DOĞAN ÖZGÜDEN
"Uzun uzun yazacak değilim. Bu ana hep hazırdım. Son yolculuğum yaşamım kadar güzel olmalı. Üzülmek mi? Bunu hiç istemiyorum canlarım. Büyük sözler etmeyi gereksiz buluyorum. Her şey yaşamımız kadar açık ve sade olmalı. Yaşamak bir türküyse, bunu, bu türküyü en güzel biçimiyle söylemeye çalıştım. Zafer şarkısının söylendiği günler de gelecek. Kısa da olsa onurlu yaşamanın yolunu seçtiğim için mutlu gidiyorum. İyi, güzel şeyler uğruna yaşanıyorsa her şey, katlanılmayacak şey yoktur. Ölüm bile basitleşiyor. Anlamlıysa ölüm yaşamak kadar güzeldir."
Bu satırları bundan 34 yıl önce Burdur Kapalı Cezaevi'nden Dersimli genç bir devrimci bir yakınına yazıyordu. 26 yaşındaki Dev-Yol militanı Hıdır Aslan Türkiye'deki faşist askeri dikta rejimine ve onu önceleyen sözde parlamenter müstebitlere nasıl gülerek meydan okuduysa, idam sehpasının gölgesinde de ölüme gülerek meydan okuyordu.
Hıdır Aslan'ın 25 Ekim 1984'te, ondan üç hafta önce de yine Dev-Yol militanı İlyas Has'ın 7 Ekim 1984'te İzmir'in Buca Kapalı Cezaevi'nde idam edilmeleri, Türk Devleti'nin mahkeme kararıyla, TBMM'nin ve de Cumhurbaşkanı'nın onayıyla insan katletmesinin son uygulamalarydı.
12 Eylül 1980 darbesinden sonraki Evren Cuntası yönetiminde tam 47 kişi idam edilmişti. Bu vahşetin ilk kurbanları arasında yaşı küçük olmasına rağmen 13 Aralık 1980'de Ankara Merkez Kapalı Cezaevi'nde idam edilen Erdal Eren de vardı.
Hıdır ve İlyas'ın idam cezaları ise askeri yönetim altında değil, Turgut Özal'ın başbakan olduğu sözde parlamenter hükümet döneminde infaz edildi.
Aslında Osmanlı'nın kalıntısı üzerinden yeni devletin kurulmaya başladığı 1920'den itibaren Türkiye sürekli idamlara sahne olmuştu. 1920-1926 arası istiklal mahkemelerinin sehpaya gönderdiği onlarca kişi dışında tüm cumhuriyet tarihi boyunca Şeyh Sait ve Dersim isyanları gerekçesiyle asılanlar da dahil yüzlerce kişi idam sehpalarında can vermişti.
Savaş sonrası çok partili rejime geçildikten sonra 1961 yılında Başbakan Adnan Menderes, Dışişleri Bakanı Fatin Rüştü Zorlu ve Maliye Bakanı Hasan Polatkan'ın MBK kararıyla asılmaları Türkiye siyasetinde idamı bir intikam unsuru haline getirmişti.
Bunun ilk kurbanları 21 Mayıs hareketinin liderleri Talat Aydemir ile Fethi Gürcan'ın 1964 yılında CHP lideri ve zamanın başbakanı İnönü'nün zorlamasıyla idam edilmeleri olmuştu.
İdamlar konusunda bizim kuşak devrimcilerinin ilk büyük acısı hiç kuşkusuz Deniz Gezmiş. Yusuf Aslan ve Hüseyin İnan'ın 6 Mayıs 1972'de Ankara Merkez Kapalı Cezaevi'nde asılarak katledilmeleriydi. Askeri mahkemenin verdiği ölüm cezaları 12 Mart 1971 darbesinden sonra göstermelik olarak ayakta tutulan TBMM'de başta Demirel olmak üzere tüm AP'lilerin toplu desteği ve de CHP'li bir kısım milletvekillerinin karşı oy kullanmaktan kaçmasıyla onaylanmıştı.
