Yıldıray OĞUR
Seçimlerin ardından muhalefette yenilginin hesaplaşması sürüyor.
Bu hesaplaşmanın en sert yaşandığı parti; her zaman diğer partilere göre parti içi demokrasinin daha iyi olduğu hatta bu yüzden çok başlı ve kaotik görünen, eleştirilebilirlik seviyesi ülke ortalamasının üzerinde olan, eleştirince karşında küfür eden militanları en az bulduğun, kendi seçmenleri ve camiasında muhalefet etmenin maliyeti en düşük olan CHP.
Muhalefet bloğunda hem parti içi hem de parti dışındaki eleştirilerden en az hasar alan parti ise İYİ Parti.
Muhalif kanallarda seçim yenilgisinin faturasını muhafazakâr partilere, Suriyelilere kesmek maliyetsiz hatta alkış garantili, Yeşil ve Sol Parti bile aday çıkarmadığı için suçlanabiliyor ama İYİ Parti ile ilgili eleştiriler düşük desibelden dillendiriliyor.
Çünkü İYİ Parti ve Akşener’in Kılıçdaroğlu’nun adaylığına masadan kalkma hamlesi ile itiraz etmesi “haklı çıkmak” olarak görüldü ve bu bir dokunulmazlık zırhına dönüştü.
Halbuki o hamlenin kendisinin yarattığı haftalar süren tartışmalar ve neden olduğu kafa karışıklığı da Altılı Masa’nın yönetemezliği adına iktidarın tezlerini teyit etmiş, Kılıçdaroğlu’na karşı Sinan Oğan’a giden muhalif oylara dönüşecek bir tepkinin oluşmasına neden olmuş, birbirine düşen muhalefetin itibarından çok şey götürmüştü.
Ama Cumhurbaşkanlığı seçimi dışında da İYİ Parti’nin seçim performansı üzerinde yeterince konuşulmadı.
Yeni kurulan bir parti olarak 2018’de girdiği ilk seçimde yüzde 10 oy alarak büyük bir başarıya imza atan İYİ Parti, bazı anketler yüzde 20’yi zorladığı görünen, pek çok ankette ise 13’ün üzerinde göründüğü bir seçimde yüzde 9,7’ye düştü.
2018 seçimlerinde 4 milyon 970 bin oy alan İYİ Parti bu seçimlerde oyunu 5 milyon 269 bine yükseltti. 4,5 milyon yeni seçmenin de eklendiği seçimde oylarını sadece 300 bin artırabildi. Herhangi bir şehirde birinci olamadı, çok az şehirde ikinci olabildi.
Sürpriz biçimde MHP aldığı 10,1 oyla İYİ Parti’yi geride bıraktı. 2018’de 5 milyon 526 bin oy alan MHP, bu seçimde 5 milyon 476 bine gerileyerek yaklaşık 50 bin oy kaybetmesine rağmen İYİ Parti’den daha fazla oy aldı.
Peki nasıl oldu da sağ-muhafazakar- milliyetçi bir iktidara yönelik tepki oylarının adresi olması beklenen milliyetçi-sağ bir parti yükselen milliyetçiliğe, Sinan Ateş cinayetinin MHP’de yarattığı tahribata rağmen, sağ ve milliyetçi seçmenlerin adresi olamadı?
İYİ Partililerin buna hızlı bir cevabı var: “CHP ile ittifak yapıldığı, HDP dışarıdan ittifakın adayını desteklediği için.”
Peki, gerçekten de bu hızlı cevap doğru mu?
CHP ile ittifak mı İYİ Parti’nin muhafazakar, milliyetçi, merkez sağcı kimliğini gölgede bıraktı?
Yoksa mesele İYİ Parti’nin kendi kimliğinde mi?
Bu sorunun cevabı İYİ Parti’nin kongresinden, içinde ve medyasında yapılmayan tartışmalardan çıkmayacak gibi görünüyor
Ama belki de cevap CHP içindeki tartışmalardadır.
