Berrin Sönmez
Açıklanan insan hakları eylem planında açıklanmayan hedeflerden birisinin hak ihlalleri sorununu çözmek değil mevcut hak ihlali alışkanlığına meşruiyet zemini kazandırmak olduğu çok açık. Dolayısıyla insanlık için bir medeniyet eşiği teşkil eden toplumsal cinsiyet kavramına ve eşitlik ilkesine yer vermeyişi hiç şaşırtıcı olmadı. Eylem planının temellerinden birisini teşkil eden 11’inci kalkınma planı hazırlık aşamasındayken bir önceki beş yıllık kalkınma planı gibi toplumsal cinsiyet eşitliği ilkesini içeriyordu. Ancak taslak metin, yayınlanmadan önce çok kısa bir süre içinde bakanlık bürokratlarına yukarıdan geldiği belirtilen talimatla, toplumsal cinsiyet eşitliği ilkesinden “arındırıldı”. Eşitlik ilkesini içermeyen son ekonomik kalkınma planı temel alınınca elbette insan hakları eylem planı da eşitlik karşıtı bir metin olarak çıktı karşımıza. Eşitsizliği savunan, eşitsizliği kurmayı hedefleyen bir insan hakları eylem planında açıklanmayan hedeflerden bir diğeri de kuşkusuz her alan ayrımcılık yapabilme keyfiyetini, kamu idaresinin hakkı olarak görmektir.
Bir süredir kuşatması altında yaşadığımız yönetim anlayışını “kurumların hakları insan haklarına mukaddemdir” şeklinde formüle etmek mümkün. Ülkeye sıcak para girişini sağlamaktan ibaret ekonomi yönetimini rahatlatmak için icat edilen yatırımcı hakları ise yabancı sermaye sahiplerine evrensel insan hakları hukukunun uygulanacağını müjdelemekten ibaret. Kendi vatandaşına gelince iktidar bloğu lehine oy kullananlar ve bu yönde oy kullanma potansiyeli taşıyanlar dışında görülenleri insan haklarından soyutlamayı mümkün kılacak bir eylem planı okundu yüzümüze. Adeta mevcutlu olarak dinledik yüzümüze okunan hükmü. Bundan böyle yabancı yatırımcı dışında kimsenin insan hakları hukukundan dem vurarak hak arama yoluna başvurması düşünülemez. Hoş şimdiye kadar da yabancı ülke vatandaşlarına ayrı bu ülkenin vatandaşına ayrı hukuk uygulanıyordu. Ama işte yönetim felsefesini anlamayan kimi densizler Rahip Bronson gibi Osman Kavala da serbest kalmalı diyebiliyordu. Artık kapitülasyonlar döneminin çifte hukuk düzeni, insan hakları hukuku açısından kurulmuş ülke, yöneticileri eliyle gönüllü koloni haline getirilmiş oluyor.
Yerli ve milli iddiası, yerliye hak yok vazife var esasını dayatıyor. Bu hesapça yabancı karşısında yerli ikinci sınıf insan sayılırken erkek karşısında kadın, bir kez daha ikincillik konumuna sürükleniyor. Kadının insan haklarını kız çocuklarının istismara açık hale getirilmesiyle yok sayan yönetim anlayışı aileerkillikte ayan elbette. Çocuk haklarının ve kadın haklarının içine nüfuz edemediği bir erkillik biçimi olan aile anlayışıyla, zapt u rabt altına alınmak istenen kadınlık, kız çocuklarının cinsel istismarını nikah şartıyla meşru görerek inşa ediliyor. Erkeklere uygulanan normların dışında kadınlar için farklı normlar dayatılmasını mümkün kılacak bir de aile hakları kavramı icat edilmişti bilindiği gibi. Üstelik “aileerkil toplum” tanımı da getirilmişti hatırlanacağı üzere. Kurumun hakları insanın haklarından önce geldiği için aile kurumu içindeki kadınların ve çocukların insan hakları, aile hakları kavramının gölgesi altında kuruyup gidecek, tasavvur edilen toplum düzeni gerçekleştirilebilirse. Ki bu yönde hayli ilerleme de görülüyor. Aile kurumunun haklarını gözeten politikalar nedeniyle son yıllarda çocuk istismarında artış yaşandığı malum. Sık sık evlilik adı verilen çocuk istismarına af taleplerinin tekrarlanıyor olması da belli bir artışı düşündürüyordu elbette. Yakınlarda açıklanan bir araştırma bu gerçeği gün ışığına çıkardı.