Bu idamlara karşı gerek Türkiye'de, gerekse dünya kamuoyunda infial o denli büyüktü ki, 12 Mart rejimine tepkili kitlelerin oylarını çekmek için bol keseden "demokratikleşme" vaadlerinde bulunan CHP lideri Bülent Ecevit Avrupa Konseyi'ne de çeşitli reformlar arasında idam cezasını kaldıracağı vaadinde bulunmuştu.
Ne gezer? 26 Ocak 1974'te başbakan olan Ecevit, idam cezasını kaldırarak devlet eliyle cinayetlere son vermek yerine kanlı bir operasyonla Türk Ordusu'na Kıbrıs adasının yarısını işgal ettirecekti.
Bu ihmalin sonucudur ki. 12 Eylül 1980 darbesinden sonra Evren Cuntası çoğu soldan olmak üzere 47 kişiyi idam edecekti.
(Türkiye'de 1922'den 1984'e kadar idamların tam listesi: dipnottadır)
İdam cezası ancak Türkiye'nin Avrupa Birliği'ne üyelik başvurusundan sonra zorunlu olarak önce 2001'de bazı suçlara sınırlandırılacak, 2004 yılında da anayasadan ve Türk Ceza Kanunu'ndan tamamen çıkartılacaktı.
Mevzuatta bu değişiklikler yapıldı ama üzerinden 12 yıl geçtikten sonra, 15 Temmuz çakma darbesini bahane eden Erdoğan, Avrupa Birliği Müktesebatı'na aykırı olmasına rağmen, idam cezasını yeniden gündeme getirdi, son seçimlerde AKP ile Cumhur İttifakı yapan MHP de idam isterisini sürekli körükledi.
Erdoğan'ın idamı yeniden ülkenin başına bela etmesi özellikle Avrupa Birliği'yle ilişkiler açısından ve de Meclis'te bunun için gerekli çoğunluğu sağlama açısından mümün olur mu bilinmez. Bunun yanıtı büyük ölçüde gelecek seneki yerel seçimlerin sonuçlarıyla belli olacak.
****
Ancak idam cezası anayasadan ve Türk Ceza Yasası'ndan çıkartılmış olsa da, idamlar fiiliyatta gerçekten durmuş mudur?
Hayır… İdam cezası dışında muhaliflerin infazı zaten bir devlet geleneği olarak "faili meçhul" ya da "yargısız infaz" olarak onyıllardır uygulanmaktadır.
Türkiye Gazeteciler Cemiyeti Başkanı değerli meslekdaşımız Turgay Olcayto 28 Ağustos 2018 tarihli Evrensel Gazetesi'nde yayınlanan "Faili meçhuller ve cezasızlık" başlıklı yazısında şöyle diyordu:
"Osmanlı’da devletin bekası adına öldürme, öldürtme eylemi bir siyaset tarzıydı. Cumhuriyet dönemlerinde biçimler değişse de temelde anlayış değişmedi.Türkiye Gazeteciler Cemiyeti'nin Basın Müzesi'ne yolunuz düştüğünde öldürülen gazeteciler galerisinde fotoğraflara bir göz atın. Bu katledilme olaylarında siyasetin ne denli ağır bastığını göreceksiniz.
"Örneğin 1909’da köprü üzerinde öldürülen Serbesti gazetesi yazarı Hasan Fehmi muhalif bir gazetecidir. 1915 de öldürülen Kirkor Zohrab milletvekilidir ve gazetecidir. Zohrab’ı öldürenler yargı önüne çıkarılsalar da aynı tarihte Çorum'da öldürülen Diran Kelegyan'ın canına kastedenler bulunamamıştır.
"Abdi İpekçi, Çetin Emeç, Uğur Mumcu,Turan Dursun, Musa Anter, Metin Göktepe ve Hrant Dink’in de aralarında yer aldığı 64 gazetecinin fotoğraflarına galeride yüreğiniz daralmadan içiniz burkulmadan bakabilir misiniz?
"Yakın tarihimizin de ibretlik belgeleridir bunlar… İki nokta dikkatinizi çeker: Birincisi öldürülenlerin çoğunun faillerinin bulunamaması, tetikçisi yakalansa bile olayı aydınlatacak bağın ortaya çıkarılamamış olması. İkincisi de özellikle 1989 ile 1999 yılları arasında tam 40 gazetecinin öldürülmesi.
