Atilla Aytemur
Yaklaşık bir ay sonra, 1 Haziran 2022’de Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu Derneği (KCDP) hakkında açılan kapatma (fesih) davasının ilk duruşması İstanbul 13. Asliye Ceza Mahkemesi’nde yapılacak.
Toplumsal mücadele verenlerin ağır cezalara çarptırıldığı bu günlerde, bu davanın unutulup ilgiden uzak düşeceğine hiç ihtimal vermiyorum.
Bilindiği gibi, “Kadın cinayeti” kavramını Türkiye’ye kazandırıp, bu sorun etrafında toplumsal ufkumuzu genişleten derneklerden biridir KCDP. Erkek şiddetinin mağduru her kadın ve çocuğun yanında durup, onların sesine ses katan, asla yalnız yürümeyeceklerini haykıran kahraman kadınların derneği hakkında havadan sudan gerekçelerle kapatma davası açılmasını kabullenmek kolay değil.
İktidarın ağır vesayeti altındaki yargı, bu derneği illaki kapatmak için uğraşadursun, kadınlara yönelik taciz, tecavüz, şiddet, şüpheli ölüm ve cinayetler TV haberlerinde ön sıraları işgal etmeye devam ediyor.
Davanın hikayesi
Davanın açılma sürecinin hikayesi dikkat çekici. Serbestiyet’te ve diğer medya organlarında yayınlanmıştı, ama ben de anlatmadan edemeyeceğim.
Malum, vatandaşların bilgi edinme ve dilekçe hakkının hayata geçirilmesi amacıyla 2015’ten beri, internet, telefon ve mektup üzerinden işlem yapılabilen Cumhurbaşkanlığı İletişim Merkezi (CİMER) adlı bir kamu servisi var.
Her nasılsa, birtakım vatandaşlar, muhtemelen de darbe yıllarından aşina olduğumuz “Sayın muhbir vatandaşlar”, 2016 yılında KCDP hakkında neredeyse tek elden çıkmış şikayet dilekçelerini bu merkeze yağdırmaya başlamışlar. Hatta mahkemenin kararlaştırdığı nafakayı ödemeyip tutuklanan bir erkeğin dilekçesinin de bunların arasında olduğunu dernek yöneticileri söylüyor. “Organize işler” desem, günaha girmem vesselam.
Başka mühim şeyleri önemsediklerini pek görmediğimiz İstanbul Valiliği ve ona bağlı İl Dernekler Müdürlüğü, taa 29 Mart 2018’den beri konuyu takibine almış ve İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’na intikal ettirmiş. “Galiba bu dernek birtakım kötü işlerle uğraşıyor. Kapatmak için dava açmak lazım. İşte kanıtları” deyip, o muhbirlerin şikayet dilekçelerinde ne var ne yoksa alt alta sıralamış Başsavcılığa müracaat yazısında. Ne var ki, Başsavcılık ortada kanunlara aykırı bir eylem ve somut bir delil filan görmediğinden, “Dava açmak için bu yetmez” demiş.
Valiliğin ısrarı ve bir türlü gelmeyen somut deliller
Fakat Valilik ısrarlı; 14 Mart 2019’da savcılığa bir yazı daha döşenmiş. “Biz bu derneğin ve yöneticilerinin terör örgütüyle alakası olup olmadığının incelenmesi için İstanbul İl Emniyet Müdürlüğü’ne yazı gönderdik. Onlardan cevap gelirse, sizi bilgilendireceğiz” diyerek, kararlı bir pozisyona geçmiş. Yani demeye getirmiş ki, hele siz davayı başlatın, biz size istediğiniz kadar delil filan buluruz.
Başsavcılık, 6 Ocak 2021’de İstanbul Valiliği’ne “Kapatma davası açın, dediniz ama somut bir deliliniz yoktu. Ardından İstanbul Emniyet Müdürlüğü inceleme yapacak ve sonuçlarından sizi de haberdar edeceğiz, dediniz, ama yine gelen giden bir bilgi yok. Bu ne iş” tadında yeni bir yazı gönderiyor.
