Halil BERKTAY

[25 Kasım 2023] Net kırk yıl olmuş. Pek kimse hatırlamaz diye, özetlemek istiyorum. Bütün kurgu bir gemide geçiyor. Ünlü opera sanatçısı Edmea Tetua ölmüş. Benzersiz, ilâhî güzellikte bir sesi varmış. Temmuz 1914. Sanatçının dostları lüks yolcu gemisi Gloria N’ye doluşuyor. Napoli limanından yola çıkıyorlar. Ölünün küllerini, doğduğu Erimo adası civarında denize bırakacaklar.
O sırada dünya korkunç bir felâkete sürüklenmekte. 28 Haziran 1914’te Saraybosna Suikasti meydana gelmiş. Sırp milliyetçisi Gavrilo Princip, Avusturya- Macaristan veliahtı Arşidük Franz Ferdinand’ı (ve karısını) öldürmüş. Büyük bir diplomatik kriz patlak vermiş. Herkes birbirine ültimatom yağdırıyor. Kimse geri adım atmayacak. Önce 28 Temmuz’da Avusturya-Macaristan, Sırbistan’a savaş ilân edecek. Onu, 4 Ağustos’a kadar İngiltere, Fransa ve Almanya izleyecek. Osmanlı devleti Kasım’da katılacak.
Dört küsur yılda 9 milyonu aşkın asker ölecek, 23 milyon yaralanacak. Yanı sıra, 7 milyon kadar sivil de can verecek.
Fellini’nin gemisi, bu gelişmelerle ilişkili amabambaşka bir evren. Daha nice opera sanatçısı, şan öğretmeni, orkestra şefi, aktör, sahne direktörü, başbakan, kont, prenses, grandük. Elitin eliti bir kesim. Sanki dönemin popüler resimli roman dizilerinde yaşıyorlar. Kâh komik kâh saçma olaylar birbirini izliyor. Kıskanç bir soprano (Ildebranda), Tetua’nın unutulmaz sesinin sırrını çözmeye çalışıyor. Bir Rus basso’su sadece sesiyle bir tavuğu hipnotize ediyor. Röntgenci bir İngiliz aristokratı, nemfomanyak karısını dikizlemekten zevk alıyor. Annesinin yanından ayrılmayan kıvırcık saçlı bir delikanlı, tayfaları baştan çıkarma peşinde. Bir başka tip, genç Harzok Dükası. Prusyalı bir şişko. Kör kızkardeşi, başbakan âşıkıyla birlikte, abisini mirastan mahrum bırakmanın yollarını arıyor. Ambardan pis bir koku yükseliyor. Meğer orada bir gergedan varmış da ihmal edilmiş. Yukarı çıkarılıyor, yıkanıyor ve suyu samanı tazelenip tekrar ambara indiriliyor. Üçüncü günün sabahı güvertede bir yığın Sırp kazazede beliriyor. Suikast sonrasında sallarla Adriyatik’i geçip İtalya’ya sığınmaya çalışırken, kaptan onları gemiye almış. Tam bir etnik, kültürel, sınıfsal karışım yaşanıyor. Bu Sırpları terörist sayan Harzok Dükası ve adamlarının somurtkanlığına rağmen, aristokratlar ve köylüler bir fasıl birlikte eğleniyor. Derken ufukta, Avusturya-Macaristan filosunun sancak gemisi beliriyor. Sırp mültecilerin iadesi isteniyor. Kaptan pazarlık yapıyor. Önce, Edmea Tetua’nın külleri Erimo yakınlarına saçılıyor. Ardından, Sırplar bir cankurtaran sandalına dolduruluyor. Avusturyalılara teslim edilecekler. Tam o sırada Sırplardan biri gemiye bir bomba fırlatıyor. Çıkan kargaşalıkta savaş gemisi ateş açıyor. Gloria N batarken bütün o soylular uygun adım sandallara yürüyor. Koridorlarda valizler yüzerken, üzerlerinde kelebekler uçuşuyor. Başından itibaren anlatıcı rolündeki genç İtalyan gazeteci Orlando’yu da, oraya nasıl geldiği belli olmayan gergedanla birlikte cankurtaran filikalarından birinde görüyoruz. Gergedan samanını yiyor. Mutlu. Orlando küreklere asılıyor. Ufukta kayboluyorlar.
