Levent Gültekin
1930’lu yıllarda diktatörlük rüzgarının estiği Avrupa’da demokrasilerini kurtarmayı başaran iki ülke var.
Bunlarda biri Belçika bir diğeri ise Finlandiya.
Finlandiya’da, 1929 yılında Lapua Hareketi iktidara geliyor.
İlk önce komünistlere siyaset yasağı getirme amaçlı adımı atıyor ve muhalefetten de bu anlamda destek görüyor.
Ayağı iyice yer eden faşist Lapua Hareketi, İtalya’nın faşist lideri Mussolini’ye özenerek ülkede geniş katılımlı bir yürüyüş düzenliyor ve bu sefer de Sosyal Demokrat Parti’yi hedef alıyor.
Bu yürüyüşte, isteklerinin kabul edilmemesi halinde şiddete başvuracaklarını ilan ediyor.
Sonrasında Lapua Hareketi’ne bağlı çeteler; sendikacı, siyasetçi, sivil toplumcu bine yakın kişiyi kaçırıyorlar.
Durumun giderek kontrolden çıktığını, ülkede faşist bir diktatörlük kurulduğunu fark eden Finlandiya muhalefet partileri ilginç bir yöntemle bir araya geliyorlar.
Muhalefete mensup farklı partilerden siyasetçiler partilerinden istifa ederek Yasallık Hareketi’ni kuruyorlar.
Hareketin tek bir amacı var: Demokrasiye yeniden işlerlik kazandırmak.
Yasallık Hareketi, muhalefetin birlik olmasının ortaya çıkardığı heyecan, birlikteliğin yarattığı etki ve arkasına aldığı toplumsal destekle iktidarı erken seçime zorluyor.
Yapılan ilk seçimi kazanan Yasallık Hareketi bu yöntemle Finlandiya’nın demokrasisini kurtarıyor.
Peki benzer bir model Türkiye’de de uygulanabilir mi?
CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu geçtiğimiz günlerde yaptığı açıklamada Türkiye’nin bir demokrasi cephesine ihtiyacı olduğunu söylemişti.
Fakat bütün bu çağrılar partilerden somut bir adım gelmediği için hep sözde kalıyor.
Bunda kuşkusuz farklı partilerin bir araya gelmesindeki zorluğun, muhalefete mensup partilerin kendi aralarındaki farklılıkları tartışma konusu yapmalarının büyük etkisi var.
Nasıl bir araya gelinecek? Demokrasi cephesi tam olarak nasıl oluşturulacak? Partiler teknik olarak bu birlikteliğe nasıl katılacak ve bu birliktelik hangi temel ilkeler etrafında sağlanacak?
Bütün bu sorulara sağlıklı bir cevap bulanamadığı için ne yazık ki somut bir adım da atılamıyor.
Finlandiya modelini okuduğumda benzer bir yöntemin Türkiye’de de uygulanabileceğini düşündüm.
“Kolay değil” dediğinizi duyar gibiyim.
Hiçbir şeyin kolay olmadığının ben de farkındayım.
Ama ülkenin içinde bulunduğu durum artık muhalefetin genel geçer siyaset anlayışından sıyrılıp imkansızı başarmasını mecbur kılıyor.
Çünkü siyasetin zemini iktidar tarafından yok edilmiş, demokrasi, hukuk bütünüyle rafa kaldırılmış, ülkede tek adam rejimi kurulmuşken dahası rejim değişikliği sonucunda tek başına bir partinin herhangi bir varlık gösteremeyeceği ortadayken oy hesabı yapmak, her şey normalmiş, ülkede siyaset yapılabilirmiş gibi davranmak anlaşılır bir tutum değil.
Hal buyken muhalefet partilerinin farklılıklarını bir tarafa bırakıp en temel ilkeler etrafında bir araya gelmesi ve ülkeyi sıkıştığı bu açmazdan çıkaracak ortak bir politika izlemeleri gerekiyor.
Birliktelikten başka bir yol yok. Aksi takdirde ülke büyük bir yıkıma sürüklenecek ve durum daha da içinden çıkılmaz bir hal alacak.
Peki bu model Türkiye’de nasıl uygulanır?
Adı ister Demokrasi Hareketi olsun ister Çıkış Hareketi.
Bir hareket kurulacak, bütün muhalefet partilerinden kimi siyasetçiler partilerinden istifa edip bu harekete katılacak.
Sadece siyasetçiler değil, toplumun bütün kesimlerinden gençlerin ve kadınların da aktif olarak görev alabileceği bir yapıya dönüştürülecek.
