Hasan CEMAL
'Kan dursun, hayat normalleşsin' talebi her yerde kendini belli ediyor!
Vasfiye Ana: Esas gayemiz barıştır, inşallah bu barış yeşerir.
Soruyor: ‘Çekilme başlıyor. Ya Erdoğan çekilme sonrası demokratikleşme konusunda ipe un sererse ne olacak?’
Soruya soru: ‘Alternatif, silahlı mücadele mi, yoksa demokratik mücadele mi? Öcalan artık silahlar değil, fikirler konuşsun demedi mi?..’
Bu soruma karşılık olarak, ‘Evet, alternatif silahtır!’ diyene rastlamış değilim. Ateşkes ve çekilmeyle birlikte yeni bir dönemin açıldığı, bundan geri dönüşün kolay olmayacağı genellikle kabul görüyor. Ama gerçek ve kalıcı barış için de hükümetin demokrasi konusunda hareketlenmesi gerektiği belirtiliyor.
VAN
Bembeyaz yemeniliVasfiye Ana’yı dinliyorum, Van Barosu’nun toplantı salonunda. Soyadı Kiye. “Hasan Bey kardeşimize teşekkür ederiz, buralara gelip bizi dinlediği için” diye söze başlıyor. Arkasından, barış konusundaki çabalarından dolayı, Öcalan’la Erdoğan’a saygılarını belirtiyor.
İki kardeşini dağda kaybetmiş. “İki oğlum da halen gerillada, dağda” dedikten sonra da ekliyor:
“Bir abim var, mühendis... Oğlum askerliğini komando olarak yaptıktan bir süre sonra dağa çıktı, gerillaya katıldı. Polisin sürekli takibinden, baskısından bunalmıştı. 2004’ün 12 Şubat’ında dağa gitti. Dokuz yılda bir kere telefon etti bana, o da 2007’de... Ailemizden 15 kişi dağda...”
Söz hemen “barış”a geliyor.
Acılarının derinliğini anlatıyor. “Esas gayemiz barıştır, inşallah bu barış yeşerir. Yeme içme, aş iş barıştan sonra gelir” diye ekliyor.
Vasfiye Ana’nın iki dudağının arasından ilginç bir cümle de çıkıyor:
“Sayın Öcalan’la Murat Karayılan arasında doğrudan temas olması gerekir.”
Çocukları 15, 17 ve 20
yaşlarında çıkmış dağa...
Rukiye Ana.
O da beyaz yemenili bir barış annesi.
İlk defa 1992’de kocası tutuklanmış Rukiye Ana’nın. Hapiste eziyet çekmiş. Çıkınca da, dağa gitmiş, gerillaya katılmış.
Üç oğlunun üçü de dağa gitmiş. Dağa çıktıklarında 15, 17 ve 20 yaşlarındaymış çocukları. İkisini kaybettiğini biliyor, kısaca diyor ki:
“İkisinin de cenazesi gelmedi. Üçüncü oğlum dağda, ama akıbetini bilemiyorum. Acılarımız çoktur. 30 yıldır savaş var. Kürdistan’da anaların dağa verdikleri çocuklarla acıları çok büyüktür. Şimdi barışı bekliyoruz. Belki de sağdır oğlum, geri döner bir gün...”
Gözleri doluyor.
Rukiye Ana 60 yaşında.
Noktası virgülü yerinde konuşuyor:
“Barış olunca, çocuklarımızı yabancı memleketlere göndermek istiyorlarmış. Biz çocuklarımızı kendi göğsümüze basmak istiyoruz. Biz çocuklarımızı Kürt halkına feda etmişiz, mezarlarında rahat uyusunlar.”
Sözlerinin devamını şöyle getiriyor:
“Bizim yüreğimiz yanmış. Benim yüreğimdeki acıyı Allah kimseye göstermesin. Artık torunlarımız için barış istiyoruz bu topraklarda...”
İki kızı da dağda!
Mülifer Ana, soyadı Kaçak.
İki kız çocuğunun ikisi de dağda, kendi deyişiyle gerillada.
Biri 18, diğeri 30 yaşında.
Biri sekiz yıl, diğeri beş yıl okumuş...
Mülifer Ana aynı zamanda Kadın Barış İnisiyatifi’nin de sözcüsü.
Şu cümlesi dikkatimi çekiyor:
“Sayın Öcalan’la Sayın Erdoğan iki taraftır.”
