Pelin CENGİZ
ABD'nin İran'a yönelik ekonomik ambargosunu deldiği iddiasıyla ABD'de tutuklanan, ilerleyen süreçte davada tanık statüsüne geçen Reza Zarrab'ın geçen haftaki tanıklığında anlattıkları, bir anlamda Türkiye'nin geçmiş 15 yılına ayna tutuyor.
17-25 Aralık operasyonları sırasında rüşvet, yolsuzluk, iktidar, iş dünyası, bürokrasi ekseninde ortaya dökülen siyasetteki ahlak yoksunlaşması ve çürümeyi yakından izlemiştik. Zaman zaman Zarrab'ın anlattıkları, okuduğumuz bir kitabın filme çekilmesi gibi, anlattıkça kimi yerlerde "biz bunları duymuştuk, okumuştuk" diyoruz.
Cumhurbaşkanı Erdoğan ve partisi AKP, 2002'deki iktidara gelişlerini ve ardından yaşadıkları yükselişi, köhnemiş siyasi yapılara duyulan rahatsızlığa ve bunun yarattığı büyük tepkiye borçluydu. AKP bu rahatsızlığı gayet iyi kullandı, zaman içerisinde teşkilatını ve iktidarını genişletti, hükümette kadrolarını oluştururken devletin kılcal damarlarında ve bürokraside yapılanmayı ihmal etmedi. Bir dönem yaşanan AB ile tam üyeliğe giden müzakerelerin getirdiği yakınlaşma, ABD ile iyi ilişkiler, dışarıda 2008 krizi sonrasında görülmemiş boyutlara ulaşan küresel likiditenin gösterdiği ilgi, içeride büyük altyapı yatırımlarının verdiği coşku derken git gide palazlandı.
Art arda, genel ve yerel seçimlerde, cumhurbaşkanlığı oylamasında ve 2010 Anayasa referandumunda elde ettiği başarıyla gücünü perçinledi. Süreç içinde AKP, sadece Milli Görüş geleneğinden gelenler için değil, mütedeyyinler, reform ve yenilik isteyenler, kentliler hatta elitler için oy verilebilecek bir parti haline geldi. Sonunda AKP, merkez sağda bir koalisyon haline dönüştü.
Fakat hemen her iktidarda uzun süre kalan hükümette görülebileceği gibi, Erdoğan ve iktidarı da güç zehirlenmesi yaşadı, Erdoğan, bir lider figürü olarak giderek hem hükümetinin hem partisinin önüne geçerek tekadamlaştı. Cumhurbaşkanlığı koltuğunda da bunu cilalamakla meşgul...
Barış süreciyle ve açılımlarla toplumun geniş kesimlerini kucaklaması gerekirken, beklentilerin tam tersine hareket eden, temel hak ve özgürlükleri daraltan, başta Kürtler, muhalif siyasetçiler, akademisyenler, gazeteciler, avukatlar olmak üzere kendinden olmayana yönelik düşmanca bir tutum alan, yasama ve yargı erklerine istediği gibi karar almaları için müdahale ederek kuvvetler ayrılığı prensibini yerle bir eden, orantısız şiddete ve zulme yol veren, yasakları dayatan bir lidere dönüştü. Pragmatizm günleri biterken, radikalleşme günleri çoğaldı.
Tüm bu yaşananların ekonomik boyutunun olmaması düşünülemez elbette. Malum, tüm dünyada yolsuzluk en büyük küresel sorunlardan biri olarak gösteriliyor. Çünkü yolsuzluk, en temel insani değerlere ters düşüyor.
Papa Francis, bir konuşmasında, "İnsan hakları sadece terörizm, baskı veya cinayetlerle çiğnenmez, büyük adaletsizlikler yaratan ekonomik yapılarla da işlenir" demişti.
The Economist'in 2014 yılında oluşturduğu bir endeks var: Crony Capitalism Index. Türkçe'ye "ahbap çavuş kapitalizmi" olarak çevrilen bu endekste Türkiye 2014'te 14'üncü sıradaydı.
