Tanıl Bora
Tarık Ziya Ekinci, 99 yaşında hayatını kaybetti. TİP’in 1965’te çıkardığı 15 milletvekilinden biri olduğu hatırlanarak uğurlandı[1] – ve, Kürt aydınlanmasının önemli şahsiyetlerinden biri olarak…
Tarık Ziya Ekinci, Fransa’da uzmanlık tahsili yapmıştı; hatıratına da Lice’den Paris’e Anılarım (İletişim, 2010) başlığını koymuştur. Bir Fransızca kavram kullanalım, tam anlamıyla bir “notable” idi; yani iki anlamıyla: eşraftan – ve saygın. (“Gundi”nin tam tersi yani!) Karşısındakini de bir saygınlık hâlesi altına çeken türden, içkin bir saygınlığı vardı.[2] Protokol ezberi olarak düşünmeyin; sahici, salih, tutarlı bir demokratikleşme ve barış savunucusuydu.
***
Doktor sıfatını mahsus andım – Doktor Tarık Ziya Ekinci. Ekinci, hekimdi. Anılarında “özlemini çektiği, adını ve unvanını taşıyan reçete kağıdına sahip olma”nın sevincini, bir yaralıyı tedavi ettiği ilk vak’asının ardından yaşadığı “mutlu yorgunluk duygusu”nu anlatır. Boğmacadan (“halk arasında” kuxika dîko) göz nezlesine (çavgirtin), bir dizi ‘basit’ hastalığın o devirlerde Kürtlere nasıl belâ olduğuna dair hikâyatı, başlıbaşına küçük bir tıp tarihi dokümantasyonudur. Memleketi Lice’de, arkasından Siverek’te, kıt kaynaklarla, aletsiz ilaçsız hekimlik tecrübesi, onun bir ‘toplum önderi’ formasyonu kazanmasında önemli rol oynamıştır. İlk örgütlü toplumsal faaliyeti Tabip Odası bünyesindedir (hayatını kaybettiğinde Türk Tabipleri Birliği Onur Kurulu üyesiydi). Kendisi, “Kürt toplumuna karşı sorumluluğunun gereği” saydığı politika uğraşı için “serbest hekimliği,” “demokrasi mücadelesindeki çabalarına destek olacak bir etkinlik” olarak tercih ettiğini anlatır.
***
Kürtlerin siyasal hareketinde avukatların baskın rolü ve özel işlevi apaçık ortada. Onyıllardır, sayılamayacak kadar fazla avukat siyasetçi var. Kürtlerin bilhassa “avukatlı bir halk” olduğunu ortaya koyan bir derleme hazırlayan Orhangazi Ertekin (Kürd’ü Savunmak, Epos, 2022); hak savunuculuğu mesleği olarak avukatlığın, Kürtlerin ‘meselesine’ doğal uygunluğunun ötesinde, bu mesele etrafındaki siyasetin ruhunu, biçimini, hal ve tavrını, dilini nasıl etkilediği üzerine de düşünüyor.
***
Tarık Ziya Ekinci’yi anarken, biz de hekimleri düşünelim. Kürt kimliğinin tanınma kalebi etrafındaki mücadele geleneğinde hekimler, nasıl bir varlık gösterdiler, bu mücadeleye nasıl bir renk verdiler?

***
“Kürt uyanışı”nın dönüm noktalarından sayılan, 1961’de Musa Anter’in Kürtçe şiir yayımlamasının tetiklediği 49’lar davasının sanıkları arasında 4 avukat 11 hukuk öğrencisiyle başı çeken hukukçuların ardından ikinci büyük grup, 2 hekim 6 tıp öğrencisiyle (ve bir sağlık müfettişi) sağlıkçılardı.