"Bu tarihten sonra 2007’ye dek öldürme olaylarına ara verilmişse de, 2007’de Hrant Dink öldürülmüştür."
"Faili Meçhul Cinayetler Tarihi" adlı kitabın yazarı Orhan Gökdemir de kendisiyle yapılan bir röportajda "Bu çalışmamda 1900 dolayında faili meçhul cinayet ve kayıp listeleyebildim. Bu 1900 faili meçhul cinayetin yaklaşık 300’ü 12 Eylül 1980 tarihinden önce işlenmiş. Geri kalan 1600 olay 12 Eylül 1980 ile 2000 yılı arasında gerçekleşmiş" diyor.
Kahramanmaraş, Çorum ve Sivas katliamlarıyla zirve yapan kitlesel kırımlar dışında Roboski'deki gibi Kürt ulusal direnişine karşı "anti-terör" adı altında yürütülen operasyonlarda katledilen sivillerin sayısı binleri buluyor.
Anekdot olarak anımsatalım… DEP Milletvekili Mehmet Sincar 4 Eylül 1993’te Batman’da öldürülüyor. Başbakan Tansu Çiller 4 Kasım 1993 tarihindeki bir açıklamasında aynen şöyle diyor: “Elimizde PKK’ya yardım eden Kürt işadamlarının listesi var. Listede 60 kadar isim bulunuyor. Devlet PKK’yla olduğu gibi, PKK’ya mali destek sağlayanlarla da her biçimde mücadele edecektir.”
Çiller’in bu açıklamasının ardından kanlı bir süreç başlıyor. 14 Ocak 1994’te Behçet Cantürk‘le başlayan, 25 Şubat’ta avukat Yusuf Ziya Ekinci ile devam eden o cinayet dizisinde Savaş Buldan, Hacı Karay, Adnan Yıldırım, Sağlık Bakanlığı Teftiş Kurulu Başkan Yardımcısı Namık Erdoğan, avukat Medet Serhat, DEP’li avukat Faik Candan, Fevzi Arslan, Şahin Arslan ve Ankara’nın Altındağ ilçesinin Yüksekovalı Nüfus Müdürü Mecit Baskın katlediliyor.
Sadece Türkiye sınırları içinde mi, Kürt halkının varolduğu Irak ve Suriye'de, Kürt diyasporasının son derece politize olduğu Avrupa ülkelerinde de "faili meçhuller" ya da "yargısız infazlar" her daim gündemde.
Üç Kürt kadın direnişçisi, Sakine Cansız, Fidan Doğan ve Leyla Şaylemez 9 Ocak 2013'de Paris'in göbeğinde Türk gizli servislerinin bir tetikçisi tarafından alçakça katledildi. Fransız adaleti bu yargısız infazı hâlâ aydınlatabilmiş değil ya da Türkiye ile ilişkilere halel getirmemek için bulguları bir türlü açıklayamıyor...
Sürgünde kırmızı bültenle haklarında bir nevi ölüm fermanı çıkartılan binlerce muhaliften bazılarının her an bir "faili meçhul" kurbanı olması işten bile değildir. Avrupa'ya salınan rejim ajanları ve tetikçileri ya da TC'nin diplomatik misyonları emrindeki dernekler ve camiler kanalıyla beyinleri yıkanarak "vatani misyon"a hazırlanan göçmen çocukları her an "yargısız infaz" yapabilir.
Evet, bugün Dersimli genç devrimci Hıdır Aslan'ın Burdur Kapalı Cezaevi'nde idam edilişinin 34. yıldönümü… O da, Deniz, Yusuf ve Hüseyin diğer devrimciler de, tıpkı savaştıkları baskı rejimine karşı meydan okudukları gibi ölüme de meydan okuyarak sehpaya yürüdüler…
Bu yazının başına konmak üzere iki resim seçtim:
Biri ölüme gülerek meydan okuyan yiğit devrimci Hıdır Aslan… Diğeri de Tayyip'in gözlerini kan bürümüş idamcı güruhu… Bunların benzerleri daha geçen yıl Avrupa başkenti Brüksel'in göbeğindeki bir salonda toplanıp böğürmüşlerdi: " İdam… İdam isteriz!"
