Yıldıray OĞUR
Boğaziçi’ne atanan yeni rektör görevi teslim aldığı, hocaların rektörlük önünde sırtlarını dönerek onu protesto ettiği, protestoya katılan öğrencilerden 28’inin evinin sabah saatlerinde basıldığı, İçişleri Bakan Yardımcısı’nın öğrencilerin ‘bazılarının’ terör örgütleriyle irtibatının tespit edildiğini açıklamak için basın toplantısı düzenlediği gün, ABD’den kalkan Sağlık Bakanlığı’na ait bir ambulans uçak Ankara Esenboğa Havalimanı’na indi.
Uçak uzun yıllardır ABD’de yaşayan 97 yaşındaki Türk halk bilimci Prof. Dr. İlhan Başgöz’ü taşıyordu.
Prof. Başgöz’ün sağlık durumunun kötü olduğu ve Türkiye’ye dönmek istediği bir hafta önce ilk olarak Facebook hesabından duyurulmuştu:
“Bu duyuruyu İlhan Hoca adına yazıyorum. İlhan Hoca hepimizin bildiği gibi yüz yaşına merdiven dayamış durumda. Yıllardır kanser tedavisi görüyor. Buradan sizlere doğrudan seslenme olanağı maalesef yok. Son iki yıldır sağlık durumu giderek ağırlaşıyor ve ağustos ayında yatağından kalkmaya çalışırken düşmesi sonucunda kaburgaları kırıldı. O tarihten beri yatağından kalkamıyor ve tedavisi salgın nedeniyle evinde yürütülmeye çalışılıyor. Sık sık hastaneye gitmesi gerektiği için mevcut koşullarda türlü zorluklarla karşılaşıyor. Bir yılı aşkın zamandır ısrarla Türkiye’ye dönmek istemesine rağmen küresel salgın ve sağlık durumu nedeniyle olağan yollardan bunu gerçekleştirmesi mümkün olamadı.”
Bu çağrı Hürriyet yazarı Doğan Hızlan’a da ulaştı. Doğan bey, Sağlık Bakanı Fahrettin Koca’yı arayarak durumu bildirdi, Koca da Başgöz ailesinin telefonunu aldı ve ilgileneceğini söyledi.
Bütün bu gelişmeleri kaleme alan Doğan Hızlan’ın yazısını Hürriyet manşetinden “Bekliyoruz İlhan Hoca” diyerek duyurdu.
Ve Başgöz nihayet dün tedavisine devam edilmek üzere Ankara’ya getirildi.
Haber, Sağlık Bakanlığı, Dışişleri Bakanlığı, ABD’deki diplomatlar, Anadolu Ajansı, TRT ve iktidara yakın medyada geniş yer aldı.
Haberlerde ve yorumlarda devletin 97 yaşında ABD’deki yaşayan vatandaşına sahip çıkmasından duyulan gurur vardı.
İlhan Bey de Ankara’da Türk bayraklarıyla karşılandı. Hoca’nın ömrünün kalan demlerini Türkiye’de geçirmek istemesi, vatanseverliği övüldü.
Nasrettin Hoca’dan Yunus Emre’ye bütün ömrünü verdiği topraklara dönebilmenin sevinci yüzünden okunuyordu.
Havalimanında basın mensuplarına kısa bir açıklama yapan Prof. Dr. Başgöz, "33 sene yurt dışında çalıştım. Yorgunluğun içindeyim. Memleketime dönmenin sevincini Enver Gökçe'nin dizesiyle anlatacağım; “Senin emekçin olaydım, şen olası türküsü dost kokusu, dost selamı Türkiye" dedi.
Başgöz’le ilgili bütün bu haberlerde yer alan biyografisinde neden Türk folkları üzerine çalışan bir akademisyenin 1960’da birden bire ABD’ye gittiği sorusunun cevabı yoktu.
Haberlere bakılırsa bir burs kazanıp gitmişti.
Başgöz’ün Türkiye’de iner inmez şiirini okuyarak selam gönderdiği dostu Enver Gökçe’nin kim olduğuyla da pek kimse ilgilenmemişti.
Onun Türkiyeli dizeleri de muhtemelen vatansever bir şair olmasına yoruldu.
Halbuki dün yurda dönüşünü gururla duyuran aynı gazeteler, ve devletin resmi ajansı bundan 69 yıl önce bu iki isimden hiç de iyi bahsetmiyorlardı.
Onlar kominform için parti kurmaya çalışırken yakalan 187 vatan haini komünist arasındaydı.
