Cemil ERTEM
Türkiye’de dün itibariyle yeni bir dönem başladı; siyasetin neresinde durursanız bunu kabul etmek zorundasınız. Başbakan Erdoğan, resmen halkın seçeceği Cumhurbaşkanı adayı... Ama Türkiye’deki bu yeni dönem, aynı zamanda, Avrupa’nın doğusundan Ortadoğu’ya, oradan Kafkasya ve Afrika’ya kadar olan coğrafyada çok önemli ekonomik ve siyasi sonuçlar doğuracak. Erdoğan’ın Cumhurbaşkanı adayı olmaması için bir yılı aşkın süredir nelerin döndüğünü biliyoruz. Peki neden Erdoğan üzerinden -AK Parti’yi de aşarak- darbe ve kalkışmaya kadar varan ve Türkiye’de Mısır-Ukrayna arası bir sonucu tezgahlamaya çalıştılar? Bu soruyu tam bugün herkes sormalı ama bu sorunun tek bir cevabı yok. Bu sorunun ekonominin ve siyasetin tüm alanlarında ayrı ayrı sayısız cevabı var. İşte bu sayısız cevaplar içinden biz süreci belirleyecek önemde olanları buraya aktaralım.
Yeni bir vizyon...
2011 Haziran seçimlerinin hemen sonrasında Erdoğan, çok açık olarak, Türkiye’nin -bkz; seçim sonrası balkon konuşması- bölgesinde etkin bir dış politika uygulayacağını ve ‘ustalık’ dönemi olarak tanımladığı bu dönemde partisinin vizyonuna yönelik hedefleri daha da öne çıkaracağını söylüyordu.
Bu vizyon aslında, bir bakıma Erbakan’ın 28 Şubat’la kesilen yolunu tamamlayacak hedefleri de içinde barındırıyordu. Ama öte yandan, Erdoğan’ın vizyonu, ‘milli görüş’ çizgisini de aşan, soğuk savaş sonrasının yeni koşullarını takip eden, barış ve bölgesel entegrasyon ve buna bağlı olarak yeni bir ekonomi çıkışı ile de anlatılabilir. Esasında bu tespit, dün Erdoğan’ın konuşmasında da saklıydı. Konuşmadaki ‘milli’lik ve İslam vurgusu tam da Erbakan’la başlayan ama 28 Şubat’la kesilen yola, günün koşullarında bir yorumdu.
Tam burada o günlere baktığımızda, Erdoğan’ın dünkü tarihi konuşmasının şifrelerine biraz olsun ulaşabiliriz. O zaman buraya, yani doksanların sonuna doğru ‘milli görüş’ün ne yapmak istediğine bakalım. Bunun aslında tam şimdilerde Erdoğan’ın, CB seçim süreciyle tartışmaya açtığı, yeni kalkınma modelinin nüvesi olduğunu görürüz.
Milli Görüş’ten bugüne...
Erbakan, 1996 yılında, şu iki stratejik adımı atmak istemişti; Türkiye geç kaldığı sanayi devrimini, batı gibi ağır emek istismarına ve emek yağmasına başvurmadan yapmalıdır; bunun için devlet, Batı’nın bize dayattığından ayrı, özgün yol gösterici -düzenleyeci- bir rol üstlenmelidir. Dün Erdoğan’ın yaptığı konuşmadaki ekonomi vurgularına dikkat edersek, burada devletin, bu alandaki kurumlarının yeni dönemde, daha aktif düzenleyeci ve yapıcı bir rol oynayacağını ve bu yönde değişeceğini söyleyebiliriz. Örneğin Erbakan hükümeti şunları yapmak istemişti: KİT’ler borçtan ve yüksek faizden kurtulmalı, kamu bankaları buraya dönük çalışmalı idi. Havuz sistemi ile KİT’lerin borçlanma maliyeti ve faizler düşürülmeli, KİT’ler verimliliği ile piyasadaki fiyat mekanizmasına öncülük etmeli ve özel sektör de bu regülasyon sonucu yeniden oluşmalı idi. Bunlara bağlı olarak, Türkiye’nin yurt dışı -işçi dövizleri gibi- kaynakları getirilmeli, kamunun borçlanma gereği düşürülerek faiz oranlarının, sanayideki kâr oranlarının altında olması sağlanmalı idi. Merkez Bankası dışarıya değil, Türkiye’nin milli çıkarlarına bağlı olmalı ve bu anlamda bir merkez bankası bağımsızlığı öne çıkmalı...