İdamı yasalaştıramazlarsa, ne gam? "Faili meçhuller" ve de "yargısız infazlar" ne güne duruyor?
*****
Yazımı bitirirken Internet'te Kaşıkçı cinayetiyle ilgili yeni haberlere göz atıyorum. Olacak gibi değil…
Türkiye'de yüzlerce gazeteciyi, binlerce muhalifi rehin alarak zındanlarda çile çektiren Tayyip Erdoğan Suudi gazetecinin katli karşısında arslan kesilmiş, canciğer dostu Suudilere hesap soruyor, dahası cinayetin faillerinin o son derece sabıkalı Türk adaleti tarafından İstanbul'da yargılanmasını istiyor. Bir yandan da sultanla ve cinayetin bir numaralı şüphelisi veliahtla can ciğer kuzu sarması mesajlar teati ediyor.
Hele hele demokrasi ve insan hakları savunuculuğunu kimseye bırakmayan Avrupa yönetimleri sadece Kaşıkçı'nın değil, Yemen'deki Şiilerin de celladı Suudi Arabistan'a silah satışını durdurup durdurmama konusunda pası birbirlerine atıp duruyor. Silah satışı durdurulursa silah fabrikalarının krize girmesi ve binlerce işçinin işsiz kalması bahane…
Bunları izlerken belleğim beni yarım yüzyıl öncesine götürüyor.
1968 yılı… ABD emperyalizminin Vietnam'da yürüttüğü savaşa karşı dünyanın her yerinde protestolar yükseliyor. O sırada ünlü Amerikan sendika lideri Walter Reuther Türkiye'ye gelmiş. DİSK'i de ziyaret edecek. DİSK Genel Başkanı Kemal Türkler telefon ederek misafir sendikacıyla Ant için bir röportaj yapmamı öneriyor. O sırada Çemberlitaş'ta bulunan DİSK genel merkezindeki röportaj sırasında sorduğum sorulardan biri Amerikan sendika hareketinin Vietnam Savaşı'nın sürdürülmesine karşı olup olmadığı...
ABD'li sendikacının verdiği yanıt beni de, Türkler'i de hayretler içinde bırakıyor:
"Kesinlikle karşı çıkamayız… Aksi takdirde ABD silah sanayii ve ona bağlı tüm sektörler büyük bir çöküntü yaşar ve milyonlarca işçimiz işsiz kalır…"
Ya Avrupa sendikaları? Onlar ne diyecek? Göreceğiz…
--------------------------
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarKürtleri kazanmanın vaktidir 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakÇirkin Amerikalı geldi aşka! 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNÜç kırılma 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTANToplumsal Fakirleşmeye Siyasetin Katkısı 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUKürt Sorunu ve demokrasi ilişkisi üzerine 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet İNSELYitirileni Değil Yeniyi Ararken 27.01.2026 Tüm Yazıları
-
Baskın ORANSuriye olayı ve Türkiye’deki “Süreç” 23.01.2026 Tüm Yazıları
-
DOĞAN ÖZGÜDENTam 80 yıl sonra aynı komplo, aynı ihanet! 22.01.2026 Tüm Yazıları
-
Melih ALTINOKBarzaniler Suriye’de PKK’yı niçin gazlıyor? 21.01.2026 Tüm Yazıları
-
