından akan zihniyeti, başörtülü kadınları nesneleştirmek üzerine, hastalıklı bir bakış açısı.
Ataerki tek millet…
İdeolojisi, dini, dili, milliyeti, kültürü, siyaseti tek…
Ve tek bildiği kadınların aklını yargılamak…
Cinsiyet eşitliği ilkesini kabul etmiş varsayılanların tek farkı da kadın düşmanlığını başörtüsü kılıfına sararak kadınların aklını yargılamak.
Üç yüz yıl önce kadınların, parlamento kürsüsünde yer edinme hakkı olduğunu söylediği için giyotin sehpasında kendisine yer gösterilerek idam edilen Olympe de Gouges’dan bu yana değişen pek fazla bir şey yok. Kadınların aklı yargılanıyor. Sünni ortodoksi yorumlarla İslam dünyasında da yargılanıyor. Kendisini sosyal demokrat olarak tanıtan bir politikacı da erkek adaletin tüm yanlılıklarını bir anda görünmez kılarak başörtülü hâkimlerle sınırlandırmış gibi yaparak kadınların aklını yargılıyor. Bağımsız, tarafsız, adil yargının tek ölçütü başörtüsü bu hesapça… Ataerkil zihniyette değişen bir şey yok. Değişim ataerkinin, kadını ikincilleştirirken kullandığı argümanlarda sadece.
Mahkeme kürsüsünde “başörtülü hakimin ideolojisinden, inancından dolayı bağımsız karar veremeyeceği” iddiası, “kadın duygusal olduğu için tarafsız yargıda bulunamaz” iddiasıyla kadın hakimlerin varlığına itiraz edilişinden farksız. Bayım elinizde ideoloji ölçer mi var? Erkek yargıçların ideolojisini, inancını ölçebiliyor musunuz? Veya başörtülü olmayan kadın yargıçların ideolojisini? Başörtüsü sembol diyorsunuz ya peki söyler misiniz, mahkeme kürsüsüne layık görmediğiniz başörtülü kadın, sanık sandalyesindeyken başındaki örtüye/taşıdığı sembole göre aleyhine hüküm verilmeyeceğini ölçecek bir aygıtınız var mı? Yok. Hiçbirisi yok.
Ve Fikri Sağlar’ın bunlara ihtiyacı da yok. İhtiyaç duyduğu tek şey başörtülü hakim itirazıyla elde edeceğini umduğu basit ve küçücük bir siyasi rant. Orada başörtülü kadın düşmanlığıyla sembolize edilebilecek bir maden var ve onu kazıyor. Başörtülü kadınları AKP’yi iktidara taşıyanlar olarak peşinen suçlu görüyor. Ancak AKP’nin iktidara yürümesinde, önceki hükümetlerin, başörtülü kadın düşmanlığı politikaları olduğunu idrak edemiyor. Bakanlık yapmış birisi olarak, başörtülü kadınlara yönelik düşmanca hükümet politikalarında kendi payını hesap etmesi, özeleştiri vermesi, söz konusu değil. Kendisi bakanlık koltuğunda oturduğu yıllarda hükümet politikalarıyla kusurlu ilan edilen başörtülü kadınlar yine kusurlu ona göre.
18 yıllık AKP iktidarının tüm kusurlarını başörtülü kadınların sorumluluğu olarak gören ideolojik körlük, kendisine partisi içinde yeni bir konum sağlayacak elverişli bir araç olsun mu istiyor bilmem ama iktidarın bunu istediğine şüphe yok. CHP tabanında, o ideolojik körlükle başörtülü düşmanlığının varlığını iktidar da görüyor, biliyor ve genellikle oraya oynuyor. 28 Şubat'ta hakları gasp edilen kadınlara AKP yönetimi altında bu devlet resmi özrü bile esirgedi. 28 Şubat'ta hayatları çalınan kadınlardan devlet, resmi özür dilemedi. Kayıplarını tazmin etmedi. Sadece olası CHP iktidarıyla aynı ayrımcılığın tekrar resmi politika olabileceği ihtimaliyle korkutarak kendisine bağlı tutmayı seçti. Başörtülü kadın düşmanlığını da içeren ve tüm ayrımcılıklarla mücadeleyi kolaylaştıracak bir nefret suçu anlayışını, biraz da bu nedenle yasalaştırmadı. Bu nedenle toplumsal kutuplaşmada elverişli araç işlevi olarak başörtülü kadınlar kolaylıkla nesneleştirilebiliyor hala. Fikri Sağlar ve başkalarının herhangi bir somut kriterden yoksun türban-başörtüsü ayrımıyla kadın düşmanlığını perdelemeye çalışması, mümkün ve iş görür bir aygıt olabiliyor hala.
Nitekim AKP dışındaki partilerde özellikle de CHP’de yer alan başörtülü kadınlar vitrin süsü sıfatıyla iktidar tarafından nesneleştirilmeye devam ediyor. Kadınların aklı yargılanıyor bu yolla da. Başörtülü kadınların inancı dışında bir politik duruşu olmayacağı iddiasıyla kadınların aklını yargılayan iktidar ve başörtülü kadın hakimlerin adil, tarafsız, yansız olamayacağını iddia eden Fikri Sağlar ve benzerleri arasında hiç fark yok.
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakÇirkin Amerikalı geldi aşka! 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarKürtleri kazanmanın vaktidir 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNÜç kırılma 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTANToplumsal Fakirleşmeye Siyasetin Katkısı 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUKürt Sorunu ve demokrasi ilişkisi üzerine 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet İNSELYitirileni Değil Yeniyi Ararken 27.01.2026 Tüm Yazıları




























































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
13.12.2025
22.11.2025
3.11.2025
19.10.2025
12.10.2025
4.10.2025
21.09.2025
23.08.2025
17.08.2025
10.08.2025