Mehmet TIRAŞ
Edebiyata ilgi duyan roman okurları yazının başlığını görünce hemen akıllarına ünlü Franszı yazar Balzac diye mırıldandıklarını duyar gibiyim.
Vadideki Zambak okuduğumda çok etkilendiğim romanlardan birdir..
Balzac’ın ‘Vadideki Zambak’ adlı romanını tanıtmaya ve yorumlamaya çalışacağım..
Gerçek romanın öncüsü olanlardan birisi olarak tanımlanır Honere de Balzac.
Romanın öyküsüne girmeden önce Balzac’ı kısaca tanıyalım:Balzac 18.yüz yılda Fransa’da yaşamış çok genç denilecek bir yaşta 50 yaşında bu dünyaya gözlerini yumar.Balzac, 50 yaşına tam 100’e yakın eserler sığdırmış, çok yetenekli olduğu tartışmasız biridir.. Ölümünden bu tarafa kitapları onlarca dile çevrilmiş,çok okunan bir yeryüzü klasiği haline gelmiş,başucu romanlardan biridir vadideki zambak.
Bu romanda yazar siyasetten toplumsal hayatın her alanına ve akışına bir görüş getirir ama aşk konusunu erkeğin bakışından çok kadının bakışını öne alır..Balzac bu eserinde ağırlıklı olarak kadınların aşk tutkusunu ve kadının sevdiği bir erkeğe; yazdığı mektupa yer verir ve kadının aşka bağlılığını öne çıkartır ve aşkı kadın dünyasından tasvirler.
“Aşk, kendi olmayan her şeye nefret duyar”diye tanımlıyor Balzac..
Bir yüreğin size açıldığı,bir kulağın sizi dinlediği,bir bakışın size karşılık verdiği andaki sevincin mutluluğunu ancak siz bilebilirsiniz.Yaşanmış bütün kötü günleri bir tek günün mutluluğu siler.Yaşanmış ve unutulmamış acılar,gözlemler,hüzünler ,umutsuzluklar bir ruhu başka bir sırdaş ruha bağlayan birer bağdan başka bir şey değildir.
“Aşkı kadınların yaşattığını söyleyen yazar aynı zamanda kadınların birer şeytan olduğunu ‘yırtıcı hayvanlar gibidirler’der.
Bir kadın sevdiği bir erkeği bir başka kadınla mutlu görmektense,can çekişirken görmeyi yeğler,meğer ki bu kadın göklerden inmiş melek olsun;ne kadar severse yarası da o kadar ağır olur böyle bir kadının,diyor yazar.
Balzac erkekleri, kadınların vereceği bir kaç kural yardımıyla ayakta kalabilen çocuk adamlar görüyor.
Yazarın ahlak konusuna bakışı ise değişik bir boyut kazandırıyor romana..
Soylu insanların işi zordur,diye ..
Her hile,her kurnazlık eninde sonunda ortaya çıkar ve sonunda dönüp sahibine zararlı olur,oysa içtenlik alanında yerini alırsa,her her şeyin tehlikesi azalır gibi geliyor bana der.
Hiç kimsenin kulu olmayın yalnız kendi kendinize bağlı kalın.
Büyük insanların yaşadığı çevreye girerseniz,Tanrı gibi kararlarınızın tek yargıcı olursunuz,diye de birey olmanın ne kadar zor ve onura edici olduğuna dikkat çekiyor.
Bir kadının kendine aşık olan erkeğe yazdığı içli ve duygulu mektuba yer verir bu eserinde Balzac; uzun olan bu mektuptan kısa bir alıntı yapalım.Bu mektupta olgun yaştaki kadın genç kadınların erkeklere kurdukları değişmez tuzaklara ve rollere dikkat çekiyor.
Nüfuzlu kadınlarla ilişkiye girin. Nüfuzlu kadınlar daha çok yaşlı kadınlardır;size bütün ailelerin yakınlık derecelerini,sırlarını,amaca giden kestirme yolları öğretirler.Candan size bağlı kalırlar;pek dindar değilseler koruyuculuk aşka dönüşür onlarda;size çok yararlı olur,sizi överler ve çekici bir insan durumuna getirirler.Genç kadınlardan uzak durun!Bunu söylerken en küçük bir çıkar duygusu içinde bulunabileceğimi aklınızdan geçirmeyin,der..
