Fehim TAŞTEKİN
Amerikan zırhına bürünmüş soykırımcı İsrail ordusunu kim durduracak? BM Genel Kurulu etkisiz, Güvenlik Konseyi bloke, Lübnan’daki UNIFIL biçare, Filistin’deki UNRWA kurban, Arap Birliği bir hiç. Batılı hegemonyayı kırma iddiasındaki Çin ve Rusya gidişatı etkileyemiyor. Ve şimdi İsrail’in İran’a karşı ABD ile birlikte tasarladığı saldırı için geri sayım devam ediyor.
İsrail liderlerinin ‘vaat edilmiş topraklar’ safsatasıyla sürdürdüğü savaş “Arap dostu” Rusya’nın ve “Filistin dostu” Çin’in çıkarlarını tehdit etme potansiyeli taşıyor. Lakin uyarı ve kınamanın ötesine geçebilen bir karşı duruş gelmiyor.
***
Rusya’nın Suriye’deki vekalet savaşında omuz omuza verdiği İran’la dayanışması sınırlı. İran kamikaze SİHA’larla Ukrayna’da elini güçlendirdiği Rusya’dan umduğunu bulamıyor.
Mao döneminde Çin, Filistinli örgütlere cesurca destek vermiş bir devletti. İsrail’i Asya’daki emperyalizmin üssü olarak görüyordu. Tayvan ne ise İsrail de oydu. Fakat şimdi Çin teknoloji alışverişinde ABD’den sonra İsrail’in ikinci ortağı. Çin temmuzda Pekin’de buluşturduğu Filistinli 14 örgüte birlik anlaşması imzalatıp iki devletli çözüm çerçevesinde Filistin devletinin kurulmasından yana sesini yükseltse de İsrail’le ilişkilerini sakata getirecek ileri adımlar atmıyor. Pekin’in iki yıl önce Suudi Arabistan ve İran’ı barıştıran hamlesi Amerikan hegemonyasına sokulan bir çomaktı. 2021’de İran’la 25 yıllık stratejik ortaklık anlaşmasıyla ilişkilerine derinlik kattı. İki ülke arasında askeri temaslar arttı.
Bu şekilde uluslararası alanda nüfuzunu ticaret ve yatırımlarla sağlarken, çatışma denklemlerinden uzak duran genişleme stratejisine biraz siyasi perspektif de katmış oldu. Amerikan nüfuz alanını daraltabileceğini gösterdi. Ne var ki bu yeni yönelimin altı henüz dolmuş değil. Çin, ABD’nin “yıkıcı küresel liderliğine” karşı “yapıcı küresel liderlik” iddiası için gereken cesaret ve kapasiteye ulaşmadı. Fincancı katırlarını ürkütmeden “az gidip uz gitme” ayarında ilerliyor.
Çin, İran’a yaptırımlardan en fazla yararlanan ülke. İran'ın petrol ihracatının büyük bir bölümünü ucuza kapatıyor. Hayalet tankerler Çin’e yüzüyor. İran’ın özellikle petrol tesislerinin saldırıya uğraması Çin’in çıkarlarına doğrudan darbe vuracaktır. Yine de Çin kolayca İran için topa girmiyor. Yardım edecekse de bunu kılı kırk yararak yapacaktır.
***
Ortada, Orta Doğu’ya yeni bir düzen verme iddiasını taşıyan büyük bir saldırganlık var. Yeni düzende Asya’da belirlenen ortak da Hindistan. Pekin ve Moskova açısından bu saldırganlık İran, Çin, Kuzey Kore ve Rusya’yı şer ekseninde gören ABD’nin çevreleme ve yıpratma savaşının bir parçası olarak ele alınabilir. Fakat bu değerlendirmenin gerektirdiği bir karşı strateji gelişmiyor.
Tabii olası İsrail-İran çatışması ABD’yi de içine çekerse, çıkarlar dünyası şunu fısıldayabilir: Bu durum İran’ı Rusya ve Çin’e daha bağımlı hale getirecektir. Rusya’nın en büyük düşmanı ABD’nin, Orta Doğu ateşinde erimesi Rus ve Çin çıkarlarına hizmet edecektir.
