Tuncay TOP
İçinden geçmekte olduğumuz süreç devrimci- demokratik ve sosyalist güçlerle özgürlükçü Kürtlerin mücadeleci birlikteliğini, hem zorunlu ve hem de olanaklı kılıyor.
Faşizan baskı ve yasaklar, yoksulluk, sefalet ve işten atmalar; Parlamenter Kürt hareketini tasfiye saldırıları, askerî operasyonlar, kitlesel tutuklamaların artarak devam etmesi; kamu yararı ve iş güvencesi gözetmeyen özelleştirmelerin sürgit devamı, kıdem tazminatının gasp edilmesi hazırlıkları, esnek çalışmanın yaygınlaştırılması, emekçi örgütlerine baskı ve sendikasızlaştırma çabaları...
Dış politikada ‘’komşularla sıfır sorun’’ konseptinden ‘’Neo-Osmanlıcılık’’a ikâme olma ve BOP eş başkanlığı örtüsüyle gizlenmiş ABD jandarmalığının, müslüman komşu ülkeleri tehdit eden füze radar sistemlerini kurmaya kadar götürülmesi; Akdeniz’de Rum-Yunanve İsrail’le savaşın eşiğine gelinmiş olması vs. başka türlü bir yönetme anlayışının, barışı ve özgürlüğü egemen kılacak bir iktidar olanağının ortaya çıkartılması çabalarını da arttırıyor.
2002’den bu yana, AK Parti’nin askerî vesayet ve yüksek yargı oligarşisine karşı vermiş olduğu mücadele ile Kürt sorununun çözümüne yönelik dillendirdiği ‘’açılım’’söylemi, geniş halk kitlelerinin görünür desteğini arkasına almasını sağladı sağlamasına ama, Başbakan, ustalık dönemi olarak nitelediği bu son dönemini, Türkiye toplumuyla kendi çıraklığı arasında oluşturduğu duygusal köprüleri yıkarak geçirdi..
Fütursuz bir özelleştirme tutkunu olması bir yana, kıdem tazminatı gibi emekçilerin kazanılmış haklarına ve iş güvencelerine saldıran, halkına dünyanın en pahalı elektrik ve akaryakıtını kullandıran, asgari ücret ve emekli maaşlarının ev kiralarını dahi karşılamadığı, açlık ve yoksulluğu reva gören bir iktidar, bu ülkenin değişmez kaderi olarak sonsuza dek ayakta kalamaz tabii ki.
Makro ekonomik veriler ölçü alındığında; Türkiye, gelişen bir ekonomiye sahip bir ülke ve son yılda Çin’in ardından dünyanın ikinci büyüyen ekonomisine sahip. Bu durumda yapılması gereken asıl şey, toplam zenginliğin işsizlik ve yoksulluğun olumsuz etkilerini ortadan kaldırmasına hizmet edecek adil bir bölüşüm mekanizmasını hayata geçirmek olmalıyken, bütçeden hatırlıca bir kaynak, savaş maliyetlerinin her yeni gün arttığı askeri harcamalara kanalize ediliyor.
Ekonomik büyüme verileri ve son seçimlerde alınan % 50’lik seçmen desteğininBaşbakan’a aymaz bir otorite ve abartılı bir özgüven kattığı belli. Partisi içinde tek adam olma, teşkilat içindeki her türlü pozisyonda tek belirleyici olma ve örgüt içi demokrasiyi işletmeme konumu Başbakan’ı eleştirilemez kılarken, üç dönem boyunca oluşturduğu yandaş bürokrasi ve medya ağıyla da adeta kutsal bir hâleye büründü Başbakan.
Aşırı yetki ve güç kullanımının, uluslararası ilişkilerde nasıl tedavisi imkânsız yaralar açtığını yakın tarihte yaşadı insanoğlu. Bölgesel ve Dünya sathında yapılan tüm savaşlar biraz da bu ölçüsüzlüğün ve güçlü olduğuna inanmanın verdiği özgüvene sahip liderler eliyle felaket getirdi yeryüzüne.
İçeride ve dışarıda kibir ve hamasetin aymazlığına düşen Başbakan, barışı lügatından çıkarmış görünüyor. Diplomasi becerisinden uzak, uluslararası kamuoyu kararları ve devletler hukukunu tanımayan AK Parti hükümeti, Akdeniz’de petrol arayan Rum-Yunan’a sataşıyor, İsrail’e savaş ilan etmeye hazırlanıyor.
