Tayfun Atay
James Scott, Domination and the Arts of Resistance (Tahakküm ve Direniş Sanatları) adlı yapıtında (1990), "kamusal senaryo" (public transcript) ve "saklı senaryo" (hidden transcript) şeklinde bir kavram çiftini bize takdim eder. Bunların ne olduğunu basitçe netleştirmek istersek, tâbi konumda olanların hâkim konumda olanlar karşısında "sahneye koydukları" söylem ve pratik, "kamusal senaryo"dur. Bu, tahakküm sahiplerinin portresidir ve onların iktidarının görünürde onanması-doğallaştırılması anlamına gelir.
Ama bir de "saklı senaryo" vardır ki bu da tâbi olanların, iktidar sahiplerinin gözetiminden-denetiminden uzak oldukları noktada "sahne-gerisi"nde ürettikleri ve "kamusal-senaryo"daki iktidar onaylamasına karşıt bir direniş söylemidir. Fısıltılar, fıkralar, şarkılar, türküler, balladlar, bakışlar, dedikodular, gülüşmeler eşliğinde varlık bulan bir söylem.
Her iki "senaryo"nun ne olduğunu hiçbir şey, Scott'ın kitabının girişindeki şu Etiyopya atasözü kadar veciz ve başka söze ihtiyaç bırakmayan keskinlikte anlatamaz:
"Akıllı köylü, efendinin önünde saygıyla eğilir ve sessizce yellenir."
"Kamusal senaryo"da saygıyla eğilme vardır.
"Saklı senaryo"da ise sessizce yellenme.
"Bağlan Bağlan Bağlan" ki gösteri devam etsin!
Scott'ın, yaşamın siyasal asimetrisi içinde hâkim-tâbi, egemen-boyun eğen, ezen-ezilen eşitsizliklerinde işlerliğe soktuğu "kamusal ve saklı senaryo" tabirlerinin aslında hemen her türden toplumsal olay, olgu ve ilişkide de kullanılabilirlik arz ettiği söylenebilir.
Mesela savaş, savaşın anlamı ve anlamlandırılmasında olduğu gibi…
Savaşa dair "kamusal senaryo", pek çoklarınca şu "Barış Pınarı" harekâtında olduğu üzere ekranlarda bol bol ortaya kondu.
Görünürde neredeyse herkes, ordumuzun ve kahraman askerlerimizin vatanın-milletin-ülkenin bölünmez bütünlüğü için sınırlarımızda yuvalanmış şer odaklarına yönelik operasyonu karşısında saygıyla eğildi.
"Bu bir savaş; o askerler de bir savaş endüstrisinin durmaksızın dönen çarklarında canlarıyla öğütülen birer dişliden ibaret; vatan-millet için değil savaş tröstleri-silah tüccarları için savaşılıyor" demeye kalkanları asan, kesen, linç eden, tutuklayıp mahkûm eden "kamusal senaryo"nun "aslan-parçaları"ydı bunlar…
Ama işte bir de "saklı senaryo" var.
Kendisini bir küçük boş bulunuşla ele veren bir "saklı senaryo".
Arkasında patlayan bombanın "görüntü katsayısı"nı her şeyin üstünde sayarak, "Bağlan Bağlan Bağlaaaaann" diye yırtınan; o ânın kanlı dehşetindeki "anlam"ı değil, haber değerindeki "gösteri"yi dert etmiş muhabir örneğinde olduğu gibi…
"Haberin ahlâksızlık aşaması" olarak medya
Yukarıda bazı ifadelerimde Fransız sosyolog/düşünür Jean Baudrillard'ın kuramsal iddialarının içkin olduğunu fark edenler mutlaka olacaktır.
Günümüz dünyasında medya sayesinde "anlamın yitimi" ve bunun yerini alan "gösterinin seyri" ile karşı karşıya olduğumuz tezini biz Baudrillard'a borçluyuz.
Tezinin özellikle 1990-91'deki Birinci Körfez Savaşı'ndan başlayarak doğrulanması söz konusu olduğunda Baudrillard, dikkatlerin en çok üzerinde toplandığı isim haline geldi.
O, 1970'lerin sonuna tarihlenen Sessiz Yığınların Gölgesinde Ya da Toplumsalın Sonu (Ayrıntı, 1991) adlı kitabında, "insansallığın" artık en belirleyici etmeninin medya olduğu bir dünyada haber ve terör ilişkisi üzerinde duruyordu. Bunların birbirini besleyen unsurlar olduğunu işaret ediyor ve "medya olmasaydı terörizm olmazdı" deme noktasına kadar varıyordu.
Baudrillard için medya, haberin ahlâksızlık aşamasıydı.
İddiasının halihazırda da nasıl geçerli olduğunu düşündürecek bir dizi örnek şu "Barış Pınarı" hadisesinde bol bol düştü önümüze.