Bataklık senaryosu İran’da kurulursa sonuçları bu çıkarımı yapanların hesaplarını da çok aşar. ABD’nin Afganistan ve Irak’ta işleri batırması haklı olarak tek kutupluluğu lanetleyen söyleme güç kattı. Ama İran’a ulaşan çatışma, Çin ve Rusya’nın da çıkarlarını tehdit edebilir.
Rusya, kolektif Batı ile fiilen bir savaşın içinde olduğu için ondan kartlarını daha açık oynaması beklenebilir. Ama buna fazla yanaşmıyor. Bu tutumu anlamlandırmak için yazılabilecek bir sürü şey var.
Evvela Rusların Ukrayna’da kafaları kalabalık ve defteri düremiyorlar. Orta Doğu’ya ayıracak ne enerjileri ne de mesaileri var. Daha önemlisi denge siyasetinde müthiş bir pragmatizm işliyor.
Ukrayna’ya ayrılması beklenen fonlar ve silahlar İsrail’e yönlendiriliyor.
Dahası ABD ve İngiltere ikilisi askeri kapasitelerini Doğu Akdeniz ve Kızıldeniz’de İsrail için caydırıcılık oluşturmak üzere seferber etmiş durumda. Yani güneyde olanlar kuzeyde Rusya’yı rahatlatıyor.
Çin ve Rusya’nın İsrail’in vahşet siciline yönelik diplomatik tepkileri kolektif batıyı sıkıştırma ve yıpratma hedefinin ötesine geçemiyor.
***
Burada, çelişkiler üreten ulusal çıkarlar konuşuyor.
Rusya, Filistin davasına destek verip Hamas’ı Moskova’da ağırlarken İsrail’le ilişkilere atfettiği önemden zerre miktarı şaşmıyor. Ukrayna savaşına paralel olarak iki ülke arasında yaşanan gerilimler de bu çerçeveyi zorlamadı. Rusya’nın İran’la da yara bere içindeki dostluk ilişkileri 5+1’le nükleer anlaşma sayesinde ısındı, Suriye’de ivme kazandı ve Ukrayna savaşında farklı bir yere geldi. Bu seyir bir müttefiklik ilişkisine evrilmiyor. Sadece eksenler savaşında aynı kefedeler. Paslaşıyorlar ama birbirleri için sonuna kadar savunma taahhüdü altında değiller.
İran’la kapsamlı dayanışma Rusya’nın bölgesel çıkarları açısından fazla riskler barındırıyor. Burada da ulusal çıkarlarda öncelikler sıralaması karşımıza çıkıyor.
İran’ın askeri-nükleer kapasitesini artıran bir Rus rolü, Rusya’nın Körfez ülkeleriyle stratejik çıkarlarını baltalayabilir. Bu, Çin için de geçerli. ABD ile ittifakın İran’a karşı mutlak koruma sağlamadığını fark ettikten sonra Çin ve Rusya ile ilişkileri çeşitlendirmeye giden Körfez ülkelerinin “Alternatifsiz değiliz” diyerek hasım taraflardan daha fazlasını koparma becerisi bir yere kadar Rus-İran ilişkilerinin değişen tabiatını da tolere edebiliyor.
İran’la ilişkiler artsa da Rusya, Ukrayna’da yaptırımlara eşlik etmeyen Körfez blokunun hassasiyetlerine daha duyarlı hale geldi. Mesela Moskova Körfez’de anlaşmazlık konusu olan adalar meselesinde İran’ın tezlerinin karşısında yer aldı. Hassas bir terazi üzerinde duruyor. Kantarın topuzunun kaçtığı noktalar İran’ın Rusya’dan daha fazla silah ve nükleer teknoloji edinmesi olabilir. Ve bir de gözleri Rusya ile İran arasında müzakere edilen stratejik ortaklık anlaşmasında. Bu süreçten İran’ın caydırıcılığını artıracak bir ortaklık çıkarsa Rusya-Körfez ilişkileri nazikleşebilir.