İstanbul Valiliği’nden ses seda çıkmayınca, Başsavcılık 10 Haziran 2021’de bir yazı daha gönderip, somut bilgi ve delil namına ve varsa yeniden istiyor. Ama nedense, üzerinden neredeyse üç yıl geçmiş, hiçbir somut belge ve bilgi sunulmamış böyle bir dosyayı kapatmak Başsavcılığın aklına bir türlü gelmiyor! Sanki dosyada ısrar etme nöbeti Başsavcılığa geçiyor.
Nihayet sıcak bir yaz günü, 9 Ağustos 2021’de İstanbul Valiliği, İstanbul Emniyet Müdürlüğü’nün beklenen yazısını Başsavcılığa ulaştırıyor.
Torba iddianame
İstanbul Emniyeti bu yazıda, derneğin yönetim kurulu üyeleri ve avukatının kayıtlarının araştırıldığını, avukat hakkında bir şey bulamadıklarını belirtip, konuyla hiç ilgisi olmasa da yönetim kurulu üyesi kadınların muhtelif eylemlerdeki gözaltına alınmalarını, bunlarla ilgili soruşturma ve davaları alt alta sıralayıveriyor. Toplantı ve Gösteri Yürüyüşü Kanununa muhalefetten açılmış olmakla beraber, henüz karara bağlanmamış davaların yanına, asıl konuyla ilgisiz örgütlerin isimlerini ve alakasız notları bir güzel ilave ediyor.
Emniyet burada da durmuyor, “dernek yönetimindeki kişilerin fiillerinden sorumlu olduklarına” dikkat çekip, “dernek amacının kanuna ve ahlaka aykırı hale geldiği kanaati oluşmuştur“ diyerek, dört dörtlük kurumsal kanaatini de ortaya koyuyor.
Başsavcılık, benzetmek gibi olmasın ama torba iddianame misali, bütün bu alakasız konuları üst üste koyup, bir de üzerine “Sayın muhbir vatandaşlarımızın” ağzına layık, kuvvetli mi kuvvetli suç şüphesi ekleyerek, İstanbul 13. Asliye Hukuk Mahkemesi’nde kapatma davasını açıyor.
KCDP meğer neler yapmış neler!
Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu’nu kapatmak için, bir bilseniz neler iddia ediliyor. Bir tek, üçüncü dünya savaşını çıkarmadıkları kalmış:
-Kadın haklarını koruyoruz, diyerek aile mevhumunu yok sayıyor, aile yapısını ve toplumu parçalamaya çalışıyormuş,
-Toplumda kaos yaratıp mağduriyetleri artırmayı amaçlıyormuş,
– Kadın ve çocuklar üzerinden menfaat elde etmeye çalışıyormuş,
-Cumhurbaşkanına yönelik hakaret içeren söylemlerde bulunuyormuş,
-Terör faaliyetlerine katılan kadınları savunan yayınlar yapıyormuş, vb…
Bütün bu iddialar, son dönemde olur olmaz her konuda iktidar ve ona yakın mahfillerin ağzından dökülen söylemlerle birebir benzeşmiyor mu? Saldırgan taşra milliyetçiliğiyle tükenmiş sağ/muhafazakarlığın iktidar ortaklığı, yıllardır Türkiye’nin demokratikleşmesi, ayrımcılık ve şiddetin önlenmesi için mücadele yürüten kadın hareketi ve feministlerin sivil girişimlerine benzeri yaftaları vurmadılar mı? Kadın cinayetlerini, “Namus cinayeti” kılıfına sokmaya çalışmadılar mı? İstanbul Sözleşmesi’nden imzalarını geri çekerken ileri sürdükleri gerekçeler halen hafızalardadır.
Asla yalnız yürümeyeceksiniz!