Hareketin başına da bütün muhalefet partilerinin onay verdiği, sıcak baktığı bir isim getirilecek.
Hangi değerler etrafında bir araya gelinecek?
Muhalefet partilerinin parti programlarını incelediğimizde ve söylemlerine baktığımızda şu değerler etrafında bir araya gelmeleri mümkün.
1 – Çoğulcu demokrasi
2 – Yasama ve yürütmenin ayrı olduğu, denge denetlemenin sağlandığı güçlü bir parlamenter sistem
3 – Bağımsız ve tarafsız yargı
4 – Özgürlükçü laiklik
Bu dört madde dışındaki bütün farklı tartışma konuları, öncelikler geçiş sürecinde rafa kaldırılacak ve tartışma konusu yapılmayacak.
Böyle bir hareketin nasıl bir yararı olur?
Muhalefetin mevcut iktidar karşısında etkili olamamasının en temel nedenlerinden biri her partinin önceliğinin farklı olması ve bu farklılıklarının iktidar tarafından bir çatışma unsuru olarak kullanılması.
Bir hareket çatısı altında toplanmak, iktidarın sıklıkla kullandığı farklılıkları çatışmaya dönüştürme politikasını etkisizleştirecek.
Hem toplumsal bir birliktelik oluşacak hem de amaç ve duygu birliği sağlanacak.
Verilen mücadelenin filan partinin, falan toplum kesiminin iktidar mücadelesi değil, hep birlikte verilen bir demokrasi mücadelesi olduğu topluma gösterilmiş olacak.
Partilisi, partisizi muhalefet arasındaki dağınıklık, kopukluk giderilmiş olacak.
Diğer taraftan muhalefette üslup ve yöntem birliği sağlanmış olacak.
Biz ve onlar, sen-ben ayrımını ortadan kaldıracak; demokrasiden, hukuktan, adaletten yana olanlar ve otoriter yönetimden yana olanlar diye ülkede belirgin ve tek bir ayrım oluşacak.
Hareketin merkezinden üretilen bütün materyallerin ve dokümanların topluma ulaştırılmasında bütün partilerin taraftarları, mensupları, seçmenleri aktif rol alabilecek.
Hepsinden önemlisi de dindar-ateist, başı açık-başı kapalı, Alevi-Sünni ve bütün farklı kimliklerden insanların ülkeleri için aynı amaç uğruna bir çatı altında toplanmasını sağlayacak.
Demokratik, barışçı, iktidarı zorlayıcı ortak bir politika, yöntem oluşmasını kolaylaştıracak.
İktidar böyle bir hareket karşısında nasıl bir politika izler?
Kişisel kanaatim bu saatten sonra iktidarın ne dediğinin, ne yapacağının bir kıymeti yok.
İktidarın alacağı muhtemel tavra göre politika belirleme zayıflığından kurtulmak gerekiyor.
İktidarın hareket aleyhine yapacağı anti propagandanın, şeytanlaştırma politikalarının oluşacak heyecan dalgası nedeniyle toplumda etki etmeyeceğini düşünüyorum.
Peki muhalefet böyle bir hareket kurabilir mi?
Kurmak zorundalar. Bu birlikteliği oluşturmak zorundalar. Risk almalılar.
Kararlı, dirayetli, cesur politikalara yönelmeliler.
Kendi parti çıkarlarından vazgeçtiklerini ülke için bir araya geldiklerini topluma göstermeliler.
Çünkü ülke nefes alamaz hale geldi. Her alanda ciddi bir tahribat ve çürüme var. Ölüm listelerinin TV ekranlarından ilan edildiği, kurumların bir kişiye göre tavır belirlediği, demokrasinin son nefesini verdiği, hukukun rafa kaldırıldığı nihayetinde milyonlarca insanın yoksulluğun pençesinde kıvrandığı bir tablo var.
Bu tabloya daha fazla seyirci kalamazlar, kalmamalılar.
Aksi takdirde geç olacak, giderek bu birlikteliği oluşturmanın zemini de bütünüyle kaybolacak.
