Murat BELGE
Geçtiğimiz günlerde “popülizm” üstüne birden fazla yazı yazdım (çoğuBirikim’de); bu genel konu da beni Mouffe-Laclau ikilisinin “popüler demokratik eklemlenmeler” kavramına getirdi. Dünya tarihinin şu aşamasında “popülizm” çok önemli bir konu haline geldi. Seksen yıl önceki formülasyonlarla “şudur, budur” demekle açıklanacak bir şey değil. Yeniden ve ince ince araştırılması gerekir.
Kısaca söyleyecek olursak, “popülist politika”, insanların zihninde yüzyıllardır birikmiş, çoğu çelişik ve çoğu gerçeklikten kopuk genellemeyi, nosyonu, felsefe kırıntısını bir araya getirip bir iktidar aracı olarak “tutarlılık” görünümü verecek şekilde eklemlemekten geçiyor. İşte Trump: Amerikan toplumunun dinî, ırkî, etnik önyargılarını, korkularını, kaygılarını faşizan bir bütün (her yanından çelişki fışkıran bir “bütün”) halinde eklemledi. Koca Cumhuriyetçi Parti’nin Başkan adayı olarak ortalarda salınıyor.
Bugün Türkiye’de cereyan edenler de bunun çok uzağında değil.
İdeoloji kaçınılmaz olarak, tanımı gereği, hem paradokslarla dolu, hem de kendisi paradoksal bir olgudur.” Kendisi paradoksal” derken söylemek istediğim şu: bir yanıyla statik, değişmez bir şey (Althusser “ideolojinin tarihi olmaz” diyor, bu değişmezliğinden ötürü). Bir yandan da, kendi ögeleri arasındaki iç ilişkileri sürekli değişim halinde. Bu bakımdan bir iskambil destesine benzetebiliriz: desteyi oluşturan kartlar hep aynı, karonun dörtlüsü, maçanın sekizlisi v.b. Ama her karıştırıldığında bunların sırası değişiyor.
Dolayısıyla, Trump gibi bir adamın eklemlediği ideolojik söyleme (karıştırılmış deste) karşı, onun içindeki çelişkileri, açmazları açığa çıkararak bir alternatif eklemleme sunulabilir.
Sözünü ettiğim çelişkiler bir yandan ideolojinin nesnel gerçeklikle çelişmesinden kaynaklanıyor; bir yandan da, ideolojinin kendi ögelerinin birbirleriyle çelişmesinden. Örneğin bir yanda “kahraman Türk ordusu” var, “büyük Türk milleti”nin silâhlı gücü; ama bir yandan binlerce subayı kovuyor ya da içeri alıyoruz, “FETÖ” diye; FETÖ’nün kaynağı da “büyük Türk milleti”... Nasıl oluyor bunlar?
Bir yandan bunları düşünürken bununla ilgisiz görünen bir kitap okumaya başladım: Burak Onaran’ın bizim İletişim’den yayımlanmış, Mutfaktarih adlı kitabı. Bunun bir bölümünde yazar birilerinin Türkiye’de İslâm’ın “domuz” yasağına karşı geliştirdikleri “argümanlar”ı incelemiş. Bu olay bana şu yazılarda anlatmaya çalıştığım sorunun çok iyi bir örneği olabilir gibi göründü.
Bu arada yazarın kısa bir değinmesi de ilginç: Humeyni bir ayetullah olarak mersin balığının haram olduğunu söylemiş (bunu bilmiyordum). Gerekçe, pulsuz bir balık olması; yani Levi-Strauss’un yemek yasaklarına getirdiği açıklamayı tam doğrulayan bir olgu ama şimdi bu konuya giremeyiz.
Sonra, İran’ın başına geçmiş Humeyni’yi görüyoruz: mersin balığının helâl olduğunu ilân ediyor.
Durum açık, değil mi: bir “ayetullah” olarak bir “İslâm yorumu”; ama devletin başına geçince, mersin balığının ekonomik anlamı karşısında yeni bir yorum; ama tabii gene “İslâmî” bir yorum. “Nesnel gerçeklik”: bunun bir konumdan, sonra başka bir konumdan görünüşü.
İşte bu, söylemek istediğim: ögeler aynı, ama bunları öyle de eklemleyebilirsiniz, böyle de.
Burak Onaran’ın “domuz eti yemek”le ilgili verdiği Hakkı Milâslı örneği çok daha uzun ve ayrıntılı ve son derece ilginç.
