Fehim TAŞTEKİN
Irak’ın en büyük dini mercii Ayetullah Sistani göstericileri destekleyip yasama, yürütme ve yargı erkini halkın taleplerine cevap vermeye çağırmıştı. Partiler üstü yaklaşımıyla müstesna bir yerde duran Sistani, bu çağrıyla müstakbel hükümetin niteliğine dair bir talebi de seslendiriyor. Kuşatılmış Irak siyaseti buna yanıt verebilecek mi, bilmiyoruz. Sorunlar çok acil ve kritik. Yanıt bulunmazsa Irak bir sonraki seçimi dahi göremeyebilir.
Irak’ta hükümet kurmak ya da iktidar olmak!
Bunun nasıl olabildiğine dair çizilecek bir portre, aynı zamanda dış müdahalelerin ülkeleri nasıl yönetilemez hale soktuğunun resmidir.
Bölgede çarpıcı örnek olarak mezhep-din tabanlı sistemle kafeslenmiş bir Lübnan vardı. Dış müdahaleye bağımlı ve dehşet dengesi üzerinde duran bir sistem: Bir tarafta mali yardımlarla müdahale kanalları açan ABD, diğer tarafta eski sömürgeci olarak eli uzun olan Fransa, öte tarafta başta Batıcı Sünniler olmak üzere finanse ettiği siyasal bloklarla kendi rengini katan Suudi Arabistan ve doğal müttefik sayılan bu üç blokun birlikte cephe aldığı Hizbullah üzerinden İran.
‘Yönetilemezler’ liginde Lübnan’a 2003’ten beri Irak da eşlik ediyor. Irak siyasetinin iki gölge oyuncusu ABD ve İran. Türkiye, Suudi Arabistan ve Katar da ikincil aktörler olarak Irak siyasetini etkileme kapasitesine sahip.
***
Irak, 2003’teki Amerikan müdahalesiyle bütün kurumlarıyla çökertilmesinden bu yana bir daha hakkıyla devlet olamadı. Her seçim döneminde siyaset kördüğüm. 12 Mayıs’taki seçimlerle oluşan tablo da aynı.
Şii lider Mukteda Sadr’a bağlı Sadr Hareketi’nin Irak Komünist Partisi, milliyetçi, liberal ve reformcu kesimlerle kurduğu Sairun Koalisyonu 54, IŞİD’e karşı kurulan Haşd el Şaabi’nin komutanlarından Hadi el Amiri’nin Fetih Koalisyonu 48, Başbakan Haydar el İbadi’nin koalisyonu Nasr 42, eski Başbakan Nuri el Maliki’nin Kanun Devleti 25, eski Başbakan İyad Allavi’nin listesi Vataniye 21, Ammar el Hekim’in ittifakı Hikmet 19 koltuk kazanmıştı. Yedi Kürt partisi toplam 60, farklı Sünni listeler 35 civarında vekil çıkarmıştı. Yeniden sayım işlemlerinin tamamlanıp 19 Ağustos’ta sonuçların yüksek mahkemece onaylanmasının ardından hükümeti kurmak için 90 günlük yasal süre başladı. Pazarlık arenası ise ilk sonuçlardan beri arı kovanı gibi.
***
Olası senaryo artık “Şiiler ile Sünniler anlaşırsa” diye başlamıyor. Ne Şiiler ne de Sünniler bir bütün. Asıl güç kavgası mezhepler arasında değil mezhepler içinde. En basitinden mezhep-etnik esaslı güç dağılımı sayesinde meclis koltuğunu alacak olan Sünni gruplar kimin aday olacağı konusunda anlaşamıyor. Bu bölünmüşlük sıra cumhurbaşkanlığına geldiğinde Kürtler için de geçerli. Kürtler bağımsızlık referandumunu izleyen hazin gelişmelerden sonra Bağdat’ta da masaya tek listeyle oturamıyor. Artık denklemdeki Kürtler 2+1 değil 7 parça. Kürt partilerin Bağdat’taki gruplara mesafeleri de farklı. En az rezervle karşılanan grup Sadr. Kürtlerin en çok uzak durduğu grup ise Kanun Devleti. Kürt partiler genel olarak tartışmalı bölgelerin statüsüyle ilgili 140’ıncı maddenin tatbiki, Kerkük Valiliği’nin Kürtlerde kalması, Peşmerge’nin Kerkük’e dönmesi ve petrol sahalarının işletilmesi konusunda gerçek ortaklık şartı arıyor.
