Halil BERKTAY
“Yalnız aşkı vardır aşkı olanın” (Cemal Süreya). Onun gibi, bir zamanlar Vietnam ve sadece Vietnam vardı. Herkesin desteklediği, daha doğrusu kimsenin karşı çıkamadığı bir büyük dâvâydı. Vakur ve olgundu. Kendine özgü sadeliği en çok Ho Amca’da ifadesini buluyordu. Uluslararası komünist hareketin bir parçasıydı ama özel günahları, çok karanlık bir arka yüzü yok gibiydi (ya da henüz kimse böyle şeyleri aklına getirmiyordu). Geriye baktığımda daha iyi görüyorum ki, Sovyet tipi, Stalinist bir bürokratizmden de, Çin Kültür Devrimi’nin sekter çılgınlığından da uzaktı. Parçalanmıyor; “öz”ü, “hakiki”si, “öz hakiki”si (ya da M’si, ML’si, İhtilâlci ML’si, İhtilâlci Komünist ML’si) üzerinden küçülerek çoğalmıyordu.
Terörist demiyordu kimse. Öyle tarif edilecek hiçbir eylemleri yoktu. Somut bir durum söz konusuydu; Fransız sömürgeciliği gitmiş, yerini Amerika almıştı. Bu koşullarda, bağımsızlık için yabancı işgaline karşı tam anlamıyla bir kurtuluş mücadelesi veriyordu. Ama silâh fetişizminin (militarizmin devrimci varyantının) zerresi görülmüyordu. Silâh değil halk, insan ön plandaydı. Bu işler ancak ve ancak böyle olur diye teori kurmuyor, model ihraç etmiyor, işgal ordusundan başka kimseyi hedef almıyor, savaşının cakasını satmıyordu.
Onu yapan başkalarıydı : bizde ve hemen her yerde, “Ho Ho Ho Şi Minh; iki, üç, daha fazla Vietnam; Ernesto’ya bin selâm” diye bağıran; reelden çok mecazî anlamda, havada kalaşinkof sallayan; ya da şiddeti, spesifik siyasal amaçların bile ötesinde, psiko-sosyal gerekçelerle savunmaya koyulanlar. Örneğin Frantz Fanon, sömürgeciler “başka bir dilden anlamadığı” için sömürge halkının kendini genel insaniyet kurallarıyla bağlı saymayıp mutlaka şiddetle direnmek zorunda olduğunu öne sürmekle kalmıyor; daha ileri giderek, bu şiddeti, kolonyalist tahakküm ve zorbalığın güdükleştirdiği insan ruhu üzerindeki sağaltıcı etkisi nedeniyle de iyi ve gerekli görüyordu. Bu, “haklı şiddet”in adetâ bir varoluş haline dönüşmesi demekti. (Türkiye tuhaf bir ülke, solcuları da tuhaf solcular. İnternette, bugün bile, hem de bir vicdanî ret sitesinde, her türlü şiddete karşı çıkanlara – ki, vicdanî ret başka nasıl olabilir – sen git biraz Fanon oku gibi şeyler söylendiğini görmek ilginç oluyor.)
Ama işte böyle bir ortama dönüştü 60’ların ikinci yarısı ve 70’ler – başlı başına bir biçim olarak şiddet hayranlığı, ya da şiddet için şiddet tutkusu; silâhlı mücadele dendiği anda bir kendinden geçme, vecd ve istiğrak hali, aldı yürüdü. Ve tabii, bu formalizmin bir adım ötesinde, herkes kendi favori silahlı mücadele şemasına, örgüt modeline ve kahramanlarına sarıldı. 19. yüzyıl Romantiklerini andıran ölüm saplantısıyla Guevara : Nereden ve nasıl gelirse gelsin, savaş sloganlarımız kulaktan kulağa yayılacaksa, silahlarımız elden ele geçecekse ve başkaları mitralyöz sesleri, savaş ve zafer naralarıyla cenazelerimize ağıt yakacaksa, ölüm hoş geldi, safa geldi – bu satırları okuyan kim, Irak veya Libya’daki, havaya rastgele şarjör boşaltma gösterilerine şaşabilir ? Devrimde Devrim kitabıylafoco teorisini yaygınlaştıran Régis Debray. FARC. Tupamaro’lar. Sandinist’ler. Doğu Timor. Çad. Aydınlık Yol. IRA. Basra Körfezi kıyılarında, o sıralar hiçbir haberini atlamadığımız, şimdi ise adlarını asla hatırlayamayacağımız bir yığın “kurtuluş cephesi”. Çeşitli fraksiyonlarıyla FKÖ – El Fetih, Filistin Halk Kurtuluş Cephesi (tabii “komünist,” başka ne olacak : George Habaş), Filistin Demokratik Halk Kurtuluş Cephesi (o da “komünist” ve hattâ “Marksist-Leninist” : Nayif Havatme), Kara Eylül, Irak ve Suriye’deki Baas partilerine bağlı hizipler (Arap Kurtuluş Cephesi, Es-Saika, Filistin Arap Cephesi).