Türkiye, ağır sanayi ile birlikte kendi savunma sanayini kurmalı ve başta D-8 (Türkiye, İran, Pakistan, Bangladeş, Malezya, Mısır ve Nijerya) olmak üzere Türkiye, İslam alemi içindeki ve dışındaki tüm az gelişmiş ülkelerle ağır sanayi ve savunma sanayi işbirliklerine girmeli... Biliyorsunuz, D-8, 22 Ekim 1996 tarihinde, yani 28 Şubat’tan önce İstanbul Deklarasyonu ile kurulmuştu. D-8’in bayrağında 6 yıldız vardı ve bu 6 yıldız şunu anlatıyordu; savaş değil barış, çatışma değil Diyalog, çifte standart değil Adalet, üstünlük değil Eşitlik, sömürü değil Adil Düzen, baskı ve tahakküm değil İnsan Hakları, Hürriyet ve Demokrasi...
Bu altı ilke, bugün başta AB olmak üzere, Batı’nın sırt çevirdiği insani amaçlardır. D-8’in işbirliği esasları da önemliydi; Türkiye sanayi, sağlık ve çevre, Bangladeş kırsal kalkınma, Endonezya yoksullukla mücadele ve insan kaynakları, İran bilim ve teknoloji, Malezya finans, bankacılık ve özelleştirme, Mısır ticaret, Nijerya enerji, Pakistan tarım ve balıkçılık...
1996’dan tam bugüne gelelim... İran’ın ambargoya rağmen teknolojide gösterdiği başarı ortada, Türkiye’nin Erdoğan dönemi sanayileşmesi ve buna dayalı büyümesi, ayrıca İstanbul’un finans merkezi hedefinin yanı sıra bir sağlık merkezi olması bu on yılda ortaya çıkmıştır. Nijerya, yalnız Afrika’nın değil, dünyanın enerji merkezlerinden biridir ancak bu enerji kaynaklarının ortaya çıkmaması, bu kaynakların zenginliğinin Afrika halkına yansımaması için bugün de Nijerya’da Boko Haram gibi örgütlerle Batı her türlü provokasyonu yapmaktadır. Mısır’ın öne çıkarak Türkiye ile birlikte Akdeniz enerji ve ticaret havzasını denetlememesi için yine Batı Mısır’daki darbeyi teşvik etmiş ve el altından desteklemiştir. 1996’dan 2014’e olan gelişmeler gösteriyor ki, D-8 gerçek anlamıyla hayata geçseydi bugün İslam dünyası çok farklı bir yerde olacaktı. Bu süreç, Türkiye’de 28 Şubat’la kesildi. 28 Şubat, bu anlamda yalnız Türkiye’ye karşı değil, İslam dünyasına karşı da yapılmış bir darbeydi ve Türkiye’de 28 Şubat 2001 krizini hazırladı. Ancak bu süreç, ona karşı toplumsal ve siyasi dinamikleri de ortaya çıkardı ki, işte AK Parti ve Erdoğan politikaları, bu dinamiklerin sonucu ortaya çıktı.