Eşit yurttaşlar olan kadınları itaat eden ikinci sınıf insanlara dönüştürecek yeni bir kadınlık inşa etmek için kız çocuklarını erken evlendirmek yönünde teşvik ediliyor toplum. Çocuk ve kadın hakları savunucuları tam olarak bu nedenle 18 yaş altındaki evlilikleri çocuk istismarı olarak isimlendiriyor. Medeni kanundaki 17 ve 16 yaş istisna hükümlerinin kaldırılması gerekirken tersine Medeni Kanun hilafına evlilik yaş hadlerini daha aşağıya çekmek anlamına gelen af girişimleri, yeni tip bir kadınlık inşa etmeyi amaçlıyor sanki. Aileerkil sözü, kız çocuklarının kutsanan aileye kurban edildiğini düşündüren istismarcılara af çabasının uzağına düşmez. Birleşmiş Milletler Nüfus Fonu (UNFPA) Türkiye’nin Hacettepe Üniversitesi Nüfus Etütleri Enstitüsü işbirliğiyle gerçekleştirilen araştırmanın sonuçları evlilik adı verilen çocuk istismarının giderek yükselmekte olduğunu ortaya koyuyor. TNSA Türkiye Nüfus ve Sağlık Araştırmaları verileri dikkate alınarak yapılan analizler resmi verilere kıyasla farklı sonuçlara ulaşmayı mümkün kılıyor. Çünkü resmi veriler resmi nikahlı evliliklere dayalı bilgi sunmakta. TNSA gibi araştırmalar ise resmi kayıtlarla sınırlı kalmayıp diğer bilinen araştırma yöntemlerini de kullandığı için toplumsal gerçeğe daha yakın verilere ulaşılabildiği düşünülüyor. Bizim evlilik değil çocuk istismarı kavramını tercih etmemize karşın Birleşmiş Milletler birimleri çocuk yaşta erken ve zorla evlilikler (ÇEZE) şeklinde isimlendiriyor aynı hak ihlalini. Araştırma bulgularına göre ülkede çocuk yaşta erken ve zorla evlilik resmi kayıtlarda düşmektedir: “Sadece resmi nikâh ile gerçekleşen evlilikleri dikkate alan resmi istatistiklere göre, 16-19 yaş grubundaki kadınların toplam evlilikler içindeki oranı 2010-2019 yılları arasında %26,3’ten %15,9’a düşmüştür. Erkeklerde ise aynı süre içinde 16-19 yaş grubundaki evliliklerin oranı %3’ten %1,9’a gerilemiştir” Toplumsal gerçekliği tümüyle kavramamız için yetersiz kalsa da resmi verilenin sadece resmi nikahla gerçekleşen evlilikleri ölçü alan hali bile cinsiyet eşitsizliğinin, evliliğin kuruluşunda ta en başta inşa edildiğini gösteriyor.
Kadınlar tam da bu nedenle evlik değil kız çocuklarının istismarı saymaktadır. İstismara evlilik kılıfı geçirilmesine itirazda ne kadar haklı olduğumuzu gösteriyor bu resmi veri. 2019 yılında bile rakamları yukarıya yuvarlayarak düşünürsek evlendirilen her 16 kız çocuğuna karşılık sadece iki erkek çocuk evlendirilmektedir. Resim nikah kayıtları dışındaki bulguları da içeren araştırmalara göre 2009-2018 arasında çocuk yaşta erken ve zorla evliliklerde artış yaşandığını işaret eden analizleri de dikkate aldığımızda kadınlara yönelik insan hakları ihlallerinin evlilik ve aile hakları kavramı altında gerçekleştirileceği anlaşılır. Yoksulluk kız çocuklarının erken evlendirilmesinde hayli önemli bir etken. Yoksul ailelerin kız çocuklarını, cinsel istismar başta olmak üzere tüm çocukluk haklarının istismarına açık hale getirmesi, onların gelecek yaşamlarında kadın yoksulluğu gerçeğine mahkum edilmesi sonucunu doğuruyor. Çocuk istismarını meşrulaştıran 18 yaş altı evlilikler sonucu bu kız çocukları kendine ait bir geliri olmayan kadınlar olarak yaşamlarını sürdürmek zorunda bırakılıyor. Yabancı karşısında yerli vatandaşı ikinci sınıf insan sayan çarpık insan hakları anlayışı, erkek karşısında da kadını ikinci sınıf insan olarak yaşatmaya mahkum etmek için aile kutsamasıyla kız çocuklarının ve kadınların insan haklarını yok saymaktadır.