Daha da önemlisi Körfez, İran-İsrail arasındaki misilleme sarmalından dolayı gerilmiş durumda. İran bir yandan bu ülkelerle açtığı yeni sayfaları korumaya çalışıyor, diğer yandan “İsrail’in saldırılarını kolaylaştırırlar” diye parmak sallıyor. Kırmızı çizgiler netleşmiş durumda: Hava sahalarının İsrail jetlerine açılması, İran’ın hareketlerine dair ABD’ye istihbarat sağlanması ve saldırıda Amerikan üslerinin kullandırılması.
İran’ın katılımıyla yapılan Körfez İşbirliği Konseyi toplantısında üye ülkeler ‘tarafsız kalacakları güvencesini’ verdi. Bu güvencenin altında yatan korku da belli: İran’ın petrol ve doğalgaz tesisleri vurulursa İran da boş durmayacak. Ya Hürmüz Boğazı’nı tanker geçişlerine kapatacak ya da ABD’ye ortaklık sunanların tesislerini yakacak. İki durumda da petrol piyasaları allak bullak olacak. İranlılar diplomatik dil kullanıyor ama Irak’taki Ketaib Hizbullah açıkça tehdit etti: “Savaş başlarsa dünya günde 12 milyon varil petrol kaybedecek.”
Şuraya gelmek istiyorum: Rusların İranlılar üzerinde gözetilmesi gereken bir hukuku var. Körfez ülkeleri de Rusya ile iyi ilişkilerin hatırına bir şey istiyor; Tahran’ın dizginlenmesi.
***
İran’la sırt sırta ilişkinin biçimlendirdiği risk haritası Suriye’yi de kapsıyor. Tepeden bakıldığında iki ülke aynı safta. Operasyonlara Ruslar havadan, İran destekli güçler karadan eşlik ediyor. İki güç birbirini tamamlıyor. Fakat Rusya, İran’ın ‘Kudüs Gücü’ ile özdeşleşen ve İsrail’i hedefe koyan bölgesel politikasının Suriye’de yer edinmesini istemiyor. Ayrıca Rusya, Suriye’de merkezi ordunun güçlendirilmesinden yana dururken İran ‘Direniş Ekseni’nin paralelinde milis yapılarını tercih ediyor. O yüzden Rusya, İsrail’in İran ve Hizbullah unsurlarına yönelik saldırılarının önünden çekiliyor. Rusya’nın Suriye çatışmasına dahil olurken ABD ve İsrail’le sağladığı mutabakatlar İran’ın alandaki hareketlerini sınırlayan taahhütler içeriyordu. Bu milislerin Golan Tepeleri’ne yaklaştırılmaması bunlardan biriydi. İsrail yıllardır İran ve Hizbullah’la bağlantılı yapıları bombalarken Ruslar başka tarafa bakıyor. Sadece Rus güçlerini tehlikeye attıklarında dişlerini gıcırdatıyor. Yine de İsrail’e epeyce anlayış gösteriyor. Mesela 2018’de Suriye’ye operasyona giden İsrail jetlerinin tehlikeli manevraları yüzünden bir Rus keşif uçağı Akdeniz’de düştü. Rusya 15 askerini kaybettiği halde Tel Aviv’i sadece 'sorumsuz davranmak'la suçlandı. Türkiye’nin 2015’te düşürdüğü Rus uçağına verilen tepkinin yanında çok zayıftı.
Suriye krizi boyunca Başbakan Benyamin Netanyahu’nun en fazla görüştüğü lider Vladimir Putin’di.
İsrail içinde Rusça konuşan Yahudilerin kalabalık olması da ilişkilere ‘incelik’ katıyor.
