Atilla Aytemur
Seçim günü yaklaşırken muhalif partilerin açtığı stand ve çadırlara saldırı ve tahrikler, rakipler arası afiş ve pankart kavgalarına dair haberler dikkat çekmeye başladı.
Ama Akit TV’deki “Bilgi Savaşları” programına katılan Ahmet Maranki diye birinin söyledikleri hepsinin üzerine çıktı.
Kim bu Ahmet Maranki? Asıl tanınırlığının, alternatif tıbbın “bitkisel tedavi” alanında olduğu söyleniyor. Karmakarışık CV’si epey ilgi çekiyor. Doktorluk ve profesörlük ünvanları tartışmalı görülüyor. Pazarladığı bitkiler hakkında bir hayli kitabı da var ama bilimsellikleri meçhul deniyor.
İşte bu Maranki, söz konusu TV programında konu politikaya ve yaklaşan seçimlere geldiğinde, öyle inanılmaz şeyler söyledi ki sunucuyu da şaşkınlık ve hayret içerisinde bıraktı, siyasal havayı iyice bozdu ve Türkiye’nin gündemine oturdu.
Ne demek istedi?
Söylediği sözlerden basbayağı “iç savaş” tehdidi çıkıyor.
Bire bir söylediği cümle şöyle : “Bizim şayet aksi olursa gidecek hiçbir yerimiz yok. Ben onun için, umudum Kaf Dağı'nın arkası 25 Haziran'dır. Olmadı zaten, o zaman artık Belgrad Ormanı'nda ağacın dibinde, talim şeyimizi oraya gömdük. Çıkaracağız sokağa artık, ‘Bismillahirrahmanirrahim’ diyeceğiz…”.
Bu sözler karşısında sunucu “ Yok o kadar da değil de…” diyerek hafiften itirazını yükseltince Ahmet Maranki sözlerini açıklamaya kalkıyor. Savunma babında, bu sefer de “Ama adam sana topla saldırıyor. Senin tüfeğinle saldırıyor. Tankınla atıyor kardeşim. Gerektiğinde bu millet ona hazır. Onu söylemek istedim” diyor.
Yani, 24 Haziran Cumhurbaşkanlığı ve Milletvekili Genel Seçimleri’nin sonuçları umdukları gibi olmazsa, iktidar yanlılarının bir yerlerde sakladıkları silâhlarıyla sokaklara dökülüp, demokratik bir seçimle iktidarın el değiştirmesine müsaade etmeyeceklerini söylemeye çalışmış.
Sunucunun “Yok o kadar da değil de…” şeklindeki uyarısı karşısında ise, konuyu açayım derken ne var ne yok iyice ortaya dökmüş.
“Ama adam sana topla saldırıyor. Senin tüfeğinle saldırıyor. Tankınla atıyor kardeşim. Gerektiğinde bu millet ona hazır. Onu söylemek istedim.”
Sözlerinden, (a) 15 Temmuz veya benzeri, toplu-tanklı darbe girişimleri ile seçimlerde olası bir yenilgiyi aynı şey gibi gördüğü; (b) dolayısıyla ikincisine karşı da silâhla direnmeye milletçe hazır olmayı meşru saydığı sonucu çıkıyor.
Seçime mi, savaşa mı gidiyoruz!
Aynı ülkenin yurttaşları olarak ülke yönetiminde görev almak üzere demokratik seçimlere gidilmiyor da, sanki düşmanla kanlı bir savaşa hazırlık yapılıyor.
İktidar koalisyonundan henüz olayı kınayan bir açıklama duymadım. Neyse ki Küçükçekmece Cumhuriyet Savcılığı “Basın yoluyla halkı kin ve düşmanlığa sevk etme” temelinde bir soruşturma başlatmış ve Maranki’yi ifade vermeye çağırmış.
Ahmet Maranki’nin o sözleri sarhoşken söylemediği, dilinin sürçmediği, ilk kez televizyona çıkan birinin yaşadığı şaşkınlığın eseri olmadığı muhakkak. Fakat şimdi geri adım atma ve tevil etme ihhtiyacı duyduğu kesin. Savcılıkta verdiği ifadeye ilişki (30 Mayıs tarihli) haberlere bakılırsa, vakti zamanında Belgrad Ormanları’na gidip toprağa “talim şeyleri”ni [silâhlarını?!] değil sadece “öfke”lerini gömdüklerini savunuyor.
Meğer nasıl bir hazırlık içindeymişler!
Bu açıklama hiç ama hiç tatmin edici değil. Öfke “talim şeyimiz” diye tarif edilmez. Toprağa gömülmeyi bırak; topraktan çıkarılmaz. Ne demek, 25 Haziran’da gidip bir zamanlar “talim şeyimiz” diye toprağa gömdükleri “öfke”yi topraktan çıkarmak? Saçma. Ayrıca, “talim şeyimiz”i topraktan çıkarmanın tanka-topa-tüfeğe karşı koymak için gerekli olması da, o “talim şeyleri”nin salt ofke olamayacağını gösteriyor.