***
Olası koalisyona öncülük edecek Şii gruplar arasında iki eksen öne çıkıyor: Bir tarafta İbadi, Hekim ve Sadr yer alıyor, diğer tarafta Maliki ve Amiri. Safları ayrıştırmak çok kolay olmasa da ikincisi daha çok ‘İran ekseni’ olarak anılıyor.
Geçmişte herkesi içine alan koalisyonlar tercih edildi. Bu kez bazı gruplar muhalefette kalabilir.
Hükümeti kurma görevini üstlenmesi beklenen Sairun’un mesafeli olduğu gruplar Fetih ve Kanun Devleti idi. Ne hikmetse ilk ittifak haziranda Sairun ile Fetih arasında gerçekleşti. Bu ittifaka diğer Şii blokların da girdiği söylendi. Sonra ibre değişti. Uzun metrajlı görüşmelerden sonra 19 Ağustos’ta Bağdat’ta Babylon Otel’de buluşan Sairun, Hikmet, Nasr ve Vataniye temsilcileri “Koalisyona hazırız. Diğer partilere de açığız” dedi. Rakip tarafta Kanun Devleti ile Fetih de bazı Kürt ve Sünni gruplarla koalisyon kurabileceğini kaydetti.
3 Eylül’de yeni meclis toplandığında son kartlar çekilmiş olacak ve kim nerede duruyor biraz daha netleşecek.
***
Koalisyona kimlerin katılacağı kadar başbakan olarak kimin öne sürüleceği de önemli. İç ve dış dengeler hâlâ İbadi’den yana. Yanı sıra Ulusal Güvenlik Danışmanı Falih Feyyad, İbadi’nin partisi Davet’ten Tarık Necm, Hadi el Amiri ve Irak İslam Yüksek Konseyi’nden Adil Abdulmehdi’nin de adı geçiyor.
Sadr’ın müstakbel başbakan ve bakan adayları için öne sürdüğü 40 şart vardı. Buna göre başbakanın çifte vatandaş olmaması; partilerden bağımsız, vatansever, ulusal çapta kabul görmüş olması; ulusal egemenliği çiğneyen dış baskılara boyun eğmemesi; parti, mezhep ve etnik esaslara göre çalışmaması; birden fazla dil bilmesi ve gelecek seçimlere aday olmayacağını kabul etmesi gerekiyor. İngiliz pasaportu taşıyan İbadi ilk maddede eleniyor. Sürgün geçmişi olan yeni siyasi profilde çifte vatandaşlık yaygın. İngiliz vatandaşı Dışişleri Bakanı İbrahim el Caferi ve Katar vatandaşı Meclis Başkanı Salim el Cuburi gibi çok isim var.
Kendisi için koltuk aramayan Sadr’ın şartlarında ne kadar sabit kalacağı meçhul. Halihazırda İbadi’nin grubuna el verdiği için Sairun içinde kaşlar çatılmış durumda. 329 koltuklu mecliste 165 oyu bulma zorunluluğu herhangi bir bloka ‘Hayır’ deme şansı bırakmıyor.
***
Gölge oyununa gelirsek; “Ne İran ne ABD” çıkışıyla seçmeni arkasına almış olan Sairun, Tahran ve Washington’ın tercihi değil.
ABD, seçimi üçüncü sırada tamamlayan İbadi’yi yeniden koltukta görmek istiyor. Suudilerin tercihi de ABD’den farksız. İkisinin de hedefi İran nüfuzunu kesecek ve Trump yönetiminin yaptırım stratejisine ayak uyduracak bir koalisyonun bulunması.
İran’ı mutlu edecek seçenek ise Fetih ve Hukuk Devleti’nin baskın çıkacağı bir formül olurdu. İranlılar herhangi bir kişi ya da parti için bastırmadıklarını, istikrarı sağlayacak geniş katılımlı bir koalisyondan yana olduklarını söylüyor. ABD de İran da Kürtleri kendi koalisyon seçeneğine itiyor.
İran’ın Kudüs Gücü Komutanı Kasım Süleymani ile ABD’nin IŞİD’le mücadele koordinatörü Brett McGurk aynı zamanda Irak’ta perde arkasında çalışıyor.
