Vahap COŞKUN
Meclis Plan ve Bütçe Komisyonu’nda Dışişleri Bakanlığı’nın bütçesi görüşülürken Bakan Hakan Fidan bir sunum yapar. Sunumun ardından CHP Diyarbakır Milletvekili Sezgin Tanrıkulu söz alır ve Bakan’ın konuşmasında “artık bir iç politika meselesinin daha ötesine taşmış olan Türkiye’nin Kürt meselesi yahut da bölgesel Kürt meselesi konusunda hiçbir ibareye yer verilmemiş olmasına” dikkat çeker. Tutanaklardan aktarıyorum:
“Konuşmanızın hiçbir yerinde -özellikle dikkat ettim- bir tek ‘Kürt’ lafı yok. Mesela ‘Irak’ başlığı altında -Irak’la ilgili bir başlık var- hiç olmazsa ‘Kürdistan Bölgesel Yönetimi’yle de doğru ilişkilerimiz var, iyi ilişkilerimiz var’ diyebilirdiniz, ondan bile imtina edilmiş. Artı, mesela aynı başlık altında şu var: ‘Türkmen soydaşlarımızın hak ve menfaatlerini koruma yönündeki girişimlerimizi de sürdüreceğiz.’ Çok doğru, sürdürmek lazım ama peki, sınır ötesi -sınır içindeki Kürtler bir tarafa da- Kürtler bakımından ne düşünüyorsunuz; sadece terör mü, şiddet mi, çatışma mı, güvenlik meselesi mi? Bu meselenin güvenlik, terör dışında bir boyutu yok mu? Ne olacak? Yani sizin konuşmalarınızda ve sunumunuzda buna ilişkin bir boyut göremedik.”
Tanrıkulu, akabinde sözü 1 Ekim’den sonra başlayan sürece getirir. Cumhurbaşkanı’nın “Kendi irademizle çözelim” minvalinde bir sözünün basına yansıdığını, Bakan Fidan’ın bu anlayışa paralel ve “müzakere başlangıcına” vesile olabilecek daha şeffaf bir yaklaşım ortaya koymasının daha doğru olduğunu belirtir. Bu bağlamda Tanrıkulu, Suriye’deki gelişmelerle ilgili bir çerçeve çizer ve iktidarın Suriye’nin geleceğinde Kürtlerin pozisyonu hakkında ne düşündüğünü sorar:
“Suriye’de Kürtler hiçbir zaman Suriye rejimine karşı isyan etmediler. Ne zaman ki ‘IŞİD’ denilen küresel bir vahşet örgütü… Sonuçta Kürtlerin de Türkmenlerin de, Arapların da Süryanilerin de yaşadığı topraklarda şimdi, tıpkı Filistin topraklarında olduğu gibi bir soykırım, işgal hareketine giriştiğinde örgütlendiler ve o küresel vahşet örgütüne karşı çıktılar, yani orada silahlanmalarının nedeni başlangıçta buydu ve ondan sonra da başka bir Suriye ortaya çıktı. Bundan sonra da hepimiz de biliyoruz ki Suriye’nin toprak bütünlüğü sağlanırsa, Suriye’de gerçek anlamda bir demokratik rejim kurulursa Suriye’de eski rejim olmayacak. Peki, Suriye eski Suriye olmayacaksa oradaki Kürtler, Türkiye’deki ilişkilerini de dikkate alırsak ne olacaklar, yani Hükümetin bir bakışı var mı yok mu, nasıl yaklaşacak bu soruna? Sadece terör sorunu mu? Çünkü yani yüzyıllardır, o topraklar orada olduğu sürece Kürtler vardı, artı cumhuriyetten sonra da çeşitli nedenlerle oraya göç etmiş Suriyeli Kürtler var ve bizlerle akrabalar. Dolayısıyla ‘Türkmen soydaşlarımızın hak ve menfaatlerini koruyacağız’ derken sınır ötesinde yaşayan Kürtlerle ilgili olarak bir yaklaşım ortaya koymanızı beklerdim; umarım cevaplarınız da olur.”
