Akın ÖZÇER
CHP ve MHP, Cumhurbaşkanlığı seçimleri ortak “Çatı Adayı” olarak İKÖ (İslam Konferansı Örgütü) eski Genel Sekreteri Ekmeleddin İhsanoğlu’nu belirledi. Dışişleri’ndeyken yıllar önce daha İKÖ Genel Sekreteri olmadan Esenboğa Hava Limanı’ndan karşıladığım Ekmeleddin Bey’in nezaketinden çok etkilenmiştim. Adı “Çatı Adayı” olarak açıklandığında kendisiyle o ilk karşılaşmamızı hatırladım.
Ne var ki İslam Arap Dünyası’nda iyi tanınan bu değerli akademisyen ve uluslararası memur statüsündeki diplomatın “Cumhurbaşkanı adayı” olarak gösterilmesine şaşırdım. Sadece uzman olduğu alanla “sosyal-demokrat” olma iddiasındaki CHP’nin seçmeninin nabzını nasıl tutabileceği hususu değildi beni şaşırtan. Mevcut anayasa, TBMM tarafından seçilen sembolik yetkilerle donatılmış klasik parlamenter sisteme özgü bir “devlet başkanı” öngörüyor olsa, adının olası adaylar arasında geçmesi gerçekten doğal karşılanabilirdi. Ancak yıllardır dikkat çektiğimiz ve Cumhurbaşkanı Gül’ün de açıklamış olduğu gibi, bu anayasada cumhurbaşkanı için tanınan yetkiler, klasik parlamenter devlet başkanlarınınkinden daha fazla.
12 Eylül darbesini gerçekleştiren generallerin Magna Carta’sını özünde korumak için özel çaba harcadıkları halde cumhurbaşkanının anayasadaki “aşırı” yetkilerine karşı çıkan bu iki parti İhsanoğlu’nu aday göstererek, ilk kez halkoyuyla seçilecek olan cumhurbaşkanının sembolik bir devlet başkanlığı yapmaya devam etmesini mi öngörüyorlar acaba?
AK Parti’nin başkanlık/yarı başkanlık sisteminden yana olması ve adayının seçilmesi halinde anayasada yazılı yetkilerinin tümünü kullanacağını açıklamış olması önümüzdeki dönemde iktidarla muhalefet arasında sistem tartışması yaşanacağına işaret ediyordu. Aslında anayasa tarafından verilen bir yetkiyi kullanmamak da yetki aşımı gibi kabul edilemez nitelik taşıyor ama muhalefetin siyaset anlayışı bağlamında İhsanoğlu’nun adaylığını böyle değerlendirmek belki daha uygun olabilir.
Özetle toparlamak gerekirse, Ekmeleddin Bey anayasada öngörülenin aksine halkoyuyla değil de TBMM tarafından seçilen sembolik yetkilerle donatılmış bir cumhurbaşkanı olarak uygun bir isim gibi geliyor bana. Halkoyuyla seçilecek bir aday olarak temsil ettiği siyasi partilerin ve özellikle CHP’nin seçmeninin tercihlerine pek uygun görünmüyor. Nitelikleriyle AK Parti seçmeni için daha uygun bir isim ve belki de o cenahtan oy alsın diye özellikle seçilmiş ama seçmenin kendi adayını bir tarafa bırakıp İhsanoğlu’nu yeğ tutmasının da mantıklı bir izahı yok.
İhsanoğlu’nun sonucu belirleme açısından önemli olan Kürt seçmeni açısından cazip olması da söz konusu değil. Çözüm sürecine kişisel olarak sıcak bakacak olsa bile temsil ettiği siyasi partiler açısından böyle bir avantaja sahip bulunmuyor. Muhalefet cephesi belki hâlâ çözüm konusunun seçimlerde belirleyici olabileceğini ciddiye almıyor ama Kolombiya’da hafta sonu sandıktan Başkan Santos’un neden zaferle çıktığını göz ardı etmemesi gerek.
Bu itibarla, ilk turda geride kaldığı halde ikinci turda çözümden yana olanların oylarıyla ikinci kez başkan seçilen ve FARC ile başlattığı Havana görüşmelerini kaldığı yerden sürdürecek olan Santos’un bu zaferine biraz daha ayrıntılı bakalım.
Santos’un seçim zaferi
Kolombiya’daki başkanlık seçimlerinden önce yayımladığım “Barışın kaderi sandıkta” başlıklı yazımda özetle, Başkan Santos’un FARC ile altı gündem maddesi üzerinden devam ettirdiği Havana görüşmelerinin ancak üçünde uzlaşma sağlayabildiğini ve öngördüğü gibi global bir anlaşmayı başkanlık seçimleri vesilesiyle ayrı bir sandıkta halka onaylatamadığını aktarmıştım. Bu durumda Başkan Santos’un elindeki kozun Havana görüşmeleri olduğunun, rakibi, eski Devlet Başkanı Senatör Alvaro Uribe’nin adamı Zuluaga’nın ise seçilmesi halinde bu görüşmelere son vereceğini açıklamış bulunduğunun altını çizmiştim.