Özellikle üniversitelerde örgütlenemeye çalışmakla, yasadışı toplantılar düzenlemekle suçlanıyorlardı.
1951-52 Komünist tevkifatı olarak anılacak bu tutuklama dalgası sonucunda başlayan dava kararın açıklandığı 1954’e kadar gazetelerde geniş biçimde yer aldı.
Her ikisinin de isimleri ve fotoğrafları gazetelere basıldı.
1952 yılında gözaltına alındığında İlhan Başgöz, Tokat’ta Gaziosmanpaşa Lisesi’nde bir edebiyat öğretmeniydi.
Aslında üniversiteden atılınca öğretmen olmak zorunda kalmıştı.
Ankara Dil Tarih Coğrafya Fakültesi’nde (DTCF) Türk halk edebiyatının öncüsü Pertev Naili Boratav’ın asistanıydı.
Boratav, fakültedeki folklor kürsüsünün başındaydı. Başgöz de onun en parlak öğrencisi olarak asistanlığını yapıyordu. Enver Gökçe de Boratav’ın doktora öğrencilerinden biriydi.
İkinci Dünya Savaşı yıllarında Türkiye’de yükselen ırkçı fikirlerle mücadele için dergiler çıkaran, yazılar yazan hocalar hakkında bir komünist cadı avı başlatılmıştı.
Nihal Atsız’ın üniversitelerdeki komünist hocaları Başbakan Şükrü Saraçoğlu’na şikayet ettiği mektuplar yazmaya başlamıştı.
Mektuplarda Atsız “0 zaman ben size ilmî sahada hürriyeti boğmaya çalışanların kimler olduğunu, bizi başkalarına köle etmek istedikleri hâlde mühim mevkiler işgal edenlerin listesini, Türkçülükle eğlenen, Türk geldiğine pişman olan öğretmenlerin kimler olduğunu söyleyebilirim ve inanın ki sözlerimi şahitler ve maddî deliller ile ispat edebilirim” diyerek jurnalcilik yapıyordu
İlk dalgada gözaltına alınanlardan biri ırkçılığa karşı Irk Psikolojisi diye bir kitap da yazmış olan Ankara Üniversitesi Psikoloji Bölümü hocalarından Muzaffer Şerif Başoğlu oldu.
DTCF’nin üç hocası Doçent Behice Boran, Doçent Pertev Naili Boratav ve Doçent Niyazi Berkes hakkında ise 1945’de dekan Prof. Dr. Enver Ziya Karal'ın Milli Eğitim Bakanlığı’na yazdığı raporla başlayan soruşturma 1948’de üç hocanın üniversiteden ihracıyla sonuçlandı.
Hepsi işsiz kalmıştı.
Muzaffer Şerif, ABD’deki akademisyenlerin başlattığı bir kampanya sonucunda serbest bırakıldı. Princeton Üniversitesi’nin daveti üzerine bir Amerikan askeri uçağına binip, sosyal psikoloji alanının öncü deneylerini yapacağı ABD’ye gitti.
Behice Boran, Ankara’dan İstanbul’a taşındı. Dergilerde ve gazetelerde yazdı, ardından siyasete atıldı.
Niyasi Berkes, 1952'de Kanada McGill Üniversitesi'nde öğretim üyeliğine başladı. Hala alanında aşılamamış Türkiye’nin Çağdaşlaması kitabını yazdı.
Pertev Naili Boratav, ABD’ye gitti. Stanford Üniversitesi’nde Türkiye bölümünü kurdu. Paris'te ölümüne kadar CNRS (Centre National de la Recherche Scientifique)'de çalıştı.
İşsiz kalan İlhan Başgöz ise Tokat’ta bir lisede edebiyat öğretmenliğine başladı. Yakın arkadaşı Enver Gökçe dergilerde yazdı.
Yolları üç yıl sonra Sansaryan Han’da birleşti.
İkisi de komünist tevkifatında tutuklanmıştı. Onlarla birlikte tutuklananlar arasında o günlerde henüz o kadar meşhur olmayan Ruhi Su, Mübeccel Kıray, Mihri Belli gibi isimler de vardı.
Daha sonra hatıratında Sansaryan Han’daki günlerini şöyle anlattı Başgöz:
"Beni de aldılar bir gece, götürdüler Sansaryan Han’a. Dedim ki, ‘Ben Enver'i bulmalıyım.’ Hemen aklıma evdeki şifremiz geldi, yan hücreye üç defatık tık tık vurdum. O da cevap verdi; üç defa tık tık tık. Gökçe'ye yıllarca işkence ve çile çektirdiler. Hapisten çıktığında konuşamaz, içine kapanık bir hâle gelmiş, hatta cezaevinden çıktığı gün onu cezaevi kapısından alıp Ankara’ya getiren arkadaşı İstanbul'dan Ankara'ya kadar tek kelime etmediğini söylemiş, çok üzülmüştü.”