Çünkü ilginç biçimde kamuoyunda İYİ Partili olduğu bilinen pek çok kanaat önderi ve gazeteci, CHP’deki Kılıçdaroğlu tartışmasının haftalardır hararetle içindeler.
CHP Genel merkezi önünde Kılıçdaroğlu’nu istifaya çağıran ilk eylemi bozkurt işareti yapan bir İYİ Partili gencin yapması, seçim öncesi Sinan Oğan ve Muharrem İnce’ye destek açıklayan, İYİ Parti’ye yakın duran bazı televizyon tartışmacılarının CHP’lilerin söylemediği sertlikte Kılıçdaroğlu eleştirileri üzerinde durulmayı hak ediyor.
İYİ Parti, bir süredir CHP içinde bir hizipmiş gibi refleksler veriyor.
Bu aslında Akşener’in iki CHP’li belediye başkanının cumhurbaşkanlığı adaylığı için Kılıçdaroğlu ile karşı karşıya gelmesiyle kristalize olmuştu.
Akşener, iki CHP’li başkan için CHP ile bozuşup masadan kalkmış ve onları partilerine isyan edip Samsun’a çıkmaya çağırmıştı.
CHP ile İYİ Parti arasındaki mesafenin en aza indiği andı bu.
Yani İYİ Parti zorla oturduğu masadaki ittifak yüzünden değil kendi isteğiyle CHP’nin gölgesine girdi, CHP’deki parti içi tartışmaların parçası haline geldi.
Peki bunu neden yaptı? Bu taktiksel bir hata mıydı?
Hayır. Hatta bu taktik bile değildi. Organik bir refleksti.
Çünkü, İYİ Parti ile CHP arasında temel konularda ciddi ideolojik farklılıklar yok. Partilerin tavanlarındaki menşei farklılığı partilerin seçmen kitlelerine doğru gittikçe iyice belirsizleşiyor.
Hatta pek çok konuda CHP kendini aşmaya, muhafazakarlara açılamaya çalışırken, İYİ Parti CHP’den daha fazla CHP’li refleksler veriyor.
Sadece Akşener ve Kılıçdaroğlu’nun son iki yıldaki konuşmalarında kaç kez Atatürk dediğine bakılsa bu yönelimler görülebilir.
Altılı Masa’da muhafazakar partilerle İYİ Parti’nin kurması beklenen yakın ilişkiyi, CHP’nin kurması sadece masadaki Cumhurbaşkanlığı adaylığı dengesiyle ilgili değildi.
İYİ Parti eb başından itibaren pek çok fikri konuda da masadaki muhafazakar partililerle karşı karşıya gelmişti.
DEVA Partisi ile Ergenekon, Balyoz tartışmasını CHP’liler değil, İYİ Partililer yaptı. Saadet Partisi ile İstanbul Sözleşmesi tartışmasında da CHP’liler değil, İYİ Partiler vardı.
Altılı Masa’nın Anayasa değişikliği taslağında hassas konulara girilememesinin sebebi de CHP değil, İYİ Parti’ydi.
İYİ Parti’ye yakın isimler, DEVA, Gelecek partilerinin masada olmaması gerektiği tezinin güçlü savunucuları oldular, Kılıçdaroğlu’nun helalleşme, başörtüsü girişimi gibi adımlarına karşı çıktılar.
Nitekim muhafazakar partilerle ittifakı da İYİ Parti değil, CHP yaptı.
Muhtemelen Akşener de, doğal olarak sahip olduğu muhafazakar-dindar- milliyetçi kimliği yüzünden, 28 Şubat’tan gelen, az kalsın onu AK Parti kurucusu yapacak muhafazakar kesimdeki kredisi yüzünden partinin muhafazakar kaslarına fazla yatırım yapmadı.
Bu eksikliği fark edip yaptığı “Ömer’in Yolu” açılımı ise eklektik bir PR’dan ileri gidemedi.
