Vahap COŞKUN
AK Parti, 31 Mart’ta hem başarı öyküsünün başladığı ve yükseldiği büyük şehirleri çeyrek asır sonra kaybetti, hem de tabanından azımsanmayacak bir oranı MHP’ye kaptırdı. Yakın gelecekteki siyasi şekillenmeyi doğrudan etkileyecek bu iki netice, AK Parti’yi eleştirel bir muhasebeye zorlayacaktır.
Muhasebenin iki taraflı olması beklenebilir. Bir taraftan, AK Parti’nin yerel seçim stratejisi masaya yatırılacaktır. AK Parti çok agresif bir kampanya yürüttü. “Beka” adı altında 31 Mart’ı bir varlık-yokluk mücadelesine dönüştürdü. Elindeki büyük medya ağıyla bütün bir muhalefeti terör ile bağlantılı olarak göstermeye çalıştı. Kazanmaları halinde muhalif adayların yargı yoluyla tasfiye edileceğini bazen ima etti, bazen doğrudan dillendirdi. MHP tabanını motive etmek adına anti-Kürt bir söyleme başvurdu. Muhalif siyasetçilere dair devletin 40-50 yıllık fişlemeleri basına sızdırıldı. Dinî değerler de alabildiğine istismar edildi; öyle ki Yeni Zelanda’daki cami katliamlarının görüntüleri bile AK Parti mitinglerinde kullanıldı.
Lâkin bu saldırgan siyaset AK Parti’ye beklediği sonuçları vermedi. AK Parti tek başına galip çıktığı yerlerden ittifakla girdiğinde mağlup ayrıldı. Büyükşehirlerin -- bilhassa İstanbul ve Ankara’nın -- kaybedilmesiyle birlikte, çok uzun bir süreden beri ilk defa psikolojik üstünlük muhalefete geçti. Her ne kadar şimdilik bastırılmış olsa da bu tablo sert bir eleştiri sürecini tetikleyecek, parti ve hükümet içinde bazı değişikliklere sebebiyet verecektir.
AK Parti’deki paralel yapı
Diğer taraftan, AK Parti’nin başlangıç rotasından saptığına dair eleştirilerin dozu da yükselecektir. Bir zamanlar partide kritik vazifeler üstlenen ama yolculuk esnasında Erdoğan’la görüşleri farklılaşan birçok isim var. AK Parti’nin tarihinde izleri olan bu isimler, kısa sayılmayacak bir süreden beri partinin kendini var eden değerlerden uzaklaştığını, reformcu kimliğini kaybettiğini ve parti olma vasfını yitirdiğini düşünüyorlardı.
Şimdiye kadar partiye yönelik bu eleştiriler dar ve özel toplantılarda, çoğunlukla da kısık sesle dillendiriliyordu. Lâkin 31 Mart’tan sonra bu eleştiriler artık kamusal platformlarda ve daha yüksek bir sesle ifade edilmeye başladı. Eski başbakan Ahmet Davutoğlu’nun “manifesto” olarak nitelendirilen çıkışı da bu bağlamda değerlendirilebilir.
Davutoğlu, AK Parti’nin hemen bütün kademelerinde eleştiri konusu olan hususları çok berrak bir dille tek tek sıralıyor. Kuşatıcı niteliği zedelenen AK Parti’nin Karadeniz ve İç Anadolu’ya sıkıştığını; partide kendini kurulların üzerinde konumlandıran çıkarcı bir paralel yapının oluştuğunu; devletteki görevlendirmelerde liyakatin askıya alındığını; basının bir propaganda aracına dönüştüğünü; partiye hizmet edenlerin sosyal medya operasyonlarıyla tasfiye edilmesinin partiye büyük bir zarar verdiğini; ekonomik krizin güven bunalımından kaynaklandığını belirtiyor.
İttifakın kaybedeni AK Parti
15 sayfalık manifestosunda hiçbir mevzuu dışarda bırakmamaya özen gösteriyor Davutoğlu; gerek yapısal (cumhurbaşkanlığı hükümet sistemi) ve gerek konjonktürel (KHK’lıların seçme ve seçilme hakları) bütün sorunlara parmak basıyor. İktidarın mevcut resmini çekiyor; eleştirilerin yanında önerilerini de ortaya koyuyor. Metindeki üç temel eleştiriye özel bir önem atfedilmesi gerektiğini düşünüyorum.
