Mehmet AKBACAK
Bayramda insanlar inançları için kurban keserken, öte yandan da politikalarının gerçekleşmesi için 35 insanımızı kurban ettiler.Hayvanların kesilmesine aşırı tepki gösterenlerin bir kısmı maalesef insanların kurban edilmesine bu denli tepki göstermediler.Ayrıca kurban kesilmesini onaylayanların bir bölümü de insanların kurban edilmesine içten içe sevindiler ve alkış tuttular.Hemen şu soru aklıma geliyor; tamam hayvanlar kurban edilirken bunun bir gerekçesi var, ister inan ister inanma o senin bileceğin iş, inanırsan kesersin,inanmazsan kesmezsin, peki 35 insanımız hangi " ilahi güçler"için kurban edildi.Bu soruyu sorguladığımız zaman gerçeği ucundan kulağından yakalarız.
1918 de çizilen sınırlardan sonra Ortadoğuda barış hiçbir zaman gerçekleşmedi. Bu bazen müslüman hiristiyan, bazen sünni şii, bazen Arap Kürt çatışması ve daima Filistin İsrail arasında sürekli olarak savaş hali yaşandı,yaşatıldı.Körfez krizinden sonra çatışmalar daha da şiddetlendi, bölünme ve parçalanmalar hızlandı, herkes birbirinin düşmanı oldu, güçlü devletlerin himayesine sığınarak bölgede güç kazanacağını zannetti.Aynı politika 100 yıldan bu yana uygulanmakta.İttihatçılar Almanya'ya,Araplar Fransa ve İngiltere'ye güvenerek üretilen politikayı uyguladılar, hepside hüsrana uğradı.Koskoca imparatorluk dağıldı, bölge halkları bağımsızlığa kavuşacağız gerekçesiyle sömürge olmaktan kurtulamadılar.Yeni kurulan Türkiye için bağımsızlığını kazandı diye biliriz de, arşivler açıldığında gerçeğin hiç de böyle olmadığı görülecektir.Ortadoğu'da büyük bir oyun oynanmakta baş aktörler üç aşağı beş yukarı aynı, fakat oyun o kadar da kolay oynanmıyor çünkü; aktörler arasına yeni bir aktörün girmesi söz konusu, böyle olunca ilk mesele bu aktörün tasfiyesi gündemin ilk sırasını almakta.Bunun da en kolay yolu çözüm aşamasına gelen Kürt meselesini kaşımak ve kanatmak.Bunu gerçekleştirirlerse; Türkiye'yi zayıflatarak etkisizleştirmek, hem de yönetilebilir hale getirmek. Artık Türkiye yönetilmek istemiyor aksine yönetmek istiyor, fakat yıllardan bu yana yönetilmenin getirdiği kompleksle adım atmaktan korkanlar sürekli olarak ülkenin paçasından çekerek aslında bazılarının çıkarlarına bilerek veya bilmeyerek hizmet ettiklerinin farkında değiller.Dün tezkereye karşı çıkanlar üç gün sonra yeni bir tezkere çıkaralım noktasına geliyorlar.Daha düne kadar Türkiye'yi IŞİD'in hamisi yerine koyanlar şimdi IŞİD'e karşı savaşalım önerisinde bulunuyorlar.
Burada büyük ve tehlikeli bir oyun oynanmakta, ve her oyunda olduğu gibi bunda da bir kazanan, bir kaybeden olacaktır.Kaybeden biz olursak felaketimiz olur, kazanırsak kendi geleceğimizi kurtarmış oluruz.Eğer kaybetmek istemiyorsak; en kısa zamanda barışı hızlandıracak adımlar atılmalı, taraflar arasındaki çatışmacı dil terk edilmeli, barışçı, kucaklayıcı bir dil egemen olmalı.Savaş kışkırtıcılarına ortam sağlayacak politikalardan vazgeçilmeli, bu olaylardan zarar gören güven sorunu tekrar tamir edilmeli. Her türlü şiddete karşı çıkılmalı, şiddete yol açacak davranışlardan kaçınılmalı ve en önemlisi insan haklarına dayalı evrensel hukuku temel alan uygulamalardan vazgeçilmeli.90 lı yıllara dönüyoruz diyenlere aman dikkat edin, dün Kürtlere küfredenlerin bugün Kürt düşmanı olduklarına sakın inanmayın, ülke dışından gelen dayanışmanın özünü kavramadan ülkemiz aleyhine oluşturulan algılara kulak asmayın, barış sürecinde doğru yapılanlara destek, yanlış yapılanlara ise en sert eleştiri yaparak siyasi iktidara baskı yapalım.Çünkü gerçekten Türkiye bir iç savaşın yanından geçti, olayları çok iyi analiz eden Öcalan yine insiyatif alarak tarihsel sorumluluğunu yerine getirerek oyunun kaybedeni olmaktan kurtulduk, fakat iş daha bitmedi önümüzde daha büyük oyunlar bizi beklemekte.Bizim üzerimizde oynanan oyunların farkına vardıkça; kazanan biz olacağız, Türkiye olacak, bunu unutmayalım.
Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
- KUMAŞ KALİTELİ OLMAYINCA DİKİŞ TUTMAZ!
4.02.2020 - BU FOTOĞRAF ÇOK ÖNEMLİ!
29.01.2020 - HRANT’LARA ÇOK İHTİYACIMIZ VAR!
22.01.2020 - ALTIN VURUŞA KOŞAR ADIM!
14.01.2020 - KİM DEMOKRAT, KİM VATANSEVER, KİM İŞBİRLİKÇİ, KİM DARBE SEVER?
13.11.2019 - YAPTIĞINI BEĞENDİN Mİ AMERİKA!
21.10.2019 - SİVRİ SİNEK AVLAMAKLA OLMUYOR!
10.10.2019 - SİGARA SAĞLIK VE YASAK!
- YENİ OPERASYONUN AYAK SESLERİ Mİ?
26.09.2019 - ÇEVREYİ KİRLETENLERDEN ÇEVRECİ Mİ OLUR!
8.08.2019
Yazarlar
-
Yıldıray OĞURHavf ve reca arasında yeni bir yıla... 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEBölücüler ve Ülkücüler 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciOkudukça yoksullaşan bir ülkeyiz 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünGemini’ye göre 2026’da Türkiye… 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Taha AkyolKara bir yıl 2025 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ocaktan2026’da deliler çağına karşı bir umut ışığı yanar mı? 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİVicdansız senenin kelimesi dijital vicdanmış 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYA2026’ya Girerken; Barış, Demokratik Toplum ve Enternasyonal Özgürlük Yürüyüşü... 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKErken Cumhuriyet dönemi eleştirileri: Revizyonizm mi, Türk usülü “woke” mu? 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUÇözüm için mücadele demokrasi için mücadeledir 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENNasıl anılmak isterdiniz? 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİNAfrika Boynuzu’ndaki oyun: İsrail kime şah çekti? 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORU2026: Beklentiler, beklentiler… 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZTürkiye’ye özgü sürecin muhasebesi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRTürkiye'de davaların portresine kısa bir bakış: Hâlâ en güçlü ortak talep neden adalet? 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçLeyla Zana ve Gözde Şeker ne yaptı? 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRTBir fotoğraf karesinden çok daha ötesi... 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞUlus devlet, milli egemenlik, çevre, insan hakları, uyuşturucu ve Venezuela 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRUyuşturucu dosyasındaki sürpriz isim! "Cumhurbaşkanımızın tensipleri ile…" 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKANİktidar medyası infilak etti 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞYENİ YILDA DA KURU EKMEK BİZİ BEKLİYOR… 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇER23 yılın en kötüsü 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALRTÜK ve basın özgürlüğüne geçit yok… 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Kemal CAN2025 giderken 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENRaporların Gösterdiği 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdulmenaf KIRAN11. YARGI PAKETİ, YENİ ADALETSİZLİK VE EŞİTSİZLİKLER YARATTI 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet İlhanKararsızlığın Erdemi: Kesinliğin Gölgesinde Düşünmek 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraYılın Kelimesi 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUÜlke siyasetin neresinde, hangi evresinde? 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANLeyla Zana vakası bir gösterge. Ama neyin? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuSuriye, güvenlik ve 15 milyon bağımlı… 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nuray MERTİslamcılık Öldü mü? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalSovyetler ve Bookchin 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTAN100 Bin Dolar Kazanan “Yeni Yoksul” Mu? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mustafa Karaalioğlu‘Entegre strateji’ varsa, niye tek yönünü görüyoruz? 25.12.2025 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanKomisyonda uzlaşma çıkmazsa süreç yine de ilerler mi? 24.12.2025 Tüm Yazıları