Geçelim. O cümleler küçük bir analize tabi tutulduğunda ortaya korkunç bir tablo çıkıyor.
Şöyle:
Öncelikle seçim, Türkiye’nin vatandaşları arasında yapılan demokratik bir yarış olarak görülmüyor. Tersine, iki düşman kamp arasında ölümüne bir kavga olarak ele alınıyor ve iktidarı kaybetmeleri halinde bu topraklarda kalamayacaklarını; başka gidecek yerleri olmadığı için de silâha sarılmaktan başka çareleri olmadığını düşünen bir zihniyet dünyası sergileniyor.
Yani, iktidarı demokratik seçimlerden başarılı çıkacak olanlara devretmemeye kararlı olan; bunun için de o şartlarda sokağa çıkarak silâhlı bir hareket başlatmayı son derece normal bulan; kendini buna ikna etmiş bir anlayış kendini ele veriyor. Ahmet Maranki “millet”in buna “hazır” olduğunu, onun içinden biri olarak emin bir edayla söylüyor.
Böyle bir düşünceye son günlerde varılmadığını; bir süredir böyle düşünüldüğünden silâhlanmış ve talim yapan örgütlü bir topluluk olduklarını ifşa ediyor.
İktidarı kaybetme ihtimalinin doğacağı günleri hesaba katarak, silâhlı hazırlık eğitimi yaptıklarını ve silâhları bir yerlere (simge olarak Belgrad Ormanı’nda bir ağaç dibine) gömdüklerini, kendinden emin bir şekilde ifade ediyor.
Ciddiye alsan bir türlü, almasan başka türlü…
Eğer bu konuşmanın arka planında binde bir de olsa böyle gerçekler var ise, yazıklar olsun!
Durumdan vazife çıkaran paramiliter ruh
Tabii ki bir dönem önce HÖH (Halk Özel Harekât) filan gibi isimlerle, özel armalar, üniformalar ve otomobillerle pıtrak gibi ortaya çıkıp, orada burada gösterişli edalarla boy gösterenleri toplum henüz unutmuş değil.
Çok değil, bazı il ve ilçelerin gözlerden ırak köşelerinde, iktidarın bilgisi dahilinde çok sayıda kişiye silâhlı eğitim verildiği yönündeki etkin kişilerin ihbarları ve konu hakkındaki ısrarları da, hükümetin “böyle bir şey yok” demesine karşın unutulmuş sayılamaz.
Yok muhtardı, yok şuydu buydu diyerek, alâkasız kişilere resmi poligonlarda kısa ve uzun namlulu silâhlarla talim yaptırılması saçmalığı da halen hafızalarda.
Demokratik imkânları son zerresine kadar değerlendirerek, her aşamada toplumun rızasını alarak iktidar olan AK Parti’nin bu saçmalıklara yol vermeyip üzerine gitmesini beklemek, bu ülkenin yurttaşlarının hakkıdır.
Cumhurbaşkanı Erdoğan’a fedai ruhuyla bağlı olduklarını ilân edip, farklı düşünenleri düşman gören ve gösteren, onlara her şeyi yapabileceğini düşünen, demokrasiyi ve seçimleri akıl ve havsalaları almayan bir topluluk oluşmuş galiba. Niceliklerini bilemiyorum. Ama bu ülke için de, AK Parti ve Erdoğan için de hayırlı bir durum gibi görünmüyor.
AK Parti, seçimle gelenin seçimle gitmesine inanmayanlara bir şeyler söylemeli
Demokratik seçimlerle iktidara gelen, demokratik seçimlerle gitmesini de bilmeli. Yurttaş bütün partilerden, kişi ya da parti ihtirası uğruna ülkeyi kana bulayacak kadar gözü kararanlara fırsat vermemelerini bekler.
Bir süredir toplumda alttan alta bir konu konuşuluyor. Sosyal medyada iddianın biri bitmeden diğeri başlıyor.
AK Parti’nin ve Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın, seçimleri kaybetmeleri halinde sayısız gerekçelerle ve çeşitli yollara başvurarak iktidarı bırakmayacağı ileri sürülüyor.
Buna inanan da var!
Seçimli ve parlamentolu siyasi hayatı yüz elli yıla varan; bütün eksiklerine rağmen genel seçimlerde hayli tecrübe edinmiş; darbeler bir yana bırakılırsa, iktidarın seçimler yoluyla el değiştirmesinin olağan şekilde yaşandığı ülkelerden olan Türkiye’de, aksini düşünmek deli saçması gibi.
Ama nedense, olur olmaz her yerde ve her olayda Marankigiller zırt diye ortaya çıkıyor.
