Ümit KARDAŞ
“Cennetin duvarları ne kadar tahkim edilirse, cehennemin uçurumu da o kadar derinleşir.”
Giorgio Agamben
İki Dünya Savaşı, Soğuk Savaş dönemi, Ruanda Etnik Katliamı, Bangladeş 1975 Askeri Darbesi, Vietnam Savaşı ve ekonomik yıkım, Latin Amerika’da yaşanan krizler, Yugoslavya’nın dağılışı ve Srebrenitsa katliamı , Afganistan’ın hem Rusya hem de ABD tarafından işgali , Irak’ın işgali , İsrail’in Ortadoğu’da izlediği yıkım ve şiddete dayalı politikalar , Sabra ve Şattila Katliamları ve birden çok defa yaşanan Gazze katliamı. Son insanlık dramını Suriye’deki iç savaş nedeniyle göç etmek zorunda kalan insanlar yaşamakta. İç savaş üzerinden güç ve çıkar devşirmek isteyen güçlü devletlerin müdahalesi barışı imkansız hale getirdi. Tüm yaşananlara Rusya’nın emperyal heveslerle Ukrayna’yı işgali sırasında yaşanan ölümler, göçler ve savrulmalar eklendi.
Bu tablo hayal kırıklıklarımızın sadece küçük bir bölümü. Beklentilerimiz ve gerçekleşen felaketler.
Savaşı politika aracı olarak meşru gören anlayış I. Dünya Savaşı’ndan sonra terk edilmişti. Paris Misakı olarak bilinen 27.Ağustos.1928 tarihli Kellog-Briand Paktı ile savaş, milli siyasetin bir aracı olmaktan çıkarılmış, tüm saldırı savaşları yasaklanmıştı. Nitekim bu Misak’a aykırı hareketler Nürnberg Mahkemesi’nde suç sayılmıştı. .
Nürnberg Mahkemesi’nde önleyici savaş “ ani, ezici, başka bir seçeneğe ve düşünceye zaman bırakmayan bir meşru müdafaa zorunluluğu “ olarak tanımlandı..24.Ekim.1945’te yürürlüğe giren Birleşmiş Milletler Antlaşması ile bu yasak pekiştirildi. ABD’nin Irak’ı işgali bu tanıma uymamaktaydı. İsrail de daha önce yaptığı katliamlarla meşru müdafaa sınırlarını aşan, orantısız ve hukuk meşruiyeti dışında güç kullanarak sivillere yönelik saldırılarda bulunmuş ve evrensel hukuku ihlal etmişti.
Ancak 7 Ekim’de Hamas’ın İsrail’e yönelik olarak sivillerin yaşadığı yerlere yaptığı roket saldırıları ve yol açtığı ölümler asla kabul edilemez. Sivillere yönelik katliamlar hiçbir amaç için meşrulaştırılamaz. Üstelik Hamas’ın bu eylemi Gazze’de sıkıştırılmış bir şekilde yaşayan sivillerin İsrail’in kullandığı orantısız güç kullanımı sonucu mağdur olmalarına, , yaşam imkanlarının bulunmadığı yerlere sürülmelerine ve İsrail’in hakimiyet alanını genişletmesine neden olmuş durumda.
İsrail devletinin, çoğunluğu çocuk, kadın, yaşlı insanları öldürüp, geri kalanları göç ettirerek soykırım sonucu doğuracak bir süpürme operasyonuyla kendi barışını kurmak istemesi gücün barbarlığını ve tahakkümünü göstermekte.
ABD-İngiltere- İsrail’in oluşturduğu İmparatorluk hukuku Jürgen Habermas’ın deyişiyle “ateş ve kılıçla” yerleştirilmeye çalışılmakta. İşlenen insanlık suçlarının gerisinde yatan “imparatorluk hukukuna” ve “küresel siyasetin ahlak dışılığına” karşı nasıl mücadele edilecek? Ius contra bellum’u (savaşa karşı hukuku) canlandırmak ve orman kanunları yerine ,hukuka dayalı kanunları getirmenin yol ve yöntemi nasıl olmalı ?
