İbrahim Karagül
Kaç tane 15 Temmuz denerseniz deneyin; bu milletin yürüyüşünü durduramazsınız. Milletlerin, ülkelerin kaderini değiştiremezsiniz. 21. Yüzyıla dönük büyük değişimi engelleyemezsiniz. Türkiye'yi teslim alamazsınız, korkutup sindiremezsiniz.
Kaç örgüt daha sahaya sürerseniz sürün; Anadolu insanının dirayetini zayıflatamazsınız. İnancını yok edip, azmini ve direncini kıramazsınız. PKK'yı, PYD'yi, DEAŞ'ı, DHKP-C'yi kullandığınız gibi, Türkiye'ye karşı kitlesel kıyımlar için hazırladığınız diğer örgütleri de sahaya sürseniz amacınıza yine de ulaşamazsınız.
Milletin ana omurgası size asla teslim olmaz
Ne tür terör saldırıları yaparsanız yapın, ne tür sivil katliamlar planlarsanız planlayın, ne tür suikastler hazırlarsanız hazırlayın, öldürmekle bu milleti korkutamazsınız, köşeye sıkıştıramazsınız. Askere, polise, vatandaşa, gencine ve yaşlısına, ülkenin omurgasınayönelik kanlı saldırılarla hiçbir yere varamazsınız, varamayacaksınız.
Bu ülkede yılgınlık da, kaos da üretemezsiniz. Toplumsal psikolojiyi çökertip kitleleri devlete karşı kışkırtamaz, harekete geçiremezsiniz. Bir isyan çıkaramaz, Türkiye'yi parçalamasenaryolarını uygulama şansı bulamazsınız, bulamayacaksınız.
Siz, tarih bilmezler, siz, Anadolu'yu tanımazlar..
Siz tarih bilmezler, siz bu milleti tanımazlar, siz Anadolu'yu hiç bilmezler, siz coğrafyanın siyasi genetiğinden habersizler! Elinizin altında ne kadar kripto FETÖ'cü, ne kadar PKK/PYD lobicisi, holding karargahlarınızda ne kadar DHKP-C'li, ne kadar eli kanlı ve geçmişi kirli adamınız varsa sahaya sürseniz sokakları, mahalleleri, şehirleri bölemezsiniz, ayrıştıramazsınız.
Bu ülkeyi Suriyeleştiremezsiniz. Bu ülkeyi ABD'nin, Almanya'nın, İngilizlerin harita taslaklarına kurban edemezsiniz. Bu ülkeyi Suriye'den vuramazsınız. Suriye üzerinden gelip şehirlerimizi teslim alamazsınız. Bırakın şehirlerimizi, bırakın sınırlarımızı nereden geliyorsanız orada vurulursunuz, bekleyin, vurulacaksınız..
Siz, Batı başkentleri, bu ülkenin bileğini bükemezsiniz
Ne kadar etnik kimlik kavgası pazarlasanız, ne kadar mezhep kimliği çatışması servis etseniz, hangi Avrupa başkentinden operasyon yönetseniz, ABD'nin bilmem hangi derin yapısıyla iş tutsanız, bilmem hangi istihbarat servisinden ihale alsanız bu ülkenin bileğinibükemezsiniz.
Biz şu anda bize saldıran ülkelerin çoğundan daha güçlüyüz. Bir hedefimiz, bir gelecek planımız, bir mücadele azmimiz var. Çok öfkeliyiz, bir o kadar da kararlıyız. Biz, tarih sahnesine yüz yıl sonra yeniden çıkmanın coşkusunu yaşıyoruz.
Kavgamız var, yüzlerce yıldır yürüdüğümüz o büyük yürüyüş var. Bir büyük hesap var. Sizler asla bu hesabı bozamazsınız, bozamayacaksınız. Tereddütsüz ve korkusuzca inanıyoruz. Bu yol yürünecek, o hedefe varılacak. Bu kadar büyüdüğümüz için, bu kadar güçlendiğimiz için, yüz yıl boyunca bizi vesayet altında tutanların önüne geçtiğimiz için hedef oluyoruz, bunu biliyoruz.
Yumrukları sıkın, 'Acımasız Direniş' hattını güçlendirin
Gün gelecek o örgütler, o bombalar, o kurşunlar sizin şehirlerinize, sizin başkentlerinize, sizin insanlarınıza yönelecek, onu da biliyoruz. Bizim topraklarımızda denediğiniz her senaryo, beslediğiniz, silah verdiğiniz, hedeflerini bile ellerine tutuşturduğunuz o örgütler tarafından size yöneltilecek, onu da biliyoruz.