Taner AKÇAMHrant 19 yıldır bizimle bir başka yaşıyor 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Kemal CANSuriye’de olanın adını koymak 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Doğu Ergilİnanç, siyaset ve şiddet üzerine bir manifesto 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEŞara’nın sakalı 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan AlbayrakSadece “Suriye Cumhuriyeti” 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Sedat KAYABarbarlık Çağı 5.01.2026 Tüm Yazıları
-
Berrin SönmezŞalvar sevdası “yeni gömlek” ölçütünün habercisi mi? 1.01.2026 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdulmenaf KIRAN11. YARGI PAKETİ, YENİ ADALETSİZLİK VE EŞİTSİZLİKLER YARATTI 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet İlhanKararsızlığın Erdemi: Kesinliğin Gölgesinde Düşünmek 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nuray MERTİslamcılık Öldü mü? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat BELGEYüzdük yüzdük 22.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BULAÇHakim sınıfın iki zümresi 11.12.2025 Tüm Yazıları
-
SİBEL HÜRTAŞCHP programı halka ne vadediyor? Nasıl bir parlamenter sistem? 9.12.2025 Tüm Yazıları
-
Galip DALAYOrta Doğu, Trump Amerika’sına Uyum Sağlıyor 3.12.2025 Tüm Yazıları
-
Sezin ÖNEYŞu meşhur “İznik Konsili” 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Zekeriya KurşunDağıstan Cumhuriyeti ve Ayna Gamzatova 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fikret BilaAK Parti çekingen 26.11.2025 Tüm Yazıları
-
Necati KURÇOCUK HAKLARI EVRENSEL BİLDİRGESİ 19.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zeki ALPTEKİNEmeğin Sosyolojisi ve Kapitalizmin Geleceği: Marx vs. Marx 16.11.2025 Tüm Yazıları
-
Mehveş EVİNYerel yönetimlerle işbirliği kültür politikası için hayati 13.11.2025 Tüm Yazıları
-
M.Latif YILDIZÇÖZÜM SÜRECİ KOMİSYON VE EKMEN 12.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zülfü DİCLELİKeşke… 4.11.2025 Tüm Yazıları
-
Etyen MAHÇUPYANKemalizm mi daha ‘iyi’, (Yeni) İttihatçılık mı? (3) 25.10.2025 Tüm Yazıları
-
Hasan Bülent KAHRAMAN‘Parlak gelecek’ ve sol gelecek... 12.10.2025 Tüm Yazıları
-
Metin Karabaşoğluİnsanların devletlerle savaşı 9.10.2025 Tüm Yazıları
-
İlnur ÇEVİKTrump’ın dünyasına hoşgeldiniz… 3.10.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ata UÇUMTERÖRSÜZ TÜRKİYE’YE GEÇİŞ SÜRECİ! 14.09.2025 Tüm Yazıları
-
Hakan AKSAYPutin, Trump’ı parmağında oynatmaya devam ediyor 17.08.2025 Tüm Yazıları
-
Gülçin AVŞARSorumluktan kaçmak umuttan kaçmaktır 12.08.2025 Tüm Yazıları
-
Alper GÖRMÜŞZora girmiş bir anlatı: “ABD emperyalizminin değişmez stratejik hedefi bağımsız Kürt devleti” 1.08.2025 Tüm Yazıları
-
Abdullah KıranYeni süreç ve Suriye denklemi 27.07.2025 Tüm Yazıları
-
Cihan AKTAŞTahran bir kez daha bombalanırken 23.06.2025 Tüm Yazıları
-
Aydın SelcenDemokrasiye giderken cumhuriyetten olmak 17.06.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet ÖZTÜRKÇetin Uygur bir kitaba sığar mı? 10.05.2025 Tüm Yazıları
-
