Cihan AKTAŞ
Düşürülen jete rağmen Türkiye’nin Suriye krizini yolda aşma çabası, takdire şayan. Keşke Irak’ta yaşanan göz önündeyken, NATO işbirliği üzerinden oluşturulan bir Suriye stratejisinin böylesine bir müşkül noktaya çekilebileceği erkenden öngörülmüş olsaydı.
Devrime “zorlanan” ülkede neticede muhalifleri yazgısıyla başbaşa bıraktı destekçiler. “Barışa” dönük geçiş hükümeti, apar toparlığından kaynaklanan bütün sorunlarına karşılık akan kanların durması açısından olumlu bir adım.
Independent’da yayımlanan özel haberde Robert Fisk, Batı’ya petrol akışını Rusya’ya bağlı kalmadan güvence altına alma endişesinin, Esad’a zaman kazandırabileceğini belirtiyordu. Ne yazık ki “stratejik derinlik” vizyonuna rağmen, sınır komşusu bağlamında stratejik hesap gözetmemiş olan Türkiye, bu tür hesapların kolladığı bir Suriye denklemine mecbur edilmiş görünüyor. Sorunun ölümleri durduracak bir adımla çözümlenmesinden yana olduğum için gelinen noktayı önemsiyorum, ki önümüz de Ramazan. Bir sürü hesap adına karıştırılan ülkede inşallah yeni katliamlar gerçekleşmez.
Devrimcilik, bir devrime zorla sahip olmak değildir. Devrim, “yıkıcı bir sıçramadır”. (Victor Kiernan) Daha nereye karar sürecekti Suriye yıkımı? Herkes hayalindeki devrim için Suriye gerçeğini kendince yontup biçmeye koyuldu. Tek tek ve kitlesel ölümler tabiileşirken, devrim sıçraması bir türlü gerçekleşmedi sınır komşumuzda.
Suriye büyük “kurban”ların kabristanı bir ülke. Emevi Camii’nde Hazreti Yahya ve Hazret-i Hüseyin, sanki hâlâ can vermekteler. Şam’da Ali Şeriati’yle Hazret-i Zeynep, Hama’da Ömer bin Abdülaziz, ziyaretçiler için birer çekim merkezi. Nizar Kabbani’nin “Kırmızı… Kırmızı… Kırmızı…” başlıklı şiirinde bir yasak işareti olan “kırmızı”, asırlardır kalabalıklaşan büyük geçiş yollarının rengi.
****
Aslında oturmuş Türk dış politikasının “komşu”su sadece ve öncelikle Yunanistan’dı. “Komşu” denildiğinde kastedilenin mutlaka Yunanistan olduğu bilgisi de kanıksanmıştı medya tarafından.
Hiçbir zaman uyumlu bir komşu değildi Suriye, belki komşu olamayacak kadar yakın sayıldığı için. Çok iyi tanıdığımızı sandığımız, bizden saydığımız için de üzerinde uzun uzadıya düşünme gereğini duymadığımız Suriye’yle, ağabey-kardeş rabıtasının göstergeleri olan mutlu aile fotoğraflarının rengi solmadan kanlı bıçaklı olma noktasına gelindi.
Türkiye’nin böyle bir dönemde Suriye’nin iç dengelerini hesaba katan öngörülü bir siyaset geliştirememesinin çeşitli açıklamaları olabilir, ancak bana kalırsa bölgede geliştirmeye çalıştığı ağabeylik rolünün yaydığı imgeler bu sebeplere ilişkin çözüm arayışlarının da önünü alıyor. Ulusalcı Türklerin Arap/İslam fobisinin Arap aydınları çevresinde bulduğu karşılık değil sözünü ettiğim… Arap İslamcıları da kendi öznel şartlarını dikkate almayan akıl/ayar vermelerden hoşlanmadıklarını belli ediyorlar şimdilerde.
Üstelik mezhep ayrımı sebebine de uyandı Türkiye’de kimi İslamcılar ve otuz yıllık klişelerle Suriye’ye İran desteğini bu açıdan okumayı elverişli buldular. Sanki İran’ın üç yıl önce cumhurbaşkanlığı seçimlerinden sonra bastırdığı reformist siyasetçi ve seçmenler Şii değilmiş gibi!
Suriye krizi İran açısından ise sorunlu stratejik ittifakının yapısal problemlerine uyanmaya zorlayan ciddi bir dönemeç anlamına da geliyor. Herhangi bir İranlı dış siyaset uzmanıyla konuştuğunuzda, Suriye’ye verilen desteğin koşullu ve zorunlu olduğunu kanıtlamak için size çok mantıklı cümleler sarfedebilir. Ancak bu mantıklı cümleler yerini nihayet, reelpolitiğin yasalarına teslimiyetten ileri gelen bir mahcubiyete terk ediyor.
Esad’ın İran televizyonları kanalıyla kendini anlatmaya çalışması son derece ironikti. O televizyon ekranlarında ne Mir Hüseyin Musavi ne de Hatemi, üç yıl önce bu tarihlerde yaşanan seçim krizi üzerine konuşabilmişti.
