Ceren KENAR
Devir değişse de, Türkiye'de bazı sorular baki. Hatta münevverler için temel soru ve o sorunun cevabı olarak geliştirdikleri endişe mütemadiyen baki...
Hep aydınlanma filozoflarının öngördüğü gibi lineer ilerleme ile gidecek değiliz ya bazen yerimizde sayacağız, hatta geriye gideceğiz. Osmanlı elitinin 19. yy'da favori sorusu ve bilmecesi “İslam terakkiye mani midir,” yerini 20. yy'da sloganlara bıraktı. “Asırlardır çağdaş” gibi oksimoronlar, “İranlaşma tehlikesi” gibi siyaset bilimi 101 terk seviyesinde analizler, “karafatmalar” gibi pespaye bir ırkçılık bu ülkede anaakım tartışma kültürünün normu oldu. Ülkede dindarlıkla mücadele etmek için en “dahice” stratejinin başörtülü kadınları üniversite, iş yeri, meclis kapılarından geri çevirmek olduğuna kanaat getirdik. Laik histeriler geçirdik, Anıtkabir'i mabede dönüştürdük. Kuzey Kore ile yarışır duruma gelmiştik ki, biraz fazla ileri gittiğimizi fark ettik.
Ve bir revizyona gittik...
Başörtüsü yasağının saçmalığını “aman canım Amerika'da da giriyorlar, ne olacak” argümanı ile savunduk. “Dindar ama çok çalışıyorlar” vari örtülü ırkçı tabirleri, ilerici siyasi analiz olarak gördük. Artık bir karikatür haline gelen “Kemalist teyze” parodisinden kendimizi ayrıştırdığımızı sandık.
Punk'ı bilmem ama Kemalizm is never dead.
21. yy itibari ile, 20. yy'ın Kemalizmi en azından bir grup arasında güncellendi. İran'dan Malezya'ya, tehlikenin farkında mısın'dan mahalle baskısına, karafatmalardan hüloğ'a terfi ettik. Mevcut okullar içinde ortaokullarda %7, liselerden %10'u ancak bulan imam hatipler korkulu rüyamız olmaya devam etti. En münevverimiz iş kazalarını, işçi ve işveren dindarlığı ile açıkladı.
Yani temel varsayımlarımız baki kaldı. Aydınlık bir Türkiye'nin inşasının bilimin yolundan gittiği, bunun önündeki yegane engelin dindarlar olduğu ve ancak ve ancak sekülerlerin, sadece seküler oldukları için, Türkiye'de ilerici bir rol oynayabileceği inancını koruduk.
Peki bu varsayım doğru mu?
Konda'nın “Bilime inanç ve bilim dışılık” araştırmasının sonuçları, bu varsayıma inananların bildikleri her şeyi unutmaları gerektiğini gösteriyor.
Araştırmanın temel sonuçları şöyle:
“Dindarlık bilime inanmakla tamamen zıt düşmüyor ve en dindar kümenin bile bilime inancı yüksek.
Toplum bilimdışı inançlarda bireysel hayata dair konularla ülke hayatına dair konuların net bir şekilde ayrımını yapıyor.
Bilim ve teknolojinin hayatımızı kolaylaştırdığını düşünenler yüzde 85, bilimde geri kalmış bir ülkenin demokratik olmasının beklenemeyeceğini düşünenler yüzde 76, bilimin yararlarının zararlarından fazla olduğunu düşünenler yüzde 74, bilimin en heyecanlı yanının her şeyi sorgulayabilmesi olduğunu düşünenler yüzde 67.”
Peki bu soruya dindarlar ve sekülerler tarafından verilen cevaplarda bir fark var mı?
“Beş puan üzerinden 1 puan bilime inanç en düşük, 3 puan ne düşük ne yüksek inanç, 5 puan ise bilime inanç en yüksek olacak şekilde hesaplama yapıldığında, bilim ve teknolojinin hayatımızı kolaylaştırdığını düşünmekte hiçbir demografik, siyasal, toplumsal ve kültürel küme arasında 0,2 puan aralığından daha büyük bir farklılık görülmüyor. Yani toplumu içindeki her türlü farklı grup bilim ve teknolojinin hayatı kolaylaştırdığı konusunda mutabık görünüyor.”