Diplomatik yeteneksizlik, bu ülkeyi bir karanlık girdaba, bir gayyâ kuyusuna itiyor ve Başbakan kendisine ve politikasına karşı olan diğer % 50’lik kesime rağmen savaş naraları atabiliyor.
Kürt sorununu barışarak çözmek yerine askerî operasyonlarla ezmek niyetini daha seçim öncesinden açıklamıştı Başbakan. Buna uygun hareket ettiği ve Kandil’in bombalanması dahil sınır ötesi hareketlerin hız kesmediği de aşikâr. Rutin hale gelen KCK tutuklamalarıyla her gün onlarca BDP yöneticisi ve seçilmiş belediye başkanının cezaevlerine tıkılması beklenen bir çabaydı ama, son iki aydır onlarca insanın ölümüne yol açan çatışmalı ortamı durdurabilecek tek isim olan Abdullah Öcalan’ın avukatlarıyla görüştürülmemesini ve muhtemel ‘ateşkes’ ilânını açıklamasını engelleme girişimini, savaş severlikle müphem histerik bir ruh hali olarak görmenin ötesinde, başka türlü bir iktidar biçiminin imkânı üzerine kafa yormak gerekiyor şimdi.
Son genel seçimlere Emek, Demokrasi ve Özgürlük Bloku olarak giren ve seçilmiş 36 milletvekili ile BDP’ye katılan bağımsız adaylar; diğer siyasi parti, hareket, STÖ ve doğa-çevre aktivistleri ile 20 Ağustos’ta yaptığı toplantı sonucunda, Blok bileşenleri ve bloğa dahil olmayan birçok siyasi parti ve sivil toplum örgütü , “Kongre Hareketi”ne dönüşme kararı aldı.
Seçimler öncesinde, Blok’un bir seçim bloğu olmadığı, bunun genişleyerek ve derinleşerek süreceğini ve hakim iki kutba karşı 3. odak olacağı konusunda bir görüş birliği ve perspektifi vardı ve seçim sürecinin hemen ardından da bu yönde çalışmalar yapılacağı ortadaydı.
Bugün,Türkiye'nin tüm renklerinin ve barıştan, özgür, eşit bir yaşamdan yana olan tüm demokrasi güçlerinin, Kongre'de bir araya gelmesi, Türkiye'yi iç savaşa sürüklemek isteyen politikalara karşı verilebilecek en anlamlı yanıt olarak görünüyor.
Türkiye’nin tüm vilayet ve büyük ilçelerinde çalışmaları yürütülen kongre hareketiyle; halklardan, ezilenlerden, yok sayılanlardan, emekten, özgürlükten, doğadan, eşitlikten, barıştan ve demokrasiden yana olanlar gerçek bir alternatif yaratmak için örgütleniyor.
Kongre'nin politikalarını bir ‘çatı partisi’ ile devam ettirmek girişimi, nihaî hedefleri arasında bulunuyor. Ancak önceliğin Kongre'de olması, Parti oluşum sürecinin de Kongre kararlarına bağlı olarak gelişmesi öngörülüyor.
Kongre hazırlık grubunda yer alan bileşenler ise şöyle:
Barış ve Demokrasi Partisi, Demokrasi ve Özgürlük Hareketi, Devrimci Sosyalist İşçi Partisi, Emek Partisi, Eşitlik ve Demokrasi Partisi, Ezilenlerin Sosyalist Partisi, İşçilerin Sosyalist Partisi, Hak ve Özgürlükler Partisi, Kaldıraç, Köz, Sosyalist Birlik Hareketi, Sosyalist Dayanışma Platformu, Sosyalist Demokrasi Partisi, Sosyalist Gelecek Parti Hareketi, Toplumsal Özgürlük Platformu, Türkiye Gerçeği, Yeşiller Partisi.