Yeni Cumhuriyetin temelleri
Böyle olunca, yalnız Türkiye’yi değil, AB’yi bile kapsayacak, Lozan’ı aşan yeni bir Türkiye hedefi, Erdoğan’ın üçüncü dönem Başbakanlığı sırasında önümüze geldi. Tam burada Erdoğan iki temel alanda tartışma başlattı; bunlardan birincisi siyasi alanda başkanlık sistemi olarak formüle edebileceğimiz yeni bir Türkiye siyasasını tartışmaya açtı. İkincisi de, özellikle Gezi sürecinde, ‘faiz lobisi’ ve daha sonra, 17 Aralık darbe süreci sonrasında, Merkez Bankası üzerinden, yüksek faiz tartışmasına bağlı olarak yeni bir büyüme ve kalkınma modeli tartışmasını başlattı. Aslında bu iki temel alanda Erdoğan’ın açtığı tartışmalar, bize göre, yeni bir cumhuriyetin temelini yukarı çıkaracak taşıyıcı kolonlardı. Tabii buraya Türkiye’nin, tam da bu tarihlerden sonra artarak belirginleşen bölgesel enerji politikalarını ve buna bağlı olarak, Kürt Barışı sürecini eklemek gerek. Çözüm süreci ya da Kürt Barışı süreci, ağırlıkla Erdoğan inisiyatifi olarak gündeme geldi ama bu süreç, politik olduğu kadar, ekonomik bir süreçti de... Çünkü bugün Irak’tan başlayarak Hazar’a hatta Türkmenistan’a kadar uzanan yeni enerji ve ticari entegrasyonunun ilk başlangıcı, hiç şüphesiz, 2008’de GAP Eylem Planı ile ekonomik temelleri atılan çözüm süreci idi. İşte, 1996’da D-8 ile başlayan ve Türkiye’nin yakın bölgesinde, Batı ve Rusya dışında yeni bir ekonomik ve siyasi entegrasyon, bugün 2014 koşullarında devam edecektir.
Burada hemen şu soru akla geliyor; bu, çok önemli tarihsel değişim, hem Türkiye’deki hem de dünyada, şimdiye değin egemen olan ekonomik ve siyasi güçleri aşarak kendisine yol bulacak mıdır; daha doğrusu bu yolun toplumsal, siyasal ve ekonomik karşılığı var mıdır? Evet, hem de şimdiye kadar egemen olan güçlerden daha fazla olarak vardır. İşte bu anlamda, Erdoğan’ın Cumhurbaşkanlığı AK Parti’yi güçten düşürecek hatta bölecek diyenler çok yanılıyor. Bu çok büyük yanılgıdır artık. Bunun simgesel anlatımı da, tüm AK Partili vekillerin imzası ile Erdoğan’ın aday olması olmuştur. Peki muhalefetin adayını muhalefet kaç imzayla daha doğrusu ‘fire’ ile gösterdi. İşte bu simgesel durum bile, Erdoğan’ın yeni siyasetinin çok sağlam toplumsal temeller üzerine oturduğunu göstermektedir. Bu açıdan bu siyasetin önünde, öyle gözüküyor ki, bir Başbakan sorunu da yoktur...