Çünkü üzerine oturduğu ve seslendiği sosyal tabanla Ömer’in yolu kesişmedi. İYİ Parti, çoktan bu kadar muhafazakarlığı kaldıramayacak, sekülerleşen şehirli milliyetçiler ve sağcıların rağbet gösterdiği bir parti olmuştu.
O yüzden bir muhafazakar AK Parti seçmeni İYİ Parti’ye baktığında bir alternatif göremiyor.
Merkez sağ, muhafazakar bir partiden HDP’den ve mültecilerden hoşlanmayan bir CHP görüyor.
Özellikle İYİ Parti’nin kamu yüzleri, İYİ Partili kamusal aydınlar da bu imajı pekiştiriyor.
Nitekim Meclis’teki yemin töreninde yemin metnindeki Atatürk’ü abartılı vurgulayarak mesaj vermek gibi nostaljik bir Kemalist refleksi vermek de bir CHP’linin değil, bir İYİ Partili milletvekilinin aklına geldi.
Nitekim Kılıçdaroğlu’nun helalleşme ve muhafazakar partilerle ittifak politikasından hoşlanmayan, yani CHP’nin kesmediği CHP’lilerin bir kısmının özellikle Trakya ve Ege’deki illerde İYİ Parti’ye doğru kaydığı görüldü.
Masadan kalkma gibi “AK Parti’ye yarar” gibi görünen hamleler yapılmamış olsaydı, bu oy akışı daha fazla olabilirdi.
İYİ Parti, bütün seçim kampanyasında CHP havuzuna borular döşemiş oradan havuzunu doldurmaya çalışan bir parti gibi göründü.
O yüzden İYİ Partililer de hızlarını alamayıp, haklı olarak kendilerini CHP içindeki liderlik tartışmalarının ortasında buldu.
Ama İYİ Parti’nin bütün bunlardan çıkardığı ders CHP ile arayı açmak, ittifaklardan çekilmek olacak gibi görünüyor.
Bu İYİ Parti’nin alternatifliğini zayıflatmaktan başka bir işe yaramayabilir. Çünkü muhalefetin tek şansı ittifak. Ve ittifaka atarlanmak parti içinde havalı dursa da seçmenler gözünde pek bir şey ifade etmiyor.
Çünkü İYİ Parti’nin CHP sorunu dışında değil, esas olarak içinde.
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarKürtleri kazanmanın vaktidir 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakÇirkin Amerikalı geldi aşka! 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUKürt Sorunu ve demokrasi ilişkisi üzerine 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNÜç kırılma 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTANToplumsal Fakirleşmeye Siyasetin Katkısı 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet İNSELYitirileni Değil Yeniyi Ararken 27.01.2026 Tüm Yazıları
-
Baskın ORANSuriye olayı ve Türkiye’deki “Süreç” 23.01.2026 Tüm Yazıları
-
DOĞAN ÖZGÜDENTam 80 yıl sonra aynı komplo, aynı ihanet! 22.01.2026 Tüm Yazıları
-
Melih ALTINOKBarzaniler Suriye’de PKK’yı niçin gazlıyor? 21.01.2026 Tüm Yazıları
-
Kemal CANSuriye’de olanın adını koymak 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Taner AKÇAMHrant 19 yıldır bizimle bir başka yaşıyor 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan AlbayrakSadece “Suriye Cumhuriyeti” 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Doğu Ergilİnanç, siyaset ve şiddet üzerine bir manifesto 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEŞara’nın sakalı 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Sedat KAYABarbarlık Çağı 5.01.2026 Tüm Yazıları