Van Barosu’nun toplantı salonu canlı. Baro yöneticileri, avukatlar, BDP’den,Mazlum Der’den, Van Kadın Derneği’nden, Hak-Par’dan, İnsan Hakları Derneği’nden, DDKD’den üyeler, işadamları, esnaf temsilcileri, öğretmen ve işçiler...
Sıcak bir tartışma ortamı.
Barışa karşı çıkan yok tabii.
Eleştirel yaklaşımlar ise var.
Ama sürece ilişkin bazı eleştirilerin barışa karşı olmak anlamına çekilmemesi gerektiğini de belirtiyorlar.
Ya Erdoğan demokratikleşme
konusunda ipe un sererse...
Biri bana pat diye soruyor:
“Anlaşılan sınır dışına çekilme başlıyor. Peki ama çekilme olduktan sonra ya Tayyip Erdoğan demokratikleşme konusunda ipe un sererse ne olacak?”
Güneydoğu gezimin her durağında karşılaştığım bir soru. Ben de bu soruyu her seferinde hep karşı soruyla yanıtlıyorum:
“Yani alternatif, silahlı mücadele mi? Yoksa silahsız, demokratik mücadele mi? Öcalan artık silahların değil, fikirlerin yarışması, mücadelesi demedi mi?..”
Bu soruma karşılık olarak, “Evet, alternatif silahtır!” diyene bir hafta içinde rastlamış değilim. Ateşkes ve çekilmeyle birlikte yeni bir dönemin açıldığı, bundan geri dönüşün kolay olmayacağı genellikle kabul görüyor.
Birinin deyişiyle:
“Kan dursun, hayat artık normalleşsin!”
Sürecin devam etmesi gerektiği ve geri dönüşün felaket olacağı yaygınlaşan bir görüş. Hayatın normalleşmesine ilişkin talep, Güneydoğu’da uğradığım her durakta kendini belli ediyor.
Ama aynı zamanda Ankara’nın, hükümetin demokrasi konusunda hiçbir şey olmamış gibi olduğu yerde çakılıp kalmasının da suyu bulandıracağı, gerçek ve kalıcı barışı geciktireceği belirtiliyor.
Genç bir kadının şu sözleri, yaşanan acıların değişik bir boyunu sergiliyor:
“Uzun yıllardır şiddetle büyüyen bir nesil var bu topraklarda... Onlar ne olacak? Yıllar yılı ağır travmalar yaşadı, yaşıyor bu nesil. Çocuklarını kaybeden insanların yaşadıkları acılar, travmalar... Bu insanlar barış sürecine nasıl sokulacaklar?.. ”
Tayyip Erdoğan’la işkence gören...
Yakup Aslan, 56 yaşında.
Mazlum-Der Van Şube Başkanı.
Sakin sakin anlatıyor:
“Akıncılar örgütündeydim. Tayyip Erdoğan da üyeydi. Erbakan Hoca’nınMSP’sinin gençlik kolları gibiydik. 1977’de bir gün Fatih’te korsan gösteri yaptık. Karakola çektiler. Erdoğan’la birlikteKomiser Naci tarafından ağır işkence gördük.”
Devam ediyor:
“12 Eylül’de operasyon yedik. Biri kız iki kardeşim ve babam tutuklandı. İki kardeşim de Diyarbakır’a, o meşhur askeri cezaevine götürüldü. On yıl da İran’da yaşadım.”
Yakup Aslan, Türkiye’de devletin özünün kolay değişemeyeceği kanısında. Tayyip Erdoğan’ın da Kürt sorunu konusunda, “Gerekirse baldıran zehiri içerim” noktasına gelişini ise şöyle değerlendiriyor:
“Türkiye’nin karnının en zayıf yerinin Kürt sorunu olduğunu gördü Erdoğan... Rusya’nın, İran’ın,Suriye’nin Kürt meselesiyle oynayarak Türkiye’yi rahat bırakmayacaklarını, istikrarsızlaştıracaklarını anladı. İşte asıl bu çıkmazdır, Erdoğan’ı Kürt sorununda çözüm sürecine getiren... Bu süreçte, Kürtlere yönelik asimilasyon ve inkârcılık, biraz da Cemaat’in eliyle inceltiliyor. Ama TC’nin özünde değişeceğini hiç sanmıyorum.”