KCDP, kurulduğu günden beri kadın cinayetlerini engellemeye, şüpheli kadın ölümlerinde hukuki süreci takip etmeye ve öldürülen kadınların aileleriyle şiddet gören kadınlara hukuki destek sağlamaya çalışıyor. Bu çalışmalarıyla Finlandiya Uluslararası Toplumsal Cinsiyet Ödülü’nü kazanmış. Aile Bakanlığı’nın yasa çalışmalarında görüş aldığı, Milli Eğitim Bakanlığı’nın liselerde ortak proje yürüttüğü bir dernek.
Yıllardır erkek şiddetine ve cinayetlerine karşı çok etkin bir mücadele yürüten dernek, bu iddianameye göre ahlak dışı işler yapıyor. İnan inanabilirsen!
Türkiye’nin dört bir yanında saldırıya uğrayan ve her gün bu ihtimali yaşayan kadınlar ve aileleriyle kurduğu çok candan ve fonksiyonel ilişki, muazzam bir yaygınlık kazanan örgütsel yapılanması zaten bu iddianın temelsizliğini ortaya koyuyor.
AK Parti iktidarının toplumsal mühendislik ürünü, dini ambalajlı, erkek egemenliğini ve şiddetini her gün yeniden üreten ve meşrulaştıran aile tipolojisini topluma dayatmasını kabul etmeyen kadınlar, toplumun önündeler.
Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu’nun bu davada asla yalnız yürümeyeceğini düşünüyorum.
GEZİ DAVASI: Bu yazıyı Serbestiyet’e yayınlanması için göndermek üzereydim ki Gazi Davası’nın kararları açıklandı. Gezi olaylarını çok yakından takip ettim. Bir mahkeme kararı ancak bu kadar haksız, vicdansız ve adaletten uzak olabilir. Bu karar siyasal hayatımıza bir hançer gibi saplandı. Seçim sürecinin gerilimli geçeceğini zaten bekliyordum. İktidarın kutuplaştırma amacına bundan daha uygun bir araç bulunamazdı. İktidarın bütün hesaplarına karşın, Osman Kavala dahil, bütün Gezi Davası mağdurlarının o hapishane duvarlarının arasında çok fazla kalmayacaklarını öngörmek uzak görüşlülük sayılmaz. Çünkü, iktidar seçimi kaybettiği gün, yargı mağdurları da özgürlüklerine kavuşacaklar.
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarKürtleri kazanmanın vaktidir 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakÇirkin Amerikalı geldi aşka! 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNÜç kırılma 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTANToplumsal Fakirleşmeye Siyasetin Katkısı 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUKürt Sorunu ve demokrasi ilişkisi üzerine 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet İNSELYitirileni Değil Yeniyi Ararken 27.01.2026 Tüm Yazıları
-
Baskın ORANSuriye olayı ve Türkiye’deki “Süreç” 23.01.2026 Tüm Yazıları
-
DOĞAN ÖZGÜDENTam 80 yıl sonra aynı komplo, aynı ihanet! 22.01.2026 Tüm Yazıları
-
Melih ALTINOKBarzaniler Suriye’de PKK’yı niçin gazlıyor? 21.01.2026 Tüm Yazıları
-