O dönemde, Kürt tahsilli seçkinlerine, –en çok da, tahsil yoluyla seçkinlere dahil olmak isteyenlere–, hekimliğin bilhassa cazip göründüğünü söyleyebiliriz. Sanırım bunun, dönemin hegemonik kalkınmacı-gelişmeci paradigmasıyla ilgili olduğunu da söyleyebiliriz. Modern ve medenî yaşama şartlarına kavuşma, ilerleme talebi, hak ve tanınma talebini de peşinden sürükleyen baskın siyasal arzuydu. Hekimlik de, mühendislikle birlikte, özenilen bir ‘modernlik mesleği’ olarak bu arzulara hitap ediyordu. Kürt siyasal seçkinleri arasında hekim epey vardır ama mühendis, pek nadir. Canlı beşerî münasebete görece uzaklığı, bunda etken olabilir. (Tarık Ziya da tıptan önce gönlünden geçirmiş mühendisliği.)
Hekimliğin o dönemde kuvvetle hitap ve temsil ettiği o kalkınma-gelişme-modernleşme arzusunu, çok yıllar sonra bir başka hekim, Dr. Mahmut Ortakaya, kapkara mizahî bir vecizlikle özetleyecek: “Benim halkım tüberküloz değil kanser olmak istiyor. Çünkü kanser çağdaş bir hastalıktır.”
***
1960’ların seyri içinde, Kürtlerin siyasal mücadelesinde yollar üçe çatallandı. Bu üç yolu temsil eden üç (veya dört) hekim vardır.
Birincisi, Silvanlı Dr. Yusuf Azizoğlu’nun yoluydu. Siyasî yolculuğunu DP-Hürriyet Partisi-Yeni Türkiye Partisi hattında sürdüren Azizoğlu, öznesi büyük toprak sahipleri ve eşraf olan sağ siyasetin bir ustasıydı. Kayırma ve müsamaha imkânları yaratarak, Kürtlere ve Kürt kimliğine, -zinhar adını koymadan-, usul usul alan açma siyaseti. 1962 Haziran–1963 Ekim arasında Sağlık Bakanlığı yapması, o dönemde Azizoğlu’nun şahsında bu siyasete epey bir itibar kazandırmıştı.
İkincisi, Dr. Tarık Ziya Ekinci’nin yoluydu – ve Ağrılı Dr. Naci Kutlay’ın[3] yolu. TİP’e katılan bu iki hekim, birçok emsalleri gibi, yeni Kürt “talebe” kuşağı gibi, Kürtlerin kalkınmasının-gelişmesinin-modernleşmesinin ve kimliklerinin tanınmasının yolunu sosyalizmde gördüler. Bu kuşakla beraber, Kürt muhitlerinde siyasetin istikameti sola büküldü.
Üçüncüsü, Nazimiyeli Dr. Sait Kırmızıtoprak’ın yolu oldu (siyasî adıyla: Dr. Şiwan). Malûm, Türk milliyetçiliğinde, hekimler (bilhassa askerî hekimler) önemli bir rol oynamışlardı. Uluslaşmaya ve modernleşmeye gecikmenin acelesi, hekimliğin meslekî formasyonuyla uyuşmuş; toplumsal-siyasal meselelere, radikal ‘tedavi’ yöntemlerinin esiniyle, esasen de cerrahî müdahale teşbihiyle bakmaya yatkındılar. Dr. Sait Kırmızıtoprak, bu eğilimin Kürt ulusal hareketi içindeki karşılığı sayılabilir; cerrahî çözüm seçeneğinin (yani silahlı mücadelenin) bu dönemdeki öncüsüydü. Dr. Tarık Ziya Ekinci, anılarında onunla 1968’te yaptıkları görüşmeyi aktarır, aralarında “derin görüş ayrılığı” oluşmuştur.
***
Kürt demokratik siyasetinde son onyıllarda avukatların ağırlığı, olağanüstü arttı. Sebebi izahtan varestedir; hak ihlâlleriyle beraber buna itirazın, buna direnişin sağanaklaşmasıdır. 1960’ların ve 1970’lerin kalkınma-gelişme-modernleşme paradigmasının sönükleşip, kimliğin tanınması davasının öne geçmesinin de bu eğilimde payı olabilir.
Hekimler, yine de varlar. 2019 Mart’ında %62,9 oyla Diyarbakır Büyükşehir Belediye Başkanlığına seçilen, 5 ay sonra yerine kayyım atanan ve 2019 Ekim’inden beri özgürlüğünden yoksun olan Dr. Selçuk Mızraklı var. Dr. İdris Baluken var, Dr. Semra Güzel var, Dr. Necdet İpekyüz (halen RTÜK üyesi) var.
