Orhan Kemal CENGİZ
Gezi parkı protestolarının yarattığı büyük şok dalgalarının ardından, hükumet ve başbakanın nasıl bir hayatta kalma stratejisi benimseyecekleri üç aşağı beş yukarı belli olmaya başladı. Bu stratejiyi, bir taraftan bu protestoların müsebbibi olarak görülen kişilere karşı “cadı avı” yürütülmesi, öbür taraftan da, hükumete yönelen yoğun eleştirileri savuşturmak için bazı adımların atılması olarak özetleyebiliriz. Erdoğan gerek ülke içinde gerekse ülke dışında meydana gelen imaj erozyonunu engellemek için, başta Kürt ve Alevi sorunlarına ilişkin olmak üzere bazı demokratik açılımların hızlandırılmasını planlıyor. Yani Erdoğan klasik sopa ve havuç stratejisi uygulamayı öngörüyor. Böyle bir strateji, Erdoğan’a eski gücünü kazandırabilir mi? Erdoğan Gezi krizini bu tür bir strateji uygulayarak yara bere almadan atlatabilir mi? Bu soruların cevaplarını Gezi protestolarının yarattığı kriz sonrası oluşan atmosferi iyice anlamadan verebilmek mümkün görünmüyor.
İlk önce işin sopa tarafı: Erdoğan daha protestoların ilk gününden itibaren benimsediği sert ve belli kesimleri suçlayan söylemini hiç bir şekilde yumuşatmadı. 25 Haziran günü Mecliste kendi parti grubuna seslenirken, yine pek çok grup ve kişiyi suçladı, örneğin Gezi parkı protestoları sırasında yaralı göstericilere kapılarını açan Divan otelin sahiplerinin suç işlediğini söyledi. Divan otel Türkiye'deki en büyük sermaye gruplarından birisi olan Koç holdinge ait. Erdoğan son dönemlerdeki konuşmalarında sık sık bu grubu hedef alıyor. Daha önceki konuşmalarında da, yine Türkiye'deki en büyük sermaye gruplarından birisi olan Boyner grubunun sahibi Cem Boyner, Türkiye'deki en büyük bankalardan birisi olan Garanti bankasının genel müdürü Ergun Özen, göstericilere sempati ifade eden sözleri nedeniyle başbakanın öfkeli sözlerinin hedefi oldular. Erdoğan’ın konuşmalarında hedef aldığı, açık veya örtülü bir şekilde cezalandırmakla tehdit ettiği kişiler bunlarla da sınırlı değil; göstericilere destek veren sanatçılara, gazetecilere, köşe yazarlarına göz dağı vermeye devam ediyor başbakan.
Başbakan öbür taraftan da havuç gösteriyor: Bakanlar kurulundan sızan haberlere göre hükumet, Kürt açılımını devam ettirmek için anadilde eğitim, yerel yönetimlerin güçlendirilmesi, Terörle Mücadele Kanunun yumuşatılması ve silah bırakan PKK militanlarına af da dahil olmak üzere bazı somut adımları hayata geçirmeyi planlıyor. Yine hükumet çevrelerinden yapılan değişik açıklamalardan, Alevilere yönelik olarak, Alevilerin Cemevlerinin ve dini liderlerinin maddi olarak desteklenmesi, iki üniversiteye Aleviler için önemi olan tarihsel figürlerin isimlerinin verilmesi, orta okul ve lise ders kitaplarında Alevilere daha geniş yer ayrılması gibi bazı somut adımların planlandığını biliyoruz.
Kürtlere ve Alevilere yönelik bu tür adımlarla hükumet ve Erdoğan yurt içinde ve dışında yıpranan imajlarını tamir edebilir mi? Hükümet Gezi parkı protestolarıyla ilgili anti demokratik tavrını sürdürürken, bu adımlar başarıya ulaşabilir mi? Bu sorulara olumlu yanıtlar vermek oldukça zor görülüyor.
Erdoğan, İstanbul'da yapımına başlanan üçüncü köprüye Alevilerin kolektif hafızasında en büyük Alevi katliamını gerçekleştirmiş Osmanlı padişahı olarak kayıtlı bulunan Yavuz Sultan Selim'in isminin verilmesinin yarattığı sosyal depremi bile kavramış görünmüyor.
