Mahmut ÖVÜR
Birkaç gün önce AK Parti Kadın Kolları'nın organize ettiği Diyarbakır gezisine katıldım. AK Parti Kadın Kolları Başkanı eski bakan Güldal Akşit, 22 kadın milletvekili ve kadın kolları yöneticileriyle gittiğimiz Diyarbakır'da, ramazan, sıcak hava ve son siyasi gelişmeler nedeniyle derin bir sessizlik vardı.
O sessizlik sokakta esnaflık yapan bir Diyarbakırlının şu sözleriyle bir çığlığa dönüşüyordu:
"Artık yeter... Biz çatışma istemiyoruz.
Biz çocuklarımızın ölmesini istemiyoruz. Bunu en iyi kadınlar anlar. Bir şeyler yapsınlar."
Bir başka Diyarbakırlı da şöyle diyordu:
"Kadın milletvekillerini burada görmek çok güzel... Onlardan bir ricam var; kendileri gibi kadın milletvekili olan Leyla Zana'ya destek versinler. Onun çıkışı geri planda kalmasın."
AK Parti Kadın Kolları, ilk kez kadın milletvekilleriyle Diyarbakır'daydı ve Diyarbakırlılarla ramazanı paylaşacaklardı.
Bu açıdan üzerlerine düşeni fazlasıyla yaptılar. Önce Diyarbakır'da kadınların meslek edinmesine sağlayan Bağlar Kadın Merkezi'ni gezdiler, esnafları dinlediler sonra da yoksul insanların evlerine gidip, nasıl yaşadıklarına tanık oldular.
Güldal Akşit, gezi sonrasında şöyle diyordu:
"Biz Türkiye genelinde 340 bin aileye yardım ulaştırıyoruz. Ama amacımız sadece yardım etmek değil, o insanların ne düşündüğünü öğrenmektir. Diyarbakır gezimizi bunun için düzenledik. Her şeye rağmen biz burada ve onlarla birlikteyiz. Diyarbakır üzerine çok oyunlar oynandığını biliyoruz. Bu yüzden sloganımızda olduğu gibi 'Biz birlikte Türkiye'yiz'diyoruz. Diyarbakır'da bu gerçeği yaşayarak gördük."
AK Parti Kadın Kolları'nın bu gezisi, aslında bir ramazan buluşmasından öte bir içerik ve anlama sahipti. Uçağa bindiğimizde farklı bir geziyle karşı karşıya olduğumuzu gördüm. Bunu, onca kadın arasında iki erkek gazeteci, Star'dan Berat Özipek'le birlikte olduğumuz için değil, kadın kollarının inceliği ve titiz hazırlığı nedeniyle söylüyorum.
Sistem iyi işliyordu ve en önemlisi de ilk kez yeni bir uygulama söz konusuydu. Kadın kolları Diyarbakır hakkında Türkçe ve Kürtçe bilgi veren metinler hazırlamışlardı. Hatta Kürtçe birkaç kelimelik "Turist rehberi" diyebileceğimiz bir hazırlık yapmışlardı.
"Çawayi", nasılsın veya "Nave te çi ye", yani adınız ne gibi ilk tanışma için gerekli birkaç cümle... O satırları görünce iki yıl önce Berlin'de konuştuğum eski bir ülkücünün şu sözlerini hatırladım: "Biz neden Kürtçe öğrenmedik?
Biraz Kürtçe öğrenseydik ya da Türkçeye yüzde 20 Kürtçe kelime katsaydık bu sorunu daha çabuk çözerdik."
Daha önce yazmıştım, aynı anlayışın okul kitaplarına da yansıması gerekiyor. Kadın kollarının bu girişimi Türkiye içi bir gezi açısından en azından benim bildiğim kadarıyla bir ilkti ve siyaseten anlamlıydı.
Ana dilde eğitimin tartışıldığı, iktidarın bu konuda "seçmeli ders"ten öte geçmediğinin söylendiği bir zeminde kadınlar ambargosuz bir uygulamayı sessizce hayata geçiriyorlardı.
Bu da bize, şiddetin devreden çıktığı, siyasetin meşru zeminde yapıldığı bir Türkiye'de, insani hakların daha kolay hayata geçebileceğini gösteriyor.
Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
- İnce’nin şansı var mı?
6.08.2020 - En hakiki sahte siyasetçiler çağı
28.05.2019 - Yattaki sır isim: Abdullah Gül
6.05.2019 - Beşiktaş Kulübü’nde İmamoğlu kavgası
3.05.2019 - İmamoğlu’na o locayı kim ayarladı?