Sorun ABD’nin ve İsrail’in sadece hukuk kurallarına karşı gelmesi değil, bunun ötesinde hukukun meşruiyetini oluşturan temel değerleri yok etmesi. Nitekim İsrail de Ortadoğu’da varlığını barış ekseninde hukuki güvence altına almak yerine, kendi hukukunu şiddet kullanarak egemen kılıp, gücün hukukunu taşıyıcı politikalar uyguluyor.
Hatta zaman zaman ABD, İsrail’e uyguladığı şiddetin hesabını soramamış, İsrail, ABD dış politikalarının oluşmasında etkili olabilmiştir. İsrail’in öteden beri yürüttüğü operasyonların nasıl bir hukuk ve insan dışılığı barındırdığı ortada. Ortadoğu’da bugün bir insanlık krizi yaşanıyor.
Bu insanlık krizinin ekonomik, sosyal, siyasi, kültürel, dini ve tarihsel boyutları bulunmakta. Bu kriz, “tahakkümcü barış” siyasetlerinin dayatmalarını beraberinde getirmekte. Irak’ta, Afganistan’da, Filistin’de yaşananlar bunu gösteriyor.
Pax Amerikana destekli barış süreci halkların iradesiyle çatışmakta. Terör kavramı temelinde her türlü şeytanlaştırma girişimine alkış tutan, tahakkümcü, hak ve özgürlüklere meşru olmayan sınırlar çizen, demokrasi ve hukuk tanımayan bir anlayış ve uygulama ile kalıcı bir barışa katkıda bulunulamayacağı ortada.
Savaşlarda kentlerin ve evlerin bombalanmasıyla, insanların toplama kamplarında işkenceler ve kıyımlarla son bulan bir yaşama mecbur edilmeleriyle ev güven içinde yaşanır bir yer olmaktan çıkmış, kullanılıp, atılacak bir nesneye dönüşmüş durumda.. Adorno’nun deyişiyle yerleşik ev geçmişte kalmıştır.” Kendi evimizi ev olarak görmemek, orada kendimizi evimizde hissetmemek ahlakın bir parçasıdır. “
Abram De Swan “ Kitle Katliamları-Cinai Bölmeler” isimli kitabında savaşın bize yaptıklarını anlatıyor. “ Savaş medeniyetsizleştirir; başkalarının duygularını anlayabilmeyi köreltir, duygusuzlaştırır; kişiyi acı çeken insanlar karşısında kayıtsız kalmaya ve bizzat soğukkanlılıkla, hatta coşkuyla bu tür acılar çektirmeye hazırlar.”
Swan devam ediyor. “ Savaş toplumsal imhada başvurulan, tekerrür eden bir metafordur. Savaş, sadece kitlesel cinayetleri kolaylaştırmakla kalmaz, aynı zamanda onların meşrulaştırılmalarına da yardımcı olur. Fiili bir savaş olmadığı zamanlarda bile, tek başına savaş metaforu düşmanın ortadan kaldırılmasını haklı çıkarmaya yarar.”
Kanlı savaş geçmişine sahip yayılmacı devletler, silahlanmaya daha yatkındır ve savunması zayıf , örgütsüz “hasımlarına” karşı kolayca şiddet uygularlar. Silahlanarak ve savaşa hazırlanarak barışı sağlamak mümkün değil. Albert Einstein uyarıyor. “Aynı anda hem savaşı engelleyip, hem de savaş hazırlığı içinde olamazsınız. Savaşı engellemek daha fazla inanç, cesaret ve azim gerektirir.”
Viktor E. Frankl savaşın insanlık dışı sonuçlarını hatırlatarak uyanık olmamızı istiyor.“Auschwitz’ten beridir insanın neler yapabileceğini biliyoruz. Hiroşima’dan bu yana ise neyin tehlikede olduğunu.”
Dünyayı bir cehenneme çeviren bu tabloyu değiştirmek mümkün mü ? İnsanlığın siyasetten bağımsız olarak silahlardan tamamen arındırılmış, doğaya uyumlu ve insani yeni bir dünyayı inşa etmek için mücadele etmesi gerekiyor. Dünyadaşlar “küresel kozmopolit demokrasi” zemininden hareket ederek bu hedefe yönelebilirler.