Temel olarak ahbap çavuş ekonomisinde, iş dünyasında "başarılı" olmanın yolu hükümet ve devlet yetkilileri ile yakın ilişkiler içinde olmaktan geçiyor. Klasik anlamda kapitalizmin önerdiği serbest piyasa ekonomisi gibi görünse de, bu tarz ekonomilerde başarı serbest rekabetle değil, iş dünyasındaki aktörlerin siyasi iktidar ve bürokrasi ile kurduğu ilişkiler sayesinde mümkün olabiliyor. Yine bu sayede ihaleler, teşvikler ve çeşitli destekler alan işadamları onlarla rekabet eden diğer aktörlere karşı daha avantajlı hale geliyor. Buradaki iktidar, sermaye ve bürokrasiyi kapsayan ilişki yumağı sadece serbest rekabeti değil, uluslararası karar ve yaptırımları ihlal eden boyutlara ulaşmış.
İktidar da, şeffaflıktan, denetimden ve hesap vermekten uzak bir yapıda olunca, mevcut durum endekslere hemen yansıyıveriyor. Hızla yükselen Türkiye, 2016 yılında açıklanan endekste hızla 8'inci sıraya oturuvermişti. İlk 10'da göze çarpan diğer ülkeler arasında Rusya, Malezya, Ukrayna, Meksika, Çin, Hindistan yer alıyor.
Bu arada Zarrab'ın mahkemede verdiği ifadelerden çıkan kirli ilişkiler ağının daha iyi anlaşılabilmesi için sermaye-iktidar ilişkileri üzerine kolektif veri haritalama yapan Mülksüzleştirme bir haritalama gerçekleştiriyor. Harita hem desteklerle hem de Zarrab'ın yeni anlatımlarıyla güncelleniyor. Şuradan incelenebilir:
Zarrab'ın üç gün boyunca söyledikleri içinde şu ana kadarki en kritik nokta, Cumhurbaşkanı Erdoğan'a ilk kez değinmiş olması. Zarrab, Halkbank gibi Ziraat Bankası ve Vakıfbank'ın da ambargoyu delmek için İran'la çalışmasına Erdoğan'ın onay verdiğini söyledi. Hatta durumdan o dönemde Ekonomiden Sorumlu Başbakan Yardımcısı Ali Babacan'ın da haberi olduğunu belirtti.
Bu isimlerin zikredilmesi davaya bakan yargıç Richard Berman için tali konular olabilir, zira kendisinin önceliği muhtemelen ambargonun gerçekten ihlal edilip edilmediği, edildiyse hangi araç, yöntem, banka ve ülke ticari sistemlerinin kullanıldığı, bundan ABD devletinin ne tür bir zarar gördüğü vs. olacak. Elbette bir ülkenin devlet adamlarının doğrudan bu işlere bulaşmış olması da davanın sonucunu etkileyecektir.
Çünkü, burada mesele sadece ambargo delme, kara para aklama ve yolsuzlukla sınırlı değil. Uluslararası anlaşmalara ve BM Güvenlik Konseyi kararlarına rağmen İran'a para giriş çıkışı ABD için bir ulusal güvenlik meselesi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın, "Ambargoyu asıl ABD'nin deldiğini, ABD'li Boeing'in İran'a uçak sattığını" söylediği gibi basit değil maalesef.
Bu uçak satışları, Temmuz 2015'te uluslararası ekonomik yaptırımların kaldırılması karşılığında, İran'ın nükleer faaliyetlerini sınırlandırılmasını öngören anlaşma sonrasına denk düşüyor. Obama döneminde alınan bu karar sonrasında, iki ülke arasındaki ticaret hacmi genişlemeye başladı.
Bir ülkenin iktidar mensupları, bürokrasisi, iş dünyası bu kadar kirliyken diğer kurumlarının ne kadar temiz olduğu da tartışılır hale geliyor. İnsanlar kendi hayatlarına değer vermedikçe, sorgulamadıkça ve toplumun daha iyi bir yönetime layık olduğunu düşünmedikçe, o kir istemeseniz de gelir size de bulaşır. Ama Türkiye gibi yolsuzluğa, haksızlığa, rüşvete, hak ihlallerine -küçük zümreler hariç- tepkisizliği ve gönüllü seyirciliği yüksek ülkelerde "elleri yıkama" operasyonu zor.
Bir ülkede bireysel özgürlükleri baskıladığınız, şeffaflık ve hesap verebilirlikle ilgili mekanizmaları işlemez hale getirdiğiniz zaman, demokrasiyi amaç değil araçsallaştırdığınız zaman, yolsuzlukla mücadele şansınız da azalmış oluyor...
