Ferhat KENTEL
Zorunluluklar ve mecburi performanslar konusunda herkes birbirleriyle yarışıyor.
Herkes, gönüllü ya da gönülsüz, mecburiyetin farkında... Herkes bunları biliyor ve kimsenin ses çıkaramadığını herkes söylüyor.
Herkes fısıltıyla bir şeyler anlatıyor...
Mesela... Adam gazi... Güneydoğu’da yaralanmış. Yaralandığı dönemde bir sürü okul gazilerin çocuklarına kontenjan açmış. Adam, gayet beklenebileceği gibi, çocuğunu o dönemin “makbul ve güçlü hayırseverinin” okuluna, parasını da aynı süper cemaatin bankasına yatırmış. İllâ ki, “hocaefendiye” taptığı için değil; en tepedekiler de dahil, herkes zaten adeta bir mecburiyet gibi “hoca efendinin” ve teşkilatının ne kadar da “mükemmel” olduklarına inandıkları ve inandırdıkları için... Yani herkesin yaptığını yapmış...
İşte düne kadar “gazi” olduğu için yere göğe konamayan bu adam bugün işten atılmış... Çocuğu, düne kadar “pek mübarek Fethullah Gülen Hocaefendi” diye tabir edilen, bugün ise “FETÖ’nün okulu” olan okulda okuduğu ve parasını FETÖ’cü bankaya yatırdığı için...
İnsanlar çekinerek soruyorlar: “Bugün o gaziyi işten atanlar kendi çocuklarını o okullara göndermediler mi? Kendileri, söz konusu cemaatin liderine kalkan olup, onun hakkındaki eleştirilere adeta ‘günah’ gibi bakmadılar mı?
Öğretmenler üzerinde total kontrol sağlamak için, telefonları da dahil olmak üzere, nasıl her türlü teknolojinin kullanıldığı anlatılıyor mesela.
FETÖ’yle METÖ’yle alakası olmayan öğretmenin maaşına; bürokratın mal varlığına (mesela topu topu 1 araba!) nasıl el konduğunu anlatıyor herkes.
Fısıltıyla...
“Korkuyoruz” diyerek, “bir şey konuşamıyoruz ki”, “kimse kimseye güvenemiyor ki” diyerek...
Mesela fısıltıların yeraltı dünyasında, “15 Temmuz darbesinin arkasında gerçekten nelerin ve kimlerin olduğunu çok sonra anlayacağız” diyorlar.
“10 binlerce insan işten atılıyorsa, devletin tamamını ele geçirmiş bu paralel... Peki AKP içinde neden temizlik yapılmıyor? İktidarlarını şimdilik ve hâlâ FETÖ’cü milletvekilleri sayesinde mi koruyorlar?” diye soruyor insanlar... Fısıltıyla...
İşadamları arasında piyasada “yeni rekabet kuralları”ndan bahsediliyor. Eğer rekabet sorununuz varsa, artık yepyeni muhteşem bir silahınız var: ürünüyle rekabet edemediğiniz rakibinize çamur atmak en geçerli yol haline gelmiş durumda... İsterseniz “darbeci” deyin; isterseniz “FETÖ’cü”... Rakibinizin malları artık sizin uyduruk ve hileli mallarınız karşısında kolay kolay tutunamazlar...
Artık ahlakın öneminin kalmadığı anlatılıyor.
Mühim olanın “güç inşa etmek” olduğunu öğreniyor yeni nesiller... Büyüklerinden öğreniyorlar bunu...
İnsanların yakınları, sevdikleri, saygı duydukları insanlar gözaltına alınıyor; tutuklanıyor... Ve etraflarında bir anda kimse kalmıyor...
Bir-iki cesur istisna dışında müthiş bir sessizlik...
Sadece kendisini “amatör savcı” ilan edenler ya da Amerikan yargıç Lynch’e özenenler tribünden bağırıyorlar: “Suçlu o, suçlu! Atın onu içeriye!”
“Bir dakika ben o adamı tanırım; adam gibi adamdır; darbeci falan değildir!” demek bir cesaret meselesi haline geliyor.
İnsanlar bu yüzden fısıldıyorlar...
Sovyetler Birliği neden yıkıldı biliyor musunuz?
Sovyetler Birliği kocaman bir vitrindi... “Mış” gibi yapılan bir devletti. “Yüce Sovyet insanını”, “yüce liderleri” şişiren bir devlet ve ona derinden bağlanıyormuş ve inanıyormuş gibi yapan bir toplum...
Bu yüce Sovyet devleti muhaliflerine acımadı; onları sürdü, akıl hastanelerine, çalışma kamplarına kapattı; imha etti.
O “yüce” Sovyet insanı meydanlarda “yüce” Sovyet rejimine bağlılığını gösterirken, aslında çok korktu... Her şeyiyle takiye yaptı. Dinsiz gibi davrandı; dinini çaktırmadan yaşadı; yaşayabildiği kadar... Namaz kılmadı mesela; secde etmedi ama belki her gün yerden bir şey alıyormuş gibi beş kere eğildi, rükûya vardı.
Yüce değil belki ama sıradan Sovyet insanı fısıldayarak rejimde meşruiyet bırakmadı...