Nasıl bir çeşninin ortaya çıkacağı üç merkezden gelen sinyallere bağlı: Bağdat, Necef ve Erbil. McGurk Erbil-Bağdat hattında dolaşırken Kasım Süleymani bu iki kente ilaveten Şii liderlerin nihai kararlarını tayin eden Necef havzasına da nüfuz edebiliyor.
Irak’ı yönetmeye talip olanlar sadece mezhebi yakınlık değil ekonomik ilişkiler yüzünden İran’a gözardı edemiyor. Aynı şekilde ABD’yi karşılarına alacak güçte de değiller. İçerde güvenlik kurumlarının yeniden organizasyonu ve IŞİD’le mücadele dahil birçok konuda Amerikalılara bel bağlamış durumdalar. Uluslararası alandaki en önemli dayanakları da ABD.
Beri tarafta ABD, Irak’ta bir hükümet kurabilmek için İran’ın etki gücüne şapka çıkarmak zorunda.
Irak’ı kendi iç güvenliğinin uzantısı olarak gören İran da ABD’yi gözardı edemiyor. Ayrıca İran, Amerikan-Suud eksenini bertaraf etme adına daha fazla nüfuz kullandığında Şii-Sünni fark etmeksizin Iraklılardaki Pers alerjisini tetiklediğini görüyor. Yani her iki dış güç için de nüfuz kullanmanın bir sınırı var. 2005’ten bu yana Bağdat’ta iktidar iki gücün zımnî mutabakatı sayesinde oluştu. Trump, İran’ın Ortadoğu’daki kollarını kesmeyi birincil öncelik haline getirdiğinden bu kez Bağdat’taki köşe kapmacanın sonucunu kestirmek kolay değil. Bir kere İran’a karşı yaptırımlar pazarlıkları peşinen rehin aldı. İbadi yaptırımlara uyacağını ilan edince rakiplerinin ötesinde olası ortağı Hikmet, hatta kendi partisi Davet’ten kırmızı kart gördü. Belki çıkmaz sokağı görünceye dek taraflar ellerindeki kartların gücünü test edecek. Bakalım iki çekim gücü arasında bocalayan sarkaç nerede sabitlenecek.
***
Irak’ın en büyük dini mercii Ayetullah Sistani göstericileri destekleyip yasama, yürütme ve yargı erkini halkın taleplerine cevap vermeye çağırmıştı. Partiler üstü yaklaşımıyla müstesna bir yerde duran Sistani, bu çağrıyla müstakbel hükümetin niteliğine dair bir talebi de seslendiriyor. Kuşatılmış Irak siyaseti buna yanıt verebilecek mi, bilmiyoruz.
Sorunlar çok acil ve kritik. Yanıt bulunmazsa Irak bir sonraki seçimi dahi göremeyebilir. Kurulacak hükümetin en azından üç konuda taleplere karşılık verecek yapıda olması gerekiyor.
Birincisi saha hakimiyeti bitirilse de hücrelerini muhafaza eden IŞİD’in Sünni kesimlerde yeniden dirilmesini önleyecek kuşatıcı ve ulusal bir yaklaşım.
İkincisi Basralıları sokağa döken ama bütün Irak’ın hissiyatını yansıtan ekonomi ve yönetimdeki rezaletlere son verecek irade. Bu çerçevede bakanlıkların hırsızlık ve rant kapısı olmaktan çıkarılması, yok olan altyapıya yatırım yapılması, enerji ve su sorununa el atılması gerekiyor.
Üçüncüsü Kerkük dahil Kürtlerle zamana bırakılmış sorunların ivedilikle çözülmesi.
Maalesef 15 yıllık ömrü olan yeni statüko büyük bir hayalkırıklığı; yolsuz ve hırsız. Üstelik beceriksiz ve vasıfsız. Partiler parti olamadığı gibi kurumsal olarak devlet de bir türlü devlet olamadı.