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakÇirkin Amerikalı geldi aşka! 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarKürtleri kazanmanın vaktidir 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUKürt Sorunu ve demokrasi ilişkisi üzerine 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNÜç kırılma 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTANToplumsal Fakirleşmeye Siyasetin Katkısı 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet İNSELYitirileni Değil Yeniyi Ararken 27.01.2026 Tüm Yazıları
-
Baskın ORANSuriye olayı ve Türkiye’deki “Süreç” 23.01.2026 Tüm Yazıları
-
DOĞAN ÖZGÜDENTam 80 yıl sonra aynı komplo, aynı ihanet! 22.01.2026 Tüm Yazıları
-
Melih ALTINOKBarzaniler Suriye’de PKK’yı niçin gazlıyor? 21.01.2026 Tüm Yazıları
-
Kemal CANSuriye’de olanın adını koymak 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Taner AKÇAMHrant 19 yıldır bizimle bir başka yaşıyor 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEŞara’nın sakalı 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Doğu Ergilİnanç, siyaset ve şiddet üzerine bir manifesto 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan AlbayrakSadece “Suriye Cumhuriyeti” 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Sedat KAYABarbarlık Çağı 5.01.2026 Tüm Yazıları
-
Berrin SönmezŞalvar sevdası “yeni gömlek” ölçütünün habercisi mi? 1.01.2026 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdulmenaf KIRAN11. YARGI PAKETİ, YENİ ADALETSİZLİK VE EŞİTSİZLİKLER YARATTI 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet İlhanKararsızlığın Erdemi: Kesinliğin Gölgesinde Düşünmek 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nuray MERTİslamcılık Öldü mü? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat BELGEYüzdük yüzdük 22.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BULAÇHakim sınıfın iki zümresi 11.12.2025 Tüm Yazıları
-
SİBEL HÜRTAŞCHP programı halka ne vadediyor? Nasıl bir parlamenter sistem? 9.12.2025 Tüm Yazıları
-
Galip DALAYOrta Doğu, Trump Amerika’sına Uyum Sağlıyor 3.12.2025 Tüm Yazıları
-
Sezin ÖNEYŞu meşhur “İznik Konsili” 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Zekeriya KurşunDağıstan Cumhuriyeti ve Ayna Gamzatova 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fikret BilaAK Parti çekingen 26.11.2025 Tüm Yazıları
-
Necati KURÇOCUK HAKLARI EVRENSEL BİLDİRGESİ 19.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zeki ALPTEKİNEmeğin Sosyolojisi ve Kapitalizmin Geleceği: Marx vs. Marx 16.11.2025 Tüm Yazıları
-
Mehveş EVİNYerel yönetimlerle işbirliği kültür politikası için hayati 13.11.2025 Tüm Yazıları
-
M.Latif YILDIZÇÖZÜM SÜRECİ KOMİSYON VE EKMEN 12.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zülfü DİCLELİKeşke… 4.11.2025 Tüm Yazıları
-
Etyen MAHÇUPYANKemalizm mi daha ‘iyi’, (Yeni) İttihatçılık mı? (3) 25.10.2025 Tüm Yazıları
-
Hasan Bülent KAHRAMAN‘Parlak gelecek’ ve sol gelecek... 12.10.2025 Tüm Yazıları
-
Metin Karabaşoğluİnsanların devletlerle savaşı 9.10.2025 Tüm Yazıları
-
İlnur ÇEVİKTrump’ın dünyasına hoşgeldiniz… 3.10.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ata UÇUMTERÖRSÜZ TÜRKİYE’YE GEÇİŞ SÜRECİ! 14.09.2025 Tüm Yazıları
