İbrahim Karagül
Türkiye’nin Afrin’le başlayan ve İran sınırına kadar devam edecek olan operasyonları, küresel ölçekte güç hesaplaşmasının parçasıdır. Çok büyük bir mücadele verilmektedir. Yüz yıllık geçmişin hesabı sorulmakta, gelecek yüz yılın güç haritası biçimlenmektedir.
Bu konjonktürel bir çıkış, reaksiyon değil, Türkiye’nin tarihi jeopolitik hamlesidir. Bugünü değil yarını biçimlendirme, Türkiye’nin yeni yükseliş döneminin en güçlü müdahalesidir. Türkiye olmadan coğrafya inşa edilemeyeceğini, Türkiye’yi bir kenara itip bu bölgede tarih yapılamayacağını, harita çizilemeyeceğini bütün dünyaya ilan etmektir.
Biz her ne kadar bunu vatan savunması olarak görsek de, ülkemizi güneyden çevreleyen yeni cephe hattını ortadan kaldırma çabası olarak görsek de, bir zamanlar müttefik olan ülkelerin bir NATO üyesini terör örgütleriyle dize getirme girişimi olarak algılasak da, 15 Temmuz saldırısının devamı olan saldırı dalgasına bütün milletimizin ortak bir cevabı olarak bilsek de, o kuşaktaki hesaplaşmanın, küresel ölçekli ne büyük değişikliklere yol açacağını göreceksiniz.
Rusya’yı çembere alma: Doğu-Batı savaşı başladı
ABD’nin altmış, Avrupa ülkelerinin çoğunun ikişer-üçer Rus diplomatı sınır dışı etme kararı, İngiltere-Rusya kapışmasının giderek Doğu-Batı cephe hattı şeklinde kendini göstermesi, Batı blokunun Rusya’yı parçalama hazırlıkları yapması, açıkça saldırı niyetleri, Rusya’nın da bu tehdidi görüp agresifleşmesi, savunma yerine taarruza geçmesi küresel ölçekte büyük fırtınanın habercisidir. Baltıklardan Doğu Avrupa’ya uzanan hat, Doğu-Batı kırılma noktasıdır, büyük hesaplaşmalar, çatışmalar, belki savaşlar bu fay hattında başlayacaktır.
Türkiye’ye yönelik 15 Temmuz saldırısı, bir çokuluslu müdahaleydi. Türkiye’yi güneyden kuşatma, çevreleme, Akdeniz’den İran sınırına kadar yüzlerce kilometre uzunluğunda “Türkiye cephesi” kurma planı da bu büyük küresel hesaplaşmanın parçasıdır.
Baltıklar-Doğu Avrupa hattı nasıl bir cephe ise, bu kuşak da öyle bir cephedir. Kırılma hattıdır, hesaplaşma bölgesidir. Bunun gibi büyük hesaplaşmanın başka cepheleri de vardır. Doğu Asya gibi, Kafkaslar gibi, Kızıldeniz’den Güneydoğu Asya’ya uzanan kuşak gibi..
Bir sabah on ülke savaşa girebilir. O kuşak büyük cephelerden biridir
İngiltere-Rusya kavgası ciddiye alınmalı. ABD ve Avrupa’dan oluşan Atlantik ittifakı ile Rusya ve yükselen Asyalı güçler arasındaki kriz çok daha büyüyecek. Batı’nın hedefi sadece Rusya değil, Çin ve diğer Asyalı güçler de bir şekilde bu işin içine girecek.
Dünya Doğu-Batı olarak belki de ikiye bölünecek. Bir sabah uyandığımızda en az on ülkenin birden bir savaşa girdiğini ya da Baltıklarda Rusya-Avrupa kavgası çıktığını ya da Batı’nın hep birlikte Rusya’ya saldırıya geçtiğini bile görebiliriz.
Türkiye, işte bu büyük küresel kavganın tam merkezinde. Hem coğrafya olarak tam merkezinde hem de Türkiye’nin büyük iddiaları açısından tam merkezinde. Biz, Suriye’nin kuzeyinde terörle savaşmıyoruz. Afrin’de, Münbiç’te, Tel Rıfat’ta ya da Sincar’da terör örgütleriyle değil, bu Batılı istilacı ittifakla hesaplaşıyor, onların Türkiye’yi parçalama hesaplarına oralarda cevap veriyoruz.