***
Doğrudan siyasetten ziyade toplumsal alanda, dar meslekî’ye sıkışmayan kamusal varlıklarıyla yol açan, nefes açan Kürt hekimleri unutmayalım.
2014’te hayatını kaybeden eski Diyarbakır Tabip Odası Başkanı Dr. İlhan Diken… Eski TTB Merkez Konseyi üyesi Dr. Şeyhmus Gökal… 1990-1995 TTB Başkanı, Türkiye İnsan Hakları Vakfı kurucularından, yoksullarla dayanışma ağı Sarmaşık Derneği’nin kurucularından (kriminalize edilen bu dernekten ötürü mahkûmiyet aldı), anadil hakkını bilimsel çalışmalarla derinleştiren Mezopotamya Vakfı’nın kurucularından, ‘yapıcı’ tavrın timsali Dr. Selim Ölçer… Ve tabii, yazının başlarında “Benim halkım kanser olmak istiyor” sözünü andığım Dr. Mahmut Ortakaya… Yakınlarda sevenlerinin sayanlarının, ki çokturlar, (TTB’ye Adanmış Bir Ömür: Dr. Mahmut Ortakaya, Ayrıntı, 2024) bir kitapla selâmladığı Dr. Mahmut Ortakaya, insaniyet ve barış dilinin müstesna bir ustası, sahici bir bilgedir.
***
Dr. Mahmut Ortakaya, Dr. Tarık Ziya Ekinci’nin ardından konuşurken “Hastaları tarafından aranan bir hekimdi” cümlesini de kurmuş. Bu da bir incelik… Doktor Tarık Ziya Ekinci, Kürt kimliğinin tanınma mücadelesiyle beraber, sosyalizm fikriyle beraber, demokratikleşme ve barış özlemiyle beraber, gerçekten sağlıklı olmak için toplumsal bir iyileşmeyi mesele edinen “iyi hekim” tipinin timsallerindendi.
[1] Ekinci 1975-1980 döneminde 2. TİP’te de yer almıştı. (Anılarında, “kindar ve intikamcı Behice Boran’ın hakaret içeren her türlü itici ve dışlayıcı muamelelerine yıllarca sonuna kadar tahammül ederek,” notunu düşer.) Partinin TKP’yle yakınsama eğilimine karşı, 1. TİP’in çizgisinin sürdürülmesi ümidinin peşinde, azınlıkta, muhalif bir üyeydi.
[2] Derviş Aydın Akkoç’ın yazısında da, Ekinci’nin bu cephesinden bir ‘kare’ var.
[3] Ekinci’den 6 yaş küçük olan Kutlay, bugün 93 yaşındadır. Tıbba geçmeden önce bir yıl hukuk okumuş ama “ısınamamış”tır. Ankara Tıp’tayken, sınıfındaki tek Kürt’tür (Naci Kutlay: Anılarım. Avesta, 1998).