Yine aynı şekilde, Erdoğan ve hükümet Gezi parkı ayaklanmasına kadar giden süreçte kitlelerin kendilerine karşı nasıl olupta bu kadar büyük bir öfke biriktirdiğini anlamamış görünüyorlar. Sayısız köşe yazarı ve televizyon yapımcısını sırf Erdoğan’ı eleştiriyorlar diye işten atıldığı Türkiye’de, hükümetb medyanın ciddi bir bölümünü kontrolü altında tutuyor. Bu kontrolün ne boyutlara vardığı, Gezi arkı protestoları başladıktan sonra Türkiye'deki büyük haber kanallarının bu protestoları göstermek yerine Penguen belgeselleri yayınlamayı tercih etmeleriyle, traji-komik bir şekilde ortaya çıkmıştı. Gazetelerden uzaklaştırılan köşe yazarları ve giderek artan oranda kontrol altına alınan medya, hükumete yönelik eleştiri, öfke ve kırgınlıkların sağlıklı bir şekilde ifade edilmesini engelliyor. Medyanın içinde bulunduğu bu durumun, Gezi parkına yol açan öfke patlamalarında hatırı sayılır bir etkisi olduğunu söylemek abartma olmasa gerek.
Protestoların ardından, hükumetin bu konuda hiç bir ders almadığı, aksine medya üzerinde daha da artan bir kontrol oluşturmaya çalıştığı görülüyor. Borçları nedeniyle Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu tarafından yönetimine el konulan Akşam gazetesinin genel yayın yönetmenliğine eski bir AK Parti Milletvekili olan Mehmet Ocaktan atandı. Ve bu gazetenin Gezi parkı protestolarına destek veren üç köşe yazarı işten atıldı. Önümüzdeki dönemde medya üzerindeki baskının boğucu boyutlara ulaşacağını gösteren bir başka gelişme de hükumete yakınlığıyla bilinen Sabah gazetesinde yaşandı. Sabah gazetesi kendi ombudmanı Yavuz Baydar’ın gazeteyi Gezi parkı protestoları karşısında takındığı tavır nedeniyle eleştiren yazısını sansürledi.
Hükümetin gösterdiği sopanın, sunmayı planladığı havucu riske attığına ilişkin bazı gelişmeler de kendisini gösteriyor. Örneğin, hükumetin Kürt sorununun çözümü için oluşturduğu Akil insanlar heyetinde bazı çatlaklar oluşmaya başladı. Hükümetin Gezi protestoları karşısında gösterdiği tavrın Kürt sorunu konusunda çözümü zorlaştırdığını ifade eden Murat Belge heyetten istifa etti. Belge’nin istifa ‘mektubu’ hükumete çok net ikazlar içeriyordu:
“ ‘Barış’ dediğimiz nesne, bir ‘iklim’, bir ‘atmosfer’ gerektirir. Oysa yedi düvele harp ilân etmiş, toplumun bir yarısını öbür yarının üstüne sürme tehdidinde bulunan bir ‘iktidar’la karşı karşıyayız. ‘Gezi başka, barış süreci başka’ diyemeyiz. Toplumda her şey iç içedir...Başbakan’ın Gezi Direnişi’nin tamamını içermek üzere söylediği sözler, seçtiği adlandırmalar, kullandığı dil, bana da, ‘kişisel bir hakaret’ olarak geliyor ve isabet ediyor. Gezi olayları hiç olmamış, dediğim o hakaretler hiç yokmuş gibi gidip ... (başbakanla) konuşmayı anlamsız olduğu kadar imkânsız buluyorum.”
Erdoğan'ın Gezi konusundaki sert tutumunun sadece Kürt sorununa ilişkin atılacak adımları değil, ekonomiyi de tehdit ettiği son günlerde sıklıkla dile getiriliyor. Dünyaca ünlü ekonomist Daren Acemoğlu, gerek sıcak paranın ekonomiden çekilmesi ve gerekse başbakanın Gezi olayları nedeniyle ‘faiz lobisini’ suçlaması nedeniyle Merkez Bankasının ekonomiye müdahale olanaklarının kısıtlanmasının Türkiye ekonomisini ani durma (sudden stop) sendromuyla karşı karşıya bıraktığını söylüyor.
Murat Belgenin de ifade ettiği gibi neredeyse bütün dünyayla kavgalı bir görüntü veren, ülke içinde bir cadı avı başlatmış olan Erdoğan'ın, Kürt sorunu gibi konularda atacağı bazı adımlarla ‘demokratik lider’ imajına kavuşması ve ülke içindeki huzursuzluklara son vermesi oldukça zor görünüyor.
Önümüzdeki dönemde Türkiye Erdoğan'ın uygulayacağı havuç ve sopa stratejisiyle oldukça kendine özgü ve sonuçlarını kimsenin öngöremeyeceği bir sürece girecek gibi görünüyor. Bu dönemi Türkiye'nin nasıl geçireceği Erdoğan'ın siyasi geleceğini de belirleyecek.