“Bilimde geri kalmış bir ülkenin demokratik olamayacağı kanaatinde kadınlar ve erkekler, gençler ve yaşlılar, lise altı ve üniversite eğitimliler benzer duygu ve düşünce içindeler. Toplumun bu konudaki ortalama kanaat notu 5 puan üzerinden 3,8 puan. Farklılaşmalarda ise altını özellikle çizmek gerekiyor ki hiç bir farklı küme bu konuda olumsuz kanaate sahip değil ve yine kümeler arasındaki hiçbir farklılık 0,5 puandan yüksek değil. En çok beyaz yakalıların işçilere göre bu kanaate biraz daha fazla sahip olması dikkat çekiyor. CHP tabanı en yüksek puana sahipken (4,04), Ak Parti tabanı en düşük puanda (3,72). Modernler (4,05) diğerlerine kıyasla daha kuvvetli biçimde bu kanaatteler.”
Cevap: hayır, yok.
Peki dindarlık seviyesi bilime bakışı değiştiriyor mu?
“Toplumdaki dindarlık seviyesine göre boyutlardaki puanları karşılaştırdığımızda, birkaç anlamlı bulgu ile karşılaşıyoruz. Öncelikle dindarlık seviyesi ne olursa olsun, bilime inanç puanı pozitif tarafta kalıyor. Yani toplumdaki en dindar kesimler bile bilgi kaynağı olarak bilime ve rasyonel topluma inanıyor. Dindarlık arttıkça beklenebileceği gibi bu inanç seviyesi az da olsa düşüyor.”
Cevap: pek değil.
Peki bilimdışılık ve hurafe açısından, sekülerler ve dindarlar arasında bir fark var mı?
“Bir dükkana/esnafa yapılan siftahın, uğurlu veya uğursuz gelebileceği fikrini onaylayanlar yüzde 45,5 oranındayken, onaylamayanlar yüzde 31,8 oranındadır. Siftah ile uğur ya da uğursuzluk ilişkisi kurma hali de genel olarak farklı demografik ve toplumsal kümelere göre özel bir farklılık göstermemektedir. Yalnızca Aleviler’de bu inanç Sünnilere göre çok daha yüksek iken, inançsızlarda inançlılara göre çok daha düşüktür.”
“İlginç biçimde üniversite eğitimliler de burçlara lise altı eğitimlilere göre daha fazla inanıyor. Modern hayat tarzı olanlar muhafazakârlara göre, başı açıklar başı kapalılara göre, inançsızlar dindarlara göre burçların açıklayıcılığına daha fazla inanıyorlar. CHP seçmenlerinde diğer parti tabanlarına göre, modern hayat tarzına sahip olanlarda diğer hayat tarzlarına kıyasla, başı açıkların başı kapalılara kıyasla, astroloji merakı puanı biraz daha yüksektir.”
“Ortalama mistik inanç puanı üzerinden bakıldığında kadınların erkeklere kıyasla, Alevilerin Sünnilere kıyasla daha sık bu eylemlerde bulundukları dışında hiçbir demografik, toplumsal ve kültürel kümede farklılık gözlenmemektedir.”
Mistik inançlar ve pratiklere hayat tarzı, dindarlık, yaş, yerleşim yeri gibi bazı özellikler üzerinde baktığımızda bu inançların aslında ikiye ayrıldığı anlaşılıyor. Adakta bulunmak için türbeye gitmek, muska, dua veya nazar taşımak daha geleneksel mistik pratikler. Kahve falı baktırmak, astrolojik burçlar takip etmek ise modern, şehirli hayatında daha fazla yer bulan pratikler. Özellikle kahve falı baktırmak gibi pratiklerin kırdan metropole doğru veya eğitim seviyesinin artışıyla birlikte hızla artmasını görünce, “modern” hayatın mistik inanç ve pratikleri ortadan kaldırmadığını, bu inançların sadece şekil değiştirdiğini anlıyoruz. Şehirli, iyi eğitimli, başı açık bir genç kız evlilikle ilgili umduğu medeti artık türbede adadığı adakta değil, baktırdığı kahve falında veya günlük burç yorumunda arıyor.”