İnsan tek tipleşip, piyasa toplumunun gönüllü tüketicisi haline gelirken sınır çekme, duvar yapma ve savaşarak öldürme arzusunu cellada aktarmıştır. “Duvar yapan ve düzenli ordu kuran her devletli toplumsallık bir suç ortaklığı örgütlenmesidir.” ( Abdülgaffar el Hayati )
Savaş ya da yoksulluğun olduğu bir ülkeden kaçıp başka bir devletli toplumsallığa sığınanların, sınırları, duvarları zorlarken ölenlerin, sınırlara ulaşıp tecrit kampında tutulanların aslında gidecek bir başka yerleri yoktur.
. Değişirken çelişkileri artan, çözülerek parçalanan, suç ortaklığına dayalı bir dünyada yaşıyoruz.
Küresel ölçekte adaletin, fırsat eşitliğinin ve hukukun bulunmadığı, siyasetin sistemin aparatı olduğu bir durumda yeryüzü tüm canlılar bakımından öngörülemez durumda.
“Yerkürenin suça bulaşması”, “suçun küreselleşmesi” durumuyla mı karşı karşıyayız?
( Zygmunt Bauman- Iskarta Hayatlar: Modernite ve Safraları )
Bu tablo karşısında alternatif bir dünya görüşü nasıl tasarlanabilir? İnsani bir uygarlığı amaçlarken ,buna uygun yeni bir hukuk anlayışı nasıl evrenselleştirilebilir? Bugünkü cehennemi yaratanların değerlerini, gücün öne çıkmasına dayanan evrenselleştirmeyi reddederken, keşfetmemiz gereken uygarlıklar ,kültürler ve değerlerden nasıl yararlanılabilir? Siyasetin ve siyasetçinin, hukukun ve hukukçunun, bilimin ve bilim insanının dışlandığı, entelektüellerin sözünün değer bulmadığı bir gezegende demokratik mücadele hangi zeminde, nasıl yürütülebilir.? Ne yazık ki insanlık bu soruları sormaktan uzakta.
Evrensel hukukun geçerli olmadığı kriminal bir “Dünya Devleti”nden yeni bir başlangıç noktasına nasıl dönülecek, yerküreyi tahrip etmeden, dengelerini bozmadan, kaynaklarını eşit ve adil bir şekilde paylaşma imkanı sağlayacak yeni bir inşa nasıl gerçekleştirilecek. Bu yapılanmanın zihniyeti, temelde silahlanmaya, silahların üretilmesine, savaşa, askeri güce, teknolojinin insanlığın yararı dışındaki alanlarda kullanılmasına, betonlaşmaya, doğanın enerji ve maden aramalarıyla tahribine, insan emeğinin sömürülmesine, insan hakları ihlallerine karşı olmalı.
Sorunun özü budur, ulus-üstü şirketlerin iktidarları yönlendirdiği bir realite karşısında da çözümü zordur. Ancak insanlık umudunu kaybetmemeli, bunu gerçekleştirme çabasından vazgeçmemeli.
Yazarlar
-
Ahmet TAŞGETİRENTürkiye adına şık görüntüler değil 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANİçimizdeki Osmanlıya çok iyi gelir... 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞUR"Aynılar aynı yerde ayrılar ayrı yerde” iyi mi oldu? 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUKomisyon raporu yazılamıyor… Sebep ne? 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha AkyolÖzerk üniversite? 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berrin SönmezGürlek’ten ekranda iddianame savunmasıyla ‘önyargılama’ 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakÇirkin Amerikalı geldi aşka! 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarKürtleri kazanmanın vaktidir 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTANToplumsal Fakirleşmeye Siyasetin Katkısı 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNÜç kırılma 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUKürt Sorunu ve demokrasi ilişkisi üzerine 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet İNSELYitirileni Değil Yeniyi Ararken 27.01.2026 Tüm Yazıları