Birincisi, ittifak siyasetinin AK Parti’ye kaybettirdiğidir. Davutoğlu, Cumhur İttifakı’nın AK Parti’nin hem kimliğine zarar verdiğini hem de oylarında düşüşe yol açtığını belirtiyor. Gerçekten de MHP ile birliktelik, hem AK Parti’nin demokratik ilkelerle arasındaki mesafeyi büyüttü, hem de tabanında bir kaymaya neden oldu. Davutoğlu, 31 Mart sonuçlarıyla teyit edilen bu duruma dikkat çekiyor ve MHP’yle ortaklığının gözden geçirilmesini -- aslında bitirilmesini -- tavsiye ediyor.
İkincisi, Cumhurbaşkanlığı hükümet sistemine yönelik eleştirileridir. Yeni sistemin kutuplaşmayı körüklediğini ve beklentileri karşılayamadığını söyleyen Davutoğlu, partili cumhurbaşkanlığı sisteminin yeniden ele alınması gerekliliğinin altını çiziyor. Bu çerçevede; cumhurbaşkanı ile parti başkanının birbirinden ayrılmasını, kuvvetler ayrılığının yeniden inşasını, yasamanın yürütme ve yargı karşısında dengeleyici bir otonomiye sahip kılınmasını öneriyor.
Demokrasi açığı ve savrulma
Üçüncüsü ise beka siyasetinin demokraside yarattığı tahribata dair vurgusudur. Davutoğlu, Türkiye’nin içinde bulunduğu coğrafyadaki gelişmelerden ötürü diğer devletlerle kıyaslanamaz derecede hayati güvenlik sınamalarından geçtiğini belirtiyor. Türkiye elbette güvenliği için gerekli olan bütün tedbirleri almalı. Ama güvenliğin sağlanması noktasında iktidardan farklı düşünüyor; farklı görüşlere saygı duyulmasını, özgürlük-güvenlik dengesinin özgürlük lehine yeniden kurulmasını ve beka endişesinin demokrasiyi askıya almanın bir gerekçesine dönüştürülmemesini talep ediyor.
Davutoğlu’na göre AK Parti’nin temel değerlerinden ve ilkelerinden savrulması partinin söylemini de doğrudan etkiliyor: “Son yıllarda partimizin insan-odaklı, insan haklarına dayalı, özgürlükçü, reformcu, kuşatıcı, kendinden ve geleceğinden emin siyasi söyleminin yerini devletçi, güvenlikçi, statükocu ve salt beka endişelerine dayalı bir söylem almıştır.”
AK Parti savrulduğu için milletin tercihlerinde değişim yaşandığını, partinin coğrafi ve toplumsal desteğinin daraldığını ifade ediyor Davutoğlu. Savrulmanın önüne geçmek ve daralmayı durdurmak için de partisinin önüne liberal ve özgürlükçü bir hat koyuyor. Demokrasiyi, hukuk devletini ve çoğulculuğu esas alan bir siyaset izlemesini -- ya da geçmişte izlediği bu siyasete dönmesini -- salık veriyor. Ezcümle, partinin her açıdan yenilenmeye ihtiyaç duyduğunu anlatıyor.
Fabrika ayarlarına dönmek
Manifestoda güçlü bir “partimiz” vurgusu var. Yani Davutoğlu AK Parti’yi sahipleniyor. Erdoğan’ı doğrudan karşısına almıyor. Sözünü sakınmıyor ama içeriden biri olarak partisini girdiği yanlış yoldan çıkması için uyarıyor. Söylem ve eylem düzeyinde gerekli müdahalenin yapılması için çağrıda bulunuyor.