Elli yaşındaki kadın sizin için her şeyi yapar,yirmi yaşındaki kadınsa hiçbir şey;birisi bütün yaşamınızı ister,ötekiyse bir kaç dakikayla yetinir,biraz dikkat ister sizden o kadar.! Genç kadınları ciddiye almayın,her şeylerine şaka olarak bakın,onlar ciddi şeyler düşünemez.Genç kadınlar bencildir,basittirler,gerçek dost olmazlar,yalnızca kendilerini düşünürler,en küçük bir başarı uğruna sizi harcayabilirler.Ayrıca hepsi de bağlılık ister, oysa sizin durumunuz size bağlı olunmasını gerektirirmektedir;işte bağdaşmayacak iki uç.Hiç biri size gerekli olan şeyleri düşünmez,hepsi de sizi değil kendilerini düşünürler,bağlılıklarıyla size yardım olmak bir yana hırslarıyla parçalarlar sizi;vaktinizi kaygısızca yerler,servetinizi tüketirler,cüzdanınızı boşalttıktan sonra,kibar çevredeki saygınlığınızı yok ederler,diye mektubunda devam eder.
Yakınmaya kalkışacak olursanız,en budalası bile size mutluluk verdiğini söyler.Genç kadınların mutlulukları değişkendir,sizin büyüklüğünüz kesin olmalıdır. Genç kadınlardan biri sözgelimi dertleriyle sizin ilginizi çekecek,bir başkası boyun eğmesiyle,en yumuşağı en az isteyen gibi gösterecektir kendisini;ama vazgeçilmez olduğunu anlar anlamaz,sizi müthiş bir egemenlik altına alacaktır.Sizi elinde tutabilmek için tehlikelere atılacak,boynunuza bağlı bir taş olacaktır.Siz bir gün boğulacaksınız ama o suyun yüzünde kalacaktır.Kurnazlıkta yaya kalmış kadınların bile sayısız tuzakları vardır..
Sizi sevecek kadın yalnız olacaktır;en büyük mutluluğu sizin ona bakışlarınız olacak,sizin sözlerinizle yaşayacaktır.Sevilmek,anlaşılmak,en büyük mutluktur dostum,bu mutluluüğu tutmanızı diliyorum ama ruhunuzun çiçeğini lekelemeyin,sevginizi koyduğunuz kalbe güvenin..
Severek seçtiğimiz erkeği biz kadınlar her şeyin üstünde tutarız.Üstünlüğümüze olan inancımızı sarsan her şey, aşkımızı da sarsar.Siz erkekler bizim gururumuz okşarken kendi gururunuzu okşuyorsunuz.Bütün kadınlar erkeklerin yüreğinin kuruluğunu fark eder,siz de hep mutsuz olursunuz.Pek az kadın size bunları söyleyecek kadar içten davranır.
Romanın mektup bölümü çok çetrefil. Kadının erkeklere kadınların şeytani yanlarını tanımlaması,başkalarını bilmem ama benim çok dikkatimi çekti.
Tabiki romanı bir bütünlüğü içinde okuyanlar başka bir bakış getirebilirler..
Benim de bu romanı tanıtırken ve yorumlarken aşk ve kadın üzerine bir şeyler karalamak geldiği içimden.
Aşk değince akla hemen kadın geliyor da erkeğin aşkta yeri neresi diye bir soruyu sormadan da, geçemiyorsunuz?
Aşkın değişmez ana menüsü kadındır,aşkı başlatan da yaşatan da ve bitiren de kadındır.
Erkeğin aşkta hiç bir etkisi yok mu,elbette var;Erkeğin kadını heyecanlandıran kulağına söylediği,gözlerini kapattırdığı,aklını başından alan ve yüreğini titreten sözlerdir.Kadının erkeği kulağı ile erkeğin ise kadını gözü ile sevdiği yabana atılmamaldır.
Her kadın ilişkisini evliliğe evrilmesini ister ama erkek bu duyguyu algılamaz ve istismar ederek, değişmez algısı kadında aradığı cinselliktir.Kadının dünyasında çıktığı erkekle birlikte aile olmak insan soyunu yaşatmak, çocuk veya çocuklarının olması hayali vardır..
Anne olmak kutsalların kutsalıdır, annelik inançların üstünde bir duygudur ve insanoğlu varlığını annesine borçludur.Annenin çirkini yoktur her çocuğun annesi dünyanın en güzel kadınıdır,insan annesine çirkin demeye veya engelli ise engelli demeye dili varmaz.
Erkek evlenmeyi teklif eder ama evliliği kadın sürdürür,erkeğin evliliğimi kurtarayım diye bir derdi yoktur,evliliğin ömrü kadının elindedir, kadının istemediği evlilik biter.Kadının ayrılacağım demesi sürahinin çatlaması gibidir.
Kadın evliliğini neden bitirir;bunların başında erkeğin kendisine şiddet uygulaması,hakaret etmesi,yalan söylemesi ve bir de aldatmadır ama bu bizm gibi ataerkil toplumlarda kendisini aldattığı için kocasından boşanan kadın yok gibidir.
