İhsan DAĞI
Demokrasi önemli, hatta vazgeçilmezdir. Şunu kimse unutmasın; demokrasi aynı zamanda bir ulusal güvenlik, ülkesel bütünlük ve toplumsal barış projesidir.
Demokrasiyi tahrip edenler bütün bunlara da zarar veriyorlar.
HSYK Yasası’yla yargı yürütmeye bağlandı. İnternet düzenlemesiyle ifade özgürlüğü bir bürokratın, daha doğrusu onu atayanın isteğine terk edilmiş durumda.
Dahası insanların özel hayatları, tercihleri devlet tarafından fişleniyor. Her türlü sosyal muhalefeti sindirmeye çalışan bir mekanizma kurulmuş...
Yeniden hatırlatalım; yargı bağımsızlığı, kuvvetler ayrımı ve temel hak ve özgürlükler askıya alındığında geriye demokrasi kalmaz. Bir rejime demokrasi diyebilmenin şartları ‘özgür ve adil seçimler’, ‘temel hak ve özgürlükleri güvence altına alan bir hukuk devleti’ ve ‘kuvvetler ayrımı’dır. Bu genel kriterler; iktidarın kime ait olduğunu, kim tarafından hangi sınırlar içinde kullanılacağını, muhalefetin meşruluğunu ve iktidar için serbest yarışmanın varlığını, politik azınlıkların çoğunluk olabilme hakkını öngörür.
Peki bunlar yoksa? Öncelikle ‘rızaya dayalı bir yönetim’ olmadığı ve yönetimin meşruiyetini kaybettiği ortaya çıkar. Yani devlet-toplum ilişkisinin temelleri çöker. Yurttaşların hakları ve özgürlüğü hukuka değil güce dayanan yöneticilerin insafına terk edilmiş, toplumla devlet arasındaki toplumsal sözleşme devlet tarafından çiğnenmiş olur.
Böyle bir toplumda kaynakları toplumun mutabakatıyla dağıtma ve sorunları müzakereler yoluyla çözme imkânı, yani siyaset yapma imkânı kalmaz. Ortak normlar, değerler ve kurumlar çökünce birlikte yaşamanın zemini de ortadan kalkar. Bu, kaostur. Toplumsal farklılıklar ve çelişkiler hızla çatışmaya dönüşür; hem devletle toplum arasında hem de toplum içi çatışma...
Bu nedenle demokrasi ve özgürlükler rejimi aynı zamanda çatışma önleyici bir mekanizma, süreç ve değerdir. Moral üstünlüğünün nedenlerinden birisi de barış üreten bu doğasıdır. İç barışını kurmuş, meşruiyeti yüksek, topluma hesap veren bir rejim bölgesel ve küresel düzlemde de tehdit değil güvenlik ve barış üretir. Aksi durumda ise bölgesinde ve dünyada tehdit ve istikrarsızlık kaynağı olarak görülen bir ülkeye dönüşür. Hem kendi halkıyla hem de dünya ile karşı karşıya kalır. Herkes bilir ki kendi halkına karşı baskıcı ve acımasız olan rejimler başka ülkelerin halklarına karşı adil ve barışçıl davranamaz.
Kimse Türkiye’yi bu noktaya itmesin. Bu asırda, bu koşullarda demokrasisi askıya alınmış bir Türkiye hem yönetilemez hem de ülkesel bütünlüğünü ve toplumsal barışını muhafaza edemez. Tarihin önünde de bunun sorumluları demokrasiyi geri vitese alıp ülkeyi otoriter bir rejime doğru savuranlar olur.
Kim bilir belki hâlâ oturup sağduyuyla düşünmek, sağduyu çağrılarını dikkate almak için geç değildir. 2010 anayasa değişikliğine, hukuk devleti ve kuvvetler ayrılığına açıkça ters yeni HSYK yasası Meclis’ten geçtiğine göre zaman daralıyor. Yasa teklifi Meclis’e geldiğinde Radikal’den Orhan Kemal Cengiz şöyle yazmıştı: “HSYK’yı tam olarak verdiğiniz yasa teklifindeki gibi dizayn etmeyi başardığınızı düşünün. Ama aynı zamanda önümüzdeki genel seçimlerde ağır bir yenilgiye uğradığınızı da birkaç dakika için hayal edin. Bu getirdiğiniz HSYK düzeninde, iktidarda başkaları varken, mahkeme önüne çıkacak olsanız ne hissederdiniz?”
Cengiz’in dediği açık; iktidarlar ebedi değil. Bir gün sizin yaptığınız bu yasalarla sizi başkaları yönetecek. Yani, demokrasi ve hukuk devleti herkese gerek...
Dahası, demokrasiyi tahrip edenler ulusal güvenliği, ülkesel bütünlüğü ve toplumsal barışı da riske atıyorlar. Otoriter bir rejimde Türkiye’nin bütün toplumsal fay hatları çatışma cephelerine dönüşür, ülke paramparça olur. Bunun farkında değil misiniz?
Demokrasi diyene ‘vatan haini’ demek yerine demokrasiyle vatanı selamete çıkarabileceğinizi anlamıyor musunuz?
Yazarlar
-
Mehmet Ali ALÇINKAYA2026’ya Girerken; Barış, Demokratik Toplum ve Enternasyonal Özgürlük Yürüyüşü... 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünGemini’ye göre 2026’da Türkiye… 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİVicdansız senenin kelimesi dijital vicdanmış 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Taha AkyolKara bir yıl 2025 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciOkudukça yoksullaşan bir ülkeyiz 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEBölücüler ve Ülkücüler 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ocaktan2026’da deliler çağına karşı bir umut ışığı yanar mı? 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKErken Cumhuriyet dönemi eleştirileri: Revizyonizm mi, Türk usülü “woke” mu? 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURHavf ve reca arasında yeni bir yıla... 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİNAfrika Boynuzu’ndaki oyun: İsrail kime şah çekti? 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZTürkiye’ye özgü sürecin muhasebesi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORU2026: Beklentiler, beklentiler… 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENNasıl anılmak isterdiniz? 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUÇözüm için mücadele demokrasi için mücadeledir 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRTürkiye'de davaların portresine kısa bir bakış: Hâlâ en güçlü ortak talep neden adalet? 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçLeyla Zana ve Gözde Şeker ne yaptı? 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRUyuşturucu dosyasındaki sürpriz isim! "Cumhurbaşkanımızın tensipleri ile…" 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞYENİ YILDA DA KURU EKMEK BİZİ BEKLİYOR… 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇER23 yılın en kötüsü 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKANİktidar medyası infilak etti 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞUlus devlet, milli egemenlik, çevre, insan hakları, uyuşturucu ve Venezuela 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRTBir fotoğraf karesinden çok daha ötesi... 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Kemal CAN2025 giderken 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALRTÜK ve basın özgürlüğüne geçit yok… 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENRaporların Gösterdiği 28.12.2025 Tüm Yazıları



























Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
13.01.2025
10.05.2024
11.04.2024
8.04.2024
3.01.2024
25.12.2023
13.12.2023
16.10.2023
9.10.2023
17.06.2023