Kuşkusuz bu çağrının muhatabı, adı zikredilmese de, Erdoğan’dır. Çünkü AK Parti’de bu tür uyarılara dair değerlendirme yapacak, menfi veya müspet cevap verecek tek bir makam vardır, o da Erdoğan’ın kendisidir. Nitekim Davutoğlu’nun çıkışına yanıt çok geçmeden Erdoğan’dan geldi. Erdoğan, partisinin hâlihazırdaki güzergâhını değiştirmeye dönük bir niyetinin olmadığını gösterdi. Tam tersine, kendisini cumhurbaşkanlığına taşıyan söylemi de ortaklığı da sürdürme yönünde kuvvetli ifadeler kullandı. Bahçeli’ye teşekkür etti, MHP ile ittifaktan memnun olduğunu söyledi ve AK Parti’nin mevcut siyasetinden ödün vermeyeceğini net ifadelerle ortaya koydu. Böylece AK Parti’de Davutoğlu’nun ana hatlarını çizdiği bir değişimin yaşanmayacağı ve partinin kuruluş ayarlarına geri dönemeyeceği kesinleşti.
Erdoğan’ın tavrında keskin bir geri dönüş olmaz ise, Davutoğlu artık AK Parti içinde siyaset yapma olanağı bulamaz. Manifestosunda ifadesini bulan siyasi tasavvurunu gerçekleştirmek için de Davutoğlu’nun yeni bir sayfa açması, yeni bir yapılanmaya gitmesi gerekir. Dolayısıyla taraflar pozisyonlarını korudukları takdirde, aralarında zaten epey incelmiş olan iplerin kopması yakındır.
(*) Kürdistan 24, 01.05.2019
http://www.kurdistan24.net/tr/opinion/b4b78953-5607-46eb-afd2-0d75a3e35e98
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarKürtleri kazanmanın vaktidir 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakÇirkin Amerikalı geldi aşka! 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNÜç kırılma 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUKürt Sorunu ve demokrasi ilişkisi üzerine 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTANToplumsal Fakirleşmeye Siyasetin Katkısı 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet İNSELYitirileni Değil Yeniyi Ararken 27.01.2026 Tüm Yazıları
-
Baskın ORANSuriye olayı ve Türkiye’deki “Süreç” 23.01.2026 Tüm Yazıları
-
DOĞAN ÖZGÜDENTam 80 yıl sonra aynı komplo, aynı ihanet! 22.01.2026 Tüm Yazıları
-
Melih ALTINOKBarzaniler Suriye’de PKK’yı niçin gazlıyor? 21.01.2026 Tüm Yazıları
-
Kemal CANSuriye’de olanın adını koymak 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Taner AKÇAMHrant 19 yıldır bizimle bir başka yaşıyor 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Doğu Ergilİnanç, siyaset ve şiddet üzerine bir manifesto 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan AlbayrakSadece “Suriye Cumhuriyeti” 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEŞara’nın sakalı 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Sedat KAYABarbarlık Çağı 5.01.2026 Tüm Yazıları
-
Berrin SönmezŞalvar sevdası “yeni gömlek” ölçütünün habercisi mi? 1.01.2026 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdulmenaf KIRAN11. YARGI PAKETİ, YENİ ADALETSİZLİK VE EŞİTSİZLİKLER YARATTI 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet İlhanKararsızlığın Erdemi: Kesinliğin Gölgesinde Düşünmek 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nuray MERTİslamcılık Öldü mü? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat BELGEYüzdük yüzdük 22.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BULAÇHakim sınıfın iki zümresi 11.12.2025 Tüm Yazıları