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarKürtleri kazanmanın vaktidir 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakÇirkin Amerikalı geldi aşka! 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTANToplumsal Fakirleşmeye Siyasetin Katkısı 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUKürt Sorunu ve demokrasi ilişkisi üzerine 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNÜç kırılma 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet İNSELYitirileni Değil Yeniyi Ararken 27.01.2026 Tüm Yazıları
-
Baskın ORANSuriye olayı ve Türkiye’deki “Süreç” 23.01.2026 Tüm Yazıları
-
DOĞAN ÖZGÜDENTam 80 yıl sonra aynı komplo, aynı ihanet! 22.01.2026 Tüm Yazıları
-
Melih ALTINOKBarzaniler Suriye’de PKK’yı niçin gazlıyor? 21.01.2026 Tüm Yazıları
-
Kemal CANSuriye’de olanın adını koymak 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Taner AKÇAMHrant 19 yıldır bizimle bir başka yaşıyor 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEŞara’nın sakalı 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan AlbayrakSadece “Suriye Cumhuriyeti” 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Doğu Ergilİnanç, siyaset ve şiddet üzerine bir manifesto 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Sedat KAYABarbarlık Çağı 5.01.2026 Tüm Yazıları
-
Berrin SönmezŞalvar sevdası “yeni gömlek” ölçütünün habercisi mi? 1.01.2026 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdulmenaf KIRAN11. YARGI PAKETİ, YENİ ADALETSİZLİK VE EŞİTSİZLİKLER YARATTI 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet İlhanKararsızlığın Erdemi: Kesinliğin Gölgesinde Düşünmek 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nuray MERTİslamcılık Öldü mü? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat BELGEYüzdük yüzdük 22.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BULAÇHakim sınıfın iki zümresi 11.12.2025 Tüm Yazıları
-
SİBEL HÜRTAŞCHP programı halka ne vadediyor? Nasıl bir parlamenter sistem? 9.12.2025 Tüm Yazıları
-
Galip DALAYOrta Doğu, Trump Amerika’sına Uyum Sağlıyor 3.12.2025 Tüm Yazıları
-
Sezin ÖNEYŞu meşhur “İznik Konsili” 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Zekeriya KurşunDağıstan Cumhuriyeti ve Ayna Gamzatova 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fikret BilaAK Parti çekingen 26.11.2025 Tüm Yazıları
-
Necati KURÇOCUK HAKLARI EVRENSEL BİLDİRGESİ 19.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zeki ALPTEKİNEmeğin Sosyolojisi ve Kapitalizmin Geleceği: Marx vs. Marx 16.11.2025 Tüm Yazıları
-
Mehveş EVİNYerel yönetimlerle işbirliği kültür politikası için hayati 13.11.2025 Tüm Yazıları
-
M.Latif YILDIZÇÖZÜM SÜRECİ KOMİSYON VE EKMEN 12.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zülfü DİCLELİKeşke… 4.11.2025 Tüm Yazıları
-
Etyen MAHÇUPYANKemalizm mi daha ‘iyi’, (Yeni) İttihatçılık mı? (3) 25.10.2025 Tüm Yazıları
-
Hasan Bülent KAHRAMAN‘Parlak gelecek’ ve sol gelecek... 12.10.2025 Tüm Yazıları
-
Metin Karabaşoğluİnsanların devletlerle savaşı 9.10.2025 Tüm Yazıları
-
İlnur ÇEVİKTrump’ın dünyasına hoşgeldiniz… 3.10.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ata UÇUMTERÖRSÜZ TÜRKİYE’YE GEÇİŞ SÜRECİ! 14.09.2025 Tüm Yazıları
-
Hakan AKSAYPutin, Trump’ı parmağında oynatmaya devam ediyor 17.08.2025 Tüm Yazıları