Taner AKÇAMHrant 19 yıldır bizimle bir başka yaşıyor 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Kemal CANSuriye’de olanın adını koymak 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Doğu Ergilİnanç, siyaset ve şiddet üzerine bir manifesto 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEŞara’nın sakalı 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan AlbayrakSadece “Suriye Cumhuriyeti” 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Sedat KAYABarbarlık Çağı 5.01.2026 Tüm Yazıları
-
Berrin SönmezŞalvar sevdası “yeni gömlek” ölçütünün habercisi mi? 1.01.2026 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdulmenaf KIRAN11. YARGI PAKETİ, YENİ ADALETSİZLİK VE EŞİTSİZLİKLER YARATTI 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet İlhanKararsızlığın Erdemi: Kesinliğin Gölgesinde Düşünmek 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nuray MERTİslamcılık Öldü mü? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat BELGEYüzdük yüzdük 22.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BULAÇHakim sınıfın iki zümresi 11.12.2025 Tüm Yazıları
-
SİBEL HÜRTAŞCHP programı halka ne vadediyor? Nasıl bir parlamenter sistem? 9.12.2025 Tüm Yazıları
-
Galip DALAYOrta Doğu, Trump Amerika’sına Uyum Sağlıyor 3.12.2025 Tüm Yazıları
-
Sezin ÖNEYŞu meşhur “İznik Konsili” 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Zekeriya KurşunDağıstan Cumhuriyeti ve Ayna Gamzatova 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fikret BilaAK Parti çekingen 26.11.2025 Tüm Yazıları
-
Necati KURÇOCUK HAKLARI EVRENSEL BİLDİRGESİ 19.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zeki ALPTEKİNEmeğin Sosyolojisi ve Kapitalizmin Geleceği: Marx vs. Marx 16.11.2025 Tüm Yazıları
-
Mehveş EVİNYerel yönetimlerle işbirliği kültür politikası için hayati 13.11.2025 Tüm Yazıları
-
M.Latif YILDIZÇÖZÜM SÜRECİ KOMİSYON VE EKMEN 12.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zülfü DİCLELİKeşke… 4.11.2025 Tüm Yazıları
-
Etyen MAHÇUPYANKemalizm mi daha ‘iyi’, (Yeni) İttihatçılık mı? (3) 25.10.2025 Tüm Yazıları
-
Hasan Bülent KAHRAMAN‘Parlak gelecek’ ve sol gelecek... 12.10.2025 Tüm Yazıları
-
Metin Karabaşoğluİnsanların devletlerle savaşı 9.10.2025 Tüm Yazıları
-
İlnur ÇEVİKTrump’ın dünyasına hoşgeldiniz… 3.10.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ata UÇUMTERÖRSÜZ TÜRKİYE’YE GEÇİŞ SÜRECİ! 14.09.2025 Tüm Yazıları
-
Hakan AKSAYPutin, Trump’ı parmağında oynatmaya devam ediyor 17.08.2025 Tüm Yazıları
-
Gülçin AVŞARSorumluktan kaçmak umuttan kaçmaktır 12.08.2025 Tüm Yazıları
-
Alper GÖRMÜŞZora girmiş bir anlatı: “ABD emperyalizminin değişmez stratejik hedefi bağımsız Kürt devleti” 1.08.2025 Tüm Yazıları
-
Abdullah KıranYeni süreç ve Suriye denklemi 27.07.2025 Tüm Yazıları
-
Cihan AKTAŞTahran bir kez daha bombalanırken 23.06.2025 Tüm Yazıları
-
Aydın SelcenDemokrasiye giderken cumhuriyetten olmak 17.06.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet ÖZTÜRKÇetin Uygur bir kitaba sığar mı? 10.05.2025 Tüm Yazıları
-
