İhsan DAĞI
Önümüzde üç seçim var. Bu seçimlerde oy hesapları yaparak ortamı gerenler memleketin bu gerilime dayanacağını nereden biliyorlar? Dışarıda neredeyse herkesle kavgalı hale geldik.
İçeride de herkes herkesle kavga ediyor... Cepheler karşılıklı bile değil artık. İnsanlar yanındakine, önündekine, arkasındakine de yaylım ateşi açıyorlar. Sanki en çok kişiyi hedef alıp vurana birileri ödül verecek! Bu gerginliğe ne ekonomi dayanır, ne demokrasi. Herkes kaybedecek, ama kaybedecek çok şeyleri olanlar var. Son yıllarda işleri yolunda olan, hem para hem itibar kazanan, şirketleri, grupları büyüyen, artık horlanmayıp saygı gören insanlar... Tüm kazanımlarını bir anda kaybedebileceğini düşünenler... Umulur ki onlar devreye girer, sükunet telkin ederler ve muhataplarını ikna ederler. Çünkü bu kavgayı sürdüren siyasetçiler kazansa bile onlar kaybedecekler... İstikrarını, güvenirliğini, sağduyusunu, barışını kaybeden bir ülkede siyasetçiler hâlâ kazanabilirler bir süre daha, ama toplum kaybeder.
Olup bitenleri ısrarla anlamak istemeyenler olabilir, ama ben meselenin anlaşıldığını düşünüyorum, hem de baştan beri... O nedenle zaten gerilim tırmandırılıyor, komplo teorileri gündeme getiriliyor, taciz atışları sürüyor. İçeride başı sıkışan bütün yönetimler bir yandan dışarıyla kavgalarını alevlendirirler, öte yandan da iç düşmanlar icat ederler. Bunun sayısız örnekleri var, birincisi de bildiğimiz ‘eski Türkiye’.
Popülist nedenlerle, milleti gaza getirmek için dünyayla kavga etmeye kalkışmak kendi ayağına sıkmaktan farksız değildir. Bir süre işe yarar dünyayla kavgaya tutuşmak, bütün dünyanın sizi, sizin ülkenizi hedef haline getirdiğini söylemek. Böylece tabandaki dayanışma güçlenir, lidere mutlak itaat fikri yenilenir, muhalefeti düşmanla işbirliği yaptı diye etkisizleştirmek, itibarsızlaştırmak mümkün hale gelir vs... Ama sonunda dışarıdan izole oldukça içerideki sorunlarınız derinleşir, tepkileri sindirmek için otoriterlik dozunuz artar, baskılar arttıkça tepkiler de büyür... Böyle bir döngüden en maharetli siyasetçi bile kazançlı çıkamaz. Üstelik siyasetçilerin germek yerine barıştırarak, uzlaştırarak da seçim kazanması mümkün. Türkiye’de merkez seçmenin temel oy verme saiklerinden birisi istikrardır. İstikrarı bozucu, kavgacı, gerilim yaratan siyasetçiler bir kısım ideolojik kesimlerin hoşuna gidebilir, ama ‘merkez’ seçmeni kaçırır.
İçeride ve dışarıda kavgaya tutuşmuş bir görüntü ‘işini yapmak’ için barışa ihtiyacı olan iş çevrelerini, sivil kesimleri rahatsız eder. Bir Gezi olayı yaşadık, olayın iç dinamiklerine bakmak istemeyenler, protestoların nedenine gözlerini kapayanlar veya siyaseten bir gerginlik stratejisi izleyenler bütün sorumluluğu dış düşmanlara ve içerideki işbirlikçilerine indirgemiş haldeler.
Muhalefete ‘düşman’ dediğiniz anda akıl da, analiz de, iç barış da bitmiştir. Bunu yıllarca Kemalist vesayet rejimi yaptı. Bir yandan ‘dört yanımız düşmanlarla çevrili’ hikâyeleri anlatıp milleti korkutarak vesayet otoriterizmini örtmeye çalıştılar, öte yandan da iç düşman avcılığı yaparak toplumu birbirine kuşku ile bakar hale getirdiler. Vesayet rejimini yenip, onun akıl yolunda gitmek doğru mu? Hani memleket değişmiş ‘yeni Türkiye’ olmuştu? Bu ‘iç ve dış düşman’ imal etme alışkanlığı oldukça ‘eski’ bir alışkanlık oysa.
En az on yıldır ‘yabancıların, Batı’nın, siyonistlerin komploları’ söylemine kulaklarını tıkayan sağ, dindar ve muhafazakâr taban gazetelerinin ve siyasal liderlerinin bu eski dile savrulmalarını nasıl karşılıyor acaba? Son günlerde savunma güdüsüyle estirilen komploculuk, yabancı düşmanlığı, Batı karşıtlığı rüzgârı eğer dindar-muhafazakâr tabanı yeniden etkisi altına alırsa yazık olur şimdiye kadarki değişim sürecine...
