Cemil ERTEM
Seçimler yaklaşırken politik tarafta olup bitenler ekonomide olan biteni gözden kaçırmamıza neden oluyor. Halbuki ekonomide şu sıra yaşadıklarımızı bir müddet sonra siyaset olarak yaşayacağız. Tabii ki aynı şekilde, tam şimdi politik olarak yaşadıklarımız da, bir müddet önceki ekonomik gelişmelerin sonucu...
Şuna emin olun, 2012 yılındaki ekonomiyi küçültme operasyonu, 2013 başından itibaren kalıcı, örtülü bir IMF programına dönüştürülseydi Erdoğan, 2008 yılında, GAP Eylem Planı gibi adımlarla girdiği yoldan 2013’te dönmeye başladığının işaretlerini verseydi ve Merkez Bankası, 2012’deki büyüme düşüşü ve gelen not artırımlarından sonra, yeniden yüksek faiz, değerli TL ile geleneksel enflasyon önleme (!) programına çark etseydi, şimdi Cumhurbaşkanlığı yolunda sorunsuz ilerleyen bir Erdoğan ve 2013’ü sorunsuz atlatan bir Türkiye görecektik biz.
Diyorlar ki; doksanlı yıllara dönün...
Ancak sorunsuz derken şunu demek istiyorum; tabii ki ekonomide bu geri dönüşün, siyasette karşılığı doksanlı yılların kabusuna dönmek anlamına geliyordu. Çözüm süreci, demokratikleşme paketleri, 12 Eylül kurumlarının tasfiyesi olmayacaktı. Türkiye, dış politikada da, eski geleneksel, suya sabuna dokunmayan, seçkinci monşer politikasına dönecek, enerjide ve pazar yollarında güney hattını açarak, yeni bir Kafkasya, Ortadoğu ve Afrika haritası çizen Türkiye’yi de göremeyecektik. Tabii ki, ulaştırma, altyapı ve sermaye ihraç edecek güçte yeni bir sermaye sınıfını ortaya çıkarmaya çalışan ekonomi adımları da boğulup gidecekti. Tam burada sanayi üretimi rakamlarına bakmakla yarar var; Aralık 2013 ve Ocak 2014 sanayi üretimi rakamları hem yatırım iştahının çok yukarıda olduğunu anlatıyor hem ihracatçı imalat sanayinin hızla yukarı çıktığını gösteriyor. Ocak 2014, geçen yıla göre de artış sağladı sanayi üretiminde, yüzde 7.3’lük artış, son 27 ayın en yüksek artışı. Bunun iki önemli nedeni var; birincisi Türkiye’nin, 2012 yılından farklı olarak 2013 yılında, büyümeyi suni bir şekilde düşürmeye çalışmaması ikincisi ise kurlardaki gerçekçi seviye. Yani daraltıcı politikaları, yüksek faiz, değerli TL ile donatıp, ithalatçı, borca ve sıcak para girişlerine dayalı, dışarıya ve içerideki oligarşiye kaynak aktaran bir ekonomiden çıkmaya başladık. Bu yol, ara malı ithaline bağlı dış ticaret açağını da süreç içinde kapatacak ve gelir dağılımını düzeltecek bir yoldur aynı zamanda.
2007-2008: Birileri için korkulu rüya başlıyor!
Son günlerde şuna dikkat ediyorum, hem içeride hem dışarıda Başbakan Erdoğan’a yönelik eleştirilerin ekonomi tarafı anlatılırken 2007 tarihi seçiliyor. Örneğin Standard&Poor’s’un not görünümünü aşağıya çekerken yayınladığı raporda da bu 2007 tarihi vardı. Yine bizde de, akademide bazı iktisatçıların 2007 tarihini ‘kötülüklerin’(!) başladığı bir tarih olarak ele aldığını görüyorum. Çünkü 2007-2008 AK Parti’nin ekonomide, Erdoğan’ın ağırlığını koyarak yeni bir yola girdiği ve Kemal Derviş’in IMF’ci ‘Güçlü Ekonomiye Geçiş’ programının yavaş yavaş rafa kaldırılmaya başlandığı dönemeçtir.
Bu dönemecin, hep söylediğimiz gibi, iki sembol adımı vardır; IMF’nin kovulması ve GAP Eylem Planı... Her iki adım da, şimdi Erdoğan’ı bir kaşık suda boğmaya çalışan, geleneksel tekelci sermayenin ve onun dayandığı küresel sermaye çevrelerinin yoğun müdahalesine ve tehditlerine rağmen gerçekleşmiştir.