Yumruklarımızı sıkalım, öfkemizi büyütelim ama bu öfke, bu hınçbizim daha da kenetlenmemiz için olsun. Ülkemize, milletimize, komşularımıza, sokakta beraber yürüdüğümüz insanlara sahip çıkmak için olsun. Omuz omuza yürümek için, göğüs göğüse mücadele için olsun. “Acımasız Direniş” hatlarımızı daha da güçlendirmek için olsun.
Terörle aynı dalga boyu konuşanlar, yayın yapanlar, moral bozanlar, umutsuzluk yayanlar terörle ortaktır, o büyük planın 'sivil' ayaklarıdır. Terör saldırılarını perdeleyerek alttan altta sokakları kışkırtanlar, yeni bir 15 Temmuz senaryosuna hazırlanmaktadır, bilginiz olsun. O isimlere, o merkezlere, o çevrelere dikkat edin, her adımını izleyin, her sözünü irdeleyin.
Farklı örgütler saldırıyor, aynı patron emir veriyor
Çünkü Türkiye'miz Birinci Dünya Savaşı'ndan sonraki en ağır saldırılarla karşı karşıya. O zaman bir imparatorluğuçökertmişlerdi, şimdi yeniden yükselişi durdurmaya, bizi bir yüz yıl daha rehin almaya, esir almaya çalışıyorlar. Bunun dışında hiçbir senaryoya, makul gibi görünen telkinlere inanmayın. Bu telkinler, Batı başkentlerinde pişirilip ülke içinde servis ediliyor. Çünkü bu telkinler terör kararı verilen, örgütlerin yönetildiği merkezler tarafından belirleniyor.
Beşiktaş saldırısı, Kayseri saldırısı, Rus elçinin öldürülmesi, Reina'daki derin ve son derece kafa karıştırıcı saldırı ve son olarak İzmir saldırısı. Hepsinde ayrı örgütler kullanıldı. Hepsinde tetikçilerin ve örgütlerin arkasında istihbarat teşkilatları var. Biz örgütlerle savaşmıyoruz, devletlerle savaşıyoruz.
Müttefiklerimizle savaşıyoruz. İnsanlarımızı, ülkemizi, şehirlerimizi, topraklarımızı onlara karşı koruyoruz. Bütün bu örgütler o büyük hesaplaşmayı yürütenler tarafından yönetiliyor. Biz onların silahlarıyla, onların bombalarıyla ölüyoruz.
Yok böyle bir şey, olmadı, olmayacak..
Tarihimizin hiçbir döneminde bu tür saldırılara yenilmedik, geri çekilmedik, pes etmedik, teslim olmadık. Teröre mi yenileceğiz? PKK'ya mı, PYD'ye mi, DEAŞ'a mı yenileceğiz? Onların arkasındaki Batı başkentlerine, istihbarat örgütlerine miyenileceğiz?
Tarihimizin hiçbir döneminde korkuyla karar veren bir millet hiç olmadık. Şimdi mi olacağız? Haçlı Savaşları'ndan beri Anadolu'da kan veren, can veren, bedel ödeyen ama asla geri adım atmayan milletimiz,şimdi mi geri adım atacak?
Yok böyle bir şey, hiç olmadı, hiç olmayacak..
Savaşı sınırların dışına taşıyalım
Tehdit içeride değil, dışarıda. Sınırlarımızın ötesinde. O tehdidi içeride yok etmeye çalışırsak, sınırlarımızda durdurmaya çalışırsak başaramayız. Daha da büyür, daha sık, daha güçlü, daha kanlı gelir. Tehditleri, o örgütlerin yuvasını dağıtarak yok edebiliriz. Sınırlarımızın çok ötesine vararak, çok ötelerini vurarak, oralara yerleşerek durdurabiliriz.
Madem bu savaşı içeride başlattılar, maden bu savaşı yaşayacağız o zaman sınırlarımızın ötesinde savaşalım. Bize nereden saldırı geliyorsa orası hedef olmalıdır. O örgütler nerede yuvalanıyorsa orası vurulmalıdır. Türkiye mücadelesini kendi şehirlerinde değil oralarda vermelidir.
Kandil'den Afrin'e kadar savaş alanı
Suriye sınırı, Irak'tan Akdeniz'e kadar, Türkiye karşıtı cephe olarak planlanmış, ülkemize yönelik yıkım ve işgal girişimlerinin buradan başlatılması hedeflenmiştir. Saldırılar, terör buradan gelmektedir. Bu hattın Irak tarafı da aynı şekilde Türkiye'ye saldırı cephesidir. Artık müttefik oyalamalarını bir kenara bırakalım.