Yargılandıkları davada Gökçe’ye 7 sene hapis, 2 sene sürgün, Başgöz’e ise 8 ay hapis cezası aldı.
Daha sonra afla hapisten çıktılar.
Hocası Boratav’ın yanına ABD’ye gitmek istedi ama 1960’a kadar kendisine pasaport verilmedi.
60 darbesinden sonra pasaportu alabildi.
Ford Vakfı’ndan kazandığı bir bursla önce California Üniversitesi, ardından uzun yıllar görev yapacağı Bloomington’daki Indiana Üniversitesinde dersler verdi.
O da ülkesinden binlerce kilometre uzakta hocası Pertev Naili Boratav gibi Türk halk kültürü üzerine çalışmalarını sürdürdü.
Emekli olduktan sonra Türkiye’de Bilkent ve ODTÜ’de çalıştı. 2004’de 80 yaşındayken radikal bir kararla bölgedeki halk kültürünü çalışmak üzere Van’a geldi ve Yüzüncü Yıl Üniversitesi’nde görev yaptı.
Sonra tekrar ABD’ye döndü.
Enver Gökçe ise hapishaneden sonra Türkiye’nin farklı yerlerinde sürgün olarak yaşadı. Yazdığı şiirlerle sol hareket içinde ünlendi.
Başgöz hocanın okuduğu şiiri 1945’de yazmıştı Gökçe. Sonraki şiirleri bu kadar vatansever değildi.
En ünlü şiirlerinden biri şöyle başlar:
Fakültenin yanı demirden köprü
Fakültenin önü bir sıra kavaktı
Biz bir garip yiğit kişiydik
Bütün hürriyetler bizden uzaktı
1981 yılında Ankara’da bir huzurevinde öldü.
Pertev Naili Boratav 1998 yılında Paris’te, Behice Boran 1987 yılından Brüksel’de, Niyazi Berkes, 1988 yılında Londra’da, bir daha Türkiye’ye hiç dönmeyen, çocuklarıyla bile Türkçe konuşmayan Muzaffer Şerif 1988 yılında Alaska’da hayatını kaybetti.
97 yaşındaki İlhan Başgöz ise dün Türkiye’ye döndü.
Yıllar önce pasaportunu alır almaz Türkiye’den ABD’ye uçan Başgöz hoca, şimdi devletin özel uçağıyla geri geldi.
Döndüğü Türkiye, yine yüzlerce öğretim üyesinin fikirleri yüzünden üniversiteden atıldığı, siyasi intikam için bir üniversitenin kapatıldığı, en iyi üniversitesine kimsenin istemediği bir rektör atanıp, kapısına polisin kelepçe takılmış, bir öğrenci protestosu için İçişleri Bakan yardımcısının açıklama yaptığı, öğrencileri terörizmle suçladığı bir Türkiye’ydi.
Muhtemelen başka hocalar ve öğrenciler de böyle bir Türkiye’den ayrılıp şansını yurtdışında aramaya çalışacak.
Sonra oralarda büyük başarılara imza atacaklar. Yıllar sonra başka iktidarlar tarafından yine böyle taltif edilecekler.
Entelektüellerinin üzerine kolluk gönderen, karşılaştığı her sorunu kelepçeyle çözmeye çalışan bir devlet olduğu sürece bu kısırdöngü böyle sürüp gidecek.
Yine de Prof. İlhan Başgöz Türkiye’ye hoş geldiniz, çok geçmiş olsun.
