Alper GÖRMÜŞ
Bu yazının birinci bölümünde (Serbestiyet, 25 Temmuz), akim kalmış 15 Temmuz darbesinin, ‘bir daha ihtilâl üretemeyecek bir ordu’ (Başbakan Binali Yıldırım, NTV’ye özel söyleşi, 23 Temmuz) hedefi doğrultusunda çok güçlü bir meşruiyet zemini oluşturduğunu söylemiştim. Hatta bir adım daha atmış, ülkenin böyle bir yola girebilmesi için belki de akim kalmış bir darbenin ve onun sağlayacağı meşruiyet zemininin gerek-şart olduğu üzerinde durmuştum.
Vardığım sonuç şöyleydi:
“(...) Bir daha asla darbe olmaz denilen bir ülkede darbelerin en gaddarı yaşanmışsa... Ve yıllardır irili ufaklı darbe ataklarına maruz kalan siyasi iktidar, işte ancak şimdi ‘ihtilal üretemeyen bir ordu’ hedefi doğrultusunda harekete geçebilmişse, bunun yolunun ‘akim kalmış bir darbe’den geçtiğini öne sürmek için elimizde yeteri kadar veri var demektir.”
Fakat tabii, ‘şartlar arasında birinci’ olsa da, gerek-şart şartların tümü değildir; ancak öbür şartlarla birlikte bir anlam kazanır. Toplumsal bir hedef söz konusu olduğunda, ‘öbür şartlar’, gerek-şartın sağladığı imkânın hedef doğrultusunda kullanılabilmesi için bütün siyasi-toplumsal aktörlerin üzerlerine düşeni layıkıyla yapmasını içerir.
Bu söylediklerimizi tartıştığımız örneğe uygularsak: Toplumsal hedef (bir daha ihtilal üretemeyecek bir ordu) doğrultusunda gerek-şart (akim kalmış darbe) sağlanmış durumda. Fakat bunun elverişli bir zemin olarak kullanılabilmesi için bütün siyasal-toplumsal aktörlerin, üzerlerine düşeni layıkıyla yapmaları gerekiyor.
Böylece, geçen yazının sonunda anonsunu verdiğim konuya demir atmış bulunuyoruz: Akim kalmış bir darbenin, ‘bir daha ihtilal üretemeyecek bir ordu’ hedefi doğrultusunda taşıdığı imkânlar ve riskler...
‘Askerin sivil denetimi’ klişesini aşarak düşünmek
Tartıştığımız hedef doğrultusunda akla ilk gelen şeyin, ‘askerin sivil denetimi’ yolunda atılması gereken bürokratik-teknik düzenlemeler olması anlaşılabilir bir şey... Fakat darbelerin sadece ordunun sivil denetiminin yetersizliği nedeniyle ortaya çıktığını düşünmek doğru değil. Bir miktar hata içerdiğini kabul ederek şu teşbihe başvuracağım: Bu biraz, çok sayıda nüans ihtiva eden toplumsal sorunların sadece güvenlikçi politikalarla çözülebileceğine inanmaya benziyor.
Doğru olan, güvenliği (‘askerin sivil denetimi’) ihmal etmeksizin, askeri darbeye heveslendiren ve cesaretlendiren toplumsal-siyasi atmosferin doğmasına izin vermeyecek bir yönetim becerisi sergileyebilmektir.
Buraya kadar yazdıklarımı okuyan okurların bir bölümünün sinirlenmeye başladığını hissetmek o kadar da zor değil:
“Ne diyorsun sen kardeşim! ‘Askeri darbeye heveslendiren ve cesaretlendiren toplumsal-siyasi atmosfer’ de nereden çıktı? Darbenin hiçbir toplumsal karşılığının olmadığı, ortada bir siyasi çetenin iktidar gasp etme hamlesinden başka bir şeyin olmadığı apaçık değil mi? Orduda çöreklenmiş Cemaatçi ur olmasaydı, herhangi bir darbe tehlikesinin olmadığı apaçık değil mi?”
Hemen belirteyim, böyle düşünen okurlarla aynı fikirde değilim. Karanlıkta ıslık çalmayalım: Ordu, kendi darbesini yapmak arzusuyla dolu ideolojik gruplarla dolu. Herhangi bir darbe girişiminde bunlardan birinin öne çıkmış olması, öbürlerinin darbecilik hevesinden münezzeh olduğunu göstermez. 2002’den sonraki başarısız darbe planlarını Cemaat mi yapmıştı? O kadar uzağa da gitmeyelim: İdeolojik düşmanının darbesini bile ‘dur bakalım ne olacak’ havasıyla izleyip, başarılı olması durumunda ona eklemlenmeye çalışan, olmayınca ‘darbe karşıtı’ olan laik, Atatürkçü askerleri ne yapacağız?