“Toplumsal barışa sandık darbeleri” başlıklı 26 Mayıs tarihli bir başka yazımda AP ve Ukrayna başkanlık seçimlerinin yanı sıra, Kolombiya başkanlık seçimlerinin ilk turuna da yer vermiştim. Santos’un yüzde 29.2 oy alan Zuluaga’nın 3.6 puan gerisinde kaldığını aktarmış ve ikinci turda bu iki adayın çözüm/ çözüm karşıtlığı ekseni üzerinden kozlarını paylaşacağını belirtmiştim.
15 Haziran Pazar günü yapılan ikinci turun dikkat çekici özelliği 33 milyon kayıtlı seçmenden sadece 16 milyonunun sandığa gitmesi oldu. Bu oran yüzde 50’inin altında kalıyor ve her iki seçmenden ancak birinin oy kullandığını ortaya koyuyor. Sandığa gitmeyen bu seçmenin yanı sıra yüzde 4 oranında da çekimser oy kullananlar olduğunu unutmamak gerekiyor. Seçimler vesilesiyle FARC’ın tek yanlı ateşkes ilan etmiş olduğu dikkate alınacak olursa, seçime şu veya bu şekilde katılmayanların inançlı olmasalar bile barışa şans vermiş olduklarını kabul etmek gerekir. Nitekim kullanılan oylardan çekimser oylar düşüldükten rakibine yüzde 51 ile 6 puan fark atan Başkan Santos, zafer konuşmasında, halka söz verdiği barışın buraya kadar hiç kolay olmadığını, bundan sonra da olmayacağını ama bu zaferinin seçmenin barışa verdiği destekten kaynaklandığını vurguladı.
Santos’un seçim zaferi FARC ile Havana barış görüşmeleri sürecinin devamını güvence altına alıyor. Görüşmelerde sağlanacak ilerlemeleri Serbestiyet’ten aktarmayı sürdüreceğim. Havana barış görüşmeleri sadece dünyada demokratik olarak yürüyen tek çözüm süreci olduğu için değil, ayrıca Türkiye’deki gibi orada da çözüme karşı güçlü bir muhalefet üretildiği için.
Öyle sanıyorum ki önümüzdeki cumhurbaşkanlığı seçimlerini belirleyen önemli faktörlerin başında, Kolombiya’da olduğu gibi, yarım kalmış çözüm süreci gelecek. Yeri geldikçe altını çizdiğim bu konuda İhsanoğlu’nun muhalefet cephesine kazandıracağı puan olmadığı kanısını taşıyorum. Ancak giriş bölümünde de belirttiğim gibi, bu negatif görünüm çatı adayları kim olursa olsun adayların kendi kimliklerinden değil, CHP ve MHP’nin başını çektiği muhalif siyasi partilerin çözüme karşı izlemiş oldukları politikalardan kaynaklanacak.
İhsanoğlu ile muhalefet iktidarla kavgasını çözüm süreci değil, cumhurbaşkanının nitelikleri, yani başkanlık ve parlamenter sistem tartışmaları üzerinden yürüteceğe benziyor. Ama kabul etmek gerekir ki Türkiye’de sorun sistemde değil, demokrasinin özünde. Kürt sorununun çözümü ve yeni anayasa, Türkiye’nin parlamenter, başkanlık/yarı başkanlık sistemleriyle yönetilmesinden çok daha büyük önem taşıyor.
İhsanoğlu değil Santos gibi biri derken aslında muhalefetin altını çizdiğim bu konuya yeterince odaklanması gerektiğini vurgulamak istedim. Yoksa Santos gibi çözümden yana birini, bir politikacıyı bulmaları fiilen mümkün değil. Öyle bir politikacı çözüm karşıtı bu iki partiyi temsil etmek istemeyecektir elbette.
Sorun kişilerden çok izlenen politikalarda. İhsanoğlu’nun “Çatı Adayı” ilan edilmesi bana muhalefetin hâlâ bu gerçeğin farkında olmadığı izlenimi veriyor. Böyle olmadığı kafalarına kazınana kadar da böyle devam edecekler anlaşılan. Acı ama gerçek.