-
Baskın ORANSuriye olayı ve Türkiye’deki “Süreç” 23.01.2026 Tüm Yazıları
-
DOĞAN ÖZGÜDENTam 80 yıl sonra aynı komplo, aynı ihanet! 22.01.2026 Tüm Yazıları
-
Melih ALTINOKBarzaniler Suriye’de PKK’yı niçin gazlıyor? 21.01.2026 Tüm Yazıları
-
Taner AKÇAMHrant 19 yıldır bizimle bir başka yaşıyor 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Kemal CANSuriye’de olanın adını koymak 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEŞara’nın sakalı 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Doğu Ergilİnanç, siyaset ve şiddet üzerine bir manifesto 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan AlbayrakSadece “Suriye Cumhuriyeti” 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Sedat KAYABarbarlık Çağı 5.01.2026 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdulmenaf KIRAN11. YARGI PAKETİ, YENİ ADALETSİZLİK VE EŞİTSİZLİKLER YARATTI 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet İlhanKararsızlığın Erdemi: Kesinliğin Gölgesinde Düşünmek 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nuray MERTİslamcılık Öldü mü? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat BELGEYüzdük yüzdük 22.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BULAÇHakim sınıfın iki zümresi 11.12.2025 Tüm Yazıları
-
SİBEL HÜRTAŞCHP programı halka ne vadediyor? Nasıl bir parlamenter sistem? 9.12.2025 Tüm Yazıları
-
Galip DALAYOrta Doğu, Trump Amerika’sına Uyum Sağlıyor 3.12.2025 Tüm Yazıları
-
Sezin ÖNEYŞu meşhur “İznik Konsili” 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Zekeriya KurşunDağıstan Cumhuriyeti ve Ayna Gamzatova 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fikret BilaAK Parti çekingen 26.11.2025 Tüm Yazıları
-
Necati KURÇOCUK HAKLARI EVRENSEL BİLDİRGESİ 19.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zeki ALPTEKİNEmeğin Sosyolojisi ve Kapitalizmin Geleceği: Marx vs. Marx 16.11.2025 Tüm Yazıları
-
Mehveş EVİNYerel yönetimlerle işbirliği kültür politikası için hayati 13.11.2025 Tüm Yazıları
-
M.Latif YILDIZÇÖZÜM SÜRECİ KOMİSYON VE EKMEN 12.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zülfü DİCLELİKeşke… 4.11.2025 Tüm Yazıları
-
Etyen MAHÇUPYANKemalizm mi daha ‘iyi’, (Yeni) İttihatçılık mı? (3) 25.10.2025 Tüm Yazıları
-
Hasan Bülent KAHRAMAN‘Parlak gelecek’ ve sol gelecek... 12.10.2025 Tüm Yazıları
-
Metin Karabaşoğluİnsanların devletlerle savaşı 9.10.2025 Tüm Yazıları
-
İlnur ÇEVİKTrump’ın dünyasına hoşgeldiniz… 3.10.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ata UÇUMTERÖRSÜZ TÜRKİYE’YE GEÇİŞ SÜRECİ! 14.09.2025 Tüm Yazıları
-
Hakan AKSAYPutin, Trump’ı parmağında oynatmaya devam ediyor 17.08.2025 Tüm Yazıları
-
Gülçin AVŞARSorumluktan kaçmak umuttan kaçmaktır 12.08.2025 Tüm Yazıları
-
Alper GÖRMÜŞZora girmiş bir anlatı: “ABD emperyalizminin değişmez stratejik hedefi bağımsız Kürt devleti” 1.08.2025 Tüm Yazıları