Yazarlar
-
Gökhan BACIKErken Cumhuriyet dönemi eleştirileri: Revizyonizm mi, Türk usülü “woke” mu? 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİVicdansız senenin kelimesi dijital vicdanmış 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Taha AkyolKara bir yıl 2025 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciOkudukça yoksullaşan bir ülkeyiz 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYA2026’ya Girerken; Barış, Demokratik Toplum ve Enternasyonal Özgürlük Yürüyüşü... 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEBölücüler ve Ülkücüler 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünGemini’ye göre 2026’da Türkiye… 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ocaktan2026’da deliler çağına karşı bir umut ışığı yanar mı? 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURHavf ve reca arasında yeni bir yıla... 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORU2026: Beklentiler, beklentiler… 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİNAfrika Boynuzu’ndaki oyun: İsrail kime şah çekti? 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUÇözüm için mücadele demokrasi için mücadeledir 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENNasıl anılmak isterdiniz? 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZTürkiye’ye özgü sürecin muhasebesi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞUlus devlet, milli egemenlik, çevre, insan hakları, uyuşturucu ve Venezuela 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçLeyla Zana ve Gözde Şeker ne yaptı? 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇER23 yılın en kötüsü 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞYENİ YILDA DA KURU EKMEK BİZİ BEKLİYOR… 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRTürkiye'de davaların portresine kısa bir bakış: Hâlâ en güçlü ortak talep neden adalet? 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRUyuşturucu dosyasındaki sürpriz isim! "Cumhurbaşkanımızın tensipleri ile…" 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKANİktidar medyası infilak etti 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRTBir fotoğraf karesinden çok daha ötesi... 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENRaporların Gösterdiği 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdulmenaf KIRAN11. YARGI PAKETİ, YENİ ADALETSİZLİK VE EŞİTSİZLİKLER YARATTI 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALRTÜK ve basın özgürlüğüne geçit yok… 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Kemal CAN2025 giderken 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraYılın Kelimesi 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet İlhanKararsızlığın Erdemi: Kesinliğin Gölgesinde Düşünmek 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUÜlke siyasetin neresinde, hangi evresinde? 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuSuriye, güvenlik ve 15 milyon bağımlı… 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANLeyla Zana vakası bir gösterge. Ama neyin? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTAN100 Bin Dolar Kazanan “Yeni Yoksul” Mu? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalSovyetler ve Bookchin 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nuray MERTİslamcılık Öldü mü? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mustafa Karaalioğlu‘Entegre strateji’ varsa, niye tek yönünü görüyoruz? 25.12.2025 Tüm Yazıları
-
Doğu ErgilGüvenlikten kimliğe, inkârdan yurttaşlığa 24.12.2025 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanKomisyonda uzlaşma çıkmazsa süreç yine de ilerler mi? 24.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİSekülerleşme sorunu veya Müslümanlar nasıl modernleşecek? 23.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat BELGEYüzdük yüzdük 22.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayPax Americana sonrası Almanya: Yeşil dönüşümden askeri Keynesçiliğe 21.12.2025 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarThank you Ahmed 19.12.2025 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNKüfürbazlar ve ötesi 19.12.2025 Tüm Yazıları
-
İbrahim KirasAK Parti hariç herkes CHP 19.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakNüfusumuz dibe vururken! 18.12.2025 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselPara politikasında sınav zamanı 18.12.2025 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKEN"O Yıl", hangi yıl? 15.12.2025 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRBu durumda AİHM yetkilileri de Trump’tan yardım istesin… 13.12.2025 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENGüney Amerika’da büyüyen gölge 13.12.2025 Tüm Yazıları
-
Berrin Sönmezİktidar politikası ters mi tepiyor, tersine mi işletiliyor? 13.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞEntelektüel üretimin kaybı-Rejimin vesayeti-Siyasetin iflası 13.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANBahis oynayan bakan kim?.. CASUS KİM?.. 12.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrta sınıf nereye gitti? 12.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BULAÇHakim sınıfın iki zümresi 11.12.2025 Tüm Yazıları























































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
13.01.2025
10.05.2024
11.04.2024
8.04.2024
3.01.2024
25.12.2023
13.12.2023
16.10.2023
9.10.2023
17.06.2023