Bir zamanlar Mustafa Ekmekçi’nin yaptığı gibi bu konuyu diline dolayanlar olmuştur. Onların yaklaşımı pragmatisttir: ekonomiye ne kadar katkısı olur? Bu “batıl itikatten” vazgeçelim, “afiyetle domuz yiyelim.” Bu yaklaşım, inanan bir Müslüman’ı elbette ikna etmeyecektir. Böyle bir “argüman”ı, dinlemeyecektir bile.
Ama İsmail Hakkı Milâslı kendisi mümin bir Müslüman ve o kimliğiyle domuz yemeyi savunuyor.
“Bilim”in egemen olduğu bir çağda yaşıyoruz. Bu çağda, malûm, domuz etinden “trişin” ve “tenya” geçebileceği tesbit edilmiş ve aynı zamanda bunların giderilmesinin de yolu bulunmuş. Bu çağda yaşayan Müslüman da bunları biliyor.
Nitekim Burak Onaran bizim Diyanet’in bunlardan söz ettiğini (internette) saptamış. “Modern Tıp”tan dem vuruluyor.
Bu, Milaslı için İslâm’ın her şeyi bildiğinin bir kanıtı. Daha kimse “trişin”den haberdar değilken, İslâm bunu haber vermiş.
Ama şimdi trişine çare bulunmuş. O halde domuz eti helâl olabilir.
Bir Müslüman, “Bizim için haramdır. Ben yemem”, dediğinde, bir Batılı, “Neden? O hastalık ihtimalleri giderildi? Nitelikli bir et. Niçin yemiyorsunuz?” diye soracak olsa, Müslüman’ın vereceği doğru dürüst bir cevap yok. Bu da İslâm’ı dar kafalı, batıl inançlı gösterebilir (ezelî “Batı kompleksi”; ama onu aşmak için yeni bir yol önerisi).
Kafasına bunu takınca, Milâslı, kendine somut “mehaz” da buluyor. Kur’an’daki metinde geçen “tezkiye” kelimesini (“temizleme” anlamında) alıyor ve “tezkiye edilmiş” domuzun haram olmaktan çıkacağını savunuyor. Bunlar, otuzlarda yazılıp çizilmiş, tartışılmış.
İslâm içinden gelen görece yeni bir düşünce akımı var: “Kur’an, evet, ‘Allah’ın kelâmı’dır; ama tarihte özgül bir halka, özgül bir çağda, özgül bir “tebliğ’dir. Bundan şu kadar yüzyıl sonra, “tebliğ’in esasını korumak şartıyla, ayrıntıları yeniden tartışabiliriz.”
Milaslı’nın domuz yorumu, bu daha geniş yoruma eklemlenebilir. Bu geniş yorum, yakın gelecekte, şimdi olduğundan çok daha genişlemesine tartışılacaktır zaten. İslâm’ın geleceği de, bir yanda IŞİD gibi olgularla bir yanda böyle bir yorum arasında kurulacak dengeler içinde biçimlenecektir.
“İslâm-içi bir tartışma” ihtimalini anlattım. Tabii ideolojinin sonu yok. Tartışmanın da bu iki tarafla sınırlı kalması zorunlu değil. Nitekim kalmayacaktır.
Şu anda Türkiye’deki gidişata bakınca, bu gelecek yorumlar pek gerekçi görünmeyebilir. Çünkü şu anda Türkiye’de siyasî İslâm hareketi bu gibi entelektüel alanlarda İslâm’ın adamakıllı muhafazakâr bir yorumundan yola çıkıyor. Çünkü bu hareketin önderliği bunu siyasî bakımdan kendi çıkarlarına daha uygun buluyor. Onun için her konuda (İslâm’a gerçekten uygun olup olmadığına da bakmadan) varolan en “ortodoks” anlayış neyse onu sahiplenmek ve Müslüman tabanı da her türlü entelektüel tartışmanın dışında tutmak gibi bir politika izleniyor. Ama şüphesiz bu tavrın ve bu politikanın da bir “miad”ı var; o “miad” dolunca, rakkas öbür uca savrulacak, tartışma, “engellenmiş” olmanın birikmiş enerjisiyle meydanı dolduracaktır.
Bu “engellenmişlik” enerjisi Türkiye’de ne zamandır var. Ama genel İslâm’ın içinde “içtihad bitti” denildiğinden beri var. Sonuçları da ortada.
“Mersin balığının pulu yok. Öyleyse haramdır,” buyurmuş Humeyni.
Sonra, bakmış olmuyor, “Pulu yok ama bu helâl olmayacağını göstermez” buyurmuş.
Türkiye’de AKP iktidar oldu olalı şu örneğin benzerleri tekrarlanıyor.
“Ergenekon”a bakın. Önce ne denmiş, sonra ne denmiş?
“Fethullah” olayına bakın.