Meselenin toplum tarafına gelince... Dünyada başka örneği olmayan bir cesaret ve gözüpeklikle darbeyi bastıran milyonlarca insanın eyleminin gözümüzü kamaştıran ışığından biraz uzaklaştığımızda göreceğimiz şey nedir? 15 Temmuz gecesi yaşanan şeyin altında Cemaat’in askerlerinin değil de emir-komuta zinciri altında hareket eden laik-Atatürkçü askerlerin imzası olsaydı, o geceyi yine böyle mi yaşardık?
Dar perspektif: Askerin sivil denetimi
Küçümsemeden, mutlaka gerçekleştirilmesinin gerektiğinin altını çizerek, fakat dar bir perspektifin çıktısı olduğunu ilave ederek söylüyorum: Uzun yıllar boyunca otonomiyi de aşan, başına buyruk diyebileceğimiz bir modelle yönetilen Türk Silahlı Kuvvetleri’nin sivil denetimi için gerekli olan bütün adımlar hiç vakit kaybetmeden hemen atılmalı. Hükümetin çeşitli kanatlarından gelen sesler, ilk hamlelerin neler olabileceği hususunda bazı işaretler içeriyor:
Jandarmanın ve sahil güvenliğin İçişleri Bakanlığı’na bağlanması, askeri liselerin lağvedilmesi, Cumhurbaşkanlığı Muhafız Alayı’nın lağvedilmesi, askeri birliklerin şehir merkezlerinin dışına çıkarılması vb.
Avrupa Birliği’nin (AB) 2006 tarihli ‘Türkiye’de Sivil-Asker İlişkileri’ başlıklı raporuna katkıda bulunanlardan Hürriyet gazetesi dış politika yazarı Verda Özer, bu çerçevede bugüne kadar yapılanları ve bugünden sonra yapılması gerekenleri şöyle sıralıyor (‘Darbeden devrim çıkarmak, Hürriyet, 23 Temmuz):
Bugüne kadar yapılanlar: Askerin her konuda ve sık sık fikir beyan etmesi gibi fiili uygulamalar son buldu... Askeri harcamalara kısmen de olsa Sayıştay denetimi getirildi... Milli Güvenlik Kurulu (MGK) gizli yönetmeliği kaldırıldı, askeri hukuk alanı sivil hukuk alanı karşısında daraltıldı, EMASYA protokolü feshedildi... Sembolik önemi çok büyük yeni uygulamalara girişildi: Bu çerçevede, MGK Genel Sekreterliği’ne ilk kez bir sivil atandı, Yüksek Askeri Şûra toplantılarında Başbakan ve Genelkurmay Başkanı’nın masanın başında birlikte oturmaları uygulaması kaldırıldı.
Bugünden sonra yapılması gerekenler: Genelkurmay Başkanlığı Milli Savunma Bakanlığı’na bağlanmalı... Sayıştay Kanunu değiştirilerek askerin mali açıdan özerk ve denetime kapalı bir birim olmasına son verilmeli... Hukuk devletinde iki başlılık yaratan Yüksek Askeri İdare Mahkemesi feshedilmeli... Jandarmanın sicil amirliği mülki otoriteye devredilmeli...
Geniş perspektif
Yazısının başlığından da anlaşılabileceği gibi (‘Darbeden Devrim Çıkarma Vakti), Verda Özer ‘bir daha ihtilal üretemeyecek bir ordu’ hedefinin, AK Parti iktidarı döneminde zaten başlamış bulunan askerin sivil denetiminin tamamlanmasıyla mümkün olacağını düşünüyor. Belki perspektifinin tamamı bu değil ama ‘devrim’ deyip de altını sadece ‘askerin sivil denetimi’ ile doldurunca insan ister istemez böyle düşünüyor.
Bu bakış açısının karşısında ise, askerin sivil denetimini gerek-şart olarak görse de, hükümetlerin a) bu denetimi nasıl ve ne surette yürüttüğünün, b) hükümetlerin ülkeyi nasıl ve ne surette yönettiğinin de önemli olduğunu söyleyenler yer alıyor...
Bırakın ‘sivil denetim’i, kendi ordusunu yaratan hükümetlere karşı bile darbe yapılan ülkelerin varlığını düşündüğümüzde, ‘bir daha ihtilal üretemeyen bir ordu’ ya da ‘bir daha darbe yapılamayacak bir ülke’ hedefi yolunda bu ikinci bakış açısının çok daha açıklayıcı olduğu kendiliğinden çıkar ortaya.
‘Geniş perspektif’ dediğim bu bakış açısını da, siyaset bilimci Evren Balta’nın 15 Temmuz darbe girişiminden sonra kaleme aldığı uzun makalesinden yola çıkarak 1 Ağustos pazartesi tarihli yazımda ele alacağım.