* * *
Diyelim ki bunların hepsi, Federico Fellini’nin 1914 yılına konumlandırdığı barok fantezileridir; ya bugünkü Türkiye, 2023-2024 yıllarının Türkiyesi, kimin fantezisi o zaman? Biz de kendi absürd evrenimizde yaşamıyor muyuz? Kuşkusuz hiçbir komedi unsuru içermiyor. Çok daha kasvetli. Ama şu olayları bir düşünelim (fazla ayrıntılarına girmeksizin, sırf herkesin bildiği kadarıyla özetleyip sıralayacağım):
(a) 2022’nin son günlerinde, yani 14 Mayıs 2023 seçimlerinden dört buçuk ay önce, Ülkü Ocakları eski genel başkanı Sinan Ateş, evinin önünde öldürülüyor.
(b) Başta Devlet Bahçeli olmak üzere, bütün MHP üst kademesi olayı görmezlikten geliyor. Bir baş sağlığı dahi dilemiyor, üzüldük filân bile demiyorlar.
(c) Soruşturma sürecinde garip şeyler cereyan ediyor. Bir yığın bağlantı ve himaye ilişkisi ortaya çıkıyor. En azından bazı MHP’li politikacıların, Özel Kuvvet ile, yargıyla, soruşturma yetkilileriyle ve belki cinayetle ilişkisine dair işaretler beliriyor. Katili İstanbul’dan Ankara’ya iki Özel Kuvvet polisinin getirdiği öğreniliyor. Bir milletvekili katili evinde saklıyor. Öğreniliyor. Polis, savcılık adamın kapısına dayanıyor. En azından bir süre direniyor, vermiyor, arattırmıyor. Bazı şüphelilerin ifadesi ya alınmıyor veya kayıplara karışıyor. Hangi savcı görevli, hangisi tuhaf bir şekilde görevden alınıvermiş; bu da bir sis perdesinin ardında kalıyor.
(d) Cumhurbaşkanı Erdoğan, Sinan Ateş’in ailesini arıyor, peşini bırakmayacağız diyor, güven veriyor. Devlet Bahçeli, güya Kılıçdaroğlu’nun o sıradaki çıkışlarına cevaben, “delikanlılarımı vermem, sıkıysa gel al” kabilinden savaşçı beyanlarda bulunuyor.
(e) Seçimden önce daha fazlası mümkün olmuyor anlaşılan. 14 Mayıs gelip geçiyor. Erdoğan yeni kabinesini kuruyor. Süleyman Soylu dışarda kalıyor. Sıradan bir milletvekili oluyor. İçişleri Bakanlığına Ali Yerlikaya geliyor. Selefinden farklı bir çizgi izlemeye koyuluyor. Cumartesi Anneleri üzerinden, belirli bir demokrasi jestinde bulunuyor. Tasfiye ettiklerinin “Soylu’nun adamları” olduğu yorumu yaygınlık kazanıyor.
(f) İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcısı İsmail Uçar, 2023 Ekim ortasında HSK’ya (Hakimler ve Savcılar Kurulu), yargıda yozlaşmaya, bazı hakim ve savcıların para karşılığı karar aldığına dair bir ihbar mektubu yolluyor. Mektup basına sızıyor. Ortalık sarsılıyor.
(g) Ekim sonunda (yani iki hafta sonra), bu sefer gazeteci Tolga Şardan, MİT’in yargıda yolsuzlukları konu alan bir rapor hazırlayıp Cumhurbaşkanı Erdoğan’a sunduğunu duyuruyor. Konuya yayın yasağı getiriliyor. Tolga Şardan gözaltına alınıyor. Birkaç gün sonra bırakılıyor.
(h) Anayasa Mahkemesi, Can Atalay’ın tutukluluğu konusunda “hak ihlâli” olduğuna hükmediyor. Salıverilme kararına uyulmuyor. Günler geçiyor. Yargıtay, AYM’nin kararını uygulamayı reddediyor (oysa reddedemez). Dahası, bir tür manifesto yayınlayıp, AYM üyeleri hakkında suç duyurusunda bulunuyor.
(i) Bunun hukukta hiç yeri yok. AK Parti içinden de ciddi tepkiler doğuyor. Bu adımı kim, niçin, nasıl attırdı? Bu metni birisi mi yazıp Yargıtayın önüne koydu? Dikkatler, Cumhurbaşkanı Başdanışmanlarından Mehmet Uçum üzerinde toplanıyor. AKP içinde de bu kanının yaygın olduğu ve kendisinden pek hoşlanılmadığı konuşuluyor. Mehmet Uçum uzunca bir süredir AİHM ve AYM kararlarının bağlayıcı olmadığını savunmasıyla; bu doğrultuda çeşitli gerkçeler bulmaya çalışması ve zorlama yorumlar getirmesiyle tanınıyor.