-
Berrin SönmezŞalvar sevdası “yeni gömlek” ölçütünün habercisi mi? 1.01.2026 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdulmenaf KIRAN11. YARGI PAKETİ, YENİ ADALETSİZLİK VE EŞİTSİZLİKLER YARATTI 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet İlhanKararsızlığın Erdemi: Kesinliğin Gölgesinde Düşünmek 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nuray MERTİslamcılık Öldü mü? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat BELGEYüzdük yüzdük 22.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BULAÇHakim sınıfın iki zümresi 11.12.2025 Tüm Yazıları
-
SİBEL HÜRTAŞCHP programı halka ne vadediyor? Nasıl bir parlamenter sistem? 9.12.2025 Tüm Yazıları
-
Galip DALAYOrta Doğu, Trump Amerika’sına Uyum Sağlıyor 3.12.2025 Tüm Yazıları
-
Zekeriya KurşunDağıstan Cumhuriyeti ve Ayna Gamzatova 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Sezin ÖNEYŞu meşhur “İznik Konsili” 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fikret BilaAK Parti çekingen 26.11.2025 Tüm Yazıları
-
Necati KURÇOCUK HAKLARI EVRENSEL BİLDİRGESİ 19.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zeki ALPTEKİNEmeğin Sosyolojisi ve Kapitalizmin Geleceği: Marx vs. Marx 16.11.2025 Tüm Yazıları
-
Mehveş EVİNYerel yönetimlerle işbirliği kültür politikası için hayati 13.11.2025 Tüm Yazıları
-
M.Latif YILDIZÇÖZÜM SÜRECİ KOMİSYON VE EKMEN 12.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zülfü DİCLELİKeşke… 4.11.2025 Tüm Yazıları
-
Etyen MAHÇUPYANKemalizm mi daha ‘iyi’, (Yeni) İttihatçılık mı? (3) 25.10.2025 Tüm Yazıları
-
Hasan Bülent KAHRAMAN‘Parlak gelecek’ ve sol gelecek... 12.10.2025 Tüm Yazıları
-
Metin Karabaşoğluİnsanların devletlerle savaşı 9.10.2025 Tüm Yazıları
-
İlnur ÇEVİKTrump’ın dünyasına hoşgeldiniz… 3.10.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ata UÇUMTERÖRSÜZ TÜRKİYE’YE GEÇİŞ SÜRECİ! 14.09.2025 Tüm Yazıları
-
Hakan AKSAYPutin, Trump’ı parmağında oynatmaya devam ediyor 17.08.2025 Tüm Yazıları
-
Gülçin AVŞARSorumluktan kaçmak umuttan kaçmaktır 12.08.2025 Tüm Yazıları
-
Alper GÖRMÜŞZora girmiş bir anlatı: “ABD emperyalizminin değişmez stratejik hedefi bağımsız Kürt devleti” 1.08.2025 Tüm Yazıları
-
Abdullah KıranYeni süreç ve Suriye denklemi 27.07.2025 Tüm Yazıları
-
Cihan AKTAŞTahran bir kez daha bombalanırken 23.06.2025 Tüm Yazıları
-
Aydın SelcenDemokrasiye giderken cumhuriyetten olmak 17.06.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet ÖZTÜRKÇetin Uygur bir kitaba sığar mı? 10.05.2025 Tüm Yazıları
-
Yüksel TAŞKINİktidar milli iradeyi “tapulu arazisi” sandığı için büyük bir bedel ödeyecek 22.04.2025 Tüm Yazıları
-