Nedir bu Erdoganomics?
İşte bu tarihten sonra olanları bir Erdoganomics olarak anlatabilir miyiz; gerçekten bu kadar özgün müdür? İşte bunu tartışabiliriz. Bu konuda Erdoğan’ı hedef yapan çevrelerin temel tezi şu; evet bir Erdoganomics olabilir ama bu, otoktarik -kapalı- Rusya hatta Çin modellerini takip etmeye çalışan ‘devletçi’ bir modeldir. Dolayısıyla konjonktüreldir ve sürdürülebilir değildir.
Bu oldukça yanlış ve gerçeklerle bağdaşmayan tezin kaynağına ve neden yanlış olduğuna geleceğim ancak Erdoganomics kavramının benzerini tam şimdi, Japonya Başbakanı Şinzo Abe için de Abenomics olarak, The Economist gibi, Erdoğan düşmanı dergilerin çok kullandığını belirtelim. Çünkü Japonya 2. Dünya Savaşı’ndan bu yana ilk defa Anglosakson egemenliğinden bağımsız olarak, elindeki güçlü sermaye birikimini ve teknojiyi kullanmaya, Şinzo Abe ile birlikte karar verdi. Abe’nin Japonyası, artık eskisi gibi, ABD’yi finanse etmenin ilk amaç olduğu bir ekonomi olmayacağına karar verdi. Ve çizgi dışına çıktığı için, sistem dışında olduğunu anlatan Abenomics kavramını geliştirdiler.
Erbakan’la başladı...
Erdoganomics kavramının ya da Türkiye’nin -kapalı- otokratik bir ekonomiye Erdoğan’la gittiğini söyleyerek, Erdoğan’ın siyasi yönden diktatörlüğünün (!) ekonomik temeli olduğunu anlatan tezin çıkış noktası; 2007’den itibaren, AK Parti hükümetlerinin, kamu olanaklarını kullanarak, büyük kentlerde stratejik kamu yatırımları yapacak yeni bir sermaye sınıfı yaratmaya çalıştığı ve bu yolla, hastaneler, demiryolları, ulaştırma ağları, okullar, devasa havalimanları yatırımları yaparak, inşaat sektörünün sürükleyiciliğinde, muazzam ama devletin kontrol ettiği bir ekonomi oluşturduğudur. Bu ekonominin, tıpkı Erbakan’ın yaptığı gibi, faize dayanmayan, faizci bir kamu ekonomisi yerine, halka dönük yatırımları finanse eden, denk bir bütçe anlayışına sahip olduğu ve denk bütçenin de, kamu borçlanma gereğini aşağıya çekerek, faizleri daha da düşürdüğü şikayetle şimdilerde anlatılıyor.
Erdoganomics, ortodoks iktisadın para politikasından da ayrılır. Erdoganomics, yüksek faizi, enflasyonun çaresi olarak görmez, ortodoks neoliberal politikaların aksine, yüksek faizin, sanayi işletmeleri üzerinde tahribat yaptığını savunarak, enflasyonun temel nedeninin yüksek faiz olduğunu söyler. Böylece, ‘Türkiye’de Merkez Bankası, Erdoganomics’in etkisinde kalarak ‘bağımsızlığını’ yitirmiş ve geleneksel ortodoks enflasyon hedeflemesi amaçlı para politikası yerine, yeni politikalara geçmeye çalışmıştır.’
Tam tersini yapmaya devam...
Evet, Erdoğan’ın ekonomide de otarşik bir yere gittiğini iddia eden çevrelerin tezleri aşağı yukarı bunlar. Ancak bunlar, tam aksine, otarşik değil, açık bir ekonomi ile yapılabilecek şeyler. Yani IMF’ci ortodoks para politikalarından ayrılıp, rekabetçi ve ihracata dönük bir KOBİ ekonomisini destekleyen, faize dayanmayan bir ekonomi anlayışı, anti-tekel açık bir ekononomide olabilir.
Erdoganomics varsa -ki bence olumlu anlamda var ve sürdürülebilir, sürdürülmesi lazım da- bu anlayışın, geleneksel tekelci sermaye sınıfından ayrı yeni bir yatırımcı, küresel rakabet eden -G.Kore örneğinde olduğu gibi- bir sermaye sınıfı yaratmak istemesi de söz konusudur ve bu da doğrudur.