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarKürtleri kazanmanın vaktidir 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakÇirkin Amerikalı geldi aşka! 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNÜç kırılma 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTANToplumsal Fakirleşmeye Siyasetin Katkısı 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUKürt Sorunu ve demokrasi ilişkisi üzerine 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet İNSELYitirileni Değil Yeniyi Ararken 27.01.2026 Tüm Yazıları
-
Baskın ORANSuriye olayı ve Türkiye’deki “Süreç” 23.01.2026 Tüm Yazıları
-
DOĞAN ÖZGÜDENTam 80 yıl sonra aynı komplo, aynı ihanet! 22.01.2026 Tüm Yazıları
-
Melih ALTINOKBarzaniler Suriye’de PKK’yı niçin gazlıyor? 21.01.2026 Tüm Yazıları
-
Taner AKÇAMHrant 19 yıldır bizimle bir başka yaşıyor 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Kemal CANSuriye’de olanın adını koymak 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Doğu Ergilİnanç, siyaset ve şiddet üzerine bir manifesto 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEŞara’nın sakalı 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan AlbayrakSadece “Suriye Cumhuriyeti” 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Sedat KAYABarbarlık Çağı 5.01.2026 Tüm Yazıları
-
Berrin SönmezŞalvar sevdası “yeni gömlek” ölçütünün habercisi mi? 1.01.2026 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdulmenaf KIRAN11. YARGI PAKETİ, YENİ ADALETSİZLİK VE EŞİTSİZLİKLER YARATTI 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet İlhanKararsızlığın Erdemi: Kesinliğin Gölgesinde Düşünmek 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nuray MERTİslamcılık Öldü mü? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat BELGEYüzdük yüzdük 22.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BULAÇHakim sınıfın iki zümresi 11.12.2025 Tüm Yazıları
-
SİBEL HÜRTAŞCHP programı halka ne vadediyor? Nasıl bir parlamenter sistem? 9.12.2025 Tüm Yazıları
-
Galip DALAYOrta Doğu, Trump Amerika’sına Uyum Sağlıyor 3.12.2025 Tüm Yazıları
-
Sezin ÖNEYŞu meşhur “İznik Konsili” 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Zekeriya KurşunDağıstan Cumhuriyeti ve Ayna Gamzatova 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fikret BilaAK Parti çekingen 26.11.2025 Tüm Yazıları
-
Necati KURÇOCUK HAKLARI EVRENSEL BİLDİRGESİ 19.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zeki ALPTEKİNEmeğin Sosyolojisi ve Kapitalizmin Geleceği: Marx vs. Marx 16.11.2025 Tüm Yazıları
-
Mehveş EVİNYerel yönetimlerle işbirliği kültür politikası için hayati 13.11.2025 Tüm Yazıları
-
M.Latif YILDIZÇÖZÜM SÜRECİ KOMİSYON VE EKMEN 12.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zülfü DİCLELİKeşke… 4.11.2025 Tüm Yazıları
-
Etyen MAHÇUPYANKemalizm mi daha ‘iyi’, (Yeni) İttihatçılık mı? (3) 25.10.2025 Tüm Yazıları
-
Hasan Bülent KAHRAMAN‘Parlak gelecek’ ve sol gelecek... 12.10.2025 Tüm Yazıları
-
Metin Karabaşoğluİnsanların devletlerle savaşı 9.10.2025 Tüm Yazıları
-
İlnur ÇEVİKTrump’ın dünyasına hoşgeldiniz… 3.10.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ata UÇUMTERÖRSÜZ TÜRKİYE’YE GEÇİŞ SÜRECİ! 14.09.2025 Tüm Yazıları
-
Hakan AKSAYPutin, Trump’ı parmağında oynatmaya devam ediyor 17.08.2025 Tüm Yazıları
-
Gülçin AVŞARSorumluktan kaçmak umuttan kaçmaktır 12.08.2025 Tüm Yazıları