Batı bu yüzyılı kaybedecektir, dünyanın merkezi değişmiştir
Kimse bu operasyonları dar, bölgesel bir sorun olarak algılamasın. Çünkü; eğer o kuşak tamamlanırsa Türkiye’yi bir arada tutma imkanımız ortadan kalkacak, 21. Yüzyıl bizim için başlamadan bitecek, biliyoruz. Bizim için bundan daha büyük bir dava yoktur. Bu yüzden buna yüzyılın mücadelesi diyoruz.
Dünyanın nasıl bir fırtınaya sürüklendiğini, uluslararası iklimin nasıl sertleştiğini, ABD’nin ve Avrupa’nın dünyanın merkezi olma lüksünü çoktan kaybettiğini, bu kayıp yüzünden nasıl hırçınlaştığını, sadece güvenlik ve siyaset değil sermaye ve teknolojinin de Asya’ya kaydığını, yeryüzünün ana ekseninin değiştiğini, Atlantik ekseninin bir daha yeryüzüne tek başına hakim olma şansını bulamayacağını, bu büyük kırılma ve hareketliliğin sonucu olarak bambaşka ve şaşırtıcı bir küresel güç haritası olacağını okuyarak, bilerek, ölçerek geleceğin dünyasına bakmak bir zorunluluktur.
“Türkiye’yi durdurma” planları boşa çıkacak..
Artık kalıcı ittifaklar olmayacaktır. Kalıcı dostluklar ve düşmanlıklar da olmayacaktır. Sarsıcı, değişken, baş döndürücü güçler hareketliliği göreceğiz ve hangi ülke bu ritme hazırlıklıysa, ayak uydurabilecekse o ayakta kalacaktır. Bu acımasız, toleransı olmayan bir güç savaşıdır. ABD ve Avrupa dünyanın geri kalanına söyleyecek sözlerini tükettiği gibi, kredisini, güvenliğini, onların nazarında itibarını da kaybetmiştir.
Dolayısıyla, ne kadar yeni ittifaklar, cepheler inşa etseler de başarısız olacaklardır. Türkiye’nin güneyinde Birleşik Arap Emirlikleri (BAE), S. Arabistan, İsrail ve Mısır üzerinden oluşturdukları, görünüşte İran’ı hedef alan ama asıl niyeti “Türkiye’yi durdurmak” olan yeni cephe de aynı başarısızlığa uğrayacaktır.
Rusya’yı parçalama, Asya Bloku’nu zayıflatma, Türkiye’yi durdurma planı
Batı’nın Rusya ve Türkiye’ye karşı düşmanca tavırlarında çok ciddi benzerlikler dikkatimizi çekiyor. Rusya’yı bir kez daha parçalayıp kaynaklarını talan etmeye dönük bir Batı girişimi artık açıktır. Bu koca coğrafyayı parçalara ayırma, Rusya’yı denklemden çıkarma, Atlantik ittifakının karşısına dikilen “Asya Bloku”nu zayıflatma, Çin’i Hindistan’la oyalama gibi çok büyük planlar masaya sürülmüştür.
Türkiye de, Rusya gibi bir Batı tehdidi hissediyor. Hatta iş tehdidin çok ötesine uzandı, içeriden müdahaleler yapıldı, olmayınca çevreden kuşatma planları yürütülüyor. Batı şuan Türkiye’ye açık biçimde saldırıyor. Türkiye de, Rusya gibi, savunma yerine söz konusu tehditlerle açık arazide çarpışma yöntemine bu yüzden geçmiştir. Suriye’deki yeni yaklaşımımız bu yüzden böyledir. Böyle de devam edecektir.
Ankara ve Moskova birbirini beslemeli..
Rusya da, Türkiye de benzer tehditlerle yüzleşiyor, benzer savunma kalkanları oluşturuyor. Avrupa-Rusya krizinin Ankara ve Moskova’yı birbirine daha da yakınlaştıracağını düşünüyorum. Olması gereken de budur. İki ülke, küresel ölçekte tehditleri görerek birbirini beslemek zorundadır. Şu açıktır: Doğu’nun yükselişi başlamıştır ve bu bir hamaset değildir. Batı’nın duraklama dönemine girdiğini, Doğu’nun hızla güç kazandığını, bunun bir tarih dönüşü olduğunu bir yene not edin.
Batı bundan sonra insanlığa hiçbir şey veremeyecek. Kaybedişin çılgınlığı ile insan ırkını tehlikelere sürükleme dışında hiçbir şey sunmayacak. Bütün bunları yapan bir ABD ve birkaç müttefiki göreceğiz bundan sonra. Bu da tükenişlerini daha da hızlandıracak. Bence insanlık bu tehlikeye karşı teyakkuza geçmelidir.