Ülkenin ve yurttaşların ruh sağlığını korumak konusunda iktidarın yapacağı bir şeyler olmalı!
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarKürtleri kazanmanın vaktidir 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakÇirkin Amerikalı geldi aşka! 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNÜç kırılma 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTANToplumsal Fakirleşmeye Siyasetin Katkısı 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUKürt Sorunu ve demokrasi ilişkisi üzerine 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet İNSELYitirileni Değil Yeniyi Ararken 27.01.2026 Tüm Yazıları
-
Baskın ORANSuriye olayı ve Türkiye’deki “Süreç” 23.01.2026 Tüm Yazıları
-
DOĞAN ÖZGÜDENTam 80 yıl sonra aynı komplo, aynı ihanet! 22.01.2026 Tüm Yazıları
-
Melih ALTINOKBarzaniler Suriye’de PKK’yı niçin gazlıyor? 21.01.2026 Tüm Yazıları
-
Taner AKÇAMHrant 19 yıldır bizimle bir başka yaşıyor 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Kemal CANSuriye’de olanın adını koymak 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Doğu Ergilİnanç, siyaset ve şiddet üzerine bir manifesto 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEŞara’nın sakalı 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan AlbayrakSadece “Suriye Cumhuriyeti” 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Sedat KAYABarbarlık Çağı 5.01.2026 Tüm Yazıları
-
Berrin SönmezŞalvar sevdası “yeni gömlek” ölçütünün habercisi mi? 1.01.2026 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdulmenaf KIRAN11. YARGI PAKETİ, YENİ ADALETSİZLİK VE EŞİTSİZLİKLER YARATTI 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet İlhanKararsızlığın Erdemi: Kesinliğin Gölgesinde Düşünmek 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nuray MERTİslamcılık Öldü mü? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat BELGEYüzdük yüzdük 22.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BULAÇHakim sınıfın iki zümresi 11.12.2025 Tüm Yazıları
-
SİBEL HÜRTAŞCHP programı halka ne vadediyor? Nasıl bir parlamenter sistem? 9.12.2025 Tüm Yazıları
-
Galip DALAYOrta Doğu, Trump Amerika’sına Uyum Sağlıyor 3.12.2025 Tüm Yazıları
-
Sezin ÖNEYŞu meşhur “İznik Konsili” 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Zekeriya KurşunDağıstan Cumhuriyeti ve Ayna Gamzatova 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fikret BilaAK Parti çekingen 26.11.2025 Tüm Yazıları
-
Necati KURÇOCUK HAKLARI EVRENSEL BİLDİRGESİ 19.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zeki ALPTEKİNEmeğin Sosyolojisi ve Kapitalizmin Geleceği: Marx vs. Marx 16.11.2025 Tüm Yazıları
-
Mehveş EVİNYerel yönetimlerle işbirliği kültür politikası için hayati 13.11.2025 Tüm Yazıları
-
M.Latif YILDIZÇÖZÜM SÜRECİ KOMİSYON VE EKMEN 12.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zülfü DİCLELİKeşke… 4.11.2025 Tüm Yazıları
-
Etyen MAHÇUPYANKemalizm mi daha ‘iyi’, (Yeni) İttihatçılık mı? (3) 25.10.2025 Tüm Yazıları
-
Hasan Bülent KAHRAMAN‘Parlak gelecek’ ve sol gelecek... 12.10.2025 Tüm Yazıları
-
Metin Karabaşoğluİnsanların devletlerle savaşı 9.10.2025 Tüm Yazıları
-
İlnur ÇEVİKTrump’ın dünyasına hoşgeldiniz… 3.10.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ata UÇUMTERÖRSÜZ TÜRKİYE’YE GEÇİŞ SÜRECİ! 14.09.2025 Tüm Yazıları
-
Hakan AKSAYPutin, Trump’ı parmağında oynatmaya devam ediyor 17.08.2025 Tüm Yazıları
-