“Ev Ödevi”
Bakan Fidan, Tanrıkulu’nun sorularını cevaplandırır. Evvela Irak’taki Kürt Bölgesel Yönetimi ile ilişkiler konusunda Tanrıkulu’na katıldığını söyler. Erbil ile ilişkilerinin fevkalade iyi olduğunu, Bağdat ile Erbil arasındaki sorunları da çözmeye çalıştıklarını anlatır ve Kürtlerin hamisinin Türkiye olduğunu vurgular.
“Sınır ötesindeki Kürtlerin bölgede tek hamisi Türkiye’dir, yani bunun hiç lâmı cimi yok. Nasıl ki Balkanlardaki Boşnakların ve Arnavutların tek hamisi, gerçek destekleyicisi biziz, doğumuzdaki, güneyimizdeki Kürtlerin de… Tarih böyledir, tarih bu yana akar, bu tarihi değiştiremeyiz yani organik tarih de budur, bugünkü tarih de budur.”
Irak’ın ardından Suriye’ye değinir Fidan ve orada “Suriye’deki Kürtlerin PKK’lılaştırılmasına karşı olduklarını” ve SDG/YPG’yi kastederek “oradaki insanların iyi niyeti varsa Türkiye’ye karşı ev ödevlerini bildiklerini” belirtir. Peki, nedir bu “ev ödevi”?
“Türkiye’den, Irak’tan, İran’dan giden bütün PKK’lı kadroların gönderilip oradaki Suriyelilerin kalması gerekiyor ama bunlar ayrı konular, onlar da olmayacağını biliyorlar, başka bir konu olduğunu biliyorlar, yani o başka bir mevzu ama dediğim gibi, bizim sınır ötesindeki Kürtlerle ilgili hassasiyetimiz her zaman var.”
Fidan, daha sonra çeşitli mecralarda bu yönlü açıklamalarına devam eder. Misal, NTV’de katıldığı programda YPG’nin ortadan kaldırılmasını Türkiye için stratejik bir hedef olarak niteler ve YPG’nin ya kendini feshedeceğini ya da feshedileceğini ifade eder. Fidan, YPG’nin Suriye’den çekilmesi için üç aşama öngörür:
İlk aşama, YPG içindeki Suriyeli olmayanların ülkeyi terk etmesidir. İkinci aşama, YPG’nin bütün komuta kademesinin ülkeden çıkmasıdır. Üçüncü aşama ise, PKK’lı olmayan YPG kadrolarının yeni Suriye yönetimiyle anlaşması ve silahlarını bırakarak milli, eşitlikçi ve bütüncül bir Suriye içinde normal hayatlarına geri dönmeleridir.
“Suriyeli Bir Kuvvet”
Fidan’ın söylemi, Türkiye’nin SDG/YPG’yi kendisi için kabul edilebilir bir forma sokma niyetine işaret eder. Suriye’de mevcut saha dengelerinin kendisine avantaj sağladığı düşüncesiyle de, taleplerini en yüksek noktadan dillendirerek SDG/YPG’yi zorlamaya, baskı altına almaya gayret ediyor. SDG/YPG ise, buna mukabil, bu siyasete karşı son derece dikkatli davranıyor. Mazlum Abdi, bu süreçte birçok söyleşi yaptı ve her söyleşinde duyarlı bir söylem kurdu.
Türkiye’nin üç talebi öne çıkıyor. Bir, Suriyeli olmayanlar SDG/YPG’den ayrılsın. Abdi, Suudi Arabistan kanalı Al-Hadas’taki röportajında, Türkiye’nin bu hassasiyetini gözeten mesajlar verdi. IŞİD’e karşı verilen mücadelede Kürdistan’ın farklı bölgelerinden birçok savaşçının kendilerine yardıma geldiğini, onların bir kısmının Türkiye ve Irak’a döndüğünü, İran’dan gelenlerin güvenlik nedeniyle dönme sorunlarının bulunduğunu ama gelenlerin hepsinin zaman içinde geri döneceklerini ifade etti. Suriyeli olmayan hiçbir savaşçının yönetimde yer almadığını belirten Abdi, SDG’nin Suriyeli bir kuvvet olduğunu ve siyasi çözüm için muhataplarının da Şam olduğunu ifade etti.
İki, PKK’den arındırılmış yapı, Şam’daki yeni yönetim ile anlaşsın. Merkezde şu anda HTŞ var. Abdi, Ronahi TV’deki söyleşisinde HTŞ ile resmî bir ilişki kurduklarını ve aralarında herhangi bir sorunun olmadığını belirtti.