Ve "medya olmasaydı savaş da olmazdı" deme noktasına kadar bir uca savurdu bizi!..
Kitlelerin aradığı, "savaş gösterisi"
Baudrillard tezlerini bir bakıma doğrulamış olan Birinci Körfez Savaşı'nı "pornografik bir savaş" olarak nitelemiştir.
"Pornografik", çünkü bir "şiddet gösterisi"nin medya sayesinde kitlesel seyre, "temaşa"ya açılmasıdır söz konusudur olan…
Bir dolu "teknik prosedür" bu çerçevede işlerliktedir. Ve çoğu zaman "sahne-gerisi"nde kalan ama işte bir seferlik talihsizlikle "sahne-önü"ne düşmüş "Bağlan Bağlan Bağlan"ların bol miktarda telaffuz edildiği bir "profesyonellik", bu endüstriyel faaliyetin önemli-öncelikli bileşenidir.
Silah sanayii nasıl savaşın itici gücü ise savaş da medya sanayiinin en besleyici gücüdür.
Jean Baudrillard
Baudrillard'ın Türkiye okuyucusuna takdiminde öncü rol oynamış Prof. Dr. Oğuz Adanır'ın hem çevirdiği hem de yorum yazılarıyla katkıda bulunduğu "Sessiz Yığınların Gölgesinde…" kitabındaki şu çok önemli notlarını (s. 64-66) yazımız bağlamında paylaşıma açalım:
"(K)itlelerin aradığı şey gösteridir. Evet yalnızca gösteri. Bir komando eylemi gösterisi. ‘Körfez'de Savaş' kimsenin iştahını kesmemiştir. Tam tersine dükkanlar yağmalanırcasına boşaltılmıştır. Bu diziyi izlerken kimse içkisinden ve yemeğinden vazgeçmemiştir. Kitleler bu gösteriyi, Bush ve Saddam'a hazırlatmışlardır. Sonuç olarak olayın [savaş değil] bir gösteriden başka bir şey olmadığı tüm dünyaya gösterilmiştir. Çünkü kitleler medyalardan gösteri istemişlerdir yoksa anlam üretmelerini değil. Her zaman yaptıkları gibi! (…)
Bu sözde ‘savaş' sırasında yüzlerce uzman ve gazeteci günler ve saatler boyunca televizyon ve radyo kanallarında bir şey söylememe koşuluyla konuşturulmuşlardır. Çünkü bütün bu söylenenlerde anlam yararına olan bir şey yoktur. Tüm o ‘sözde bilgiler' haberin kapsamına girmektedir, yoksa anlamın değil. (…)
Kitleler uzun zamandır sistemin kendilerine gerçek bilgiyi aktarmadığının bilincindedir. Dolayısıyla gerçeklerin = anlamın açıklanmadığı bir olayda gösterinin tanığı olmak istemeleri çok doğaldır."
Kamuflaj pantalonlu muhabir simülasyonları
Adanır'ın Körfez Savaşı'na yönelik, Baudrillard düşüncesi üzerinden söylediklerini Türkiye'nin "Barış Pınarı" üzerine de yinelemek mümkün değil mi?
Bir hafta boyunca televizyonlarda "bir şey söylememe koşuluyla konuşturulan sözde uzman ve gazetecileri" görmedik mi? (Aralarında istisnai mahiyette, mesela Barış Yarkadaş gibi, "bir şey söylemek" isteyenlere yönelik linç kampanyaları eşliğinde tabii.)
Bir "komando eylemi gösterisi"nin parçası olmuş şekilde, gazeteci kimliğini kamufle eder mahiyette kamuflaj pantolonu, çelik yeleği, bileğinde Rolex'i ve yüzünde makyajıyla savaşı nakleden, sonra da "gösterisi"ni sosyal medyada paylaşıma açan muhabir simülasyonları" çıkmadı mı yolumuza karşıcı?..
Ve işte, "kitlelerin gösteri ihtiyacı"nı karşılamak üzere; "olayın bir gösteriden başka bir şey olmadığını tüm dünyaya gösterir" mahiyette "Bağlan Bağlan Bağlaaan" diye neredeyse üstünü başına yırtacak hale gelen "haberci"yi hüzünle izlemedik mi?..
"Barış Pınarı" oldu mu gerçekten?!..
Baudrillard, daha öteye giderek "Körfez Savaşı olmadı" da demişti.
Ona göre ortada olan, televizyon ekranında bir "belirim"den öte bir şey değildi.
Tabii ki "fiziksel" olarak savaşın yaşanmadığı anlamında söylemiyordu bunu.
Kastettiği, kitleler açısından, bu korkunç "fiziksel" olayın savaştan ziyade fantastik bir "seyirlik" olarak alınmasıydı.
Daha açık deyişle Baudrillard, günümüzde insanlığın adeta bir "elektronik yağmur ormanı"nda yaşarcasına maruz kaldığı medya sağanağında gerçekliğin anlamını kaybettiğini ileri sürmekteydi.