Aleviler, Süryaniler gibi inanç gruplarının yanı sıra Türkiye’de yaşayan kimliklerin sahipleri Lazlar, Gürcüler, Osetler, diğer Kafkasya halklarından temsilciler, doğanın tahribine karşı mücadele yürüten Karadeniz İsyanda, Derelerin Kardeşliği gibi çevreler, Yeşiller Partisi, insan hakları örgütleri…
Emek çevrelerinden, sendikalardan tüzel kişilik olarak değil ama sendika temsilciliği sıfatını şahsen üzerinde taşıyan kimi yöneticiler ve yanı sıra aydınlar, kanaat önderleri, siyasi şahsiyetler de sürece şu an katkı veriyorlar.
Başka türlü bir iktidar mümkündür pekâlâ…
Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
- Bakkal-çakkal siyaseti
11.12.2014 - O asansör yine düşecek...
12.09.2014 - Akçakoca seçimlerinde rakamların gösterdiği
2.04.2014 - Uçkur ve duvar
15.11.2013 - AK Parti’nin yeni ilçe yönetimine dair izlenimler !...
29.07.2013 - IŞIĞIN DOĞDUĞU YERE YOLCULUK –BÖLÜM 2-
19.07.2012 - IŞIĞIN DOĞDUĞU YERE YOLCULUK…
8.07.2012 - İSTİSMAR
7.06.2012 - KAR
7.02.2012 - KCK MUAMMASI
19.01.2012
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakÇirkin Amerikalı geldi aşka! 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarKürtleri kazanmanın vaktidir 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUKürt Sorunu ve demokrasi ilişkisi üzerine 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNÜç kırılma 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTANToplumsal Fakirleşmeye Siyasetin Katkısı 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet İNSELYitirileni Değil Yeniyi Ararken 27.01.2026 Tüm Yazıları
-
Baskın ORANSuriye olayı ve Türkiye’deki “Süreç” 23.01.2026 Tüm Yazıları
-
DOĞAN ÖZGÜDENTam 80 yıl sonra aynı komplo, aynı ihanet! 22.01.2026 Tüm Yazıları
-
Melih ALTINOKBarzaniler Suriye’de PKK’yı niçin gazlıyor? 21.01.2026 Tüm Yazıları
-
Kemal CANSuriye’de olanın adını koymak 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Taner AKÇAMHrant 19 yıldır bizimle bir başka yaşıyor 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEŞara’nın sakalı 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Doğu Ergilİnanç, siyaset ve şiddet üzerine bir manifesto 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan AlbayrakSadece “Suriye Cumhuriyeti” 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Sedat KAYABarbarlık Çağı 5.01.2026 Tüm Yazıları
-
Berrin SönmezŞalvar sevdası “yeni gömlek” ölçütünün habercisi mi? 1.01.2026 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdulmenaf KIRAN11. YARGI PAKETİ, YENİ ADALETSİZLİK VE EŞİTSİZLİKLER YARATTI 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet İlhanKararsızlığın Erdemi: Kesinliğin Gölgesinde Düşünmek 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nuray MERTİslamcılık Öldü mü? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat BELGEYüzdük yüzdük 22.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BULAÇHakim sınıfın iki zümresi 11.12.2025 Tüm Yazıları
-
SİBEL HÜRTAŞCHP programı halka ne vadediyor? Nasıl bir parlamenter sistem? 9.12.2025 Tüm Yazıları
-
Galip DALAYOrta Doğu, Trump Amerika’sına Uyum Sağlıyor 3.12.2025 Tüm Yazıları
-
