Oya BAYDAR
Savaş önce gerçekleri öldürür derler. Doğrudur; ancak gerçekler, savaş sürecinde insanlar ve vicdanlar yok edildiği için ölür. Otuz beş Kürt yurttaşın üzerlerine yağdırılan bombalarla katledilmesinin ardından yaşananlar, yazılanlar, oto sansür yüzünden yazılamayanlar, medya gruplarının çıkarları için sansüre uğratılanlar, siyasetçilerin demeçleri, hükümetin ve TSK’nın açıklamaları, yorumlar, tepkiler, gazete manşetleri, midemden değil göğsümün ortasından yükselen iğrenç bir bulantı yaratıyor sadece.
Güneydoğunun dağlarında, mağaralarında binlerce; kentlerinde, sokaklarında yüzlerce; otuz yılda onbinlerce Kürt ve Türkün öldürüldüğü; orada Uludere/ Roboski’de kimisi çocuk, tümü genç otuz beş Kürt insanının katledildiği bir ortamda, tabutları taşıyan kafilenin bir yanı uçurum öte yanı dağ o daracık yollardan geçişinin görüntüleri karşısında, bu ülkenin bir kısım insanları çıstak çıstak, hindi /tavuk, cola/ şampanya yılbaşı kutladılar, kutlayabildiler. Bu ülkenin devleti, siyasi iktidarı, katil suçunun failleri bir günlük bile yas ilan etmeyi yüreklerinden, akıllarından geçirmediler. İnsansız ve vicdansız siyasetler halkı da insansızlaştırdı, vicdansızlaştırdı.
Asker ve sivil bütün muktedirlerin katliama ilişkin açıklamaları, üzüntü beyanları, kimi medya mensubu ve köşeyazarlarının barut kokulu buz gibi soğuk yorumları, yüreğini- vicdanını yitirmemişler için utanç konusuydu. Vicdan sözcüğünden geçilmeyen ama vicdanın komşu kızının adı olduğu sanılan şu dönemde, kimileri için “Korucu köyünün zavallı kaçakçı Kürtleri”ydi öldürülenler, bu yüzden “yanlışlık” üzüntü vericiydi. Eğer ki bombalanan PKK konvoyu olsaydı, haberi halka yılbaşı armağanı olarak verecekler, terörle mücadeledeki başarılar ile övünecekler, “terörist Kürtler” öldürüldüğü için gurur duyacaklar, kendileri gibi insansız hava araçlarının marifetlerini sayıp dökecek, üç beş tane daha ısmarlayacaklardı kanlı emperyalist savaş baronlarının şirketlerine. Hükümet sözcüleri en çok otuz beş yurttaşın devletçe katledilmesinin ortaya çıkmasına ve de bunun PKK’nin, BDP’nin propagandasına yarayacağına hayıflanıyorlardı. AKP iktidarı ağızlarına yaptığında bile bunda keramet bulanlar, ağızlarındaki pisliği bal niyetine yalayıp yutanlar; bir de iktidara Kürt sorununda akıl hocalığı yapan cemaat polisleri ve uzmanlar işin kolayını katliamın sorumluluğunu Ergenekon’un uzantılarına yıkmakta buldular. Çeşit çeşit kirli komplo teorileri üreterek devleti ve iktidarı temize çıkarmak için gazete köşelerinde, televizyon ekranlarında yırtındılar.
Orada Ne Oldu?
Sorulması gereken özdeki soru “Otuz beş can T.C uçaklarının bombardımanıyla neden öldürüldü?” sorusuyken “Orada ne oldu?” sorusu öne çıkarılarak suç gizlenmeye çalışıldı ve suça ortak olundu. Orada ne oldu sorusu anlamsız ve sözde soruydu, çünkü “Orada” onlarca yıldır oralarda olanlar tekrarlandı sadece. Öncelerine gitmeye hiç gerek yok, mesela otuz yıldır süren savaşta Kürtlere ve de Türklere ne olmuşsa ve daha ne olacaksa o oldu. İnsanlar nüfus kağıtlarını taşıdıkları devlet adına devlet tarafından, bu defa “kaza” ile öldürüldüler. “Yaşananlarda kasıt yoktur, yanlışlık olmuştur” dedi Arınç Hükümet adına yaptığı açıklamada. Savaşın, hele de bu kirli savaşın kendisinin başlı başına bir kasıt olduğunu aklına bile getirmedi.