-
Abdullah KıranYeni süreç ve Suriye denklemi 27.07.2025 Tüm Yazıları
-
Cihan AKTAŞTahran bir kez daha bombalanırken 23.06.2025 Tüm Yazıları
-
Aydın SelcenDemokrasiye giderken cumhuriyetten olmak 17.06.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet ÖZTÜRKÇetin Uygur bir kitaba sığar mı? 10.05.2025 Tüm Yazıları
-
Yüksel TAŞKINİktidar milli iradeyi “tapulu arazisi” sandığı için büyük bir bedel ödeyecek 22.04.2025 Tüm Yazıları
-
Ayhan ONGUNDEMOKRATİK EĞİTİM MÜCADELESİNE ADANMIŞ YAŞAMLAR 21.04.2025 Tüm Yazıları
-
Pelin CENGİZTrump’ın yeni vergileri diye yazılır, ‘post modern merkantilizm’ diye okunur 7.04.2025 Tüm Yazıları
-
Cennet USLUİktidar neden umduğunu bulamadı? 2.04.2025 Tüm Yazıları
-
Hayko BAĞDATSokaklarda yükselen ses 28.03.2025 Tüm Yazıları
-
Halil BERKTAYPKK ve Türk solcuları (4) “Dağlarında gerilla var memleketimin” 16.03.2025 Tüm Yazıları
-
Haluk YurtseverKaosta 'hegemonya' arayışı 11.03.2025 Tüm Yazıları
-
Arzu YILMAZHodri Meydan 10.03.2025 Tüm Yazıları
-
Aydın ÜnalParti ve iktidar 25.02.2025 Tüm Yazıları
-
Ümit KIVANÇİç duvarlar 10.02.2025 Tüm Yazıları
-
İhsan DAĞIİmamoğlu nasıl kurtulur? 1.02.2025 Tüm Yazıları
-
Kemal ÖZTÜRKKürt meselesindeki psikolojik bariyerler 17.01.2025 Tüm Yazıları
-
Münir AKTOLGABATI’DAN FARKLI BİR ÖRNEK OLARAK TÜRKİYE’DE VE ARAP ÜLKELERİNDE DEVRİMCİ DÖNÜŞÜM DİYALEKTİĞİ... 16.12.2024 Tüm Yazıları
-
Cenk DoğanÜRETİCİLERE İLK OLARAK KOOPERATİF LAZIM 4.12.2024 Tüm Yazıları
-
Cevat KORKMAZFiller ve Çimen... 22.11.2024 Tüm Yazıları
-
Tuncer KÖSEOĞLUTamirhanelere giden toplar… 4.11.2024 Tüm Yazıları
-
Ayşe HÜRDevletin Muhteşem Örgütlenmesi: 6-7 Eylül 1955 Pogromu 9.09.2024 Tüm Yazıları
-
Ferhat KENTEL“Maarif” marifetiyle yeni “makbul vatandaş” kurma çabaları 26.07.2024 Tüm Yazıları
-
Banu Güven“Bozkurt” Almanya’da sahaya indi 4.07.2024 Tüm Yazıları
-
İBRAHİM Ö. KABOĞLUDevlet ve yürütme kaç başlı? 27.06.2024 Tüm Yazıları
-
Gürbüz ÖZALTINLICHP’nin normalleşme politikası Erdoğan’a mı yarar? 21.06.2024 Tüm Yazıları
-
Oya BAYDARBir yazamama yazısı 14.06.2024 Tüm Yazıları
-
Bayram ZİLANAK Parti’de değişim gecikiyor mu? 4.06.2024 Tüm Yazıları
-
Soli ÖzelBetül Tanbay'ın gözünden "Gezi"nin tarihi 30.05.2024 Tüm Yazıları
-
Reha RUHAVİOĞLUTürkiye’de Kürtçenin Durumu: Gidişat, İmkânlar ve Fırsatlar 18.05.2024 Tüm Yazıları
-
Atilla AytemurBingöl Erdumlu Kitabı: Film gibi hayat* 24.01.2024 Tüm Yazıları
-
Şahin ALPAY"Ergun Abi"ye veda 10.11.2023 Tüm Yazıları
-
Ahmet ALTANYüzyıllık cumhuriyet başarılı mı başarısız mı? 29.10.2023 Tüm Yazıları
-
Levent GültekinDin, insanları kardeş yapar mı? 26.09.2023 Tüm Yazıları
-
Ayhan AKTARŞair Roni Margulies’in ardından… 7.08.2023 Tüm Yazıları
-
Ceyda KaranBiden ve iki cephede birden yenilgi 30.06.2023 Tüm Yazıları
-
Orhan Kemal CENGİZMuhalefetin sınavı asıl şimdi başlıyor 1.06.2023 Tüm Yazıları

































































































































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
22.01.2026
13.12.2025
4.11.2025
17.10.2025
1.10.2025
7.09.2025
1.09.2025
27.08.2025
7.08.2025
4.06.2025