Cevap: hayır, yok.
Peki sonuç ne? Bilime bakışta dindarlar ve sekülerler arasında bir fark yok. Bilimdışı inançlara (hurafelere) bakışta da dindarlar ve sekülerler arasında bir fark yok. “Aydınlanma devrimimizde”, sekülerlerin dindarlardan farklı olarak öncü sınıf olması gerektiğine dair aslında hiçbir argüman yok.
Türkiye'de dindarların düşünce tarihinde önemli rol oynayan Mehmet Akif veya Bediüzzaman Said Nursi gibi düşünürlerin, fen bilimlerine ve eğitimin önemine ayırdıkları yer düşünülürse aslında bu sonuçlar hiç şaşırtıcı değil. Bu düşünürlerin, seküler çağdaşlarından farklı olmayarak, eğitim reformunu öncelik olarak görmesi, aslında bu verilerin yeni bir olgu olmadığını gösteriyor.
Yani, belki de görmek isteyene gösteriyor demek daha doğru...
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarKürtleri kazanmanın vaktidir 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakÇirkin Amerikalı geldi aşka! 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNÜç kırılma 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUKürt Sorunu ve demokrasi ilişkisi üzerine 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTANToplumsal Fakirleşmeye Siyasetin Katkısı 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet İNSELYitirileni Değil Yeniyi Ararken 27.01.2026 Tüm Yazıları
-
Baskın ORANSuriye olayı ve Türkiye’deki “Süreç” 23.01.2026 Tüm Yazıları
-
DOĞAN ÖZGÜDENTam 80 yıl sonra aynı komplo, aynı ihanet! 22.01.2026 Tüm Yazıları
-
Melih ALTINOKBarzaniler Suriye’de PKK’yı niçin gazlıyor? 21.01.2026 Tüm Yazıları
-
Kemal CANSuriye’de olanın adını koymak 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Taner AKÇAMHrant 19 yıldır bizimle bir başka yaşıyor 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Doğu Ergilİnanç, siyaset ve şiddet üzerine bir manifesto 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan AlbayrakSadece “Suriye Cumhuriyeti” 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEŞara’nın sakalı 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Sedat KAYABarbarlık Çağı 5.01.2026 Tüm Yazıları
-
Berrin SönmezŞalvar sevdası “yeni gömlek” ölçütünün habercisi mi? 1.01.2026 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdulmenaf KIRAN11. YARGI PAKETİ, YENİ ADALETSİZLİK VE EŞİTSİZLİKLER YARATTI 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet İlhanKararsızlığın Erdemi: Kesinliğin Gölgesinde Düşünmek 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nuray MERTİslamcılık Öldü mü? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat BELGEYüzdük yüzdük 22.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BULAÇHakim sınıfın iki zümresi 11.12.2025 Tüm Yazıları
-
SİBEL HÜRTAŞCHP programı halka ne vadediyor? Nasıl bir parlamenter sistem? 9.12.2025 Tüm Yazıları