2021’de dönemin İsrail Başbakanı Naftali Bennett'in, Moskova’yı ziyaretinde Suriye'deki mutabakat teyit edilmişti. Bennett’e göre ilişkileri güvene dayalıydı ve eşsizdi. Bennett, Suriye’de İran ve Hizbullah’ı hedef alırken Rusya’yı önceden bilgilendirme sözü verdi. Putin de İran ve Hizbullah unsurlarının Golan’dan uzak tutulması taahhüdünü yineledi. Ayrıştıkları nokta İran’dı. Bennett, İran’ın nükleer tesislerini vurma konusunda Rus tutumunun gözden geçirilmesini beklerken Putin’den ‘Hayır’ yanıtını aldı.
***
İran’a gelişmiş silahların verilmesi konusunda sadece Körfez ülkeleri değil İsrail’le ilişkilerin de frenleyici etkisi olabilir. Ruslar 2005’te 5+1 grubu ile nükleer anlaşma sağlandıktan sonra İran’ın S-300 talebini karşıladı ama sıra S-400 ve Su-35 siparişine gelince ipe un serdi. İsrail’in 19 Nisan’da İran’daki S-300 bataryasını vurduğuna dair haberlerden sonra Amerikan basını ağustosta Rusya’nın S-400 ve Murmansk-BN (uzun menzilli elektronik harp sistemi) tedarikine başladığını öne sürdü. Fakat konuyu araştıran Middlebury Institute of International Studies at Monterey’in kapsamlı raporuna göre silahlar henüz teslim edilmedi.
Geçenlerde İsrail bombardımanı Hmeymim Üssü'ne yaklaşınca Ruslar yine alarma geçti. Rusya'nın İsrail Büyükelçisi Anatoly Viktorov’e bakılırsa İsrail’e yapılan uyarı Rus ordusuna zarar verecek eylemlerden kaçınılması ile sınırlı. Yani eski mutabakat hala geçerli.
***
Özetlersek Rusya ve Çin, ABD’nin işini zorlaştıracak ölçüde İran’ı destekleyebilir. Ama bu desteğin bölgedeki diğer ilişkileri örseleme noktasına varması beklenmez. İran da Çin ve Rusya’yı kendi bölgesel çıkarlarından uzaklaştıracak bir çatışmaya sürükleyemez. Öte tarafta Çin ve Rusya Filistin ve Lübnan’dan yana dursalar da İsrail’le ilişkilerini gözden çıkarmaz. Batılı hegemonyaya karşı ‘tepki ekseni’ BRICS+ ve Şanghay İşbirliği Örgütü gibi alternatif platformlarda ivme kazansa da barış, istikrar ve çatışmasızlık süreçlerine dair fazla bir şey vaat etmiyor.
Yazarlar
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRT“Birden dursun istersin seneler olunca mazi. Öyle bir geçer zaman ki…” 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarKürtleri kazanmanın vaktidir 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakÇirkin Amerikalı geldi aşka! 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNÜç kırılma 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTANToplumsal Fakirleşmeye Siyasetin Katkısı 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUKürt Sorunu ve demokrasi ilişkisi üzerine 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet İNSELYitirileni Değil Yeniyi Ararken 27.01.2026 Tüm Yazıları
-
Baskın ORANSuriye olayı ve Türkiye’deki “Süreç” 23.01.2026 Tüm Yazıları
-
DOĞAN ÖZGÜDENTam 80 yıl sonra aynı komplo, aynı ihanet! 22.01.2026 Tüm Yazıları
-
Melih ALTINOKBarzaniler Suriye’de PKK’yı niçin gazlıyor? 21.01.2026 Tüm Yazıları
-