Yazarlar
-
Yıldıray OĞUR"Aynılar aynı yerde ayrılar ayrı yerde” iyi mi oldu? 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUKomisyon raporu yazılamıyor… Sebep ne? 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANİçimizdeki Osmanlıya çok iyi gelir... 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha AkyolÖzerk üniversite? 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berrin SönmezGürlek’ten ekranda iddianame savunmasıyla ‘önyargılama’ 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENTürkiye adına şık görüntüler değil 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakÇirkin Amerikalı geldi aşka! 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarKürtleri kazanmanın vaktidir 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUKürt Sorunu ve demokrasi ilişkisi üzerine 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTANToplumsal Fakirleşmeye Siyasetin Katkısı 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNÜç kırılma 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet İNSELYitirileni Değil Yeniyi Ararken 27.01.2026 Tüm Yazıları
-
Baskın ORANSuriye olayı ve Türkiye’deki “Süreç” 23.01.2026 Tüm Yazıları
-
DOĞAN ÖZGÜDENTam 80 yıl sonra aynı komplo, aynı ihanet! 22.01.2026 Tüm Yazıları
-
Melih ALTINOKBarzaniler Suriye’de PKK’yı niçin gazlıyor? 21.01.2026 Tüm Yazıları
-
Taner AKÇAMHrant 19 yıldır bizimle bir başka yaşıyor 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Kemal CANSuriye’de olanın adını koymak 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Doğu Ergilİnanç, siyaset ve şiddet üzerine bir manifesto 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEŞara’nın sakalı 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan AlbayrakSadece “Suriye Cumhuriyeti” 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Sedat KAYABarbarlık Çağı 5.01.2026 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdulmenaf KIRAN11. YARGI PAKETİ, YENİ ADALETSİZLİK VE EŞİTSİZLİKLER YARATTI 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet İlhanKararsızlığın Erdemi: Kesinliğin Gölgesinde Düşünmek 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nuray MERTİslamcılık Öldü mü? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat BELGEYüzdük yüzdük 22.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BULAÇHakim sınıfın iki zümresi 11.12.2025 Tüm Yazıları
-
SİBEL HÜRTAŞCHP programı halka ne vadediyor? Nasıl bir parlamenter sistem? 9.12.2025 Tüm Yazıları
-
Galip DALAYOrta Doğu, Trump Amerika’sına Uyum Sağlıyor 3.12.2025 Tüm Yazıları
-
Zekeriya KurşunDağıstan Cumhuriyeti ve Ayna Gamzatova 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Sezin ÖNEYŞu meşhur “İznik Konsili” 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fikret BilaAK Parti çekingen 26.11.2025 Tüm Yazıları
-
Necati KURÇOCUK HAKLARI EVRENSEL BİLDİRGESİ 19.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zeki ALPTEKİNEmeğin Sosyolojisi ve Kapitalizmin Geleceği: Marx vs. Marx 16.11.2025 Tüm Yazıları
-
Mehveş EVİNYerel yönetimlerle işbirliği kültür politikası için hayati 13.11.2025 Tüm Yazıları
-
M.Latif YILDIZÇÖZÜM SÜRECİ KOMİSYON VE EKMEN 12.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zülfü DİCLELİKeşke… 4.11.2025 Tüm Yazıları
-
Etyen MAHÇUPYANKemalizm mi daha ‘iyi’, (Yeni) İttihatçılık mı? (3) 25.10.2025 Tüm Yazıları
-
Hasan Bülent KAHRAMAN‘Parlak gelecek’ ve sol gelecek... 12.10.2025 Tüm Yazıları
-