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakÇirkin Amerikalı geldi aşka! 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarKürtleri kazanmanın vaktidir 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUKürt Sorunu ve demokrasi ilişkisi üzerine 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNÜç kırılma 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTANToplumsal Fakirleşmeye Siyasetin Katkısı 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet İNSELYitirileni Değil Yeniyi Ararken 27.01.2026 Tüm Yazıları
-
Baskın ORANSuriye olayı ve Türkiye’deki “Süreç” 23.01.2026 Tüm Yazıları
-
DOĞAN ÖZGÜDENTam 80 yıl sonra aynı komplo, aynı ihanet! 22.01.2026 Tüm Yazıları
-
Melih ALTINOKBarzaniler Suriye’de PKK’yı niçin gazlıyor? 21.01.2026 Tüm Yazıları
-
Kemal CANSuriye’de olanın adını koymak 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Taner AKÇAMHrant 19 yıldır bizimle bir başka yaşıyor 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEŞara’nın sakalı 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Doğu Ergilİnanç, siyaset ve şiddet üzerine bir manifesto 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan AlbayrakSadece “Suriye Cumhuriyeti” 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Sedat KAYABarbarlık Çağı 5.01.2026 Tüm Yazıları
-
Berrin SönmezŞalvar sevdası “yeni gömlek” ölçütünün habercisi mi? 1.01.2026 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdulmenaf KIRAN11. YARGI PAKETİ, YENİ ADALETSİZLİK VE EŞİTSİZLİKLER YARATTI 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet İlhanKararsızlığın Erdemi: Kesinliğin Gölgesinde Düşünmek 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nuray MERTİslamcılık Öldü mü? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat BELGEYüzdük yüzdük 22.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BULAÇHakim sınıfın iki zümresi 11.12.2025 Tüm Yazıları
-
SİBEL HÜRTAŞCHP programı halka ne vadediyor? Nasıl bir parlamenter sistem? 9.12.2025 Tüm Yazıları
-
Galip DALAYOrta Doğu, Trump Amerika’sına Uyum Sağlıyor 3.12.2025 Tüm Yazıları
-
Sezin ÖNEYŞu meşhur “İznik Konsili” 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Zekeriya KurşunDağıstan Cumhuriyeti ve Ayna Gamzatova 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fikret BilaAK Parti çekingen 26.11.2025 Tüm Yazıları
-
Necati KURÇOCUK HAKLARI EVRENSEL BİLDİRGESİ 19.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zeki ALPTEKİNEmeğin Sosyolojisi ve Kapitalizmin Geleceği: Marx vs. Marx 16.11.2025 Tüm Yazıları
-
Mehveş EVİNYerel yönetimlerle işbirliği kültür politikası için hayati 13.11.2025 Tüm Yazıları
-
M.Latif YILDIZÇÖZÜM SÜRECİ KOMİSYON VE EKMEN 12.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zülfü DİCLELİKeşke… 4.11.2025 Tüm Yazıları
-
Etyen MAHÇUPYANKemalizm mi daha ‘iyi’, (Yeni) İttihatçılık mı? (3) 25.10.2025 Tüm Yazıları
-
Hasan Bülent KAHRAMAN‘Parlak gelecek’ ve sol gelecek... 12.10.2025 Tüm Yazıları
-
Metin Karabaşoğluİnsanların devletlerle savaşı 9.10.2025 Tüm Yazıları
-
İlnur ÇEVİKTrump’ın dünyasına hoşgeldiniz… 3.10.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ata UÇUMTERÖRSÜZ TÜRKİYE’YE GEÇİŞ SÜRECİ! 14.09.2025 Tüm Yazıları