Yıldırım hızıyla devam etmek: Küçücük zafiyet intihardır..
Türkiye, Afrin’den sonra hiçbir yerde durmamalı, tereddüt etmemeli, oyalama taktiklerine ilgi duymamalıdır. Durduğu an kaybedecektir ve bir daha başlayamayacaktır. “Münbiç’e girer miyiz, Tel Abyad ne olur, Sincar ne olur, Kandil’e kadar ulaşır mıyız” gibi sorular artık abestir.
Bu büyük küresel kavganın en keskin cephelerinden birinde, küçücük savunma zafiyeti ölümcül olacaktır. Yıldırım hızıyla hareket edilmeli, bu kuşağın yabancı güçler tarafından doldurulmasına zaman ve fırsat verilmemelidir.
Elbette Batı ile bir gerilime, kavgaya ihtiyacımız yok. Ama onlar bize saldırırken, ellerinde “parçalanmış Türkiye” haritalarıyla toplantı üstüne toplantı yaparken kendimizi onların insafına bırakmamız yok oluştur. Böyle bir dönemde Rusya ile yakınlık lehimizedir. Ankara-Moskova ilişkileri daha da geliştirilmelidir.
Ne yani? Bir Rus uçağı daha mı düşüreceğiz?
Bugün ve bugünden sonra Türkiye’nin kavgası, barışı, dostluğu ya da düşmanlığı günübirlik değildir. Yüzyıllarla beslenmiş bir siyasi hafıza ile önümüzdeki 21. Yüzyıl’ın tamamını kaplayacak büyük iddialarla hareket etmemiz zorunluluktur. Büyük adımlar atmak, büyük iddialarla yol yürümek zorundayız. Geleceğin dünyasının küçük kalmayı tercih edenlere merhameti olmayacaktır.
ABD Başkanı Trump’la Fransa Cumhurbaşkanı Emanuelle Macron arasındaki görüşmede, sarfedilen “Türkiye ile Suriye’de işbirliği geliştirilmeli” sözünü bir tuzak olarak görüyorum. ABD ve Avrupa tam da Rusya ile hesaplaşırken Türkiye-Rusya yakınlığını sabote etmek için her yolu deneyecekler. Bunu daha önce yaptılar. Bir FETÖ eliyle Rus savaş uçağının düşürülmesi öyle bir plandı.
Ardından Türkiye’ye Suriye’de çok büyük zararlar verdiler. Onların “Suriye’de işbirliği geliştirmesi” benzer bir senaryodur. Ülkemiz bu tuzağa bir kez daha düşmemelidir. Düştüğümüz anda bırakın Afrin sonrası devam etmeyi, Afrin de Hatay da elimizden gidecektir.
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRT“Birden dursun istersin seneler olunca mazi. Öyle bir geçer zaman ki…” 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeni gelen bakanlara “Hoşgeldiniz” yazısı… 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUİrfan Fidan’dan Akın Gürlek’e… 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZGüvenlik paradigması çağında Kürt Meselesi: Yeni statüko ve arayışlar 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAÖzgür Önderlik – Özgür Rojava – Jin, Jiyan, Azadî... 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha AkyolYine yolsuzluk sorunu 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRVe siyasallaşan yargıda yeni eşik 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKANDemirel’in köprüsünü sattırmam… Özal’ın köprüsünü sattırmam… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanEvrensel hukuk ilkesini rafa kaldırdığınızda neler olur? 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuBir yakın takip hikayesi bizimkisi… 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçCHP çok iyi bir şey yaptı 4.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KirasAmerika İran’a saldırır mı saldırmaz mı? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALKürt milliyetçiliği bilincini yok etmek istiyorlar… 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarKürtleri kazanmanın vaktidir 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakÇirkin Amerikalı geldi aşka! 