Bu kuşakta, Suriye'de bir devlet otoritesi yoksa, Irak tarafından korunamıyorsa, boydan boya Türkiye'nin denetimi olmalıdır. Kandil'den Afrin'e kadar bütün bu kuşak artık bizim için savaş alanıdır, bedeli ne olursa olsun temizlenmelidir.
Türkiye, hiçbir ülkenin itirazını ciddiye almadan, bu kuşağa müdahalede bulunmalıdır. Başka hiçbir seçenek kalmamıştır. Türkiye'nin bu öz savunmasını engelleyen, içeride ne kadar çevre varsa ihanet içindedir. Dışarıdakiler zaten Türkiye ile hesaplaşmaktadır.
O askeri üsler kapatılmalı, o vakıflar incelemeye alınmalı
Suriye savaşını çıkarıp, Türkiye'nin kucağına atıp sonra sahneden çekilenler şimdi Türkiye'ye saldırmaktadır. Türkiye'deki askeri üslerden örgüt yönetenler, oralarda toplantılar yapıp terör planlayanlar durdurulmalı, bu üslerden çıkarılmalıdır.
Türkiye içinde yabancı istihbarat ağlarına geniş operasyonlar yapılmalı, hareket alanları daraltılmalı, ülkelerinin derin devleti tarafından kurulup örtülü ödeneği ile beslenen yabancı vakıf ve kuruluşlar derhal incelemeye alınmalıdır. Bu yapıların, o üslerin, o istihbarat ağlarının hemen her gün bir terör saldırısı şeklinde kendini gösteren sistematik saldırılarla birebir bağlantısı vardır.
Biz FETÖ ile uğraşırken, PKK/PYD ile uğraşırken, DEAŞ'la uğraşırken onlar bu ağlar üzerinden, bu askeri üslerden, bu STK'lar elinden Türkiye'ye karşı operasyonlar yapmaktadır, söz konusu örgütler bu adresler tarafından beslenip yönetilmektedir.
Bu ülkenin, milletin elleri tetiğe alışkındır!
Saldırılar durmayacak, biliyoruz. Bir süre sonra ikinci dalga saldırılar gelecek, biliyoruz. Toplumsal infial uyandırmak isteyecekler, sokakları isyan için provoke edecekler, devlet otoritesini çalışamaz hale getirmeyi deneyecekler, biliyoruz. Hepsinden önemlisi, 15 Temmuz öncesine benzer bir yapılanma, organizasyon, hazırlık olduğu izlenimi ediniyoruz. Yeni cepheler, ortaklıklar kuruluyor, izliyoruz.
Ama bu sefer 15 Temmuz'da olduğu gibi; Şehitler Köprüsü'nde, Çengelköy'de, Kazan'da olduğu gibi sadece ölmekle yetinmez bu millet. Bu ülkenin, milletin elleri tetiğe alışkındır, bunu da biliyoruz.
Peki ne yapacağız?
Tekrar edeyim: “Acımasız Direniş” hatlarını güçlendirmekte, siyasi aklı ve liderliği savunup korumakta, devlet otoritesini ayakta tutmakta, sokakları vatan ekseninde birleştirmekte, toplumsal psikolojiyi güçlendirmekte tereddütsüz bir dayanışma gerekiyor.
Tehdit de, saldırılar da, planlar da tanımlanmıştır. Tanımlanmış her düşman zayıftır. Bize düşen vatan savunmasıdır. Bin yıldıryaptıklarımızı bir kez daha yapacağız. Buna gücümüz de, imkanımız da, inancımız da hazırdır.
Herkes Son İstiklal Savaşı'nda yerini almalıdır! Mesele budur!