Yazarlar
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarKürtleri kazanmanın vaktidir 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakÇirkin Amerikalı geldi aşka! 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTANToplumsal Fakirleşmeye Siyasetin Katkısı 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNÜç kırılma 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUKürt Sorunu ve demokrasi ilişkisi üzerine 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet İNSELYitirileni Değil Yeniyi Ararken 27.01.2026 Tüm Yazıları
-
Baskın ORANSuriye olayı ve Türkiye’deki “Süreç” 23.01.2026 Tüm Yazıları
-
DOĞAN ÖZGÜDENTam 80 yıl sonra aynı komplo, aynı ihanet! 22.01.2026 Tüm Yazıları
-
Melih ALTINOKBarzaniler Suriye’de PKK’yı niçin gazlıyor? 21.01.2026 Tüm Yazıları
-
Taner AKÇAMHrant 19 yıldır bizimle bir başka yaşıyor 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Kemal CANSuriye’de olanın adını koymak 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan AlbayrakSadece “Suriye Cumhuriyeti” 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEŞara’nın sakalı 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Doğu Ergilİnanç, siyaset ve şiddet üzerine bir manifesto 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Sedat KAYABarbarlık Çağı 5.01.2026 Tüm Yazıları
-
Berrin SönmezŞalvar sevdası “yeni gömlek” ölçütünün habercisi mi? 1.01.2026 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdulmenaf KIRAN11. YARGI PAKETİ, YENİ ADALETSİZLİK VE EŞİTSİZLİKLER YARATTI 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet İlhanKararsızlığın Erdemi: Kesinliğin Gölgesinde Düşünmek 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nuray MERTİslamcılık Öldü mü? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat BELGEYüzdük yüzdük 22.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BULAÇHakim sınıfın iki zümresi 11.12.2025 Tüm Yazıları
-
SİBEL HÜRTAŞCHP programı halka ne vadediyor? Nasıl bir parlamenter sistem? 9.12.2025 Tüm Yazıları
-
Galip DALAYOrta Doğu, Trump Amerika’sına Uyum Sağlıyor 3.12.2025 Tüm Yazıları
-
Sezin ÖNEYŞu meşhur “İznik Konsili” 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Zekeriya KurşunDağıstan Cumhuriyeti ve Ayna Gamzatova 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fikret BilaAK Parti çekingen 26.11.2025 Tüm Yazıları
-
Necati KURÇOCUK HAKLARI EVRENSEL BİLDİRGESİ 19.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zeki ALPTEKİNEmeğin Sosyolojisi ve Kapitalizmin Geleceği: Marx vs. Marx 16.11.2025 Tüm Yazıları
-
Mehveş EVİNYerel yönetimlerle işbirliği kültür politikası için hayati 13.11.2025 Tüm Yazıları
-
M.Latif YILDIZÇÖZÜM SÜRECİ KOMİSYON VE EKMEN 12.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zülfü DİCLELİKeşke… 4.11.2025 Tüm Yazıları
-
Etyen MAHÇUPYANKemalizm mi daha ‘iyi’, (Yeni) İttihatçılık mı? (3) 25.10.2025 Tüm Yazıları
-
Hasan Bülent KAHRAMAN‘Parlak gelecek’ ve sol gelecek... 12.10.2025 Tüm Yazıları
-
Metin Karabaşoğluİnsanların devletlerle savaşı 9.10.2025 Tüm Yazıları
-
İlnur ÇEVİKTrump’ın dünyasına hoşgeldiniz… 3.10.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ata UÇUMTERÖRSÜZ TÜRKİYE’YE GEÇİŞ SÜRECİ! 14.09.2025 Tüm Yazıları
-
Hakan AKSAYPutin, Trump’ı parmağında oynatmaya devam ediyor 17.08.2025 Tüm Yazıları
-