Taner AKÇAMHrant 19 yıldır bizimle bir başka yaşıyor 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Kemal CANSuriye’de olanın adını koymak 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Doğu Ergilİnanç, siyaset ve şiddet üzerine bir manifesto 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEŞara’nın sakalı 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan AlbayrakSadece “Suriye Cumhuriyeti” 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Sedat KAYABarbarlık Çağı 5.01.2026 Tüm Yazıları
-
Berrin SönmezŞalvar sevdası “yeni gömlek” ölçütünün habercisi mi? 1.01.2026 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdulmenaf KIRAN11. YARGI PAKETİ, YENİ ADALETSİZLİK VE EŞİTSİZLİKLER YARATTI 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet İlhanKararsızlığın Erdemi: Kesinliğin Gölgesinde Düşünmek 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nuray MERTİslamcılık Öldü mü? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat BELGEYüzdük yüzdük 22.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BULAÇHakim sınıfın iki zümresi 11.12.2025 Tüm Yazıları
-
SİBEL HÜRTAŞCHP programı halka ne vadediyor? Nasıl bir parlamenter sistem? 9.12.2025 Tüm Yazıları
-
Galip DALAYOrta Doğu, Trump Amerika’sına Uyum Sağlıyor 3.12.2025 Tüm Yazıları
-
Sezin ÖNEYŞu meşhur “İznik Konsili” 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Zekeriya KurşunDağıstan Cumhuriyeti ve Ayna Gamzatova 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fikret BilaAK Parti çekingen 26.11.2025 Tüm Yazıları
-
Necati KURÇOCUK HAKLARI EVRENSEL BİLDİRGESİ 19.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zeki ALPTEKİNEmeğin Sosyolojisi ve Kapitalizmin Geleceği: Marx vs. Marx 16.11.2025 Tüm Yazıları
-
Mehveş EVİNYerel yönetimlerle işbirliği kültür politikası için hayati 13.11.2025 Tüm Yazıları
-
M.Latif YILDIZÇÖZÜM SÜRECİ KOMİSYON VE EKMEN 12.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zülfü DİCLELİKeşke… 4.11.2025 Tüm Yazıları
-
Etyen MAHÇUPYANKemalizm mi daha ‘iyi’, (Yeni) İttihatçılık mı? (3) 25.10.2025 Tüm Yazıları
-
Hasan Bülent KAHRAMAN‘Parlak gelecek’ ve sol gelecek... 12.10.2025 Tüm Yazıları
-
Metin Karabaşoğluİnsanların devletlerle savaşı 9.10.2025 Tüm Yazıları
-
İlnur ÇEVİKTrump’ın dünyasına hoşgeldiniz… 3.10.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ata UÇUMTERÖRSÜZ TÜRKİYE’YE GEÇİŞ SÜRECİ! 14.09.2025 Tüm Yazıları
-
Hakan AKSAYPutin, Trump’ı parmağında oynatmaya devam ediyor 17.08.2025 Tüm Yazıları
-
Gülçin AVŞARSorumluktan kaçmak umuttan kaçmaktır 12.08.2025 Tüm Yazıları
-
Alper GÖRMÜŞZora girmiş bir anlatı: “ABD emperyalizminin değişmez stratejik hedefi bağımsız Kürt devleti” 1.08.2025 Tüm Yazıları
-
Abdullah KıranYeni süreç ve Suriye denklemi 27.07.2025 Tüm Yazıları
-
Cihan AKTAŞTahran bir kez daha bombalanırken 23.06.2025 Tüm Yazıları
-
Aydın SelcenDemokrasiye giderken cumhuriyetten olmak 17.06.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet ÖZTÜRKÇetin Uygur bir kitaba sığar mı? 10.05.2025 Tüm Yazıları