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarKürtleri kazanmanın vaktidir 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakÇirkin Amerikalı geldi aşka! 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUKürt Sorunu ve demokrasi ilişkisi üzerine 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNÜç kırılma 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTANToplumsal Fakirleşmeye Siyasetin Katkısı 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet İNSELYitirileni Değil Yeniyi Ararken 27.01.2026 Tüm Yazıları
-
Baskın ORANSuriye olayı ve Türkiye’deki “Süreç” 23.01.2026 Tüm Yazıları
-
DOĞAN ÖZGÜDENTam 80 yıl sonra aynı komplo, aynı ihanet! 22.01.2026 Tüm Yazıları
-
Melih ALTINOKBarzaniler Suriye’de PKK’yı niçin gazlıyor? 21.01.2026 Tüm Yazıları
-
Kemal CANSuriye’de olanın adını koymak 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Taner AKÇAMHrant 19 yıldır bizimle bir başka yaşıyor 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan AlbayrakSadece “Suriye Cumhuriyeti” 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Doğu Ergilİnanç, siyaset ve şiddet üzerine bir manifesto 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEŞara’nın sakalı 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Sedat KAYABarbarlık Çağı 5.01.2026 Tüm Yazıları
-
Berrin SönmezŞalvar sevdası “yeni gömlek” ölçütünün habercisi mi? 1.01.2026 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdulmenaf KIRAN11. YARGI PAKETİ, YENİ ADALETSİZLİK VE EŞİTSİZLİKLER YARATTI 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet İlhanKararsızlığın Erdemi: Kesinliğin Gölgesinde Düşünmek 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nuray MERTİslamcılık Öldü mü? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat BELGEYüzdük yüzdük 22.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BULAÇHakim sınıfın iki zümresi 11.12.2025 Tüm Yazıları
-
SİBEL HÜRTAŞCHP programı halka ne vadediyor? Nasıl bir parlamenter sistem? 9.12.2025 Tüm Yazıları
-
Galip DALAYOrta Doğu, Trump Amerika’sına Uyum Sağlıyor 3.12.2025 Tüm Yazıları
-
Zekeriya KurşunDağıstan Cumhuriyeti ve Ayna Gamzatova 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Sezin ÖNEYŞu meşhur “İznik Konsili” 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fikret BilaAK Parti çekingen 26.11.2025 Tüm Yazıları
-
Necati KURÇOCUK HAKLARI EVRENSEL BİLDİRGESİ 19.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zeki ALPTEKİNEmeğin Sosyolojisi ve Kapitalizmin Geleceği: Marx vs. Marx 16.11.2025 Tüm Yazıları
-
Mehveş EVİNYerel yönetimlerle işbirliği kültür politikası için hayati 13.11.2025 Tüm Yazıları
-
M.Latif YILDIZÇÖZÜM SÜRECİ KOMİSYON VE EKMEN 12.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zülfü DİCLELİKeşke… 4.11.2025 Tüm Yazıları
-
Etyen MAHÇUPYANKemalizm mi daha ‘iyi’, (Yeni) İttihatçılık mı? (3) 25.10.2025 Tüm Yazıları
-
Hasan Bülent KAHRAMAN‘Parlak gelecek’ ve sol gelecek... 12.10.2025 Tüm Yazıları
-
Metin Karabaşoğluİnsanların devletlerle savaşı 9.10.2025 Tüm Yazıları
-
İlnur ÇEVİKTrump’ın dünyasına hoşgeldiniz… 3.10.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ata UÇUMTERÖRSÜZ TÜRKİYE’YE GEÇİŞ SÜRECİ! 14.09.2025 Tüm Yazıları
-
Hakan AKSAYPutin, Trump’ı parmağında oynatmaya devam ediyor 17.08.2025 Tüm Yazıları
-
Gülçin AVŞARSorumluktan kaçmak umuttan kaçmaktır 12.08.2025 Tüm Yazıları
-