Mazlum-Der Başkanı Yakup Aslan, Tayyip Erdoğan’ın genlerinde demokrasi ne kadar var, ne kadar yok sorunu konusunda epeyce kuşkulu bir dil kullanıyor. Bu bakımdan, Tayyip Erdoğan’ın bugün hâlâ Kürt sorunu değil, terör sorunu ya da terör örgütü diyor olmasını eleştiri noktası olarak belirtiyor.
Hak-Par’ın bir yetkilisine gelince...
“Ne olursa olsun barış değil, eşitlik üzerine kurulu bir barışa taraftarız” dedikten sonra ekliyor:
“Biz Türkiye için federasyonu savunuyoruz.”
Atatürk’ten Atakürt’e olabilir mi?
Birinin çıkışı ilginç. “Barışı bu kadar yeşerttikten sonra geri dönüş çok ama çok güç”diyor.
Sonra da nedense ekliyor:
“Ama kendi içimizde de demokrasi uygulamak, bu konuya özen göstermek gerekir.”
Nusaybin’de Belediye Başkanı Ayşe Gökkan aklıma takılıyor. O da sohbet sırasında bir ara şöyle demişti:
“Biz Kürt kadınları olarak, Türk devletinden sonra Kürt devleti bizi dövsün diye mücadele etmiyoruz.”
Şimdi de Van Barosu’ndaki toplantıda Bir Kürt kadınının “kendi içimizde demokrasi” sözüyle yaptığı çıkış üzerine ben de şöyle bir soru attım orta yere:
“Ne yani, Atatürk’ten sonra Atakürt mü?”
Sessizlik!
Sorum orta yerde kaldı, yanıtlayan çıkmadı.
Güneydoğu yollarından barış notlarının 10. yazısı da yarın Van’dan...
Yazarlar
-
Fehmi KORUYeni gelen bakanlara “Hoşgeldiniz” yazısı… 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUİrfan Fidan’dan Akın Gürlek’e… 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZGüvenlik paradigması çağında Kürt Meselesi: Yeni statüko ve arayışlar 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAÖzgür Önderlik – Özgür Rojava – Jin, Jiyan, Azadî... 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha AkyolYine yolsuzluk sorunu 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRVe siyasallaşan yargıda yeni eşik 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanEvrensel hukuk ilkesini rafa kaldırdığınızda neler olur? 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKANDemirel’in köprüsünü sattırmam… Özal’ın köprüsünü sattırmam… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRT15 yıldır değişmeyen zihniyet, karartılan meclis 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuBir yakın takip hikayesi bizimkisi… 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçCHP çok iyi bir şey yaptı 4.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KirasAmerika İran’a saldırır mı saldırmaz mı? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALKürt milliyetçiliği bilincini yok etmek istiyorlar… 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakÇirkin Amerikalı geldi aşka! 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarKürtleri kazanmanın vaktidir 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNÜç kırılma 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTANToplumsal Fakirleşmeye Siyasetin Katkısı 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUKürt Sorunu ve demokrasi ilişkisi üzerine 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRİmamoğlu dediler, ucu yine AKP’ye çıktı! 110 milyon tazminat sözü vermişler 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet İNSELYitirileni Değil Yeniyi Ararken 27.01.2026 Tüm Yazıları
-
Baskın ORANSuriye olayı ve Türkiye’deki “Süreç” 23.01.2026 Tüm Yazıları