-
SİBEL HÜRTAŞCHP programı halka ne vadediyor? Nasıl bir parlamenter sistem? 9.12.2025 Tüm Yazıları
-
Galip DALAYOrta Doğu, Trump Amerika’sına Uyum Sağlıyor 3.12.2025 Tüm Yazıları
-
Sezin ÖNEYŞu meşhur “İznik Konsili” 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Zekeriya KurşunDağıstan Cumhuriyeti ve Ayna Gamzatova 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fikret BilaAK Parti çekingen 26.11.2025 Tüm Yazıları
-
Necati KURÇOCUK HAKLARI EVRENSEL BİLDİRGESİ 19.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zeki ALPTEKİNEmeğin Sosyolojisi ve Kapitalizmin Geleceği: Marx vs. Marx 16.11.2025 Tüm Yazıları
-
Mehveş EVİNYerel yönetimlerle işbirliği kültür politikası için hayati 13.11.2025 Tüm Yazıları
-
M.Latif YILDIZÇÖZÜM SÜRECİ KOMİSYON VE EKMEN 12.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zülfü DİCLELİKeşke… 4.11.2025 Tüm Yazıları
-
Etyen MAHÇUPYANKemalizm mi daha ‘iyi’, (Yeni) İttihatçılık mı? (3) 25.10.2025 Tüm Yazıları
-
Hasan Bülent KAHRAMAN‘Parlak gelecek’ ve sol gelecek... 12.10.2025 Tüm Yazıları
-
Metin Karabaşoğluİnsanların devletlerle savaşı 9.10.2025 Tüm Yazıları
-
İlnur ÇEVİKTrump’ın dünyasına hoşgeldiniz… 3.10.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ata UÇUMTERÖRSÜZ TÜRKİYE’YE GEÇİŞ SÜRECİ! 14.09.2025 Tüm Yazıları
-
Hakan AKSAYPutin, Trump’ı parmağında oynatmaya devam ediyor 17.08.2025 Tüm Yazıları
-
Gülçin AVŞARSorumluktan kaçmak umuttan kaçmaktır 12.08.2025 Tüm Yazıları
-
Alper GÖRMÜŞZora girmiş bir anlatı: “ABD emperyalizminin değişmez stratejik hedefi bağımsız Kürt devleti” 1.08.2025 Tüm Yazıları
-
Abdullah KıranYeni süreç ve Suriye denklemi 27.07.2025 Tüm Yazıları
-
Cihan AKTAŞTahran bir kez daha bombalanırken 23.06.2025 Tüm Yazıları
-
Aydın SelcenDemokrasiye giderken cumhuriyetten olmak 17.06.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet ÖZTÜRKÇetin Uygur bir kitaba sığar mı? 10.05.2025 Tüm Yazıları
-
Yüksel TAŞKINİktidar milli iradeyi “tapulu arazisi” sandığı için büyük bir bedel ödeyecek 22.04.2025 Tüm Yazıları
-
Ayhan ONGUNDEMOKRATİK EĞİTİM MÜCADELESİNE ADANMIŞ YAŞAMLAR 21.04.2025 Tüm Yazıları
-
Pelin CENGİZTrump’ın yeni vergileri diye yazılır, ‘post modern merkantilizm’ diye okunur 7.04.2025 Tüm Yazıları
-
Cennet USLUİktidar neden umduğunu bulamadı? 2.04.2025 Tüm Yazıları
-
Hayko BAĞDATSokaklarda yükselen ses 28.03.2025 Tüm Yazıları
-
Halil BERKTAYPKK ve Türk solcuları (4) “Dağlarında gerilla var memleketimin” 16.03.2025 Tüm Yazıları
-
Haluk YurtseverKaosta 'hegemonya' arayışı 11.03.2025 Tüm Yazıları
-
Arzu YILMAZHodri Meydan 10.03.2025 Tüm Yazıları
-
Aydın ÜnalParti ve iktidar 25.02.2025 Tüm Yazıları