Alper GÖRMÜŞZora girmiş bir anlatı: “ABD emperyalizminin değişmez stratejik hedefi bağımsız Kürt devleti” 1.08.2025 Tüm Yazıları
-
Abdullah KıranYeni süreç ve Suriye denklemi 27.07.2025 Tüm Yazıları
-
Cihan AKTAŞTahran bir kez daha bombalanırken 23.06.2025 Tüm Yazıları
-
Aydın SelcenDemokrasiye giderken cumhuriyetten olmak 17.06.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet ÖZTÜRKÇetin Uygur bir kitaba sığar mı? 10.05.2025 Tüm Yazıları
-
Yüksel TAŞKINİktidar milli iradeyi “tapulu arazisi” sandığı için büyük bir bedel ödeyecek 22.04.2025 Tüm Yazıları
-
Ayhan ONGUNDEMOKRATİK EĞİTİM MÜCADELESİNE ADANMIŞ YAŞAMLAR 21.04.2025 Tüm Yazıları
-
Pelin CENGİZTrump’ın yeni vergileri diye yazılır, ‘post modern merkantilizm’ diye okunur 7.04.2025 Tüm Yazıları
-
Cennet USLUİktidar neden umduğunu bulamadı? 2.04.2025 Tüm Yazıları
-
Hayko BAĞDATSokaklarda yükselen ses 28.03.2025 Tüm Yazıları
-
Halil BERKTAYPKK ve Türk solcuları (4) “Dağlarında gerilla var memleketimin” 16.03.2025 Tüm Yazıları
-
Haluk YurtseverKaosta 'hegemonya' arayışı 11.03.2025 Tüm Yazıları
-
Arzu YILMAZHodri Meydan 10.03.2025 Tüm Yazıları
-
Aydın ÜnalParti ve iktidar 25.02.2025 Tüm Yazıları
-
Ümit KIVANÇİç duvarlar 10.02.2025 Tüm Yazıları
-
İhsan DAĞIİmamoğlu nasıl kurtulur? 1.02.2025 Tüm Yazıları
-
Kemal ÖZTÜRKKürt meselesindeki psikolojik bariyerler 17.01.2025 Tüm Yazıları
-
Münir AKTOLGABATI’DAN FARKLI BİR ÖRNEK OLARAK TÜRKİYE’DE VE ARAP ÜLKELERİNDE DEVRİMCİ DÖNÜŞÜM DİYALEKTİĞİ... 16.12.2024 Tüm Yazıları
-
Cenk DoğanÜRETİCİLERE İLK OLARAK KOOPERATİF LAZIM 4.12.2024 Tüm Yazıları
-
Cevat KORKMAZFiller ve Çimen... 22.11.2024 Tüm Yazıları
-
Tuncer KÖSEOĞLUTamirhanelere giden toplar… 4.11.2024 Tüm Yazıları
-
Ayşe HÜRDevletin Muhteşem Örgütlenmesi: 6-7 Eylül 1955 Pogromu 9.09.2024 Tüm Yazıları
-
Ferhat KENTEL“Maarif” marifetiyle yeni “makbul vatandaş” kurma çabaları 26.07.2024 Tüm Yazıları
-
Banu Güven“Bozkurt” Almanya’da sahaya indi 4.07.2024 Tüm Yazıları
-
İBRAHİM Ö. KABOĞLUDevlet ve yürütme kaç başlı? 27.06.2024 Tüm Yazıları
-
Gürbüz ÖZALTINLICHP’nin normalleşme politikası Erdoğan’a mı yarar? 21.06.2024 Tüm Yazıları
-
Oya BAYDARBir yazamama yazısı 14.06.2024 Tüm Yazıları
-
Bayram ZİLANAK Parti’de değişim gecikiyor mu? 4.06.2024 Tüm Yazıları
-
Soli ÖzelBetül Tanbay'ın gözünden "Gezi"nin tarihi 30.05.2024 Tüm Yazıları
-
Reha RUHAVİOĞLUTürkiye’de Kürtçenin Durumu: Gidişat, İmkânlar ve Fırsatlar 18.05.2024 Tüm Yazıları
-
Atilla AytemurBingöl Erdumlu Kitabı: Film gibi hayat* 24.01.2024 Tüm Yazıları
-
Şahin ALPAY"Ergun Abi"ye veda 10.11.2023 Tüm Yazıları
-
Ahmet ALTANYüzyıllık cumhuriyet başarılı mı başarısız mı? 29.10.2023 Tüm Yazıları
-
Levent GültekinDin, insanları kardeş yapar mı? 26.09.2023 Tüm Yazıları
-
Ayhan AKTARŞair Roni Margulies’in ardından… 7.08.2023 Tüm Yazıları
-
Ceyda KaranBiden ve iki cephede birden yenilgi 30.06.2023 Tüm Yazıları
-
Orhan Kemal CENGİZMuhalefetin sınavı asıl şimdi başlıyor 1.06.2023 Tüm Yazıları
-
Roni MARGULIESMutlu bitmiş bir göç öyküsü 20.05.2023 Tüm Yazıları
-
Burhanettin DURANTarihi Yol Ayrımındaki Kritik Seçim 6.05.2023 Tüm Yazıları



































































































































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
7.09.2023
19.08.2023
19.08.2023
14.08.2023
6.08.2023
8.07.2023
3.07.2023
27.06.2023
23.06.2023
19.06.2023