Evet, şimdi niye kanlı deri koltuklarından fırladıklarını anlıyor musunuz; küresel sermayenin ve onun çanak yalayıcısı tekelci sermayenin yolundan ayrılıp Erdoganomics diye bir şey ‘uydurulmuş.’ İyi ki de uydurulmuş, bunların dediklerinin tam tersini yapmaya devam! Erdoganomics’i yazmaya devam edeceğim.
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarKürtleri kazanmanın vaktidir 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakÇirkin Amerikalı geldi aşka! 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTANToplumsal Fakirleşmeye Siyasetin Katkısı 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUKürt Sorunu ve demokrasi ilişkisi üzerine 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNÜç kırılma 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet İNSELYitirileni Değil Yeniyi Ararken 27.01.2026 Tüm Yazıları
-
Baskın ORANSuriye olayı ve Türkiye’deki “Süreç” 23.01.2026 Tüm Yazıları
-
DOĞAN ÖZGÜDENTam 80 yıl sonra aynı komplo, aynı ihanet! 22.01.2026 Tüm Yazıları
-
Melih ALTINOKBarzaniler Suriye’de PKK’yı niçin gazlıyor? 21.01.2026 Tüm Yazıları
-
Taner AKÇAMHrant 19 yıldır bizimle bir başka yaşıyor 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Kemal CANSuriye’de olanın adını koymak 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan AlbayrakSadece “Suriye Cumhuriyeti” 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Doğu Ergilİnanç, siyaset ve şiddet üzerine bir manifesto 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEŞara’nın sakalı 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Sedat KAYABarbarlık Çağı 5.01.2026 Tüm Yazıları
-
Berrin SönmezŞalvar sevdası “yeni gömlek” ölçütünün habercisi mi? 1.01.2026 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdulmenaf KIRAN11. YARGI PAKETİ, YENİ ADALETSİZLİK VE EŞİTSİZLİKLER YARATTI 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet İlhanKararsızlığın Erdemi: Kesinliğin Gölgesinde Düşünmek 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nuray MERTİslamcılık Öldü mü? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat BELGEYüzdük yüzdük 22.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BULAÇHakim sınıfın iki zümresi 11.12.2025 Tüm Yazıları
-
SİBEL HÜRTAŞCHP programı halka ne vadediyor? Nasıl bir parlamenter sistem? 9.12.2025 Tüm Yazıları
-
Galip DALAYOrta Doğu, Trump Amerika’sına Uyum Sağlıyor 3.12.2025 Tüm Yazıları
-
Sezin ÖNEYŞu meşhur “İznik Konsili” 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Zekeriya KurşunDağıstan Cumhuriyeti ve Ayna Gamzatova 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fikret BilaAK Parti çekingen 26.11.2025 Tüm Yazıları
-
Necati KURÇOCUK HAKLARI EVRENSEL BİLDİRGESİ 19.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zeki ALPTEKİNEmeğin Sosyolojisi ve Kapitalizmin Geleceği: Marx vs. Marx 16.11.2025 Tüm Yazıları
-
Mehveş EVİNYerel yönetimlerle işbirliği kültür politikası için hayati 13.11.2025 Tüm Yazıları
-
M.Latif YILDIZÇÖZÜM SÜRECİ KOMİSYON VE EKMEN 12.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zülfü DİCLELİKeşke… 4.11.2025 Tüm Yazıları
-
Etyen MAHÇUPYANKemalizm mi daha ‘iyi’, (Yeni) İttihatçılık mı? (3) 25.10.2025 Tüm Yazıları
-
Hasan Bülent KAHRAMAN‘Parlak gelecek’ ve sol gelecek... 12.10.2025 Tüm Yazıları
-
