Murat BELGE
Ayasofya’yı yeniden camiye çevirme projesi sanırım ciddi bir girişim olarak gündeme girdi. Bunun da olacağını, böyle yapılacağını tahmin edebiliriz.
İstanbul’un fethinde Ayasofya’nın camiye çevrilmesi bence gayet normal bir olaydır. O çağda, bir yeri fetheden güç, bulduğu ibadethaneleri kendi inancına uydurmak üzere böyle şeyler yapabilir ve yapar. Olağandır. Alternatifi yakıp yıkmasıdır.
Osmanlılar öteki "tektanrıcı" dinlere inananları "ehl-i kitap" olarak adlandırmış, onlara saygılı davranmışlardır. Onların ibadethanelerini kendi inançlarının camilerine dönüştürmelerinde elbette bir "fütuhat" övünmesi vardır. Ama aynı zamanda saygı vardır. "Tek bir Allah"a inanan insanların ibadet ettiği yeri benimsemek de vardır.
İspanya’daki Endülüs camilerinin kiliseye çevrilmesinde de benzer bir biçimlenme görürüz. Onlarda hatta "fethettik" tavrı ağır basıyor olabilir. Ama orada da Cordoba’da (Kurtuba’da) kiliseye çevirdikleri camiyi gören V. Karl, "Dünyada bir tek yerde görülebilecek bir şeyin yerine her yerde görülebilecek bir şey yapmışsınız" demiş ki, bu da epey medeni bir tavırdır
Osmanlılar da Ayasofya’ya saygı gösterdiler. Osmanlı’nın başlıca geleneksel töreni olan "Cuma Selamlığı" neredeyse her cuma günü Ayasofya’da yapılırdı (her camide "Sultan Mahfili" olduğu halde).
Evliya Çelebi kubbedeki melek resimlerinden söz eder. Demek ki 17. yüzyılda da Müslüman Osmanlılar Ayasofya’daki "suret"lere ilişme gereğini duymamışlar. Bu da o saygının bir parçası.
Atatürk’ün en medeni davranışlarından biri, bence, Ayasofya’nın müzeye dönüştürülmesine karar vermesidir. Böylece, bir insanlık hazinesini insanlara ayrımsız açmış oldu. Cami olmanın örtük biçimde içerebileceği "fütuhat" çağrışımını da geçersizleştirdi. Cami olarak kalsa insanlara kapalı olacak değildi elbette. Kilisedir diye San Pietro’ya, Notre Dame’a vb. giremiyor değiliz. Gene de, dünyayı itelemeyi değil, kucaklamayı öğütleyen, olgun bir davranıştı. Atatürk’ün Gelibolu’daki, burada can vermiş Anzaklar için söylediği güzel sözler gibi.
Tayyip Erdoğan şimdi bu durumu tersine çevirmeye hazırlanıyor. Burada bir "dönüş", bir politika değişikliği söz konusu, çünkü bu "camiye çevirme" projesinin sözü edilmiş, bana o zaman akıllıca gelen sözlerle Erdoğan set çekmişti. "Hele Sultanahmed’i doldurun, o zaman düşünürüz" demişti. Yani, "Öyle şey olmaz" dememişti. Genel seçmeninin karakteri düşünüldüğünde "olmaz" demek oy kaybettirebilirdi. Böyle bir talepte bulunmanın "provokatif" olduğuna dair suçlayıcı sözler de söylemişti -suçlayıcı sözler söylemekten kendisini almasının hayli güç olduğunu görüyoruz.
İstanbul'un fethinin 567. yılında Ayasofya'da Fetih Suresi okunurken
Yani, şimdi ne oldu da Ayasofya’nın cami olmasını istemek bir "provokasyon" olmaktan çıktı, devletin uygun bir prosedür oluşturması gereken bir proje haline geldi?
