Ümit Akçay
Sovyetler Birliği Komünist Parti Genel Sekreteri Mihail Gorbaçov’un 1991 yılındaki istifası sonrasında Sovyet Sosyalist Cumhuriyetler Birliği (SSCB) ve SSCB ile hareket eden Doğu Avrupa’daki sosyalist rejimler çözüldü. Sosyalist blokun yıkılışı, kapitalizmin ‘nihai zaferi’ ve ‘tarihin sonu’ olarak ilan edildi. Ancak aradan geçen yıllar ne zaferin nihai olduğunu ne de tarihin sonlandığını gösterdi. O halde soralım: ‘Reel sosyalizm’ yani Sovyetler Birliği ve Sosyalist blok neden çöktü?
Bu yazıda sosyalizmin çöküşünün nedenlerini, Viyana Uluslararası Ekonomik Araştırmalar Enstitüsünün (WIIW) yakın zamanda yayımladığı COMECON veri seti ve değerlendirme raporuna dayanarak ele alacağım. WIIW araştırmacıları, sosyalist sistemin çöküşünü üç düzeyde inceliyor: Yapısal zayıflıklar, dışsal şoklar ve politika tercihleri.
Bu nedenlere biraz daha yakından bakmadan önce neden bu konuyu ele aldığımı hatırlatayım. Zira önceki yazıları takip etmeyen okur, bayram değil, seyran değil, nereden çıktı sosyalizmin çöküşü konusu diyebilir. Konu şu nedenle önemli: Geçtiğimiz haftalarda yine Evrensel sayfalarında ele aldığım gibi, günümüzün çoklu krizler döneminde ekonomik planlama yeniden gündeme geliyor. Bu nedenle geçmişteki (sosyalist ve kapitalist) planlama deneyimlerinin eleştirel bir gözle yeniden ele alınması önemli. Tartışmamızın bağlamı bu.
Bu vurgunun yanında ek olarak, yukarıda linkini verdiğim ve yeni açıklanan veri setine işaret etmek, yazının ikinci amacı. Bu veri setinin incelenmesi ve kullanılması, ilgili araştırmacıların detaylı tarihsel analizler yapabilmesine olanak verebilir.
Bu kısa açıklamadan sonra konuya geri dönelim: ‘Reel sosyalizm’ neden çöktü?
Yapısal zayıflıklar
WIIW araştırmacıları ilk olarak sosyalist ülkelerin 1960’lar ve ‘70’lerde yüzde 5’in üzerinde büyüme gösterdiği vurguluyorlar. Ancak bu büyüme, düşük iç tüketim düzeyine, içe kapalı ticaret yapısına ve ağır sanayi önceliğine dayanan büyüme modelinin bir sonucuydu. Yüksek büyüme oranlarının temel dinamosu olan yatırımlar 1980’lerle birlikte belirgin biçimde yavaşladı. Verilere göre, Macaristan, Polonya ve Çekoslovakya gibi ülkelerde yatırım büyümesi sıfırın altına geriledi. Bir başka ifadeyle sosyalist ‘kalkınma’ süreci ve bunun dayandığı büyüme modeli krizle karşılaştı.
Bu yavaşlamanın nedenlerinden biri, COMECON ülkelerinin rekabet gücü yüksek teknolojik üretim yapısına ulaşamadan, yani kendi kendine yeterli bir sistem kuramadan 1970’lerin kriziyle karşılaşmasıydı. Zira sosyalist bloktaki pek çok ülke, sadece alternatif bir sistem inşasının getirdiği sorunlarla değil, aynı zamanda yoksullukla, altyapı eksiklikleriyle ve Batı’dan gelen rekabetle de boğuşmak zorundaydı. Bu açıdan COMECON ülkelerinin yapısal zayıflıkları, sosyalizmin çöküşündeki nedenlerden biri olarak görülebilir.
Dışsal şoklar
İkinci temel neden küresel konjonktürle ilgili. 1973’teki petrol krizi yalnızca Batı’yı değil, sosyalist blok ülkelerini de sarstı. Sovyetler Birliği önce COMECON ülkelerine ucuz petrol sağlamaya devam etti; ancak 1975’te fiyatlandırma sistemini değiştirdi. Beş yıllık ortalama dünya fiyatlarına endeksli yeni fiyat politikası, ‘yoldaşlıktan’ çok piyasa kurallarını önceleyen bir yaklaşımdı. Bu, geçen haftaki yazıda belirttiğim gibi, Doğu Avrupa ülkelerinin döviz açıklarını artırdı.