Orada ne oldu sorusunun cevabını araştırmakla zaman yitirmek anlamsız. Sorunun cevabı yalın ve basit: Orada savaş oluyor ve savaş ölümsüz, şiddetsiz, “kaza”sız olmaz. Silahın olduğu yerde ölüm vardır, silahın olduğu yerde kazalar da olur. Savaş sona erdirilmedikçe, silahlar susmadıkça buralarda insanlar ama kasıtla ama kazayla ölmeye, öldürülmeye devam edecektir. Hem devlet, hem silahlı örgüt “Affedersiniz kaza oldu” diyecektir yok ettiklerinin ardından ve kısır döngü sürüp gidecektir.
Ben Özür Diliyorum, ya Siz?
İnsan garip yaratık; bazen olmayacağını bile bile kof umutlara kapılıyor, kendini iyiye inandırmak istiyor. Bu yazıya oturduğumda; son katliamın korkunçluğu, otuz beş canın tanımsız, anlamsız ölümü belki muktedirleri uyarmıştır, savaş konusunda bir vicdan muhasebesine zorlamıştır, diye düşünürken Başbakan’ın AKP grup toplantısındaki konuşması düştü ekranlara. Değil aynı Meclis’teki muhalefet partisine, savaştaki düşmanına bile söylenmeyecek sözlerle saldırıyordu BDP’ye. Söyledikleri öylesine provokatif, şu günlerin hassas siyasal ikliminde öylesine kırıcı ve insansızdı ki, son aptalca umut kırıntımı da yitirdim. Bir başbakan, hem de Erdoğan gibi hem partisi hem de seçmen kitlesinde güçlü bir başbakan, BDP olgusunu ve Kürt meselesini bu kadar kavrıyorsa (yani kavrayamıyorsa) ne bu savaşı sona erdirebilir, ne şiddeti durdurabilir ne de “ülkenin bölünmez bütünlüğünü” sağlayabilir. Sürüp giden bu üslup, çözüm ve uzlaşma tanımayan, gözden çıkarma üslubudur. Tayyip Erdoğan’ın ağzıyla konuşan devlet, Kürt meselesinde, kısa vadede savaşı, savaşın çözüm olmadığı gerçeği hatırlandığında da, orta vadede bölünmeyi göze almış demektir.Ya da devlet aklı denen o şey sıfır numara akılsızdır.
Artık bu akla/akılsızlığa, bu vicdan ve insan özürlü siyasetlere güvenemeyiz. İnsanımızı ve vicdanımızı yok eden bu savaşın böyle bitirilemeyeceğini; birliğin, kardeşliğin, eşit yurttaşlığın böyle sağlanamayacağını kesinlikle bilenler için, vicdanlarımızı kuşanma, yüreklerimizin sesini dinleme ve yurttaşlar olarak elimizi taşın altına koyma vakti çoktan geldi de geçiyor. Türk, Kürt, Laz, Ermeni, gayrimüslim, Müslüman, Sünni, Alevi, inançlı, inançsız, aramızdaki bütün etnik, ideolojik, siyasal farklılıkları, hatta husumetleri aşarak insan yaşamında ve vicdanda buluşamaz mıyız? Ölülerimizi ve acılarımızı ortaklaştırıp yüzbinlerin, milyonların katılacağı bir çığlık atamaz mıyız? “Savaşı durdurun, insanlar artık ölmesin” çığlığı...
Bir özür dileyemez miyiz Kürt halkından ve bu savaşta hayatını kaybeden Türk, Kürt bütün çocuklarımızdan. Biliyorum, özürler de yıprandı, siyasal amaçlara kurban edildi, anlamsızlaştı. Ama siyasi değil birey insanın yüreğinden kopan, vicdanından kaynaklanan özür hâlâ önemli ve anlamlı geliyor bana.
Ben kendi vicdanım adına ve nüfus kagıdını taşıdığım için de bu devlet adına Kürt halkına bunca yıldır yapılan zulüm ve haksızlık için; Türk ya da Kürt bu kirli savaşta yitirilen tüm canlar için ÖZÜR DİLİYORUM. Ve de bu ülkenin barıştan ve kardeşlikten yana bütün insanlarını, ellerinde hangi imkân, hangi araç varsa onu kullanarak özür dilemeye çağırıyorum.
En azından, aşınmış vicdanlarımızı onarabiliriz belki.