-
Galip DALAYOrta Doğu, Trump Amerika’sına Uyum Sağlıyor 3.12.2025 Tüm Yazıları
-
Sezin ÖNEYŞu meşhur “İznik Konsili” 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Zekeriya KurşunDağıstan Cumhuriyeti ve Ayna Gamzatova 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fikret BilaAK Parti çekingen 26.11.2025 Tüm Yazıları
-
Necati KURÇOCUK HAKLARI EVRENSEL BİLDİRGESİ 19.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zeki ALPTEKİNEmeğin Sosyolojisi ve Kapitalizmin Geleceği: Marx vs. Marx 16.11.2025 Tüm Yazıları
-
Mehveş EVİNYerel yönetimlerle işbirliği kültür politikası için hayati 13.11.2025 Tüm Yazıları
-
M.Latif YILDIZÇÖZÜM SÜRECİ KOMİSYON VE EKMEN 12.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zülfü DİCLELİKeşke… 4.11.2025 Tüm Yazıları
-
Etyen MAHÇUPYANKemalizm mi daha ‘iyi’, (Yeni) İttihatçılık mı? (3) 25.10.2025 Tüm Yazıları
-
Hasan Bülent KAHRAMAN‘Parlak gelecek’ ve sol gelecek... 12.10.2025 Tüm Yazıları
-
Metin Karabaşoğluİnsanların devletlerle savaşı 9.10.2025 Tüm Yazıları
-
İlnur ÇEVİKTrump’ın dünyasına hoşgeldiniz… 3.10.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ata UÇUMTERÖRSÜZ TÜRKİYE’YE GEÇİŞ SÜRECİ! 14.09.2025 Tüm Yazıları
-
Hakan AKSAYPutin, Trump’ı parmağında oynatmaya devam ediyor 17.08.2025 Tüm Yazıları
-
Gülçin AVŞARSorumluktan kaçmak umuttan kaçmaktır 12.08.2025 Tüm Yazıları
-
Alper GÖRMÜŞZora girmiş bir anlatı: “ABD emperyalizminin değişmez stratejik hedefi bağımsız Kürt devleti” 1.08.2025 Tüm Yazıları
-
Abdullah KıranYeni süreç ve Suriye denklemi 27.07.2025 Tüm Yazıları
-
Cihan AKTAŞTahran bir kez daha bombalanırken 23.06.2025 Tüm Yazıları
-
Aydın SelcenDemokrasiye giderken cumhuriyetten olmak 17.06.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet ÖZTÜRKÇetin Uygur bir kitaba sığar mı? 10.05.2025 Tüm Yazıları
-
Yüksel TAŞKINİktidar milli iradeyi “tapulu arazisi” sandığı için büyük bir bedel ödeyecek 22.04.2025 Tüm Yazıları
-
Ayhan ONGUNDEMOKRATİK EĞİTİM MÜCADELESİNE ADANMIŞ YAŞAMLAR 21.04.2025 Tüm Yazıları
-
Pelin CENGİZTrump’ın yeni vergileri diye yazılır, ‘post modern merkantilizm’ diye okunur 7.04.2025 Tüm Yazıları
-
Cennet USLUİktidar neden umduğunu bulamadı? 2.04.2025 Tüm Yazıları
-
Hayko BAĞDATSokaklarda yükselen ses 28.03.2025 Tüm Yazıları
-
Halil BERKTAYPKK ve Türk solcuları (4) “Dağlarında gerilla var memleketimin” 16.03.2025 Tüm Yazıları
-
Haluk YurtseverKaosta 'hegemonya' arayışı 11.03.2025 Tüm Yazıları
-
Arzu YILMAZHodri Meydan 10.03.2025 Tüm Yazıları
-
Aydın ÜnalParti ve iktidar 25.02.2025 Tüm Yazıları
-
Ümit KIVANÇİç duvarlar 10.02.2025 Tüm Yazıları
-
İhsan DAĞIİmamoğlu nasıl kurtulur? 1.02.2025 Tüm Yazıları
-
Kemal ÖZTÜRKKürt meselesindeki psikolojik bariyerler 17.01.2025 Tüm Yazıları