İkinci darbe 1981’de geldi: ABD Merkez Bankası faiz oranlarını yüzde 19’a kadar çıkardı. Sosyalist ülkeler 1970’lerde Batı’dan düşük faizle aldıkları borçları çeviremeyecek duruma düştüler. Polonya, Yugoslavya ve Macaristan’ın borç servis oranları, toplam döviz gelirlerini aştı. Borçlar nominal olarak düşük görünse de, bu borçların büyük bölümü kısa vadeliydi ve geri ödemeler dolar bazında yapılmak zorundaydı. Sonuç: Borç krizi, ithalat kısıtlamaları, büyüme daralması oldu.
WIIW araştırmacıları, dışsal şoklar başlığı altında, petrol krizi yanında, iklim şartlarındaki değişimin etkilerini de dahil ediyorlar. Buna göre 1972 ve 1975’te yaşanan olağanüstü sıcaklık artışları, Doğu Avrupa’daki tahıl üretiminde yüzde 20’yi aşan düşüşlere neden oldu. Tarım, sadece gıda üretimi değil, aynı zamanda döviz kaynağıydı. Bu anlamda iklim şokları, hem ticaret dengesini hem iç piyasayı sarstı.
Hatalı tercihler
Bu iki neden dışında, daha somut düzeyde düşündüğümüzde, politika yapıcıların hatalı kararlarının da reel sosyalizmin çöküşünde etkili olduğu ileri sürülebilir. Düşük kaliteli ürünler ya da teknolojik geri kalmışlık sosyalizme ait bir özellik değildi, bunlar zaten Küresel Güney’de de kapitalizmi tanımlayan temel özelliklerdi. Esas fark, sosyalist sistemin bu sorunlarla başa çıkacak araçlara sahip olmaması değil, bu araçları seferber edecek siyasal iradenin ve sınıfsal yönelimin 1970’ler sonrası çözülmeye başlamasıydı.
Sovyetler Birliği’nin petrol gelirlerini üretken yatırımlara değil, askeri harcamalara ve statükoyu korumaya yönlendirmesi; Romanya, Macaristan ve Yugoslavya’nın döviz krizine yanıt olarak ulusal paralarını defalarca devalüe etmeleri; ithalatın kısılması için teknoloji transferinin engellenmesi gibi kararlar, stratejik yön kaybının göstergeleriydi.
Devalüasyon politikaları ters tepti. Polonya zlotisi 1982’de 25 kat, Yugoslav dinarı 1985’e kadar 15 kat değer kaybetti. Ancak bu devalüasyonlar ihracatı artırmadı. Aksine, ithalat pahalılaştı, enflasyon yükseldi ve halklın satın alma gücü düştü.
‘Kaçınılmazlık’ mitini aşmak
Bu nedenleri tartışmak, konunun tarihsel ve maddi zeminini ele almak açısından önemli. Zira reel sosyalizmin çöküşü genellikle doğallaştırılarak, ‘Zaten çökecekti’ kolaycılığıyla tartışılıyor. Oysa tarihsel materyalist bir perspektiften bakıldığında, bu çöküş kaçınılmaz değildi; sonuçları farklı olabilecek bir dizi tercihin ürünüydü. Dışsal şoklar, ancak içsel çelişkilerle ve hatalı kararlarla birleştiğinde çöküşü getirebilir. Sosyalist ülkelerdeki teknokratik-bürokratik sınıfların giderek sermaye sınıfına dönüşmesi, bu iç çelişkilerin sınıfsal ifadesidir.
1985 sonrası reformlar (Perestroika ve Glasnost), demokratikleşme değil, piyasaya geçişin ön adımlarıydı. Ancak detaylı bir şekilde organize edilmeyen bu reform sürecinde bir süre sonra kontrolün elden kaçtığı görüldü. 1990 sonrası hızla zenginleşen eski nomenklatura, reform hareketinin sınıf karakterini net biçimde gösterdi.
Bugün sosyalizmin çöküşünü tartışmak, yalnızca geçmişi anlamak için değil, geleceği kurmak için de önemlidir. Çünkü 21. yüzyılın başında kapitalizm iklim krizi, gelir eşitsizliği, otoriterleşme ve savaş ekonomilerinin yükselmesi gibi çoklu krizlerle boğuşuyor.
Bu ortamda eğer yeni bir sosyalist proje gündeme gelecekse, bu yalnızca geçmişi nostaljiyle anmakla değil, geçmişin hatalarından öğrenmekle mümkün olacaktır. Bu bağlamda, planlama ile piyasa arasındaki ilişkilerin nasıl kurulacağına ve bunun toplumsal demokrasiyle nasıl şekillendirileceğine dair geliştirilecek yeni perspektifler, kolektif mülkiyeti teknolojik yenilikle harmanlayan bir ufuk sunabilir.