Tüm bu somut gerçekler ve olası tehlikeler karşısında kadınların ne tür politikalar geliştirerek mücadele ettiğini ve nasıl devam edeceğini öğrenmek isteyen basın mensupları, EŞİK- Eşitlik için Kadın Platformu basın toplantısına davetlidir. 8 Mart Pazartesi saat 11;30 https://us02web.zoom.us/j/86728457397
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarKürtleri kazanmanın vaktidir 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakÇirkin Amerikalı geldi aşka! 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTANToplumsal Fakirleşmeye Siyasetin Katkısı 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUKürt Sorunu ve demokrasi ilişkisi üzerine 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNÜç kırılma 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet İNSELYitirileni Değil Yeniyi Ararken 27.01.2026 Tüm Yazıları
-
Baskın ORANSuriye olayı ve Türkiye’deki “Süreç” 23.01.2026 Tüm Yazıları
-
DOĞAN ÖZGÜDENTam 80 yıl sonra aynı komplo, aynı ihanet! 22.01.2026 Tüm Yazıları
-
Melih ALTINOKBarzaniler Suriye’de PKK’yı niçin gazlıyor? 21.01.2026 Tüm Yazıları
-
Kemal CANSuriye’de olanın adını koymak 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Taner AKÇAMHrant 19 yıldır bizimle bir başka yaşıyor 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEŞara’nın sakalı 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan AlbayrakSadece “Suriye Cumhuriyeti” 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Doğu Ergilİnanç, siyaset ve şiddet üzerine bir manifesto 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Sedat KAYABarbarlık Çağı 5.01.2026 Tüm Yazıları
-
Berrin SönmezŞalvar sevdası “yeni gömlek” ölçütünün habercisi mi? 1.01.2026 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdulmenaf KIRAN11. YARGI PAKETİ, YENİ ADALETSİZLİK VE EŞİTSİZLİKLER YARATTI 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet İlhanKararsızlığın Erdemi: Kesinliğin Gölgesinde Düşünmek 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nuray MERTİslamcılık Öldü mü? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat BELGEYüzdük yüzdük 22.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BULAÇHakim sınıfın iki zümresi 11.12.2025 Tüm Yazıları
-
SİBEL HÜRTAŞCHP programı halka ne vadediyor? Nasıl bir parlamenter sistem? 9.12.2025 Tüm Yazıları
-
Galip DALAYOrta Doğu, Trump Amerika’sına Uyum Sağlıyor 3.12.2025 Tüm Yazıları
-
Sezin ÖNEYŞu meşhur “İznik Konsili” 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Zekeriya KurşunDağıstan Cumhuriyeti ve Ayna Gamzatova 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fikret BilaAK Parti çekingen 26.11.2025 Tüm Yazıları
-
Necati KURÇOCUK HAKLARI EVRENSEL BİLDİRGESİ 19.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zeki ALPTEKİNEmeğin Sosyolojisi ve Kapitalizmin Geleceği: Marx vs. Marx 16.11.2025 Tüm Yazıları
-
Mehveş EVİNYerel yönetimlerle işbirliği kültür politikası için hayati 13.11.2025 Tüm Yazıları
-
M.Latif YILDIZÇÖZÜM SÜRECİ KOMİSYON VE EKMEN 12.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zülfü DİCLELİKeşke… 4.11.2025 Tüm Yazıları
-
Etyen MAHÇUPYANKemalizm mi daha ‘iyi’, (Yeni) İttihatçılık mı? (3) 25.10.2025 Tüm Yazıları
-
Hasan Bülent KAHRAMAN‘Parlak gelecek’ ve sol gelecek... 12.10.2025 Tüm Yazıları
-
Metin Karabaşoğluİnsanların devletlerle savaşı 9.10.2025 Tüm Yazıları
-