Ve hepsinin arasındaki, habire tırmanan radikalizm ve daha fazla radikalizm ve daha daha fazla radikalizm spiralinde, “haklı şiddet” adına bitmek bilmez bir cinayet, bombalama, rehin alma (bazen de öldürme) zinciri. 1969 ve 70’te, FHKC adına Leyla Halid’in uçak kaçırmaları (ve başında kefiye, elinde AK-47, çağın en popüler “kadın devrimci” ikonasına dönüşmesi). 1972 Münih : bu sefer Kara Eylül’ün (kendi iddiasına göre bizzat Yaser Arafat’ın onayıyla), on bir İsrail sporcusu ve antrenörüyle bir Alman polisini katletmek suretiyle Yaz Olimpiyatlarını kana bulaması. Ardından, bir Lufthansa uçağını da kaçırıp, Batı Alman makamlarını ele geçirdikleri üç militanını serbest bırakmaya zorlaması (ama buna karşılık, İsrail gizli servislerinin “Gençlik Pınarı” ve “Tanrının Gazabı” operasyonlarıyla sayısız Filistinlinin canını alması). Birkaç yıl önce FHKC’ye katılan İliç Ramirez Sanchez’in (nâm-ı diğer Carlos veya Çakal), 1970’lerin ortalarındaki cinayetleri (tersten bakarsanız, kahramanlıkları). 27 Haziran 1976 : gene FHKC’nin, 248 yolcusuyla bir Air France uçağını Uganda’ya kaçırması (ve 4 Temmuz : İsrail komandolarının, 8 militanın, 3 rehinenin ve 45 Uganda askerinin ölümüyle sonuçlanan Entebbe baskını). 25 Eylül 1985 : FKÖ’nün elit “Birim 17”sine mensup silâhlı kişilerin Kıbrıs (Larnaka) açıklarında bir İsrail yatını kaçırıp üç İsrailli turisti öldürmeleri (ve bu sefer de karşılığında, 1 Ekim’de sekiz İsrail F-15’inin Akdeniz’i boydan boya geçip Tunus’taki FKÖ karargâhına saldırması; sonuç, lider kadrolar dahil 70 ölü, 100’ü aşkın yaralı). Sonra bu karşılığın da karşılığında, 7 Ekim 1985 : dört FKC mensubunun Achille Lauro yolcu gemisini kaçırıp, tekerlekli iskemlesinde oturan çaresiz bir sakatı, ABD vatandaşı Leon Klinghoffer’i sırf Yahudi diye öldürerek denize atmaları.
Yüzleşme derken... Sırf devletle değil, biraz da kendi kendimizle yüzleşelim mi, ne dersiniz ? Ne kadarımız alkışlamıştık, hiç olmazsa birkaçını ? Diyelim ki alkışlamadık; cepheden, net bir şekilde karşı çıkabilmiş, kınamış mıydık ? Yoksa susmuş muyduk, o zamanların “tarihsel asimetri”leri uğruna ?
Hiç olmazsa bugün, bu Fanon-vârî şiddet ve karşı-şiddet, misilleme ve karşı-misilleme döngülerinden hiçbir sonuç alınamayacağını algılıyor muyuz ?
Her barış çağrısına “ne yani, onursuzca teslim mi olsunlar” diye karşılık veren “onur savunucusu” süper-solcular : alt tarafı 25-40 yıl öncesinin bu derslerini hatırlıyor musunuz ?