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarKürtleri kazanmanın vaktidir 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakÇirkin Amerikalı geldi aşka! 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTANToplumsal Fakirleşmeye Siyasetin Katkısı 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUKürt Sorunu ve demokrasi ilişkisi üzerine 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNÜç kırılma 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet İNSELYitirileni Değil Yeniyi Ararken 27.01.2026 Tüm Yazıları
-
Baskın ORANSuriye olayı ve Türkiye’deki “Süreç” 23.01.2026 Tüm Yazıları
-
DOĞAN ÖZGÜDENTam 80 yıl sonra aynı komplo, aynı ihanet! 22.01.2026 Tüm Yazıları
-
Melih ALTINOKBarzaniler Suriye’de PKK’yı niçin gazlıyor? 21.01.2026 Tüm Yazıları
-
Kemal CANSuriye’de olanın adını koymak 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Taner AKÇAMHrant 19 yıldır bizimle bir başka yaşıyor 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEŞara’nın sakalı 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan AlbayrakSadece “Suriye Cumhuriyeti” 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Doğu Ergilİnanç, siyaset ve şiddet üzerine bir manifesto 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Sedat KAYABarbarlık Çağı 5.01.2026 Tüm Yazıları
-
Berrin SönmezŞalvar sevdası “yeni gömlek” ölçütünün habercisi mi? 1.01.2026 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdulmenaf KIRAN11. YARGI PAKETİ, YENİ ADALETSİZLİK VE EŞİTSİZLİKLER YARATTI 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet İlhanKararsızlığın Erdemi: Kesinliğin Gölgesinde Düşünmek 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nuray MERTİslamcılık Öldü mü? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat BELGEYüzdük yüzdük 22.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BULAÇHakim sınıfın iki zümresi 11.12.2025 Tüm Yazıları
-
SİBEL HÜRTAŞCHP programı halka ne vadediyor? Nasıl bir parlamenter sistem? 9.12.2025 Tüm Yazıları
-
Galip DALAYOrta Doğu, Trump Amerika’sına Uyum Sağlıyor 3.12.2025 Tüm Yazıları
-
Sezin ÖNEYŞu meşhur “İznik Konsili” 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Zekeriya KurşunDağıstan Cumhuriyeti ve Ayna Gamzatova 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fikret BilaAK Parti çekingen 26.11.2025 Tüm Yazıları
-
Necati KURÇOCUK HAKLARI EVRENSEL BİLDİRGESİ 19.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zeki ALPTEKİNEmeğin Sosyolojisi ve Kapitalizmin Geleceği: Marx vs. Marx 16.11.2025 Tüm Yazıları
-
Mehveş EVİNYerel yönetimlerle işbirliği kültür politikası için hayati 13.11.2025 Tüm Yazıları
-
M.Latif YILDIZÇÖZÜM SÜRECİ KOMİSYON VE EKMEN 12.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zülfü DİCLELİKeşke… 4.11.2025 Tüm Yazıları
-
Etyen MAHÇUPYANKemalizm mi daha ‘iyi’, (Yeni) İttihatçılık mı? (3) 25.10.2025 Tüm Yazıları
-
Hasan Bülent KAHRAMAN‘Parlak gelecek’ ve sol gelecek... 12.10.2025 Tüm Yazıları
-
Metin Karabaşoğluİnsanların devletlerle savaşı 9.10.2025 Tüm Yazıları
-
İlnur ÇEVİKTrump’ın dünyasına hoşgeldiniz… 3.10.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ata UÇUMTERÖRSÜZ TÜRKİYE’YE GEÇİŞ SÜRECİ! 14.09.2025 Tüm Yazıları
-
Hakan AKSAYPutin, Trump’ı parmağında oynatmaya devam ediyor 17.08.2025 Tüm Yazıları