Sezin ÖNEYŞu meşhur “İznik Konsili” 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Zekeriya KurşunDağıstan Cumhuriyeti ve Ayna Gamzatova 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fikret BilaAK Parti çekingen 26.11.2025 Tüm Yazıları
-
Necati KURÇOCUK HAKLARI EVRENSEL BİLDİRGESİ 19.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zeki ALPTEKİNEmeğin Sosyolojisi ve Kapitalizmin Geleceği: Marx vs. Marx 16.11.2025 Tüm Yazıları
-
Mehveş EVİNYerel yönetimlerle işbirliği kültür politikası için hayati 13.11.2025 Tüm Yazıları
-
M.Latif YILDIZÇÖZÜM SÜRECİ KOMİSYON VE EKMEN 12.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zülfü DİCLELİKeşke… 4.11.2025 Tüm Yazıları
-
Etyen MAHÇUPYANKemalizm mi daha ‘iyi’, (Yeni) İttihatçılık mı? (3) 25.10.2025 Tüm Yazıları
-
Hasan Bülent KAHRAMAN‘Parlak gelecek’ ve sol gelecek... 12.10.2025 Tüm Yazıları
-
Metin Karabaşoğluİnsanların devletlerle savaşı 9.10.2025 Tüm Yazıları
-
İlnur ÇEVİKTrump’ın dünyasına hoşgeldiniz… 3.10.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ata UÇUMTERÖRSÜZ TÜRKİYE’YE GEÇİŞ SÜRECİ! 14.09.2025 Tüm Yazıları
-
Hakan AKSAYPutin, Trump’ı parmağında oynatmaya devam ediyor 17.08.2025 Tüm Yazıları
-
Gülçin AVŞARSorumluktan kaçmak umuttan kaçmaktır 12.08.2025 Tüm Yazıları
-
Alper GÖRMÜŞZora girmiş bir anlatı: “ABD emperyalizminin değişmez stratejik hedefi bağımsız Kürt devleti” 1.08.2025 Tüm Yazıları
-
Abdullah KıranYeni süreç ve Suriye denklemi 27.07.2025 Tüm Yazıları
-
Cihan AKTAŞTahran bir kez daha bombalanırken 23.06.2025 Tüm Yazıları
-
Aydın SelcenDemokrasiye giderken cumhuriyetten olmak 17.06.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet ÖZTÜRKÇetin Uygur bir kitaba sığar mı? 10.05.2025 Tüm Yazıları
-
Yüksel TAŞKINİktidar milli iradeyi “tapulu arazisi” sandığı için büyük bir bedel ödeyecek 22.04.2025 Tüm Yazıları
-
Ayhan ONGUNDEMOKRATİK EĞİTİM MÜCADELESİNE ADANMIŞ YAŞAMLAR 21.04.2025 Tüm Yazıları
-
Pelin CENGİZTrump’ın yeni vergileri diye yazılır, ‘post modern merkantilizm’ diye okunur 7.04.2025 Tüm Yazıları
-
Cennet USLUİktidar neden umduğunu bulamadı? 2.04.2025 Tüm Yazıları
-
Hayko BAĞDATSokaklarda yükselen ses 28.03.2025 Tüm Yazıları
-
Halil BERKTAYPKK ve Türk solcuları (4) “Dağlarında gerilla var memleketimin” 16.03.2025 Tüm Yazıları
-
Haluk YurtseverKaosta 'hegemonya' arayışı 11.03.2025 Tüm Yazıları
-
Arzu YILMAZHodri Meydan 10.03.2025 Tüm Yazıları
-
Aydın ÜnalParti ve iktidar 25.02.2025 Tüm Yazıları
-
Ümit KIVANÇİç duvarlar 10.02.2025 Tüm Yazıları
-
İhsan DAĞIİmamoğlu nasıl kurtulur? 1.02.2025 Tüm Yazıları
-
Kemal ÖZTÜRKKürt meselesindeki psikolojik bariyerler 17.01.2025 Tüm Yazıları
-
Münir AKTOLGABATI’DAN FARKLI BİR ÖRNEK OLARAK TÜRKİYE’DE VE ARAP ÜLKELERİNDE DEVRİMCİ DÖNÜŞÜM DİYALEKTİĞİ... 16.12.2024 Tüm Yazıları
-
Cenk DoğanÜRETİCİLERE İLK OLARAK KOOPERATİF LAZIM 4.12.2024 Tüm Yazıları
-
Cevat KORKMAZFiller ve Çimen... 22.11.2024 Tüm Yazıları
-
Tuncer KÖSEOĞLUTamirhanelere giden toplar… 4.11.2024 Tüm Yazıları
-
Ayşe HÜRDevletin Muhteşem Örgütlenmesi: 6-7 Eylül 1955 Pogromu 9.09.2024 Tüm Yazıları
-
Ferhat KENTEL“Maarif” marifetiyle yeni “makbul vatandaş” kurma çabaları 26.07.2024 Tüm Yazıları
-