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRT“Birden dursun istersin seneler olunca mazi. Öyle bir geçer zaman ki…” 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeni gelen bakanlara “Hoşgeldiniz” yazısı… 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUİrfan Fidan’dan Akın Gürlek’e… 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZGüvenlik paradigması çağında Kürt Meselesi: Yeni statüko ve arayışlar 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAÖzgür Önderlik – Özgür Rojava – Jin, Jiyan, Azadî... 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha AkyolYine yolsuzluk sorunu 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRVe siyasallaşan yargıda yeni eşik 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKANDemirel’in köprüsünü sattırmam… Özal’ın köprüsünü sattırmam… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanEvrensel hukuk ilkesini rafa kaldırdığınızda neler olur? 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuBir yakın takip hikayesi bizimkisi… 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçCHP çok iyi bir şey yaptı 4.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KirasAmerika İran’a saldırır mı saldırmaz mı? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALKürt milliyetçiliği bilincini yok etmek istiyorlar… 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarKürtleri kazanmanın vaktidir 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakÇirkin Amerikalı geldi aşka! 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUKürt Sorunu ve demokrasi ilişkisi üzerine 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRİmamoğlu dediler, ucu yine AKP’ye çıktı! 110 milyon tazminat sözü vermişler 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTANToplumsal Fakirleşmeye Siyasetin Katkısı 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNÜç kırılma 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet İNSELYitirileni Değil Yeniyi Ararken 27.01.2026 Tüm Yazıları
-
Baskın ORANSuriye olayı ve Türkiye’deki “Süreç” 23.01.2026 Tüm Yazıları
-
DOĞAN ÖZGÜDENTam 80 yıl sonra aynı komplo, aynı ihanet! 22.01.2026 Tüm Yazıları
-
Melih ALTINOKBarzaniler Suriye’de PKK’yı niçin gazlıyor? 21.01.2026 Tüm Yazıları
-
Kemal CANSuriye’de olanın adını koymak 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Taner AKÇAMHrant 19 yıldır bizimle bir başka yaşıyor 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan AlbayrakSadece “Suriye Cumhuriyeti” 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Doğu Ergilİnanç, siyaset ve şiddet üzerine bir manifesto 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEŞara’nın sakalı 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Sedat KAYABarbarlık Çağı 5.01.2026 Tüm Yazıları
-
Berrin SönmezŞalvar sevdası “yeni gömlek” ölçütünün habercisi mi? 1.01.2026 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdulmenaf KIRAN11. YARGI PAKETİ, YENİ ADALETSİZLİK VE EŞİTSİZLİKLER YARATTI 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet İlhanKararsızlığın Erdemi: Kesinliğin Gölgesinde Düşünmek 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nuray MERTİslamcılık Öldü mü? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat BELGEYüzdük yüzdük 22.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BULAÇHakim sınıfın iki zümresi 11.12.2025 Tüm Yazıları
-
SİBEL HÜRTAŞCHP programı halka ne vadediyor? Nasıl bir parlamenter sistem? 9.12.2025 Tüm Yazıları
-
Galip DALAYOrta Doğu, Trump Amerika’sına Uyum Sağlıyor 3.12.2025 Tüm Yazıları
-
Zekeriya KurşunDağıstan Cumhuriyeti ve Ayna Gamzatova 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Sezin ÖNEYŞu meşhur “İznik Konsili” 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fikret BilaAK Parti çekingen 26.11.2025 Tüm Yazıları
-
Necati KURÇOCUK HAKLARI EVRENSEL BİLDİRGESİ 19.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zeki ALPTEKİNEmeğin Sosyolojisi ve Kapitalizmin Geleceği: Marx vs. Marx 16.11.2025 Tüm Yazıları
-
Mehveş EVİNYerel yönetimlerle işbirliği kültür politikası için hayati 13.11.2025 Tüm Yazıları
-