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRT“Birden dursun istersin seneler olunca mazi. Öyle bir geçer zaman ki…” 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeni gelen bakanlara “Hoşgeldiniz” yazısı… 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUİrfan Fidan’dan Akın Gürlek’e… 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha AkyolYine yolsuzluk sorunu 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZGüvenlik paradigması çağında Kürt Meselesi: Yeni statüko ve arayışlar 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRVe siyasallaşan yargıda yeni eşik 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAÖzgür Önderlik – Özgür Rojava – Jin, Jiyan, Azadî... 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKANDemirel’in köprüsünü sattırmam… Özal’ın köprüsünü sattırmam… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanEvrensel hukuk ilkesini rafa kaldırdığınızda neler olur? 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuBir yakın takip hikayesi bizimkisi… 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçCHP çok iyi bir şey yaptı 4.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KirasAmerika İran’a saldırır mı saldırmaz mı? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALKürt milliyetçiliği bilincini yok etmek istiyorlar… 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakÇirkin Amerikalı geldi aşka! 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarKürtleri kazanmanın vaktidir 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRİmamoğlu dediler, ucu yine AKP’ye çıktı! 110 milyon tazminat sözü vermişler 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTANToplumsal Fakirleşmeye Siyasetin Katkısı 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNÜç kırılma 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUKürt Sorunu ve demokrasi ilişkisi üzerine 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet İNSELYitirileni Değil Yeniyi Ararken 27.01.2026 Tüm Yazıları
-
Baskın ORANSuriye olayı ve Türkiye’deki “Süreç” 23.01.2026 Tüm Yazıları
-
DOĞAN ÖZGÜDENTam 80 yıl sonra aynı komplo, aynı ihanet! 22.01.2026 Tüm Yazıları
-
Melih ALTINOKBarzaniler Suriye’de PKK’yı niçin gazlıyor? 21.01.2026 Tüm Yazıları
-
Kemal CANSuriye’de olanın adını koymak 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Taner AKÇAMHrant 19 yıldır bizimle bir başka yaşıyor 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Doğu Ergilİnanç, siyaset ve şiddet üzerine bir manifesto 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan AlbayrakSadece “Suriye Cumhuriyeti” 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEŞara’nın sakalı 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Sedat KAYABarbarlık Çağı 5.01.2026 Tüm Yazıları
-
Berrin SönmezŞalvar sevdası “yeni gömlek” ölçütünün habercisi mi? 1.01.2026 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdulmenaf KIRAN11. YARGI PAKETİ, YENİ ADALETSİZLİK VE EŞİTSİZLİKLER YARATTI 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet İlhanKararsızlığın Erdemi: Kesinliğin Gölgesinde Düşünmek 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nuray MERTİslamcılık Öldü mü? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat BELGEYüzdük yüzdük 22.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BULAÇHakim sınıfın iki zümresi 11.12.2025 Tüm Yazıları
-
SİBEL HÜRTAŞCHP programı halka ne vadediyor? Nasıl bir parlamenter sistem? 9.12.2025 Tüm Yazıları
-
Galip DALAYOrta Doğu, Trump Amerika’sına Uyum Sağlıyor 3.12.2025 Tüm Yazıları
-
Sezin ÖNEYŞu meşhur “İznik Konsili” 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Zekeriya KurşunDağıstan Cumhuriyeti ve Ayna Gamzatova 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fikret BilaAK Parti çekingen 26.11.2025 Tüm Yazıları
-
Necati KURÇOCUK HAKLARI EVRENSEL BİLDİRGESİ 19.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zeki ALPTEKİNEmeğin Sosyolojisi ve Kapitalizmin Geleceği: Marx vs. Marx 16.11.2025 Tüm Yazıları
-
Mehveş EVİNYerel yönetimlerle işbirliği kültür politikası için hayati 13.11.2025 Tüm Yazıları