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarKürtleri kazanmanın vaktidir 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakÇirkin Amerikalı geldi aşka! 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUKürt Sorunu ve demokrasi ilişkisi üzerine 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNÜç kırılma 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTANToplumsal Fakirleşmeye Siyasetin Katkısı 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet İNSELYitirileni Değil Yeniyi Ararken 27.01.2026 Tüm Yazıları
-
Baskın ORANSuriye olayı ve Türkiye’deki “Süreç” 23.01.2026 Tüm Yazıları
-
DOĞAN ÖZGÜDENTam 80 yıl sonra aynı komplo, aynı ihanet! 22.01.2026 Tüm Yazıları
-
Melih ALTINOKBarzaniler Suriye’de PKK’yı niçin gazlıyor? 21.01.2026 Tüm Yazıları
-
Kemal CANSuriye’de olanın adını koymak 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Taner AKÇAMHrant 19 yıldır bizimle bir başka yaşıyor 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan AlbayrakSadece “Suriye Cumhuriyeti” 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Doğu Ergilİnanç, siyaset ve şiddet üzerine bir manifesto 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEŞara’nın sakalı 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Sedat KAYABarbarlık Çağı 5.01.2026 Tüm Yazıları
-
Berrin SönmezŞalvar sevdası “yeni gömlek” ölçütünün habercisi mi? 1.01.2026 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdulmenaf KIRAN11. YARGI PAKETİ, YENİ ADALETSİZLİK VE EŞİTSİZLİKLER YARATTI 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet İlhanKararsızlığın Erdemi: Kesinliğin Gölgesinde Düşünmek 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nuray MERTİslamcılık Öldü mü? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat BELGEYüzdük yüzdük 22.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BULAÇHakim sınıfın iki zümresi 11.12.2025 Tüm Yazıları
-
SİBEL HÜRTAŞCHP programı halka ne vadediyor? Nasıl bir parlamenter sistem? 9.12.2025 Tüm Yazıları
-
Galip DALAYOrta Doğu, Trump Amerika’sına Uyum Sağlıyor 3.12.2025 Tüm Yazıları
-
Zekeriya KurşunDağıstan Cumhuriyeti ve Ayna Gamzatova 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Sezin ÖNEYŞu meşhur “İznik Konsili” 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fikret BilaAK Parti çekingen 26.11.2025 Tüm Yazıları
-
Necati KURÇOCUK HAKLARI EVRENSEL BİLDİRGESİ 19.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zeki ALPTEKİNEmeğin Sosyolojisi ve Kapitalizmin Geleceği: Marx vs. Marx 16.11.2025 Tüm Yazıları
-
Mehveş EVİNYerel yönetimlerle işbirliği kültür politikası için hayati 13.11.2025 Tüm Yazıları
-
M.Latif YILDIZÇÖZÜM SÜRECİ KOMİSYON VE EKMEN 12.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zülfü DİCLELİKeşke… 4.11.2025 Tüm Yazıları
-
Etyen MAHÇUPYANKemalizm mi daha ‘iyi’, (Yeni) İttihatçılık mı? (3) 25.10.2025 Tüm Yazıları
-
Hasan Bülent KAHRAMAN‘Parlak gelecek’ ve sol gelecek... 12.10.2025 Tüm Yazıları
-
Metin Karabaşoğluİnsanların devletlerle savaşı 9.10.2025 Tüm Yazıları
-
İlnur ÇEVİKTrump’ın dünyasına hoşgeldiniz… 3.10.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ata UÇUMTERÖRSÜZ TÜRKİYE’YE GEÇİŞ SÜRECİ! 14.09.2025 Tüm Yazıları
-
Hakan AKSAYPutin, Trump’ı parmağında oynatmaya devam ediyor 17.08.2025 Tüm Yazıları
-
Gülçin AVŞARSorumluktan kaçmak umuttan kaçmaktır 12.08.2025 Tüm Yazıları
-