“Bizlerden ve HTŞ’den heyet var, görüşen. Tabii heyetimizin daha üst düzeyde bir görüşme gerçekleştirmesi için Şam’a gitmesi gerekiyor. Doğal olan da budur tabii ki. Batı yakasına bir süre biçip güvenliği sağladık ve geri çekildik. Türkiye’nin yansıttığı gibi bir şey yok. HTŞ ile bazı anlaşmalar çerçevesinde çalışmamızı tamamladık ve çekildik. Şimdi bir istikrar söz konusu. Ne onlar bu tarafa (doğu yakası) ne de bizler o tarafa karışıyoruz.”
HTŞ ile varılan mutabakatın yanı sıra SDG, bu arada sembolik önemi büyük mühim bir hamle daha yaptı. Suriye’nin birliğine ve halkın Baas rejimini deviren iradesine bağlılığın bir nişanesi olarak Esad’ın devrilmesinin ardından ilan edilen Suriye’nin yeni bayrağını, kontrolündeki bölgelerde dalgalandırma kararı aldı.
Üç, SDG/YPG kendini feshetsin. SDG/YPG yeni bir kimlik edinebilir elbette ama nihayetinde bu kuvvetin akıbetini, Suriye’nin silahlı yapısı içinde nasıl bir pozisyon alacağını, merkezi ordunun bir parçası mı olacağı yoksa başka bir statü mü taşıyacağını Suriye’deki dinamikler tayin edecek.
Ve burada çok sayıda dinamik var, tek karar verici de Türkiye değil. ABD’nin kısa vadede SDG ile yakın durma politikasından vazgeçeceğine dair bir sinyal yok. Dolayısıyla SDG’nin, yeni durumun gereklerine uygun olarak biçim değiştirebileceğini ama yeni Suriye’nin inşasında rol alacağını söylemek mümkün.
O halde Türkiye’nin de buna uygun hareket etmesi ve başkalarının aracılığına ihtiyaç duymaksızın SDG ile doğrudan kendisinin görüşmesi başlaması daha doğru olmaz mı? Bugün Erbil ile kurulan ilişkiden büyük bir memnuniyetle bahsediliyor. Eğer yarın bunun bir benzeri Qamışlo ile kurulmak isteniyorsa, şimdiden adım atmak lazım.
Bir müzakere başlangıcı için şartlar uygun.
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakÇirkin Amerikalı geldi aşka! 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarKürtleri kazanmanın vaktidir 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUKürt Sorunu ve demokrasi ilişkisi üzerine 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTANToplumsal Fakirleşmeye Siyasetin Katkısı 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNÜç kırılma 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet İNSELYitirileni Değil Yeniyi Ararken 27.01.2026 Tüm Yazıları
-
Baskın ORANSuriye olayı ve Türkiye’deki “Süreç” 23.01.2026 Tüm Yazıları
-
DOĞAN ÖZGÜDENTam 80 yıl sonra aynı komplo, aynı ihanet! 22.01.2026 Tüm Yazıları
-
Melih ALTINOKBarzaniler Suriye’de PKK’yı niçin gazlıyor? 21.01.2026 Tüm Yazıları
-
Taner AKÇAMHrant 19 yıldır bizimle bir başka yaşıyor 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Kemal CANSuriye’de olanın adını koymak 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEŞara’nın sakalı 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Doğu Ergilİnanç, siyaset ve şiddet üzerine bir manifesto 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan AlbayrakSadece “Suriye Cumhuriyeti” 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Sedat KAYABarbarlık Çağı 5.01.2026 Tüm Yazıları