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUKürt Sorunu ve demokrasi ilişkisi üzerine 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRİmamoğlu dediler, ucu yine AKP’ye çıktı! 110 milyon tazminat sözü vermişler 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTANToplumsal Fakirleşmeye Siyasetin Katkısı 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNÜç kırılma 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet İNSELYitirileni Değil Yeniyi Ararken 27.01.2026 Tüm Yazıları
-
Baskın ORANSuriye olayı ve Türkiye’deki “Süreç” 23.01.2026 Tüm Yazıları
-
DOĞAN ÖZGÜDENTam 80 yıl sonra aynı komplo, aynı ihanet! 22.01.2026 Tüm Yazıları
-
Melih ALTINOKBarzaniler Suriye’de PKK’yı niçin gazlıyor? 21.01.2026 Tüm Yazıları
-
Kemal CANSuriye’de olanın adını koymak 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Taner AKÇAMHrant 19 yıldır bizimle bir başka yaşıyor 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan AlbayrakSadece “Suriye Cumhuriyeti” 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Doğu Ergilİnanç, siyaset ve şiddet üzerine bir manifesto 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEŞara’nın sakalı 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Sedat KAYABarbarlık Çağı 5.01.2026 Tüm Yazıları
-
Berrin SönmezŞalvar sevdası “yeni gömlek” ölçütünün habercisi mi? 1.01.2026 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdulmenaf KIRAN11. YARGI PAKETİ, YENİ ADALETSİZLİK VE EŞİTSİZLİKLER YARATTI 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet İlhanKararsızlığın Erdemi: Kesinliğin Gölgesinde Düşünmek 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nuray MERTİslamcılık Öldü mü? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat BELGEYüzdük yüzdük 22.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BULAÇHakim sınıfın iki zümresi 11.12.2025 Tüm Yazıları
-
SİBEL HÜRTAŞCHP programı halka ne vadediyor? Nasıl bir parlamenter sistem? 9.12.2025 Tüm Yazıları
-
Galip DALAYOrta Doğu, Trump Amerika’sına Uyum Sağlıyor 3.12.2025 Tüm Yazıları
-
Zekeriya KurşunDağıstan Cumhuriyeti ve Ayna Gamzatova 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Sezin ÖNEYŞu meşhur “İznik Konsili” 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fikret BilaAK Parti çekingen 26.11.2025 Tüm Yazıları
-
Necati KURÇOCUK HAKLARI EVRENSEL BİLDİRGESİ 19.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zeki ALPTEKİNEmeğin Sosyolojisi ve Kapitalizmin Geleceği: Marx vs. Marx 16.11.2025 Tüm Yazıları
-
Mehveş EVİNYerel yönetimlerle işbirliği kültür politikası için hayati 13.11.2025 Tüm Yazıları
-
M.Latif YILDIZÇÖZÜM SÜRECİ KOMİSYON VE EKMEN 12.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zülfü DİCLELİKeşke… 4.11.2025 Tüm Yazıları
-
Etyen MAHÇUPYANKemalizm mi daha ‘iyi’, (Yeni) İttihatçılık mı? (3) 25.10.2025 Tüm Yazıları
-
Hasan Bülent KAHRAMAN‘Parlak gelecek’ ve sol gelecek... 12.10.2025 Tüm Yazıları
-
Metin Karabaşoğluİnsanların devletlerle savaşı 9.10.2025 Tüm Yazıları
-
İlnur ÇEVİKTrump’ın dünyasına hoşgeldiniz… 3.10.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ata UÇUMTERÖRSÜZ TÜRKİYE’YE GEÇİŞ SÜRECİ! 14.09.2025 Tüm Yazıları
-
Hakan AKSAYPutin, Trump’ı parmağında oynatmaya devam ediyor 17.08.2025 Tüm Yazıları
-
Gülçin AVŞARSorumluktan kaçmak umuttan kaçmaktır 12.08.2025 Tüm Yazıları
-