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarKürtleri kazanmanın vaktidir 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakÇirkin Amerikalı geldi aşka! 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUKürt Sorunu ve demokrasi ilişkisi üzerine 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTANToplumsal Fakirleşmeye Siyasetin Katkısı 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNÜç kırılma 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet İNSELYitirileni Değil Yeniyi Ararken 27.01.2026 Tüm Yazıları
-
Baskın ORANSuriye olayı ve Türkiye’deki “Süreç” 23.01.2026 Tüm Yazıları
-
DOĞAN ÖZGÜDENTam 80 yıl sonra aynı komplo, aynı ihanet! 22.01.2026 Tüm Yazıları
-
Melih ALTINOKBarzaniler Suriye’de PKK’yı niçin gazlıyor? 21.01.2026 Tüm Yazıları
-
Kemal CANSuriye’de olanın adını koymak 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Taner AKÇAMHrant 19 yıldır bizimle bir başka yaşıyor 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEŞara’nın sakalı 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Doğu Ergilİnanç, siyaset ve şiddet üzerine bir manifesto 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan AlbayrakSadece “Suriye Cumhuriyeti” 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Sedat KAYABarbarlık Çağı 5.01.2026 Tüm Yazıları
-
Berrin SönmezŞalvar sevdası “yeni gömlek” ölçütünün habercisi mi? 1.01.2026 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdulmenaf KIRAN11. YARGI PAKETİ, YENİ ADALETSİZLİK VE EŞİTSİZLİKLER YARATTI 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet İlhanKararsızlığın Erdemi: Kesinliğin Gölgesinde Düşünmek 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nuray MERTİslamcılık Öldü mü? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat BELGEYüzdük yüzdük 22.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BULAÇHakim sınıfın iki zümresi 11.12.2025 Tüm Yazıları
-
SİBEL HÜRTAŞCHP programı halka ne vadediyor? Nasıl bir parlamenter sistem? 9.12.2025 Tüm Yazıları
-
Galip DALAYOrta Doğu, Trump Amerika’sına Uyum Sağlıyor 3.12.2025 Tüm Yazıları
-
Zekeriya KurşunDağıstan Cumhuriyeti ve Ayna Gamzatova 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Sezin ÖNEYŞu meşhur “İznik Konsili” 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fikret BilaAK Parti çekingen 26.11.2025 Tüm Yazıları
-
Necati KURÇOCUK HAKLARI EVRENSEL BİLDİRGESİ 19.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zeki ALPTEKİNEmeğin Sosyolojisi ve Kapitalizmin Geleceği: Marx vs. Marx 16.11.2025 Tüm Yazıları
-
Mehveş EVİNYerel yönetimlerle işbirliği kültür politikası için hayati 13.11.2025 Tüm Yazıları
-
M.Latif YILDIZÇÖZÜM SÜRECİ KOMİSYON VE EKMEN 12.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zülfü DİCLELİKeşke… 4.11.2025 Tüm Yazıları
-
Etyen MAHÇUPYANKemalizm mi daha ‘iyi’, (Yeni) İttihatçılık mı? (3) 25.10.2025 Tüm Yazıları
-
Hasan Bülent KAHRAMAN‘Parlak gelecek’ ve sol gelecek... 12.10.2025 Tüm Yazıları
-
Metin Karabaşoğluİnsanların devletlerle savaşı 9.10.2025 Tüm Yazıları
-
İlnur ÇEVİKTrump’ın dünyasına hoşgeldiniz… 3.10.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ata UÇUMTERÖRSÜZ TÜRKİYE’YE GEÇİŞ SÜRECİ! 14.09.2025 Tüm Yazıları
-