-
Berrin SönmezŞalvar sevdası “yeni gömlek” ölçütünün habercisi mi? 1.01.2026 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdulmenaf KIRAN11. YARGI PAKETİ, YENİ ADALETSİZLİK VE EŞİTSİZLİKLER YARATTI 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet İlhanKararsızlığın Erdemi: Kesinliğin Gölgesinde Düşünmek 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nuray MERTİslamcılık Öldü mü? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat BELGEYüzdük yüzdük 22.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BULAÇHakim sınıfın iki zümresi 11.12.2025 Tüm Yazıları
-
SİBEL HÜRTAŞCHP programı halka ne vadediyor? Nasıl bir parlamenter sistem? 9.12.2025 Tüm Yazıları
-
Galip DALAYOrta Doğu, Trump Amerika’sına Uyum Sağlıyor 3.12.2025 Tüm Yazıları
-
Zekeriya KurşunDağıstan Cumhuriyeti ve Ayna Gamzatova 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Sezin ÖNEYŞu meşhur “İznik Konsili” 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fikret BilaAK Parti çekingen 26.11.2025 Tüm Yazıları
-
Necati KURÇOCUK HAKLARI EVRENSEL BİLDİRGESİ 19.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zeki ALPTEKİNEmeğin Sosyolojisi ve Kapitalizmin Geleceği: Marx vs. Marx 16.11.2025 Tüm Yazıları
-
Mehveş EVİNYerel yönetimlerle işbirliği kültür politikası için hayati 13.11.2025 Tüm Yazıları
-
M.Latif YILDIZÇÖZÜM SÜRECİ KOMİSYON VE EKMEN 12.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zülfü DİCLELİKeşke… 4.11.2025 Tüm Yazıları
-
Etyen MAHÇUPYANKemalizm mi daha ‘iyi’, (Yeni) İttihatçılık mı? (3) 25.10.2025 Tüm Yazıları
-
Hasan Bülent KAHRAMAN‘Parlak gelecek’ ve sol gelecek... 12.10.2025 Tüm Yazıları
-
Metin Karabaşoğluİnsanların devletlerle savaşı 9.10.2025 Tüm Yazıları
-
İlnur ÇEVİKTrump’ın dünyasına hoşgeldiniz… 3.10.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ata UÇUMTERÖRSÜZ TÜRKİYE’YE GEÇİŞ SÜRECİ! 14.09.2025 Tüm Yazıları
-
Hakan AKSAYPutin, Trump’ı parmağında oynatmaya devam ediyor 17.08.2025 Tüm Yazıları
-
Gülçin AVŞARSorumluktan kaçmak umuttan kaçmaktır 12.08.2025 Tüm Yazıları
-
Alper GÖRMÜŞZora girmiş bir anlatı: “ABD emperyalizminin değişmez stratejik hedefi bağımsız Kürt devleti” 1.08.2025 Tüm Yazıları
-
Abdullah KıranYeni süreç ve Suriye denklemi 27.07.2025 Tüm Yazıları
-
Cihan AKTAŞTahran bir kez daha bombalanırken 23.06.2025 Tüm Yazıları
-
Aydın SelcenDemokrasiye giderken cumhuriyetten olmak 17.06.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet ÖZTÜRKÇetin Uygur bir kitaba sığar mı? 10.05.2025 Tüm Yazıları
-
Yüksel TAŞKINİktidar milli iradeyi “tapulu arazisi” sandığı için büyük bir bedel ödeyecek 22.04.2025 Tüm Yazıları
-
Ayhan ONGUNDEMOKRATİK EĞİTİM MÜCADELESİNE ADANMIŞ YAŞAMLAR 21.04.2025 Tüm Yazıları
-
Pelin CENGİZTrump’ın yeni vergileri diye yazılır, ‘post modern merkantilizm’ diye okunur 7.04.2025 Tüm Yazıları
-
Cennet USLUİktidar neden umduğunu bulamadı? 2.04.2025 Tüm Yazıları