-
Yüksel TAŞKINİktidar milli iradeyi “tapulu arazisi” sandığı için büyük bir bedel ödeyecek 22.04.2025 Tüm Yazıları
-
Ayhan ONGUNDEMOKRATİK EĞİTİM MÜCADELESİNE ADANMIŞ YAŞAMLAR 21.04.2025 Tüm Yazıları
-
Pelin CENGİZTrump’ın yeni vergileri diye yazılır, ‘post modern merkantilizm’ diye okunur 7.04.2025 Tüm Yazıları
-
Cennet USLUİktidar neden umduğunu bulamadı? 2.04.2025 Tüm Yazıları
-
Hayko BAĞDATSokaklarda yükselen ses 28.03.2025 Tüm Yazıları
-
Halil BERKTAYPKK ve Türk solcuları (4) “Dağlarında gerilla var memleketimin” 16.03.2025 Tüm Yazıları
-
Haluk YurtseverKaosta 'hegemonya' arayışı 11.03.2025 Tüm Yazıları
-
Arzu YILMAZHodri Meydan 10.03.2025 Tüm Yazıları
-
Aydın ÜnalParti ve iktidar 25.02.2025 Tüm Yazıları
-
Ümit KIVANÇİç duvarlar 10.02.2025 Tüm Yazıları
-
İhsan DAĞIİmamoğlu nasıl kurtulur? 1.02.2025 Tüm Yazıları
-
Kemal ÖZTÜRKKürt meselesindeki psikolojik bariyerler 17.01.2025 Tüm Yazıları
-
Münir AKTOLGABATI’DAN FARKLI BİR ÖRNEK OLARAK TÜRKİYE’DE VE ARAP ÜLKELERİNDE DEVRİMCİ DÖNÜŞÜM DİYALEKTİĞİ... 16.12.2024 Tüm Yazıları
-
Cenk DoğanÜRETİCİLERE İLK OLARAK KOOPERATİF LAZIM 4.12.2024 Tüm Yazıları
-
Cevat KORKMAZFiller ve Çimen... 22.11.2024 Tüm Yazıları
-
Tuncer KÖSEOĞLUTamirhanelere giden toplar… 4.11.2024 Tüm Yazıları
-
Ayşe HÜRDevletin Muhteşem Örgütlenmesi: 6-7 Eylül 1955 Pogromu 9.09.2024 Tüm Yazıları
-
Ferhat KENTEL“Maarif” marifetiyle yeni “makbul vatandaş” kurma çabaları 26.07.2024 Tüm Yazıları
-
Banu Güven“Bozkurt” Almanya’da sahaya indi 4.07.2024 Tüm Yazıları
-
İBRAHİM Ö. KABOĞLUDevlet ve yürütme kaç başlı? 27.06.2024 Tüm Yazıları
-
Gürbüz ÖZALTINLICHP’nin normalleşme politikası Erdoğan’a mı yarar? 21.06.2024 Tüm Yazıları
-
Oya BAYDARBir yazamama yazısı 14.06.2024 Tüm Yazıları
-
Bayram ZİLANAK Parti’de değişim gecikiyor mu? 4.06.2024 Tüm Yazıları
-
Soli ÖzelBetül Tanbay'ın gözünden "Gezi"nin tarihi 30.05.2024 Tüm Yazıları
-
Reha RUHAVİOĞLUTürkiye’de Kürtçenin Durumu: Gidişat, İmkânlar ve Fırsatlar 18.05.2024 Tüm Yazıları
-
Atilla AytemurBingöl Erdumlu Kitabı: Film gibi hayat* 24.01.2024 Tüm Yazıları
-
Şahin ALPAY"Ergun Abi"ye veda 10.11.2023 Tüm Yazıları
-
Ahmet ALTANYüzyıllık cumhuriyet başarılı mı başarısız mı? 29.10.2023 Tüm Yazıları
-
Levent GültekinDin, insanları kardeş yapar mı? 26.09.2023 Tüm Yazıları
-
Ayhan AKTARŞair Roni Margulies’in ardından… 7.08.2023 Tüm Yazıları
-
Ceyda KaranBiden ve iki cephede birden yenilgi 30.06.2023 Tüm Yazıları
-
Orhan Kemal CENGİZMuhalefetin sınavı asıl şimdi başlıyor 1.06.2023 Tüm Yazıları
-
Roni MARGULIESMutlu bitmiş bir göç öyküsü 20.05.2023 Tüm Yazıları


































































































































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
28.01.2026
20.01.2026
12.01.2026
5.01.2026
30.12.2025
26.12.2025
15.12.2025
8.12.2025
26.11.2025
11.11.2025