Hakan AKSAYPutin, Trump’ı parmağında oynatmaya devam ediyor 17.08.2025 Tüm Yazıları
-
Gülçin AVŞARSorumluktan kaçmak umuttan kaçmaktır 12.08.2025 Tüm Yazıları
-
Alper GÖRMÜŞZora girmiş bir anlatı: “ABD emperyalizminin değişmez stratejik hedefi bağımsız Kürt devleti” 1.08.2025 Tüm Yazıları
-
Abdullah KıranYeni süreç ve Suriye denklemi 27.07.2025 Tüm Yazıları
-
Cihan AKTAŞTahran bir kez daha bombalanırken 23.06.2025 Tüm Yazıları
-
Aydın SelcenDemokrasiye giderken cumhuriyetten olmak 17.06.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet ÖZTÜRKÇetin Uygur bir kitaba sığar mı? 10.05.2025 Tüm Yazıları
-
Yüksel TAŞKINİktidar milli iradeyi “tapulu arazisi” sandığı için büyük bir bedel ödeyecek 22.04.2025 Tüm Yazıları
-
Ayhan ONGUNDEMOKRATİK EĞİTİM MÜCADELESİNE ADANMIŞ YAŞAMLAR 21.04.2025 Tüm Yazıları
-
Pelin CENGİZTrump’ın yeni vergileri diye yazılır, ‘post modern merkantilizm’ diye okunur 7.04.2025 Tüm Yazıları
-
Cennet USLUİktidar neden umduğunu bulamadı? 2.04.2025 Tüm Yazıları
-
Hayko BAĞDATSokaklarda yükselen ses 28.03.2025 Tüm Yazıları
-
Halil BERKTAYPKK ve Türk solcuları (4) “Dağlarında gerilla var memleketimin” 16.03.2025 Tüm Yazıları
-
Haluk YurtseverKaosta 'hegemonya' arayışı 11.03.2025 Tüm Yazıları
-
Arzu YILMAZHodri Meydan 10.03.2025 Tüm Yazıları
-
Aydın ÜnalParti ve iktidar 25.02.2025 Tüm Yazıları
-
Ümit KIVANÇİç duvarlar 10.02.2025 Tüm Yazıları
-
İhsan DAĞIİmamoğlu nasıl kurtulur? 1.02.2025 Tüm Yazıları
-
Kemal ÖZTÜRKKürt meselesindeki psikolojik bariyerler 17.01.2025 Tüm Yazıları
-
Münir AKTOLGABATI’DAN FARKLI BİR ÖRNEK OLARAK TÜRKİYE’DE VE ARAP ÜLKELERİNDE DEVRİMCİ DÖNÜŞÜM DİYALEKTİĞİ... 16.12.2024 Tüm Yazıları
-
Cenk DoğanÜRETİCİLERE İLK OLARAK KOOPERATİF LAZIM 4.12.2024 Tüm Yazıları
-
Cevat KORKMAZFiller ve Çimen... 22.11.2024 Tüm Yazıları
-
Tuncer KÖSEOĞLUTamirhanelere giden toplar… 4.11.2024 Tüm Yazıları
-
Ayşe HÜRDevletin Muhteşem Örgütlenmesi: 6-7 Eylül 1955 Pogromu 9.09.2024 Tüm Yazıları
-
Ferhat KENTEL“Maarif” marifetiyle yeni “makbul vatandaş” kurma çabaları 26.07.2024 Tüm Yazıları
-
Banu Güven“Bozkurt” Almanya’da sahaya indi 4.07.2024 Tüm Yazıları
-
İBRAHİM Ö. KABOĞLUDevlet ve yürütme kaç başlı? 27.06.2024 Tüm Yazıları
-
Gürbüz ÖZALTINLICHP’nin normalleşme politikası Erdoğan’a mı yarar? 21.06.2024 Tüm Yazıları
-
Oya BAYDARBir yazamama yazısı 14.06.2024 Tüm Yazıları
-
Bayram ZİLANAK Parti’de değişim gecikiyor mu? 4.06.2024 Tüm Yazıları
-
Soli ÖzelBetül Tanbay'ın gözünden "Gezi"nin tarihi 30.05.2024 Tüm Yazıları
-
Reha RUHAVİOĞLUTürkiye’de Kürtçenin Durumu: Gidişat, İmkânlar ve Fırsatlar 18.05.2024 Tüm Yazıları
-
Atilla AytemurBingöl Erdumlu Kitabı: Film gibi hayat* 24.01.2024 Tüm Yazıları
-
Şahin ALPAY"Ergun Abi"ye veda 10.11.2023 Tüm Yazıları
-
Ahmet ALTANYüzyıllık cumhuriyet başarılı mı başarısız mı? 29.10.2023 Tüm Yazıları
-
Levent GültekinDin, insanları kardeş yapar mı? 26.09.2023 Tüm Yazıları
-
Ayhan AKTARŞair Roni Margulies’in ardından… 7.08.2023 Tüm Yazıları































































































































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
28.01.2026
20.01.2026
12.01.2026
5.01.2026
30.12.2025
26.12.2025
15.12.2025
8.12.2025
26.11.2025
11.11.2025