-
Ümit KIVANÇİç duvarlar 10.02.2025 Tüm Yazıları
-
İhsan DAĞIİmamoğlu nasıl kurtulur? 1.02.2025 Tüm Yazıları
-
Kemal ÖZTÜRKKürt meselesindeki psikolojik bariyerler 17.01.2025 Tüm Yazıları
-
Münir AKTOLGABATI’DAN FARKLI BİR ÖRNEK OLARAK TÜRKİYE’DE VE ARAP ÜLKELERİNDE DEVRİMCİ DÖNÜŞÜM DİYALEKTİĞİ... 16.12.2024 Tüm Yazıları
-
Cenk DoğanÜRETİCİLERE İLK OLARAK KOOPERATİF LAZIM 4.12.2024 Tüm Yazıları
-
Cevat KORKMAZFiller ve Çimen... 22.11.2024 Tüm Yazıları
-
Tuncer KÖSEOĞLUTamirhanelere giden toplar… 4.11.2024 Tüm Yazıları
-
Ayşe HÜRDevletin Muhteşem Örgütlenmesi: 6-7 Eylül 1955 Pogromu 9.09.2024 Tüm Yazıları
-
Ferhat KENTEL“Maarif” marifetiyle yeni “makbul vatandaş” kurma çabaları 26.07.2024 Tüm Yazıları
-
Banu Güven“Bozkurt” Almanya’da sahaya indi 4.07.2024 Tüm Yazıları
-
İBRAHİM Ö. KABOĞLUDevlet ve yürütme kaç başlı? 27.06.2024 Tüm Yazıları
-
Gürbüz ÖZALTINLICHP’nin normalleşme politikası Erdoğan’a mı yarar? 21.06.2024 Tüm Yazıları
-
Oya BAYDARBir yazamama yazısı 14.06.2024 Tüm Yazıları
-
Bayram ZİLANAK Parti’de değişim gecikiyor mu? 4.06.2024 Tüm Yazıları
-
Soli ÖzelBetül Tanbay'ın gözünden "Gezi"nin tarihi 30.05.2024 Tüm Yazıları
-
Reha RUHAVİOĞLUTürkiye’de Kürtçenin Durumu: Gidişat, İmkânlar ve Fırsatlar 18.05.2024 Tüm Yazıları
-
Atilla AytemurBingöl Erdumlu Kitabı: Film gibi hayat* 24.01.2024 Tüm Yazıları
-
Şahin ALPAY"Ergun Abi"ye veda 10.11.2023 Tüm Yazıları
-
Ahmet ALTANYüzyıllık cumhuriyet başarılı mı başarısız mı? 29.10.2023 Tüm Yazıları
-
Levent GültekinDin, insanları kardeş yapar mı? 26.09.2023 Tüm Yazıları
-
Ayhan AKTARŞair Roni Margulies’in ardından… 7.08.2023 Tüm Yazıları
-
Ceyda KaranBiden ve iki cephede birden yenilgi 30.06.2023 Tüm Yazıları
-
Orhan Kemal CENGİZMuhalefetin sınavı asıl şimdi başlıyor 1.06.2023 Tüm Yazıları
-
Roni MARGULIESMutlu bitmiş bir göç öyküsü 20.05.2023 Tüm Yazıları
-
Burhanettin DURANTarihi Yol Ayrımındaki Kritik Seçim 6.05.2023 Tüm Yazıları
-
Celal BAŞLANGIÇKendini kurtarmak için Erdoğan, Erdoğan’ı reddedecek! 14.04.2023 Tüm Yazıları
-
Ergun AŞÇIErsagun Hanım 5.03.2023 Tüm Yazıları
-
Uğur Gürses‘Dolambaçlı katlı kur’ yolunda 23.01.2023 Tüm Yazıları
-
Besim F. DellaloğluMesafenin Sosyolojisi 16.12.2022 Tüm Yazıları
-
Hidayet Şefkatli TUKSALKur’an kurslarında yatılı eğitim ve çocukların korunması 15.12.2022 Tüm Yazıları
-
Nergis DemirkayaAltılı Masa ortak yönetim planı: Her partiye bir yardımcı bir bakan 17.11.2022 Tüm Yazıları
-
Nabi YAĞCIŞaşıyorum gerçekten… 24.10.2022 Tüm Yazıları
-
Berin UYARONLAR İÇİN... 12.09.2022 Tüm Yazıları
-
İbrahim UsluSeçmen yolsuzluğu önemsiyor mu? 9.09.2022 Tüm Yazıları












































































































































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
19.12.2025
28.10.2025
8.09.2025
3.09.2025
27.08.2025
23.08.2025
19.08.2025
14.08.2025
5.08.2025
29.07.2025