-
Gülçin AVŞARSorumluktan kaçmak umuttan kaçmaktır 12.08.2025 Tüm Yazıları
-
Alper GÖRMÜŞZora girmiş bir anlatı: “ABD emperyalizminin değişmez stratejik hedefi bağımsız Kürt devleti” 1.08.2025 Tüm Yazıları
-
Abdullah KıranYeni süreç ve Suriye denklemi 27.07.2025 Tüm Yazıları
-
Cihan AKTAŞTahran bir kez daha bombalanırken 23.06.2025 Tüm Yazıları
-
Aydın SelcenDemokrasiye giderken cumhuriyetten olmak 17.06.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet ÖZTÜRKÇetin Uygur bir kitaba sığar mı? 10.05.2025 Tüm Yazıları
-
Yüksel TAŞKINİktidar milli iradeyi “tapulu arazisi” sandığı için büyük bir bedel ödeyecek 22.04.2025 Tüm Yazıları
-
Ayhan ONGUNDEMOKRATİK EĞİTİM MÜCADELESİNE ADANMIŞ YAŞAMLAR 21.04.2025 Tüm Yazıları
-
Pelin CENGİZTrump’ın yeni vergileri diye yazılır, ‘post modern merkantilizm’ diye okunur 7.04.2025 Tüm Yazıları
-
Cennet USLUİktidar neden umduğunu bulamadı? 2.04.2025 Tüm Yazıları
-
Hayko BAĞDATSokaklarda yükselen ses 28.03.2025 Tüm Yazıları
-
Halil BERKTAYPKK ve Türk solcuları (4) “Dağlarında gerilla var memleketimin” 16.03.2025 Tüm Yazıları
-
Haluk YurtseverKaosta 'hegemonya' arayışı 11.03.2025 Tüm Yazıları
-
Arzu YILMAZHodri Meydan 10.03.2025 Tüm Yazıları
-
Aydın ÜnalParti ve iktidar 25.02.2025 Tüm Yazıları
-
Ümit KIVANÇİç duvarlar 10.02.2025 Tüm Yazıları
-
İhsan DAĞIİmamoğlu nasıl kurtulur? 1.02.2025 Tüm Yazıları
-
Kemal ÖZTÜRKKürt meselesindeki psikolojik bariyerler 17.01.2025 Tüm Yazıları
-
Münir AKTOLGABATI’DAN FARKLI BİR ÖRNEK OLARAK TÜRKİYE’DE VE ARAP ÜLKELERİNDE DEVRİMCİ DÖNÜŞÜM DİYALEKTİĞİ... 16.12.2024 Tüm Yazıları
-
Cenk DoğanÜRETİCİLERE İLK OLARAK KOOPERATİF LAZIM 4.12.2024 Tüm Yazıları
-
Cevat KORKMAZFiller ve Çimen... 22.11.2024 Tüm Yazıları
-
Tuncer KÖSEOĞLUTamirhanelere giden toplar… 4.11.2024 Tüm Yazıları
-
Ayşe HÜRDevletin Muhteşem Örgütlenmesi: 6-7 Eylül 1955 Pogromu 9.09.2024 Tüm Yazıları
-
Ferhat KENTEL“Maarif” marifetiyle yeni “makbul vatandaş” kurma çabaları 26.07.2024 Tüm Yazıları
-
Banu Güven“Bozkurt” Almanya’da sahaya indi 4.07.2024 Tüm Yazıları
-
İBRAHİM Ö. KABOĞLUDevlet ve yürütme kaç başlı? 27.06.2024 Tüm Yazıları
-
Gürbüz ÖZALTINLICHP’nin normalleşme politikası Erdoğan’a mı yarar? 21.06.2024 Tüm Yazıları
-
Oya BAYDARBir yazamama yazısı 14.06.2024 Tüm Yazıları
-
Bayram ZİLANAK Parti’de değişim gecikiyor mu? 4.06.2024 Tüm Yazıları
-
Soli ÖzelBetül Tanbay'ın gözünden "Gezi"nin tarihi 30.05.2024 Tüm Yazıları
-
Reha RUHAVİOĞLUTürkiye’de Kürtçenin Durumu: Gidişat, İmkânlar ve Fırsatlar 18.05.2024 Tüm Yazıları
-
Atilla AytemurBingöl Erdumlu Kitabı: Film gibi hayat* 24.01.2024 Tüm Yazıları
-
Şahin ALPAY"Ergun Abi"ye veda 10.11.2023 Tüm Yazıları
-
Ahmet ALTANYüzyıllık cumhuriyet başarılı mı başarısız mı? 29.10.2023 Tüm Yazıları
-
Levent GültekinDin, insanları kardeş yapar mı? 26.09.2023 Tüm Yazıları
-
Ayhan AKTARŞair Roni Margulies’in ardından… 7.08.2023 Tüm Yazıları
-
Ceyda KaranBiden ve iki cephede birden yenilgi 30.06.2023 Tüm Yazıları
































































































































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
6.02.2026
22.01.2026
14.01.2026
27.12.2025
13.12.2025
26.11.2025
13.11.2025
30.10.2025
17.10.2025
5.10.2025