M.Latif YILDIZÇÖZÜM SÜRECİ KOMİSYON VE EKMEN 12.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zülfü DİCLELİKeşke… 4.11.2025 Tüm Yazıları
-
Etyen MAHÇUPYANKemalizm mi daha ‘iyi’, (Yeni) İttihatçılık mı? (3) 25.10.2025 Tüm Yazıları
-
Hasan Bülent KAHRAMAN‘Parlak gelecek’ ve sol gelecek... 12.10.2025 Tüm Yazıları
-
Metin Karabaşoğluİnsanların devletlerle savaşı 9.10.2025 Tüm Yazıları
-
İlnur ÇEVİKTrump’ın dünyasına hoşgeldiniz… 3.10.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ata UÇUMTERÖRSÜZ TÜRKİYE’YE GEÇİŞ SÜRECİ! 14.09.2025 Tüm Yazıları
-
Hakan AKSAYPutin, Trump’ı parmağında oynatmaya devam ediyor 17.08.2025 Tüm Yazıları
-
Gülçin AVŞARSorumluktan kaçmak umuttan kaçmaktır 12.08.2025 Tüm Yazıları
-
Alper GÖRMÜŞZora girmiş bir anlatı: “ABD emperyalizminin değişmez stratejik hedefi bağımsız Kürt devleti” 1.08.2025 Tüm Yazıları
-
Abdullah KıranYeni süreç ve Suriye denklemi 27.07.2025 Tüm Yazıları
-
Cihan AKTAŞTahran bir kez daha bombalanırken 23.06.2025 Tüm Yazıları
-
Aydın SelcenDemokrasiye giderken cumhuriyetten olmak 17.06.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet ÖZTÜRKÇetin Uygur bir kitaba sığar mı? 10.05.2025 Tüm Yazıları
-
Yüksel TAŞKINİktidar milli iradeyi “tapulu arazisi” sandığı için büyük bir bedel ödeyecek 22.04.2025 Tüm Yazıları
-
Ayhan ONGUNDEMOKRATİK EĞİTİM MÜCADELESİNE ADANMIŞ YAŞAMLAR 21.04.2025 Tüm Yazıları
-
Pelin CENGİZTrump’ın yeni vergileri diye yazılır, ‘post modern merkantilizm’ diye okunur 7.04.2025 Tüm Yazıları
-
Cennet USLUİktidar neden umduğunu bulamadı? 2.04.2025 Tüm Yazıları
-
Hayko BAĞDATSokaklarda yükselen ses 28.03.2025 Tüm Yazıları
-
Halil BERKTAYPKK ve Türk solcuları (4) “Dağlarında gerilla var memleketimin” 16.03.2025 Tüm Yazıları
-
Haluk YurtseverKaosta 'hegemonya' arayışı 11.03.2025 Tüm Yazıları
-
Arzu YILMAZHodri Meydan 10.03.2025 Tüm Yazıları
-
Aydın ÜnalParti ve iktidar 25.02.2025 Tüm Yazıları
-
Ümit KIVANÇİç duvarlar 10.02.2025 Tüm Yazıları
-
İhsan DAĞIİmamoğlu nasıl kurtulur? 1.02.2025 Tüm Yazıları
-
Kemal ÖZTÜRKKürt meselesindeki psikolojik bariyerler 17.01.2025 Tüm Yazıları
-
Münir AKTOLGABATI’DAN FARKLI BİR ÖRNEK OLARAK TÜRKİYE’DE VE ARAP ÜLKELERİNDE DEVRİMCİ DÖNÜŞÜM DİYALEKTİĞİ... 16.12.2024 Tüm Yazıları
-
Cenk DoğanÜRETİCİLERE İLK OLARAK KOOPERATİF LAZIM 4.12.2024 Tüm Yazıları
-
Cevat KORKMAZFiller ve Çimen... 22.11.2024 Tüm Yazıları
-
Tuncer KÖSEOĞLUTamirhanelere giden toplar… 4.11.2024 Tüm Yazıları
-
Ayşe HÜRDevletin Muhteşem Örgütlenmesi: 6-7 Eylül 1955 Pogromu 9.09.2024 Tüm Yazıları
-
Ferhat KENTEL“Maarif” marifetiyle yeni “makbul vatandaş” kurma çabaları 26.07.2024 Tüm Yazıları
-
Banu Güven“Bozkurt” Almanya’da sahaya indi 4.07.2024 Tüm Yazıları
-
İBRAHİM Ö. KABOĞLUDevlet ve yürütme kaç başlı? 27.06.2024 Tüm Yazıları
-
Gürbüz ÖZALTINLICHP’nin normalleşme politikası Erdoğan’a mı yarar? 21.06.2024 Tüm Yazıları
-
Oya BAYDARBir yazamama yazısı 14.06.2024 Tüm Yazıları
-
Bayram ZİLANAK Parti’de değişim gecikiyor mu? 4.06.2024 Tüm Yazıları
-
Soli ÖzelBetül Tanbay'ın gözünden "Gezi"nin tarihi 30.05.2024 Tüm Yazıları
-
Reha RUHAVİOĞLUTürkiye’de Kürtçenin Durumu: Gidişat, İmkânlar ve Fırsatlar 18.05.2024 Tüm Yazıları
-
Atilla AytemurBingöl Erdumlu Kitabı: Film gibi hayat* 24.01.2024 Tüm Yazıları
-
Şahin ALPAY"Ergun Abi"ye veda 10.11.2023 Tüm Yazıları
-
Ahmet ALTANYüzyıllık cumhuriyet başarılı mı başarısız mı? 29.10.2023 Tüm Yazıları
-
Levent GültekinDin, insanları kardeş yapar mı? 26.09.2023 Tüm Yazıları
-
Ayhan AKTARŞair Roni Margulies’in ardından… 7.08.2023 Tüm Yazıları
-
Ceyda KaranBiden ve iki cephede birden yenilgi 30.06.2023 Tüm Yazıları
-
Orhan Kemal CENGİZMuhalefetin sınavı asıl şimdi başlıyor 1.06.2023 Tüm Yazıları
-
Roni MARGULIESMutlu bitmiş bir göç öyküsü 20.05.2023 Tüm Yazıları
-
Burhanettin DURANTarihi Yol Ayrımındaki Kritik Seçim 6.05.2023 Tüm Yazıları



































































































































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
10.03.2025
8.03.2025
8.03.2025
6.03.2025
10.02.2025
29.01.2025
25.01.2025
16.01.2025
24.12.2024
20.11.2024