Hayat, insanlar için artık bir parçası oldukları değil, sadece izleyicisi oldukları bir "simülasyon", yani gösteriden ibaretti.
Ve işte medya, savaşı "gösteri" olarak alımlanır, algılanır, duyumsanır hale getirmişti.
Peki şimdi sizce "Barış Pınarı Harekâtı" diye bir şey oldu mu?!..
Yazarlar
-
Ahmet TAŞGETİRENTürkiye adına şık görüntüler değil 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞUR"Aynılar aynı yerde ayrılar ayrı yerde” iyi mi oldu? 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha AkyolÖzerk üniversite? 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berrin SönmezGürlek’ten ekranda iddianame savunmasıyla ‘önyargılama’ 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANİçimizdeki Osmanlıya çok iyi gelir... 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUKomisyon raporu yazılamıyor… Sebep ne? 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakÇirkin Amerikalı geldi aşka! 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarKürtleri kazanmanın vaktidir 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUKürt Sorunu ve demokrasi ilişkisi üzerine 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTANToplumsal Fakirleşmeye Siyasetin Katkısı 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNÜç kırılma 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet İNSELYitirileni Değil Yeniyi Ararken 27.01.2026 Tüm Yazıları
-
Baskın ORANSuriye olayı ve Türkiye’deki “Süreç” 23.01.2026 Tüm Yazıları
-
DOĞAN ÖZGÜDENTam 80 yıl sonra aynı komplo, aynı ihanet! 22.01.2026 Tüm Yazıları
-
Melih ALTINOKBarzaniler Suriye’de PKK’yı niçin gazlıyor? 21.01.2026 Tüm Yazıları
-
Kemal CANSuriye’de olanın adını koymak 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Taner AKÇAMHrant 19 yıldır bizimle bir başka yaşıyor 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Doğu Ergilİnanç, siyaset ve şiddet üzerine bir manifesto 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan AlbayrakSadece “Suriye Cumhuriyeti” 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEŞara’nın sakalı 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Sedat KAYABarbarlık Çağı 5.01.2026 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdulmenaf KIRAN11. YARGI PAKETİ, YENİ ADALETSİZLİK VE EŞİTSİZLİKLER YARATTI 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet İlhanKararsızlığın Erdemi: Kesinliğin Gölgesinde Düşünmek 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nuray MERTİslamcılık Öldü mü? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat BELGEYüzdük yüzdük 22.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BULAÇHakim sınıfın iki zümresi 11.12.2025 Tüm Yazıları
-
SİBEL HÜRTAŞCHP programı halka ne vadediyor? Nasıl bir parlamenter sistem? 9.12.2025 Tüm Yazıları
-
Galip DALAYOrta Doğu, Trump Amerika’sına Uyum Sağlıyor 3.12.2025 Tüm Yazıları
-
Zekeriya KurşunDağıstan Cumhuriyeti ve Ayna Gamzatova 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Sezin ÖNEYŞu meşhur “İznik Konsili” 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fikret BilaAK Parti çekingen 26.11.2025 Tüm Yazıları
-
Necati KURÇOCUK HAKLARI EVRENSEL BİLDİRGESİ 19.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zeki ALPTEKİNEmeğin Sosyolojisi ve Kapitalizmin Geleceği: Marx vs. Marx 16.11.2025 Tüm Yazıları
-
Mehveş EVİNYerel yönetimlerle işbirliği kültür politikası için hayati 13.11.2025 Tüm Yazıları
-
M.Latif YILDIZÇÖZÜM SÜRECİ KOMİSYON VE EKMEN 12.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zülfü DİCLELİKeşke… 4.11.2025 Tüm Yazıları