Hayat tezatlarıyla yaşanan bir süreçtir..Bu da tezatlarını içinde taşıyan ve iz bırakan, kabuk bağlamayan yaralar açan, aşk serüveni ve sonuçları olsa gerek.
Ne dersiniz?
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarKürtleri kazanmanın vaktidir 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakÇirkin Amerikalı geldi aşka! 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUKürt Sorunu ve demokrasi ilişkisi üzerine 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTANToplumsal Fakirleşmeye Siyasetin Katkısı 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNÜç kırılma 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet İNSELYitirileni Değil Yeniyi Ararken 27.01.2026 Tüm Yazıları
-
Baskın ORANSuriye olayı ve Türkiye’deki “Süreç” 23.01.2026 Tüm Yazıları
-
DOĞAN ÖZGÜDENTam 80 yıl sonra aynı komplo, aynı ihanet! 22.01.2026 Tüm Yazıları
-
Melih ALTINOKBarzaniler Suriye’de PKK’yı niçin gazlıyor? 21.01.2026 Tüm Yazıları
-
Kemal CANSuriye’de olanın adını koymak 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Taner AKÇAMHrant 19 yıldır bizimle bir başka yaşıyor 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEŞara’nın sakalı 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Doğu Ergilİnanç, siyaset ve şiddet üzerine bir manifesto 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan AlbayrakSadece “Suriye Cumhuriyeti” 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Sedat KAYABarbarlık Çağı 5.01.2026 Tüm Yazıları
-
Berrin SönmezŞalvar sevdası “yeni gömlek” ölçütünün habercisi mi? 1.01.2026 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdulmenaf KIRAN11. YARGI PAKETİ, YENİ ADALETSİZLİK VE EŞİTSİZLİKLER YARATTI 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet İlhanKararsızlığın Erdemi: Kesinliğin Gölgesinde Düşünmek 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nuray MERTİslamcılık Öldü mü? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat BELGEYüzdük yüzdük 22.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BULAÇHakim sınıfın iki zümresi 11.12.2025 Tüm Yazıları
-
SİBEL HÜRTAŞCHP programı halka ne vadediyor? Nasıl bir parlamenter sistem? 9.12.2025 Tüm Yazıları
-
Galip DALAYOrta Doğu, Trump Amerika’sına Uyum Sağlıyor 3.12.2025 Tüm Yazıları
-
Zekeriya KurşunDağıstan Cumhuriyeti ve Ayna Gamzatova 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Sezin ÖNEYŞu meşhur “İznik Konsili” 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fikret BilaAK Parti çekingen 26.11.2025 Tüm Yazıları
-
Necati KURÇOCUK HAKLARI EVRENSEL BİLDİRGESİ 19.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zeki ALPTEKİNEmeğin Sosyolojisi ve Kapitalizmin Geleceği: Marx vs. Marx 16.11.2025 Tüm Yazıları
-
Mehveş EVİNYerel yönetimlerle işbirliği kültür politikası için hayati 13.11.2025 Tüm Yazıları
-
M.Latif YILDIZÇÖZÜM SÜRECİ KOMİSYON VE EKMEN 12.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zülfü DİCLELİKeşke… 4.11.2025 Tüm Yazıları
-
Etyen MAHÇUPYANKemalizm mi daha ‘iyi’, (Yeni) İttihatçılık mı? (3) 25.10.2025 Tüm Yazıları
-
Hasan Bülent KAHRAMAN‘Parlak gelecek’ ve sol gelecek... 12.10.2025 Tüm Yazıları
-
Metin Karabaşoğluİnsanların devletlerle savaşı 9.10.2025 Tüm Yazıları
-
İlnur ÇEVİKTrump’ın dünyasına hoşgeldiniz… 3.10.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ata UÇUMTERÖRSÜZ TÜRKİYE’YE GEÇİŞ SÜRECİ! 14.09.2025 Tüm Yazıları