-
DOĞAN ÖZGÜDENTam 80 yıl sonra aynı komplo, aynı ihanet! 22.01.2026 Tüm Yazıları
-
Melih ALTINOKBarzaniler Suriye’de PKK’yı niçin gazlıyor? 21.01.2026 Tüm Yazıları
-
Taner AKÇAMHrant 19 yıldır bizimle bir başka yaşıyor 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Kemal CANSuriye’de olanın adını koymak 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEŞara’nın sakalı 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Doğu Ergilİnanç, siyaset ve şiddet üzerine bir manifesto 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan AlbayrakSadece “Suriye Cumhuriyeti” 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Sedat KAYABarbarlık Çağı 5.01.2026 Tüm Yazıları
-
Berrin SönmezŞalvar sevdası “yeni gömlek” ölçütünün habercisi mi? 1.01.2026 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdulmenaf KIRAN11. YARGI PAKETİ, YENİ ADALETSİZLİK VE EŞİTSİZLİKLER YARATTI 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet İlhanKararsızlığın Erdemi: Kesinliğin Gölgesinde Düşünmek 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nuray MERTİslamcılık Öldü mü? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat BELGEYüzdük yüzdük 22.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BULAÇHakim sınıfın iki zümresi 11.12.2025 Tüm Yazıları
-
SİBEL HÜRTAŞCHP programı halka ne vadediyor? Nasıl bir parlamenter sistem? 9.12.2025 Tüm Yazıları
-
Galip DALAYOrta Doğu, Trump Amerika’sına Uyum Sağlıyor 3.12.2025 Tüm Yazıları
-
Sezin ÖNEYŞu meşhur “İznik Konsili” 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Zekeriya KurşunDağıstan Cumhuriyeti ve Ayna Gamzatova 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fikret BilaAK Parti çekingen 26.11.2025 Tüm Yazıları
-
Necati KURÇOCUK HAKLARI EVRENSEL BİLDİRGESİ 19.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zeki ALPTEKİNEmeğin Sosyolojisi ve Kapitalizmin Geleceği: Marx vs. Marx 16.11.2025 Tüm Yazıları
-
Mehveş EVİNYerel yönetimlerle işbirliği kültür politikası için hayati 13.11.2025 Tüm Yazıları
-
M.Latif YILDIZÇÖZÜM SÜRECİ KOMİSYON VE EKMEN 12.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zülfü DİCLELİKeşke… 4.11.2025 Tüm Yazıları
-
Etyen MAHÇUPYANKemalizm mi daha ‘iyi’, (Yeni) İttihatçılık mı? (3) 25.10.2025 Tüm Yazıları
-
Hasan Bülent KAHRAMAN‘Parlak gelecek’ ve sol gelecek... 12.10.2025 Tüm Yazıları
-
Metin Karabaşoğluİnsanların devletlerle savaşı 9.10.2025 Tüm Yazıları
-
İlnur ÇEVİKTrump’ın dünyasına hoşgeldiniz… 3.10.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ata UÇUMTERÖRSÜZ TÜRKİYE’YE GEÇİŞ SÜRECİ! 14.09.2025 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNÖcalan, Erdoğan’a “Seni yine başkan yaptırırız” sözü mü veriyor? 11.09.2025 Tüm Yazıları
-
Hakan AKSAYPutin, Trump’ı parmağında oynatmaya devam ediyor 17.08.2025 Tüm Yazıları
-
Gülçin AVŞARSorumluktan kaçmak umuttan kaçmaktır 12.08.2025 Tüm Yazıları
-
Alper GÖRMÜŞZora girmiş bir anlatı: “ABD emperyalizminin değişmez stratejik hedefi bağımsız Kürt devleti” 1.08.2025 Tüm Yazıları
-
Abdullah KıranYeni süreç ve Suriye denklemi 27.07.2025 Tüm Yazıları
-
Cihan AKTAŞTahran bir kez daha bombalanırken 23.06.2025 Tüm Yazıları
-
Aydın SelcenDemokrasiye giderken cumhuriyetten olmak 17.06.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet ÖZTÜRKÇetin Uygur bir kitaba sığar mı? 10.05.2025 Tüm Yazıları