"Gündem değiştirmek"ten sık sık söz ediliyor. Hükümet öncelikle ekonomide başa çıkamadığı güçlüklerle karşılaştıkça, yapay sorunlar icat edip dikkatleri başka yerlere çeviriyor... Teori bu. Doğru olabilir. Çünkü böyle bir kalıpla sık sık karşılaşıyoruz. Ama çok da ikna edici bulmuyorum, çünkü "icat" edildiği söylenen bu konular sonuçta Erdoğan’ın "yapılacaklar" listesinde yeri olan şeyler. Ve aynı zamanda gerginlik yaratacak türden şeyler. Dikkat dağıtmaktan çok gerilim yaratmanın Erdoğan’ın benimsediği politika olduğunu söylemek mümkün. Bu Ayasofya hikâyesi de böyle: "Önce Sultanahmed’i doldurun" derken Erdoğan kapıyı kapatmamış, ertelemişti. Belki günün koşulları gündeme getirmesini "tacil" etti. Belki o bile değil: "Fetih Kutlaması" kendiliğinden gündeme getirdi.
Öyle ya da böyle, sonuçta bu da "dindar toplum" yaratma projesi içinde bir yere oturuyor. Dolayısıyla Tayyip Erdoğan’ın başından bu yana süregelen politikasına ve politika yapma yöntemine uygun. Bu yöntemin "İslamcı popülizm" olduğunu söylemek de herhalde çok aykırı bir tespit olmaz.
Ayasofya’nın cami olmasının "popüler" bir talep olduğunu söyleyebilir miyiz? Bence, hayır, söyleyemeyiz. Yıllardır Ayasofya bir müze ve kimse de kalkıp "Böyle olmamalı" demiyor. "Kimse demiyor" dersek yanlış olur. Bu gibi şeylere kafası takık İslamcı ve Türkçü bir küme var, onların böyle bir talebi var. Ama halkın büyük çoğunluğu Ayasofya’nın müze olmasından hiç şikayetçi değil, birçoğu belki haberdar da değil -çünkü böyle konulara ilgi duymuyor. Yani, kısacası, "Ayasofya ne zaman cami olacak?" diye sabırsızlanan bir kalabalık kitle yok memlekette.
Ama gelelim madalyonun öbür yüzüne. Bu aynı kitle, Ayasofya’nın yeniden cami statüsünü almasını izlemez ama genel bir anlamda iktidarın Müslümanlar’ı sevindirecek işler yaptığından haberi olur.
Bu, işte, popülizmin çok zaman işleyiş biçimi. "Popülist çoğunlukçuluk" bu. Kitlenin ciddi bir ihtiyacını tespit edip ona cevap vermiyorsun. Sen kendi ideolojik dünyanda olmasını istediğin bir şeyin peşindesin. Ama "Bunu ben böyle istiyorum" da demiyorsun. Tayyip Erdoğan’ın "idam" konusundaki ısrarı gibi. Toplumdan "İlle idam olsun" diye kitleleri ayağa kaldıran bir talep mi geliyor? Hayır, Tayyip Erdoğan adamlarına "idam isteriz" diye bağırtıyor. Onları bize gösterip, "Bakın, kitleler istiyor" deme "lesepase"sini alıyor. "Önüme kanun getirsinler, ben de imzalarım" diyor. Bunlar olursa Türkiye yeniden insanları idam eden, devlet memuru olarak cellatlar istihdam eden bir toplum haline gelecek. Ve bunu "Türk milleti" istemiş olacak. Tayyip Erdoğan, sadece, milletin isteklerini bilen, anlayan ve gerçekleştiren devlet adamı.
Bu bizi "halkın talepleri" konusuna da getiriyor. Sonuçta gerçekten "halkın talebi" denecek bir şeyden söz etmiyorum. Ama önümüze bu kılıkta sunulan bir şeyden söz ediyorum.
Gezi protestoları sırasında Abdullah Gül, "Demokrasi yalnız çoğunluk demek değildir" yollu bir söz söylemiş, Tayyip Erdoğan hemen buna karşı çıkmış, "Öyledir" demişti. Özetlemeye çalıştığım mekanizma içinde böylesine inandığı besbelli. Oysa, tabii, çoğunluk her şey değildir. Dünyanın vardığı medeniyet aşamasına göre yapılacak ve yapılamayacak şeyler vardır. "Kuran’da yeri var" diyerek kölelik kurumunu yeniden kurabilir misin? Tayyip Erdoğan’a göre belki bu da mümkündür, ama "Tayyip Erdoğan’a göre mümkündür." Böyle konularda referandum türü araçlara da başvurulmaz. Ahalinin önyargılarının etkili olabileceği düşünülen sorunlarda bu yapılmaz, yapılmasına da "plebisiter diktatörlük" denilir.