-
Alper GÖRMÜŞZora girmiş bir anlatı: “ABD emperyalizminin değişmez stratejik hedefi bağımsız Kürt devleti” 1.08.2025 Tüm Yazıları
-
Abdullah KıranYeni süreç ve Suriye denklemi 27.07.2025 Tüm Yazıları
-
Cihan AKTAŞTahran bir kez daha bombalanırken 23.06.2025 Tüm Yazıları
-
Aydın SelcenDemokrasiye giderken cumhuriyetten olmak 17.06.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet ÖZTÜRKÇetin Uygur bir kitaba sığar mı? 10.05.2025 Tüm Yazıları
-
Yüksel TAŞKINİktidar milli iradeyi “tapulu arazisi” sandığı için büyük bir bedel ödeyecek 22.04.2025 Tüm Yazıları
-
Ayhan ONGUNDEMOKRATİK EĞİTİM MÜCADELESİNE ADANMIŞ YAŞAMLAR 21.04.2025 Tüm Yazıları
-
Pelin CENGİZTrump’ın yeni vergileri diye yazılır, ‘post modern merkantilizm’ diye okunur 7.04.2025 Tüm Yazıları
-
Cennet USLUİktidar neden umduğunu bulamadı? 2.04.2025 Tüm Yazıları
-
Hayko BAĞDATSokaklarda yükselen ses 28.03.2025 Tüm Yazıları
-
Halil BERKTAYPKK ve Türk solcuları (4) “Dağlarında gerilla var memleketimin” 16.03.2025 Tüm Yazıları
-
Haluk YurtseverKaosta 'hegemonya' arayışı 11.03.2025 Tüm Yazıları
-
Arzu YILMAZHodri Meydan 10.03.2025 Tüm Yazıları
-
Aydın ÜnalParti ve iktidar 25.02.2025 Tüm Yazıları
-
Ümit KIVANÇİç duvarlar 10.02.2025 Tüm Yazıları
-
İhsan DAĞIİmamoğlu nasıl kurtulur? 1.02.2025 Tüm Yazıları
-
Kemal ÖZTÜRKKürt meselesindeki psikolojik bariyerler 17.01.2025 Tüm Yazıları
-
Münir AKTOLGABATI’DAN FARKLI BİR ÖRNEK OLARAK TÜRKİYE’DE VE ARAP ÜLKELERİNDE DEVRİMCİ DÖNÜŞÜM DİYALEKTİĞİ... 16.12.2024 Tüm Yazıları
-
Cenk DoğanÜRETİCİLERE İLK OLARAK KOOPERATİF LAZIM 4.12.2024 Tüm Yazıları
-
Cevat KORKMAZFiller ve Çimen... 22.11.2024 Tüm Yazıları
-
Tuncer KÖSEOĞLUTamirhanelere giden toplar… 4.11.2024 Tüm Yazıları
-
Ayşe HÜRDevletin Muhteşem Örgütlenmesi: 6-7 Eylül 1955 Pogromu 9.09.2024 Tüm Yazıları
-
Ferhat KENTEL“Maarif” marifetiyle yeni “makbul vatandaş” kurma çabaları 26.07.2024 Tüm Yazıları
-
Banu Güven“Bozkurt” Almanya’da sahaya indi 4.07.2024 Tüm Yazıları
-
İBRAHİM Ö. KABOĞLUDevlet ve yürütme kaç başlı? 27.06.2024 Tüm Yazıları
-
Gürbüz ÖZALTINLICHP’nin normalleşme politikası Erdoğan’a mı yarar? 21.06.2024 Tüm Yazıları
-
Oya BAYDARBir yazamama yazısı 14.06.2024 Tüm Yazıları
-
Bayram ZİLANAK Parti’de değişim gecikiyor mu? 4.06.2024 Tüm Yazıları
-
Soli ÖzelBetül Tanbay'ın gözünden "Gezi"nin tarihi 30.05.2024 Tüm Yazıları
-
Reha RUHAVİOĞLUTürkiye’de Kürtçenin Durumu: Gidişat, İmkânlar ve Fırsatlar 18.05.2024 Tüm Yazıları
-
Atilla AytemurBingöl Erdumlu Kitabı: Film gibi hayat* 24.01.2024 Tüm Yazıları
-
Şahin ALPAY"Ergun Abi"ye veda 10.11.2023 Tüm Yazıları
-
Ahmet ALTANYüzyıllık cumhuriyet başarılı mı başarısız mı? 29.10.2023 Tüm Yazıları
-
Levent GültekinDin, insanları kardeş yapar mı? 26.09.2023 Tüm Yazıları
-
Ayhan AKTARŞair Roni Margulies’in ardından… 7.08.2023 Tüm Yazıları
-
Ceyda KaranBiden ve iki cephede birden yenilgi 30.06.2023 Tüm Yazıları
-
Orhan Kemal CENGİZMuhalefetin sınavı asıl şimdi başlıyor 1.06.2023 Tüm Yazıları
-
Roni MARGULIESMutlu bitmiş bir göç öyküsü 20.05.2023 Tüm Yazıları


































































































































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
2.02.2026
26.01.2026
15.01.2026
12.01.2026
5.01.2026
29.12.2025
21.12.2025
13.12.2025
6.12.2025
1.12.2025