-
Yüksel TAŞKINİktidar milli iradeyi “tapulu arazisi” sandığı için büyük bir bedel ödeyecek 22.04.2025 Tüm Yazıları
-
Ayhan ONGUNDEMOKRATİK EĞİTİM MÜCADELESİNE ADANMIŞ YAŞAMLAR 21.04.2025 Tüm Yazıları
-
Pelin CENGİZTrump’ın yeni vergileri diye yazılır, ‘post modern merkantilizm’ diye okunur 7.04.2025 Tüm Yazıları
-
Cennet USLUİktidar neden umduğunu bulamadı? 2.04.2025 Tüm Yazıları
-
Hayko BAĞDATSokaklarda yükselen ses 28.03.2025 Tüm Yazıları
-
Halil BERKTAYPKK ve Türk solcuları (4) “Dağlarında gerilla var memleketimin” 16.03.2025 Tüm Yazıları
-
Haluk YurtseverKaosta 'hegemonya' arayışı 11.03.2025 Tüm Yazıları
-
Arzu YILMAZHodri Meydan 10.03.2025 Tüm Yazıları
-
Aydın ÜnalParti ve iktidar 25.02.2025 Tüm Yazıları
-
Ümit KIVANÇİç duvarlar 10.02.2025 Tüm Yazıları
-
İhsan DAĞIİmamoğlu nasıl kurtulur? 1.02.2025 Tüm Yazıları
-
Kemal ÖZTÜRKKürt meselesindeki psikolojik bariyerler 17.01.2025 Tüm Yazıları
-
Münir AKTOLGABATI’DAN FARKLI BİR ÖRNEK OLARAK TÜRKİYE’DE VE ARAP ÜLKELERİNDE DEVRİMCİ DÖNÜŞÜM DİYALEKTİĞİ... 16.12.2024 Tüm Yazıları
-
Cenk DoğanÜRETİCİLERE İLK OLARAK KOOPERATİF LAZIM 4.12.2024 Tüm Yazıları
-
Cevat KORKMAZFiller ve Çimen... 22.11.2024 Tüm Yazıları
-
Tuncer KÖSEOĞLUTamirhanelere giden toplar… 4.11.2024 Tüm Yazıları
-
Ayşe HÜRDevletin Muhteşem Örgütlenmesi: 6-7 Eylül 1955 Pogromu 9.09.2024 Tüm Yazıları
-
Ferhat KENTEL“Maarif” marifetiyle yeni “makbul vatandaş” kurma çabaları 26.07.2024 Tüm Yazıları
-
Banu Güven“Bozkurt” Almanya’da sahaya indi 4.07.2024 Tüm Yazıları
-
İBRAHİM Ö. KABOĞLUDevlet ve yürütme kaç başlı? 27.06.2024 Tüm Yazıları
-
Gürbüz ÖZALTINLICHP’nin normalleşme politikası Erdoğan’a mı yarar? 21.06.2024 Tüm Yazıları
-
Oya BAYDARBir yazamama yazısı 14.06.2024 Tüm Yazıları
-
Bayram ZİLANAK Parti’de değişim gecikiyor mu? 4.06.2024 Tüm Yazıları
-
Soli ÖzelBetül Tanbay'ın gözünden "Gezi"nin tarihi 30.05.2024 Tüm Yazıları
-
Reha RUHAVİOĞLUTürkiye’de Kürtçenin Durumu: Gidişat, İmkânlar ve Fırsatlar 18.05.2024 Tüm Yazıları
-
Atilla AytemurBingöl Erdumlu Kitabı: Film gibi hayat* 24.01.2024 Tüm Yazıları
-
Şahin ALPAY"Ergun Abi"ye veda 10.11.2023 Tüm Yazıları
-
Ahmet ALTANYüzyıllık cumhuriyet başarılı mı başarısız mı? 29.10.2023 Tüm Yazıları
-
Levent GültekinDin, insanları kardeş yapar mı? 26.09.2023 Tüm Yazıları
-
Ayhan AKTARŞair Roni Margulies’in ardından… 7.08.2023 Tüm Yazıları
-
Ceyda KaranBiden ve iki cephede birden yenilgi 30.06.2023 Tüm Yazıları
-
Orhan Kemal CENGİZMuhalefetin sınavı asıl şimdi başlıyor 1.06.2023 Tüm Yazıları
-
Roni MARGULIESMutlu bitmiş bir göç öyküsü 20.05.2023 Tüm Yazıları
-
Burhanettin DURANTarihi Yol Ayrımındaki Kritik Seçim 6.05.2023 Tüm Yazıları
-
Celal BAŞLANGIÇKendini kurtarmak için Erdoğan, Erdoğan’ı reddedecek! 14.04.2023 Tüm Yazıları
-
Ergun AŞÇIErsagun Hanım 5.03.2023 Tüm Yazıları
-
Uğur Gürses‘Dolambaçlı katlı kur’ yolunda 23.01.2023 Tüm Yazıları






































































































































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
14.04.2025
3.03.2025
28.02.2025
20.02.2025
13.02.2025
28.11.2024
12.11.2024
24.10.2024
27.08.2024
20.04.2024