Metin Karabaşoğluİnsanların devletlerle savaşı 9.10.2025 Tüm Yazıları
-
İlnur ÇEVİKTrump’ın dünyasına hoşgeldiniz… 3.10.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ata UÇUMTERÖRSÜZ TÜRKİYE’YE GEÇİŞ SÜRECİ! 14.09.2025 Tüm Yazıları
-
Hakan AKSAYPutin, Trump’ı parmağında oynatmaya devam ediyor 17.08.2025 Tüm Yazıları
-
Gülçin AVŞARSorumluktan kaçmak umuttan kaçmaktır 12.08.2025 Tüm Yazıları
-
Alper GÖRMÜŞZora girmiş bir anlatı: “ABD emperyalizminin değişmez stratejik hedefi bağımsız Kürt devleti” 1.08.2025 Tüm Yazıları
-
Abdullah KıranYeni süreç ve Suriye denklemi 27.07.2025 Tüm Yazıları
-
Cihan AKTAŞTahran bir kez daha bombalanırken 23.06.2025 Tüm Yazıları
-
Aydın SelcenDemokrasiye giderken cumhuriyetten olmak 17.06.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet ÖZTÜRKÇetin Uygur bir kitaba sığar mı? 10.05.2025 Tüm Yazıları
-
Yüksel TAŞKINİktidar milli iradeyi “tapulu arazisi” sandığı için büyük bir bedel ödeyecek 22.04.2025 Tüm Yazıları
-
Ayhan ONGUNDEMOKRATİK EĞİTİM MÜCADELESİNE ADANMIŞ YAŞAMLAR 21.04.2025 Tüm Yazıları
-
Pelin CENGİZTrump’ın yeni vergileri diye yazılır, ‘post modern merkantilizm’ diye okunur 7.04.2025 Tüm Yazıları
-
Cennet USLUİktidar neden umduğunu bulamadı? 2.04.2025 Tüm Yazıları
-
Hayko BAĞDATSokaklarda yükselen ses 28.03.2025 Tüm Yazıları
-
Halil BERKTAYPKK ve Türk solcuları (4) “Dağlarında gerilla var memleketimin” 16.03.2025 Tüm Yazıları
-
Haluk YurtseverKaosta 'hegemonya' arayışı 11.03.2025 Tüm Yazıları
-
Arzu YILMAZHodri Meydan 10.03.2025 Tüm Yazıları
-
Aydın ÜnalParti ve iktidar 25.02.2025 Tüm Yazıları
-
Ümit KIVANÇİç duvarlar 10.02.2025 Tüm Yazıları
-
İhsan DAĞIİmamoğlu nasıl kurtulur? 1.02.2025 Tüm Yazıları
-
Kemal ÖZTÜRKKürt meselesindeki psikolojik bariyerler 17.01.2025 Tüm Yazıları
-
Münir AKTOLGABATI’DAN FARKLI BİR ÖRNEK OLARAK TÜRKİYE’DE VE ARAP ÜLKELERİNDE DEVRİMCİ DÖNÜŞÜM DİYALEKTİĞİ... 16.12.2024 Tüm Yazıları
-
Cenk DoğanÜRETİCİLERE İLK OLARAK KOOPERATİF LAZIM 4.12.2024 Tüm Yazıları
-
Cevat KORKMAZFiller ve Çimen... 22.11.2024 Tüm Yazıları
-
Tuncer KÖSEOĞLUTamirhanelere giden toplar… 4.11.2024 Tüm Yazıları
-
Ayşe HÜRDevletin Muhteşem Örgütlenmesi: 6-7 Eylül 1955 Pogromu 9.09.2024 Tüm Yazıları
-
Ferhat KENTEL“Maarif” marifetiyle yeni “makbul vatandaş” kurma çabaları 26.07.2024 Tüm Yazıları
-
Banu Güven“Bozkurt” Almanya’da sahaya indi 4.07.2024 Tüm Yazıları
-
İBRAHİM Ö. KABOĞLUDevlet ve yürütme kaç başlı? 27.06.2024 Tüm Yazıları
-
Gürbüz ÖZALTINLICHP’nin normalleşme politikası Erdoğan’a mı yarar? 21.06.2024 Tüm Yazıları
-
Oya BAYDARBir yazamama yazısı 14.06.2024 Tüm Yazıları
-
Bayram ZİLANAK Parti’de değişim gecikiyor mu? 4.06.2024 Tüm Yazıları
-
Soli ÖzelBetül Tanbay'ın gözünden "Gezi"nin tarihi 30.05.2024 Tüm Yazıları
-
Reha RUHAVİOĞLUTürkiye’de Kürtçenin Durumu: Gidişat, İmkânlar ve Fırsatlar 18.05.2024 Tüm Yazıları
-
Atilla AytemurBingöl Erdumlu Kitabı: Film gibi hayat* 24.01.2024 Tüm Yazıları
-
Şahin ALPAY"Ergun Abi"ye veda 10.11.2023 Tüm Yazıları
-
Ahmet ALTANYüzyıllık cumhuriyet başarılı mı başarısız mı? 29.10.2023 Tüm Yazıları





























































































































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
25.10.2018
24.10.2018
18.10.2018
17.10.2018
25.09.2018
21.09.2018
18.09.2018
11.09.2018