2.05.2019 - “AB’de HDP’ye siyaset hakkı vermezler”
28.04.2019 - Gel de şüphelenme
21.04.2019 - YSK İstanbul seçiminin yenilenmesine karar verirse
19.04.2019 - Kurul başkanları o kadar insanı nasıl buldu?
18.04.2019 - CHP yönetimi neden susuyor?
13.04.2019
Yazarlar
-
Mensur AkgünGemini’ye göre 2026’da Türkiye… 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Taha AkyolKara bir yıl 2025 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKErken Cumhuriyet dönemi eleştirileri: Revizyonizm mi, Türk usülü “woke” mu? 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciOkudukça yoksullaşan bir ülkeyiz 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURHavf ve reca arasında yeni bir yıla... 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYA2026’ya Girerken; Barış, Demokratik Toplum ve Enternasyonal Özgürlük Yürüyüşü... 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ocaktan2026’da deliler çağına karşı bir umut ışığı yanar mı? 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEBölücüler ve Ülkücüler 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİVicdansız senenin kelimesi dijital vicdanmış 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİNAfrika Boynuzu’ndaki oyun: İsrail kime şah çekti? 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZTürkiye’ye özgü sürecin muhasebesi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUÇözüm için mücadele demokrasi için mücadeledir 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENNasıl anılmak isterdiniz? 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORU2026: Beklentiler, beklentiler… 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKANİktidar medyası infilak etti 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇER23 yılın en kötüsü 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRUyuşturucu dosyasındaki sürpriz isim! "Cumhurbaşkanımızın tensipleri ile…" 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRTürkiye'de davaların portresine kısa bir bakış: Hâlâ en güçlü ortak talep neden adalet? 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRTBir fotoğraf karesinden çok daha ötesi... 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞYENİ YILDA DA KURU EKMEK BİZİ BEKLİYOR… 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞUlus devlet, milli egemenlik, çevre, insan hakları, uyuşturucu ve Venezuela 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçLeyla Zana ve Gözde Şeker ne yaptı? 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdulmenaf KIRAN11. YARGI PAKETİ, YENİ ADALETSİZLİK VE EŞİTSİZLİKLER YARATTI 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Kemal CAN2025 giderken 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALRTÜK ve basın özgürlüğüne geçit yok… 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENRaporların Gösterdiği 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraYılın Kelimesi 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUÜlke siyasetin neresinde, hangi evresinde? 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet İlhanKararsızlığın Erdemi: Kesinliğin Gölgesinde Düşünmek 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANLeyla Zana vakası bir gösterge. Ama neyin? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTAN100 Bin Dolar Kazanan “Yeni Yoksul” Mu? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nuray MERTİslamcılık Öldü mü? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuSuriye, güvenlik ve 15 milyon bağımlı… 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalSovyetler ve Bookchin 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mustafa Karaalioğlu‘Entegre strateji’ varsa, niye tek yönünü görüyoruz? 25.12.2025 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanKomisyonda uzlaşma çıkmazsa süreç yine de ilerler mi? 24.12.2025 Tüm Yazıları
-