****
Gelmekte olan muhtemel Suriye devriminin, bir yandan diktatör bastırdığı,öte taraftan İran, Rusya ve Çin de arkasında durduğu için gerçekleştirilmediğini öne sürenler var. Bir devrim işte bu tür dayanak ve desteklerin varlığını ve yokluğunu anlamaz ve zaten yapılmaz; gelir.
Hamza Türkmen yenilerde yayınlanan Gelecek tasavvurumuz ve Ortadoğu İntifadası başlığını taşıyan kitabında Arap hareketleri bağlamında ”devrim” kelimesini kullanmaktan kaçınıyor, Suriye’de Mısır’da, Tunus’ta ve Libya’da esas meselenin silkinişten sonra ortaya çıkacağını, Müslümanların/İslamcıların diğer dünya görüşleri gibi ancak bu süreç ve sonrasında ortaya koyacakları nitelikle intifadaya bir yön kazandırabileceklerini ifade ediyor. (Ekin Yayınları; 2012)
Komşudan sayılamayacak kadar yakınımızdaki ülke, bir okuma ve yorumlama eksikliğiyle malûl, İbnü’l-Kalanisi’nin yüzlerce yıl önce Şam Vakayinamesi’nde anlattığı gibi (y. 1150) Lübnan yolunda, işgalci arzular için bir denge sunan kapalı kutu olarak anlaşıldığı haliyle...
Ancak, muhalefetini inkâr eden ülke, bundan böyle bölgeye ilişkin emellere güvence sunmaya devam eden o kapalı kutudan ibaret olamaz. Ağır bedeller ödemeye devam eden Suriye muhalefetinin çok çeşitli talepleri hesaba katılmadan bir geçiş hükümetinin “barış”ı tesisinin hiç kolay olmayacağı da açık.
[email protected]
twitter.com/chn_aktas
Yazarlar
-
Akif BEKİVicdansız senenin kelimesi dijital vicdanmış 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Taha AkyolKara bir yıl 2025 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ocaktan2026’da deliler çağına karşı bir umut ışığı yanar mı? 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünGemini’ye göre 2026’da Türkiye… 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURHavf ve reca arasında yeni bir yıla... 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKErken Cumhuriyet dönemi eleştirileri: Revizyonizm mi, Türk usülü “woke” mu? 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYA2026’ya Girerken; Barış, Demokratik Toplum ve Enternasyonal Özgürlük Yürüyüşü... 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciOkudukça yoksullaşan bir ülkeyiz 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEBölücüler ve Ülkücüler 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORU2026: Beklentiler, beklentiler… 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZTürkiye’ye özgü sürecin muhasebesi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUÇözüm için mücadele demokrasi için mücadeledir 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİNAfrika Boynuzu’ndaki oyun: İsrail kime şah çekti? 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENNasıl anılmak isterdiniz? 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞYENİ YILDA DA KURU EKMEK BİZİ BEKLİYOR… 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇER23 yılın en kötüsü 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRTBir fotoğraf karesinden çok daha ötesi... 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞUlus devlet, milli egemenlik, çevre, insan hakları, uyuşturucu ve Venezuela 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKANİktidar medyası infilak etti 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçLeyla Zana ve Gözde Şeker ne yaptı? 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRTürkiye'de davaların portresine kısa bir bakış: Hâlâ en güçlü ortak talep neden adalet? 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRUyuşturucu dosyasındaki sürpriz isim! "Cumhurbaşkanımızın tensipleri ile…" 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALRTÜK ve basın özgürlüğüne geçit yok… 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENRaporların Gösterdiği 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdulmenaf KIRAN11. YARGI PAKETİ, YENİ ADALETSİZLİK VE EŞİTSİZLİKLER YARATTI 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Kemal CAN2025 giderken 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet İlhanKararsızlığın Erdemi: Kesinliğin Gölgesinde Düşünmek 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUÜlke siyasetin neresinde, hangi evresinde? 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraYılın Kelimesi 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTAN100 Bin Dolar Kazanan “Yeni Yoksul” Mu? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuSuriye, güvenlik ve 15 milyon bağımlı… 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nuray MERTİslamcılık Öldü mü? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalSovyetler ve Bookchin 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANLeyla Zana vakası bir gösterge. Ama neyin? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mustafa Karaalioğlu‘Entegre strateji’ varsa, niye tek yönünü görüyoruz? 25.12.2025 Tüm Yazıları
-
Doğu ErgilGüvenlikten kimliğe, inkârdan yurttaşlığa 24.12.2025 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanKomisyonda uzlaşma çıkmazsa süreç yine de ilerler mi? 24.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİSekülerleşme sorunu veya Müslümanlar nasıl modernleşecek? 23.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat BELGEYüzdük yüzdük 22.12.2025 Tüm Yazıları









































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
23.03.2021
9.08.2019
16.01.2019
4.02.2018
28.08.2018
15.08.2018
28.07.2018
19.07.2018
21.10.2017
21.09.2016