Pek "makbul" bir yönetim tarzı değildir. Ama Tayyip Erdoğan açısında ideal tarz bu.
Bunun mücadelesi içindeyiz.
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakÇirkin Amerikalı geldi aşka! 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarKürtleri kazanmanın vaktidir 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUKürt Sorunu ve demokrasi ilişkisi üzerine 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTANToplumsal Fakirleşmeye Siyasetin Katkısı 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNÜç kırılma 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet İNSELYitirileni Değil Yeniyi Ararken 27.01.2026 Tüm Yazıları
-
Baskın ORANSuriye olayı ve Türkiye’deki “Süreç” 23.01.2026 Tüm Yazıları
-
DOĞAN ÖZGÜDENTam 80 yıl sonra aynı komplo, aynı ihanet! 22.01.2026 Tüm Yazıları
-
Melih ALTINOKBarzaniler Suriye’de PKK’yı niçin gazlıyor? 21.01.2026 Tüm Yazıları
-
Kemal CANSuriye’de olanın adını koymak 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Taner AKÇAMHrant 19 yıldır bizimle bir başka yaşıyor 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEŞara’nın sakalı 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Doğu Ergilİnanç, siyaset ve şiddet üzerine bir manifesto 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan AlbayrakSadece “Suriye Cumhuriyeti” 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Sedat KAYABarbarlık Çağı 5.01.2026 Tüm Yazıları
-
Berrin SönmezŞalvar sevdası “yeni gömlek” ölçütünün habercisi mi? 1.01.2026 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdulmenaf KIRAN11. YARGI PAKETİ, YENİ ADALETSİZLİK VE EŞİTSİZLİKLER YARATTI 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet İlhanKararsızlığın Erdemi: Kesinliğin Gölgesinde Düşünmek 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nuray MERTİslamcılık Öldü mü? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat BELGEYüzdük yüzdük 22.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BULAÇHakim sınıfın iki zümresi 11.12.2025 Tüm Yazıları
-
SİBEL HÜRTAŞCHP programı halka ne vadediyor? Nasıl bir parlamenter sistem? 9.12.2025 Tüm Yazıları
-
Galip DALAYOrta Doğu, Trump Amerika’sına Uyum Sağlıyor 3.12.2025 Tüm Yazıları
-
Sezin ÖNEYŞu meşhur “İznik Konsili” 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Zekeriya KurşunDağıstan Cumhuriyeti ve Ayna Gamzatova 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fikret BilaAK Parti çekingen 26.11.2025 Tüm Yazıları
-
Necati KURÇOCUK HAKLARI EVRENSEL BİLDİRGESİ 19.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zeki ALPTEKİNEmeğin Sosyolojisi ve Kapitalizmin Geleceği: Marx vs. Marx 16.11.2025 Tüm Yazıları
-
Mehveş EVİNYerel yönetimlerle işbirliği kültür politikası için hayati 13.11.2025 Tüm Yazıları
-
M.Latif YILDIZÇÖZÜM SÜRECİ KOMİSYON VE EKMEN 12.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zülfü DİCLELİKeşke… 4.11.2025 Tüm Yazıları
-