Gülçin AVŞARSorumluktan kaçmak umuttan kaçmaktır 12.08.2025 Tüm Yazıları
-
Alper GÖRMÜŞZora girmiş bir anlatı: “ABD emperyalizminin değişmez stratejik hedefi bağımsız Kürt devleti” 1.08.2025 Tüm Yazıları
-
Abdullah KıranYeni süreç ve Suriye denklemi 27.07.2025 Tüm Yazıları
-
Cihan AKTAŞTahran bir kez daha bombalanırken 23.06.2025 Tüm Yazıları
-
Aydın SelcenDemokrasiye giderken cumhuriyetten olmak 17.06.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet ÖZTÜRKÇetin Uygur bir kitaba sığar mı? 10.05.2025 Tüm Yazıları
-
Yüksel TAŞKINİktidar milli iradeyi “tapulu arazisi” sandığı için büyük bir bedel ödeyecek 22.04.2025 Tüm Yazıları
-
Ayhan ONGUNDEMOKRATİK EĞİTİM MÜCADELESİNE ADANMIŞ YAŞAMLAR 21.04.2025 Tüm Yazıları
-
Pelin CENGİZTrump’ın yeni vergileri diye yazılır, ‘post modern merkantilizm’ diye okunur 7.04.2025 Tüm Yazıları
-
Cennet USLUİktidar neden umduğunu bulamadı? 2.04.2025 Tüm Yazıları
-
Hayko BAĞDATSokaklarda yükselen ses 28.03.2025 Tüm Yazıları
-
Halil BERKTAYPKK ve Türk solcuları (4) “Dağlarında gerilla var memleketimin” 16.03.2025 Tüm Yazıları
-
Haluk YurtseverKaosta 'hegemonya' arayışı 11.03.2025 Tüm Yazıları
-
Arzu YILMAZHodri Meydan 10.03.2025 Tüm Yazıları
-
Aydın ÜnalParti ve iktidar 25.02.2025 Tüm Yazıları
-
Ümit KIVANÇİç duvarlar 10.02.2025 Tüm Yazıları
-
İhsan DAĞIİmamoğlu nasıl kurtulur? 1.02.2025 Tüm Yazıları
-
Kemal ÖZTÜRKKürt meselesindeki psikolojik bariyerler 17.01.2025 Tüm Yazıları
-
Münir AKTOLGABATI’DAN FARKLI BİR ÖRNEK OLARAK TÜRKİYE’DE VE ARAP ÜLKELERİNDE DEVRİMCİ DÖNÜŞÜM DİYALEKTİĞİ... 16.12.2024 Tüm Yazıları
-
Cenk DoğanÜRETİCİLERE İLK OLARAK KOOPERATİF LAZIM 4.12.2024 Tüm Yazıları
-
Cevat KORKMAZFiller ve Çimen... 22.11.2024 Tüm Yazıları
-
Tuncer KÖSEOĞLUTamirhanelere giden toplar… 4.11.2024 Tüm Yazıları
-
Ayşe HÜRDevletin Muhteşem Örgütlenmesi: 6-7 Eylül 1955 Pogromu 9.09.2024 Tüm Yazıları
-
Ferhat KENTEL“Maarif” marifetiyle yeni “makbul vatandaş” kurma çabaları 26.07.2024 Tüm Yazıları
-
Banu Güven“Bozkurt” Almanya’da sahaya indi 4.07.2024 Tüm Yazıları
-
İBRAHİM Ö. KABOĞLUDevlet ve yürütme kaç başlı? 27.06.2024 Tüm Yazıları
-
Gürbüz ÖZALTINLICHP’nin normalleşme politikası Erdoğan’a mı yarar? 21.06.2024 Tüm Yazıları
-
Oya BAYDARBir yazamama yazısı 14.06.2024 Tüm Yazıları
-
Bayram ZİLANAK Parti’de değişim gecikiyor mu? 4.06.2024 Tüm Yazıları
-
Soli ÖzelBetül Tanbay'ın gözünden "Gezi"nin tarihi 30.05.2024 Tüm Yazıları
-
Reha RUHAVİOĞLUTürkiye’de Kürtçenin Durumu: Gidişat, İmkânlar ve Fırsatlar 18.05.2024 Tüm Yazıları
-
Atilla AytemurBingöl Erdumlu Kitabı: Film gibi hayat* 24.01.2024 Tüm Yazıları
-
Şahin ALPAY"Ergun Abi"ye veda 10.11.2023 Tüm Yazıları
-
Ahmet ALTANYüzyıllık cumhuriyet başarılı mı başarısız mı? 29.10.2023 Tüm Yazıları
-
Levent GültekinDin, insanları kardeş yapar mı? 26.09.2023 Tüm Yazıları
-
Ayhan AKTARŞair Roni Margulies’in ardından… 7.08.2023 Tüm Yazıları
-
Ceyda KaranBiden ve iki cephede birden yenilgi 30.06.2023 Tüm Yazıları
-
Orhan Kemal CENGİZMuhalefetin sınavı asıl şimdi başlıyor 1.06.2023 Tüm Yazıları

































































































































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
6.05.2023
17.04.2023
28.05.2022
13.10.2021
9.09.2021
30.12.2020
23.12.2020
21.12.2020
15.12.2020
3.02.2020