-
M.Latif YILDIZÇÖZÜM SÜRECİ KOMİSYON VE EKMEN 12.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zülfü DİCLELİKeşke… 4.11.2025 Tüm Yazıları
-
Etyen MAHÇUPYANKemalizm mi daha ‘iyi’, (Yeni) İttihatçılık mı? (3) 25.10.2025 Tüm Yazıları
-
Hasan Bülent KAHRAMAN‘Parlak gelecek’ ve sol gelecek... 12.10.2025 Tüm Yazıları
-
Metin Karabaşoğluİnsanların devletlerle savaşı 9.10.2025 Tüm Yazıları
-
İlnur ÇEVİKTrump’ın dünyasına hoşgeldiniz… 3.10.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ata UÇUMTERÖRSÜZ TÜRKİYE’YE GEÇİŞ SÜRECİ! 14.09.2025 Tüm Yazıları
-
Hakan AKSAYPutin, Trump’ı parmağında oynatmaya devam ediyor 17.08.2025 Tüm Yazıları
-
Gülçin AVŞARSorumluktan kaçmak umuttan kaçmaktır 12.08.2025 Tüm Yazıları
-
Alper GÖRMÜŞZora girmiş bir anlatı: “ABD emperyalizminin değişmez stratejik hedefi bağımsız Kürt devleti” 1.08.2025 Tüm Yazıları
-
Abdullah KıranYeni süreç ve Suriye denklemi 27.07.2025 Tüm Yazıları
-
Cihan AKTAŞTahran bir kez daha bombalanırken 23.06.2025 Tüm Yazıları
-
Aydın SelcenDemokrasiye giderken cumhuriyetten olmak 17.06.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet ÖZTÜRKÇetin Uygur bir kitaba sığar mı? 10.05.2025 Tüm Yazıları
-
Yüksel TAŞKINİktidar milli iradeyi “tapulu arazisi” sandığı için büyük bir bedel ödeyecek 22.04.2025 Tüm Yazıları
-
Ayhan ONGUNDEMOKRATİK EĞİTİM MÜCADELESİNE ADANMIŞ YAŞAMLAR 21.04.2025 Tüm Yazıları
-
Pelin CENGİZTrump’ın yeni vergileri diye yazılır, ‘post modern merkantilizm’ diye okunur 7.04.2025 Tüm Yazıları
-
Cennet USLUİktidar neden umduğunu bulamadı? 2.04.2025 Tüm Yazıları
-
Hayko BAĞDATSokaklarda yükselen ses 28.03.2025 Tüm Yazıları
-
Halil BERKTAYPKK ve Türk solcuları (4) “Dağlarında gerilla var memleketimin” 16.03.2025 Tüm Yazıları
-
Haluk YurtseverKaosta 'hegemonya' arayışı 11.03.2025 Tüm Yazıları
-
Arzu YILMAZHodri Meydan 10.03.2025 Tüm Yazıları
-
Aydın ÜnalParti ve iktidar 25.02.2025 Tüm Yazıları
-
Ümit KIVANÇİç duvarlar 10.02.2025 Tüm Yazıları
-
İhsan DAĞIİmamoğlu nasıl kurtulur? 1.02.2025 Tüm Yazıları
-
Kemal ÖZTÜRKKürt meselesindeki psikolojik bariyerler 17.01.2025 Tüm Yazıları
-
Münir AKTOLGABATI’DAN FARKLI BİR ÖRNEK OLARAK TÜRKİYE’DE VE ARAP ÜLKELERİNDE DEVRİMCİ DÖNÜŞÜM DİYALEKTİĞİ... 16.12.2024 Tüm Yazıları
-
Cenk DoğanÜRETİCİLERE İLK OLARAK KOOPERATİF LAZIM 4.12.2024 Tüm Yazıları
-
Cevat KORKMAZFiller ve Çimen... 22.11.2024 Tüm Yazıları
-
Tuncer KÖSEOĞLUTamirhanelere giden toplar… 4.11.2024 Tüm Yazıları
-
Ayşe HÜRDevletin Muhteşem Örgütlenmesi: 6-7 Eylül 1955 Pogromu 9.09.2024 Tüm Yazıları
-
Ferhat KENTEL“Maarif” marifetiyle yeni “makbul vatandaş” kurma çabaları 26.07.2024 Tüm Yazıları
-
Banu Güven“Bozkurt” Almanya’da sahaya indi 4.07.2024 Tüm Yazıları
-
İBRAHİM Ö. KABOĞLUDevlet ve yürütme kaç başlı? 27.06.2024 Tüm Yazıları
-
Gürbüz ÖZALTINLICHP’nin normalleşme politikası Erdoğan’a mı yarar? 21.06.2024 Tüm Yazıları
-
Oya BAYDARBir yazamama yazısı 14.06.2024 Tüm Yazıları
-
Bayram ZİLANAK Parti’de değişim gecikiyor mu? 4.06.2024 Tüm Yazıları
-
Soli ÖzelBetül Tanbay'ın gözünden "Gezi"nin tarihi 30.05.2024 Tüm Yazıları
-
Reha RUHAVİOĞLUTürkiye’de Kürtçenin Durumu: Gidişat, İmkânlar ve Fırsatlar 18.05.2024 Tüm Yazıları
-
Atilla AytemurBingöl Erdumlu Kitabı: Film gibi hayat* 24.01.2024 Tüm Yazıları
-
Şahin ALPAY"Ergun Abi"ye veda 10.11.2023 Tüm Yazıları
-
Ahmet ALTANYüzyıllık cumhuriyet başarılı mı başarısız mı? 29.10.2023 Tüm Yazıları
-
Levent GültekinDin, insanları kardeş yapar mı? 26.09.2023 Tüm Yazıları
-
Ayhan AKTARŞair Roni Margulies’in ardından… 7.08.2023 Tüm Yazıları
-
Ceyda KaranBiden ve iki cephede birden yenilgi 30.06.2023 Tüm Yazıları
-
Orhan Kemal CENGİZMuhalefetin sınavı asıl şimdi başlıyor 1.06.2023 Tüm Yazıları
-
Roni MARGULIESMutlu bitmiş bir göç öyküsü 20.05.2023 Tüm Yazıları


































































































































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
9.09.2021
26.07.2021
28.06.2021
17.06.2021
14.06.2021
10.06.2021
4.06.2021
31.05.2021
20.05.2021
17.05.2021