Doğu ErgilGüvenlikten kimliğe, inkârdan yurttaşlığa 24.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİSekülerleşme sorunu veya Müslümanlar nasıl modernleşecek? 23.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat BELGEYüzdük yüzdük 22.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayPax Americana sonrası Almanya: Yeşil dönüşümden askeri Keynesçiliğe 21.12.2025 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNKüfürbazlar ve ötesi 19.12.2025 Tüm Yazıları
-
İbrahim KirasAK Parti hariç herkes CHP 19.12.2025 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarThank you Ahmed 19.12.2025 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselPara politikasında sınav zamanı 18.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakNüfusumuz dibe vururken! 18.12.2025 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKEN"O Yıl", hangi yıl? 15.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞEntelektüel üretimin kaybı-Rejimin vesayeti-Siyasetin iflası 13.12.2025 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENGüney Amerika’da büyüyen gölge 13.12.2025 Tüm Yazıları
-
Berrin Sönmezİktidar politikası ters mi tepiyor, tersine mi işletiliyor? 13.12.2025 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRBu durumda AİHM yetkilileri de Trump’tan yardım istesin… 13.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrta sınıf nereye gitti? 12.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANBahis oynayan bakan kim?.. CASUS KİM?.. 12.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BULAÇHakim sınıfın iki zümresi 11.12.2025 Tüm Yazıları
-
SİBEL HÜRTAŞCHP programı halka ne vadediyor? Nasıl bir parlamenter sistem? 9.12.2025 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpHissedilemeyen büyümenin anatomisi 9.12.2025 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKİmralı için CHP’yi sıkıştırmaya gerek var mı? 5.12.2025 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRPOLEMİK SENDROMDA 4.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYTürkiye İçin Irak Peşmergeleri Sorun Olmuyor da Rojava neden Sorun! 4.12.2025 Tüm Yazıları
-
Galip DALAYOrta Doğu, Trump Amerika’sına Uyum Sağlıyor 3.12.2025 Tüm Yazıları
-
Sezin ÖNEYŞu meşhur “İznik Konsili” 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Zekeriya KurşunDağıstan Cumhuriyeti ve Ayna Gamzatova 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKEve siyaset için dönüş öncesi bir mıntıka temizliği gerek 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Taner AKÇAMABD’de bir şeyler oluyor: Nick Fuentes 30.11.2025 Tüm Yazıları
-
Fikret BilaAK Parti çekingen 26.11.2025 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP modernizmi ve faşizmi... 23.11.2025 Tüm Yazıları
-
Ali TürerÇÖZÜM, BARIŞ VE KARDEŞLİK GETİRECEK Mİ? 23.11.2025 Tüm Yazıları
-
Necati KURÇOCUK HAKLARI EVRENSEL BİLDİRGESİ 19.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zeki ALPTEKİNEmeğin Sosyolojisi ve Kapitalizmin Geleceği: Marx vs. Marx 16.11.2025 Tüm Yazıları
-
Sedat KAYAİmamoğlu'na istenen 23 asırlık tarihi ceza: Roma İmparatorluğu kurulduğunda hapse girseydi hala ceza 14.11.2025 Tüm Yazıları
-
DOĞAN ÖZGÜDEN"Arananlar" zulmü ne zaman son bulacak? 14.11.2025 Tüm Yazıları
-
Mehveş EVİNYerel yönetimlerle işbirliği kültür politikası için hayati 13.11.2025 Tüm Yazıları
-
M.Latif YILDIZÇÖZÜM SÜRECİ KOMİSYON VE EKMEN 12.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zülfü DİCLELİKeşke… 4.11.2025 Tüm Yazıları
-
Etyen MAHÇUPYANKemalizm mi daha ‘iyi’, (Yeni) İttihatçılık mı? (3) 25.10.2025 Tüm Yazıları
-
Hasan Bülent KAHRAMAN‘Parlak gelecek’ ve sol gelecek... 12.10.2025 Tüm Yazıları
-
Metin Karabaşoğluİnsanların devletlerle savaşı 9.10.2025 Tüm Yazıları
-
İlnur ÇEVİKTrump’ın dünyasına hoşgeldiniz… 3.10.2025 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunYazmak, ciddi bir iştir 28.09.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ata UÇUMTERÖRSÜZ TÜRKİYE’YE GEÇİŞ SÜRECİ! 14.09.2025 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNÖcalan, Erdoğan’a “Seni yine başkan yaptırırız” sözü mü veriyor? 11.09.2025 Tüm Yazıları