Yüksel TAŞKINİktidar milli iradeyi “tapulu arazisi” sandığı için büyük bir bedel ödeyecek 22.04.2025 Tüm Yazıları
-
Ayhan ONGUNDEMOKRATİK EĞİTİM MÜCADELESİNE ADANMIŞ YAŞAMLAR 21.04.2025 Tüm Yazıları
-
Pelin CENGİZTrump’ın yeni vergileri diye yazılır, ‘post modern merkantilizm’ diye okunur 7.04.2025 Tüm Yazıları
-
Cennet USLUİktidar neden umduğunu bulamadı? 2.04.2025 Tüm Yazıları
-
Hayko BAĞDATSokaklarda yükselen ses 28.03.2025 Tüm Yazıları
-
Halil BERKTAYPKK ve Türk solcuları (4) “Dağlarında gerilla var memleketimin” 16.03.2025 Tüm Yazıları
-
Haluk YurtseverKaosta 'hegemonya' arayışı 11.03.2025 Tüm Yazıları
-
Arzu YILMAZHodri Meydan 10.03.2025 Tüm Yazıları
-
Aydın ÜnalParti ve iktidar 25.02.2025 Tüm Yazıları
-
Ümit KIVANÇİç duvarlar 10.02.2025 Tüm Yazıları
-
İhsan DAĞIİmamoğlu nasıl kurtulur? 1.02.2025 Tüm Yazıları
-
Kemal ÖZTÜRKKürt meselesindeki psikolojik bariyerler 17.01.2025 Tüm Yazıları
-
Münir AKTOLGABATI’DAN FARKLI BİR ÖRNEK OLARAK TÜRKİYE’DE VE ARAP ÜLKELERİNDE DEVRİMCİ DÖNÜŞÜM DİYALEKTİĞİ... 16.12.2024 Tüm Yazıları
-
Cenk DoğanÜRETİCİLERE İLK OLARAK KOOPERATİF LAZIM 4.12.2024 Tüm Yazıları
-
Cevat KORKMAZFiller ve Çimen... 22.11.2024 Tüm Yazıları
-
Tuncer KÖSEOĞLUTamirhanelere giden toplar… 4.11.2024 Tüm Yazıları
-
Ayşe HÜRDevletin Muhteşem Örgütlenmesi: 6-7 Eylül 1955 Pogromu 9.09.2024 Tüm Yazıları
-
Ferhat KENTEL“Maarif” marifetiyle yeni “makbul vatandaş” kurma çabaları 26.07.2024 Tüm Yazıları
-
Banu Güven“Bozkurt” Almanya’da sahaya indi 4.07.2024 Tüm Yazıları
-
İBRAHİM Ö. KABOĞLUDevlet ve yürütme kaç başlı? 27.06.2024 Tüm Yazıları
-
Gürbüz ÖZALTINLICHP’nin normalleşme politikası Erdoğan’a mı yarar? 21.06.2024 Tüm Yazıları
-
Oya BAYDARBir yazamama yazısı 14.06.2024 Tüm Yazıları
-
Bayram ZİLANAK Parti’de değişim gecikiyor mu? 4.06.2024 Tüm Yazıları
-
Soli ÖzelBetül Tanbay'ın gözünden "Gezi"nin tarihi 30.05.2024 Tüm Yazıları
-
Reha RUHAVİOĞLUTürkiye’de Kürtçenin Durumu: Gidişat, İmkânlar ve Fırsatlar 18.05.2024 Tüm Yazıları
-
Atilla AytemurBingöl Erdumlu Kitabı: Film gibi hayat* 24.01.2024 Tüm Yazıları
-
Şahin ALPAY"Ergun Abi"ye veda 10.11.2023 Tüm Yazıları
-
Ahmet ALTANYüzyıllık cumhuriyet başarılı mı başarısız mı? 29.10.2023 Tüm Yazıları
-
Levent GültekinDin, insanları kardeş yapar mı? 26.09.2023 Tüm Yazıları
-
Ayhan AKTARŞair Roni Margulies’in ardından… 7.08.2023 Tüm Yazıları
-
Ceyda KaranBiden ve iki cephede birden yenilgi 30.06.2023 Tüm Yazıları
-
Orhan Kemal CENGİZMuhalefetin sınavı asıl şimdi başlıyor 1.06.2023 Tüm Yazıları
-
Roni MARGULIESMutlu bitmiş bir göç öyküsü 20.05.2023 Tüm Yazıları


































































































































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
14.11.2025
4.11.2025
9.10.2025
14.09.2025
7.09.2025
13.07.2025
10.03.2025
30.10.2024
15.10.2024
7.10.2024