Alper GÖRMÜŞZora girmiş bir anlatı: “ABD emperyalizminin değişmez stratejik hedefi bağımsız Kürt devleti” 1.08.2025 Tüm Yazıları
-
Abdullah KıranYeni süreç ve Suriye denklemi 27.07.2025 Tüm Yazıları
-
Cihan AKTAŞTahran bir kez daha bombalanırken 23.06.2025 Tüm Yazıları
-
Aydın SelcenDemokrasiye giderken cumhuriyetten olmak 17.06.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet ÖZTÜRKÇetin Uygur bir kitaba sığar mı? 10.05.2025 Tüm Yazıları
-
Yüksel TAŞKINİktidar milli iradeyi “tapulu arazisi” sandığı için büyük bir bedel ödeyecek 22.04.2025 Tüm Yazıları
-
Ayhan ONGUNDEMOKRATİK EĞİTİM MÜCADELESİNE ADANMIŞ YAŞAMLAR 21.04.2025 Tüm Yazıları
-
Pelin CENGİZTrump’ın yeni vergileri diye yazılır, ‘post modern merkantilizm’ diye okunur 7.04.2025 Tüm Yazıları
-
Cennet USLUİktidar neden umduğunu bulamadı? 2.04.2025 Tüm Yazıları
-
Hayko BAĞDATSokaklarda yükselen ses 28.03.2025 Tüm Yazıları
-
Halil BERKTAYPKK ve Türk solcuları (4) “Dağlarında gerilla var memleketimin” 16.03.2025 Tüm Yazıları
-
Haluk YurtseverKaosta 'hegemonya' arayışı 11.03.2025 Tüm Yazıları
-
Arzu YILMAZHodri Meydan 10.03.2025 Tüm Yazıları
-
Aydın ÜnalParti ve iktidar 25.02.2025 Tüm Yazıları
-
Ümit KIVANÇİç duvarlar 10.02.2025 Tüm Yazıları
-
İhsan DAĞIİmamoğlu nasıl kurtulur? 1.02.2025 Tüm Yazıları
-
Kemal ÖZTÜRKKürt meselesindeki psikolojik bariyerler 17.01.2025 Tüm Yazıları
-
Münir AKTOLGABATI’DAN FARKLI BİR ÖRNEK OLARAK TÜRKİYE’DE VE ARAP ÜLKELERİNDE DEVRİMCİ DÖNÜŞÜM DİYALEKTİĞİ... 16.12.2024 Tüm Yazıları
-
Cenk DoğanÜRETİCİLERE İLK OLARAK KOOPERATİF LAZIM 4.12.2024 Tüm Yazıları
-
Cevat KORKMAZFiller ve Çimen... 22.11.2024 Tüm Yazıları
-
Tuncer KÖSEOĞLUTamirhanelere giden toplar… 4.11.2024 Tüm Yazıları
-
Ayşe HÜRDevletin Muhteşem Örgütlenmesi: 6-7 Eylül 1955 Pogromu 9.09.2024 Tüm Yazıları
-
Ferhat KENTEL“Maarif” marifetiyle yeni “makbul vatandaş” kurma çabaları 26.07.2024 Tüm Yazıları
-
Banu Güven“Bozkurt” Almanya’da sahaya indi 4.07.2024 Tüm Yazıları
-
İBRAHİM Ö. KABOĞLUDevlet ve yürütme kaç başlı? 27.06.2024 Tüm Yazıları
-
Gürbüz ÖZALTINLICHP’nin normalleşme politikası Erdoğan’a mı yarar? 21.06.2024 Tüm Yazıları
-
Oya BAYDARBir yazamama yazısı 14.06.2024 Tüm Yazıları
-
Bayram ZİLANAK Parti’de değişim gecikiyor mu? 4.06.2024 Tüm Yazıları
-
Soli ÖzelBetül Tanbay'ın gözünden "Gezi"nin tarihi 30.05.2024 Tüm Yazıları
-
Reha RUHAVİOĞLUTürkiye’de Kürtçenin Durumu: Gidişat, İmkânlar ve Fırsatlar 18.05.2024 Tüm Yazıları
-
Atilla AytemurBingöl Erdumlu Kitabı: Film gibi hayat* 24.01.2024 Tüm Yazıları
-
Şahin ALPAY"Ergun Abi"ye veda 10.11.2023 Tüm Yazıları
-
Ahmet ALTANYüzyıllık cumhuriyet başarılı mı başarısız mı? 29.10.2023 Tüm Yazıları
-
Levent GültekinDin, insanları kardeş yapar mı? 26.09.2023 Tüm Yazıları
-
Ayhan AKTARŞair Roni Margulies’in ardından… 7.08.2023 Tüm Yazıları
-
Ceyda KaranBiden ve iki cephede birden yenilgi 30.06.2023 Tüm Yazıları
-
Orhan Kemal CENGİZMuhalefetin sınavı asıl şimdi başlıyor 1.06.2023 Tüm Yazıları
-
Roni MARGULIESMutlu bitmiş bir göç öyküsü 20.05.2023 Tüm Yazıları
-
Burhanettin DURANTarihi Yol Ayrımındaki Kritik Seçim 6.05.2023 Tüm Yazıları



































































































































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
9.09.2021
26.07.2021
28.06.2021
17.06.2021
14.06.2021
10.06.2021
4.06.2021
31.05.2021
20.05.2021
17.05.2021