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakÇirkin Amerikalı geldi aşka! 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarKürtleri kazanmanın vaktidir 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTANToplumsal Fakirleşmeye Siyasetin Katkısı 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUKürt Sorunu ve demokrasi ilişkisi üzerine 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNÜç kırılma 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet İNSELYitirileni Değil Yeniyi Ararken 27.01.2026 Tüm Yazıları
-
Baskın ORANSuriye olayı ve Türkiye’deki “Süreç” 23.01.2026 Tüm Yazıları
-
DOĞAN ÖZGÜDENTam 80 yıl sonra aynı komplo, aynı ihanet! 22.01.2026 Tüm Yazıları
-
Melih ALTINOKBarzaniler Suriye’de PKK’yı niçin gazlıyor? 21.01.2026 Tüm Yazıları
-
Kemal CANSuriye’de olanın adını koymak 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Taner AKÇAMHrant 19 yıldır bizimle bir başka yaşıyor 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan AlbayrakSadece “Suriye Cumhuriyeti” 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Doğu Ergilİnanç, siyaset ve şiddet üzerine bir manifesto 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEŞara’nın sakalı 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Sedat KAYABarbarlık Çağı 5.01.2026 Tüm Yazıları
-
Berrin SönmezŞalvar sevdası “yeni gömlek” ölçütünün habercisi mi? 1.01.2026 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdulmenaf KIRAN11. YARGI PAKETİ, YENİ ADALETSİZLİK VE EŞİTSİZLİKLER YARATTI 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet İlhanKararsızlığın Erdemi: Kesinliğin Gölgesinde Düşünmek 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nuray MERTİslamcılık Öldü mü? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat BELGEYüzdük yüzdük 22.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BULAÇHakim sınıfın iki zümresi 11.12.2025 Tüm Yazıları
-
SİBEL HÜRTAŞCHP programı halka ne vadediyor? Nasıl bir parlamenter sistem? 9.12.2025 Tüm Yazıları
-
Galip DALAYOrta Doğu, Trump Amerika’sına Uyum Sağlıyor 3.12.2025 Tüm Yazıları
-
Sezin ÖNEYŞu meşhur “İznik Konsili” 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Zekeriya KurşunDağıstan Cumhuriyeti ve Ayna Gamzatova 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fikret BilaAK Parti çekingen 26.11.2025 Tüm Yazıları
-
Necati KURÇOCUK HAKLARI EVRENSEL BİLDİRGESİ 19.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zeki ALPTEKİNEmeğin Sosyolojisi ve Kapitalizmin Geleceği: Marx vs. Marx 16.11.2025 Tüm Yazıları
-
Mehveş EVİNYerel yönetimlerle işbirliği kültür politikası için hayati 13.11.2025 Tüm Yazıları
-
M.Latif YILDIZÇÖZÜM SÜRECİ KOMİSYON VE EKMEN 12.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zülfü DİCLELİKeşke… 4.11.2025 Tüm Yazıları
-
Etyen MAHÇUPYANKemalizm mi daha ‘iyi’, (Yeni) İttihatçılık mı? (3) 25.10.2025 Tüm Yazıları
-
Hasan Bülent KAHRAMAN‘Parlak gelecek’ ve sol gelecek... 12.10.2025 Tüm Yazıları
-
Metin Karabaşoğluİnsanların devletlerle savaşı 9.10.2025 Tüm Yazıları
-
İlnur ÇEVİKTrump’ın dünyasına hoşgeldiniz… 3.10.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ata UÇUMTERÖRSÜZ TÜRKİYE’YE GEÇİŞ SÜRECİ! 14.09.2025 Tüm Yazıları
-
Hakan AKSAYPutin, Trump’ı parmağında oynatmaya devam ediyor 17.08.2025 Tüm Yazıları
-
Gülçin AVŞARSorumluktan kaçmak umuttan kaçmaktır 12.08.2025 Tüm Yazıları
-
Alper GÖRMÜŞZora girmiş bir anlatı: “ABD emperyalizminin değişmez stratejik hedefi bağımsız Kürt devleti” 1.08.2025 Tüm Yazıları