Etyen MAHÇUPYANKemalizm mi daha ‘iyi’, (Yeni) İttihatçılık mı? (3) 25.10.2025 Tüm Yazıları
-
Hasan Bülent KAHRAMAN‘Parlak gelecek’ ve sol gelecek... 12.10.2025 Tüm Yazıları
-
Metin Karabaşoğluİnsanların devletlerle savaşı 9.10.2025 Tüm Yazıları
-
İlnur ÇEVİKTrump’ın dünyasına hoşgeldiniz… 3.10.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ata UÇUMTERÖRSÜZ TÜRKİYE’YE GEÇİŞ SÜRECİ! 14.09.2025 Tüm Yazıları
-
Hakan AKSAYPutin, Trump’ı parmağında oynatmaya devam ediyor 17.08.2025 Tüm Yazıları
-
Gülçin AVŞARSorumluktan kaçmak umuttan kaçmaktır 12.08.2025 Tüm Yazıları
-
Alper GÖRMÜŞZora girmiş bir anlatı: “ABD emperyalizminin değişmez stratejik hedefi bağımsız Kürt devleti” 1.08.2025 Tüm Yazıları
-
Abdullah KıranYeni süreç ve Suriye denklemi 27.07.2025 Tüm Yazıları
-
Cihan AKTAŞTahran bir kez daha bombalanırken 23.06.2025 Tüm Yazıları
-
Aydın SelcenDemokrasiye giderken cumhuriyetten olmak 17.06.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet ÖZTÜRKÇetin Uygur bir kitaba sığar mı? 10.05.2025 Tüm Yazıları
-
Yüksel TAŞKINİktidar milli iradeyi “tapulu arazisi” sandığı için büyük bir bedel ödeyecek 22.04.2025 Tüm Yazıları
-
Ayhan ONGUNDEMOKRATİK EĞİTİM MÜCADELESİNE ADANMIŞ YAŞAMLAR 21.04.2025 Tüm Yazıları
-
Pelin CENGİZTrump’ın yeni vergileri diye yazılır, ‘post modern merkantilizm’ diye okunur 7.04.2025 Tüm Yazıları
-
Cennet USLUİktidar neden umduğunu bulamadı? 2.04.2025 Tüm Yazıları
-
Hayko BAĞDATSokaklarda yükselen ses 28.03.2025 Tüm Yazıları
-
Halil BERKTAYPKK ve Türk solcuları (4) “Dağlarında gerilla var memleketimin” 16.03.2025 Tüm Yazıları
-
Haluk YurtseverKaosta 'hegemonya' arayışı 11.03.2025 Tüm Yazıları
-
Arzu YILMAZHodri Meydan 10.03.2025 Tüm Yazıları
-
Aydın ÜnalParti ve iktidar 25.02.2025 Tüm Yazıları
-
Ümit KIVANÇİç duvarlar 10.02.2025 Tüm Yazıları
-
İhsan DAĞIİmamoğlu nasıl kurtulur? 1.02.2025 Tüm Yazıları
-
Kemal ÖZTÜRKKürt meselesindeki psikolojik bariyerler 17.01.2025 Tüm Yazıları
-
Münir AKTOLGABATI’DAN FARKLI BİR ÖRNEK OLARAK TÜRKİYE’DE VE ARAP ÜLKELERİNDE DEVRİMCİ DÖNÜŞÜM DİYALEKTİĞİ... 16.12.2024 Tüm Yazıları
-
Cenk DoğanÜRETİCİLERE İLK OLARAK KOOPERATİF LAZIM 4.12.2024 Tüm Yazıları
-
Cevat KORKMAZFiller ve Çimen... 22.11.2024 Tüm Yazıları
-
Tuncer KÖSEOĞLUTamirhanelere giden toplar… 4.11.2024 Tüm Yazıları
-
Ayşe HÜRDevletin Muhteşem Örgütlenmesi: 6-7 Eylül 1955 Pogromu 9.09.2024 Tüm Yazıları
-
Ferhat KENTEL“Maarif” marifetiyle yeni “makbul vatandaş” kurma çabaları 26.07.2024 Tüm Yazıları
-
Banu Güven“Bozkurt” Almanya’da sahaya indi 4.07.2024 Tüm Yazıları
-
İBRAHİM Ö. KABOĞLUDevlet ve yürütme kaç başlı? 27.06.2024 Tüm Yazıları






















































































































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
8.12.2025
1.12.2025
24.11.2025
25.08.2025
6.08.2025
1.08.2025
28.07.2025
22.07.2025
30.06.2025
16.06.2025