-
Münir AKTOLGABATI’DAN FARKLI BİR ÖRNEK OLARAK TÜRKİYE’DE VE ARAP ÜLKELERİNDE DEVRİMCİ DÖNÜŞÜM DİYALEKTİĞİ... 16.12.2024 Tüm Yazıları
-
Cenk DoğanÜRETİCİLERE İLK OLARAK KOOPERATİF LAZIM 4.12.2024 Tüm Yazıları
-
Cevat KORKMAZFiller ve Çimen... 22.11.2024 Tüm Yazıları
-
Tuncer KÖSEOĞLUTamirhanelere giden toplar… 4.11.2024 Tüm Yazıları
-
Ayşe HÜRDevletin Muhteşem Örgütlenmesi: 6-7 Eylül 1955 Pogromu 9.09.2024 Tüm Yazıları
-
Ferhat KENTEL“Maarif” marifetiyle yeni “makbul vatandaş” kurma çabaları 26.07.2024 Tüm Yazıları
-
Banu Güven“Bozkurt” Almanya’da sahaya indi 4.07.2024 Tüm Yazıları
-
İBRAHİM Ö. KABOĞLUDevlet ve yürütme kaç başlı? 27.06.2024 Tüm Yazıları
-
Gürbüz ÖZALTINLICHP’nin normalleşme politikası Erdoğan’a mı yarar? 21.06.2024 Tüm Yazıları
-
Oya BAYDARBir yazamama yazısı 14.06.2024 Tüm Yazıları
-
Bayram ZİLANAK Parti’de değişim gecikiyor mu? 4.06.2024 Tüm Yazıları
-
Soli ÖzelBetül Tanbay'ın gözünden "Gezi"nin tarihi 30.05.2024 Tüm Yazıları
-
Reha RUHAVİOĞLUTürkiye’de Kürtçenin Durumu: Gidişat, İmkânlar ve Fırsatlar 18.05.2024 Tüm Yazıları
-
Atilla AytemurBingöl Erdumlu Kitabı: Film gibi hayat* 24.01.2024 Tüm Yazıları
-
Şahin ALPAY"Ergun Abi"ye veda 10.11.2023 Tüm Yazıları
-
Ahmet ALTANYüzyıllık cumhuriyet başarılı mı başarısız mı? 29.10.2023 Tüm Yazıları
-
Levent GültekinDin, insanları kardeş yapar mı? 26.09.2023 Tüm Yazıları
-
Ayhan AKTARŞair Roni Margulies’in ardından… 7.08.2023 Tüm Yazıları
-
Ceyda KaranBiden ve iki cephede birden yenilgi 30.06.2023 Tüm Yazıları
-
Orhan Kemal CENGİZMuhalefetin sınavı asıl şimdi başlıyor 1.06.2023 Tüm Yazıları
-
Roni MARGULIESMutlu bitmiş bir göç öyküsü 20.05.2023 Tüm Yazıları
-
Burhanettin DURANTarihi Yol Ayrımındaki Kritik Seçim 6.05.2023 Tüm Yazıları
-
Celal BAŞLANGIÇKendini kurtarmak için Erdoğan, Erdoğan’ı reddedecek! 14.04.2023 Tüm Yazıları
-
Ergun AŞÇIErsagun Hanım 5.03.2023 Tüm Yazıları
-
Uğur Gürses‘Dolambaçlı katlı kur’ yolunda 23.01.2023 Tüm Yazıları
-
Besim F. DellaloğluMesafenin Sosyolojisi 16.12.2022 Tüm Yazıları
-
Hidayet Şefkatli TUKSALKur’an kurslarında yatılı eğitim ve çocukların korunması 15.12.2022 Tüm Yazıları
-
Nergis DemirkayaAltılı Masa ortak yönetim planı: Her partiye bir yardımcı bir bakan 17.11.2022 Tüm Yazıları
-
Nabi YAĞCIŞaşıyorum gerçekten… 24.10.2022 Tüm Yazıları
-
Berin UYARONLAR İÇİN... 12.09.2022 Tüm Yazıları
-
İbrahim UsluSeçmen yolsuzluğu önemsiyor mu? 9.09.2022 Tüm Yazıları












































































































































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
7.02.2017
5.02.2017
4.02.2017
27.06.2017
26.06.2017
21.06.2017
7.02.2017
5.02.2017
2.02.2017
30.05.2017