-
Baskın ORANTürkiye’de ve Yunanistan’da Aleviler – Yeni Bir Tablo 1.09.2025 Tüm Yazıları
-
Hakan AKSAYPutin, Trump’ı parmağında oynatmaya devam ediyor 17.08.2025 Tüm Yazıları
-
Gülçin AVŞARSorumluktan kaçmak umuttan kaçmaktır 12.08.2025 Tüm Yazıları
-
Hakan AlbayrakKadife eldiven zamanı 10.08.2025 Tüm Yazıları
-
Alper GÖRMÜŞZora girmiş bir anlatı: “ABD emperyalizminin değişmez stratejik hedefi bağımsız Kürt devleti” 1.08.2025 Tüm Yazıları
-
Abdullah KıranYeni süreç ve Suriye denklemi 27.07.2025 Tüm Yazıları
-
Cihan AKTAŞTahran bir kez daha bombalanırken 23.06.2025 Tüm Yazıları
-
Aydın SelcenDemokrasiye giderken cumhuriyetten olmak 17.06.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet ÖZTÜRKÇetin Uygur bir kitaba sığar mı? 10.05.2025 Tüm Yazıları
-
Yüksel TAŞKINİktidar milli iradeyi “tapulu arazisi” sandığı için büyük bir bedel ödeyecek 22.04.2025 Tüm Yazıları
-
Ayhan ONGUNDEMOKRATİK EĞİTİM MÜCADELESİNE ADANMIŞ YAŞAMLAR 21.04.2025 Tüm Yazıları
-
Pelin CENGİZTrump’ın yeni vergileri diye yazılır, ‘post modern merkantilizm’ diye okunur 7.04.2025 Tüm Yazıları
-
Cennet USLUİktidar neden umduğunu bulamadı? 2.04.2025 Tüm Yazıları
-
Hayko BAĞDATSokaklarda yükselen ses 28.03.2025 Tüm Yazıları
-
Halil BERKTAYPKK ve Türk solcuları (4) “Dağlarında gerilla var memleketimin” 16.03.2025 Tüm Yazıları
-
Selami GÜREL“Adı belirsiz” süreç hızlı ilerliyor 16.03.2025 Tüm Yazıları
-
Haluk YurtseverKaosta 'hegemonya' arayışı 11.03.2025 Tüm Yazıları
-
Arzu YILMAZHodri Meydan 10.03.2025 Tüm Yazıları
-
Aydın ÜnalParti ve iktidar 25.02.2025 Tüm Yazıları
-
Ümit KIVANÇİç duvarlar 10.02.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet İNSELOtoriter Nasyonal-Kapitalizmin Yeni Eşiği: II. Trump Devri 5.02.2025 Tüm Yazıları
-
İhsan DAĞIİmamoğlu nasıl kurtulur? 1.02.2025 Tüm Yazıları
-
Kemal ÖZTÜRKKürt meselesindeki psikolojik bariyerler 17.01.2025 Tüm Yazıları
-
Münir AKTOLGABATI’DAN FARKLI BİR ÖRNEK OLARAK TÜRKİYE’DE VE ARAP ÜLKELERİNDE DEVRİMCİ DÖNÜŞÜM DİYALEKTİĞİ... 16.12.2024 Tüm Yazıları
-
Cenk DoğanÜRETİCİLERE İLK OLARAK KOOPERATİF LAZIM 4.12.2024 Tüm Yazıları
-
Cevat KORKMAZFiller ve Çimen... 22.11.2024 Tüm Yazıları
-
Tuncer KÖSEOĞLUTamirhanelere giden toplar… 4.11.2024 Tüm Yazıları
-
Ayşe HÜRDevletin Muhteşem Örgütlenmesi: 6-7 Eylül 1955 Pogromu 9.09.2024 Tüm Yazıları
-
Ferhat KENTEL“Maarif” marifetiyle yeni “makbul vatandaş” kurma çabaları 26.07.2024 Tüm Yazıları















































































































murat yılmaz
gayet açıklayıcı ve belge niteliğinde bir yazı olmuş tebrikler
erhan erdoğan
bu ayetlerin ilk muhatabları araplar bunu yapamadı belki türkler,çinliler,elfler,hobbitler bunu yapabilir ! :)
erhan erdoğan
1 - "kuranı biz indirdik ve ancak biz koruyacağız" Hicr suresi :9 ayet. müslümanların kuran hakkındaki inancı budur. 2 - "Kulumuza indirdiğimiz Kurandan şüphe ediyorsanız, siz de onun benzeri bir sure meydana getirin; eğer doğru sözlü iseniz, Allahtan başka, güvendiklerinizi de yardıma çağırın." bakara:23 kuran meydan okuyor ! eğer kuranın Allahın kitabı olduğunda şüpheleriniz varsa sizde benzerini yapın ! yapmaya çalışın ! eğer yapamıyorsanız yapabilecek kimseleride yardımınıza çağırın !
ike amber
Hicbirzaman din kitaplarinin yukardan geldigine inanmamisimdir, yazdiklarinizdan anlasiliyorki kuranda yukardan gelme degil halifelerin insanlarin kendi cikarlari icin yazilmis, tanri yeri gogu insnlari yaratmayip, insanlar tanriyi yaratmis oluyor, bugunku yobaz politikacilarda dini kullanip cahilleri soyup sogana ceviriyor.
ertan karademir
Biz aslında;bi göle girip boğuluyorken az ötedeki okyanus hep orda duruyor. Diyelimki sen ispat ettin ve bütün dinler çakma çıktı.... :(( gel bak..bin yıl sonra yine, susamlı pide açmış çilli yanaklarında aşkın.