Gülçin AVŞARSorumluktan kaçmak umuttan kaçmaktır 12.08.2025 Tüm Yazıları
-
Alper GÖRMÜŞZora girmiş bir anlatı: “ABD emperyalizminin değişmez stratejik hedefi bağımsız Kürt devleti” 1.08.2025 Tüm Yazıları
-
Abdullah KıranYeni süreç ve Suriye denklemi 27.07.2025 Tüm Yazıları
-
Cihan AKTAŞTahran bir kez daha bombalanırken 23.06.2025 Tüm Yazıları
-
Aydın SelcenDemokrasiye giderken cumhuriyetten olmak 17.06.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet ÖZTÜRKÇetin Uygur bir kitaba sığar mı? 10.05.2025 Tüm Yazıları
-
Yüksel TAŞKINİktidar milli iradeyi “tapulu arazisi” sandığı için büyük bir bedel ödeyecek 22.04.2025 Tüm Yazıları
-
Ayhan ONGUNDEMOKRATİK EĞİTİM MÜCADELESİNE ADANMIŞ YAŞAMLAR 21.04.2025 Tüm Yazıları
-
Pelin CENGİZTrump’ın yeni vergileri diye yazılır, ‘post modern merkantilizm’ diye okunur 7.04.2025 Tüm Yazıları
-
Cennet USLUİktidar neden umduğunu bulamadı? 2.04.2025 Tüm Yazıları
-
Hayko BAĞDATSokaklarda yükselen ses 28.03.2025 Tüm Yazıları
-
Halil BERKTAYPKK ve Türk solcuları (4) “Dağlarında gerilla var memleketimin” 16.03.2025 Tüm Yazıları
-
Haluk YurtseverKaosta 'hegemonya' arayışı 11.03.2025 Tüm Yazıları
-
Arzu YILMAZHodri Meydan 10.03.2025 Tüm Yazıları
-
Aydın ÜnalParti ve iktidar 25.02.2025 Tüm Yazıları
-
Ümit KIVANÇİç duvarlar 10.02.2025 Tüm Yazıları
-
İhsan DAĞIİmamoğlu nasıl kurtulur? 1.02.2025 Tüm Yazıları
-
Kemal ÖZTÜRKKürt meselesindeki psikolojik bariyerler 17.01.2025 Tüm Yazıları
-
Münir AKTOLGABATI’DAN FARKLI BİR ÖRNEK OLARAK TÜRKİYE’DE VE ARAP ÜLKELERİNDE DEVRİMCİ DÖNÜŞÜM DİYALEKTİĞİ... 16.12.2024 Tüm Yazıları
-
Cenk DoğanÜRETİCİLERE İLK OLARAK KOOPERATİF LAZIM 4.12.2024 Tüm Yazıları
-
Cevat KORKMAZFiller ve Çimen... 22.11.2024 Tüm Yazıları
-
Tuncer KÖSEOĞLUTamirhanelere giden toplar… 4.11.2024 Tüm Yazıları
-
Ayşe HÜRDevletin Muhteşem Örgütlenmesi: 6-7 Eylül 1955 Pogromu 9.09.2024 Tüm Yazıları
-
Ferhat KENTEL“Maarif” marifetiyle yeni “makbul vatandaş” kurma çabaları 26.07.2024 Tüm Yazıları
-
Banu Güven“Bozkurt” Almanya’da sahaya indi 4.07.2024 Tüm Yazıları
-
İBRAHİM Ö. KABOĞLUDevlet ve yürütme kaç başlı? 27.06.2024 Tüm Yazıları
-
Gürbüz ÖZALTINLICHP’nin normalleşme politikası Erdoğan’a mı yarar? 21.06.2024 Tüm Yazıları
-
Oya BAYDARBir yazamama yazısı 14.06.2024 Tüm Yazıları
-
Bayram ZİLANAK Parti’de değişim gecikiyor mu? 4.06.2024 Tüm Yazıları
-
Soli ÖzelBetül Tanbay'ın gözünden "Gezi"nin tarihi 30.05.2024 Tüm Yazıları
-
Reha RUHAVİOĞLUTürkiye’de Kürtçenin Durumu: Gidişat, İmkânlar ve Fırsatlar 18.05.2024 Tüm Yazıları
-
Atilla AytemurBingöl Erdumlu Kitabı: Film gibi hayat* 24.01.2024 Tüm Yazıları
-
Şahin ALPAY"Ergun Abi"ye veda 10.11.2023 Tüm Yazıları
-
Ahmet ALTANYüzyıllık cumhuriyet başarılı mı başarısız mı? 29.10.2023 Tüm Yazıları
-
Levent GültekinDin, insanları kardeş yapar mı? 26.09.2023 Tüm Yazıları
-
Ayhan AKTARŞair Roni Margulies’in ardından… 7.08.2023 Tüm Yazıları
-
Ceyda KaranBiden ve iki cephede birden yenilgi 30.06.2023 Tüm Yazıları
-
Orhan Kemal CENGİZMuhalefetin sınavı asıl şimdi başlıyor 1.06.2023 Tüm Yazıları
-
Roni MARGULIESMutlu bitmiş bir göç öyküsü 20.05.2023 Tüm Yazıları


































































































































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
28.11.2023
19.08.2023
6.05.2023
28.04.2023
17.04.2023
29.03.2023
22.03.2023
9.03.2023
15.11.2022
9.09.2022