(j) Kriz ortamında Mehmet Uçum, önce Yargıtayı kutlayan; Batı yanlısı liberal hukuk diye nitelediği mevcut hukuk düşüncesini kötülerken “millî ve yerli yargı”yı öven bir sosyal medya mesajı yayınlıyor. Arkasından bir diğer mesajla, kendisinin Yargıtayla ve Yargıtay metniyle herhangi bir ilişkisi olduğunu reddediyor.
(k) Kriz patlak verdiğinde Özbekistan’da olan Cumhurbaşkanı Erdoğan, ilk demecinde önce AYM’ye sert çıkıyor. Fakat sonraki açıklamalarında daha yumuşak ve ortalayıcı bir söylemi benimsiyor. Yargıtayın yanında bir “taraf” olmak (öyle gözükmek) istemediğini imâ ediyor. Biz ancak “hakem” rolü oynayabiliriz diyor.
(l) Hepsinin üzerine, Cumhurbaşkanlığı Seçimi tartışması geri geliyor. Erdoğan bu konuda yeni bir demeç verip, 50+1 kuralının değişmesi gerektiği yolundaki görüşünü tekrarlıyor. Devlet Bahçeli derhal bir karşı-demeç veriyor (ancak böyle tarif edilebilir). 50+1 kalmalı diyor.
(m) Mehmet Uçum tekrar sahneye çıkıyor. 22 Kasım’da X’te yazıyor (eski Twitter). Herkese bir rol bahşediyor. AK Parti’yi, Cumhur İttifakı’nı ve Cumhurbaşkanını ayrı ayrı onore ediyor. (m1) AKP tabandır, kitle partisidir. (m2) Cumhur İttifakı millîdir, kurucu bir ittifaktır, Türkiye’nin beka ittifakıdır. (m3) Devam ediyor: Cumhur İttifakı “aynı zamanda başkanlık sisteminin ve demokratik meşruiyet esaslı seçim sisteminin TEMEL NORMunun belirleyici güvencelerinden biridir…” (m4) Ancak bundan sonra sıra, beş kısa sözcükle “Cumhurbaşkanı Erdoğan da ülke lideridir”e geliyor.
(n) Ben ne anladığımı söyleyeyim. Vurgu, Cumhur İttifakı (yani MHP’yle ittifak) üzerinde. Kendisinin büyük harfle yazdığı TEMEL NORM’dan da kastı, 50+1. Bu konuda geçmişte olduğu gibi bugün de, hep MHP lideriyle aynı fikirde. Görüşünü değiştirmiyor. Evet, Erdoğan lider. Ama liderliği Cumhur İttifakıyla kaim. Cumhur İttifakı da 50+1’le kaim. Bunu hatırlatıyor. Cumhurbaşkanına hatırlatıyor.
(o) Bütün bunların üzerine, Ülkü Ocakları Genel Bşkan Yardımcısı ve kardeşi, Sinan Ateş cinayetinde görevli savcıyı suçlayıp yıldırma girişimleri gerekçesiyle gözaltına alınıyor.
E la nave va. Ve gemi gidiyor. Türkiye gemisi yoluna devam ediyor.
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRT“Birden dursun istersin seneler olunca mazi. Öyle bir geçer zaman ki…” 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUİrfan Fidan’dan Akın Gürlek’e… 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeni gelen bakanlara “Hoşgeldiniz” yazısı… 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha AkyolYine yolsuzluk sorunu 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZGüvenlik paradigması çağında Kürt Meselesi: Yeni statüko ve arayışlar 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRVe siyasallaşan yargıda yeni eşik 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAÖzgür Önderlik – Özgür Rojava – Jin, Jiyan, Azadî... 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKANDemirel’in köprüsünü sattırmam… Özal’ın köprüsünü sattırmam… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanEvrensel hukuk ilkesini rafa kaldırdığınızda neler olur? 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuBir yakın takip hikayesi bizimkisi… 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçCHP çok iyi bir şey yaptı 4.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KirasAmerika İran’a saldırır mı saldırmaz mı? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALKürt milliyetçiliği bilincini yok etmek istiyorlar… 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakÇirkin Amerikalı geldi aşka! 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarKürtleri kazanmanın vaktidir 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRİmamoğlu dediler, ucu yine AKP’ye çıktı! 110 milyon tazminat sözü vermişler 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNÜç kırılma 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTANToplumsal Fakirleşmeye Siyasetin Katkısı 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUKürt Sorunu ve demokrasi ilişkisi üzerine 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet İNSELYitirileni Değil Yeniyi Ararken 27.01.2026 Tüm Yazıları
-
Baskın ORANSuriye olayı ve Türkiye’deki “Süreç” 23.01.2026 Tüm Yazıları
-
DOĞAN ÖZGÜDENTam 80 yıl sonra aynı komplo, aynı ihanet! 22.01.2026 Tüm Yazıları
-
Melih ALTINOKBarzaniler Suriye’de PKK’yı niçin gazlıyor? 21.01.2026 Tüm Yazıları
-
Kemal CANSuriye’de olanın adını koymak 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Taner AKÇAMHrant 19 yıldır bizimle bir başka yaşıyor 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Doğu Ergilİnanç, siyaset ve şiddet üzerine bir manifesto 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEŞara’nın sakalı 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan AlbayrakSadece “Suriye Cumhuriyeti” 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Sedat KAYABarbarlık Çağı 5.01.2026 Tüm Yazıları
-
Berrin SönmezŞalvar sevdası “yeni gömlek” ölçütünün habercisi mi? 1.01.2026 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdulmenaf KIRAN11. YARGI PAKETİ, YENİ ADALETSİZLİK VE EŞİTSİZLİKLER YARATTI 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet İlhanKararsızlığın Erdemi: Kesinliğin Gölgesinde Düşünmek 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nuray MERTİslamcılık Öldü mü? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat BELGEYüzdük yüzdük 22.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BULAÇHakim sınıfın iki zümresi 11.12.2025 Tüm Yazıları
-
SİBEL HÜRTAŞCHP programı halka ne vadediyor? Nasıl bir parlamenter sistem? 9.12.2025 Tüm Yazıları
-
Galip DALAYOrta Doğu, Trump Amerika’sına Uyum Sağlıyor 3.12.2025 Tüm Yazıları
-
Sezin ÖNEYŞu meşhur “İznik Konsili” 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Zekeriya KurşunDağıstan Cumhuriyeti ve Ayna Gamzatova 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fikret BilaAK Parti çekingen 26.11.2025 Tüm Yazıları
-
Necati KURÇOCUK HAKLARI EVRENSEL BİLDİRGESİ 19.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zeki ALPTEKİNEmeğin Sosyolojisi ve Kapitalizmin Geleceği: Marx vs. Marx 16.11.2025 Tüm Yazıları
-
Mehveş EVİNYerel yönetimlerle işbirliği kültür politikası için hayati 13.11.2025 Tüm Yazıları
-
M.Latif YILDIZÇÖZÜM SÜRECİ KOMİSYON VE EKMEN 12.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zülfü DİCLELİKeşke… 4.11.2025 Tüm Yazıları
-
Etyen MAHÇUPYANKemalizm mi daha ‘iyi’, (Yeni) İttihatçılık mı? (3) 25.10.2025 Tüm Yazıları
-
Hasan Bülent KAHRAMAN‘Parlak gelecek’ ve sol gelecek... 12.10.2025 Tüm Yazıları
-
Metin Karabaşoğluİnsanların devletlerle savaşı 9.10.2025 Tüm Yazıları
-
İlnur ÇEVİKTrump’ın dünyasına hoşgeldiniz… 3.10.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ata UÇUMTERÖRSÜZ TÜRKİYE’YE GEÇİŞ SÜRECİ! 14.09.2025 Tüm Yazıları
-