Ayhan ONGUNDEMOKRATİK EĞİTİM MÜCADELESİNE ADANMIŞ YAŞAMLAR 21.04.2025 Tüm Yazıları
-
Pelin CENGİZTrump’ın yeni vergileri diye yazılır, ‘post modern merkantilizm’ diye okunur 7.04.2025 Tüm Yazıları
-
Cennet USLUİktidar neden umduğunu bulamadı? 2.04.2025 Tüm Yazıları
-
Hayko BAĞDATSokaklarda yükselen ses 28.03.2025 Tüm Yazıları
-
Halil BERKTAYPKK ve Türk solcuları (4) “Dağlarında gerilla var memleketimin” 16.03.2025 Tüm Yazıları
-
Haluk YurtseverKaosta 'hegemonya' arayışı 11.03.2025 Tüm Yazıları
-
Arzu YILMAZHodri Meydan 10.03.2025 Tüm Yazıları
-
Aydın ÜnalParti ve iktidar 25.02.2025 Tüm Yazıları
-
Ümit KIVANÇİç duvarlar 10.02.2025 Tüm Yazıları
-
İhsan DAĞIİmamoğlu nasıl kurtulur? 1.02.2025 Tüm Yazıları
-
Kemal ÖZTÜRKKürt meselesindeki psikolojik bariyerler 17.01.2025 Tüm Yazıları
-
Münir AKTOLGABATI’DAN FARKLI BİR ÖRNEK OLARAK TÜRKİYE’DE VE ARAP ÜLKELERİNDE DEVRİMCİ DÖNÜŞÜM DİYALEKTİĞİ... 16.12.2024 Tüm Yazıları
-
Cenk DoğanÜRETİCİLERE İLK OLARAK KOOPERATİF LAZIM 4.12.2024 Tüm Yazıları
-
Cevat KORKMAZFiller ve Çimen... 22.11.2024 Tüm Yazıları
-
Tuncer KÖSEOĞLUTamirhanelere giden toplar… 4.11.2024 Tüm Yazıları
-
Ayşe HÜRDevletin Muhteşem Örgütlenmesi: 6-7 Eylül 1955 Pogromu 9.09.2024 Tüm Yazıları
-
Ferhat KENTEL“Maarif” marifetiyle yeni “makbul vatandaş” kurma çabaları 26.07.2024 Tüm Yazıları
-
Banu Güven“Bozkurt” Almanya’da sahaya indi 4.07.2024 Tüm Yazıları
-
İBRAHİM Ö. KABOĞLUDevlet ve yürütme kaç başlı? 27.06.2024 Tüm Yazıları
-
Gürbüz ÖZALTINLICHP’nin normalleşme politikası Erdoğan’a mı yarar? 21.06.2024 Tüm Yazıları
-
Oya BAYDARBir yazamama yazısı 14.06.2024 Tüm Yazıları
-
Bayram ZİLANAK Parti’de değişim gecikiyor mu? 4.06.2024 Tüm Yazıları
-
Soli ÖzelBetül Tanbay'ın gözünden "Gezi"nin tarihi 30.05.2024 Tüm Yazıları
-
Reha RUHAVİOĞLUTürkiye’de Kürtçenin Durumu: Gidişat, İmkânlar ve Fırsatlar 18.05.2024 Tüm Yazıları
-
Atilla AytemurBingöl Erdumlu Kitabı: Film gibi hayat* 24.01.2024 Tüm Yazıları
-
Şahin ALPAY"Ergun Abi"ye veda 10.11.2023 Tüm Yazıları
-
Ahmet ALTANYüzyıllık cumhuriyet başarılı mı başarısız mı? 29.10.2023 Tüm Yazıları
-
Levent GültekinDin, insanları kardeş yapar mı? 26.09.2023 Tüm Yazıları
-
Ayhan AKTARŞair Roni Margulies’in ardından… 7.08.2023 Tüm Yazıları
-
Ceyda KaranBiden ve iki cephede birden yenilgi 30.06.2023 Tüm Yazıları
-
Orhan Kemal CENGİZMuhalefetin sınavı asıl şimdi başlıyor 1.06.2023 Tüm Yazıları
-
Roni MARGULIESMutlu bitmiş bir göç öyküsü 20.05.2023 Tüm Yazıları
-
Burhanettin DURANTarihi Yol Ayrımındaki Kritik Seçim 6.05.2023 Tüm Yazıları



































































































































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
7.02.2026
2.02.2026
29.01.2026
25.01.2026
22.01.2026
19.01.2026
17.01.2026
13.01.2026
10.01.2026
7.01.2026