Süleyman YAŞAR
Önceki gün Merkez Bankası, Bakanlar Kurulu’na ekonominin nereye gittiğini gösteren bir sunum yaptı. Ve bu sunum bankanın internet sitesinde yayınladı.
İşte bu sunuma göre Türkiye’de dış finansmanın kalitesi artıyormuş. Yine küresel talep zayıfken iç talep büyümeye katkı yapıyormuş.
Şimdi gelelim bu tespitlerin doğru olup olmadığına...
Önce dış finansmanın kalitesinin artıp artmadığına bir bakalım. Şöyle ki; 2013 başında Türkiye’nin toplam dış borcu 338,7 milyar dolar tutarındayken, en son verilere göre dış borç toplamı 401,7 milyar dolar olarak görünüyor. Yani dış borç toplamı arttı. Ve kısa vadeli dış borçlar aynı dönmede 100,2 milyar dolardan 130,7 milyar dolara yükseldi.
Bu arada doğrudan yabancı sermaye net girişleri bu yılın ilk dokuz ayında geçen yıla göre azalıp, 6,4 milyar dolardan 4,9 milyar dolara geriledi. Yine kamu bankalarının kısa vadeli borcu 12 milyar dolardan 19 milyar dolara yükseldi. O hâlde dış finansmanın kalitesinin arttığını söylemek doğru bir tespit değil. Tam aksine dış finansmanın kalitesi azaldı.
Gelelim büyümeyi iç talebin desteklediği görüşüne...
Bildiğiniz gibi Ekim 2014’te reel kesim güven endeksi 106,9 düzeyindeydi. Önceki gün yayınlanan yeni veriye göre 102,7’ye geriledi. Hâlbuki iç talep büyümeyi desteklese reel kesim güven endeksinde böyle yüksek oranlı bir gerileme olmazdı. Yine imalat sanayii kapasite kullanım oranı Mayıs 2014’ten beri geçen yılın aynı dönemine göre sürekli düşük düzeyde seyrediyor.
Bu arada Eylül 2014’te tüketicilerin 102,1 olan genel ekonomik durum beklentisi endeksi yüzde 10,5 oranında azalarak, ekim ayında 91,3 oldu. Bu düşüş, gelecek 12 aylık dönemde genel ekonomik durumun daha iyi olacağı yönünde beklentisi olan tüketicilerin sayısının bir önceki aya göre azaldığını bize gösteriyor.
Yine hanelerin maddi durum beklentisi endeksi bir önceki aya göre yüzde 1,1 oranında azaldı. Ve eylül ayında 91,2 olan endeks değeri ekim ayında 90,2 oldu. Bu düşüş, gelecek 12 aylık dönemde hanelerin maddi durumunun daha iyi olacağını bekleyenlerin oranının azaldığına işaret ediyor.
Anlayacağınız, Merkez Bankası’nın, Bakanlar Kurulu’na yaptığı sunumda hâl ve gidişe ilişkin değerlendirmeler pek doğru değil.
***
Amerika’nın keşfi Osmanlı’yı yıktı
Amerika’yı kim keşfetti tartışması sürerken bir gerçeği hatırlatmakta fayda var. Amerika’nın keşfi Türkiye için iyi olmadı. Çünkü bu keşif Osmanlı’yı yıktı.
Niye yıktı Osmanlı’yı?
Yıktı çünkü Amerika’nın kıymetli madenleri Avrupa’ya dolup taştıktan sonra ve 1559’a kadar olan süreçte, Batı’dan Türkiye’ye genel olarak mal karşılığı altın ve gümüş doldu. Çünkü Türkiye endüstri mallarını, hammaddelerini, hububatını ve hayvanlarını Avrupa’ya sattı. Tabii bu serveti toplayan saray, devlet ve hükümet büyükleri, tefeciler ve benzeri zenginlerin düşkün oldukları pahalı lüks Çin kumaşları, Rusya’dan kürk, köle ve cariye, Hindistan’dan baharat gibi maddelerin ithalatı için memleketin kıymetli madenleri Rusya, Çin ve Hind yönlerine doğru akıp gitti.