- See more at: http://bas-haber.com/tr/article/3050/guclu-bir-silah-olarak-fisilti#sthash.ZKLTX4w4.dpufYazarlar
-
Yıldıray OĞURHavf ve reca arasında yeni bir yıla... 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünGemini’ye göre 2026’da Türkiye… 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYA2026’ya Girerken; Barış, Demokratik Toplum ve Enternasyonal Özgürlük Yürüyüşü... 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKErken Cumhuriyet dönemi eleştirileri: Revizyonizm mi, Türk usülü “woke” mu? 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİVicdansız senenin kelimesi dijital vicdanmış 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ocaktan2026’da deliler çağına karşı bir umut ışığı yanar mı? 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEBölücüler ve Ülkücüler 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciOkudukça yoksullaşan bir ülkeyiz 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Taha AkyolKara bir yıl 2025 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENNasıl anılmak isterdiniz? 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZTürkiye’ye özgü sürecin muhasebesi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORU2026: Beklentiler, beklentiler… 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİNAfrika Boynuzu’ndaki oyun: İsrail kime şah çekti? 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUÇözüm için mücadele demokrasi için mücadeledir 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRTürkiye'de davaların portresine kısa bir bakış: Hâlâ en güçlü ortak talep neden adalet? 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRTBir fotoğraf karesinden çok daha ötesi... 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞUlus devlet, milli egemenlik, çevre, insan hakları, uyuşturucu ve Venezuela 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇER23 yılın en kötüsü 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçLeyla Zana ve Gözde Şeker ne yaptı? 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞYENİ YILDA DA KURU EKMEK BİZİ BEKLİYOR… 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKANİktidar medyası infilak etti 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRUyuşturucu dosyasındaki sürpriz isim! "Cumhurbaşkanımızın tensipleri ile…" 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Kemal CAN2025 giderken 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENRaporların Gösterdiği 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdulmenaf KIRAN11. YARGI PAKETİ, YENİ ADALETSİZLİK VE EŞİTSİZLİKLER YARATTI 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALRTÜK ve basın özgürlüğüne geçit yok… 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraYılın Kelimesi 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUÜlke siyasetin neresinde, hangi evresinde? 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet İlhanKararsızlığın Erdemi: Kesinliğin Gölgesinde Düşünmek 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTAN100 Bin Dolar Kazanan “Yeni Yoksul” Mu? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalSovyetler ve Bookchin 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nuray MERTİslamcılık Öldü mü? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANLeyla Zana vakası bir gösterge. Ama neyin? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuSuriye, güvenlik ve 15 milyon bağımlı… 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mustafa Karaalioğlu‘Entegre strateji’ varsa, niye tek yönünü görüyoruz? 25.12.2025 Tüm Yazıları
-
Doğu ErgilGüvenlikten kimliğe, inkârdan yurttaşlığa 24.12.2025 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanKomisyonda uzlaşma çıkmazsa süreç yine de ilerler mi? 24.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİSekülerleşme sorunu veya Müslümanlar nasıl modernleşecek? 23.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat BELGEYüzdük yüzdük 22.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayPax Americana sonrası Almanya: Yeşil dönüşümden askeri Keynesçiliğe 21.12.2025 Tüm Yazıları
-
İbrahim KirasAK Parti hariç herkes CHP 19.12.2025 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarThank you Ahmed 19.12.2025 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNKüfürbazlar ve ötesi 19.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakNüfusumuz dibe vururken! 18.12.2025 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselPara politikasında sınav zamanı 18.12.2025 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKEN"O Yıl", hangi yıl? 15.12.2025 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENGüney Amerika’da büyüyen gölge 13.12.2025 Tüm Yazıları
-
Berrin Sönmezİktidar politikası ters mi tepiyor, tersine mi işletiliyor? 13.12.2025 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRBu durumda AİHM yetkilileri de Trump’tan yardım istesin… 13.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞEntelektüel üretimin kaybı-Rejimin vesayeti-Siyasetin iflası 13.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANBahis oynayan bakan kim?.. CASUS KİM?.. 12.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrta sınıf nereye gitti? 12.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BULAÇHakim sınıfın iki zümresi 11.12.2025 Tüm Yazıları
-
SİBEL HÜRTAŞCHP programı halka ne vadediyor? Nasıl bir parlamenter sistem? 9.12.2025 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpHissedilemeyen büyümenin anatomisi 9.12.2025 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKİmralı için CHP’yi sıkıştırmaya gerek var mı? 5.12.2025 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRPOLEMİK SENDROMDA 4.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYTürkiye İçin Irak Peşmergeleri Sorun Olmuyor da Rojava neden Sorun! 4.12.2025 Tüm Yazıları
-
Galip DALAYOrta Doğu, Trump Amerika’sına Uyum Sağlıyor 3.12.2025 Tüm Yazıları
-
Zekeriya KurşunDağıstan Cumhuriyeti ve Ayna Gamzatova 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKEve siyaset için dönüş öncesi bir mıntıka temizliği gerek 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Sezin ÖNEYŞu meşhur “İznik Konsili” 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Taner AKÇAMABD’de bir şeyler oluyor: Nick Fuentes 30.11.2025 Tüm Yazıları
-
Fikret BilaAK Parti çekingen 26.11.2025 Tüm Yazıları
-
Ali TürerÇÖZÜM, BARIŞ VE KARDEŞLİK GETİRECEK Mİ? 23.11.2025 Tüm Yazıları



































































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
9.07.2024
16.04.2024
5.02.2024
12.07.2023
24.01.2023
26.11.2021
2.05.2021
16.04.2021
10.10.2020
9.09.2020