-
Etyen MAHÇUPYANKemalizm mi daha ‘iyi’, (Yeni) İttihatçılık mı? (3) 25.10.2025 Tüm Yazıları
-
Hasan Bülent KAHRAMAN‘Parlak gelecek’ ve sol gelecek... 12.10.2025 Tüm Yazıları
-
Metin Karabaşoğluİnsanların devletlerle savaşı 9.10.2025 Tüm Yazıları
-
İlnur ÇEVİKTrump’ın dünyasına hoşgeldiniz… 3.10.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ata UÇUMTERÖRSÜZ TÜRKİYE’YE GEÇİŞ SÜRECİ! 14.09.2025 Tüm Yazıları
-
Hakan AKSAYPutin, Trump’ı parmağında oynatmaya devam ediyor 17.08.2025 Tüm Yazıları
-
Gülçin AVŞARSorumluktan kaçmak umuttan kaçmaktır 12.08.2025 Tüm Yazıları
-
Alper GÖRMÜŞZora girmiş bir anlatı: “ABD emperyalizminin değişmez stratejik hedefi bağımsız Kürt devleti” 1.08.2025 Tüm Yazıları
-
Abdullah KıranYeni süreç ve Suriye denklemi 27.07.2025 Tüm Yazıları
-
Cihan AKTAŞTahran bir kez daha bombalanırken 23.06.2025 Tüm Yazıları
-
Aydın SelcenDemokrasiye giderken cumhuriyetten olmak 17.06.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet ÖZTÜRKÇetin Uygur bir kitaba sığar mı? 10.05.2025 Tüm Yazıları
-
Yüksel TAŞKINİktidar milli iradeyi “tapulu arazisi” sandığı için büyük bir bedel ödeyecek 22.04.2025 Tüm Yazıları
-
Ayhan ONGUNDEMOKRATİK EĞİTİM MÜCADELESİNE ADANMIŞ YAŞAMLAR 21.04.2025 Tüm Yazıları
-
Pelin CENGİZTrump’ın yeni vergileri diye yazılır, ‘post modern merkantilizm’ diye okunur 7.04.2025 Tüm Yazıları
-
Cennet USLUİktidar neden umduğunu bulamadı? 2.04.2025 Tüm Yazıları
-
Hayko BAĞDATSokaklarda yükselen ses 28.03.2025 Tüm Yazıları
-
Halil BERKTAYPKK ve Türk solcuları (4) “Dağlarında gerilla var memleketimin” 16.03.2025 Tüm Yazıları
-
Haluk YurtseverKaosta 'hegemonya' arayışı 11.03.2025 Tüm Yazıları
-
Arzu YILMAZHodri Meydan 10.03.2025 Tüm Yazıları
-
Aydın ÜnalParti ve iktidar 25.02.2025 Tüm Yazıları
-
Ümit KIVANÇİç duvarlar 10.02.2025 Tüm Yazıları
-
İhsan DAĞIİmamoğlu nasıl kurtulur? 1.02.2025 Tüm Yazıları
-
Kemal ÖZTÜRKKürt meselesindeki psikolojik bariyerler 17.01.2025 Tüm Yazıları
-
Münir AKTOLGABATI’DAN FARKLI BİR ÖRNEK OLARAK TÜRKİYE’DE VE ARAP ÜLKELERİNDE DEVRİMCİ DÖNÜŞÜM DİYALEKTİĞİ... 16.12.2024 Tüm Yazıları
-
Cenk DoğanÜRETİCİLERE İLK OLARAK KOOPERATİF LAZIM 4.12.2024 Tüm Yazıları
-
Cevat KORKMAZFiller ve Çimen... 22.11.2024 Tüm Yazıları
-
Tuncer KÖSEOĞLUTamirhanelere giden toplar… 4.11.2024 Tüm Yazıları
-
Ayşe HÜRDevletin Muhteşem Örgütlenmesi: 6-7 Eylül 1955 Pogromu 9.09.2024 Tüm Yazıları
-
Ferhat KENTEL“Maarif” marifetiyle yeni “makbul vatandaş” kurma çabaları 26.07.2024 Tüm Yazıları
-
Banu Güven“Bozkurt” Almanya’da sahaya indi 4.07.2024 Tüm Yazıları
-
İBRAHİM Ö. KABOĞLUDevlet ve yürütme kaç başlı? 27.06.2024 Tüm Yazıları
-
Gürbüz ÖZALTINLICHP’nin normalleşme politikası Erdoğan’a mı yarar? 21.06.2024 Tüm Yazıları
-
Oya BAYDARBir yazamama yazısı 14.06.2024 Tüm Yazıları
-
Bayram ZİLANAK Parti’de değişim gecikiyor mu? 4.06.2024 Tüm Yazıları
-
Soli ÖzelBetül Tanbay'ın gözünden "Gezi"nin tarihi 30.05.2024 Tüm Yazıları
-
Reha RUHAVİOĞLUTürkiye’de Kürtçenin Durumu: Gidişat, İmkânlar ve Fırsatlar 18.05.2024 Tüm Yazıları
-
Atilla AytemurBingöl Erdumlu Kitabı: Film gibi hayat* 24.01.2024 Tüm Yazıları
-
Şahin ALPAY"Ergun Abi"ye veda 10.11.2023 Tüm Yazıları
-
Ahmet ALTANYüzyıllık cumhuriyet başarılı mı başarısız mı? 29.10.2023 Tüm Yazıları





























































































































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
11.02.2020
27.01.2020
23.01.2020
9.01.2020
7.01.2020
5.01.2020
31.12.2019
26.12.2019
22.12.2019
12.12.2019