-
Hakan AKSAYPutin, Trump’ı parmağında oynatmaya devam ediyor 17.08.2025 Tüm Yazıları
-
Gülçin AVŞARSorumluktan kaçmak umuttan kaçmaktır 12.08.2025 Tüm Yazıları
-
Alper GÖRMÜŞZora girmiş bir anlatı: “ABD emperyalizminin değişmez stratejik hedefi bağımsız Kürt devleti” 1.08.2025 Tüm Yazıları
-
Abdullah KıranYeni süreç ve Suriye denklemi 27.07.2025 Tüm Yazıları
-
Cihan AKTAŞTahran bir kez daha bombalanırken 23.06.2025 Tüm Yazıları
-
Aydın SelcenDemokrasiye giderken cumhuriyetten olmak 17.06.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet ÖZTÜRKÇetin Uygur bir kitaba sığar mı? 10.05.2025 Tüm Yazıları
-
Yüksel TAŞKINİktidar milli iradeyi “tapulu arazisi” sandığı için büyük bir bedel ödeyecek 22.04.2025 Tüm Yazıları
-
Ayhan ONGUNDEMOKRATİK EĞİTİM MÜCADELESİNE ADANMIŞ YAŞAMLAR 21.04.2025 Tüm Yazıları
-
Pelin CENGİZTrump’ın yeni vergileri diye yazılır, ‘post modern merkantilizm’ diye okunur 7.04.2025 Tüm Yazıları
-
Cennet USLUİktidar neden umduğunu bulamadı? 2.04.2025 Tüm Yazıları
-
Hayko BAĞDATSokaklarda yükselen ses 28.03.2025 Tüm Yazıları
-
Halil BERKTAYPKK ve Türk solcuları (4) “Dağlarında gerilla var memleketimin” 16.03.2025 Tüm Yazıları
-
Haluk YurtseverKaosta 'hegemonya' arayışı 11.03.2025 Tüm Yazıları
-
Arzu YILMAZHodri Meydan 10.03.2025 Tüm Yazıları
-
Aydın ÜnalParti ve iktidar 25.02.2025 Tüm Yazıları
-
Ümit KIVANÇİç duvarlar 10.02.2025 Tüm Yazıları
-
İhsan DAĞIİmamoğlu nasıl kurtulur? 1.02.2025 Tüm Yazıları
-
Kemal ÖZTÜRKKürt meselesindeki psikolojik bariyerler 17.01.2025 Tüm Yazıları
-
Münir AKTOLGABATI’DAN FARKLI BİR ÖRNEK OLARAK TÜRKİYE’DE VE ARAP ÜLKELERİNDE DEVRİMCİ DÖNÜŞÜM DİYALEKTİĞİ... 16.12.2024 Tüm Yazıları
-
Cenk DoğanÜRETİCİLERE İLK OLARAK KOOPERATİF LAZIM 4.12.2024 Tüm Yazıları
-
Cevat KORKMAZFiller ve Çimen... 22.11.2024 Tüm Yazıları
-
Tuncer KÖSEOĞLUTamirhanelere giden toplar… 4.11.2024 Tüm Yazıları
-
Ayşe HÜRDevletin Muhteşem Örgütlenmesi: 6-7 Eylül 1955 Pogromu 9.09.2024 Tüm Yazıları
-
Ferhat KENTEL“Maarif” marifetiyle yeni “makbul vatandaş” kurma çabaları 26.07.2024 Tüm Yazıları
-
Banu Güven“Bozkurt” Almanya’da sahaya indi 4.07.2024 Tüm Yazıları
-
İBRAHİM Ö. KABOĞLUDevlet ve yürütme kaç başlı? 27.06.2024 Tüm Yazıları
-
Gürbüz ÖZALTINLICHP’nin normalleşme politikası Erdoğan’a mı yarar? 21.06.2024 Tüm Yazıları
-
Oya BAYDARBir yazamama yazısı 14.06.2024 Tüm Yazıları
-
Bayram ZİLANAK Parti’de değişim gecikiyor mu? 4.06.2024 Tüm Yazıları
-
Soli ÖzelBetül Tanbay'ın gözünden "Gezi"nin tarihi 30.05.2024 Tüm Yazıları
-
Reha RUHAVİOĞLUTürkiye’de Kürtçenin Durumu: Gidişat, İmkânlar ve Fırsatlar 18.05.2024 Tüm Yazıları
-
Atilla AytemurBingöl Erdumlu Kitabı: Film gibi hayat* 24.01.2024 Tüm Yazıları
-
Şahin ALPAY"Ergun Abi"ye veda 10.11.2023 Tüm Yazıları
-
Ahmet ALTANYüzyıllık cumhuriyet başarılı mı başarısız mı? 29.10.2023 Tüm Yazıları
-
Levent GültekinDin, insanları kardeş yapar mı? 26.09.2023 Tüm Yazıları
-
Ayhan AKTARŞair Roni Margulies’in ardından… 7.08.2023 Tüm Yazıları































































































































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
2.02.2026
26.01.2026
19.01.2026
12.01.2026
5.01.2026
29.12.2025
22.12.2025
15.12.2025
8.12.2025
1.12.2025