Banu Güven“Bozkurt” Almanya’da sahaya indi 4.07.2024 Tüm Yazıları
-
İBRAHİM Ö. KABOĞLUDevlet ve yürütme kaç başlı? 27.06.2024 Tüm Yazıları
-
Gürbüz ÖZALTINLICHP’nin normalleşme politikası Erdoğan’a mı yarar? 21.06.2024 Tüm Yazıları
-
Oya BAYDARBir yazamama yazısı 14.06.2024 Tüm Yazıları
-
Bayram ZİLANAK Parti’de değişim gecikiyor mu? 4.06.2024 Tüm Yazıları
-
Soli ÖzelBetül Tanbay'ın gözünden "Gezi"nin tarihi 30.05.2024 Tüm Yazıları
-
Reha RUHAVİOĞLUTürkiye’de Kürtçenin Durumu: Gidişat, İmkânlar ve Fırsatlar 18.05.2024 Tüm Yazıları
-
Atilla AytemurBingöl Erdumlu Kitabı: Film gibi hayat* 24.01.2024 Tüm Yazıları
-
Şahin ALPAY"Ergun Abi"ye veda 10.11.2023 Tüm Yazıları
-
Ahmet ALTANYüzyıllık cumhuriyet başarılı mı başarısız mı? 29.10.2023 Tüm Yazıları
-
Levent GültekinDin, insanları kardeş yapar mı? 26.09.2023 Tüm Yazıları






























































































































Mourat
Hilal hanim,öncellikle sunu belirteyim: Sebebi ne olursa olsun, bir insan baska bir insani öldurme hakkina sahip degildir. Bu insanlari ölduren kisi asiri derecede ateist ve tum dinlere karsi. Yani sadece islama karsi degil. Hayrani oldugu Dawkins ise sizin iiddia ettiginiz gibi sadece islama karsi degil. Hiristiyanliga daha fazla oldugunu anlamaniz icin YouTubee girmeniz yeter. Bu bir. Ikicincisi, bu sahis, öldurdugu kisilerle komsu ve aralarinda bir husumet var. Araba parki yuzunden daha önce kavga etmisler. Bu kisi zaten cinayetin sebebinin park meselesi oldugunu da itiraf ediyor. Siz ise surekli muslumanlari magdur gösteme cabasindasiniz.. Siz önce hayrani oldugunuz Tayyib Erdogandan Rahip Santoronun, Malatyada hunharca, bogazlari kesilerek öldurulen masum insanlarin hesabini bir sorun, ondan sonra bu tarz yazilar yaziniz!
Hrac Madooglu
Yanlislarla dolu bir yazi. Bill Maheri "Yahudilere asla dil uzatmayan, nadiren Hristiyanligi ama en cok islami elestiren, yobaz sekuler bir TV sunucusu" olarak tarif etmissiniz. Bu bilgiyi nereden aldiniz? Kim kandirdi sizi? Bill Maher, ateist bir sunucudur. Yobaz falan degildir. Semavi dinlerin 3unu de elestirmektedir. Bu konuda yaptigi bir filimde de Yahudileri, Hristiyanlari ve Muslumanlari elestirirken tarafsiz ve esit davranmistir. Filmin adi "Ridicuolusness", netten bulabilirsiniz. Bilmediginiz konularda yorum yazmak sakincalidir. Richard Dawkins ise ateist bir bilim adamidir. Semavi dinlerin tutarsizligi ve dinlerin insanliga, medeniyete verdigi zararlar hakkinda yazdigi kitap dunyada satis rekorlari kirmistir. Sizin iddia ettiginiz gibi "militan" degildir. ABDde 3 Musluman gencin nefret cinayetine kurban gittigi henuz kanitlanmis degildir. ilk gelen bilgiler park yeri anlasmazligi yuzunden oldugu. Musluman olduklari icin oldurulmuslerse bu ortaya cikar. ABD dis politikasi cok ahlaksiz bir devlettir ama icerde nefret suclarini en agir sekilde cezalandiran yasalari olan ve bu yasalari uygulayan bir yargi sistemine sahiptir. Dahasi o ulkede insan haklari icin calisan ve bu tur suclarin cezalandirilmasi icin ugrasan cok sayida kurum vardir. Bu isin pesini birakmazlar, merak etmeyin.