-
Hakan AKSAYPutin, Trump’ı parmağında oynatmaya devam ediyor 17.08.2025 Tüm Yazıları
-
Gülçin AVŞARSorumluktan kaçmak umuttan kaçmaktır 12.08.2025 Tüm Yazıları
-
Alper GÖRMÜŞZora girmiş bir anlatı: “ABD emperyalizminin değişmez stratejik hedefi bağımsız Kürt devleti” 1.08.2025 Tüm Yazıları
-
Abdullah KıranYeni süreç ve Suriye denklemi 27.07.2025 Tüm Yazıları
-
Cihan AKTAŞTahran bir kez daha bombalanırken 23.06.2025 Tüm Yazıları
-
Aydın SelcenDemokrasiye giderken cumhuriyetten olmak 17.06.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet ÖZTÜRKÇetin Uygur bir kitaba sığar mı? 10.05.2025 Tüm Yazıları
-
Yüksel TAŞKINİktidar milli iradeyi “tapulu arazisi” sandığı için büyük bir bedel ödeyecek 22.04.2025 Tüm Yazıları
-
Ayhan ONGUNDEMOKRATİK EĞİTİM MÜCADELESİNE ADANMIŞ YAŞAMLAR 21.04.2025 Tüm Yazıları
-
Pelin CENGİZTrump’ın yeni vergileri diye yazılır, ‘post modern merkantilizm’ diye okunur 7.04.2025 Tüm Yazıları
-
Cennet USLUİktidar neden umduğunu bulamadı? 2.04.2025 Tüm Yazıları
-
Hayko BAĞDATSokaklarda yükselen ses 28.03.2025 Tüm Yazıları
-
Halil BERKTAYPKK ve Türk solcuları (4) “Dağlarında gerilla var memleketimin” 16.03.2025 Tüm Yazıları
-
Haluk YurtseverKaosta 'hegemonya' arayışı 11.03.2025 Tüm Yazıları
-
Arzu YILMAZHodri Meydan 10.03.2025 Tüm Yazıları
-
Aydın ÜnalParti ve iktidar 25.02.2025 Tüm Yazıları
-
Ümit KIVANÇİç duvarlar 10.02.2025 Tüm Yazıları
-
İhsan DAĞIİmamoğlu nasıl kurtulur? 1.02.2025 Tüm Yazıları
-
Kemal ÖZTÜRKKürt meselesindeki psikolojik bariyerler 17.01.2025 Tüm Yazıları
-
Münir AKTOLGABATI’DAN FARKLI BİR ÖRNEK OLARAK TÜRKİYE’DE VE ARAP ÜLKELERİNDE DEVRİMCİ DÖNÜŞÜM DİYALEKTİĞİ... 16.12.2024 Tüm Yazıları
-
Cenk DoğanÜRETİCİLERE İLK OLARAK KOOPERATİF LAZIM 4.12.2024 Tüm Yazıları
-
Cevat KORKMAZFiller ve Çimen... 22.11.2024 Tüm Yazıları
-
Tuncer KÖSEOĞLUTamirhanelere giden toplar… 4.11.2024 Tüm Yazıları
-
Ayşe HÜRDevletin Muhteşem Örgütlenmesi: 6-7 Eylül 1955 Pogromu 9.09.2024 Tüm Yazıları
-
Ferhat KENTEL“Maarif” marifetiyle yeni “makbul vatandaş” kurma çabaları 26.07.2024 Tüm Yazıları
-
Banu Güven“Bozkurt” Almanya’da sahaya indi 4.07.2024 Tüm Yazıları
-
İBRAHİM Ö. KABOĞLUDevlet ve yürütme kaç başlı? 27.06.2024 Tüm Yazıları
-
Gürbüz ÖZALTINLICHP’nin normalleşme politikası Erdoğan’a mı yarar? 21.06.2024 Tüm Yazıları
-
Oya BAYDARBir yazamama yazısı 14.06.2024 Tüm Yazıları
-
Bayram ZİLANAK Parti’de değişim gecikiyor mu? 4.06.2024 Tüm Yazıları
-
Soli ÖzelBetül Tanbay'ın gözünden "Gezi"nin tarihi 30.05.2024 Tüm Yazıları
-
Reha RUHAVİOĞLUTürkiye’de Kürtçenin Durumu: Gidişat, İmkânlar ve Fırsatlar 18.05.2024 Tüm Yazıları
-
Atilla AytemurBingöl Erdumlu Kitabı: Film gibi hayat* 24.01.2024 Tüm Yazıları
-
Şahin ALPAY"Ergun Abi"ye veda 10.11.2023 Tüm Yazıları
-
Ahmet ALTANYüzyıllık cumhuriyet başarılı mı başarısız mı? 29.10.2023 Tüm Yazıları
-
Levent GültekinDin, insanları kardeş yapar mı? 26.09.2023 Tüm Yazıları






























































































































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
25.10.2018
24.10.2018
18.10.2018
17.10.2018
25.09.2018
21.09.2018
18.09.2018
11.09.2018