Metin Karabaşoğluİnsanların devletlerle savaşı 9.10.2025 Tüm Yazıları
-
İlnur ÇEVİKTrump’ın dünyasına hoşgeldiniz… 3.10.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ata UÇUMTERÖRSÜZ TÜRKİYE’YE GEÇİŞ SÜRECİ! 14.09.2025 Tüm Yazıları
-
Hakan AKSAYPutin, Trump’ı parmağında oynatmaya devam ediyor 17.08.2025 Tüm Yazıları
-
Gülçin AVŞARSorumluktan kaçmak umuttan kaçmaktır 12.08.2025 Tüm Yazıları
-
Alper GÖRMÜŞZora girmiş bir anlatı: “ABD emperyalizminin değişmez stratejik hedefi bağımsız Kürt devleti” 1.08.2025 Tüm Yazıları
-
Abdullah KıranYeni süreç ve Suriye denklemi 27.07.2025 Tüm Yazıları
-
Cihan AKTAŞTahran bir kez daha bombalanırken 23.06.2025 Tüm Yazıları
-
Aydın SelcenDemokrasiye giderken cumhuriyetten olmak 17.06.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet ÖZTÜRKÇetin Uygur bir kitaba sığar mı? 10.05.2025 Tüm Yazıları
-
Yüksel TAŞKINİktidar milli iradeyi “tapulu arazisi” sandığı için büyük bir bedel ödeyecek 22.04.2025 Tüm Yazıları
-
Ayhan ONGUNDEMOKRATİK EĞİTİM MÜCADELESİNE ADANMIŞ YAŞAMLAR 21.04.2025 Tüm Yazıları
-
Pelin CENGİZTrump’ın yeni vergileri diye yazılır, ‘post modern merkantilizm’ diye okunur 7.04.2025 Tüm Yazıları
-
Cennet USLUİktidar neden umduğunu bulamadı? 2.04.2025 Tüm Yazıları
-
Hayko BAĞDATSokaklarda yükselen ses 28.03.2025 Tüm Yazıları
-
Halil BERKTAYPKK ve Türk solcuları (4) “Dağlarında gerilla var memleketimin” 16.03.2025 Tüm Yazıları
-
Haluk YurtseverKaosta 'hegemonya' arayışı 11.03.2025 Tüm Yazıları
-
Arzu YILMAZHodri Meydan 10.03.2025 Tüm Yazıları
-
Aydın ÜnalParti ve iktidar 25.02.2025 Tüm Yazıları
-
Ümit KIVANÇİç duvarlar 10.02.2025 Tüm Yazıları
-
İhsan DAĞIİmamoğlu nasıl kurtulur? 1.02.2025 Tüm Yazıları
-
Kemal ÖZTÜRKKürt meselesindeki psikolojik bariyerler 17.01.2025 Tüm Yazıları
-
Münir AKTOLGABATI’DAN FARKLI BİR ÖRNEK OLARAK TÜRKİYE’DE VE ARAP ÜLKELERİNDE DEVRİMCİ DÖNÜŞÜM DİYALEKTİĞİ... 16.12.2024 Tüm Yazıları
-
Cenk DoğanÜRETİCİLERE İLK OLARAK KOOPERATİF LAZIM 4.12.2024 Tüm Yazıları
-
Cevat KORKMAZFiller ve Çimen... 22.11.2024 Tüm Yazıları
-
Tuncer KÖSEOĞLUTamirhanelere giden toplar… 4.11.2024 Tüm Yazıları
-
Ayşe HÜRDevletin Muhteşem Örgütlenmesi: 6-7 Eylül 1955 Pogromu 9.09.2024 Tüm Yazıları
-
Ferhat KENTEL“Maarif” marifetiyle yeni “makbul vatandaş” kurma çabaları 26.07.2024 Tüm Yazıları
-
Banu Güven“Bozkurt” Almanya’da sahaya indi 4.07.2024 Tüm Yazıları
-
İBRAHİM Ö. KABOĞLUDevlet ve yürütme kaç başlı? 27.06.2024 Tüm Yazıları
-
Gürbüz ÖZALTINLICHP’nin normalleşme politikası Erdoğan’a mı yarar? 21.06.2024 Tüm Yazıları
-
Oya BAYDARBir yazamama yazısı 14.06.2024 Tüm Yazıları
-
Bayram ZİLANAK Parti’de değişim gecikiyor mu? 4.06.2024 Tüm Yazıları
-
Soli ÖzelBetül Tanbay'ın gözünden "Gezi"nin tarihi 30.05.2024 Tüm Yazıları
-
Reha RUHAVİOĞLUTürkiye’de Kürtçenin Durumu: Gidişat, İmkânlar ve Fırsatlar 18.05.2024 Tüm Yazıları
-
Atilla AytemurBingöl Erdumlu Kitabı: Film gibi hayat* 24.01.2024 Tüm Yazıları
-
Şahin ALPAY"Ergun Abi"ye veda 10.11.2023 Tüm Yazıları
-
Ahmet ALTANYüzyıllık cumhuriyet başarılı mı başarısız mı? 29.10.2023 Tüm Yazıları
-
Levent GültekinDin, insanları kardeş yapar mı? 26.09.2023 Tüm Yazıları
-
Ayhan AKTARŞair Roni Margulies’in ardından… 7.08.2023 Tüm Yazıları































































































































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
21.07.2025
14.07.2025
23.06.2025
19.06.2025
17.06.2025
8.06.2025
1.06.2025
11.05.2025
8.05.2025
4.05.2025