-
Hayko BAĞDATSokaklarda yükselen ses 28.03.2025 Tüm Yazıları
-
Halil BERKTAYPKK ve Türk solcuları (4) “Dağlarında gerilla var memleketimin” 16.03.2025 Tüm Yazıları
-
Haluk YurtseverKaosta 'hegemonya' arayışı 11.03.2025 Tüm Yazıları
-
Arzu YILMAZHodri Meydan 10.03.2025 Tüm Yazıları
-
Aydın ÜnalParti ve iktidar 25.02.2025 Tüm Yazıları
-
Ümit KIVANÇİç duvarlar 10.02.2025 Tüm Yazıları
-
İhsan DAĞIİmamoğlu nasıl kurtulur? 1.02.2025 Tüm Yazıları
-
Kemal ÖZTÜRKKürt meselesindeki psikolojik bariyerler 17.01.2025 Tüm Yazıları
-
Münir AKTOLGABATI’DAN FARKLI BİR ÖRNEK OLARAK TÜRKİYE’DE VE ARAP ÜLKELERİNDE DEVRİMCİ DÖNÜŞÜM DİYALEKTİĞİ... 16.12.2024 Tüm Yazıları
-
Cenk DoğanÜRETİCİLERE İLK OLARAK KOOPERATİF LAZIM 4.12.2024 Tüm Yazıları
-
Cevat KORKMAZFiller ve Çimen... 22.11.2024 Tüm Yazıları
-
Tuncer KÖSEOĞLUTamirhanelere giden toplar… 4.11.2024 Tüm Yazıları
-
Ayşe HÜRDevletin Muhteşem Örgütlenmesi: 6-7 Eylül 1955 Pogromu 9.09.2024 Tüm Yazıları
-
Ferhat KENTEL“Maarif” marifetiyle yeni “makbul vatandaş” kurma çabaları 26.07.2024 Tüm Yazıları
-
Banu Güven“Bozkurt” Almanya’da sahaya indi 4.07.2024 Tüm Yazıları
-
İBRAHİM Ö. KABOĞLUDevlet ve yürütme kaç başlı? 27.06.2024 Tüm Yazıları
-
Gürbüz ÖZALTINLICHP’nin normalleşme politikası Erdoğan’a mı yarar? 21.06.2024 Tüm Yazıları
-
Oya BAYDARBir yazamama yazısı 14.06.2024 Tüm Yazıları
-
Bayram ZİLANAK Parti’de değişim gecikiyor mu? 4.06.2024 Tüm Yazıları
-
Soli ÖzelBetül Tanbay'ın gözünden "Gezi"nin tarihi 30.05.2024 Tüm Yazıları
-
Reha RUHAVİOĞLUTürkiye’de Kürtçenin Durumu: Gidişat, İmkânlar ve Fırsatlar 18.05.2024 Tüm Yazıları
-
Atilla AytemurBingöl Erdumlu Kitabı: Film gibi hayat* 24.01.2024 Tüm Yazıları
-
Şahin ALPAY"Ergun Abi"ye veda 10.11.2023 Tüm Yazıları
-
Ahmet ALTANYüzyıllık cumhuriyet başarılı mı başarısız mı? 29.10.2023 Tüm Yazıları
-
Levent GültekinDin, insanları kardeş yapar mı? 26.09.2023 Tüm Yazıları
-
Ayhan AKTARŞair Roni Margulies’in ardından… 7.08.2023 Tüm Yazıları
-
Ceyda KaranBiden ve iki cephede birden yenilgi 30.06.2023 Tüm Yazıları
-
Orhan Kemal CENGİZMuhalefetin sınavı asıl şimdi başlıyor 1.06.2023 Tüm Yazıları
-
Roni MARGULIESMutlu bitmiş bir göç öyküsü 20.05.2023 Tüm Yazıları
-
Burhanettin DURANTarihi Yol Ayrımındaki Kritik Seçim 6.05.2023 Tüm Yazıları
-
Celal BAŞLANGIÇKendini kurtarmak için Erdoğan, Erdoğan’ı reddedecek! 14.04.2023 Tüm Yazıları
-
Ergun AŞÇIErsagun Hanım 5.03.2023 Tüm Yazıları
-
Uğur Gürses‘Dolambaçlı katlı kur’ yolunda 23.01.2023 Tüm Yazıları
-
Besim F. DellaloğluMesafenin Sosyolojisi 16.12.2022 Tüm Yazıları
-
Hidayet Şefkatli TUKSALKur’an kurslarında yatılı eğitim ve çocukların korunması 15.12.2022 Tüm Yazıları








































































































































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
19.12.2025
28.10.2025
8.09.2025
3.09.2025
27.08.2025
23.08.2025
19.08.2025
14.08.2025
5.08.2025
29.07.2025