Alper GÖRMÜŞZora girmiş bir anlatı: “ABD emperyalizminin değişmez stratejik hedefi bağımsız Kürt devleti” 1.08.2025 Tüm Yazıları
-
Abdullah KıranYeni süreç ve Suriye denklemi 27.07.2025 Tüm Yazıları
-
Cihan AKTAŞTahran bir kez daha bombalanırken 23.06.2025 Tüm Yazıları
-
Aydın SelcenDemokrasiye giderken cumhuriyetten olmak 17.06.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet ÖZTÜRKÇetin Uygur bir kitaba sığar mı? 10.05.2025 Tüm Yazıları
-
Yüksel TAŞKINİktidar milli iradeyi “tapulu arazisi” sandığı için büyük bir bedel ödeyecek 22.04.2025 Tüm Yazıları
-
Ayhan ONGUNDEMOKRATİK EĞİTİM MÜCADELESİNE ADANMIŞ YAŞAMLAR 21.04.2025 Tüm Yazıları
-
Pelin CENGİZTrump’ın yeni vergileri diye yazılır, ‘post modern merkantilizm’ diye okunur 7.04.2025 Tüm Yazıları
-
Cennet USLUİktidar neden umduğunu bulamadı? 2.04.2025 Tüm Yazıları
-
Hayko BAĞDATSokaklarda yükselen ses 28.03.2025 Tüm Yazıları
-
Halil BERKTAYPKK ve Türk solcuları (4) “Dağlarında gerilla var memleketimin” 16.03.2025 Tüm Yazıları
-
Haluk YurtseverKaosta 'hegemonya' arayışı 11.03.2025 Tüm Yazıları
-
Arzu YILMAZHodri Meydan 10.03.2025 Tüm Yazıları
-
Aydın ÜnalParti ve iktidar 25.02.2025 Tüm Yazıları
-
Ümit KIVANÇİç duvarlar 10.02.2025 Tüm Yazıları
-
İhsan DAĞIİmamoğlu nasıl kurtulur? 1.02.2025 Tüm Yazıları
-
Kemal ÖZTÜRKKürt meselesindeki psikolojik bariyerler 17.01.2025 Tüm Yazıları
-
Münir AKTOLGABATI’DAN FARKLI BİR ÖRNEK OLARAK TÜRKİYE’DE VE ARAP ÜLKELERİNDE DEVRİMCİ DÖNÜŞÜM DİYALEKTİĞİ... 16.12.2024 Tüm Yazıları
-
Cenk DoğanÜRETİCİLERE İLK OLARAK KOOPERATİF LAZIM 4.12.2024 Tüm Yazıları
-
Cevat KORKMAZFiller ve Çimen... 22.11.2024 Tüm Yazıları
-
Tuncer KÖSEOĞLUTamirhanelere giden toplar… 4.11.2024 Tüm Yazıları
-
Ayşe HÜRDevletin Muhteşem Örgütlenmesi: 6-7 Eylül 1955 Pogromu 9.09.2024 Tüm Yazıları
-
Ferhat KENTEL“Maarif” marifetiyle yeni “makbul vatandaş” kurma çabaları 26.07.2024 Tüm Yazıları
-
Banu Güven“Bozkurt” Almanya’da sahaya indi 4.07.2024 Tüm Yazıları
-
İBRAHİM Ö. KABOĞLUDevlet ve yürütme kaç başlı? 27.06.2024 Tüm Yazıları
-
Gürbüz ÖZALTINLICHP’nin normalleşme politikası Erdoğan’a mı yarar? 21.06.2024 Tüm Yazıları
-
Oya BAYDARBir yazamama yazısı 14.06.2024 Tüm Yazıları
-
Bayram ZİLANAK Parti’de değişim gecikiyor mu? 4.06.2024 Tüm Yazıları
-
Soli ÖzelBetül Tanbay'ın gözünden "Gezi"nin tarihi 30.05.2024 Tüm Yazıları
-
Reha RUHAVİOĞLUTürkiye’de Kürtçenin Durumu: Gidişat, İmkânlar ve Fırsatlar 18.05.2024 Tüm Yazıları
-
Atilla AytemurBingöl Erdumlu Kitabı: Film gibi hayat* 24.01.2024 Tüm Yazıları
-
Şahin ALPAY"Ergun Abi"ye veda 10.11.2023 Tüm Yazıları
-
Ahmet ALTANYüzyıllık cumhuriyet başarılı mı başarısız mı? 29.10.2023 Tüm Yazıları
-
Levent GültekinDin, insanları kardeş yapar mı? 26.09.2023 Tüm Yazıları
-
Ayhan AKTARŞair Roni Margulies’in ardından… 7.08.2023 Tüm Yazıları
-
Ceyda KaranBiden ve iki cephede birden yenilgi 30.06.2023 Tüm Yazıları
-
Orhan Kemal CENGİZMuhalefetin sınavı asıl şimdi başlıyor 1.06.2023 Tüm Yazıları
-
Roni MARGULIESMutlu bitmiş bir göç öyküsü 20.05.2023 Tüm Yazıları
-
Burhanettin DURANTarihi Yol Ayrımındaki Kritik Seçim 6.05.2023 Tüm Yazıları



































































































































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
24.05.2024
14.05.2024
3.05.2024
3.05.2024
22.04.2024
16.04.2024
3.04.2024
29.03.2024
22.03.2024
7.03.2024