-
Doğu ErgilGüvenlikten kimliğe, inkârdan yurttaşlığa 24.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİSekülerleşme sorunu veya Müslümanlar nasıl modernleşecek? 23.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat BELGEYüzdük yüzdük 22.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayPax Americana sonrası Almanya: Yeşil dönüşümden askeri Keynesçiliğe 21.12.2025 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarThank you Ahmed 19.12.2025 Tüm Yazıları
-
İbrahim KirasAK Parti hariç herkes CHP 19.12.2025 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNKüfürbazlar ve ötesi 19.12.2025 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselPara politikasında sınav zamanı 18.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakNüfusumuz dibe vururken! 18.12.2025 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKEN"O Yıl", hangi yıl? 15.12.2025 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENGüney Amerika’da büyüyen gölge 13.12.2025 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRBu durumda AİHM yetkilileri de Trump’tan yardım istesin… 13.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞEntelektüel üretimin kaybı-Rejimin vesayeti-Siyasetin iflası 13.12.2025 Tüm Yazıları
-
Berrin Sönmezİktidar politikası ters mi tepiyor, tersine mi işletiliyor? 13.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrta sınıf nereye gitti? 12.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANBahis oynayan bakan kim?.. CASUS KİM?.. 12.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BULAÇHakim sınıfın iki zümresi 11.12.2025 Tüm Yazıları
-
SİBEL HÜRTAŞCHP programı halka ne vadediyor? Nasıl bir parlamenter sistem? 9.12.2025 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpHissedilemeyen büyümenin anatomisi 9.12.2025 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKİmralı için CHP’yi sıkıştırmaya gerek var mı? 5.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYTürkiye İçin Irak Peşmergeleri Sorun Olmuyor da Rojava neden Sorun! 4.12.2025 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRPOLEMİK SENDROMDA 4.12.2025 Tüm Yazıları
-
Galip DALAYOrta Doğu, Trump Amerika’sına Uyum Sağlıyor 3.12.2025 Tüm Yazıları
-
Zekeriya KurşunDağıstan Cumhuriyeti ve Ayna Gamzatova 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKEve siyaset için dönüş öncesi bir mıntıka temizliği gerek 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Sezin ÖNEYŞu meşhur “İznik Konsili” 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Taner AKÇAMABD’de bir şeyler oluyor: Nick Fuentes 30.11.2025 Tüm Yazıları
-
Fikret BilaAK Parti çekingen 26.11.2025 Tüm Yazıları


































































Hrac Madooglu
1973e kadar TC Devletinin Ermeni soykirimi hakkinda hicbir arastirma yapmamasinin sebebi, olayi unutturarak, ortbas etmek icindi. Siz devletin bu olayi butun ayrintisi ile bilmedigini mi saniyorsunuz? Efendim biz Turkler tembel insanlariz, kendi tarihimizi bile arastirmaktan useniyoruz, vs. Fatik Sindromu hastaligindan mi muzdarip butun Turkler? Yoksa hafiza kaybi Turklerde irsi bir hastalik midir? Bu yuzden mi Dolmabahce Sarayini gezen turistlere mimarin isminin Garabet Balyan oldugu soylenmiyor? 150 sene once insa edilen sarayin mimarinin kim oldugu arastirilmamis, ya da unutulmus oldugu icin mi yoksa Ermenice bir isim oldugu icin mi soylenmiyor? Fatih Sultan Mehmet istanbulu nasil feth etmis, gunu gunune hatta saati saatine biliyorsunuz ama. . 1915 deki soykirimi bilmiyorsunuz, ayni yil Canakkalede ne oldugunu - eksik, abartili da olsa biliyorsunuz. Bu mantik disi, soykiimi inkar amacli yaziniz kimsenin isine yaramaz. Tembellik, unutkanlik falan degil, sucluluk duygusudur bunun sebebi. Bunu siz de bilirsiniz ama gercegi yazmak isinize gelmiyor.
Mourat
Ingilizlerin, amerikalilarin veya baskalarinin yaptiklari soykirimlari yazarsak, ermenilere karsi isledigimiz soykirim gercegini ortadan kalkacak mi?