-
Gülçin AVŞARSorumluktan kaçmak umuttan kaçmaktır 12.08.2025 Tüm Yazıları
-
Alper GÖRMÜŞZora girmiş bir anlatı: “ABD emperyalizminin değişmez stratejik hedefi bağımsız Kürt devleti” 1.08.2025 Tüm Yazıları
-
Abdullah KıranYeni süreç ve Suriye denklemi 27.07.2025 Tüm Yazıları
-
Cihan AKTAŞTahran bir kez daha bombalanırken 23.06.2025 Tüm Yazıları
-
Aydın SelcenDemokrasiye giderken cumhuriyetten olmak 17.06.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet ÖZTÜRKÇetin Uygur bir kitaba sığar mı? 10.05.2025 Tüm Yazıları
-
Yüksel TAŞKINİktidar milli iradeyi “tapulu arazisi” sandığı için büyük bir bedel ödeyecek 22.04.2025 Tüm Yazıları
-
Ayhan ONGUNDEMOKRATİK EĞİTİM MÜCADELESİNE ADANMIŞ YAŞAMLAR 21.04.2025 Tüm Yazıları
-
Pelin CENGİZTrump’ın yeni vergileri diye yazılır, ‘post modern merkantilizm’ diye okunur 7.04.2025 Tüm Yazıları
-
Cennet USLUİktidar neden umduğunu bulamadı? 2.04.2025 Tüm Yazıları
-
Hayko BAĞDATSokaklarda yükselen ses 28.03.2025 Tüm Yazıları
-
Halil BERKTAYPKK ve Türk solcuları (4) “Dağlarında gerilla var memleketimin” 16.03.2025 Tüm Yazıları
-
Haluk YurtseverKaosta 'hegemonya' arayışı 11.03.2025 Tüm Yazıları
-
Arzu YILMAZHodri Meydan 10.03.2025 Tüm Yazıları
-
Aydın ÜnalParti ve iktidar 25.02.2025 Tüm Yazıları
-
Ümit KIVANÇİç duvarlar 10.02.2025 Tüm Yazıları
-
İhsan DAĞIİmamoğlu nasıl kurtulur? 1.02.2025 Tüm Yazıları
-
Kemal ÖZTÜRKKürt meselesindeki psikolojik bariyerler 17.01.2025 Tüm Yazıları
-
Münir AKTOLGABATI’DAN FARKLI BİR ÖRNEK OLARAK TÜRKİYE’DE VE ARAP ÜLKELERİNDE DEVRİMCİ DÖNÜŞÜM DİYALEKTİĞİ... 16.12.2024 Tüm Yazıları
-
Cenk DoğanÜRETİCİLERE İLK OLARAK KOOPERATİF LAZIM 4.12.2024 Tüm Yazıları
-
Cevat KORKMAZFiller ve Çimen... 22.11.2024 Tüm Yazıları
-
Tuncer KÖSEOĞLUTamirhanelere giden toplar… 4.11.2024 Tüm Yazıları
-
Ayşe HÜRDevletin Muhteşem Örgütlenmesi: 6-7 Eylül 1955 Pogromu 9.09.2024 Tüm Yazıları
-
Ferhat KENTEL“Maarif” marifetiyle yeni “makbul vatandaş” kurma çabaları 26.07.2024 Tüm Yazıları
-
Banu Güven“Bozkurt” Almanya’da sahaya indi 4.07.2024 Tüm Yazıları
-
İBRAHİM Ö. KABOĞLUDevlet ve yürütme kaç başlı? 27.06.2024 Tüm Yazıları
-
Gürbüz ÖZALTINLICHP’nin normalleşme politikası Erdoğan’a mı yarar? 21.06.2024 Tüm Yazıları
-
Oya BAYDARBir yazamama yazısı 14.06.2024 Tüm Yazıları
-
Bayram ZİLANAK Parti’de değişim gecikiyor mu? 4.06.2024 Tüm Yazıları
-
Soli ÖzelBetül Tanbay'ın gözünden "Gezi"nin tarihi 30.05.2024 Tüm Yazıları
-
Reha RUHAVİOĞLUTürkiye’de Kürtçenin Durumu: Gidişat, İmkânlar ve Fırsatlar 18.05.2024 Tüm Yazıları
-
Atilla AytemurBingöl Erdumlu Kitabı: Film gibi hayat* 24.01.2024 Tüm Yazıları
-
Şahin ALPAY"Ergun Abi"ye veda 10.11.2023 Tüm Yazıları
-
Ahmet ALTANYüzyıllık cumhuriyet başarılı mı başarısız mı? 29.10.2023 Tüm Yazıları
-
Levent GültekinDin, insanları kardeş yapar mı? 26.09.2023 Tüm Yazıları
-
Ayhan AKTARŞair Roni Margulies’in ardından… 7.08.2023 Tüm Yazıları
-
Ceyda KaranBiden ve iki cephede birden yenilgi 30.06.2023 Tüm Yazıları
































































































































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
28.01.2026
17.01.2026
5.01.2026
21.12.2025
15.12.2025
8.12.2025
3.12.2025
26.11.2025
17.11.2025
2.11.2025