-
Hakan AKSAYPutin, Trump’ı parmağında oynatmaya devam ediyor 17.08.2025 Tüm Yazıları
-
Gülçin AVŞARSorumluktan kaçmak umuttan kaçmaktır 12.08.2025 Tüm Yazıları
-
Alper GÖRMÜŞZora girmiş bir anlatı: “ABD emperyalizminin değişmez stratejik hedefi bağımsız Kürt devleti” 1.08.2025 Tüm Yazıları
-
Abdullah KıranYeni süreç ve Suriye denklemi 27.07.2025 Tüm Yazıları
-
Cihan AKTAŞTahran bir kez daha bombalanırken 23.06.2025 Tüm Yazıları
-
Aydın SelcenDemokrasiye giderken cumhuriyetten olmak 17.06.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet ÖZTÜRKÇetin Uygur bir kitaba sığar mı? 10.05.2025 Tüm Yazıları
-
Yüksel TAŞKINİktidar milli iradeyi “tapulu arazisi” sandığı için büyük bir bedel ödeyecek 22.04.2025 Tüm Yazıları
-
Ayhan ONGUNDEMOKRATİK EĞİTİM MÜCADELESİNE ADANMIŞ YAŞAMLAR 21.04.2025 Tüm Yazıları
-
Pelin CENGİZTrump’ın yeni vergileri diye yazılır, ‘post modern merkantilizm’ diye okunur 7.04.2025 Tüm Yazıları
-
Cennet USLUİktidar neden umduğunu bulamadı? 2.04.2025 Tüm Yazıları
-
Hayko BAĞDATSokaklarda yükselen ses 28.03.2025 Tüm Yazıları
-
Halil BERKTAYPKK ve Türk solcuları (4) “Dağlarında gerilla var memleketimin” 16.03.2025 Tüm Yazıları
-
Haluk YurtseverKaosta 'hegemonya' arayışı 11.03.2025 Tüm Yazıları
-
Arzu YILMAZHodri Meydan 10.03.2025 Tüm Yazıları
-
Aydın ÜnalParti ve iktidar 25.02.2025 Tüm Yazıları
-
Ümit KIVANÇİç duvarlar 10.02.2025 Tüm Yazıları
-
İhsan DAĞIİmamoğlu nasıl kurtulur? 1.02.2025 Tüm Yazıları
-
Kemal ÖZTÜRKKürt meselesindeki psikolojik bariyerler 17.01.2025 Tüm Yazıları
-
Münir AKTOLGABATI’DAN FARKLI BİR ÖRNEK OLARAK TÜRKİYE’DE VE ARAP ÜLKELERİNDE DEVRİMCİ DÖNÜŞÜM DİYALEKTİĞİ... 16.12.2024 Tüm Yazıları
-
Cenk DoğanÜRETİCİLERE İLK OLARAK KOOPERATİF LAZIM 4.12.2024 Tüm Yazıları
-
Cevat KORKMAZFiller ve Çimen... 22.11.2024 Tüm Yazıları
-
Tuncer KÖSEOĞLUTamirhanelere giden toplar… 4.11.2024 Tüm Yazıları
-
Ayşe HÜRDevletin Muhteşem Örgütlenmesi: 6-7 Eylül 1955 Pogromu 9.09.2024 Tüm Yazıları
-
Ferhat KENTEL“Maarif” marifetiyle yeni “makbul vatandaş” kurma çabaları 26.07.2024 Tüm Yazıları
-
Banu Güven“Bozkurt” Almanya’da sahaya indi 4.07.2024 Tüm Yazıları
-
İBRAHİM Ö. KABOĞLUDevlet ve yürütme kaç başlı? 27.06.2024 Tüm Yazıları
-
Gürbüz ÖZALTINLICHP’nin normalleşme politikası Erdoğan’a mı yarar? 21.06.2024 Tüm Yazıları
-
Oya BAYDARBir yazamama yazısı 14.06.2024 Tüm Yazıları
-
Bayram ZİLANAK Parti’de değişim gecikiyor mu? 4.06.2024 Tüm Yazıları
-
Soli ÖzelBetül Tanbay'ın gözünden "Gezi"nin tarihi 30.05.2024 Tüm Yazıları
-
Reha RUHAVİOĞLUTürkiye’de Kürtçenin Durumu: Gidişat, İmkânlar ve Fırsatlar 18.05.2024 Tüm Yazıları
-
Atilla AytemurBingöl Erdumlu Kitabı: Film gibi hayat* 24.01.2024 Tüm Yazıları
-
Şahin ALPAY"Ergun Abi"ye veda 10.11.2023 Tüm Yazıları
-
Ahmet ALTANYüzyıllık cumhuriyet başarılı mı başarısız mı? 29.10.2023 Tüm Yazıları
-
Levent GültekinDin, insanları kardeş yapar mı? 26.09.2023 Tüm Yazıları






























































































































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
8.03.2025
29.12.2024
14.10.2024
27.09.2024
23.08.2024
26.07.2024
21.05.2024
13.02.2023
10.02.2023
15.11.2022