uğur boz
böyle konuları araştırıp incelemek yaşadığımız bölgeye kalsa dahi cesaret ister çünkü kalıpların pek kırılamadığı bir ülkede ve bir yönetimle yaşıyoruz ezberleri kırıp araştırdınız için teşekürler
yakup deniz
Eline saglik cokta guzel yazmis. Asil kuran deri, tas yapraklar ve kemikler uzerine yazildigini her musluman kabul eder. Orjinal kur"an onlardir. Gunumuzde varmi onlardan birtanesi? Yok. O zaman nasil iddia edersiniz falan kuran orjinaldir diye? Diyelim ki orjinal ve hic degisiklige ugramamis olsun bu neyi kanitlayacak? Tartisilmasi gereken oz, onun icerigidir. Kim yazmis, nasil yazmis bu o kadar da onemli degil. Insanlar su an ki kurani okumuyorlarmi? Okuyorlar. O zaman varmisiniz bu kurani tartismaya medenice? Iste birtek onu yapamazsiniz.Nasilki batida 300 yil evvel masaya yatirilip enine boyuna tartisildi, bizde aynisini halkin gozu onunde bu dini tartisalim ve insanlar anlasinlar gercegi tum ciplakligi ile. Nedir bu din? Gercekten bir Allah kelami mi? yoksa Muhammedin o gunki gunluk siyasetinin bir gereksinimi mi? Tarih boyunca insanlar okumadan anlamadan girmisler bir saplantinin icerisine, tartismak yasak, soru sormak yasak, Turkce okuyup kuran anlamak olmaz, ille Arapca bilenlerin pesinemi takilmak zorunda insanlar? Varsa yureginiz bilginiz buyurun alin postunuzu acin tartismaya olsun bitsin.
Ahmet
Ayşe Hanım;Bu kuranın korunmuşluğu ancak imanla izah edilebilir demekte.Peki Hz.alinin,Hz.Aişenin Kuranın toplanmasında kısacası tüm ashabın tam bir fikir birliği olduğunu (icma)niye söylemiyor?Eğer osmanın mushafında eksiklik olsaydı,Ali " Osmanın yerinde bende olsam mushafları yakardım." o bu işi ashabın önünde yaptı demektedir.Ve Kuran tahriafata uğrasaydı Ali Ta ebubekir halifeliğe seçilme arefesinde 6 ayda tek bir mushaf oluşturmuştu onu resmi mushaf yapardı kendisi halife olunca.
Abdullah
Diyanet işleri eski başkanı tayyar altıkulaç Gerek mısırdaki gerek taşkentteki gerekse Topkapı müzesindeki mezkür kuranları 10 yıl gibi bir süre mikro filmlerini çekerek kurul halinde incelediklerini,günümüzdeki herhangi bir müslümanın elindeki kuranla,Hz.osman dönemindeki ilk mushaflar arasında ne bir fazla nede bir eksik fark bulunmadığı açıklandı bilimsel olarak.zaten kuran 1400 yıldır peygambere indiğinden itibaren hem yazılmış hemde ezberlenmiştir. Peygamber hayattayken en az 3000 idi.
ömer faruk karataş
oryantalist yaklaşım ve önyargılarla dolu yazınızı yazmadan önce-eğer art niyetli değilseniz, ki bunu kabul etmek istemiyorum;çünkü Kurana iman eden bir mümin asla emin olmadığı bir hususta kesin konuşmaz ama ciddi konulardaki ihtimallere de bağımsız kalamaz-tahkik edilmemiş, rivayet kültürünün malumatlar yığınına dair referanslarla değil de daha güvenilir ve tahkiki yapılmış ciddi, esaslı eserlere gereken dikkati verseydiniz- yazar sorumluluğu bunu gerektirir diye düşünüyorum, bu gaflar olmazdı
Fehmi Adıyaman
Ayşe Hür çok beğendğm, sevrek yazlarnı takip etğm bir yazardır. Bulunduğu gazetenin başyazarı gibi Ön yargısız ,gerçek bir Sosyal Demokrat " biliyorum. Umarım art niyet değil yanlışlık olmuştur. Bunlara bi göz atın. Gerçekler hiçte oyle görndğü gibi değildir. http://www.timeturk.com/tr/2011/08/29/ayse-hur-den-kur-an-hakkinda-skandal.html http://www.zaman.com.tr/haber.do?haberno=787612&title=mushaflar-arasinda-brfark-yok&haberSayfa=0 http://yenisafak.com.tr/arsiv/2000/agustos/29/dcundioglu.ht
Melih Şeker
Batılı kaynakların ve dolayısıyla şarkiyatçıların-oryantalislerin İslami konularda yaptıkları araştırmalara ve verdikleri raporlara, yazdıkları kitaplara (Genellikle; 1-Kendilerinin Müslüman olmamaları, 2-İslama fitne sokma ve kaynakları tahrif amacıyla bu araştırmaları yapmaları nedeniyle) hep şüphe içinde bakmak gerektiğine inanıyorum.Burada verilen bilgilerden bazıları doğru olsa bile,bunun sebepleri konusunda başka makul yorumlar da getirilmesi mümkündür.