Hatta Türkiye’nin İktisadi ve İçtimai Tarihi kitabında Prof. Dr. Mustafa Akdağ Amerika’nın keşfinin ardından Avrupa’ya dolup taşan altın ve gümüş nedeniyle “daha Kanuni Sultan Süleyman’ın son yıllarında, Türkiye’nin, artık kendi ihtiyacı olup ülkede darlığı çekilen pek çok hammadde, koyun, hububat gibi gıda maddelerini bile zengin Avrupalıya satmaktan kendini alamayan fakir bir ülkeye dönüştüğünü” söyler.
Anlayacağınız Amerika’nın keşfinin bize faydasından çok, büyük ekonomik zararı oldu. O hâlde kimin keşfettiğiyle övünmenin anlamı var mı?
Yazarlar
-
Gökhan BACIKErken Cumhuriyet dönemi eleştirileri: Revizyonizm mi, Türk usülü “woke” mu? 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİVicdansız senenin kelimesi dijital vicdanmış 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciOkudukça yoksullaşan bir ülkeyiz 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ocaktan2026’da deliler çağına karşı bir umut ışığı yanar mı? 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYA2026’ya Girerken; Barış, Demokratik Toplum ve Enternasyonal Özgürlük Yürüyüşü... 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURHavf ve reca arasında yeni bir yıla... 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünGemini’ye göre 2026’da Türkiye… 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEBölücüler ve Ülkücüler 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Taha AkyolKara bir yıl 2025 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİNAfrika Boynuzu’ndaki oyun: İsrail kime şah çekti? 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORU2026: Beklentiler, beklentiler… 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZTürkiye’ye özgü sürecin muhasebesi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUÇözüm için mücadele demokrasi için mücadeledir 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENNasıl anılmak isterdiniz? 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçLeyla Zana ve Gözde Şeker ne yaptı? 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇER23 yılın en kötüsü 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞYENİ YILDA DA KURU EKMEK BİZİ BEKLİYOR… 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRTürkiye'de davaların portresine kısa bir bakış: Hâlâ en güçlü ortak talep neden adalet? 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKANİktidar medyası infilak etti 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRTBir fotoğraf karesinden çok daha ötesi... 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRUyuşturucu dosyasındaki sürpriz isim! "Cumhurbaşkanımızın tensipleri ile…" 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞUlus devlet, milli egemenlik, çevre, insan hakları, uyuşturucu ve Venezuela 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALRTÜK ve basın özgürlüğüne geçit yok… 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Kemal CAN2025 giderken 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdulmenaf KIRAN11. YARGI PAKETİ, YENİ ADALETSİZLİK VE EŞİTSİZLİKLER YARATTI 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENRaporların Gösterdiği 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraYılın Kelimesi 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet İlhanKararsızlığın Erdemi: Kesinliğin Gölgesinde Düşünmek 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUÜlke siyasetin neresinde, hangi evresinde? 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTAN100 Bin Dolar Kazanan “Yeni Yoksul” Mu? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuSuriye, güvenlik ve 15 milyon bağımlı… 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANLeyla Zana vakası bir gösterge. Ama neyin? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nuray MERTİslamcılık Öldü mü? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalSovyetler ve Bookchin 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mustafa Karaalioğlu‘Entegre strateji’ varsa, niye tek yönünü görüyoruz? 25.12.2025 Tüm Yazıları
-
Doğu ErgilGüvenlikten kimliğe, inkârdan yurttaşlığa 24.12.2025 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanKomisyonda uzlaşma çıkmazsa süreç yine de ilerler mi? 24.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİSekülerleşme sorunu veya Müslümanlar nasıl modernleşecek? 23.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat BELGEYüzdük yüzdük 22.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayPax Americana sonrası Almanya: Yeşil dönüşümden askeri Keynesçiliğe 21.12.2025 Tüm Yazıları










































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
25.07.2016
13.07.2016
4.02.2016
2.02.2016
1.02.2016
10.06.2016
31.05.2016
27.05.2016
18.05.2016
17.05.2016