Hakan AKSAYPutin, Trump’ı parmağında oynatmaya devam ediyor 17.08.2025 Tüm Yazıları
-
Gülçin AVŞARSorumluktan kaçmak umuttan kaçmaktır 12.08.2025 Tüm Yazıları
-
Alper GÖRMÜŞZora girmiş bir anlatı: “ABD emperyalizminin değişmez stratejik hedefi bağımsız Kürt devleti” 1.08.2025 Tüm Yazıları
-
Abdullah KıranYeni süreç ve Suriye denklemi 27.07.2025 Tüm Yazıları
-
Cihan AKTAŞTahran bir kez daha bombalanırken 23.06.2025 Tüm Yazıları
-
Aydın SelcenDemokrasiye giderken cumhuriyetten olmak 17.06.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet ÖZTÜRKÇetin Uygur bir kitaba sığar mı? 10.05.2025 Tüm Yazıları
-
Yüksel TAŞKINİktidar milli iradeyi “tapulu arazisi” sandığı için büyük bir bedel ödeyecek 22.04.2025 Tüm Yazıları
-
Ayhan ONGUNDEMOKRATİK EĞİTİM MÜCADELESİNE ADANMIŞ YAŞAMLAR 21.04.2025 Tüm Yazıları
-
Pelin CENGİZTrump’ın yeni vergileri diye yazılır, ‘post modern merkantilizm’ diye okunur 7.04.2025 Tüm Yazıları
-
Cennet USLUİktidar neden umduğunu bulamadı? 2.04.2025 Tüm Yazıları
-
Hayko BAĞDATSokaklarda yükselen ses 28.03.2025 Tüm Yazıları
-
Halil BERKTAYPKK ve Türk solcuları (4) “Dağlarında gerilla var memleketimin” 16.03.2025 Tüm Yazıları
-
Haluk YurtseverKaosta 'hegemonya' arayışı 11.03.2025 Tüm Yazıları
-
Arzu YILMAZHodri Meydan 10.03.2025 Tüm Yazıları
-
Aydın ÜnalParti ve iktidar 25.02.2025 Tüm Yazıları
-
Ümit KIVANÇİç duvarlar 10.02.2025 Tüm Yazıları
-
İhsan DAĞIİmamoğlu nasıl kurtulur? 1.02.2025 Tüm Yazıları
-
Kemal ÖZTÜRKKürt meselesindeki psikolojik bariyerler 17.01.2025 Tüm Yazıları
-
Münir AKTOLGABATI’DAN FARKLI BİR ÖRNEK OLARAK TÜRKİYE’DE VE ARAP ÜLKELERİNDE DEVRİMCİ DÖNÜŞÜM DİYALEKTİĞİ... 16.12.2024 Tüm Yazıları
-
Cenk DoğanÜRETİCİLERE İLK OLARAK KOOPERATİF LAZIM 4.12.2024 Tüm Yazıları
-
Cevat KORKMAZFiller ve Çimen... 22.11.2024 Tüm Yazıları
-
Tuncer KÖSEOĞLUTamirhanelere giden toplar… 4.11.2024 Tüm Yazıları
-
Ayşe HÜRDevletin Muhteşem Örgütlenmesi: 6-7 Eylül 1955 Pogromu 9.09.2024 Tüm Yazıları
-
Ferhat KENTEL“Maarif” marifetiyle yeni “makbul vatandaş” kurma çabaları 26.07.2024 Tüm Yazıları
-
Banu Güven“Bozkurt” Almanya’da sahaya indi 4.07.2024 Tüm Yazıları
-
İBRAHİM Ö. KABOĞLUDevlet ve yürütme kaç başlı? 27.06.2024 Tüm Yazıları
-
Gürbüz ÖZALTINLICHP’nin normalleşme politikası Erdoğan’a mı yarar? 21.06.2024 Tüm Yazıları
-
Oya BAYDARBir yazamama yazısı 14.06.2024 Tüm Yazıları
-
Bayram ZİLANAK Parti’de değişim gecikiyor mu? 4.06.2024 Tüm Yazıları
-
Soli ÖzelBetül Tanbay'ın gözünden "Gezi"nin tarihi 30.05.2024 Tüm Yazıları
-
Reha RUHAVİOĞLUTürkiye’de Kürtçenin Durumu: Gidişat, İmkânlar ve Fırsatlar 18.05.2024 Tüm Yazıları
-
Atilla AytemurBingöl Erdumlu Kitabı: Film gibi hayat* 24.01.2024 Tüm Yazıları
-
Şahin ALPAY"Ergun Abi"ye veda 10.11.2023 Tüm Yazıları
-
Ahmet ALTANYüzyıllık cumhuriyet başarılı mı başarısız mı? 29.10.2023 Tüm Yazıları
-
Levent GültekinDin, insanları kardeş yapar mı? 26.09.2023 Tüm Yazıları
-
Ayhan AKTARŞair Roni Margulies’in ardından… 7.08.2023 Tüm Yazıları
-
Ceyda KaranBiden ve iki cephede birden yenilgi 30.06.2023 Tüm Yazıları
-
Orhan Kemal CENGİZMuhalefetin sınavı asıl şimdi başlıyor 1.06.2023 Tüm Yazıları

































































































































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
10.03.2025
8.03.2025
8.03.2025
6.03.2025
10.02.2025
29.01.2025
25.01.2025
16.01.2025
24.12.2024
20.11.2024