-
Abdullah KıranYeni süreç ve Suriye denklemi 27.07.2025 Tüm Yazıları
-
Cihan AKTAŞTahran bir kez daha bombalanırken 23.06.2025 Tüm Yazıları
-
Aydın SelcenDemokrasiye giderken cumhuriyetten olmak 17.06.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet ÖZTÜRKÇetin Uygur bir kitaba sığar mı? 10.05.2025 Tüm Yazıları
-
Yüksel TAŞKINİktidar milli iradeyi “tapulu arazisi” sandığı için büyük bir bedel ödeyecek 22.04.2025 Tüm Yazıları
-
Ayhan ONGUNDEMOKRATİK EĞİTİM MÜCADELESİNE ADANMIŞ YAŞAMLAR 21.04.2025 Tüm Yazıları
-
Pelin CENGİZTrump’ın yeni vergileri diye yazılır, ‘post modern merkantilizm’ diye okunur 7.04.2025 Tüm Yazıları
-
Cennet USLUİktidar neden umduğunu bulamadı? 2.04.2025 Tüm Yazıları
-
Hayko BAĞDATSokaklarda yükselen ses 28.03.2025 Tüm Yazıları
-
Halil BERKTAYPKK ve Türk solcuları (4) “Dağlarında gerilla var memleketimin” 16.03.2025 Tüm Yazıları
-
Haluk YurtseverKaosta 'hegemonya' arayışı 11.03.2025 Tüm Yazıları
-
Arzu YILMAZHodri Meydan 10.03.2025 Tüm Yazıları
-
Aydın ÜnalParti ve iktidar 25.02.2025 Tüm Yazıları
-
Ümit KIVANÇİç duvarlar 10.02.2025 Tüm Yazıları
-
İhsan DAĞIİmamoğlu nasıl kurtulur? 1.02.2025 Tüm Yazıları
-
Kemal ÖZTÜRKKürt meselesindeki psikolojik bariyerler 17.01.2025 Tüm Yazıları
-
Münir AKTOLGABATI’DAN FARKLI BİR ÖRNEK OLARAK TÜRKİYE’DE VE ARAP ÜLKELERİNDE DEVRİMCİ DÖNÜŞÜM DİYALEKTİĞİ... 16.12.2024 Tüm Yazıları
-
Cenk DoğanÜRETİCİLERE İLK OLARAK KOOPERATİF LAZIM 4.12.2024 Tüm Yazıları
-
Cevat KORKMAZFiller ve Çimen... 22.11.2024 Tüm Yazıları
-
Tuncer KÖSEOĞLUTamirhanelere giden toplar… 4.11.2024 Tüm Yazıları
-
Ayşe HÜRDevletin Muhteşem Örgütlenmesi: 6-7 Eylül 1955 Pogromu 9.09.2024 Tüm Yazıları
-
Ferhat KENTEL“Maarif” marifetiyle yeni “makbul vatandaş” kurma çabaları 26.07.2024 Tüm Yazıları
-
Banu Güven“Bozkurt” Almanya’da sahaya indi 4.07.2024 Tüm Yazıları
-
İBRAHİM Ö. KABOĞLUDevlet ve yürütme kaç başlı? 27.06.2024 Tüm Yazıları
-
Gürbüz ÖZALTINLICHP’nin normalleşme politikası Erdoğan’a mı yarar? 21.06.2024 Tüm Yazıları
-
Oya BAYDARBir yazamama yazısı 14.06.2024 Tüm Yazıları
-
Bayram ZİLANAK Parti’de değişim gecikiyor mu? 4.06.2024 Tüm Yazıları
-
Soli ÖzelBetül Tanbay'ın gözünden "Gezi"nin tarihi 30.05.2024 Tüm Yazıları
-
Reha RUHAVİOĞLUTürkiye’de Kürtçenin Durumu: Gidişat, İmkânlar ve Fırsatlar 18.05.2024 Tüm Yazıları
-
Atilla AytemurBingöl Erdumlu Kitabı: Film gibi hayat* 24.01.2024 Tüm Yazıları
-
Şahin ALPAY"Ergun Abi"ye veda 10.11.2023 Tüm Yazıları
-
Ahmet ALTANYüzyıllık cumhuriyet başarılı mı başarısız mı? 29.10.2023 Tüm Yazıları
-
Levent GültekinDin, insanları kardeş yapar mı? 26.09.2023 Tüm Yazıları
-
Ayhan AKTARŞair Roni Margulies’in ardından… 7.08.2023 Tüm Yazıları
-
Ceyda KaranBiden ve iki cephede birden yenilgi 30.06.2023 Tüm Yazıları
-
Orhan Kemal CENGİZMuhalefetin sınavı asıl şimdi başlıyor 1.06.2023 Tüm Yazıları
-
Roni MARGULIESMutlu bitmiş bir göç öyküsü 20.05.2023 Tüm Yazıları
-
Burhanettin DURANTarihi Yol Ayrımındaki Kritik Seçim 6.05.2023 Tüm Yazıları
-
Celal BAŞLANGIÇKendini kurtarmak için Erdoğan, Erdoğan’ı reddedecek! 14.04.2023 Tüm Yazıları
-
Ergun AŞÇIErsagun Hanım 5.03.2023 Tüm Yazıları





































































































































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
7.02.2026
2.02.2026
29.01.2026
25.01.2026
22.01.2026
19.01.2026
17.01.2026
13.01.2026
10.01.2026
7.01.2026