Rus uçağını düşürünce neler söylemişiz? Rusya’dan özür dilerken neler söylemişiz – ve neler söylediğimizi Türkiye’de kamuoyundan nasıl saklamışız?
Say sayabildiğine.
Bunlar hep bu iktidarın ideolojik (ne demokratik, ne de popüler olan) eklemlemeleri. Bunların hepsinin kontra-eklemlemeleri yapılabilir ve zaten yapılıyor. Ama bunun bütün bu çelişik eklemlemeleri yapanları oylarıyla ve başka yollarla destekleyenlerin göreceği şekilde yapılmasının bir anlamı var.
Yoksa, “sen, ben, bizim oğlan” aramızda bunları konuşmuşuz, bunun bir şeyi değiştireceği yok.
Onun için AKP önderliği tabanının entelektüel hinterlandının çevresine düşmanlık mayınları döşemekle meşgul. Ama onun karşıtı cephede de aynı işi yapanlar bayağı kalabalık ve bayağı etkin.
Onun için ülke tarihinin “selâmsız sabahsız” dönemlerinden birine daha girmiş durumdayız. Birbirinizle zinhar konuşmayın, selâmlaşmayın.
http://www.birikimdergisi.com/haftalik/7978/populizm-ve-ideoloji#.WAcGSvmLRD8
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarKürtleri kazanmanın vaktidir 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakÇirkin Amerikalı geldi aşka! 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTANToplumsal Fakirleşmeye Siyasetin Katkısı 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNÜç kırılma 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUKürt Sorunu ve demokrasi ilişkisi üzerine 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet İNSELYitirileni Değil Yeniyi Ararken 27.01.2026 Tüm Yazıları
-
Baskın ORANSuriye olayı ve Türkiye’deki “Süreç” 23.01.2026 Tüm Yazıları
-
DOĞAN ÖZGÜDENTam 80 yıl sonra aynı komplo, aynı ihanet! 22.01.2026 Tüm Yazıları
-
Melih ALTINOKBarzaniler Suriye’de PKK’yı niçin gazlıyor? 21.01.2026 Tüm Yazıları
-
Taner AKÇAMHrant 19 yıldır bizimle bir başka yaşıyor 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Kemal CANSuriye’de olanın adını koymak 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Doğu Ergilİnanç, siyaset ve şiddet üzerine bir manifesto 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEŞara’nın sakalı 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan AlbayrakSadece “Suriye Cumhuriyeti” 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Sedat KAYABarbarlık Çağı 5.01.2026 Tüm Yazıları
-
Berrin SönmezŞalvar sevdası “yeni gömlek” ölçütünün habercisi mi? 1.01.2026 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdulmenaf KIRAN11. YARGI PAKETİ, YENİ ADALETSİZLİK VE EŞİTSİZLİKLER YARATTI 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet İlhanKararsızlığın Erdemi: Kesinliğin Gölgesinde Düşünmek 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nuray MERTİslamcılık Öldü mü? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat BELGEYüzdük yüzdük 22.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BULAÇHakim sınıfın iki zümresi 11.12.2025 Tüm Yazıları
-
SİBEL HÜRTAŞCHP programı halka ne vadediyor? Nasıl bir parlamenter sistem? 9.12.2025 Tüm Yazıları
-
Galip DALAYOrta Doğu, Trump Amerika’sına Uyum Sağlıyor 3.12.2025 Tüm Yazıları
-
Sezin ÖNEYŞu meşhur “İznik Konsili” 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Zekeriya KurşunDağıstan Cumhuriyeti ve Ayna Gamzatova 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fikret BilaAK Parti çekingen 26.11.2025 Tüm Yazıları
-