İlnur ÇEVİKTrump’ın dünyasına hoşgeldiniz… 3.10.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ata UÇUMTERÖRSÜZ TÜRKİYE’YE GEÇİŞ SÜRECİ! 14.09.2025 Tüm Yazıları
-
Hakan AKSAYPutin, Trump’ı parmağında oynatmaya devam ediyor 17.08.2025 Tüm Yazıları
-
Gülçin AVŞARSorumluktan kaçmak umuttan kaçmaktır 12.08.2025 Tüm Yazıları
-
Alper GÖRMÜŞZora girmiş bir anlatı: “ABD emperyalizminin değişmez stratejik hedefi bağımsız Kürt devleti” 1.08.2025 Tüm Yazıları
-
Abdullah KıranYeni süreç ve Suriye denklemi 27.07.2025 Tüm Yazıları
-
Cihan AKTAŞTahran bir kez daha bombalanırken 23.06.2025 Tüm Yazıları
-
Aydın SelcenDemokrasiye giderken cumhuriyetten olmak 17.06.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet ÖZTÜRKÇetin Uygur bir kitaba sığar mı? 10.05.2025 Tüm Yazıları
-
Yüksel TAŞKINİktidar milli iradeyi “tapulu arazisi” sandığı için büyük bir bedel ödeyecek 22.04.2025 Tüm Yazıları
-
Ayhan ONGUNDEMOKRATİK EĞİTİM MÜCADELESİNE ADANMIŞ YAŞAMLAR 21.04.2025 Tüm Yazıları
-
Pelin CENGİZTrump’ın yeni vergileri diye yazılır, ‘post modern merkantilizm’ diye okunur 7.04.2025 Tüm Yazıları
-
Cennet USLUİktidar neden umduğunu bulamadı? 2.04.2025 Tüm Yazıları
-
Hayko BAĞDATSokaklarda yükselen ses 28.03.2025 Tüm Yazıları
-
Halil BERKTAYPKK ve Türk solcuları (4) “Dağlarında gerilla var memleketimin” 16.03.2025 Tüm Yazıları
-
Haluk YurtseverKaosta 'hegemonya' arayışı 11.03.2025 Tüm Yazıları
-
Arzu YILMAZHodri Meydan 10.03.2025 Tüm Yazıları
-
Aydın ÜnalParti ve iktidar 25.02.2025 Tüm Yazıları
-
Ümit KIVANÇİç duvarlar 10.02.2025 Tüm Yazıları
-
İhsan DAĞIİmamoğlu nasıl kurtulur? 1.02.2025 Tüm Yazıları
-
Kemal ÖZTÜRKKürt meselesindeki psikolojik bariyerler 17.01.2025 Tüm Yazıları
-
Münir AKTOLGABATI’DAN FARKLI BİR ÖRNEK OLARAK TÜRKİYE’DE VE ARAP ÜLKELERİNDE DEVRİMCİ DÖNÜŞÜM DİYALEKTİĞİ... 16.12.2024 Tüm Yazıları
-
Cenk DoğanÜRETİCİLERE İLK OLARAK KOOPERATİF LAZIM 4.12.2024 Tüm Yazıları
-
Cevat KORKMAZFiller ve Çimen... 22.11.2024 Tüm Yazıları
-
Tuncer KÖSEOĞLUTamirhanelere giden toplar… 4.11.2024 Tüm Yazıları
-
Ayşe HÜRDevletin Muhteşem Örgütlenmesi: 6-7 Eylül 1955 Pogromu 9.09.2024 Tüm Yazıları
-
Ferhat KENTEL“Maarif” marifetiyle yeni “makbul vatandaş” kurma çabaları 26.07.2024 Tüm Yazıları
-
Banu Güven“Bozkurt” Almanya’da sahaya indi 4.07.2024 Tüm Yazıları
-
İBRAHİM Ö. KABOĞLUDevlet ve yürütme kaç başlı? 27.06.2024 Tüm Yazıları
-
Gürbüz ÖZALTINLICHP’nin normalleşme politikası Erdoğan’a mı yarar? 21.06.2024 Tüm Yazıları
-
Oya BAYDARBir yazamama yazısı 14.06.2024 Tüm Yazıları
-
Bayram ZİLANAK Parti’de değişim gecikiyor mu? 4.06.2024 Tüm Yazıları
-
Soli ÖzelBetül Tanbay'ın gözünden "Gezi"nin tarihi 30.05.2024 Tüm Yazıları
-
Reha RUHAVİOĞLUTürkiye’de Kürtçenin Durumu: Gidişat, İmkânlar ve Fırsatlar 18.05.2024 Tüm Yazıları
-
Atilla AytemurBingöl Erdumlu Kitabı: Film gibi hayat* 24.01.2024 Tüm Yazıları
-
Şahin ALPAY"Ergun Abi"ye veda 10.11.2023 Tüm Yazıları
-
Ahmet ALTANYüzyıllık cumhuriyet başarılı mı başarısız mı? 29.10.2023 Tüm Yazıları
-
Levent GültekinDin, insanları kardeş yapar mı? 26.09.2023 Tüm Yazıları
-
Ayhan AKTARŞair Roni Margulies’in ardından… 7.08.2023 Tüm Yazıları
-
Ceyda KaranBiden ve iki cephede birden yenilgi 30.06.2023 Tüm Yazıları
































































































































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
13.12.2025
22.11.2025
3.11.2025
19.10.2025
12.10.2025
4.10.2025
21.09.2025
23.08.2025
17.08.2025
10.08.2025