Yüksel TAŞKINİktidar milli iradeyi “tapulu arazisi” sandığı için büyük bir bedel ödeyecek 22.04.2025 Tüm Yazıları
-
Ayhan ONGUNDEMOKRATİK EĞİTİM MÜCADELESİNE ADANMIŞ YAŞAMLAR 21.04.2025 Tüm Yazıları
-
Pelin CENGİZTrump’ın yeni vergileri diye yazılır, ‘post modern merkantilizm’ diye okunur 7.04.2025 Tüm Yazıları
-
Cennet USLUİktidar neden umduğunu bulamadı? 2.04.2025 Tüm Yazıları
-
Hayko BAĞDATSokaklarda yükselen ses 28.03.2025 Tüm Yazıları
-
Halil BERKTAYPKK ve Türk solcuları (4) “Dağlarında gerilla var memleketimin” 16.03.2025 Tüm Yazıları
-
Haluk YurtseverKaosta 'hegemonya' arayışı 11.03.2025 Tüm Yazıları
-
Arzu YILMAZHodri Meydan 10.03.2025 Tüm Yazıları
-
Aydın ÜnalParti ve iktidar 25.02.2025 Tüm Yazıları
-
Ümit KIVANÇİç duvarlar 10.02.2025 Tüm Yazıları
-
İhsan DAĞIİmamoğlu nasıl kurtulur? 1.02.2025 Tüm Yazıları
-
Kemal ÖZTÜRKKürt meselesindeki psikolojik bariyerler 17.01.2025 Tüm Yazıları
-
Münir AKTOLGABATI’DAN FARKLI BİR ÖRNEK OLARAK TÜRKİYE’DE VE ARAP ÜLKELERİNDE DEVRİMCİ DÖNÜŞÜM DİYALEKTİĞİ... 16.12.2024 Tüm Yazıları
-
Cenk DoğanÜRETİCİLERE İLK OLARAK KOOPERATİF LAZIM 4.12.2024 Tüm Yazıları
-
Cevat KORKMAZFiller ve Çimen... 22.11.2024 Tüm Yazıları
-
Tuncer KÖSEOĞLUTamirhanelere giden toplar… 4.11.2024 Tüm Yazıları
-
Ayşe HÜRDevletin Muhteşem Örgütlenmesi: 6-7 Eylül 1955 Pogromu 9.09.2024 Tüm Yazıları
-
Ferhat KENTEL“Maarif” marifetiyle yeni “makbul vatandaş” kurma çabaları 26.07.2024 Tüm Yazıları
-
Banu Güven“Bozkurt” Almanya’da sahaya indi 4.07.2024 Tüm Yazıları
-
İBRAHİM Ö. KABOĞLUDevlet ve yürütme kaç başlı? 27.06.2024 Tüm Yazıları
-
Gürbüz ÖZALTINLICHP’nin normalleşme politikası Erdoğan’a mı yarar? 21.06.2024 Tüm Yazıları
-
Oya BAYDARBir yazamama yazısı 14.06.2024 Tüm Yazıları
-
Bayram ZİLANAK Parti’de değişim gecikiyor mu? 4.06.2024 Tüm Yazıları
-
Soli ÖzelBetül Tanbay'ın gözünden "Gezi"nin tarihi 30.05.2024 Tüm Yazıları
-
Reha RUHAVİOĞLUTürkiye’de Kürtçenin Durumu: Gidişat, İmkânlar ve Fırsatlar 18.05.2024 Tüm Yazıları
-
Atilla AytemurBingöl Erdumlu Kitabı: Film gibi hayat* 24.01.2024 Tüm Yazıları
-
Şahin ALPAY"Ergun Abi"ye veda 10.11.2023 Tüm Yazıları
-
Ahmet ALTANYüzyıllık cumhuriyet başarılı mı başarısız mı? 29.10.2023 Tüm Yazıları
-
Levent GültekinDin, insanları kardeş yapar mı? 26.09.2023 Tüm Yazıları
-
Ayhan AKTARŞair Roni Margulies’in ardından… 7.08.2023 Tüm Yazıları
-
Ceyda KaranBiden ve iki cephede birden yenilgi 30.06.2023 Tüm Yazıları
-
Orhan Kemal CENGİZMuhalefetin sınavı asıl şimdi başlıyor 1.06.2023 Tüm Yazıları
-
Roni MARGULIESMutlu bitmiş bir göç öyküsü 20.05.2023 Tüm Yazıları


































































































































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
28.11.2023
19.08.2023
6.05.2023
28.04.2023
17.04.2023
29.03.2023
22.03.2023
9.03.2023
15.11.2022
9.09.2022