Necati KURÇOCUK HAKLARI EVRENSEL BİLDİRGESİ 19.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zeki ALPTEKİNEmeğin Sosyolojisi ve Kapitalizmin Geleceği: Marx vs. Marx 16.11.2025 Tüm Yazıları
-
Mehveş EVİNYerel yönetimlerle işbirliği kültür politikası için hayati 13.11.2025 Tüm Yazıları
-
M.Latif YILDIZÇÖZÜM SÜRECİ KOMİSYON VE EKMEN 12.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zülfü DİCLELİKeşke… 4.11.2025 Tüm Yazıları
-
Etyen MAHÇUPYANKemalizm mi daha ‘iyi’, (Yeni) İttihatçılık mı? (3) 25.10.2025 Tüm Yazıları
-
Hasan Bülent KAHRAMAN‘Parlak gelecek’ ve sol gelecek... 12.10.2025 Tüm Yazıları
-
Metin Karabaşoğluİnsanların devletlerle savaşı 9.10.2025 Tüm Yazıları
-
İlnur ÇEVİKTrump’ın dünyasına hoşgeldiniz… 3.10.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ata UÇUMTERÖRSÜZ TÜRKİYE’YE GEÇİŞ SÜRECİ! 14.09.2025 Tüm Yazıları
-
Hakan AKSAYPutin, Trump’ı parmağında oynatmaya devam ediyor 17.08.2025 Tüm Yazıları
-
Gülçin AVŞARSorumluktan kaçmak umuttan kaçmaktır 12.08.2025 Tüm Yazıları
-
Alper GÖRMÜŞZora girmiş bir anlatı: “ABD emperyalizminin değişmez stratejik hedefi bağımsız Kürt devleti” 1.08.2025 Tüm Yazıları
-
Abdullah KıranYeni süreç ve Suriye denklemi 27.07.2025 Tüm Yazıları
-
Cihan AKTAŞTahran bir kez daha bombalanırken 23.06.2025 Tüm Yazıları
-
Aydın SelcenDemokrasiye giderken cumhuriyetten olmak 17.06.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet ÖZTÜRKÇetin Uygur bir kitaba sığar mı? 10.05.2025 Tüm Yazıları
-
Yüksel TAŞKINİktidar milli iradeyi “tapulu arazisi” sandığı için büyük bir bedel ödeyecek 22.04.2025 Tüm Yazıları
-
Ayhan ONGUNDEMOKRATİK EĞİTİM MÜCADELESİNE ADANMIŞ YAŞAMLAR 21.04.2025 Tüm Yazıları
-
Pelin CENGİZTrump’ın yeni vergileri diye yazılır, ‘post modern merkantilizm’ diye okunur 7.04.2025 Tüm Yazıları
-
Cennet USLUİktidar neden umduğunu bulamadı? 2.04.2025 Tüm Yazıları
-
Hayko BAĞDATSokaklarda yükselen ses 28.03.2025 Tüm Yazıları
-
Halil BERKTAYPKK ve Türk solcuları (4) “Dağlarında gerilla var memleketimin” 16.03.2025 Tüm Yazıları
-
Haluk YurtseverKaosta 'hegemonya' arayışı 11.03.2025 Tüm Yazıları
-
Arzu YILMAZHodri Meydan 10.03.2025 Tüm Yazıları
-
Aydın ÜnalParti ve iktidar 25.02.2025 Tüm Yazıları
-
Ümit KIVANÇİç duvarlar 10.02.2025 Tüm Yazıları
-
İhsan DAĞIİmamoğlu nasıl kurtulur? 1.02.2025 Tüm Yazıları
-
Kemal ÖZTÜRKKürt meselesindeki psikolojik bariyerler 17.01.2025 Tüm Yazıları
-
Münir AKTOLGABATI’DAN FARKLI BİR ÖRNEK OLARAK TÜRKİYE’DE VE ARAP ÜLKELERİNDE DEVRİMCİ DÖNÜŞÜM DİYALEKTİĞİ... 16.12.2024 Tüm Yazıları
-
Cenk DoğanÜRETİCİLERE İLK OLARAK KOOPERATİF LAZIM 4.12.2024 Tüm Yazıları
-
Cevat KORKMAZFiller ve Çimen... 22.11.2024 Tüm Yazıları
-
Tuncer KÖSEOĞLUTamirhanelere giden toplar… 4.11.2024 Tüm Yazıları
-
Ayşe HÜRDevletin Muhteşem Örgütlenmesi: 6-7 Eylül 1955 Pogromu 9.09.2024 Tüm Yazıları
-
Ferhat KENTEL“Maarif” marifetiyle yeni “makbul vatandaş” kurma çabaları 26.07.2024 Tüm Yazıları
-
Banu Güven“Bozkurt” Almanya’da sahaya indi 4.07.2024 Tüm Yazıları
-
İBRAHİM Ö. KABOĞLUDevlet ve yürütme kaç başlı? 27.06.2024 Tüm Yazıları
-
Gürbüz ÖZALTINLICHP’nin normalleşme politikası Erdoğan’a mı yarar? 21.06.2024 Tüm Yazıları






















































































































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
8.12.2025
1.12.2025
24.11.2025
25.08.2025
6.08.2025
1.08.2025
28.07.2025
22.07.2025
30.06.2025
16.06.2025